Etiket: eserlerin

  • Saltuklu Yılı etkinlikleri öncesi tarihi eserlerin depreme karşı dayanıklılığı ölçülüyor

    Saltuklu Yılı etkinlikleri öncesi tarihi eserlerin depreme karşı dayanıklılığı ölçülüyor

    Yakutiye Belediyesi’nce 2021 yılında ilan edilmesi planlanan Saltuklu Yılı etkinlikleri öncesi, 3 Kümbetler Tarihi Yapılarının İnşaat Mühendisliği Bakış Açısıyla İncelendi.

    Yakutiye Belediyesi sınırları içerisinde bulunan 3 Kümbetler tarihi yapıları üzerinde Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Dilek Okuyucu ve araştırmacı ekibi tarafından bir yapısal inceleme çalışması başlatıldı.
    Çalışmanın kendi alanında bir ilk olma özelliği taşıdığına vurgu yapan Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, hem Saltuklu Yılı etkinlikleri için hazırlık yapmak, hem de ilçede bulunan ecdat yadigarı tarihi eserlerin fiziki durumlarını değerlendirmek amacıyla, ETÜ’nün uzman ekibiyle bir ilki gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Dilek Okuyucu ve ekibine çalışmalarından ötürü teşekkür eden Başkan Mahmut Uçar, “Kadim Erzurum şehri tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Öyle ki; Tebrizkapı’dan Havuzbaşı’na doğru yapılacak bir yürüyüş insanları tarihte bir yolculuğa çıkarmaktadır. Şehrimizin en önemli özelliklerinden birisi Saltukoğulları tarafından 1072 yılında Erzurum’ da kurulan Saltuklu Devleti’ne başkentlik yapmış olmasıdır. Bu Devletin tarihimizde çok önemli iki özelliği vardır. Bunlardan birincisi Saltuklu Devleti’nin Anadolu’ da kurulan ilk Müslüman-Türk Beylik Devleti olması; diğeri ise belirli bir dönemde kadın bir hükümdar tarafından yönetilmiş olmasıdır. Erzurum kadınının tarih boyunca cesaret ve özgürlük timsali olmasının kökenleri Saltuklu Devlet Başkanı Mama Hatun’a kadar uzanmaktadır.
    Yakutiye Belediyesi sınırları içerisinde Saltuklu Devleti döneminde inşa edilmiş tarihi yığma yapılar bulunmaktadır. Bu yapılar, adeta bölgedeki Türk-İslam varlığının tapu senetleridir. Bu kültür mirasımıza gözümüz gibi bakmak, gençlere tanıtmak, güvenle geleceğe taşımak bizlerin sorumluluklarındandır. Bu kapsamda 2020 yılı, Yakutiye Belediyemiz tarafından Saltuklu yılı olarak ilan edilmiştir. Ancak yaşanan Covid19 pandemisi nedeniyle pek çok etkinlik ilerleyen tarihlere ertelenmişse de yapılacak çalışma kapsamı bakımından bir ilk olma özelliği taşıyan önemli bir çalışmaya Yakutiye Belediyesi’nin himaye ve destekleri, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ nün sağlamış olduğu yasal izinler dâhilinde başlanmıştır.
    Belediyemiz sınırları içerisinde bulunan 3 Kümbetler tarihi yapıları üzerinde Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Dilek Okuyucu ve araştırmacı ekibi tarafından bir yapısal inceleme çalışması başlamıştır. Bu çalışma kendi alanında bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Bölgedeki kümbet yapılarından birisi Saltuklu Devleti kurucusu Emir İzzettin Saltuk’a ait olabileceği bilgisi mevcuttur ve bu kümbet Emir Saltuk Kümbeti olarak anılmaktadır. Kümbetler Türk-İslam Mimarisi’ ne özel abidevi mezar yapılarıdır. Mühendisler sahada yapacakları çalışma ile kümbet yapılarının dinamik davranış parametrelerini deneysel olarak, yapıya hiçbir zarar vermeden elde etmeye çalışacaklardır” diye konuştu.
    Öğretim Üyesi Dr. Dilek Okuyucu ise çalışmayı şöyle açıkladı; “Her insanın kendine has kalp ritmi, nabzı vardır. Benzer durum tüm yapılar için de geçerlidir. İnsanın kalp ritmindeki her türlü değişiklik sağlığına ilişkin bilgiler sunarken; benzer durum yapılar için de geçerlidir.
    İnsanın kalp ritmi vücuduna, ritmin sağlıklı bir şekilde ölçülebileceği bölgelere, bağlanan sensörler yardımıyla alınmaktadır. Mühendisler, benzer bir uygulamayı 3 Kümbetler bölgesindeki kümbet yapıları üzerinde gerçekleştireceklerdir. Yapının titreşim tepkilerini ölçecek şekilde yapıya hassas sensörler bağlayacaklar ve kümbet yapısının nabzını almaya çalışacaklardır. Yapılar, özellikler tarihi yapılar, genellikle nazlanmakta ve mühendislere kendilerini kolay kolay açmamaktadırlar. Öyle ki; duvar yapılarının içinde ne olduğunu dahi tam olarak bilemiyoruz? Yapılacak çalışma ile kümbet yapılarının bir nevi kalp ritimleri kayıt altına alınacak ve sağlık durumları incelenecektir. Bu çalışma kendi alanında, kümbet yapılarına uygulanması bakımından bir ilk olacaktır. Kendisi Saygın bir hekim olan Yakutiye Belediye Başkanımız Dr. Mahmut Uçar’ın saha çalışmalarımıza teşrif ederek yapıların sağlığını incelerken bizleri bilgileri ile desteklemesi ekibimiz açısından çok önemlidir; bizlere güç verecektir” diye konuştu.
    Çalışma Saltuklu Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştiriliyor. Emir Saltuk Kümbeti başta olmak üzere bölgedeki diğer kümbetler teknik olarak incelenecek. Kümbetler, mühendislere bilgi sunacak. Mühendisler bu bilgiye erişme gayesiyle çalışmayı gerçekleştirecekler. Çalışma kapsamında 3 yüksek lisans tezi üretilecek. Araştırma sürecinin pek çok kuruma örnek olacağını düşünülüyor.

    “Yapının belirli yerlerine sensörler yerleştirdik”
    Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dilek Okuyucu üç kümbetlerde yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi; “Bulunduğumuz yerde ki çalışmalarımıza 10 kişilik lisansüstü araştırmacı grubu ile Erzurum’da bulunan Üç Kümbetler yapılarında yapısal incelemeler yapmaktayız. Yapılan çalışma kendi alanımızda da bir olma özelliğini taşıyor. Kümbet yapılarının beton davranışı, teknik olarak ta modern analizlerini yapmak için Üç Kümbetlerde bulunuyoruz. Daha basit bir ifade ile anlatmamız gerekirse, daha doğrusu her vatandaşın kolayca anlayabilmesi açısından, nasıl ki hepimiz insanız ve her birimizin de birer nabzı var. Her insanın kendine has kalp atma ritmi varsa, bunun gibi bu durumlar yapılarda da bulunmaktadır. Bizler bunlara yapıların periyodu diyoruz. Yani yapının periyodu diyoruz. Model davranış periyotları da diyoruz. Üç Kümbetler yapılarını sensörleri bağlayarak yapının nabzını yani parametresini ölçüyoruz. Bu çalışmalara deneysel model analiz deriz. Kümbet yapılarının onarılmaları bakımından bir ilk yapılıyor. Temel amaç kümbet yapılarının davranışlarını incelemek, 600 veya 800 yıllık yapılar bulunuyor. Zamanımıza kadar da çok az müdahale görmüşler. Erzurum’da depremsel bölgede bulunduğundan dolayı özellikle 1850 ve 1870 yılları arasında çok yıkıcı depremler yaşanmış. Bu yapılar yıkıcı depremlere rağmen ayakta kalmayı başarmışlar. Mutlaka ufak tefek hasarlar elbette olmuştur. Bizler de bu yapıları incelemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Erzurum Yakutiye Belediyesi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Anıtlar ve Tarihi Yapıları Koruma Kurulu, Milli Emlak Dairesi, bizlere yasal izinleri sağladılar. Çalışmalara üç gün önce başladık. Bir kaç gün daha yapıları incelemek için burada bulunacağız. Çalışmalarımız lisansüstü düzeydedir. Esas burada olmamızın bir başka amacı ise Saltuklu Devletinin başkenti olan Erzurum’a dikkat çekmek, burada Saltuklu Devlet Başkanının da türbesi burada bulunuyor, o yapıyı da inceleme fırsatı bulacağız. Anadolu’da kurulan ilk Türk Beyliğidir. Bizler buna da dikkat çekmek istiyoruz. İlk kez bir kamu kuruluşu bizleri davet ederek birlikte çalışma imkanı sundular. Sonuçlarını da bilim dünyası ile en kısa zamanda da paylaşırız. Yapılara yerleştirilen sensörler ile o yapıyı bir günlük bir izleme yapıyoruz. Yapının belirli yerlerine sensörler yerleştirdik. Nasıl ki hastaneye gittiğimiz de nabzımı ölçmek için kardiyografi çekilirken vücudumuza sensörler bağlanır ve ölçüm yapılırsa, bizlerde aynısını yapıyoruz. Ölçüm alınacak noktalar belirlenir, belirlenen noktalara sensörler bağlanır yani kablolu bağlamalar yapılıyor. Bir günlük bir ölçüm ile farklı şekillerde o yapıdan titreşimleri alıyoruz, yani zeminden gelecek farklı titreşimlere yapının verdiği tepkiyi ölçmektir. Gelen tepki ile yapının davranışlarını ölçmüş oluyoruz. Üç kümbet bulunuyor, her bir kümbet için birer günlük çalışmalar yaparak o yapıların davranışlarını ölçüyoruz.”

    “Dünya da ve ülkemiz de böyle bir çalışma belki de bir ilk olacak”
    Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar ise Erzurum’un tarihi eser bakımından zengin bir il olduğunu ifade ederek, “Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve ilimizde de birçok tarihi eseri bünyesinde bulundurmaktadır. Geçen sene Pandemiden önceki dönemde Erzurum’da Saltuklulara dair eserleri gün yüzüne çıkarmak, onları yeni nesillere aktarabilmek için çalışmalar yapılacaktı. Bunun içindir ki 2020 yılını da Saltuklu yılı ilan etmiştik. Ancak yaşanılan Pandemi nedeniyle 2021 yılına ertelendi. Çalışmalarda tarihi eserleri incelemek ve onların bakımı yapmaktı, Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümünden hocalarla iş birliği yaparak binaların durumunu ele aldık ve inceleme fırsatı bulduk. İnşaat Mühendisi arkadaşlarla Üç Kümbetlerin adeta kardiyografisini çekiyoruz. Yapıların durumlarını, davranış biçimlerini inceleme fırsatı buluyoruz. Depremlerde yaşanan refleksleri inceleme fırsatı buluyoruz. Doğa olaylarını inceleme fırsatı buluyoruz. Yakutiye Belediyesi olarak her türlü lojistik desteği sağlamış bulunuyoruz. Saltuklu yılı çalışmaları kapsamında çalışmalara başladık. Kümbetlerin hareketliliğini incelemek açısından Dünya da ve ülkemiz de böyle bir çalışma belki de bir ilk olacak. Yapılan tetkikler neticesinde alınacak bilgileri değerlendirme fırsatı bulacağız. Bizden sonraki nesillere de aktarmak amacıyla çalışmalarımıza başladık. Diğer tarihi eserlerde de bu tür çalışmalar yapılacak. 2021 yılını Saltuklu yılı olarak neden ilan ettik, bilindiği gibi Saltuklular Anadolu’ya ilk gelip ilk yerleşen Müslüman Türk Beyliğidir. O zaman da Erzurum başkent olarak yapılmış. Bunun içindir ki Saltuklular da ilk eserlerini Erzurum’da vermiştir. Bizlerde bu eserleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla 2021 yılını Saltuklu yılı olarak ilan ettik. Tarihi eserlere fiziki çalışmalar yapılacak” diye konuştu.

  • Şehitlik ve tarihi eserlerin duvarlarına yazılan yazılar çirkin görüntü oluşturuyor

    Şehitlik ve tarihi eserlerin duvarlarına yazılan yazılar çirkin görüntü oluşturuyor

    Erzurum’un Oltu ilçesinde tarihi eserler ve Aslanpaşa Şehitliği duvarlarına yazılan yazılar çirkin görüntü oluşturuyor. Özellikle gençlerin yazdığı aşk ilanları tarihe olan saygısızlığı gözler önüne seriyor.

    Oltulu vatandaşlar, duvarlara yazılan yazıların şehitliğe ve tarihi eserlere saygısızlık olduğunu belirterek tepki gösterdiler. Esnaf Ufuk Dedetürk, “Oltu Kalesi ve Aslanpaşa Şehitliği ve birçok kamu binasına Oltulu gençler tarafından sevdiği kızın ve kendisinin baş harfini yazarak kalp yapıp aşklarını beyan etmekteler. Bu da bizi oldukça rahatsız etmektedir. Bir Oltulu olarak bundan çok üzüntü duyuyorum. Şehitliğimize ve tarihi eserlerimize lütfen sahip çıkalım. Aşkları batsın, böyle bir sevgi olur mu. Biz de gençliğimizde sevdik ama hiçbir zaman duvarlara aşkımızı yazmadık, kalbimizle sevdik. Bu saygısızlığı yapanların bir an önce yakalanıp cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

    Yazıları yazanların tinerci çocuklar olduğunun söylendiğini ifade eden Dedetürk, “Eğer bunlar yazıyorsa devlet büyüklerimizden bunların tedavi edilerek topluma kazandırılmasını istiyoruz” dedi.

  • NEÜ’de Anadolu Selçuklu Mimarisine ait eserlerin resimleri sergilendi

    Necmettin Erbakan Üniversitesinde (NEÜ), Konya Sanat Etkinliklerinin 4.’sü olan ’Anadolu Selçuklu Mimarisinde İzler’ konulu resim sergisi açıldı.

    NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesinde, Anadolu Selçuklu Mimarisinden İzler konulu resim sergisinin açılışı gerçekleştirildi.

    Açılışta konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Selçuklu başkenti olan Konya’da atalardan miras kalan ve bugünlere ulaşmış olan yapıtların sergilenmesinin önemli olduğunu kaydetti. Hatıralarla dolu ve geçmişle bağlarını oluşturan yapıtların tuvallere yansımanın, kalıcı hale gelmesinin önemine değinen Rektör Prof. Dr. Şeker, “Bu sergide emeği olan tüm hocalarımıza, sanatçı kardeşlerimize şükranlarımı arz ediyorum. Her birinin kendi perspektifinden, özleminden, bakışından ortaya çıkan tabloların bir miras ve hatıra olarak kalacağını düşünüyorum. Sanatçı kardeşlerimiz, zamanları ile sanatları ile bu işi canlandırdılar, biz sadece teşvik ettik. Serginin özellikle Hazreti Mevlana’yı andığımız Şeb-i Arus dönemine denk gelmesinin de Konya’ya ve bölgeye hitaben önemli bir katma değer oluşturduğunu söylemek gerekir. Hepinize teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

    Düzenlenen sergi açılışına, NEÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, akademisyenler ve davetliler katıldı. Serginin NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi B Blok fuayene alanında 11 Aralık tarihine kadar ziyaretçilerine açık olacağı kaydedildi.

  • Ata yadigârı eserlerin kent müzesine bağışları devam ediyor

    Battalgazi Belediyesi tarafından hizmete sunulacak olan Kent Müzesi’ne tarihi ve kültürel değeri olan materyallerin bağışı devam ediyor.

    Osmanlı Padişahı Abdülhamit Han döneminde yapılan ve kentte uzun yıllar redif asker alma yeri olarak işlev gören tarihi bina, Battalgazi Belediyesi tarafından restore edilerek, Kent Müzesi olarak hizmete sunulacak. Kent Müzesi’nin zengin bir içeriğe sahip olması için tarihi ve kültürel değeri olan materyallerin vatandaşlar tarafından bağışları devam ediyor. Bu kapsamda İşadamı Murat Bozkuş ve ailesi, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ile bir araya gelerek, ata yadigârı eserleri Kent Müzesi’ne bağışladı. Burada konuşan İşadamı Murat Bozkuş, Kent Müzesi’nin önemine dikkat çekerek, “Bozkuş ailesi olarak Battalgazi Belediyesi tarafından yapılacak olan Kent Müzesine ata yadigarı olan bu ürünleri bağışta bulunuyoruz. Böylelikle Kent Müzeleri’nin önemini en iyi şekilde yansıtacağını, bu hikayelerin Malatya’ya katacağı şeyleri en güzel şekilde başkanımızın yapmış olduğu bu çalışmalara destek olmak amacıyla bugün buraya geldik. Böylelikle biz Kent Müzesi’nde 24 odalı bir dokunun Malatya’yı en güzel şekilde temsil edeceğini ve ileriki kuşaklara güzel bir şekilde aktarılacağını düşünüyoruz. Bu anlamda başkanımıza bu vesile ile teşekkür ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu.

    Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ise, Kent Müzesi’ne ata yadigarı eserleri bağışlayan Bozkuş ailesine teşekkür ederek, “Kent Müzesi şu an da tamamen bitirilmiş bir vaziyette. Şu an iç dizaynı çalışmalarına başladık. Bu çalışmalar çerçevesinde periyodik aralıklarla yaptığımız toplantılarda Malatya’nın tarihini, kültürünü ve geçmişini geleceğe taşıma ve Kent Müzesi’nde bunları sergileme noktasında neler yapabiliriz çalıştaylarının akabinde, bu tür evlerinde bulunan eski eserlerin müzede değerlendirilmesine layık görülen ev eşyası, tüfenk, terazi ve buna benzer eserlerin bize sürekli geldiğini görmekteyiz. Bu da vatandaşımızın memleket konusundaki hassasiyetin en temel göstergesidir. Bu hassasiyeti gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bizlerde bu eşyaları müzemizin uygun yerlerinde değerlendirerek, hem vatandaşımızın hizmetine sunmak, hem de geçmişte kullanılan bu alet, edevat, kap kacak vesaire materyallerin hangi işlevleri gördüğünü, yazılı materyallerle ilgili yerlerde belirtilerek yeni neslin geçmişte neler kullanmış, neler yapmış ve gelişme süreci hangi aşamalardan geçerek bugüne gelinmiş, oradaki kronolojik yapısını, biyografik olarak da görecekler. Aynı zamanda tarihi süreçteki aşamaları da o Kent Müzesi’nde gezip göstermek için bir düzenleme yapmaktayız. Murat Bozkuş kardeşime de bu duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Kent Müzesi’ne bağışları beklediklerini belirten Başkan Gürkan, kimlikli şehirlerin önemine dikkat çekerek, “Malatyamızda bu tür müzemizde sergilenecek eşyalarımız ve değerlerimiz varsa onların kent Müzesine bağışı noktasında davet ediyorum. Ben inanıyorum ki şehrimizin kimliğini, hafızasını, belleğini, koruyup bunları müzemizde sergilediğimiz zaman, hem vatandaşımızın şehrimize aidiyeti noktasında, şehrin kimlikli şehir olması noktasında ve şehrimizin ortak payda Malatya’nın daha ileriye gitmesi noktasında bizler yerel yönetimler olarak büyük başarı göstermenin gayret ve çabası içinde olacağız. Aynı zamanda bir şehir kültürüyle, hafızasıyla, belleği ve kimliğiyle kurulduğu takdirde o şehrin omurgası sağlam olacak. O şehre dışarıdan gelen göçlerin şehir kültürüne entegrasyonu ile birlikte şehrin dinamik bir yapısı olması gerekiyor. Yaşanılabilir, huzurlu, mutlu bir şehir olması gerektiğini amaçlıyoruz” diye konuştu.

  • Hasankeyf’te eserlerin taşınmasına devam ediliyor

    Batman’ın Hasankeyf ilçesinde Ilısu Baraj gölü havzasında su altında kalacak olan tarihi eserlerin taşınma işlemine bugün İmam Abdullah Zaviyesi’nin Eyvan kısmı ile devam edildi.

    Hasankeyf’te 12. yüzyılda Artuklular zamanında yapılan ve Eyyubiler döneminde İmam Abdullah’ın kabri esas alınarak yeniden şekillendirilen, son restorasyonunun ise 1478 yılında Akkoyunlular zamanında gerçekleştirildiği öğrenilen İmam Abdullah Zaviyesi’nin eyvan kısmı 48 tekerlekli modüler SPMT aracına yüklenerek yeni Hasankeyf yerleşkesindeki arkeopark alanına taşınmaya başlandı. Yaklaşık 1,5 saat sürmesi beklenen İmam Abdullah Zaviyesi’nin eyvan kısmı yeni yerine konumlandırılacak.