Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2012-2013 Bahar Dönemi Ara Sınav sonuçları açıklandı.
4-5 Mayıs tarihlerinde yapılan 2012-2013 Bahar Dönemi Ara Sınav sonuçları açıklandı.
Sonuçlar için TIKLA
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2012-2013 Bahar Dönemi Ara Sınav sonuçları açıklandı.
4-5 Mayıs tarihlerinde yapılan 2012-2013 Bahar Dönemi Ara Sınav sonuçları açıklandı.
Sonuçlar için TIKLA
ERSİN ÖZTÜRK
ERZURUM (İHA) –
İstanbul’da yaşayan Erzurumlular derneklerine mensup üyeler ikinci Nene Hatunlar Günü’nü kutlamak için Erzurum’a geldiler.
Geleneksel hale getirilmesi planlanan Nene Hatunlar Gününün ilki geçen yıl İstanbul’da Erzurumlulara ait dernekler tarafından gerçekleştirildi. Bu yıl ikincisi için Erzurum’a gelen dernek üyeleri 2. Nene Hatunlar Günü kapsamında bu gün Nene Hatun Tabyalarını ziyaret ettiler. Erzurum’a gelen bayanlar aynı zamanda kendi imkanları ile temin ettikleri yiyecek ve giyecekleri Nene Hatun köyündeki okula ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtım yapacaklar.
Öte yandan, İstanbul Erzurumlular Vakfı kadın Kolları ise yeni Nene Hatun Köyü öğrencilerinin kitap ihtiyacını karşıladı.
NENE HATUN KİMDİR?
Moskof askeri Aziziye tabyasını ele geçirdi. Haberi üzerine Erzurum halkı tarafından vatan savunması için emir telakki edildi. Silahı olan silahını olmayanlar balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak tabyaya doğru koşmaya başladılar. Kadın erkek tüm Erzurum halkı yollara dökülmüştü. Koşanlar arasında erkeği cephede çarpışan bir taze gelinde vardı. Ağabeği bir önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti. Üç aylık bebeğini emzirmiş “ seni bana Allah verdi. Bende seni ona emanet ediyorum” diyerek vedalaştıktan sonra birkaç saat önce len ağabeyinin kasuturasını alarak sokağa fırlamıştı. Onun vatan için gece başlayan mücadelesi tüm düşman Erzurum’dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum’un her karış toprağında cephane taşıyarak yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı.
[nggallery id=73]
2.5 milyon memur rahat nefes alacak. Hükümet, rotasyondan vazgeçti. 28 Şubat’ta memuriyetten atılıp affa uğrayanlar ise bu paketle eski görevlerine geri dönebilecekler. Ancak memura bir da kötü haber var: Fazla çalışma ücreti olmayacak.
Uzman yardımcılığı ve müfettiş yardımcılığı için gerekli süre 1 yıl kısalacak, hem tez hem yabancı dil şartı kalkacak. Özel sektörde 5 yıl çalışmış olanlar sadece müsteşar, genel müdür, genel müdür yardımcısı değil; şube müdürü, il müdürü, müdür yardımcısı olarak doğrudan devlette göreve başlayabilecek.
ROTASYON YOK
Hükümet, Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nı dün TBMM’ye sevk etti. Hazırlık aşamasında sendikalar ile Çalışma Bakanlığını karşı karşıya getiren ‘rotasyon’ düzenlemesinin olmaması dikkat çekti. Bakanlığın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere az gelişmiş bölgelerde doktor, öğretmen, mühendis, tekniker gibi çalışan bulmakta sıkıntı çekildiği gerekçesiyle gündeme getirdiği rotasyon önerisini sendikalar ‘teşvik’ şartıyla kabul edeceklerini bildirmişlerdi. Ancak Maliye Bakanlığı‘nın bu bölgelerde fazla ücrete itiraz etmesi üzerine hükümet, ‘rotasyondan’ ‘şimdilik’ vazgeçmiş görünüyor.
BAKKAL, MANAV, MAĞAZA SAHİBİ DEVLETTE MÜDÜR OLABİLECEK
Tasarının en çok tartışılacak bir başka maddesini ise özel sektör çalışanlarına doğrudan devlette yönetici olma yolunun açılması oluşturuyor. Öyle ki tasarı ile ek göstergesi 6400 ve üzeri olan, şube müdürü, müdür yardımcısı, daire başkanı, genel müdür, genel müdür yardımcısı, müsteşar, müsteşar yardımcısı gibi görevlere üniversite mezunu olması ve özel sektörde en az 5 yıl çalışmışlığı olanlar doğrudan atanabilecekler. Bu kişilerin bir şirkette çalışması gerekmeyecek; kayıtlı olması kaydıyla kendi işini yapmış olması da yeterli olacak.
KARİYER MEMUR ADAYLARI YAŞADI
Tasarı ile uzman yardımcılığı ve müfettiş yardımcılığında geçirilmesi gereken süre 3 yıldan 2 yıla inecek. Uzman olmak için artık ‘tez hazırlamak’ ve ‘dil bilmek’ de gerekmeyecek. Ancak düzenlemenin mevcut kariyer memur adaylarını kapsayıp kapsamayacağı şimdilik bilinmiyor. Çünkü Devlet Personel Başkanlığı, hazırladığı taslakta, bu uygulamanın mevcutlar için değil; yasa çıktıktan sonraki adaylar için geçerli olmasına ilişkin hükme yer vermişti.
Uzman ve uzman yardımcılığı için gerekli yaş sınırı 35 olarak belirleniyor.
MEMURA BİR DE KÖTÜ HABER
Hükümet, 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamuda ‘fazla çalışma’ ücreti uygulamasına son vermiş; fazla çalışma ücreti, Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği kurum ve pozisyonlar için geçerli olacaktı. Ancak bu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. İşte hükümet, yasal boşluğu doldurmak üzere ‘fazla çalışma ücretinin’ kaldırılmasına dair hükmü yeni tasarıya koydu. Tasarının dikkat çekici diğer değişiklikleri ise şöyle:
5 YILDA EŞİTLENİYOR
657 sayılı Kanuna bir madde eklenerek Müdür, İl Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst ünvanlı kadrolara yapılacak atamalarda aranan 8-10 ve 12 yıllık hizmet süresi 5 yıla inecek. Yani hangi pozisyonda olursa olsun, 5 yıl çalışmışlığı bulunan herkes yönetici kadrolara atanabilecek.
– Kamu kurum ve kuruluşlarında uzman olabilmek için daha önce Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Yüksek Öğrenim Kurulu ve Bakanlar kurulunca belirlenen bakanlık bağlı kuruluşlarının uzman yardımcılığı için gerekli olan “en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi veidari bilimler fakültelerinden veya bakanlıklar ve kurumlarca yürütülen kurumsal hizmet gerekleri çerçevesinde en az dört yıllık lisans eğitimi veren ve yönetmelikle belirlenen yüksek öğretim kurumlarından ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt içi veya yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olma” şartı, tüm uzmanlıklar için gerekli hale geliyor.
KAYMAKAMLIK İÇİN YAŞ SINIRI YÜKSELDİ
Kaymakam olabilmek için gerekli azami yaş sınırı 30’dan 35’e çıkarılıyor.
Yargıtay’dan ilginç onama… Şiddet gördüğü kocasını uykudayken baltayla ağır yaralayan kadına mahkemenin meşru müdafa sayarak beraat kararını Yargıtay da onadı.
ERZURUM Büyükşehir Belediyesi’nde temizlik işçisi olan M.T. (52), 12 Aralık 2007 tarihinde alkollü olarak eve geldi. 2 çocuk annesi eşi R.T. (47) ile tartışan koca, eşini dövdükten sonra sızdı. R.T., uyuyan eşini baltayla yaraladı. Olayın ardından R.T. tutuklanarak cezaevine konuldu.
Kadın bir süre sonra itiraz üzerine serbest bırakıldı. Erzurum 3’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde R.T. için “kasten adam öldürmeye teşebbüs”ten 15 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Kadının eşi de hakim karşısına çıktı. R.T savunmasında, haksız yere dayak yediğini ve kocasını cezalandırmak istediğini belirterek, “Yine de kocam için üzüldüm” dedi. Koca M.T. ise, ‘O gece çok alkollüydüm hatırlamıyorum” diye konuştu.
MAHKEME, R.T.’nın eyleminin meşru müdafaa olduğuna hükmederek, beraat kararı verdi. M.T., “eşine alkolün etkisiyle şiddet uygulamak” suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm edilerek 11 Nisan’da cezaevine gönderildi.
Şiddetin bedeli 2 yıl 4 ay hapis
KARARI değerlendiren Erzurum Baro Başkanı Avukat Faruk Terzioğlu, ‘Kadının yaptığı saldırı kesinlikle meşru müdafaadır. Alkollü insan 5 dakika sonra uyanıp aynı şekilde eşine şiddette bulunabilir. Yargıtayın kararı tartışılamaz’ dedi. Kadının hala resmi olarak M.T. ile evli olduğu ancak evi terk ederek babasının evinde yaşadığı öğrenildi. R.T., buradan da başka bir yakınının yanına taşındı.
Müslümanlar Regaip Kandili’ni idrak etmeye hazırlanıyor. Af ve mağfiretin sağanak sağanak yağacağı mübarek gecelerden birisi olan Regaip Kandili’nde edebeileceğiniz çok güzel bir dua var.
Regaip Kandili’nde nasıl dua etmeliyiz? Regaip Kandili duası var mı? diyorsanız işte Regaip Kandili‘nde yapacağınız ve gönlünüzü Allah’a dökeceğiniz çok güzel bir dua.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her
çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür. İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.
REGAİB KANDİLİ DUASI
Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm
Bismillahi’r-rahmani’r-rahîm
Ey bizleri varlığa erdiren
Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran
Güzeller güzeli rabbimiz!
Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa’ya sonsuz salât ü selam olsun.
İçinde bulunduğumuz şu mübarek Regaib Kandili münasebetiyle bu gecenin senin katındaki kutsiliğini de vesile edinerek dergâh-ı ilahînin önünde ellerimizi açıp yalvarıyoruz:
YA İLAHE’L-ALEMİN!
Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla engin rahmetinin kapısına dayanıyor, şu mübarek Regaib gecesinde bir kere daha hâlimizi arz etmek istiyoruz.
EY ÇARESİZLER ÇARESİ!
Senin dualara icabet etme mecburiyetin yoktur;
Ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de çoktur.
Bütün dileklerimizi kabul buyur
Ve bunları kabulünü vicdanlarımıza duyur;
Yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi iman ve itminanla doyur.
EY KORUYUP KOLLAYAN ALLAHIM!
Önümüzdeki şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın darlığıyla başbaşa bırakma;
Akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden,
Nefislerimizi cismânîliğin baskılarından,
Gönüllerimizi de hevâ ve heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle ya Rabbi
Biz kullarını; ilimde kibir ve gururdan,
İbadette riya ve gafletten
Ve duygularına renk attıran ülfetten koru ya Rabbi!
Senin yolunda yürüyor gibi görünüp senden uzaklaşmak, kurbet atmosferinde iç içe firkat yaşamak,
Hep rızadan söz edip gazap arkasından koşmak ne acıdır!
Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.
EY GÜNAHLARI BAĞIŞLAYAN!
Şu mübarek gece hürmetine bizleri bağışla,
İnayetine ihtiyacımız açık,
Çaresizliğimiz her halimizden belli;
Bizleri yara-bere almadan
Ötelerdeki güzelliklere ancak sen ulaştırabilir ve bu güne kadar elli defa çatlamış ve kırılmış ruh dünyamızı da ancak sen tamir edebilirsin.
İçimizi sana döküyor,
Kusurlarımızı sana açıyor ve bizlere yeniden iyi insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!
EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN!
Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun.
Sana yönelenlere hep “gelin, gelin” diyorsun.
Ey Rab! Bütün kusur ve hatalarımızla beraber müsaade buyur “biz de geldik” diyelim. Geldik ve şu mübarek gecede sana,
Yolların amansızlığını,
Nefis, şeytan ve hevânın imansızlığını,
Bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz.
Bilhassa, her zaman hatalara açık duran,
Günahlara meyyal bulunan
Ve ululuğuna karşı hep saygısız davranan,
Serkeş nefsimizi sana şikayet ediyoruz.
Sen bizleri nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza buyur ya Rabbi!
Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır Ya Rabbi
Lisanlarımızı yalandan, gıybetten, senin sevmediğin,
Hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle ya Rabbi!
Kalblerimizi gösterişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur ya Rabbi!
Her hal ve tavrımızı rızan istikametinde eyle ya Rabbi!
Niyetlerimizi ihlaslı kıl ya Rabbi!
Ve bize lütfettiğin bütün şeylerde de bereket ihsan eyle ya Rabbi!
EY TALİHSİZLERİN SIĞINAĞI,
EY ÂCİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI, EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ!
Şu anda duygularımız derbeder,
Davranışlarımız ahenksiz,
Çoğumuz itibarıyla ümitlerimiz sarsık,
Dünyanın durumu boz-bulanık,
İşte böyle bir dağınıklık içinde sana geldik.
Böyle gelenlerin ilki değiliz, sonuncusu da olmayacağız. Rahmetin, bu garip pişmanların ümit kapısı,
Şimdiye kadar gelip senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç olmamış;
Hiçbir pişman da o kapıdan kovulmamıştır. O kapı senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır.
Bizi hilm ü silminle güçlendir ve affınla bizlere muamelede bulun ya Rabbi!
EY HER DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI!
Şu mübarek Regaib gecesinde binler, yüz binler senin karşında gerek burada gerek televizyon ekranları karşısında divan durarak
Ellerimizi sana açıyor ve külliyet kesbetmiş niyaz edalı soluklarımızla, kullarına her zaman açık bulunan, hiç olmazsa aralık duran rahmet desenli kapının tokmağına inleyerek dokunuyor ve “biz geldik” diyoruz.
Herkesi ve her şeyi görüp gözettiğine,
Her sese ve herkese merhamet ettiğine gönülden inanarak senden uzaklığımızı geçici dahi olsa görmüyor, günahlarımızı af çağlayanların içinde tasavvur ediyor, senin afv u safhına bakıyor ve ümitlerimizi ona bağlıyoruz ya Rabbi!
YA İLAHEL ALEMİN!
Mescitlerimizde Kur’an okunuyor,
Minarelerimizden dinin temeli ezanlar yükseliyor;
Ve biz mabetlerimizde, mescitlerimizde bülbülü hoş eda nağmeler dinlemeye erdik, sen bu nağmeleri kesip bizi inkisara itme ya Rabbi.
Hazret-i Muhammed’i güldüren,
Kur’an’ın manasını güldüren,
Eslâfı, ervahı, eşbahı güldüren bu manzarayı makûs edip
Bütün bu gülenleri şu mübarek gece hürmetine ağlatma ya Rabbi.
EY RAB!
Ellerimiz-ağızlarımız, gözlerimiz-kulaklarımız, dillerimiz-dudaklarımız yaratılış gayelerinden fersah fersah uzak ve âdeta nankörlüğe kilitli;
Eller yasak meyvelerde,
Ağızlar harama açık duruyor;
Gözler başkalarının kusur müfettişi..
Yalan revaçta, hıyanet sıradan bir şey,
Hak ve adaletin ismi var sadece;
Vefa Kafdağı’nın arkasında,
Ahde hürmet unutulup da bir köşede kalmış;
Buna karşılık haksızlık firavunları utandıracak dorukta.
Makam sevgisi, şöhret hissi, rahat etme düşüncesi, boyunlarımızda âdeta çelikten bir kement;
Her biri birer çukur olan bu duygulardan bir türlü kurtulamıyor ve özümüzle bütünleşip kendimiz olamıyoruz.
N’olur bu durumdan bizleri kurtar ya Rabbi!
ALLAH’IM!
Dünya ve ukbâ kazancı adına ne ciddî bir hesap
Ne de tutarlı bir plâna sahibiz.
Kazançlar kuşağında sürekli kaybediyoruz;
Kaybederken de muhtemel daha kötü durumlarla teselli olmaya çalışıyoruz.
Zamanı suçlama, şartlara lânetler yağdırma da ayrı bir avunma yolu.
Bütün bunlara rağmen ya Rabb!,
Bizi bize bırakmaman en büyük dileğimiz.
Kendimiz edip kendimiz bulsak da,
Rahmetin, istihkaklarımıza lütuf televvünlü haklar bahşedecek genişlikte.
Sen bizlere lütfunla muamelede bulun ya Rabbi!
EY KAİNATIN SULTANI!
Dua edenlere cevap veren sen,
Izdırapları dindirip ihtiyaçları gideren sen,
Devrilenleri kaldırıp doğrultan sen,
Çatlayıp kırılanları sarıp-sarmalayıp tedavi eden de sensin!
Senden ayrı kalışımız ruhumuza renk attırdı;
Nefsânîlik ve gaflet, ibadetlerimizin mânâ ve özünü alıp götürdü;
Samimiyetsizlik dualarımızın kolunu-kanadını kırdı.
Sinelerimiz bomboş, düşüncelerimiz tutarsız, kalbî ve ruhî hastalıklarımız bizi yere sermek üzere..
Var eden sensin, yok eden de sen; uzak tutan sensin, yaklaştıran da sen;
Sen bizi biz etmeseydin biz bu duyduklarımızı duyamaz ve bize imanın neş’esini tattırmasaydın şu söylediklerimizi söyleyemezdik.
Verdiklerin vereceklerinin referansı; diliyor ve dileniyoruz, bize yakınlığını duyur ve benliğimizde sana karşı yaklaşma heyecanları uyar ya Rabbi!
ALLAH’IM!
Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun..
İç dünyamızı varlığının ziyasıyla nurlandır ve bizi sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halâs eyle; halâs eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız bırakma.
Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize istikamet, niyetlerimize de ihlas istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur ya Rabbi!
EY AFFI TECZİYESİNİN ÖNÜNDE RAHMET TAHTININ SULTANI!
Ya Rabbi dokuz asır tevhide bayraktarlık yapmış bir milletin torunları olarak biz senin adını omzumuzda taşımaya,
Âfaktan âfâka serhad türküleri söyleyerek gezmeye,
Kaleleri aşmaya, cihana muvazene getirmeye,
İnsanlık için denge unsuru olmaya alıştık Ya Rabbi.
Sen bizi buna davet ettin, “sizi ifrat ve tefritin ortasında ümmet-i vasat yaptım” dedin. Bizlerde böyle olmaya çalıştık,
Sen bizleri devletler muvazenesinde olması gereken ufka ulaştır ya Rabbi!
EY YÜCELER YÜCESİ!
Cihanın çeşitli yerlerinde yeni gelişmelerin olduğunu duyalım ve bunların şükrünü eda etmek için iki büklüm huzuruna gelelim.
Minarelerden hakiki manasına uygun Allah-u Ekber nidalarının yükseldiğini duyalım..
Gözyaşlarımızı ceyhun ederek huzuruna koşalım..
İki büklüm rükua varalım.. Bu az oldu diye secdeye kapanalım..
Gözyaşlarımıza muhtaç seccadeleri ıslatalım..
Ve pek çoğumuz bu neşvenin içimizde hasıl ettiği mevcelenme ile canı dudağına gelmiş, kalbi durmuş insanlar olarak ruhumuzu teslim edelim..
İnşirah, beşaret ve beşaşet içinde şadırvanların temiz güvercinleri gibi kanat çırpalım, sana yükselelim..
Bedrin aslanları gibi, Uhud’un kaplanları gibi, cihan tarihinde benzerine az rastlanan harika nesiller gibi olma yolunda bir hayat sürelim..
Bizi bu mübarek gece hürmetine bu türlü lütuflarla şerefyâb eyle ya Rabbi.
EY RAHMETİ GAZABININ ÖNÜNDE BULUNAN,
KULLARININ TEVBELERİNİ KABUL BUYURAN VE DUA DUA YALVARANLARIN NİDALARINA İCABET EDEN YÜCE RABB’İMİZ!
Amellerimizdeki eksikliklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklüğe değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız recâmıza göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur;
Bizi haybet ve hüsrana uğratma!
EY KORUYUP KOLLAYAN YÜCELER YÜCESİ!
Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahlardan dolayı bize azap etme..
Şu aciz kullarına, gazabının önüne geçmiş o engin rahmetinle ve fazlınla
Muâmele eyle..
Bizi dünyevî afet ve rezaletlerden,
Ahiret azabından,
Kalbleri fenalığa esir düşmüş kötü insanların şerlerinden,
Fâcir kimselerin komplolarından,
Düzenbazların hîle ve tecavüzlerinden,
Bozguncuların kırıp dökmelerinden
Ve bütün despotların zulmünden
Sen bizleri ve ülkemizi
Muhafaza buyur ya Rabbi!
Ya Rabbi bize dünya da ve ahirette iyilikler lutfeyle
Bizleri cehennem azabından azad eyle
Ya Rabbi bizi, anne ve babamızı, ve bütün inananları büyük buluşma ve duruşma gününde sen mağfiret eyle
Ya Rabbi ülkemize ve islam alemine birlik ve düzen
Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle
EY YAPILAN DUALARA CEVAP VEREN ALLAH’IM!
Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
Darda kalanlara icabet edersin,
Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!
YA İLAHEL ALEMİN!
Burada okunan Kur’an’dan
Getirilen salat ü selamlardan
Terennüm edilen mevlid-i şeriften
İlahi ve kasidelerden
Hasıl olan sevaplardan başta Peygamberimiz Efendimiz Hazret-i Muhammed (SAS) olmak bütün enbiya ve murseline
Dine diyanete hizmet etmiş insanlara
Bütün eş dost akraba arkadaş ve arkadaşlarımıza
Tüm yakınlarımıza ve büyüklerimize
Gazi ve şehitlerimize
Bu ülke için hizmet vermiş devlet adamlarımıza
Armağan ediyoruz sen onların ruhlarını da hissedar eyle ya Rabbi!
EY YÜCELER YÜCESİ!
Efendimiz Hazret-i Muhammed’e,
Muallâ aile efradına
Ve bütün Ashab-ı Güzînine
Salât u selam ederek ve şu mübarek Regaib gecesini vesile edinerek bunları senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur ya Rabbi!..
Amin amin amin
Velhamdü Lillahi Rabbil Alemine’l-fatiha