Etiket: Erkeklerle

  • (Özel Haber) Erkeklerle birlikte polise taş yağdırdı, ev hapsi cezası aldı

    Adana’da 2016 yılında katıldığı korsan gösteride polise taş atmak suçundan gözaltına alınan kız çocuğu, çıkarıldığı mahkemece ev hapsi cezasına çarptırıldı.

    Adana’nın Ceyhan ilçesinde, 2016 yılında Nevruz’u bahane eden bölücü terör örgütü PKK yandaşları, sokakları ateşe verip olay yerine gelen polislere taş, molotof bombası, hava fişek ile saldırdı. Polis de PKK’lılara tazyikli su ve gaz bombası ile müdahale etti. Bu anlar o sırada olay yerine gelen basın mensupları tarafından saniye saniye görüntülendi. Olay sırasında 3-4 kadının da polise taşla saldırdığı görüldü. Polis, bir süre sonra olayları bastırıp PKK’lıları dağıttı. Olaydan sonra görüntüleri izleyen güvenlik güçleri, korsan gösteriye katılan PKK’lıları tek tek teşhis etti. Görüntüleri saniye saniye izleyen polisler zanlıların giydiği kıyafet, ayakkabı ve burun ile göz yapısından 13 kişiyi tespit etti. Tespit edilen Erdal A., Gökhan Y., Mehmet Sait G., Ali O., Harun A., Serdar T., kız çocuğu K.B. (15), Hasan C., Hacı Ö., Mehmet G., Özcan S., Aydın Ö. ve kız çocuğu Z.B.’yi yakalamak için şafak vakti operasyon yaptı. Polis, eş zamanlı olarak girdiği 13 adreste zanlıları yakalayıp sorgulamak üzere emniyete götürdü. Zanlılar, görüntülerdeki kişilerin kendileri olduğunu kabul etmedi. Ancak polis, delilleri tek tek ortaya koyunca zanlılar durumu kabul etmek zorunda kaldı. 15 yaşındaki K.B. de korsan gösteriye katılmadığını söyledi. Ancak polis, kız çocuğunu teşhis etmek için farklı bir yöntem belirleyerek babasını emniyete çağırdı. Görüntüyü babaya izleten polis, bu kız çocuğunun kim olduğunu sorunca baba kendi kızı K.B. olduğunu söyledi. Polis, zanlıları tek tek sorguladıktan sonra adliyeye sevk etti. Zanlılardan Erdal A., Gökhan Y., Mehmet Sait G., Ali O., Harun A., Serdar T. tutuklandı. Kız çocuğu K.B. ise ev hapsi cezası alırken, Hasan C. adli kontrol şartıyla diğer zanlılar ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

  • “Erkeklerle görüşüyor” dediği yengesine kızdı, kardeşini öldürdü

    Adana’da “eşin erkeklerle görüşüyor ondan ayrıl” sözüne tepki gösteren kardeşini öldüren zanlı, adliyeye sevk edildi.

    Edinilen bilgiye göre olay, dün Yüreğir ilçesi Yavuzlar Mahallesi 4181 sokakta meydana geldi. İddiaya göre, gırtlak kanseri olan Korkmaz Y. (43), eşi Meltem Y. ile 1 hafta önce tedavi olmak için Muş’tan Adana’ya geldi. Korkmaz Y., ağabeyi Savaş Y.’nin (45) evinde kalmaya başladı.

    Öte yandan, ağabey Savaş Y.’nin bir süre önce kardeşine, “Eşin erkeklerle görüşüyormuş, dedikodu ediyorlar. Bundan ayrıl bu bizim aileye uygun değil” dediği, telefonda iki kardeş arasında tartışma çıktığı öğrenildi.

    Ağabey Savaş Y., dün gece de kardeşiyle birlikte alkol alırken yine, “Seni uyarıyorum bu eşin erkeklerle görüşüyor, bundan ayrıl” dedi. Ancak Korkmaz Y., “Eşime dil uzatma onun kimseyle görüştüğü yok. Ben onu seviyorum ayrılmam, sen kendine bak” diye tepki gösterdi. Bunun üzerine sinirlenen ağabey, tabancasını çıkartıp 4 el ateş ederek kardeşi Korkmaz Y.’yi vurdu. Kanlar içinde yere yığılan Korkmaz Y. olay yerinde hayatını kaybetti. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine polis ekipleri olay yerine geldi.

    Sarhoş olduğu öne sürülen Savaş Y., olayın ardından evden çıkarak dışarıda bekledi. Polis ekipleri Savaş Y.’yi gözaltına alarak, sorgulanmak üzere emniyete götürdü. Savaş Y.’nin, kardeşini eşinden ayrılması için uyardığını, tepki gösterince de tabanca ile vurduğunu söylediği öğrenildi.

    Zanlı, sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.

  • “Erkeklerle Kadınlarda Burun Ameliyatları Farklı Olmalıdır”

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, erkeklerde ve kadınlarda burun ameliyatlarının farklı olması gerektiğini söyledi.

    Güzel burun denince eskiden herkesin aklına küçük, ucu sivri ve havada, burun sırtı kayık ve biblo gibi duran burunlar geldiğini anlatan Op. Dr. Belma Şahin, “Şimdilerde burunla ilgili bu algı çok değişti. Günümüzde insanlar doğal, tek düze olmayan, kişinin yüz hatlarıyla orantı içerisinde olan doğal burunları güzel buluyor. Şekil bozukluğu ile nefes alma problemi de var ise, burun estetiği ile birlikte kıkırdak, kemik ve mukozal yapılar yüz ile uyumlu olucak şekilde açı, büyüklük ve konum açısından tekrar yapılandırılıp bu bozukluklar giderilebilir. Özetle burun estetiği ile burnun boyutları, açıları, kıvrımları ve oranları değiştirilerek burna yeniden şekil verilebilir” dedi.

    Erkeklerde ve kadınlarda burun ameliyatlarının farklı olması gerektiğini kaydeden Op.Dr.Belma Şahin, “Erkeğe derin burun kökü, yuvarlak burun ucu ve kavisli burun sırtını yakıştırmıyorum, erkeksi görünüm için burun kökünü daha yüksek, burun sırtının daha düz ve burun ucunun daha ince olması gerektiğine inanıyorum. Kadın ve erkeğin burun ucu kalkıklığını belirleyen açılar da farklı olmalıdır. İlk görüşmede burun içi ve dışı ayrıntılı bir şekilde muayene edilir. Ek bir hastalık ve problem var ise bu aşamada tespit edilir. Ameliyat için farklı açılardan fotoğraf çekilir ve bu pozlar rinoplasti ameliyatı planlanmasında kullanılır. Ayrıca dijital ortamda isteyen hastalar için rinoplasti sonrası görüntü hakkında fikir sahibi olunabilir” ifadelerini kaydetti.

    Ameliyatın hastane ortamında ve genel anestezi altında uygulandığını belirten Op. Dr. Şahin, “Ameliyat süresi burunla ilgili mevcut problemlere bağlı olarak iki ile üç saat arasında değişebilir. Ameliyat sonrası genellikle burun içine tampon ve burun üstüne termoplastik alçı konur. Sadece estetik amaçlı yapılan burun estetiği ameliyatlarında tampon konmayabilir. Genellikle üç gün sonra olmak üzere tamponlar, yedinci günde de alçı çıkarılarak dikişler alınır. Sonraki aşamada üç ya da dört gün boyunca burun bandajı uygulanır. Hastalar isterse ameliyatın ertesi günü işine dönebilir ancak anestezinin verdiği bir yorgunluk hali nedeni ile tavsiye edilmez. Yaklaşık 10 gün sonra bir iş yemeğine katıldığınızda yeni tanıştığınız insanların sizin ameliyat olduğunuzu anlamayacağı şekilde hızlı iyileşirsiniz. Bütün estetik müdahaleler gibi burun estetiği de her dönemde uygulanabilir. Fakat operasyon sonrası dönemde şişliklerin artmaması ve yüzünüzde lekelenmeler olmaması için güneşten korunmak önemlidir. Bu nedenle sonbahar dönemi bu operasyon için en çok tercih edilen dönemdir” diye konuştu.

  • Sigara İçen Erkeklerle Evli Kadınların Kansere Yakalanma Riski Daha Fazla

    Sigara içen erkeklerle evli olan kadınların akciğer kanserinden ölme riski, içmeyenlere göre yüzde 20 daha fazla.

    Medicana Bahçelievler Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.Bülent Eriş, pasif sigara içiciliği ile artan Akciğer Kanseri riski üzerine önemli açıklamalarda bulundu.

    Eriş, akciğer kanserinin risk faktörlerini şöyle anlattı:

    “İlk olarak genetik yatkınlık, ileri yaş ve erkek cinsiyet gibi değiştirilemeyen risk faktörleri vardır. Ek olarak da mesleki kanserojen maddelerle temas, yaşanılan coğrafyanın özellikleri, bazı hastalıklar ve virüsler gibi zorla değiştirilebilen risk faktörleriyle beraber, kolaylıkla değiştirilebilen sigara ve beslenme alışkanlıklarını sayabiliriz. Tabii ki bu anlamda en önemli ve dikkat çekici risk; sigara içimi ve de sigara dumanı maruziyetidir.

    Evet dediğiniz gibi sigara çok önemli ve önlenebilir bir risk, peki daha anlaşılır olması açısından bu riski oransal anlamda netleştirebilir miyiz?

    Sigara içen kişilerde içmeyenlere oranla Akciğer Kanseri görülme olasılığı 13-20 kat, ağız bölgesi kanserlerinin görülme olasılığı 10-30 kat ve yine gırtlak kanseri görülme olasılığıysa 15-20 kat artış göstermektedir. Sigaranın kansere yakalanmada oldukça ciddiye alınması gereken büyük bir risk faktörü olduğunun bir daha altını çizmek gerekli sanırım”.

    Sigara dumanının büyük oranda kanserojen maddelerle dolu oludğunu ve sadece içen kişi için değil o dumanı soluyan diğer insanlar için de tehlike arz ettiğini belirten Eriş, “Aynı yoğunluğa yakın duman soluyan herkes için de saydığımız kanser riskindeki artış oranları geçerlidir. Ülkemize baktığımızda erkeklerin kadınlara göre daha yüksek oranlarda sigara içicisi olduğunu görüyoruz, bu da tahmin edilebileceği üzere sigara içmeyen ancak maruz kalan kadınlar ve çocuklar için ciddi bir tehlike anlamına gelmekte. Yapılan birçok çalışma göstermiştir ki sigara içen erkeklerle evli olan kadınların akciğer kanserinden ölüm oranları, içmeyenlerinkine göre ortalama yüzde 20 daha fazladır. Yine çocuklar için de benzer oranlar göze çarpıyor. Aslına bakarsanız bu durumun anlatmaya çalıştığım şekilde ortaya çıkan bir de vicdani ve ahlaki boyutları var. Sonuç olarak kendinizi bilerek ve isteyerek sigara ile zehirlerken, aynı zamanda da kendisini koruyamayacak çocuğunuz başta olmak üzere, eşinizi ve çevrenizdekileri de hayati bir tehlikenin içerisine sürüklüyorsunuz” dedi.