Etiket: Ergenlik

  • Özel Hayat Hastanesi, Ergenlik Dönemi Seminerleri Tamamlandı

    Özel Hayat Hastanesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve İncirli Kültür Merkezi işbirliğiyle düzenlediği ‘Ergenlik Dönemi’ seminerlerini tamamladı.

    Uzman Klinik Psikolog Dilek Kaymak Kısaer’in verdiği seminerler üç hafta boyunca ücretsiz olarak İncirli Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Programa üç hafta boyunca seminerlere katılım gösteren vatandaşların yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Muhsin Özlükurt, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Başhekim Uzm. Dr. Ahmet Özkul ve İncirli Kültür Merkezi Yöneticisi Ahmet Arıkan katıldı. ‘Ergenlik Dönemi’ konusu hakkında üç ayrı seminerle Bursalılara ücretsiz eğitim hizmeti sunan Özel Hayat Hastanesi, ailelerin ergenlik dönemindeki çocuklarıyla arasındaki iletişim sürecini nasıl sağlaması gerektiği hakkındaki bilgileri katılımcılara aktardı. İlki ergenliği tanımak ve anlamak konusu üzerinden düzenlenen seminerlerin ikincisi ‘Ergenle İletişim’ konusunda gerçekleşmişti. Son haftanın konusu ise ‘Ergenlik Dönemi Sorunları’ başlığı altında ele alınarak, katılımcılara üç haftanın sonunda sertifika takdimi yapıldı.

    Özel Hayat Hastanesi olarak birçok sosyal etkinliğin içerisinde yer aldıklarını belirten Başhekim Uzm. Dr. Ahmet Özkul, “Büyükşehir Belediyemiz ve İncirli Kültür Merkezi, kültür ve halkla ilişkilerle alakalı muazzam derecede başarılı işler ortaya çıkarmaktadır. Bu tür etkinliklere Hayat Hastanesi olarak bizlerde yoğunlaşarak hem Büyükşehir Belediyemiz hem de İncirli Kültür Merkezimizle ortak çalışmalar yürütmekteyiz. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında birçok sosyal konuyu işleyerek şehrimize ve insanımıza destek olmaya gayret ediyoruz” dedi.

    Geçen sene Özel Hayat Hastanesi, Büyükşehir Belediyesi ve İncirli Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleşen, Anne Baba ve Evlilik Okulu adlı seminerlerini de takip ettiğini ve topluma yararlı güncel konuların işlendiğini söyleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Muhsin Özlükurt, “Düzenlenen seminerlere ilginin arttığını görmek bizleri mutlu etti. Daha fazla insanımıza ulaşarak eğitim seminerlerimizin sayısını arttırmalıyız. Her türlü desteği verip özverisini ortaya koyan Özel Hayat Hastanesi’ne ve tüm personeline teşekkür ediyorum. Bu tür eğitim seminerlerinin devam etmesini diliyorum” dedi.

    Uzman Klinik Psikolog Kısaer, ergenliğin toplumdan topluma, devirden devire, kişiden kişiye farklı özellikler gösterdiğinin altını çizdi. Onlarla beraber yaşamayı onlar için yaşamaya tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Kısaer, “Onların haklarına saygılı olmayı onların bize saygısından önde tutmalıyız. Ona çok kızdığınızda hemen bağırıp cezalandırmayın, kızdığınızda derin derin soluk alıp rahatlayın. Bir şekilde enerji harcayın çünkü enerji harcamak içimizdeki negatif duyguları atmaya yardım eder. Olaylar henüz çok sıcakken doğru düşünemeyebiliriz. Yetişkinler bile bir problemle karşılaştığında sağduyulu ve sakin davranmakta zorlanırlar, bizim yapamadıklarımızı ergenden beklememeliyiz” diye konuştu.

    Ergenlik döneminin insan yaşamındaki en kritik dönemini oluşturduğu ve çocuğun gelecekteki yaşamını etkileyen, ruhsal sorunların en belirgin şekilde yaşandığı dönem olduğunu ailelere bir kez daha hatırlatan Kısaer, “Bu dönemde yaşanan sorunlar ciddiye alınıp uygun tedavi yöntemleri ile çözüme ulaştırılmaz ise gelecek dönemlerde de ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Bu nedenle ergenlik döneminde bireyin hem ruhsal hem de fiziksel özelliklerindeki değişmeler çok iyi takip edilmeli ve ergene bu dönemi bitirene kadar yardımcı olunmalıdır. Yaşanan sıkıntı ve sorunlar erken teşhis edilirse tedavi daha erken başlar ve ergenin bu süreci atlatması da nispeten kolaylaşır. Dilerim bu seminerler ışığında ergenlik dönemini kolay aşabilen ebeveynler oluruz” şeklinde konuştu.

  • Psikolog Kısaer: “Dünyada En Zor İş Ergenlik Çağındaki Gençle İletişimdir”

    Bursa’da, Özel Hayat Hastanesi tarafından ebeveynlere ergenlik dönemi seminerleri veriliyor.

    İncirli Kültür Merkezi’nde Uzman Klinik Psikolog Dilek Kaymak Kısaer’in verdiği seminerler üç hafta sürecek. Ücretsiz seminerlere katılanlara sertifika verilecek. “Dünyada ergen olmaktan daha zor bir şey varsa, o da ergenlik çağındaki bir gençle iletişime geçmektir” diyen Psikolog Kısaer, “Ergenlik döneminde çocuğunuzun artık eskisinden farklı ve kendine özgü bir fert olduğunu kabullenmelisiniz. Bu dönemi sakin ve huzurlu bir biçimde çocuğunuzla birlikte ancak doğru iletişim kurarak atlatabilirsiniz. Ailelerin çoğu ‘Çocuğumuz bizimle hiçbir şeyi paylaşmıyor, gizliyor’ der. Gençlerin çoğu da ‘Aileme anlattığım zaman beni dinlemiyorlar, ne söylesem hemen tepki veriyor, kızıyor ya da nasihat ediyor. Beni anlamıyorlar, ben de hiçbir şeyi anlatmıyorum’ diyor. Onunla konuşurken geçirdiğiniz zamanın en az 2 katını onu dinleyerek geçirin. O konuşurken başka bir işle uğraşmadan, onunla göz teması kurarak dinleyin” diye konuştu.

    ÖFKELİ ERGENLE İLETİŞİMİN YOLU

    Öfkeli bir ergenle nasıl iletişim kurulabilir sorusunu da cevaplayan Kısaer, “Ergenler hata yapabilir; iyi bir anne baba olmanın yolu ergenler hata yaptığında doğru davranabilmektir. Çocuklarınız size öfkeyle bağırıp çağırıyorsa kendinize sormanız gereken soru, ‘Bu davranışı kimden öğrendi?’ olmalıdır. Çocukların öfkelerini kontrol altına almak için önce kendi öfkemizi kontrol altına almayı öğrenmeliyiz. Çocuğunuz öfkesini dışa vuruyorsa soğukkanlılığınızı kaybetmeyin. ‘Benimle böyle konuşamazsın, kes sesini, odana git!’ şeklindeki konuşmalar bu öfkeyi daha da artırır. Onu sakinleşince dinleyebileceğinizi söyleyin. Sakinleştikten sonra onu dinleyip, ‘Sen benim şunu-bunu yapmama kızmışsın’ şeklinde bir konuşmayla onu anladığınızı gösterdikten sonra kendi bakış açınızı ve duygularınızı paylaşın” şeklinde konuştu.

    Özel Hayat Hastanesi’nin düzenlediği seminerlerin sonuncusu 15 Aralık 2015 tarihinde saat 16:00’da İncirli Kültür Merkezi’nde yapılacak.

  • Ergenlik Çağındaki Gençlere Akne Uyarısı

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, aknelerin çoğunlukla ergenlik çağında görülen bir deri hastalığı olduğunu belirterek, zamanında ve doğru tedavi ile ileride yaşanabilecek bir çok problemin önüne geçilebileceğini söyledi.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, bazı ebeveynlerin akne sorunun her gencin belirli bir dönem yaşadığını, bir süre sonra kendiliğinden geçeceğini, çocuklarının ilaç kullanmadan bu dönemi atlatacağını düşündüklerini kaydetti.

    Günümüzde ergenlik döneminin özellikle görselliğin ön planda olduğuna dikkat çeken Şanlı, “Çağımızda görsellik bir çok psikolojik soruna yol açabilir. Ergenlik dönemi bireyin sosyal ve fiziksel değişikliklerinin çok hızlı ilerlediği, kimlik gelişiminin yaşandığı bir çağdır. Dolayısıyla özellikle görselliğin son derece ön planda olduğu bu dönemde yaşanan akne problemi gençlerde depresif belirtiler, anksiyete, sosyal ortamlardan kaçma, özgüven eksikliği gibi bir takım psikolojik sorunlara neden olabilir. Diğer yandan orta düzey-şiddetli akneler zamanında tedavi edilmezse bunların bıraktığı izlerin daha sonra tedavisi çok daha güç olmaktadır” dedi.

    AKNE İLAÇSIZ TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

    Prof. Dr. Berna Şanlı, cildin ergenlik döneminde yağlı bir hal aldığını, gözeneklerin belirginleşerek, siyah noktaların daha çok dikkat çekmeye başladığını ifade etti.

    Bazı gençlerde kırmızı veya beyaz, iltihaplı sivilcelerin değişen yoğunluk ve sıklıkta görüldüğünü vurgulayan Şanlı, “Bazı ergenlerde ise daha iri, daha ciddi iz bırakıcı sivilceler ve abseler görülür. Kozmetik kremler ve bakımlar genellikle yağlılık problemini çözebilir. Ancak siyah noktalar, gözenekler, sivilceler ve abseler çok daha profesyonel bir yaklaşım, yani bir dermatolog değerlendirmesi gerektirir. Hafif durumlarda çoğu zaman sürülecek kremlerle, orta şiddetli durumlarda antibiyotik haplarla, daha şiddetli durumlarda ise A vitamini (isotretinoin) tedavisiyle müdahale edilir. Kozmetik yıkama jelleri, sabunlar, kremler, cilt bakımı, peeling, lazer gibi uygulamalar genellikle tek başlarına kullanılmazlar, tedaviyi destekleyicidirler” diye konuştu.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, uzman doktor kontrolünde sivilce tedavisinde uzun süreli antibiyotik kullanılabileceğini bildirirken, akne tedavisinde antibiyotiğin mikrop öldürücü etkisinden çok antiinflamatuar, yani yangı giderici etkisinden yararlanıldığı bilgisini verdi. Tedavinin genellikle 2 ila 4 ay sürdüğünü kaydeden Prof. Dr. Şanlı, bu süreçte doktorun uyguladığı tedavinin, sürülecek ilaçlarla ve gerekirse kozmetikler, cilt bakımı ve peelingle desteklenebileceğini belirtti.

    A VİTAMİNİ TEDAVİSİ TEHLİKELİ MİDİR?

    Akne tedavisinde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgiler de paylaşan Prof. Dr. Berna Şanlı, her ilaç gibi A vitamini tedavisinde de yan etki riskleri bulunduğunu açıklayarak, “Dermatolog kontrolünde ve doktorun yaptığı uyarılar, önlemlere dikkat edilerek, düzenli kontrole gidilerek kullanılmalıdır. Nitekim ilacı kullanmaya başlamadan önce doktor ilaç hakkında ayrıntılı bir şekilde sizi bilgilendirecektir. Ayda bir düzenli kontrollerinizi yaptırırsanız, nadir de olsa herhangi bir önemli yan etki ortaya çıktığında doktorunuz tarafından tedavinin dozu azaltılarak ya da tedavi kesilerek gerekli önlemler alınır. A vitamini yıllardır orta-şiddetli akne tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Yaklaşık altı aylık kullanımda etkinliğinin yüksek olması, kalıcı izleri en aza indirmesi açısından akne tedavisinde oldukça önemli bir ilaçtır” dedi.

    AKNE İZLERİ İÇİN DİĞER TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, akne izlerinde en güzel çözümün fraksiyonel lazer veya mikroiğneleme tedavisi olduğunu söyleyerek, fraksiyonel lazer yönteminde derinin lazerle çok küçük noktacıklar şeklinde, oldukça hassas bir derinlikte soyulduğunu belirtti. Bu soyulma bölgelerinin vücut tarafından iyileştirilirken, cildin bu bölgedeki çukurluğu her seans biraz daha fazla olacak şekilde doldurduğu bilgisini paylaşan Prof. Dr. Şanlı açıklamasına şöyle devam etti:

    “Ayda bir uygulanan 4-6 seansta izlerde belirgin azalma sağlanır. Dermaterapi, dermapen veya roller olarak da bilinen mikroiğneleme tekniğinde ise çok ince iğnelerle sivilce izleri üzerinde çok küçük yaralar oluşturulur. Amaç fraksiyonel lazer soyma tekniğinde olduğu gibi deride minik yaralar oluşturmak ve bu yaralar iyileşirken cildin kendini yenilemesini, çukur izlerini doldurmasını sağlamaktır. Sonuç olarak her iki yöntemde de aslında çukur izleri doğal bir şekilde doldurulması ve cildin kendini yenilemesi sağlanmaktadır.”

  • Ergenlik Döneminde Akneye Dikkat

    Dermatoloji Uzmanı Dr.Fulya Tezel, ergenlik döneminde akneye dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

    Özellikle ergenlik dönemindeki gençler başta olmak üzere birçok insanın ortak sorunu haline gelmiş olan aknelerin, çeşitli dönemlerde ve vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr.Fulya Tezel, “Genellikle yüz, boyun, sırt ve kolların üst kısmında rastlanan bu hastalık kişilerin psikolojisini negatif etkiler.İş hayatındaki düzensizlik, stres, gerginlik başta olmak üzere birçok çevresel faktör aknelerin oluşumunu etkiler. Yer yer kızarıklıklar veya iltihaplı görüntüye sahip olabilen akneler, 40 yaşına kadar insanlarda sıklıkla olarak rastlanan bir hastalıktır” dedi.

    AKNE TEDAVİ EDİLEBİLİR

    Dermatoloji Uzmanı Dr.Fulya Tezel, teknolojinin hızla ilerlemesinin tıp alanına da pek çok yeniliğin girmesine neden olduğunu kaydederek, “Geçmişteki ilkel metotlar bir kenara bırakılmış, son teknoloji cihazlar ve ilaçlar kullanılarak yapılan tedavilerin sonuçları daha olumlu olmaya başlamıştır. Akne tedavisi artık klasik ilaç ve krem tedavileri ile birlikte lazer teknolojisinin de kullanılmasıyla daha kolay hale gelmiştir.

    Sivilcenin evresine bakılarak bir ya da birkaç seans uygulanan lazer tedavisi ile aknelerden kurtulmak mümkündür. Lazer kullanımı ile ciltteki ölü hücreler yüzeyel peeling ile uzaklaştırılmakla birlikte yüzün aşırı yağlı görünümüne sebep olan ve bu sebeple sivilce oluşumunu tetikleyen yağ bezlerinde küçülme sağlanmaktadır” dedi,

    ERGENLİK DÖNEMİNDE AKNELER ARTIŞ GÖSTERİR

    Dermatoloji Uzmanı Dr.Fulya Tezel, vücudun büyümesi için salgılanan hormonların ergenlik döneminde artış gösterdiğini ifade ederek, şunları kaydetti; “Bu hormonların salgılanması da sivilce oluşumunu tetikler. Bu dönem boyunca vücudunun farklı yerlerinde özellikle de yüzde çıkan sivilcelerin erken tedavi edilmesi bunların kalıcı iz ve leke bırakmadan iyleşmelerini sağlamaktadır.

    İLERİ TEKNOLOJİ İLE SİVİLCELERE VEDA EDİN

    Sivilce tedavisi süresince uygulanan lazer ışınları, değişik dalga boyları ile hastanın cildinde bulunan akneye direkt olarak uygulanarak, sivilcenin yok edilmesi ve sivilce oluşumunun engellenmesi sağlanır.

    Ergenlik dönemindeki gençlerin ve hangi yaşta olursa olsun yüz güzelliğine ve bakımına önem veren kadınların önemli bir sorunu olan sivilcelerin tedavi sürecinde oldukça hassas davranılmalıdır. Lazer tedavisi boyunca gideceğiniz seansların bitmesini sabırla beklemeli, etkili sonuçlara ulaşabilmek için uzmanınızın verdiğini önerilere uymalısınız.”