Etiket: Eroğlundan

  • Bakan Eroğlu’ndan müteahhitle sıkı pazarlık

    Amasya’da 107 milyon lira tutarındaki 24 yatırımın müjdesini veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, firma yetkilisiyle işi bir dakika bile geç teslim etmesi halinde ücretsiz okul yapma konusunda el sıkıştı.

    Amasya Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende 13’ü Devlet Su İşleri (DSİ) ile biri Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından yapımı planlanan 14 adet yatırımın temelini atıp yine DSİ’ye ait 3, Orman Genel Müdürlüğü’ne (OGM) ait 1 olmak üzere 4 tesisin ise açılışını gerçekleştiren Bakan Eroğlu, temeli atılan bir tesisi üstlenen firma temsilcisiyle görüşerek, “Bitiş tarihi 31 Aralık 2017. Saat 16.59. 2018 yılına kaydığı zaman bir dakika bile kaysa 12 derslikli bir okulu müteahhit firma ücretsiz bir şekilde yapıp teslim edecek. Erken bitirirse takdirname vereceğiz” dedi.

    Veysel Eroğlu’nun temelini atıp ve açılışı yaptığı DSİ’ye ait tesislerin hizmete alınması ile 130 bin dekar zirai alana sulama suyu sağlanacak, 2 ilçe, 14 bin 100 dekar alan ve 33 yerleşim yeri ise taşkın zararlarından korunacak. Ayrıca merasimde DKMP Genel Müdürlüğü tarafından Borabay Gölü Tabiat Parkı’nda yapılacak çalışmaların temeli atılarak, OGM’ye ait ormancılık projelerinin açılışı gerçekleştirdi. Eroğlu, programı çerçevesinde ayrıca 13 Eylül 2012 ve 03 Ekim 2013 tarihlerinde Amasya’ya verdiği 178 milyon TL’lik 43 müjdeye ilave olarak 107 milyon lira yatırım bedeline sahip 24 müjde daha verdi. Böylece son 4 yılda Amasyalılara toplam 285 milyon TL’lik 67 müjde vermiş oldu. Müjdeler arasında baraj, sulama tesisi, taşkın koruma tesisleri, fidan üretimi, orman köylülerine kredi ve gelir getirici tür ağaçlandırma projeleri, DKMP projeleri ile otomatik meteoroloji gözlem istasyonları yer alıyor.

    Törene Amasya Valisi Salih Işık, Ak Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Kurmay Albay Zafer Uğur, Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir, DSİ Genel Müdürü Murat Acu, diğer yetkililer ve vatandaşlar katıldı.

  • (Özel Haber) Bakan Veysel Eroğlu’ndan HES karşıtlarına “gaza gelmeyin” uyarısı

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu her üç evdeki ampulden birinin enerjisini HES’lerin karşıladığını belirterek, HES karşıtlarına, “Bugün enerji fiyatları 40 Cent gibi rakamlara yükselmemişse bunda açtığımız HES’lerin büyük rolü var. Lütfen gaza gelmeyin” uyarısında bulundu.

    2003 yılından bu yana Orman ve Su İşleri Bakanlığı – DSİ ve özel sektör iş birliğiyle soluk almadan devam eden yatırımların ilk gerdanlığını oluşturan Muratlı Barajı’nın ardından Borçka, Deriner ve Artvin barajlarını sollayacak Yusufeli Barajı’nda da çalışmalar gece – gece gündüz sürüyor. Çoruh nehri üzerine kurulan 284 metre yüksekliğindeki Dünyanın üçüncü Türkiye’nin en büyük barajı olması planlanan Yusufeli Barajı’nda gittikçe sona yaklaşılıyor. Çalışmalar hakkında İHA’ya özel açıklamalarda bulunan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu milyar dolarlık yatırımların ekonomik getirisine ve stratejik açıdan önemine dikkat çekti.

    Çalışmalarda özellikle dokuya zarar vermeyecek nitelikte adımların atıldığına dikkat çeken Bakan Prof. Dr. Veysel Eroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aynı hassasiyetle talimatının olduğunu belirtti. 2012 yılında temeli atılan Yusufeli Barajı’nın teknik özellikleri açıdan son barj olduğunu ifade eden Bakan Eroğlu, “284 metre yükseklikte Türkiye’nin en yüksek barajı olacak olan Yusufeli Barajı’nın inşaatı hızla devam ediyor. Yusufeli’ni geçemeyeceğiz. Maalesef. Çünkü Türkiye’de onu geçecek bir alanımız yok. Dolayısı ile şuanda en yüksek baraj Yusufeli olacak” dedi.

    “150 yıllık tarih yeniden hayat bulacak”

    Baraj HES’in yapımının tamamlanmasının ardından Yusufeli ilçesi ve 6 köyün tamamen sular altında kalacak. 150 yıllık tarihi geçmişe sahip bölgede alt ve üst yapı çalışmalarının da devam ettiğini baraja 9 km mevcut ilçeye ise 2 km uzaklıkta yer alan Yansıtıcılar ve Sakut deresi bölgesine 8 farklı tipte konut, 25 yataklı hastane, 2 sağlık ocağı, 16 derslikli meslek lisesi ile mobilya ve metal işleri atölyesi, 100 kişilik pansiyon, 16 derslikli ortaokul, 16 derslikli ilköğretim okulu ve 24 derslikli lise binaları yapılacak. Yıl sonu bitirilmesi planlanan yeni yerleşim alanıyla ilgili olarak da Bakan Eroğlu şu bilgileri verdi: “ Yusufeli’nin az ilerisinde muhteşem bir ilçe inşa ediyoruz. Tüm alt yapı tesisleri ve üst yapı çalışmaları da bu yıl sonu bitecek. Üst yapı da TOKİ tarafından bizim adımıza bu çalışmayı yapacak. Sayın Cumhurbaşkanımız kendi dahi bir proje hazırlamıştı ama beğenmemişti. Dedi ki , ‘bu nedir yahu yöre mimarisine uygun dört dörtlük bir proje istiyorum’ dedi. Sonra tekrar proje yaptık ve beğendi. Neticede şuanda orada 70 bin hektar yani aşağı yukarı 700 dekarlık bir alan var şuanda ve bunun yüzde 50 fazlasını daha Yusufeli’nde inşa ediyoruz. Aşağı yukarı 115 hektar yani bin 150 dekarlık alanı hazırlıyoruz. Bütün her şeyiyle.”

    “Yıllık 400 milyon TL’den fazla katkı sağlayacak”

    2018 yılında bitirilmesi planlanan toplam gövde hacmi 2 milyon 350 bin metreküp olacak barajda, 2,2 milyar metreküp su depolanacak. Çoruh Nehri ana kolu üzerindeki kilit barajlardan birisi olacak Yusufeli Barajı ve HES ekonomiye de yılda 450 milyon lira katkı sağlayacak. Çoruh vadisinde AK Parti hükümetlerinden önce hiçbir yatırımın yapılmadığını bölgesel kaynaklardan istifade edilmediğini açıklayan Bakan Eroğlu son 13 yılda 300’den fazla baraj ve HES yapıldığını söyledi.

    “Baraj yapmadan hiçbir şehre su veremeyiz”

    Türkiye’nin enerjide yüzde 75 oranında dışa bağılı olduğunu hatırlatan Bakan Veysel Eroğlu cari açığın büyük kısmının enerji ithalatından kaynaklandığını aktardı. Bu sebeple barajların “su”, HES’lerin de Türkiye’nin elektrikteki sigortası olduğunu belirten Bakan Eroğlu; “ Enerjide dışa bağımlıyız. Enerji ihtiyacımızın yüzde 75’ini dışarıdan temin ediyoruz. Cari açığımızın büyük kısmı da maalesef enerji ithalatından kaynaklanıyor. Dolayısı ile enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, yerli temiz yenilenebilir enerji kaynaklarını arttırmak amacıyla gerçekten bu barajlar Türkiye ekonomisi için çok önemli. Bugün enerji fiyatları 40 Cent gibi rakamlara yükselmemişse bu açtığımız HES’lerin büyük rolü var. Aşağı yukarı Türkiye’deki Kurulu gücün üçte biri HES’den, üretimde yıllara göre değişiyor de sulak dönemlerde de üçte biri yani üç ampulden biri, kurak dönemlerde ise dörtte birini karşılıyor. Şuna da dikkat çekilmeli tabi bu inşaatlar yapılırken ekonomik krizin olduğu dönemlerde bunlar birer faaliyettir. Türkiye’de kalkınma gelişme seviyesinin artmasında büyük rolü var. İstihdam sağlanıyor. Deriner Barajı’nda sadece 5 bin kişi çalıştı. Barajları da yapmak zorundayız çünkü hiçbir şehre baraj yapmadan su vermemiz mümkün değildir.

    HES karşıtlarına “gaza gelmeyin” uyarısı

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu özellikle HES’lerin özellikle felaketlerin önlenmesinde önem teşkil ettiğine dikkat çekerek, HES karşıtlarına şu uyarıda bulundu: “HES’ler Türkiye’de elektriğin sigortasıdır. Eğer bunlar olmaz ise bunlar yapılmasaydı Türkiye elektriksiz kalırdı veya fiyatlar çok yükselirdi. Lütfen bu gibi durumlarda gaza gelmesinler vatandaşlarımız dikkatlice okuyarak bakarak bunların çevreye bir zararı olmadığını bazı felaketleri de önlediğini düşünsünler.”

  • Bakan Eroğlu’ndan peşkeş iddialarına yanıt

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Bazen yanlış beyanat veriliyor. Peşkeş çekmek için orman yakılıyor gibi. Kesinlikle böyle bir şey yok. Bir metrekare dahi ispat edenlere hodri meydan diyorum. Bizim dönemimizi kastediyorum. 2003 yılından bu yana bir metrekare yanan alan verilmişse buyursunlar hodri meydan” dedi.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, orman yangınları ile mücadele kapsamında bilgilendirme toplantısı düzenledi. Orman Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda Eroğlu, orman yangınları ile mücadele kapsamında bugüne kadar yapılan çalışmalar, alınan tedbirler ve 2016 yılında çıkan yangınlar ve zararları hakkında bilgi verdi. Bakan Eroğlu, “Bizim ormancımız çok başarılı. Dünyadaki en ileri teknolojiler bizde var. Orman teşkilatı Türkiye’nin en eski teşkilatlarından birisidir. Ormanları korumak, geliştirmek ve işletmek gibi bir görevi var. Dünyada pek çok yerde orman varlığı azalıyor. Son 13 yılda orman varlığını arttıran dünyada ki nadir ülkelerden biriyiz. 2002 yılında 20.8 milyon hektar iken, 2015 yılında 22.3 milyon hektar. Arada 1.5 milyon hektar orman varlığımız arttı. Dünyada böyle bir şey yok. 2003-2015 yılları arasında toplam 3 milyar 500 milyon fidanı toprakla buluşturduk. 22.3 milyon hektar orman bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Peşkeş çekmek için orman yakılıyor gibi bir şey söz konusu olamaz”

    Eroğlu, peşkeş çekmek için ormanlar yakılıyor gibi ifadelerin yanlış olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

    “Bir yerde yangın çıktığı zaman çok hızlı hareket ediyoruz. Havada uçan bir helikopterin kaç kilometre hızla uçtuğunu ve yangın yerine ne zaman varacağına kadar takip edebiliyoruz. Yanan alanları kendi haline terk etmiyoruz. Rehabilitasyon dediğimiz yanan alanları bir yıl içerisinde ağaçlandırıyoruz. Yanan orman alanları başka maksatla verilmez. Bazen yanlış beyanat veriliyor. Peşkeş çekmek için orman yakılıyor gibi. Kesinlikle böyle bir şey yok. Bir metrekare dahi ispat edenlere hodri meydan diyorum. Bizim dönemimizi kastediyorum. 2003 yılından bu yana bir metrekare yanan alan verilmişse buyursunlar hodri meydan.”

    “Orman yangınlarında kasıt gitgide azalıyor”

    Orman yangınlarıyla mücadelede eğitimin önemli olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Eroğlu, orman yangınlarıyla mücadele kapsamında 11 bin yangın işçisi, 3 bin teknik eleman, 5 bin memur olmak üzere toplam 19 bin personel ile yangınlar ile mücadele edildiğini söyledi. Ayrıca 2 bin 300 kara aracı, 35 hava aracı ile yangınla mücadele edildiğini açıklayan Bakan Eroğlu, “Helikopterlerin su alması için 2 bin 942 havuz ve gölet yaptık. Orman yangınlarının tespiti ve en yakın zamanda bildirilmesi için 776 adet kulemiz ve 107 gözetleme kulesinde 214 kamera sistemimiz var. Yangına hassas olan yerlerde 360 derece dönebilen, görüntüyü alan ve dumanı aldığı anda en yakın bölgeye alarm veren sistemimiz var. Yangını önlemek için yol yapıyoruz. Yılda bin kilometre civarında yol yapıyoruz. 2016 yılında Şubat’tan itibaren sıcaklık geçmiş yıllara göre çok fazlaydı. Bu sene çok sıcak ve kurak bir yaz yaşadık. Çok sıcak olmasına rağmen orman teşkilatımız çok iyi çalıştı ve büyük yangınlar olmadı. Yangınların sebeplerine bakacak olursak yıldırım yüzde 13, kasıt yüzde 3 ve ihmal-dikkatsizlik yüzde 84’tür. Kasıt gitgide azalıyor. Eskiden bir yeri işgal etmek için orayı yakarlardı. Ama şuan işgal söz konusu değildir. Yüzde 87’si tamamen insan kaynaklıdır. 2006-2015 yılları arasında yılda ortalama 2 bin 330 yangın çıkmış. Ortalama zarar gören ise 8 bin 903 hektardır. 2016 yılında çıkan orman yangını sayısı ise 2 bin 435’tir. Yanan alan ise 8 bin 422 hektardır” diye konuştu.

    “Adrasan, Erentepe ve Toptaş’ta çıkan yangında kasıt olabilir”

    Antalya’nın Kumluca ilçesinde Erentepe Mahallesi’nde çıkan yangına değinen Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Burada kasıt olabilir. Çünkü aynı anda üç noktada yangın çıktı. Bu hemen hemen imkansız. Adrasan, Erentepe ve Toptaş’ta aynı anda yangın çıktı. Burada kasıt olup olmadığını tespit edemedik. Antalya’da bu sene Adrasan’da 520 hektar, Erentepe ve Toptaş yangınlarında bin 317 hektar zarar gördü.”

    “Kırsal alan yangınlarında kim sorumlu belli değil”

    Yangınlarla ilgili bütün Türkiye’de bir planlamanın yapılması gerektiğine vurgu yapan Eroğlu, şöyle devam etti:

    “Kırsal alan yangınlarında kim sorumlu belli değil. Biz sorumlu değiliz. Vatandaş bunu bilmiyor. Beni bayramın gece yarısı arıyor. Ot yanıyormuş bana söylüyor. 2 bin 435 yangın çıkmış ama kırsal alanda 3 bine yakın yangın çıkmış. Bunlara biz müdahale ettik. Bizim mevzuatta böyle bir yetkimiz de yok. Bizim yetkimizde ise bunu bilelim ve ona göre tedbir alalım.”

    “En çok yangın 24 Temmuz 2016 Pazar günü çıktı”

    5 bin köye 5 bin gelir getirici orman kurma çalışmalarının devam ettiğini bildiren Eroğlu, “En yakın köydeki vatandaşlara hane başına kura çekiyoruz. Kime hangi parsel isabet ettiyse 3 yıl boyunca bakımı, masrafları orman teşkilatına ait, geliri ise 49 yıl vatandaşa ait olmak üzere veriyoruz. Bir diğer husus ise, vatandaşlar göç ediyor. Öğretmen olmuş, memur olmuş tarlası boş duruyor. Biz de gel yüzde 65 masraf bizden, yüzde 35’te sen destek ver dedik ve gelir getirici olarak bu araziyi ağaçlandıralım dedik. Yurt dışına orman köylerinden göçmüş vatandaşlara orada boş tarlanız varsa masrafların yüzde 65’i bizden, yüzde 35’i kendisinden olmak üzere biz sizin arsanızı ağaçlandıracağız. Ceviz, badem, fıstık çamı, kavak ne isterseniz dikeceğiz ve teslim edeceğiz. Vatandaş en yakın işletme türüne gidecek, benim şurada tarlam var ve gelin hangisi uygunsa dikin diyecek” açıklamasında bulundu.

    En çok yangının 24 Temmuz 2016 Pazar günü çıktığına dikkat çeken Eroğlu, “49 orman yangını, 60 kırsal alan yangını çıkmış. 109 tane yangın 24 Temmuz 2016 tarihinde çıkmış ve hepsini söndürmüşüz” dedi.

  • Bakan Eroğlu’ndan Alman ’Der Spiegeli’ dergisinin kapağına sert eleştiri:

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Alman ’Der Spiegeli’ dergisinin Türkiye ile ilgili olan ve özgürlüklerin hiçe sayıldığını öne sürdüğü kapağını sert bir dille eleştirerek, “Eğer öyle bir hadise olsaydı diktatörlük vesaire gibi Cumhurbaşkanımızı öldürmeye gelen o hainleri arazide kahraman askerlerimiz ve emniyet teşkilatımız gebertebilirdi. Ama bunu yapmadı” dedi.

    Bakan Veysel Eroğlu, Kurban Bayramı tatilini geçirmek üzere geldiği memleketi Afyonkarahisar’da Sinanpaşa ilçe Kaymakamlığı tarafından gerçekleştirilen bayramlaşma törenine katıldı. Akpınar Parkı’nda kendisini karşılayanlarla tokalaşan Bakan Veysel Eroğlu’nun, yaşadığı soğuk algınlığına rağmen vatandaşlarla tek tek sohbet etmeyi ihmal etmedi.

    Program öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan ve gündem ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Bakan Eroğlu, Hakkari’de PKK’lı teröristler tarafından öldürülen AK Parti milletvekili adayı Ahmet Budak’ın hatırlatılması üzerine, “Maalesef terör örgütü bayram seyran demeden alçakça, kalleşçe hatta evine girerken bayramın mübarek olsun diyerek yaklaşarak, bayramı tebrik etmek için haince Hakkari’deki kardeşimizi şehit ettiler. Lanetliyorum bunları yapanlar insan olamazlar. Bu kalleşlik alçaklık. Bayramlaşmak için gidiyorsun ama silah çıkarıp masum bir insana üstelik siyasi kimliği olan bir kişiyi bu şekilde öldürüyorsun. Bu kabul edilemez. Bu PKK terör örgütünün ne kadar hain olduğunun bir diğer göstergesi. Bunu lanetliyoruz. Ayrıca maalesef HDP’liler siyasetten bahsediyor ama arkalarını PKK’ya dayamışlar bunlarda siyaset falan yok. Özellikle böyle siyasi kimliği olan Hakkari’ye çok büyük hizmetleri olan bir kardeşimizin şehit edilmesi hepimizi çok üzdü. Ben Allah’tan rahmet diliyorum şehidimize, oradaki bütün ailesi ve akrabalarıyla milletimize başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.

    “Devletten maaş alıyorsan millete hizmet edeceksin”

    Bakan Eroğlu, bir başka gazetecinin efendim “PKK ile ilişikisi olan öğretmenler açığa alındı diğer kamu kurumlarındaki memurlar ve akademisyenler içinde aynı şey olacak mı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Devlete hainlik yapan tabiri caizse arkadan hançerleyen insanlara müsaade edemeyiz. Dünyada hiç bir devlet buna müsaade edemez. Dolayısıyla devletten maaş alıyorsan millete hizmet edeceksin onların kanunlarına mevzuatına uygun hareket edeceksin. Bunun dışındaki herkes haindir. Maaş alıp da devleti hançerlemek olamaz. Hainlik olamaz devlet bu milletin birliğini, beraberliğini kardeşliğini sağlamak için milletin huzurunu temin için vardır. Devlet bütün milletin mal ve can güvenliği onların ırz güvenliğini sağlamak için vardır. Dolayısıyla bu hainler mutlaka temizlenecektir.”

    “Türkiye’de adaletin hakkaniyetin ve hukukun üstünlüğüne inanış var”

    Bakan Eroğlu, gazetecilerin soruları üzerine son olarak Alman “Der Spiegeli” dergisinin Türkiye ile ilgili olan ve özgürlüklerin hiçe sayıldığını öne sürdüğü kapak konusuna değindi. Türkiye’de ilan edilen Olağan Üstü Hal’in (OHAL) halka karşı ilan edilmediğini kaydeden Eroğlu, “Bunu da çok ayıplıyorum. Der Spiegeli kapağını gördüm. Bu gerçekten ne kadar düşmanca bir tavır olduğunun açık seçik bir göstergesi. Türkiye’de demokrasi var herkes hür. Biz OHAL ilan ettik ama OHAL’i halka karşı değil, devletin içindeki hainlere karşı ilan ettik. OHAL’de Fransa’da aylarca sürdü. Hamburg’taki hadiseleri gördünüz. Onları görmeyip de Türkiye’yi görüyorsunuz. Eğer öyle bir hadise olsaydı diktatörlük vesaire gibi Cumhurbaşkanımızı öldürmeye gelen o hainleri arazide kahraman askerlerimiz ve emniyet teşkilatımız gebertebilirdi. Ama bunu yapmadı. Çünkü Türkiye’de adaletin hakkaniyetin ve hukukun üstünlüğüne inanış var. Onlar teslim edildi adalete savcının ve hakimin önüne çıkartıldı. Bakın sadece bu örnek bile hukukun üstünlüğü insan hak ve hürriyetlerine ne kadar riayet edildiğini açık seçik bir göstergesidir. Der Spiegel tabiri caizse halt etmiş. Bunlar kasıtlıdır uygun değildir. Ama buna karşı mutlaka dışişleri bakanlığımızın ve Avrupa’daki kardeşlerimizin hukuk içinde cevap vermesi gerekir. Der Spiegeli ayıplıyorum. Yaptığı çok şey çok yanlış kasıtlıdır. Bur medya mensubuna kasıtlı bir yazı yazmak kasıtlı bir kapak yapmak yakışmaz” diye konuştu.

    Bakan Eroğlu gazetecileri yaptığı açıklamanın ardından vatandaşlar ile bayramlaştı.

  • Bakan Eroğlu’ndan kayyum açıklaması

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Doğu ve Güneydoğu’da bazı belediyelere kayyum atanması ile ilgili, “Çukur siyaseti döneminde de bu belediyeler iş makinelerini, kamyonlarını terör örgütü lehine sefer ederek, o araçlarla patlayıcı maddeler döşediklerine maalesef şahit olduk. Bu duruma hükümetimiz kayıtsız kalamazdı ve sonucunda da kayyum atandı” dedi.

    Bakan Veysel Eroğlu, Kurban Bayramı tatilini geçirmek için geldiği memleketi Afyonkarahisar’da, Dinar İlçe Kaymakamlığı tarafından gerçekleştirilen resmi bayramlaşma törenine katıldı. Tören öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Eroğlu, gündemdeki sıcaklığını koruyan konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Eroğlu, gazetecilerin soruları üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından Doğu ve Güneydoğu’daki 28 belediyeye kayyum atanması ile ilgili açıklamada bulunarak, hükümetin bazı yaşanan gelişmelere kayıtsız kalamayacağı için kayyum atanması yaptığı ifade etti.

    Bakan Eroğlu, “Çukur siyaseti döneminde de bu belediyeler iş makinelerini, kamyonlarını terör örgütü lehine sefer ederek, o araçlarla patlayıcı maddeler döşediklerine maalesef şahit olduk. Bu duruma hükümetimiz kayıtsız kalamazdı. Sonucunda da kayyum atandı. Oralarda da Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar görev yapacaklar. Bakanlığımız, o bölgelerdeki içme suyu problemini hallediyor. Aşağı yukarı Doğu ve Güneydoğu’daki bütün şehirlerin kökünden hallettik. Mesela Şırnak’ta su yoktu. Bütün kaynaklardan 50 kilometre mesafede su getirdik. İdil ve Silopi’ye de su getiriyoruz. Cizre’nin gelecekteki su ihtiyacını gidermek için projeleri şimdiden hazır. Yıllarca Mardin’de su yoktu. Yine Mardin’de tüm hazırlıklar yapıldı. Orada özellikle su olmadığından salgın hastalıklar olurdu Mardin Kızıltepe’de Oraya da suyu biz getirdik. Siirt’ten başlayan bütün şehirlere kadar Kilis’in ve Gaziantep’in su ihtiyaçlarını karşıladık” diye konuştu.

    “PKK en çok Kürtlerin düşmanı”

    PKK terör örgütünün bölgede yaşayan vatandaşlara zulüm ettiğini ve PKK’nın en çok da Kürtlerin düşmanı olduğunu ifade eden Bakan Eroğlu, açıklamasına şöyle devam etti:

    “Bakanlığımız belediyelere en çok destek veren içme suyu, sulama, ağaçlandırma, baraj inşaatı gibi konularda dere ıslahları bilhassa destek veren bakanlık. Desteğimiz devam ediyor. Şu anda Bakanlığımızın iş makineleri Cizre’de Dicle nehrinin ıslahını yapıyor. Yine birçok yerde dere ıslahları devam ediyor. Yine ağaçlandırma çalışmaları devam ediyor. Bölgenin kalkınması için her şeyi yapacağız. Ayrıca terörde mutlaka temizlenecek. Zaten oradaki vatandaşlarda huzur istiyor. Devlet otoritesini kullansın istiyor burada. Artık PKK terör örgütünü lanetliyor, zaten PKK terör örgütü en çok Kürtlerin düşmanı. Dolayısı ile kalkıp da onların Kürtlerin hamisi gibi gözükmesi yanlış en çok onlara zulüm ediyor, onları öldürüyor dolayısı ile bizde o bölgedeki vatandaşlarımızın PKK terör örgütü zulmünden kurtarmak onların canını, malınız ve ırzlarını korumak için bütün emniyet güçlerimiz ile oradayız. Yani o vatandaşlarımızın inşallah PKK terör örgütü zulmünden kurtaracağız. Terör örgütü de kesinlikle bitecek. Şu anda zaten emniyet güçlerimiz, askerlerimiz, özel harekat, özel kuvvetler orada sürekli operasyon yapıyor şehirlerdekiler temizlendi. Kırsal alanda şu anda büyük operasyonlar devam ediyor. İnşallah kısa zamandı terörü etkisiz hale getireceğiz.”

    Bakan Eroğlu, açıklamalarının ardından beraberindeki protokol üyeleri ile birlikte bayramlaşma töreninin gerçekleştiği yere geçti.