Etiket: erken

  • Sokağa çıkma yasağında erken çilek hasadı

    Sokağa çıkma yasağında erken çilek hasadı

    Manisa’nın Kula ilçesinde kendi imkanları ile kurduğu serada organik çilek yetiştiren vatandaş, yılın ilk hasadını sokağa çıkma yasağının ikinci gününde yaptı. Kula Kaymakamlığından aldığı özel izinle seradaki çileklerinin erken hasadını yapan üretici, ailesi ile birlikte Kula’da yılın ilk çileklerini topladı.

    Kula’da 10 dönümlük arazi üzerine kurduğu kapalı serada organik çilek yetiştiren Metin Özkurt, çilek mevsimine az bir süre kala bu yılın ilk hormonsuz çilek hasadını sokağa çıkma yasağının ikinci gününde yaptı. İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan 2 günlük sokağa çıkma yasağı çerçevesinde genelgede yer alan “bozulma riski bulunan tarım ve hayvancılık ürünlerinin hasadında çalışacaklar” istisnası kapsamında Kula Kaymakamlığından aldığı özel izinle bu yılın ilk hormonsuz çilek hasadını yasağın ikinci gününde yapan Özkurt, ailesi ile birlikte çilek mevsimine yaklaşık 15 gün kala erken hasat yaptı. 1 dönümlük arazide başladığı çilek yetiştiriciliğini her geçen sene büyüterek bu yıl 10 dönümlük arazide organik çilek yetiştiren Metin Özkurt, çilek mevsimine az bir süre kala ilk hasadın sokağa çıkma yasağına denk gelmesini şans olarak değerlendirdi. Uzun uğraşlar sonucu bu mevsimi dört gözle beklediklerini dile getiren Özkurt, aldığı özel izinle ailesi ile birlikte hasat yaptıklarını ve 10 dönümlük arazi üzerindeki çileklerin tam olarak 15 gün sonra yetişeceğini söyledi.

    Babası Ömer Özkurt ile birlikte çilek yetiştirmeye ilk açık alanda başladıklarını belirten Metin Özkurt, her geçen yıl büyüyerek 10 dönüm kapalı arazide çilek yetiştirip, Türkiye’nin dört bir yanına ihraç ettiklerini ifade etti. Tamamen hormonsuz, organik sertifika gübreli çilek yetiştirdiklerini dile getiren Özkurt, “Yaklaşık 10 yıldır Kula’da kapalı sera ve açık sera olmak üzere çilek üreticiliği yapıyorum. Asıl hasadımız yaklaşık 15 gün sonra başlayacak. Fakat hasadımız gelişti, sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen aldığımız izinle erken hasadımızı ailemle birlikte yapıyoruz. Çileklerimiz tamamen hormonsuz, organik sertifika gübrelidir. Hiçbir hormon maddesi kullanmıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına da çilek ihraç ediyoruz. Bu konu da son yıllarda güvenilir çilek üreticisi olduk diyebilirim. Ayrıca malum ülkemiz ve dünyamız bir virüs salgını geçirmekte. Tabii biz üreticiler olarak hasadımızı yapmamız gerekiyor. Çiftçiler olarak ülkemizin ve dünyanın bu virüsten kurtulmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • İtfaiyenin erken müdahalesi faciayı önledi

    İtfaiyenin erken müdahalesi faciayı önledi

    Tekirdağ’da tahta paletlerin bulunduğu arsada çıkan yangın korkuttu. Alevleri yandaki apartmana sıçramadan söndüren itfaiye ekipleri olası bir faciayı önledi.

    Olay, Kapaklı ilçesi Bülbül Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, tahta palet dolu boş arsada henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu itfaiyeye haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kontrol altına aldı. Yangının hemen bitişiğindeki binaya sıçramadan kontrol altına alınması olası bir faciayı önledi. Emniyet ekiplerinin olayla ilgili başlattığı inceleme sürüyor.

  • Orman yangınını erken haber veren sistem geliştirdiler

    Orman yangınını erken haber veren sistem geliştirdiler

    Erzurum’da baba ve iki oğlu orman yangınlarını erken haber veren sistem geliştirdiler.

    Erzurum’da güvenlik sistemleri üzerine iş yerleri bulunan elektronik mühendisi baba Salih Satıcılar ve oğulları Mustafa Onur ile çevre mühendisi Ahmet, birlikte hazırladıkları sistemin patentini almak için hazırlık yapıyorlar.

    Sistemin amacının enerjisini güneşten alan ormana yerleştirilecek karbondioksit sensörleriyle ve toprağa yerleştirilecek nem ve sıcaklık sensörleri yardımıyla kendiliğinden tutuşabilecek riskli nem ve sıcaklık değerlerinde alarm vererek önlem almayı sağlaması olduğunu dile getiren Satıcılar kardeşler, “Karbondioksit oranında normal değerlerden fazla olması durumunda sistemle bağlantı sağladığımız herhangi bir bilgisayardan veya akıllı cep telefonundan yangın meydana geldiğini anında haber veren ve 5 kilometre çapındaki dairenin ortasına koyduğumuz servere bağlı olan ptz kamara ile de yangının durumunu ve boyutunu görmeye yarayan ayrıca ana sisteme takacağımız hoparlörler sayesinde ormanda anons yaparak yangın mahallini kontrol altına almak ve yerleşim yerini terk etme anonsları mümkündür uydudan veya GSM’den internete bağlanan serverin üzerine yüksekten görünecek şekilde sisli ve bulutlu gece hava koşullarında görünmesini sağlayan lambalı flaşör koymakta mümkündür. Her server 5 kilometre çapındaki alanda bulunan sensörleri değerlendireceğinden koruma alanını artırmak kuracağımız server sayısına bağlı olacaktır” dediler.

    Sistemin çalışması ise yüksek yere koyacakları, güneşten enerjisini alan ve uydudan veya GSM’den internet çıkışı verileceğini anlatan kardeşler, “5 kilometre çapında dairesel alana kritik görülen yerlere 100 adete kadar sensörleri yerleştirmek mümkündür. Sensörlerin koordinatlarını ve serverin koordinatları yazılımdaki dijital harita üzerine yerleştirilerek her hangi bir aksaklıkta sesli ikazla ihbar veren sensörün kutucuğun rengi değişerek flaş yanmaya başlayacaktır. Karbondioksit artışında başka renk nem azalmasında sıcaklık artışında başka renk olacaktır” dediler.

    Mustafa Onur ve Ahmet Satıcılar, sistemin avantajları konusunda ise, “Ucuz maliyet anlaşılabilir basit kullanım anons etme ve olumsuz hava koşullarında lambalı flaşörle ikaz verme ptz kamera ile yangın mahallini zoomlayarak görme gibi ayrıcalıkları vardır” dediler.

    Projeyi hazırlayan Mustafa Onur Satıcılar, bu yıl çevre mühendisliğinden mezun olan kardeşi Ahmet Satıcılar ve elektronik mühendisi babası Salih Satıcılar ile projeyi birlikte geliştirmekten kıvanç duyduğunu belirterek, “Eğer vatanımızın ciğerleri ve milli servetimiz olan ormanların yangınlarının önlenmesine bir katma değer sağlayabilirsek ne mutlu bizlere” diye konuştu.

  • Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele semineri

    Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele semineri

    Erzurum Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Şiddet Önleme ve İzleme Merkez Müdürlüğü tarafından, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personeline yönelik ‘’Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele’’ semineri düzenlendi.

    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen seminere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcıları Harun Akpınar, İsmet Erdal, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Şükran Göktaş, Yakutiye Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Yusuf Yiğit, Yakutiye Sosyal Hizmet Merkezi Müdür Yardımcısı Şaban Garipoğlu, AÇSH Şube Müdürü Bekir Gezer ve kurum çalışanları katıldı.

    Çocuk Destek Merkezinde Görevli Psikolog Alev Çeltik tarafından düzenlenen seminerde erken yaşta ve zorla evliliklerin toplum üzerindeki olumsuz etkileri ve çözüm yolları ele alındı.

    Çeltik, erken yaşta evliliğin bütün hayatı etkilediğini ifade ederek ‘’Erken yaşta evlilikler; çocuğa yönelik ve kadına yönelik bir şiddettir. Erken yaşta evlilik çocuğun cinsel istismarıdır. Erken yaşta evlilik çocuk işçiliğinin bir türüdür. Bir çocuğun kendini geliştirmesine izin vermemek ekonomik şiddettir. Kız çocukları, erkek çocuklarına göre daha sıklıkla erken yaşta evlendirilmektedir. Erken yaşta evliliğin zorluklarını kız çocukları daha ağır deneyimlemektedir. Bu durum toplumun kız çocuklardan ve erkek çocuklardan beklentileriyle yakından ilgilidir’’ dedi.

    Türk Ceza Kanuna göre erken yaşta evliliğin suç olduğunu belirten Çeltik, ‘’ TCK’da erken yaşta evlilik bir suç olarak tanımlanamamakla birlikte bu tarz evlilikler; Çocuğun Cinsel İstismarı ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki bağlamında cezalandırılmaktadır. Sadece fail değil mağdurun ve failin anne babası da ceza alabilir’’ şeklinde konuştu.

    Dünya genelinde her yıl 12 milyon kız çocuğunun 18 yaşından önce evlendiğini kaydeden Çeltik, ‘’Dünya genelinde 5 kız çocuğundan biri 18 yaşından önce, 9 kız çocuğundan biri 15 yaşından önce evleniyor. Ülkemizde ise erken yaşta evlilikler geçmişe göre düşüş trendinde. Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre 200 ile 2017 yılları arasında 16 ve 17 yaşında evlenen çocukların sayısı kız çocuklarında 23 bin 906, erkeklerde ise bin 81 olarak saptanmıştır. Erzurum’da 2018 yılında 4 bin 887 evlilik gerçekleşmiş 16 ve 17 yaşında evlenen kız çocuk sayısı 305 olmuştur. 2018 yılında Erzurum’da kız çocuk evlenme oranı yüzde 6.2 dir. Erken yaşta evliliğin en fazla olduğu iller Ağrı, Muş ve Bitlis, en düşük olduğu iller ise Tunceli, Rize ve Trabzon’ dur ’’ ifadelerini kullandı.

  • (Özel haber) Erkan Sözeri: “İlk yarıdaki gibi 8’de 8 yaparsak işi erken bitiririz”

    Spor Toto 1. Lig’in ilk yarısını 41 puanla zirvede tamamlayan Gençlerbirliği’nde Teknik Direktör Erkan Sözeri, ilk yarıdaki 8’de 8’lik performansı tekrar etmeleri halinde işi erken bitireceklerini vurgulayarak, “Taraftarımız bunu hak ediyor” dedi.

    Süper Lig hedefiyle lige başlayan ve sezonun ilk yarısında topladığı 41 puanla lider durumda bulunan Gençlerbirliği’nde Teknik Direktör Erkan Sözeri, İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Rekorların peşinde olmadıklarını söyleyerek sözlerine başlayan Sözeri, “Hedefe ulaşma peşindeyiz ama baktığımızda 2001-2002 sezonundan bu yana Bursaspor 42 puan yapmış, biz 41 puan yapmışız. Bu bizim için mutluluk verici. Ama biz ilk aşamayı güzel şekilde bitirdik. Güzel bir şekilde ve aktif şekilde bitirdik. Hem mental hem fiziksel anlamda bütün maçlarda oyunu forse eden hep biz olduk. Sadece Balıkesirspor maçını ayırıyorum. Biraz orada motivasyonumuz tam değildi. Bunun dışında koşu mesafesi olsun, topun sizde kalma süresi olsun, hepsinde birinci sıradayız. Dolayısıyla da liderlik geldi. Bunu da rehavete kapılmadan devam ettirmek istiyoruz. Bunu da yapabilecek kadro kalitemiz ve kulüp kültürümüz var. İnşallah devam ettireceğiz. İkinci yarıya güçlü şekilde girmemiz gerekiyor. Bütün takımlar takviye yapıyor. Kesinlikle rehavete kapılmadan gitmeliyiz. 3. sıradaki takımla aramızda 10 puan var. Bu puan farkına bakmadan, rehavete kapılmadan gideceğiz. İlk yarıda başladığımız gibi 8’de 8 gibi bir seri yakalayabilirsek, çok erken bitirebiliriz bu işi” ifadelerini kullandı.

    “Rehavete girdik ama tepkim olmadı”

    11 maçta alınan 10 galibiyetin ardından üst üste alınan kötü sonuçlarla ilgili konuşan Erkan Sözeri, “8’de 8 yaptıktan sonra 1 beraberlik almıştık. 11 maçın 10’unu kazanıp sadece 3 gol yemiştik. Bundan sonra Balıkesir ve İstanbulspor mağlubiyetleri geldi. Bu maçlar da bizi biraz kendimize getirdi. Bu mağlubiyetlere hiçbir tepkim olmadı. Oyuncularıma bu ligin ve futbolun ciddiyet istediğini söyledim. Balıkesir maçını konsantrasyondan kaybettiğimizi düşünüyorum. İstanbulspor maçını sadece kontrataktan yediğimiz golle kaybettik. Rehavete kapılmanın yeri olmadığını, kaliteli takım olduğumuzu sonrasında gösterdik. Denizli, Gazişehir ve Adana Demirspor’la oynadık. 11 maçın 10’unu kazanan bir takım vardı ve tepki göstermek söz konusu değildi. Bu dönemde bir kriz olmadan hem oyuncularım hem biz durumu iyi yönettik” dedi.

    “Stancu bizi, biz de Stancu’yu istiyoruz”

    Santrfor arayışları olduğunu söyleyen Gençlerbirliği Teknik Direktörü Erkan Sözeri, “Bunun da sebebi Nobre’nin 38 yaşında olması ve ikinci yarı çok daha zorlu geçecek. Kendisinin performansından çok memnunuz ama bir hamle oyuncusu istiyoruz. Bunun sakatlığı, cezası durumu var. 41 puan alan bir takıma oyuncu dahil etmek çok kolay değil. Devre arasında takıma 3 oyuncu geldi, takım güçlendi anlayışı var. Eğer başarılıysanız, bu takıma fazla oyuncu katmanın anlamı yok. Güçleneyim derken, oradaki ortamı kaybedebilirsiniz. 41 puan toplayan oyunculara saygı duyuyorum, çok fazla katkı istemiyorum” diye konuştu. Transfer konusunda yerli isimleri almanın çok zor olduğunu söyleyen Sözeri, “Stancu’yla ilgilendiğimizi söyledik. Bitirme aşamasındayız ama daha bitmedi. Kendisinin de istediğini biliyoruz. Ama kulübümüzün de ekonomik şartları var. Ekonomimizi aşarsa, ayağımızı yorgana göre uzatmak zorundayız. Gençlerbirliği yıllardır böyle başarılı oldu. Umarım bizim şartlarımıza uyar. Stancu bizi, biz de onu istiyoruz. Umarım bu transfer biter” diyerek sözlerini sürdürdü.

    “Taraftarımıza şampiyonluk armağan istiyoruz”

    Gençlerbirliği taraftarına şampiyonluk armağan etmek istediklerini söyleyen Teknik Direktör Erkan Sözeri, “Taraftarlarımıza sezon sonunda şampiyonluk kupasını armağan etmek istiyoruz. Süper Lig’i hak ediyoruz. Tesisleşme ve kulübün duruşu açısından Süper Lig’i hak ettiğimizi düşünüyoruz. Taraftarlarımıza da teşekkür ediyoruz. Taraftarımızın davranışı sayesinde saygınlık duruyoruz. Hiçbir zaman küfretmediler ve buna karşı oldular. Ailenizle maça gideceksiniz, Gençlerbirliği maçına rahatlıkla gidebilirsiniz. Bunun için taraftarımıza teşekkür ediyoruz. Biz de en kısa sürede şampiyonluğu garantileyerek onlara armağan etmek istiyoruz” dedi.

    “Bu anlayışın değişmesi lazım”

    ‘Süper Lig futbolcusu’ ve ‘Süper Lig hocası’ gibi klişelerin yanlış olduğunu söyleyen Erkan Sözeri, “Bunun en çarpıcı örneğini geçen sene Karabük’te yaşadım. Gençlerbirliği maçında 1-0 galiptik, 1-1 berabere kaldık. Başakşehir’i 3-1 mağlup ettik. Alanyaspor maçında 1-0 galiptik ama uzatmalarda gol yedik. 3 maçta 9 puan yapabilirdik ama 5 puan yaptık. Ama ekonomik şartlar bizi farklı yere götürdü ve ayrıldım. Ben de alt ligden gelmiştim ama Başakşehir’i yenen ben değil miydim? Futbolun dili bir. Çalışma prensipleri, disiplin Bunlar etkendir. Bunun da en önemli örneği, Başakşehir’in başındaki Abdullah Avcı. Yeni Malatyaspor lige çıktığında Sadık vardı, Murat vardı, Perreira vardı. Bu oyuncular duruyor ama Sadık, Fenerbahçe’ye transfer oldu. 1. Lig’de oynayan Sadık, Fenerbahçe’ye transfer oldu. Bu anlayışın değişmesi lazım. Her teknik adam ve her futbolcu kendisini geliştirebilir. Bunu göz ardı etmemek lazım. Hem futbolcu hem de teknik adamın yaptığı işlere bakılmalı. Oyuncu hata yapabilir ama kendisini geliştirip geliştirmediğine bakmak lazım. Teknik adam da bunu yapabilir. Kendimden pay biçersem, gittiğim yerlerde başarılı olduğumu düşünüyorum. Geçen sene 2 penaltıdan dolayı Süper Lig’den döndük Gazişehir’de. Bu sene ilk yarıyı lider bitirdik. Bazı dokunuşlar oluyor. Bunlara bakmak lazım. ‘Bu 1. Lig oyuncusu, 1. Lig teknik adamı’ gibi bakmamak lazım” diye konuştu.

    “Türk oyuncuların ve teknik adamların yapamayacağı şey yok”

    Süper Lig’de bütün takımların yerli teknik adamla mücadele ettiğini ifade eden Erkan Sözeri, “Şu anda yerli teknik adamlara dönüş var. Süper Lig’de yabancı yok. Ben ırkçı değilim ama, vatanımı seviyorum, vatanım için canımı veririm. Bir şeylerin farkına varıldı. Türk futbolcusunun ve Türk teknik adamların ne kadar nitelikli, ne kadar kendisini geliştirdiği ortaya çıktı. En önemli ekiplerden Fenerbahçe’den tutun, Rizespor’a kadar herkes yerli teknik adamla devam ediyor. Kaliteli yabancı teknik adam tabii ki gelebilir ama buraya uyum sağlamak önemli. Cocu geldi ama uyum sağlayamadı. Biz yerli teknik adamlar olarak kendimizi geliştiriyoruz. Ancak taraftarların da desteklemesi lazım. İstikrarlı gidilebildiği sürece bizim teknik adam ve futbolcular olarak yapamayacağımız şey yok. Ülke futbolunu kendimiz bir yere getirebiliriz. Milliyetçi, vatanımızı seven bir duruşla, milli takımı seven bir duruşla, futbolun marka değerini artırabiliriz, bunun için de hepimize görev düşüyor” diyerek sözlerini tamamladı.