Etiket: Eşit

  • Şehitkamil’den Her Mahalleye Eşit Hizmet

    Şehitkamil Belediyesi Uğruca Mahallesi’nde yapılan Sosyal Tesisin yanı sıra geniş bir meydan çalışması yaparken ihtiyaç görülen yerlerde de kilitli parke taşı çalışması yapıyor.

    Her Mahalleye eşit hizmet anlayışıyla hareket eden Şehitkamil Belediyesi, Uğruca Mahallesi’ne kazandırdığı Sosyal Tesisin ön tarafına geniş bir meydan yapımına başladı. Bozuk ve bakımsız durumda olan alan üzerinde kilitli parke çalışması yapan ekipleri, bunun yanı sıra, meydanda bulunan ve tehlike arz eden kuyunun ise çevre düzenleme çalışması başladı. Ayrıca meydanda bulunan eski ve bakımsız çeşme ise yıkılarak, yerine daha modern bir çeşme yapılıyor. Şehitkamil Belediyesi tarafından mahallelerine kaliteli hizmetin geldiğini dile getiren Uğruca Mahalle Muhtarı Sait Demir, “Eskiden bu alanımız çok kötü durumdaydı ve kullanılacak bir durumda değildi. Şehitkamil Belediyemizden mahallemize bir sosyal tesis yapmak için yer istemişti ve bizde kullanılmayan bu alanı tahsis etmiştik. Sağ olsun Belediye Başkanımız hızlı bir şekilde buraya içerisinde bay-bayan taziye evi ve muhtar odası olmak üzere çok güzel bir sosyal tesis yaptı. Sosyal tesisimiz ön tarafını da geniş bir meydan haline getiriyor. Sizlerin de gördüğü gibi şuanda alanımız kilitli parke taşı ile döşeniyor. Burada tehlike arz eden ve yıkık durumda bulunan kuyunun çevre düzenlemesi yapılıyor. Eski ve atıl durumda bulunan çeşmemizde yıkılarak, yerine daha iyisi yapılıyor. Daha önceden mahallemize böylesine güzel hizmetler hiçbir şekilde gelmiyordu. Köy statüsünden mahalle statüsüne geçmemizle birlikte, Şehitkamil Belediyemiz tarafından mahallemize her türlü hizmet gelmeye başladı. Mahallemize yapılan hizmetlerden dolayı Belediye Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu’na ve ekibine yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

    “BÖYLESİNE GÜZEL HİZMETLERE SUSAMIŞTIK”

    Mahalle sakinlerinden Fevzi Demir ise, “Mahalle sakinleri olarak burada çok sor şartlar altında yaşıyorduk. Mahallemize çok güzel bir tesis kazandırıldı. Tesisimizin önü ise şuanda çevre düzenlemesi yapılıyor. Buraya güzel bir meydan kazandırılıyor. Mahalle sakinleri olarak taziyelerimizi burada en iyi şekilde kabul edebileceğiz. Bunun yanı sıra düğünlerimizi de yapılan bu geniş meydanda yapabileceğiz. Şehitkamil Belediye Başkanımıza mahallemize yaptıkları hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Kasaid’lı Kadınlar Eşit Seçilme Hakkı İstedi

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği (KASAİD), kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yıldönümünü Cunda Adası’ndaki bir restoranda kutladı.

    Ayvalık’ta kadına yönelik faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi partilerin kasın kolları üyeleri ve çok sayıda dernek üyesi kadının hazır bulunduğu yemekte konuşan KASAİD Ayvalık Şubesi Kurucu Başkanı Filiz Karayelli, düzenledikleri yemeğe katılan kadınlara ‘hoş geldiniz’ dedi. Bundan tam 81 yıl önce 5 Aralık 1934 yılında T.B.M.M. de Anayasa’nın 10. ve 11. maddelerinde yapılan düzenlemeyle 22 yaşını bitiren her Türk kadınına seçme ve 30 yaşını bitiren her Türk kadınına ise milletvekili seçilme hakkının verildiğini hatırlatan Karayelli, “Bunun üstünden tam 81 yıl geçmesine rağmen kadınların siyasette giderek artan oranlarda yer alması ve siyasi temsilde kadın-erkek eşitliğinin sağlanmış olması gerekirken, tersine bir gelişme gözlenmektedir. hükümet politikaları ve siyasilerin söylemleri yanında siyasi partiler kanunu ile yasalarımız karşısında kadınların siyasi hayata aktif katılımları mümkün değildir. Hükümet politikaları ekonomi ve istihdam açısından da kadınları desteklemekten uzaktır. Ulusal politikalarımız, Türkiye’nin imza attığı birçok uluslararası sözleşmede yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği hedefini ve anayasasının 10. maddesinde belirtilen kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir ve devlet bu hakları hayata geçirmekle yükümlüdür hükmünü kapsar vasıfta olmalıdır” dedi.

    Siyasi partilerde kadınların önünü açacak ve temsilde kadın erkek eşitliğini sağlayacak düzenlemelerin yeterli olmadığını savunan Filiz Karayelli, “Bugün görüyoruz ki cinsiyet kotası uyguladığını söyleyen partiler de pratikte bunu hayata geçirememektedir. Eşitlik sağlanıncaya kadar pozitif ayırımcılık şarttır. Meclislerde eşit temsil sağlanmadan toplumsal kalkınmanın istenilen düzeye gelmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

  • “İlaç Araştırmalarında Eşit Temsil Sağlanmalı”

    İlaç araştırmalarında her iki cinsin eşit yer alması gerektiği yaklaşık 25 yıldır vurgulanıyor. Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, ilaçların etkisinin anlaşılmasının ilaç şirketlerinin kozmopolit bir araştırma yürütmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

    İlaçların piyasaya çıkmadan önce geçirdiği aşamaları aktaran Bezmialem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, cinsiyet, beslenme biçimi, iklim gibi etkilerin de ilaç araştırmalarında önem arz ettiğini ifade etti. Topçu, ilacın piyasaya çıkmadan önce çok çeşitlilikte araştırma imkânına ilaç firmasının kozmopolit bir yerde araştırmalarını yürütmesiyle erişebileceğini ekledi.

    İLAÇLARIN CİNSİYETE BAĞLI ETKİLERİ

    Pek çok ilaçta kadın ve erkeğe göre farklılık gösteren durumlar oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, bu nedenle araştırmaların her iki cinste yapılması şart olduğunu ancak bazen ihmal edilen durumlar olabildiğini ekledi:

    “1990 yılında ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün (National Institutes of Health-NIH) ikincil cinsiyet olarak görülen kadınların ilaç deneylerinde eşit olarak yer almasına dikkat etmeye başladı. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü bu konuda çeşitli çalışmalar yaptırdı. Bütün dünyada buna daha imtina gösterilmeye çalışılıyor. Bunun uygulanmamasında bir diğer faktör de kadınların buna sıcak bakmaması olabilir”.

    KADINLAR KALP RAHATSIZLIĞINDA RİSK ALTINDA

    İlaçların cinsiyete bağlı farklı etkilerinin görüldüğü rahatsızlardan biri olarak kalp rahatsızlıklarından söz eden Prof. Dr. Topçu, erkeklerin daha çok kalp rahatsızlığı geçirdiği iddialarına ilişkin kadınların da aynı şekilde risk altında olduğunu söyledi. Topçu, stres çağı yaşandığını söyledi ve kadınların bu ortamdaki stres yükünü vurguladı:

    “Kadınlar bir çok rolü aynı anda gerçekleştirmeye çalışıyor, hem başarılı bir iş kadını hem de iyi bir anne olmaya çalışıyor, bir de büyük şehirde yaşıyorsa büyük bir stres altında kalıyor. Kalp rahatsızlıklarında genetik faktörlerin ve beslenme biçimlerinin etkisiyle birlikte risk almak ve stres yaşamak da önemli bir faktör. Bu yaşam koşullarında kadınlar kalp rahatsızlığında risk altındalar, bu nedenle erkekler kadar araştırılmaları, denek olarak kullanılmaları gerekir”.

    BİR İLAÇ PİYASAYA ÇIKARKEN HANGİ AŞAMALARDAN GEÇİYOR?

    Klinik araştırmaları kapsayan ilk aşama faz 1’i anlatan Prof. Dr. Gülaçtı Topçu,

    “İlaç sektöründe sentetik bir ilaç piyasaya sürülmeden önce faz 1 araştırmaları yapılır. ADME (Absorbsiyon, dağılım, metabolizma, eliminasyon) olarak kısaltılan aşamalardan geçer. Ayrıca dışarı atılma ve toksikolojik araştırmalardan oluşur. Bu araştırmalar hayvanlar üzerinde hatta hayvanlar üzerindeki deneylerden önce de in vitro yani hücre kültürü ortamında ve steril şartlarda yapılıyor” dedi.

    Diğer aşamalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Topçu, “Preklinik araştırmalar dediğimiz hayvanları da kapsayan bu araştırmalardan sonra Faz 2’ye geçiliyor. Faz 2’de belli sayıda 100-300 kadar sağlıklı ve gönüllü insanlar üzerinde deneniyor. Piyasaya çıkan ilaç sağlıklı insana zarar veriyor mu, buna bakılıyor. Faz 3’te ise gerçekten hasta üzerinde deneniyor, örneğin ülseri olan hasta anti ülser bir ilacı kullanıyor. Faz 3’te denek sayısı daha fazla oluyor ve bu aşamadan sonra ilaç piyasaya çıkıyor.

    Piyasaya çıktıktan sonra yapılan araştırmalar ise Faz 4’ü kapsıyor. Farklı büyük kitlelere erişiyor, ilacın toksik ve ya yan tesirleri daha çok anlaşılıyor” diye konuştu.

    Topçu, araştırmaların etik boyuta değindi: “Araştırmaların hepsinde kişilerin rızası alınmalı, belli protokoller çerçevesinde bu yapılmalı” ifadelerini kullandı.

    ARAŞTIRMALARDA ÇEŞİTLİLİK

    Bir ilacın etkisinin araştırılırken sağlıklı gönüllülerden başlandığı Faz 2’den itibaren araştırmaların çeşitli ve farklı bireyler üzerinde denenmesinin olumlu sonuçlar oluşturacağını belirten Gülaçtı Topçu, “Örneğin, yetişkinler için çıkmış ilaçlarda özellikle yetişkinlerde denenmeli ve özellikle de her iki cins üzerinde de araştırma yapılmalı, hatta farklı ırk insanları üzerinde de yapılmalı. Farklı iklimlerde yaşayan, farklı beslenme biçimlerine sahip olan insanları kapsasa daha iyi olur. Ancak bunu ilk aşamalarda Faz 2 ve Faz 3’te gerçekleştirmek için araştırmaların kozmopolit bir yapıya sahip bir ülkede yürütülmesi gerekir” dedi.