Etiket: Erzurum Haber

  • ‘Ücretsiz yolculuk’ için adım atıldı!

    Şehit ve gazi yakınları ile 65 yaş üstü yaşlı vatandaşlar şehir içi ücretsiz yolculuk yapabilecek.

     

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, engelli vatandaşların, şehit ve gazi yakınları ile 65 üstü yaşlı vatandaşların sehir içinde ücretsiz yolculuk yapmalarını sağlayacak kanunun Bakanlar Kurulu’na sunulacağını açıkladı.

     

     


    Ankara’da Evde Sağlık Hizmetleri Derneği, Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sempozyumu düzenledi. Sempozyuma Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin katıldı.

    Toplantı çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Şahin, engelli vatandaşların şehir içindeki yolculuklardan ücretsiz faydalanmasını sağlayacak düzenlemeye ilişkin “Başbakanımızın talimatıyla biz bir çalışma başlattık. Şehirden şehire değişen ücretsiz seyahat hakkıyla ilgili. Engellilerimizdeki durum, şehit ve gazilerin durumu ve 65 yaş üstü ile ilgili çalışmamızı tamamladık önümüzdeki Bakanlar Kurulu’na sunacağız” dedi.

    Bakan Şahin, sempozyumdaki konuşmasında da insana verilen önemi vurguladı. Şahin, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Şeyh Edebali’nin bize bıraktığı mirası, sosyal devlet olarak özümsüyor ve gereğini yapmak içinde özveriyle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Engelli ve yaşlı vatandaşların aldığı hizmetlerin aksatılmadan gerçekleştirildiğini belirten Şahin, engellilerin istihdam edilmeleri için ise boş kadroların oluşturulmaya çalışıldığını ve yaşlı vatandaşların ölümü beklemek yerine, toplum yaşantısında aktif olması için de çalıştıklarının altını çizdi.

  • Profesörün intiharı

    Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Budak, Erzurum’da Atatürk Üniversitesi Yerleşkesinde bulunan lojmanında bileklerini kesip dördüncü kattan atlayarak intihara etti.

    Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 45 yaşındaki Prof. Dr. Budak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

     

     

    Olay, bugün saat 10.00 sıralarında Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi içindeki lojmanlarda meydana geldi. Cumhurbaşkanı tarafından 7 Eylül 2012 tarihinde Bayburt Üniversitesi Rektörlüğü görevine atanan Prof. Dr. Gökhan Budak, hafta sonu Erzurum’daki ailesinin yanına geldi. Rektör Prof. Dr. Budak, daha önce öğretim üyesi olarak görev yaptığı Atatürk Üniversitesi’ndeki lojmanlarda bulunan 60 Nolu Blok’taki evinde bu sabah iddiaya göre acı duymamak için önceden ilaç alıp saat 10.00 sıralarında bileklerini kesti.

     

     

    DÖRDÜNCÜ KAT BALKONUNDAN ATLADI

    Elinden kanlar akarken lojmanın dördüncü katında bulunan dairesinin balkonuna çıkan Prof. Dr. Gökhan Budak, görgü tanıklarının iddiasına göre baş aşağı kendisini boşluğa bıraktı.

     

     

    Aile fertleri ve çevreden görenler tarafından karlar üzerinde ağır yaralı bulunan Prof. Dr. Budak, hemen Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi içinde bulunan Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakım servisinde tedaviye alınan Prof. Dr. Budak kurtarılamadı.

     

     

    Evli ve 2 çocuk babası Prof. Dr. Gökhan Budak’ın intihar girişimiyle ilgili polis geniş çaplı soruşturma başlattı.

     

     

    Prof. Dr. Gökhan Budak kimdir?

    Prof. Dr. Gökhan Budak, Erzurum’un Olur ilçesinde doğdu. 1989’da Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü’nden mezun oldu. 1990’da birincilikle bitirdiği bölüme araştırma görevlisi, 1996 yılında yardımcı doçent, 2000’de doçent ve 2006’da Atom ve Molekül Fiziği Anabilim Dalı’nda profesör olarak atandı.

     

     

    X-ışını Floresans Spektroskopisi, Atom ve Moleküllerin Kuantum Mekaniksel Hesaplamaları ile Monte Carlo Simülasyon Tekniği konularında bugüne kadar 60’dan fazla SCI kapsamındaki dergilerde bilimsel makalesi, yurtiçi ve yurtdışı sempozyumlarda sunulmuş 40 civarında bildirisi var. SCI kapsamındaki makaleleri TÜBİTAK Teşvik Primi ile ödüllendirildi ve 500’den fazla atıf yapıldı.

     

     

    2002–2003 yıllarında Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürlüğü, 2008-2010 yıllarında da Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevlerinde bulundu.

  • ‘Hurşit Tolon tutuklansın’

    Zirve Yayınevi davasında, emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında tutuklama kararı çıktı.
    Zirve Yayınevi davasının 58. duruşmasında mahkeme heyeti, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sunulan yeni belgelerin bulunduğu ek klasörler üzerine, halen Ergenekon davasında kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile Adem Gedik, Hüseyin Yelki ve Levent Ercan Gelegen hakkında tutuklama kararı verdi.

  • Hozat ilçe emniyet müdürü intihar etti

    Tunceli Hozat İlçe Emniyet Amiri Çağlar San evinde intihar etti.

     

    Çağlar San’ın evinde intihar ettiği öğrenildi. Olay öğleden sonra yaşandı. Olay yeri inceleme ekipleri ve savcılık olay yerinde.

    Dört ay kadar önce Hozat’a ataması yapılan San’ın uzun bir süre eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun da korumalığını yaptığı öğrenildi.

     

    FİŞLEME İLE GÜNDEME GELDİ

    Tunceli Hozat İlçesi geçtiğimiz hafta ortaya çıkan fişleme skandalı ile gündeme geldi. Ortaya çıkan belgelere göre, ilçe genelindeki çok sayıda siyasetçi, STK temsilcisi ve sivil vatandaşın fişlendiği ortaya çıkmıştı.

    Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı, fişleme skandalının ortaya çıkması sonrası soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında İlçe Kaymakamlığı, Emniyet Amirliği ve Jandarma Komutanlığı’ndaki birçok belgeye el konulmuştu.

  • ‘Örgüt içerisinde Türkçe konuşuluyor!’

    ‘Örgüt içerisinde Türkçe konuşuluyor!’

    AĞRI’da yakalanan bölücü terör örgütü PKK’nın sözde Patnos sorumlusu olan Suriye uyruklu ’Çiya Sefkan’ kod adlı 30 yaşındaki Hasan Nabo’nun tutuklu yargılandığı Erzurum 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Türkçe’yi düzgün konuşması dikkat çekti. Mahkeme Başkanı Mustafa Kahya’nın “Çok güzel Türkçe konuşuyorsun. Nerede öğrendin?” sorusuna Hasan Nabo, “Örgütte Türkçe konuşuluyor, orada öğrendim” dedi.

     

    Ağrı Emniyet Müdürlüğü, 8 Aralık 2011 günü düzenlenen operasyonda uyurken yakaladığı PKK’nın Tendürek sorumlusu ’Serkeş’ kod adlı Zafer Zal’ın itirafları üzerine il merkezinde çeşitli noktalara baskınlar yaptı. Patnos ilçe merkezindeki Yunus Emre Mahallesine 18 Haziran 2012 günü operasyon düzenleneyen polis, sözde Patnos bölge sorumlusu olan Suriyeli Hasan Nabo’yu bir evde yakaladı. Aranan Suriyeli teröristin üzerinde Uzi marka suikast silahı, susturuculu tabanca, el bombası bulundu. Suriyeli terörist sorgusunun ardından 19 Haziran 2012 günü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

     

    ’Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak, silahlı terör örgütüne üye olmak, cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etmek, nitelikli yağma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 80 yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanan Hasan Nabo, dün yargıç karşısına çıktı. Suriye’nin Arfin kentinde doğduğunu anlatan Hasan Nabo’nun çok güzel Türkçe konuşması Mahkeme heyetinin dikkatini çekti. Mahkeme Başkanı Mustafa Kahya, “Çok güzel Türkçe konuşuyorsun. Bizim Türkler senin gibi Türkçe konuşamıyor. Nerede öğrendin?” diye sordu.

     

    ASKER BİZİ ÖLDÜRMEDİ, BİZ DE ASKERİ

    Bunun üzerine Suriyeli Hasan Nabo, “Örgütte Türkçe konuşuluyor. Orada öğrendim” dedi. Duruşmada, Türkçe savunma yapan Hasan Nabo, Türkiye’ye 2004 yılında geldiğini, ilk olarak Patnos ilçesinde Bölge Trafiğe saldırı eylemini gerçekleştirdiğini itiraf etti. Eylemi, Sidar ve Botan kodlu iki kişiyle yaptıklarını bildiren Nabo, “Irak’tan talimat geldi. ’Eylem yapacaksınız’ dediler. Ben eylem yapmak istemiyordum. Çocukken ’okuyup avukat olacağım, insanların haklarını savunacağım’ diye hayallerim vardı. Hedef alınarak ateş edilmedi. İsteseydik rahatlıkla binayı roketle vurabilirdik. Amacımız öldürmek değil ses getirmekti. Çakırbey köyünde örgüt, Hacı Ramazan’a çalıştırması için para vermişti. Patnos ile Tutak arasında Kervetin kırsalında 2009’da askerler operasyon yapmış bizi arıyorlardı. Aşırı yağmur başladı. Bütün askerler bir naylonun altına girdi. 10’dan fazla asker vardı. Biz istesek hepsini aynı anda tarayıp öldürebilirdik, yapmadık. Arkadaşımla beraber oradan uzaklaşıp mağaraya gittik. Yağmur durduktan sonra askerler bizim kaldığımız mağaraya geldi. Mağara iki katlıydı, biz alt katındaydık. Asker, deliği farketti ve komutanı çağırdı. Sadece üst kata bomba attılar. Komutan insancıldı. Karanlık oldu, dışarı çıktık. Yine 10 asker önümüzde gidiyordu. Onlar bizim ölümümüze neden olmadıkları için biz de onları öldürmedik” diye konuştu.

     

    BAŞKANLA SURİYELİ TERÖRİSTİN DİYALOGU

    Daha sonra Hasan Nabo, Mahkeme Başkanı Mustafa Kahya’nın sorularını şöyle yanıtladı:

    Başkan Kahya: Kandil’in sıkça bombalandığını duyuyoruz. Nasıl bir yer orası?

    Hasan Nabo: Küçük grupların kaldığı düzenli bir yer

    Başkan Kahya: Örgüte nasıl katıldın?

     

    Hasan Nabo: 16-17 yaşında Suriye’nin Afrin şehrinde bir köyde yaşarken örgüte katıldım. Köyde yaşayan halk PKK ile birlikte hareket ediyordu. PKK’lıların kılık kıyafetlerinden ve gördükleri itibardan etkilenerek örgüte katılma kararı aldım. 10 kardeşiz ama sadece ben örgütteyim. Afrin’de kapalı odalarda, daha sonra Kandil’de silahlı eğitim gördüm. Suriye’de PYD ve PKK etkilidir. 2004 yılına kadar Kandil’de kaldım. Bu süre içerisinde Talabani kuvvetleriyle silahlı çatışmalar oldu.

     

    Başkan Kahya: Eşin ve çocuğun var değil mi? Biliyorum olduğunu. Delikanlı adamsın niye olmasın hanımın?

    Hasan Nabo: Gerçekten yok. Neredeler getirin bi göreyim.

    Öte yandan Suriyeli Nabo’nun tutukluk durumunun devamını uygun gören mahkeme, duruşmayı erteledi.