Etiket: Erhan

  • Rektör Prof. Dr. Çağrı Erhan: “AB Ve Britanya İçindeki Ayrılıkçı Akımlar Yükselebilir”

    İSTANBUL (İHA) – İngiltere’de 23 Haziran’da gerçekleştirilecek referandumdan çıkabilecek “AB’den ayrılma” sonucunu değerlendiren İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, İngiltere’nin AB’den çıkması halinde hem birlik içindeki ülkelerde hem de Büyük Britanya’da yer alan ayrılıkçı akımların yükselişe geçebileceğine işaret etti.

    İngiltere’de 23 Haziran günü yapılacak referandum (Brexit), birlik ile ülkenin geleceğini belirleyecek. Ekonomik faktörler, güvenlik ve özellikle son zamanlarda artan göç dalgası ülkeyi bu referanduma götüren nedenler olarak gösterilirken, İngiltere’de halk ve yöneticiler AB konusunda ikiye bölünmüş durumda.

    “İNGİLTERE’NİN AB’DEN AYRILMASI BİRLİKTEN ÇIKILMASINI SAVUNANLARA CESARET VERİR”

    İngiltere’nin AB’den ayrılması durumunda ortaya çıkabilecek tabloyu İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yorumlayan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, “İngiltere AB içinde önemli bir ülke. Referandum sonucunda AB’den çıkarsa bu durumun halkın oylarıyla gerçekleşmiş olması AB içinde birlikten çıkılmasını savunan başka siyasal partilere de cesaret verir. Bugün bakıyoruz İspanya’da, İtalya’da, Yunanistan’da hatta son dönemde birliğe dahil olan Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerde AB’den çıkılmasını savunan bir takım siyasal partiler var” diye konuştu.

    AB İÇİNDEKİ ÜLKELERDE AYRILIKÇI AKIMLARIN YÜKSELME İHTİMALİ

    İngiltere’nin AB’den ayrılması halinde bunun tarihte bir ilk olacağını belirten Prof. Dr. Erhan, “Bu durum gerçekleşirse arkası gelebilir ve AB sadece Alman-Fransız ekseninde, onların yanındaki 7-8 ülkenin olduğu bir birliğe dönüşebilir şeklinde görüşler var. Öncelikle bunun olması için İngiltere’dekine benzer bir AB algısının bu ülkelerde de daha sağlam hale gelmesi lazım. Ama şu da bir gerçek, eğer İngiltere AB’den çıkarsa AB üyesi ülkelerdeki ayrılıkçı akımlarda da yükseliş söz konusu olabilir. Çünkü AB’nin çatırdaması bu küçük parçaların AB içerisinde bağımsız olarak yer alma hedefini güçlendirebilir” diyerek sözlerini sürdürdü.

    AYRILIKÇI AKIMLAR BÜYÜK BRİTANYA’YI DA ETKİLER Mİ?

    Britanya’nın bu şekilde hareket etmesinin kendi içinde yer alan gruplarda da ayrılık fikrini körükleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Erhan, “Bu referandum İskoç milliyetçiliğini gün yüzüne çıkarabilir. Daha geçen sene İskoçya Britanya’dan ayrılmak için bir referandum yapmıştı ve halkın verdiği oylar sonucunda çok küçük bir farkla İngiltere içinde kalmıştı. Bunlar yeniden alevlenebilir. Yani AB çatısının çökmesi İngiltere veya İspanya gibi ülkelerde bir takım ayrılıkçı hareketleri de körükleyebilir” dedi.

    AYRILIK KARARININ İNGİLTERE VE AB EKONOMİLERİNE ETKİSİ

    İngilteresiz bir AB’nin ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaşayacağını vurgulayan Prof. Dr. Erhan, İngiltere euro bölgesinde yer almasa bile euronun değerinin İngiliz ekonomisinin gücüne bağlı olarak da değişiklik gösterebildiğini söyledi. İngiltere’nin AB’den çıkışının olumsuz sonuçlar getirebileceğini söyleyenlerin olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Erhan, “Örneğin İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, AB’den çıkışın ekonomiyi zannedilenden daha olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Hükümet aslında burada bir gözdağı veriyor çünkü AB’den çıkışı çok istemiyor. Birliğin avantajlarının daha fazla olduğunu ifade ediyor. Ama bunlar yakın vadede referandumun ardından olabilecek senaryolar, şu anda durum tam bir bıçak sırtı halini almış durumda” diye konuştu.

    “İNGİLTERE TÜRKİYE’Yİ AB’DE İSTEMEDİĞİNİ AÇIKÇA BELLİ ETTİ”

    Konuyla hiç ilgisi olmamasına rağmen Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin de birlikten çıkılmasını savunanların gerekçelerinden biri haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erhan, “Daha da enteresanı AB’den çıkılmasını isteyenler böyle bir kampanya yürüttüğü için AB’de kalınmasından yana olanlar da Türkiye’yi kendi kampanyalarında kullandılar. Bizzat İngiltere Başbakanı David Cameron ’Biz AB’de kalalım zaten Türkiye 3 bin yılına kadar AB’ye giremez’ şeklinde bir söylemde bulundu. Bakıldığında İngiltere AB konusunda hep bizim güvenli bir müttefikimiz olarak gözüküyordu. İngiliz hükümetleri hiçbir zaman bu konuda Türkiye’ye karşı olduklarını söylememişlerdi tam tersine her seferinde Türkiye’nin AB sürecini desteklediklerini belirtmişlerdi. Ama bu referandum gösterdi ki sonuç ne olursa olsun İngiliz hükümeti de dahil olmak üzere İngiltere’de kimse Türkiye’yi AB’de de istemiyormuş. Bugüne kadar da bize hep farklı ifadeler kullanmışlar. Başbakan Cameron bu ifadeyi düzeltmediği sürece bizim açımızdan referandumun sonucu bundan ibaret olacak” diyerek konuşmasını noktaladı.

  • Tarihçi Erhan Yıldızalp: “Ulu Cami’nin Kitabesi Gün Yüzüne Çıkarılmalı”

    Bursalı tarihçi Erhan Yıldızalp, Ulu Cami’nin yapım tarihini gösteren kitabesinin gün yüzüne çıkarılması gerektiğini söyledi.

    Kitabenin, caminin yapılışı sırasında batı minaresinde asılı olduğunu fakat şuan sıvayla kaplı olduğunu belirten Yıldızalp, “Timur’un Bursa’yı işgali sırasında ve Fetret Devrin’deki Karamanoğlu Mehmed Bey’in Bursa kuşatmasında (1413) meydana gelen tahribatlar nedeniyle dış duvar sıvayla kaplandı. 1958 yılında yaşanan Büyük Çarşı yangınının ardından sıvanın kaldırılmasıyla gün yüzüne çıkan kitabe, restorasyon sırasında yeniden sıvayla örtüldü” dedi.

    Erhan Yıldızalp, “Kitabe, cami ile beraber yapılan batı minaresinde asılıydı. Bu kitabe büyük restorasyonda ortaya çıktı ve 1863 yılında Ulu Cami’nin dış tarafı sıvanırken kitabe sıva altında bırakıldı. Minaredeki mermerler harap vaziyetteydi. Bunlar yerlerinden sökülürken kitabe de atılmak istenmiş. Hocam Kazım Baykal, bana ’Bir resmini çekebildim’ demişti. Orijinal fotoğraflar elimde. Eğer kitabe zarar görmüşse fotoğraflara bakarak yeniden yapılabilir. Yetkililerin bu olaya el atmalarını bekliyorum” diye konuştu.

    Osmanlı Sultanı I. Bayezid tarafından Niğbolu Seferi’nden dönüşünde verdiği emir ile inşa ettirilen caminin yapım tarihini veren bir kitabe yoktur; ancak minber kapısında geçen 802 (1399) tarihi caminin inşa tarihi olarak kabul edilir. Bursa Ulu Cami’nin inşası; hem devletin kendisini siyasal, ekonomik ve kültürel bir varlık olarak dünyaya kabul ettirme çabasının bir devamı hem de Osmanlı toplumuna bir kimlik verme çabasının gereği olarak değerlendirilir. Caminin açılışında ilk hutbeyi dönemin önemli mutasavvıflarından biri olan Somuncu Baba’nın okuduğu bilinir.

    İnşasından kısa bir süre sonra Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı’nda esir düşmesinin ardından Timur’un Bursa’yı işgali sırasında ve Fetret Devri’nde Karamanoğlu Mehmed Bey’in Bursa kuşatmasında(1413) cami, dış cephelerine odun yığılarak yakılmaya çalışıldı. Bu yangınlar sonucu dış cephe kaplaması tahrip oldu. Ortaya çıkan moloz duvar dokusu kalın sıva ile örüldü; bu durum 1950’lerdeki restorasyona kadar böyle devam etti. 1958 Büyük Çarşı yangınında kuzey avlusunun da yanmasından sonra gördüğü tadilat sırasında sıva kaldırılmıştır. Fetret devrinden sonra 1421 yılında tekrar ibadete açılan caminin ilk tamir vesikası 1494 yılına aittir. 1862 yılına kadar 23 tamir vesikası daha vardır. Müezzin mahfili 1549 yılında yapıldı. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır’ın fethi ve hilafetin Osmanlı’ya geçtiği dönemde getirilen Kabe-i şerif kapı örtüsü padişah tarafından Ulu Cami’ye hediye edildi ve minberin soluna asıldı. Müezzin mahfilin karşısındaki taş vaiz kürsüsü 1815’de yapıldı. Cami, 1855 yılı büyük depreminde büyük hasar gördü. On sekiz kubbesi çöken caminin sadece batı minaresinin dibindeki kubbe ile mihrap önü kubbesi ayakta kalabildi. Depremden sonra esaslı bir tamir gördü. Bu dönemde Sultan Abdülmecid’in emri ile İstanbul’dan gönderilen ünlü hattatlar camideki büyük yazıları elden geçirdiler. Ayrıca yeni hüsn-ü hatlar da ilâve edildi. 1889 yılında çıkan bir yangında minarelerin ahşap olan külahları yanmış, sonrasında kagir olarak yeniden yapılmıştır.

  • CHP Niğde İl Başkanı Erhan Adem;

    CHP Niğde İl Başkanı Erhan Adem, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın yeni anayasa konusunda yaptığı açıklamaya sert tepki gösterdi.

    Adem, yaptığı açıklamada, CHP’nin yeni yapılacak olan Anayasa konusunda başta Anayasanın ilk 4 maddesi olmak üzere değişmesinin teklif dahi edilemeyecek kırmızı çizgilerinin belli olduğunu ifade etti.

    “TBMM Başkanının yapmış olduğu Laiklik yeni Anayasada yer almamalı söylemi talihsiz ve haddini aşan bir açıklamadır. Şiddetle kınıyoruz” diyen Başkan Adem kaldı ki Anayasamızın 2. Maddesinde yazıldığı gibi ve ayrıca sosyal hayatı yaşadığımız şekli ile Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan, bütün inançlara, devletin eşit mesafede olduğunu, inancı ne olursa olsun bütün inanç guruplarının sigortasıdır.” dedi.

    Chp Laiklik İlkesinden Asla Taviz Vermez

    CHP’nin laiklik ilkesinden asla taviz vermeyeceğini belirten Adem : “Bu ve buna benzer sebeplerden dolayı Ülkemizde yaşayan bütün inanç guruplarının haklarını savunmak için Laiklik ilkesinden ve onun kazanımlarından Cumhuriyet Halk Partisi asla taviz vermeyecektir. Bunun için ne gerekiyorsa yasalar çerçevesinde yapılacaktır. TBMM Başkanının bu açıklamasının gündemi değiştirme amaçlı olduğunu, gerçek gündemi saklamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.

    Laiklik devletin her türlü inanç karşısında yansız ve herkese eşit davranması ve belli bir dini temsil etmemesidir diyen Adem; “ laikliğin bireyin üzerindeki dini baskılardan kurtarılarak özgür olması dünya yaşamının din kurallarının etkisinden kurtarılıp bilim ve aklın egemenliğine bırakılması, dünya sorunlarına akılcı ve bilimsel bakım açısı içinde yaklaşılması olduğundan laikliğin ille de aynı inançları paylaşmaları gerekmeyen bireyleri bir arada yaşatmanın bir aracı olduğundan, Laiklik Demokratik Cumhuriyetin olmazsa olmazıdır” dedi.

  • Şanlıurfaspor’da Erhan Altın İlk Maçında Gülemedi

    PTT 1. Lig’de mücadele eden Şanlıurfaspor, sezon sonuna kadar anlaşmaya vardığı yeni Teknik Direktörü Erhan Altın yönetiminde çıktığı ilk maçı kaybetti.

    PTT 1. Lig’de zor günler geçiren Şanlıurfaspor, eski Teknik Direktörü Tugay Kerimoğlu’nun istifa etmesinin ardından Erhan Altın ile sezon sonuna kadar anlaştı. Dün imzalanan anlaşmanın ardından ayağının tozuyla takımın başına geçerek ilk antrenmanına çıkan Altın, bugün de Şanlıurfaspor’un Multigroup Alanyaspor ile oynadığı karşılaşmada takımın başında GAP Arena’da yerini aldı. Maç boyunca yerinde oturmayan Erhan Altın, takımının başında çıktığı ilk maçı kazanamadı.

    Şanlıurfaspor ligde 29 puanla 15. sırada, düşme potasının bir sıra üstünde yer alıyor.

  • Şanlıurfaspor Erhan Altın’la Anlaştı

    PTT 1. Lig ekiplerinden Şanlıurfaspor, Teknik Direktör Erhan Altın’la sezon sonuna kadar anlaştı.

    PTT 1. Lig’de son sıralarda bulunan ve düşme tehlikesi yaşayan Şanlıurfaspor, geçen hafta istifa eden Tugay Kerimoğlu’nun yerine Erhan Altın’la anlaştı. Gap Vadisi Tesislerinde atılan karşılıklı imzalarla Erhan Altın, sezon sonuna kadar Şanlıurfaspor’un başında maçlara çıkacak. Şanlıurfaspor Erhan Altın’la başarıyı yakaladığı takdirde sözleşmesinin uzatılacağı öğrenildi. İmza töreninde konuşan takımın genel menajeri Süha Sidal, “Biz hep beraber aldığımız karar sonucu Erhan Altın ve ekibiyle anlaşmaya vardık. Anlaşmamız sezon sonuna kadardır. İnşallah sezonu da başarılı geçiririz. Yeni sezonda hedeflerimize daha güzel devam ederiz” dedi.

    Şanlıurfaspor’un yeni Teknik Direktörü Erhan Altın ise yaptığı açıklamada, “Bana bu teklif geldiğinde çok mutlu oldum çünkü hakikaten hayal ettiğim, düşündüğüm bir takıma geldim. Çok iyi bir kadrosu var. Maalesef bazı olumsuzluklar takımı buraya kadar getirdi. Biz sizlerle beraber bu takımı bir yerlere taşımak adına buradayız. Burada 6 maçımız var. Bu 6 maçın 6’sına da talibiz. Allah nasip ederse bunu da alabilecek bir kapasitemiz var. Biz inşallah kadromuzla birlikte, sizlerle birlikte bu işin üstesinden geleceğiz. Ben aksi bir şey düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Erhan Altın, kendisini sezon sonuna kadar Şanlıurfaspor’a bağlayan sözleşmeyi imzaladı.