Etiket: Eseri

  • Şarampole Yuvarlanan Araçtan Şans Eseri Sağ Kurtuldular

    Bilecik’te meydana gelen trafik kazasında şarampole yuvarlanan araçta bulunan 2 kişi yaralandı.

    Alınan bilgilere göre, Bilecik- Bozüyük karayolu üzerinde seyir halinde olan Meltem D. yönetimindeki 34 LJ 9443 plakalı otomobil, Cennet Vadisi mevkinde geldiği esnada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolda zikzaklar çizerek sağ tarafından bulunan yaklaşık 10 metrelik taşlık uçuruma uçtu. Kazada, sürücü Meltem Dağdelen ve yanındaki eşi Hüseyin Çağatay D. yaralandı. Aşağı düşen araç yan bir şekilde yattığını gören Cennet Vadisi önünde yol çalışması yapan işçiler hemen olay yerine koştular. Aracı düz bir şekle getiren işçiler, olayı hemen sağlık ekiplerine haber verdi. Kaza yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, işçilerinin yardımı ile yaralı 2 kişiyi ambulansa taşıyarak Bilecik Devlet Hastanesinde götürdü. Bu sırada, yaralıları kurtarmak isteyen İbrahim Çelik isimli bir vatandaş ise elinden yaralandı.

    “BAKTIK YAŞIYORLAR, YAN DÖNEN ARABAYI YAVAŞÇA ÇEVİRDİK”

    Kazanın görgü tanığı bir işçi, gelirken gördükleri aracın bir anda gürültü koparak aşağı indiğini anlatarak, ”Sıkıştırdılar mı, birşeyler mi yaptılar, ne oldu bilmiyorum. Hemen müdahale ettik ve ambulans çağırdık. Baktık yaşıyorlar, yan dönen arabayı yavaşça hep beraber çevirdik. Ama tehlikeli olduğu için yaralılara müdahale etmedik. Ambulans da hemen geldi zaten” dedi.

    Bölge Trafik Şubesi ekipleri, kaza olan noktada güvenlik önlemleri alırken, şarampole yuvarlanan araç çekici yardımı çekildi. Yaralıların sağlık durumunun muayene sonrası netlik kazanacağı öğrenildi.

  • Bu Motor Tamamen Türk Mühendislerinin Eseri

    Türkiye otomotiv sektörünün öncü kuruluşu Ford Otosan tarafından geliştirilmiş fikri ve sınai hakları tamamen Ford Otosan’a ait ve yüzde 100 Türk mühendisliği eseri olan yeni nesil Ecotorq motoru kamuoyuna tanıtıldı.

    Ford Otosan Eskişehir İnönü Fabrikası’ndaki yerli motorun tanıtım törenine, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Bilecik Valisi Ahmet Hamdi Nayir, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, fabrika müdürleri, işçiler ve diğer ilgililer katıldı.

    Törenin açılış konuşmasını yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ford’un yeni nesil motoru Ecotorq’un seri üretimine başlamasından büyük bir memnuniyet duyduğunu bildirdi. Ford’un küresel ağında “ağır ticari dizel motor” çalışmasının sadece Ford Otosan’da yapıldığına dikkat çeken Işık, “Firmalarımızın, bölgesel operasyonlara liderlik yapıyor olmalarını çok önemsediğimi ifade etmek istiyorum. Ford Otosan, 3 kıtada toplam 60 ülkenin kamyon özelinde satış, organizasyon ve distribütör atama haklarına sahip. Hatta geçtiğimiz kasım ayında, Fas Casablanca’da bir satış merkezi ve servisin açılışını gerçekleştirmiştik. Ford Otosan, bu yeni motoru geliştirmek için 100 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Bu proje kapsamında 36’sı yurtdışı olmak üzere toplam 69 patent başvurusu yapıldı. Sadece Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde bin 200’den fazla personel istihdam eden Ford Otosan’ı, Türkiye’deki başarılı Ar-Ge çalışmaları için de ayrıca tebrik ediyorum. Ülkemizde geliştirilen Ecotorq motorların, yapılan bir lisans anlaşmasıyla, dünyanın en büyük kamyon pazarı olan Çin’de, JMC markalı araçlarda kullanılmak üzere üretileceğini öğrendim. Yine kamyonların şasi, kabin ve parçalarının teknolojisine ilişkin olarak aynı firmayla bir lisans anlaşması daha imzalanmış durumda. İşte bizim Türkiye’de ulaşmak istediğimiz seviye aslında böyle bir seviyedir. Sadece ürün ihraç etmeyeceğiz, bilgiyi de ihraç edeceğiz. Ar-Ge ve tasarımı burada yapacağız, gerekirse lisans hakkını ikinci taraflara vereceğiz ve adeta fikri mülkiyet ihracatı yapacağız” dedi.

    “ÜLKE OLARAK, ARTAN TERÖR SALDIRILARIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    “Ülke olarak, artan terör saldırılarıyla karşı karşıyayız” diyen Bakan Işık, “Son dönemde sadece ülkemizde de değil dünyanın birçok farklı coğrafyasında, Brüksel’de, Bağdat’ta ve en son Lahor’da terör saldırıları yaşandı. Özellikle komşumuz Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmeler, bölgemizde ciddi bir istikrar sorununa neden oluyor. Ancak bu zorlu coğrafyada bulunan bir ülke olmamıza rağmen, ekonomide olumlu gelişmeler yaşıyoruz. Yarın büyüme rakamları açıklandığında yüzde 4’ün biraz üzerinde bir büyüme rakamı göreceğimizi düşünüyorum. Dünya ekonomisinin içinde bulunduğu şartları düşünürsek, yüzde 4 civarında bir büyüme gerçekten de çok önemlidir. Özellikle son çeyrekten itibaren, sanayi sektörünün yeniden büyümenin lokomotifi olması ise daha da önemlidir. Zira biz sadece büyümeye değil, sürdürülebilir büyümeye odaklanmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

    “SON DÖNEMDE YAŞANAN BU GELİŞMELERİ ZİKRETMEK DAHİ EKONOMİMİZİN GÜCÜNÜ GÖSTERMEK İÇİN YETERLİ OLACAKTIR”

    Işık, Türkiye’nin otomotiv sektöründe üretim ve Ar-Ge kapasitesinin sürekli artmasından memnuniyet duyduklarını da kaydederek, “Bugün Ford, Yeni Nesil Ecotorq Motoru’nun üretimine başlıyor. 12 Nisan’da Tofaş, Egea ailesinin hatchback modelinin seri üretimine başlayacak. Sanırım sadece otomotiv sektöründe son dönemde yaşanan bu gelişmeleri zikretmek dahi, ekonomimizin gücünü, potansiyelini göstermek için yeterli olacaktır. Türkiye’nin otomotiv sektöründe üretim ve Ar-Ge kapasitesini sürekli artırmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Zira otomotiv sektörü, hem diğer birçok sektörü güçlendirmemizde hem de yeni teknoloji alanlarında söz sahibi olmamızda temel bir rol oynuyor ve oynayacak. Özellikle Sanayi 4.0’a adaptasyon sürecimizde otomotiv sektörünü bir öncü-sektör olarak görüyoruz. Zira nesnelerin interneti, sensör teknolojileri, yapay zeka, otomasyon gibi yeni teknolojilerin en fazla uygulama alanı bulacağı, ete kemiğe bürüneceği sektörlerin başında otomotiv sektörü geliyor. Bu nedenle, bu sektörde bugün yaşanan her gelişme, yarının Türkiye’siyle ilgili de ipuçları veriyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE, BUGÜN DÜNYANIN ÖNEMLİ OTOMOTİV ÜRETİM MERKEZLERİNDE BİRİSİDİR”

    Türkiye’nin, bugün dünyanın önemli otomotiv üretim merkezlerinde birisi olduğunu anlatan Işık, “2015’te toplam üretim bir rekor kırdı ve 1 milyon 410 bine ulaştı, araç üretim kapasitemiz ise 1 milyon 759 bine çıktı. 2015 verilerine göre, dünyada araç üretiminde 15’inci sırada, AB’de ise 5’inci sırada yer alıyoruz. 2014’e göre hem AB’de hem de dünyada bir sıra yükselmiş durumdayız. Avrupa Birliği’nde otobüs ve hafif ticari araç üretiminde birinci, kamyon üretiminde ise ikinci sıradayız. Geçtiğimiz yıl, küçük kamyon üretimimiz yüzde 42, kamyonet üretimimiz yüzde 31 ve ağır kamyon üretimimiz de yüzde 6 oranında artış gösterdi. Kamyon pazarı ise, inşaat sektöründeki gelişmelerin de etkisiyle yüzde 7 oranında artış gösterdi. Son 10 yılda, kamyon pazarındaki ortalama artış yüzde 16 oldu. Yine geçtiğimiz yıl, kamyon ihracatımız da yüzde 10 oranında artış gösterdi. Bizim bu güçlü üretim kültürümüz ile iç ve dış pazarlarımızdaki gelişmeler, yeni dönemin ihtiyaçlarına uygun bir dönüşüm için çok değerli bir altyapı oluşturuyor” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN DA BU ALANLARA YOĞUNLAŞMASINA ÇOK BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”

    Bakan Işık, otomotiv endüstrisinde, başta çevre-dostu teknolojiler olmak üzere radikal denilebilecek değişiklikler yaşandığını aktararak, şöyle devam etti:

    “Hem kamu politikaları hem tüketici tercihleri, firmaların birçok yeni zorlukla yüzleşmelerine neden oluyor. Özellikle AB’de yeşil üretimle ilgili çok sayıda yeni direktif uygulamaya giriyor. Ford’un geliştirdiği Ecotorq motor, hem mevcut kriterleri hem de bir sonraki direktifin getireceği kriterleri sağlıyor olması açısından da önem taşıyor. Bugün dünyanın önde gelen otomotiv üreticileri, Ar-Ge faaliyetlerini, özellikle coğrafi işaret sistemleri, otonom araç sistemleri, akıllı ulaşım sistemleri, araçlar arası iletişim gibi alanlara yoğunlaştırmış durumda. Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların da bu alanlara yoğunlaşmasına çok büyük önem veriyoruz.”

    OTOMOTİV SEKTÖRÜNDEKİ ÇALIŞMALARLA İLGİLİ SON DURUM

    “Sizlerle otomotiv sektörüyle ilgili yürüttüğümüz çalışmaların son durumunu da kısaca paylaşmak istiyorum” diyen Işık, şöyle konuştu:

    “14 önemli eylemden oluşan Otomotiv Strateji Belgesi’ni artık son aşamaya getirdik. Önümüzdeki günlerde, bu belgeyi Resmi Gazete’de yayımlanması için Başbakanlığa göndereceğiz. Bursa’da kuracağımız otomotiv test merkezi için 54 milyon TL harcama yaparak kamulaştırmayı tamamladık. Fren test pistinin proje ihalesini sonuçlandırdık, yıl içinde yapım ihalesine de çıkacağız. Otomotiv sektöründe Ar-Ge çalışmaları büyük önem taşıyor. Ülkemizde kurulu 254 Ar-Ge merkezinin 56’sı yan sanayi ve 15’i de ana sanayi olmak üzere 71 tanesi otomotiv sektöründe faaliyet gösteriyor. Dikkatinizi çekiyorum, sadece Ford Otosan’ın 3 adet Ar-Ge merkezi bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz Ar-Ge Reform Paketi’yle hem bu Ar-Ge merkezlerinin etkinliklerini daha da artırmalarını hem de çok sayıda yeni Ar-Ge merkezi kurulmasını hedefliyoruz. Ar-Ge Reform Paketi’yle ilgili ikincil mevzuat çalışmalarımızı da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Çok kapsamlı bir Üretim Reform Paketi üzerinde de çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü ifade etmek istiyorum. Bu yıl ilk etabını faaliyete geçireceğimiz Bilişim Vadisi’nde yer tahsislerine başladık. Şu hususun altını çizmek istiyorum: Bilişim Vadisi, sadece yazılım, elektronik, bilgi teknolojileri gibi sektörler için kurulmuyor. Bilişim vadisi, tüm sektörler için, tüm ekonomik faaliyetlerimizi geliştirmek için kuruluyor. Zira artık yazılım ve elektronik, bütün sektörlerin kalbinde yer alıyor. Mesela 2030 yılında, bir aracın maliyetinin yarısını otomotiv elektroniği oluşturacak. Otomotiv sektöründe gerçekleştireceğimiz en önemli çalışmalardan biri de sektörle birlikte Motor Mükemmeliyet Merkezi’ni kurmak olacak. Otomotiv endüstrisinde yerlilik oranını artırmamız için, motor ve aktarma organlarını üretmemiz büyük önem taşıyor. Türkiye’de motor üreten firmalarımız, ürettikleri motorları genellikle kendi araçlarında kullanıyor, ölçek ekonomisinden uzak bir üretim yapıyor. Bu nedenle, maliyetler artıyor, üretim hacmi ve satışlar düşük seviyede kalıyor ve yüksek maliyetli Ar-Ge yapmak mümkün olmuyor. Geçtiğimiz yıl, otomotiv yan sanayinin toplam ihracatı 8,6 milyar dolar iken motor ihracatımızın sadece 222 milyon seviyesinde kalması tabloyu ortaya koyuyor. Motor Mükemmeliyet Merkezi’nde yapılacak çalışmalarla, motor ve aktarma organı üretme kabiliyetimizi artıracağız. Yakıt sistemi, silindir, biyel, krank, elektronik sistemler ve şanzıman gibi parçaların tasarlanması için gerekli test ihtiyaçlarını bu merkezde karşılayacağız. Motor Mükemmeliyet Merkezinde, bir motorun tasarımından prototip üretimine kadar yapılması gereken tüm testler yapılabilecek. Böylece IP hakları kendimize ait olan motorları ve aksamlarını geliştirebileceğiz. 20 Ekim’de, ilgili kamu kurumları ile firmalarımız arasında mutabakat zabtı imzalandı. Sanayi Genel Müdürlüğümüz, Kalkınma Bakanlığı’na araştırma altyapısı için bir proje başvurusu yaptı. Projenin Kalkınma Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından TÜBİTAK’a bütçe aktarımı yapılacak. Enerji Enstitüsü bünyesindeki bazı taşınmazlar motor mükemmeliyet merkezine devredilecek ve merkez, gerekli tüm ekipmanların da temin edilmesiyle çalışmalara başlayacak. Motor Mükemmeliyet Merkezi’nin ve yine TÜBİTAK bünyesinde kuracağımız Otomotiv Mükemmeliyet Merkezi’nin bu önemli sektörde çok ciddi bir ivme kazanmamıza vesile olacağını düşünüyoruz. İnşallah, sektörle birlikte, bu tür çalışmaları her geçen gün daha ileriye taşıyacak, her açıdan çok daha güçlü bir otomotiv sektörü oluşturacağız. Bakanlığımız ile otomotiv sektörü arasındaki işbirliği, bizim en büyük gücümüz olacaktır.”

    “YAPTIĞIMIZ AR-GE HARCAMALARI TOPLAM 4,6 MİLYAR TL’YE ULAŞTI”

    Törende konuşan Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç ise, Koç Topluluğu olarak teknoloji ve inovasyona öncülük ederek; yenilikçi, çevreye duyarlı ve enerji verimliliği yüksek ürün ve hizmetlere odaklanmanın en önemli hedefleri olduğunu vurguladım Koç, konuşmasında, “Bugün Koç Topluluğu olarak her işimizde yönümüzü geleceğe, Ar-Ge’ye ve inovasyona çevirerek faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Hız kesmeyen teknoloji yatırımlarımızla, daha üstün nitelikli ürünler ve hizmetler geliştirmeye ve iş süreçlerimizi yenilemeye gayret ediyoruz. Geçmişe nazaran bugün daha uzun vadeli düşünüp planlar yapabiliyoruz. Bu felsefe ile 2007-2014 yılları arasında yaptığımız Ar-Ge harcamaları toplam 4,6 milyar TL’ye ulaştı. Buna ilave olarak, sadece geçen yıl yaptığımız Ar-Ge harcaması da 1,3 milyar TL’yi buldu. Bu da ülkemizin geleceğine olan güvenimizin en somut göstergesidir. TUİK verilerine göre, Türkiye’de özel sektör Ar-Ge harcamalarının yüzde 13’ü Topluluğumuz tarafından yapılmaktadır. Ayrıca, Topluluğumuza ait 15 Ar-Ge merkezinde, 4 bin 300 mühendisimiz görev yapıyor. Ar-Ge merkezlerimizin, sektörlerindeki en başarılı Ar-Ge merkezleri olarak ödüller alması da bizleri ayrıca sevindiriyor” ifadelerine yer verdi.

    “FORD OTOSAN, TÜRKİYE’NİN TEK YERLİ KAMYON MOTORU OLAN YENİ ECOTORQ’LA DÜNYA VİZESİ ALIYOR”

    Ali Koç bugün geldikleri noktada, Türkiye’de sıfırdan geliştirilen ve üretilen, ilk ve tek kamyon motorunu sunmanın gururunu yaşadıklarını ileterek şunları söyledi:

    “Geçmiş yıllarda teknoloji ithal ederken, bugün yüksek Ar-Ge yeteneğimiz ile teknoloji ihraç eder hale geldik. Daha evvel de ifade ettiğimiz üzere Ford Otosan, yeni nesil Ecotorq motorlarının dünyanın en büyük kamyon pazarı olan Çin’de üretimi için JMC firması ile teknoloji lisans anlaşması imzalamıştı. Son 5 yılda 320 milyon doların üzerinde mühendislik ihraç eden şirketimiz, önümüzdeki dönemde yeni nesil Ecotorq’un da katkılarıyla yüksek katma değerli bu faaliyetini artırarak sürdürecek. Ford Otosan, Ecotorq ile dünya vizesi almış oluyor. Ayrıca şirketimiz, ülkemizde yan sanayi, üniversite ve KOBİ işbirliklerini de içeren bir yüksek teknoloji altyapısına da öncülük ediyor. En önemlisi de ülkemiz, otomotiv sektörüne teknoloji ve Ar-Ge gücünü bir kez daha kanıtlamış oluyor. İnönü fabrikamızda ürettiğimiz yeni nesil Ecotorq motorun fikri ve sınai haklarının yüzde yüzüne sahip olan şirketimiz; bu ürünü geliştirme, yenileme, yurtdışına pazarlama ya da teknoloji olarak satma hakkına sahiptir. Dolayısıyla, Ecotorq sürdürülebilir büyümemiz için stratejik bir ürün olarak önemini koruyor ve Ford Otosan’ın ağır ticari araç segmentinde dünyaya açılan kapısı rolünü üstleniyor. Özetle, Eskişehir İnönü fabrikamızda ürettiğimiz yeni nesil motorumuz ile tüm dünyanın yükünü taşımaya talibiz.”

    Törenin ardından, Bakan Işık ve Ali Koç’la birlikte diğer katılımlar fabrika gezisi gerçekleştirdi.

  • Yük Treniyle Minibüs Çarpıştı Şans Eseri Yaralanan Olmadı

    Konya’da yük treniyle minibüsün hemzemin geçitte çarpışması sonucu yaşanan kazada minibüste bulunan 3 kişi şans eseri yara almadan kurtuldu.

    Kaza, saat 21.45 sıralarında merkez Meram ilçesi Alakova Mahallesi Dicle Caddesi’nde bulunan hemzemin geçitte meydana geldi. İddiaya göre, Konya’dan Karaman istikametine giden Ahmet A. İdaresindeki yük treni hemzemin geçitten geçtiği sırada Enes K. (20) idaresindeki 42 ESB 92 plakalı minibüse çarptı. İçinde 3 kişinin bulunan minibüs çarpışmanın etkisiyle birkaç metre sürüklendikten sonra durabildi. İhbar üzerine olay yerine polis ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Kazadan, sürücü Korkmaz ile araçta bulunan diğer iki kişinin yara almadan kurtulduğu öğrenildi. Kazadan sonra polisin incelemelerinin ardından trenin hareket etmesiyle bir süre aksayan trafik tekrar normale döndü.

    Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • İbn-i Sa’d’ın 11 Ciltlik Eseri Şanlıurfa’da Türkçeye Çevrildi

    Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 14 öğretim üyesi ortak çalışmayla, İslam tarihinin en önemli biyografi eserlerinden olan İbn-i Sa’d’ın “Kitabü’t-Tabakati’l-Kebir Tabakat” eserini Türkçe’ye çevirdi. 2009 yılında başlanan ve yaklaşık 5 yıl süren çeviri çalışmasının Türkiye’de tek olduğu ve bunun da sadece Şanlıurfa’da yapıldığı öğrenildi.

    İbn-i Sa’d’ın “Kitabü’t-Tabakati’l- Kebir Tabakat” eserinin siyere de kaynaklık eden en eski biyografi kitabı olduğunu söyleyen İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Akdemir, “Bu eser aynı zamanda tefsir başta olmak üzere bütün İslam bilimleri ile ilgili ilk kaynaklardan bilgiler ihtiva etmektedir” dedi.

    Bu eserin tam anlamıyla incelediğinde ilk iki cildinin tamamen bir fiili tefsir sayılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Akdemir, “Eser Peygamberimizin (S.A.V.) fiillerini, hayatını, yaşayışını da anlatıyor. Bu arada Kur’an-ı Kerim’in fiili olarak tefsirini yapmış oluyor ve bu alanlarda çok önemli bir kaynağımızdır. Bu güzel eseri dilimize kazandırdıkları için tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    İbn-i Sa’d’ın “Kitabü’t-Tabakati’l- Kebir Tabakat” eserinin, İslam tarihi ve mezhepleri açısından önemli bir eser olduğunu söyleyen Mezhepler Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ekinci, “Her açıdan bizim için önem arz eden bir eser olduğundan dolayı İlahiyat Fakültesi hocaları olarak, 14 arkadaşla birlikte 11 cildin tamamını tercüme ettik. Halkımızın ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk. Ben 8’ci cildin yarısını tercüme ettim. Benim bölümümde İmamı Azam’ın hocası sayılan İbrahim El Vahbi ve İbni Abbas hazretlerinin birinci derecesinden akrabası olan Said Bin Cübeyr’i tercüme ettim. İbni Sa’d’ın eserinin çok yararlı olacağı düşünüyorum. İslam tarihiyle ilgilenen herkesi bu eseri okumaya davet ediyorum” dedi.

    İbni Sa’d’ın Kitabü’t-Tabakat adlı eserinin hadis ravilerinin hayatlarını ve mesnedlerini neşrettiğini dile getiren Hadis Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Keskin, “Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hadislerine kaynaklık eden sahabelerin hayatlarının yer aldığı bu eserle, Küfe, Basra, Mısır’daki hadis ravilerinin hayatları, hadis çalışmaları dile getirilmiştir. Bir araştırmacı, peygamber efendimizin hayatını, sünnet anlayışını öğrenmek istiyorsa bu kaynaklardan istifade etmesi gerekiyor. İslam medeniyeti böyle köklü çalışmalara dayanır. Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olarak hayırlı hizmete vesile olduk. Umarım herkes bu temel kaynaklardan istifade eder. İbni Sad’ın bu eseri Hicri ilk 3 asırda yaşamış olan sahabeleri tanıtması bakımdan çok önemli bir eser. Biz de hanımlar bölümünü tercüme ettik. Yaklaşık 600 civarında hanımın biyografisi yer alıyor. O dönemin sosyal hayatı, aile hayatı, evlilikler, boşanmalar, aile ilişkileri bakımından oldukça önemli bilgiler yer alıyor” diye aktardı.

    Arap Dili ve Belagati Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yasin Kahyaoğlu da, “Bu kitap İslam tarihinin ilk kaynaklarındandır. İlk dönem hadis ravilerinin hayatlarını dile getiriyor. Peygamberimizin (S.A.V.) hadisleri dinin en önemli kaynaklarındandır. Tabiki Peygamberimizin (S.A.V.) sözleri gibi bu hadisleri rivayet edenlerin kimler olduğu da önemlidir. Bu kitap, bunların biyografilerini yazan bir kitaptır. Benim Türkçeye tercüme ettiğim kısımda Küfe, Basra ve Mısırdaki hadis ravilerinin hayatları ve hadis çalışmaları dile getirilmiştir. Peygamberimizin hayatını ve sözlerini derinlemesine incelemek isteyen her araştırmacı ve Müslüman’ın bu tür eserlerden faydalanması gerekir. Hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Editörlüğünü Prof. Dr. Adnan Demircan’ın yaptığı eserin tamamı Harran Üniversitesi’nin öğretim üyelerinden oluşan ekip tarafından çevrildi. Ekipte, Prof. Dr. Abdurrahman Elmalı, Prof. Dr. Ali Bakkal, Prof. Dr. Hikmet Akdemir, Prof. Dr. Musa Kazım Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Ekinci, Prof. Dr. Yusuf Ziya Keskin, Doç. Dr. Mehmet Akbaş, Doç. Dr. Abdullah Yıldız, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Aslan, Yrd. Doç. Dr. Ayhan Erdoğan, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Polat, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Dilek, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Vehbi Şahinalp, Yrd. Doç. Dr. Veysel Kasar ve Yrd. Doç. Dr. Yasin Kahyaoğlu gibi isimler yer aldı.

  • Tarihi Eseri Satamadan Polis Yakaladı

    İzmir’in Konak ilçesinde, Roma, Helenistik, Bizans ve İlhanlı dönemlerine ait tarihi eserleri satmaya çalışan bir kişi yakalandı.

    Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İzmir genelinde Tarihi Eser Kaçakçılığının önlenmesine yönelik yapılan çalışma

    kapsamında; R.A.(40) isimli şahsın elinde çok sayıda tarihi eser bulunduğu ve bu tarihi eserleri Konak ilçesinde satışını yapmaya çalıştığı bilgisini elde etti. Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan operasyonla R.A. isimli şahıs Konak ilçesinde farklı dönemlere ait 317 tarihi eserle yakalandı. Tarihi eserlerle ilgili İzmir Müze Müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemeler sonucu; 313 bronz ve gümüş sikkenin Roma, Helenistik, Bizans ve İlhanlı dönemlerine ait 2863 sayılı yasa kapsamında orijinal tarihi eser olduğu; 4 bronz sikkenin sahte olduğu tespit edildi. R.A. isimli şahıs tutuksuz yargılanmak üzere Cumhuriyet savcılığından serbest bırakıldı.