Etiket: Ermeniler

  • Ermeniler Ağdam, Laçin ve Kelbecer bölgelerini boşaltıyor

    Ermeniler Ağdam, Laçin ve Kelbecer bölgelerini boşaltıyor

    Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Ermenilerin Dağlık Karabağ’daki kontrol noktalarından kitlesel halde Ermenistan’a dönüş yaptığını açıkladı. Zaharova ayrıca, “13 Kasım’dan beri 385 cenaze taraflar arasında takas edildi. Bu sayıya her iki tarafın kayıpları da dahil” dedi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, haftalık basın brifinginde Dağlık Karabağ’da devam eden diplomatik ve askeri gelişmeleri kamuoyuna aktardı. Zaharova, Rusya’nın arabuluculuğunda Ermenistan-Azerbaycan arasında anlaşmanın imzalandığı 10 Kasım’dan itibaren Rusya lideri Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın görüşmelerini sürdürdüğünü aktardı. “Dağlık Karabağ’daki normalleşme çabaları geçtiğimiz haftadan beri devam ediyor” diyen Zaharova, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan telefon görüşmeleri gerçekleştirerek bölgede anlaşmanın uygulanmasına yönelik görüşmeler yaptı. Anlaşmaların koşulsuz uygulanmasını sağlamak önemlidir. 10 Kasım’dan itibaren Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin açıklamalarına uygun olarak bölgede sükunet için uygun adımlar atmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Ermeniler bölgeyi boşaltmaya devam ediyor”

    Zaharova, işgalden kurtarılan Ağdam, Laçin ve Kelbecer bölgelerini Ermenilerin boşaltmaya devam ettiğini söyleyerek, “Rus barış güçlerinin temas hattı boyunca yerleştirilme çalışmaları devam ediyor. Ermeniler, Ağdam, Laçin ve Kelbecer bölgelerini boşaltmaya devam ediyor. Kelbecer’de yaşayanlar kitlesel halde Ermenistan’a gidiyor. Aynı zamanda göçmenlerin Dağlık Karabağ’a dönüşü de gerçekleşiyor. 14 Kasım’dan beri Dağlık Karabağ’a 3 binden fazla kişi, 3 bin 54 kişi döndü” dedi.

    “385 cenaze taraflar arasında takas edildi”

    Rusya’daki komuta merkezi tarafından Ermenilerin terk ettiği bölgelerin yakından izlendiğini kaydeden Zahrova, bölgede Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, Rusya Dışişleri Bakanlığı diplomatları ve Rusya Savunma Bakanlığı personeli tarafından durumun yakından izlendiğini söyledi. Zaharova, çatışma döneminde her iki taraftan kayıpların olduğunu hatırlatarak, “13 Kasım’dan beri 385 cenaze taraflar arasında takas edildi. Bu sayıya her 2 tarafın kayıpları da dahil” ifadelerini kullandı.

  • Gülbey: “Ermeniler kaçak mallarla PKK’ya destek veriyor”

    Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Türkiye’deki kaçak yaşayan Ermenistan vatandaşları ile Ermenistan’dan turist olarak Türkiye’ye gelenlerin yanlarında getirdikleri kaçak alkol ve sigaraların PKK’ya ait olduğunu iddia etti.

    Açıklamalarda bulunan ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan vatandaşlarının Türkiye’ye Gürcistan ve İran üzerinden geldiklerinde yanlarında usulsüz yollarla geçirdikleri kaçak alkol ve sigara olduğunu söyledi. Gülbey, “Bölgeden aldığımız duyumlar, bu kaçak malların PKK’nın olduğu ve PKK’nın bu yolla elde ettiği geliri silah alımında veya terör eylemlerinin finansında kullandığıdır. Ermenistan’ın terör örgütlerine verdiği destek alenen ortadadır. Türkiye’de yaşayan kaçak Ermeniler, geçmiş dönemlerde PKK ve HDP’nin özellikle İstanbul’da yapmış olduğu miting ve siyasi eylemlere katılarak destek olmuşlardır. Ermenistan’ın, İran ve Gürcistan üzerinden kaçak alkol ve sigaranın dışında bavul ticareti altında silah ve patlayıcı maddeler de geçirildiği duyumlarımız bizleri endişelendirmektedir. Geçtiğimiz günlerde Sakarya’da ve Ordu illerimizde Ermenistan vatandaşlarının yaşadığı adreste ve seyahat ettikleri Ermenistan plakalı otobüste yakalanan yüklüce kaçak alkol ve sigaralar, bu olayların ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir” dedi.

    Türkiye’de kaçak yaşayan Ermenistan vatandaşlarının kaçak ve siyasi terör eylemlerinde bulunduklarını belirten Gülbey, “İstanbul’da yaşayan Ermenistanlı kaçak vatandaşlar artık tehlike arz etmektedir. Bu kaçak Ermenistanlılar, Türkiye’deki Ermeni vakıflarınca da barınmalarına destek olunmaktadır. İstanbul’da yaşayan kaçak Ermenilere iş bulunmasında, barınmalarında yer temin etmekte ve çocuklarını binaların bodrum katlarında okutmak için okullar yapmıştır Ermeni cemaati. Gezi Parkı olaylarında ve Hrant Dink yürüyüşlerinde öne sürülmüş kaçak Ermenilerdir. Ermenistan’daki ekonomik sıkıntılardan dolayı terk ederek Türkiye’ye sığınan bu kaçak yaşayan Ermeniler, art niyetli grupların güdümlerine girdiklerinde ülkemiz için çok tehlike arz etmektedirler. Terör örgütleri, kendi emelleri için finans sağlamak amacıyla bu kaçak vatandaşları kullanmaktadır. Ermenistan, Gürcistan ve İran’dan ülkemize sınırlarımızdan usulsüz geçirdikleri kaçak malları büyük şehirlerde paraya çevirmek için bu kaçak insanları kullanıyor” şeklinde konuştu.

    Gülbey, Dışişleri, Gümrük ve İçişleri bakanlıklarının bir an evvel konunun üzerine gitmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi.

  • Gülbey’den iddia: “Ermeniler Karadeniz’de gizli plan içerisindeler”

    Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermeni lobisinin Hemşin bölgesinde sürdürdükleri gizli çalışmalar neticesinde Ermenistan’ın Karadeniz’den toprak talep etme noktasına geldiğini öne sürdü.

    Açıklamalarda bulunan Göksel Gülbey, Türkiye’de 200 bin nüfusa sahip olan Hemşinlilerin Ermeni olduklarını iddia eden Ermeni lobisi destekli bazı yazar, dernekler ve araştırmacıların Hemşin halkını kandırdığını söyledi. Ermenilerin böylelikle bölgede halkın desteğini alarak sonra da toprak talebinde bulundukları Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine Karadeniz’i de ekleme planı peşinde olduklarını iddia eden Gülbey, “Ermeni lobisi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde nasıl Halkın Demokrasi Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) üyeleriyle belediye başkanlarını destek olarak kullanıp, bu bölgelerde sinsi niyetlerini (Batı Ermenistan), hayallerini hayata geçirmeye çalışıyorlarsa, Karadeniz’de de Hemşin bölgesinde (Rize, Artvin) yaşayan Hemşinli vatandaşlarımızı uyduruk tarih ve coğrafya yakınlığı nedeniyle kullandıkları dil benzerliği sebebiyle sözde Ermeni olduklarını anlatarak gizli çalışmalar yaparak Karadeniz Bölgesi’nden toprak talep iddialarını hayata geçirmek için sinsi palan peşindedirler” dedi.

    Ermenistan’ın Türkiye’den toprak taleplerinin içerisine Karadeniz’i de dahil ettiğini öne süren Gülbey, “Bu tür oyunların ve propagandaların bilimsel altyapısını ve yanlı kaynak oluşturmak amacıyla Ermenistan’da görevli kişiler ve bölgedeki bazı kimseler ortak hareket etmektedirler. Uluslararası fonlarca desteklenen, hem Ermenistan hem de Türkiye’de gerçekleştirilen ve belirli bir kesimin katıldığı çeşitli sempozyum ve konferanslar düzenlenmektedir. Bu etkinliklerde yer alan kişiler kendilerini ve mensubu oldukları Hemşin toplumunu, Ermeni lobisinin bir parçası olarak göstermektedirler. Etkinlikler sonunda hazırlanan bildiri, makale ve konuşma kayıtları derlenerek yanlı kaynak belge haline getirilmeye ve araştırma yapan kişilerin karşısına ‘Hemşinliler Ermenidir’ algısı oluşturmaya çalışılmaktadır. Bu çabaların neticesinde Ermenistan toprak talebine yakın bir geçmişte ilk defa Karadeniz Bölgesi’ni de dahil etmiştir” diye konuştu.

    ABD Ankara Büyükelçisi John Bass’ın Artvin’de HES’ler üzerine yaptığı ziyaretlerle bölgede Hemşinlilerin temsilcileri diye kendilerini adlandıran kişi ve gruplarla görüştüğünü ve bölge halkını provoke etmeye hazırlandığının basına yansıdığını savunan Gülbey, “Ermeni lobisinin bu sinsi oyunlarına bölge halkı ve Hemşinliler gelmemeli, dikkatli olmalıdırlar. İçişleri Bakanlığımızın da bölgedeki bu gizli oyunları takip ederek gereğini yapmaları gerekmektedir” şeklinde konuştu.

  • Hatay’da Ermeniler Meryem Ana Yortusu’nu kutladı

    Türkiye’nin tek Ermeni köyü olan Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı Mahallesi’nde, ’Meryem Ana Yortusu’ düzenlenen ayinle kutlandı.

    Vakıflı Ermeni Kilisesi’nde yapılan ’Meryem Ana Yortusu’ ayinine çok sayıda Ermeni vatandaş katıldı. Ayin nedeniyle kilise bahçesinde yöresel lezzetlerden ’hırisi’ pişirilip ziyaretçilere ikram edildi. Ayini Peder Avedis Tabaşyan yönetti. Hatay Ermeni Kiliseleri Din Görevlisi Peder Avedis Tabaşyan, “Bütün Hristiyanlık alemi için önemli olan bir bayram; çünkü kutsal bir anne ve bütün Hristiyanların önem verdiği kutsal sayılan bir kadın. Kilisemizde onun göğe yükselişi bayramı vardır. Kilisemize dikkat ederseniz kendi resmi vardır. Bütün Ermeni kiliselerinde olduğu gibi. Bize oğlunu hediye eden anne deriz ona. Biz bugün onun bayramını kutladık. Dışarıda üzüm ve hırisi dediğimiz keşkekleri kutsadığımızda buna eşdeğer olarak köyün örf ve adetleriyle beraber birleşti. Üzüm bayramının Meryem Ana bayramı ile birleşmesinin sebebi yüzyıllar önce insanların Tanrı’ya verdiği ondalıklarını sundukları, hasatlarını topladıkları hasat bayramları vardı. Ve o hasat zamanlarında insanlar topladıkları ürünleri Tanrı’ya sunarlardı ki bereketlensin mabetlerde daha sonra yemeye başlarlardı. Hristiyanlık öncesinde ve sonrasında bunlar çok oldu. Ama üzümün özel bir yeri var. Biz üzümü İsa Mesih’i simgelediği için ben asmayım siz sunuklarsınız dediği için Meryem Ana’nın tek oğlu olan İsa Mesih’i simgelediğinden biz daha kutsal görürüz. Bereketi simgeler. Ve Ermeni kilisesinde üzümü kutsadığında bütün o hasadın kutsandığına inanır. Ve bugüne kadar da üzüm yenmez, bugünden itibaren herkes üzüm yemeye başlar. Keşkekler, zamanında burada yaşamış olan 7 Ermeni köyünden kalanları simgeler. Ve tek köy olan Vakıflı köy şu anda çok şükür diyoruz, barış içinde bütün din adamları Ermeni ve diğer din mensuplarının, herkesin kardeşçe yaşadığı bir yer. Ve biz bunu coşku içerisinde kutluyoruz. Dün gece şenlik vardı ve o şenliğin içinde bütün Müslüman kardeşlerimiz, Alevi, Yahudi, Ermeni kardeşlerimiz hep beraberce o halayı çektiler. Bütün dünyaya biz bu barışı simgeliyoruz” dedi.

  • Kurtulmuş: “Ölen Müslümanlar Da Ölen Ermeniler De Osmanlı Vatandaşıydılar”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, sözde Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili olarak, “Türkiye’nin içerisinde birtakım karışıklıklar çıkarmaya çalışanlar hiç boşuna heveslenmesinler. 24 Nisan meselesi üzerinden de Türkiye’yi köşeye sıkıştıramazlar” dedi.

    Manisa Uluslararası Mesir Festivali’ne katılmak üzere Manisa’ya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, mesir saçım töreni ve Spil Dağı’ndaki incelemelerinin ardından akşam da AK Parti Manisa Teşkilatı ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik düzenlenen toplantıya katıldı. Tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesten’inde gerçekleştirilen programa, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş’un yanı sıra Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, AK Parti Manisa İl Başkanı Zülfikar Gürcan da katıldı. Mülteci sorunu ve sözde Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili konuşan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, “Sadece Türkiye’de 3 milyona yakın Suriyeli ve Iraklı mülteci var. Bu sadece bir sonuç. Bu sonucun aşılabilmesi için hep beraber küresel olarak fikir üretmek, elimizi ve ruhumuzu taşın altına koymak zorundayız. Onlar için mülteciler meselesi, uzakta bir meseledir. Ta ki Akdeniz’de göçmen gemileri her gün karaya vurup denizlerden onlarca göçmen çıkarılana kadar. Doğu’ya ait bir meseledir. Bizim için göçmen meselesi bir insanlık, vicdan ve irfan meselesidir. Ruanda’daki iç savaştan bugün Suriye’deki iç savaşa kadar bütün bu iç savaşların hepsinin arkasında çok sayıda ülkenin vermiş olduğu destekler ve çok sayıda ülkenin sürdürdüğü vekalet savaşlarının payı vardır. Ruanda’da 1990’ların başında bir milyon insan 8 ayda satırlarla kıtır kıtır kesilirken maalesef dünyanın kılı kıpırdamadı. Hatta hatırlıyorum konu Birleşmiş Milletler’e geldiğinde Batılı çok büyük ve çok güçlü bir ülkenin Birleşmiş Milletler temsilcisi ‘Afrika’da böyle şeyler olağandır. Böyle şeyler olur’ manasına gelen bir demeç verdi. Ondan sonra 3-4 ay daha Ruanda çatışması devam etti” dedi.

    KÜRESEL TERÖR SALDIRILARI

    Küresel terör saldırılarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, “Bana söyler misiniz, Brüksel havalimanına nasıl oluyor da dünyanın en iyi korunan havalimanında bomba patlıyor, onlarca insan ölüyor. Bana söyler misiniz, yolda yürümesini bilmeyen adamlar ellerinde nasıl oluyor da yüz binlerce dolarlık silahlarla insanların üzerine ölüm yağdırabiliyorlar. Bu terör örgütleri, PKK’sından DAEŞ’ine, Boko-Haram’ına kadar bu örgütler bu kadar silahı Allah aşkına nereden buluyor. Bu kadar desteği nerden biliyor. Bu kadar siyasi ve lojistik destek nasıl bunların emrine verilebiliyor. Bütün bunların bir tek cevabı vardır. Yer yüzünde insanlar arasında adaletle hükmedip insanların her birisini Hazreti insan olarak kabul edip bütün yer yüzünde dengeyi sağlayan bir sistem kuramazsak göçmen sorunu da, terör meselesi de, iç çatışmalar da devam edecek. Dünya’daki bu dengesizlikler de devam edecek” şeklinde konuştu.

    SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARI

    Her yıl 24 Nisan günü Türkiye üzerinde sözde Ermeni soykırım iddiaları üzerinden baskı yapılmaya çalışıldığını vurgulayan Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yine 24 Nisan. Her 24 Nisan’da Ermeni soykırım meselesi üzerine dünyanın bir çok yerinde Türkiye’yi acaba nasıl köşeye sıkıştırabiliriz diye onlarca lobi harekete geçer. Bu her yıl da bizim için acaba ne diyecekler; ‘Büyük felaket mi, büyük acı mı, acaba Amerikan Parlamentosu’nda, Fransa Parlamentosu’nda ne olacak.’ Bizim tutumumuz açıktır. 1915 olaylarında hayatını kaybetmiş olan Osmanlı vatandaşı olan herkesin ölümlerinden dolayı üzüntü duyarız. Hepsi için taziyelerimizi bir kez daha söyleriz. Ölen Müslümanlar da ölen Ermeniler de Osmanlı vatandaşıydılar. Ancak hiç kimsenin 1915 olayları karıştırarak bugün Türkiye’yi hizaya getirmesine, Türkiye’ye ders vermeye kalkmasına müsaade etmeyiz. Böyle bir şeyi asla kabul etmeyiz. Ayrıca her vesileyle Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için terör örgütleri, şunları bunları birtakım unsuları kullananlar, Türkiye’nin içerisinde bir takım karışıklıklar çıkarmaya çalışanlar hiç boşuna heveslenmesinler. 24 Nisan meselesi üzerinden de Türkiye’yi köşeye sıkıştıramazlar. Bizim görüşümüz açıktır. Hodri meydan. Arşivlerimiz ortadadır. Bütün arşivlerimizi eksiksiz, tarihçilerin kullanımına açmaya hazır olduğumuzu senelerdir söylüyoruz. 1915 olayları sırasında hayatını kaybeden herkes için hem milletçe hem devletçe büyük bir üzüntü duyduğumuzu da defa etle ifade ediyoruz. Ancak dünyanın neresinde, nerede arşiv varsa, 1915 olaylarını aydınlatacak kimin elinde ne bilgi varsa buyursunlar bunları da herkes açık bir şekilde kullansın. Hatta zaman içerisinde ortak tarih komisyonlarının kurulması için de Türkiye görüşlerini ifade etmiştir.”

    “1915’İ KARIŞTIRANLARA GORE ADASI’NI HATIRLATIRIM”

    Sözde Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili olarak, Goree adası ve Kızıldereliler üzerinden açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, “Senegal’in hemen açığında Goree adası diye bir yer var. 1915’i karıştıranlara Goree adasını hatırlatırım. Goree adası Afrika’dan esirlerin, kabilelerden esirlerin tutularak denizin ortasında, biz gittik ziyaret ettik, şu sahnenin yarısı kadar yerde 20-30 insanın daracık mahzenlerde hapsettikleri, üst katlarında da kendilerinin böyle bir çiftlik evi gibi gerçekten lüks içerisinde yaşadıkları dönemler. 150 milyon kara derili Afrikalı, ortaçağlar boyunca kimler tarafından kaçırıldı? Kimler tarafından Avrupa’ya ve Amerika’ya esir olarak götürüldü. 1915’i soranlar Gore adasının hesabını versinler. Adanın etrafını hastalanan birisini öyle tedavi falan da yok orada. Hastalanan esiri oraya atarlar ve köpek balıkları adanın etrafında mesken tutsunlar ki hiç bir esir kaçmaya cesaret etmesin diye. Buyurun, herhangi bir soykırımdan bahsediyorsanız hadi size soykırım. Hepimiz gençliğimizde Teksas, Tommiks çizgi romanlarını okuduk. Bugünkü Amerika’ya, Avrupalılar gitmeden evvel Amerika’da Kızılderililer vardı. Milyonlarca Kızılderili vardı. Bırakın sayılarının artmasını bugün Amerika’da Kızılderililer sadece sembolik olarak kalmıştır. Bir çoğu da kimliğini bilmez unutmuştur. Az bir kısmı da hala kimliklerini koruyorlar. Acaba oradaki milyonlarca Kızılderili nerededir şimdi? O milyonlarca Kızılderilinin ellerinden toprakları, ırmakları, çiftlikleri, çolukları çocukları, varlıklarını acaba kimler almış, kimler talan etmiş, kimler Kızılderilileri soykırıma tabi tutmuştur?” dedi.

    BİRLİK MESAJLARI VERDİ

    Kurtulmuş, konuşmasının sonunda birlik beraberlik mesajları vererek, “Hiç lafımı eğmeden söylüyorum. Çanakkale’de 72 millet bu milletin üstüne bomba yağdıranlar kimlerse bugün Silopi’de de bombaların patlattıranlar aynı insanlardır, aynı çevrelerdir, aynı odaklardır. Türk’ün kaderi Kürt’ün kaderinden, Kürt’ün kaderi Türk’ün kaderinden, Arap’ın kaderi Acem’in kaderinden, Acem’in kaderi diğerlerinden ayrı değildir. Türkler, Kürtler, Farisiler, Araplar bütün bu coğrafyanın unsurları, diğer bütün halklar aynı coğrafyanın eşit insanlarıdır” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Manisa Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Yasemin Yıldız, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a çiçek takdim etti.