Etiket: Eren

  • CHP’li Meclis Üyesi, Eren Erdem’in Açıklamalarına Tepki Göstererek AK Parti’ye Geçti

    Malatya’nın Akçadağ ilçesinde CHP Belediye Meclis Üyesi Osman Aslantaş, CHP Milletvekili Eren Erdem’in açıklamalarına tepki göstererek partisinden istifa etti. Aslantaş, AK Parti’ye geçtiğini açıkladı.

    İstifası sonrasında basın açıklaması yapan Osman Aslantaş, “CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi üzerine ortaya attığı asılsız iddialarla Türkiye’yi uluslararası alanda karalamaya çalışması, Rus TV kanallarına koşarak, Türkiye’nin terör örgütü DAEŞ’e sarin gazı verdiği iftirasını ortaya atmasından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak utanç duydum. Bu noktada daha fazla CHP çatısı altında kalamayacağımı düşündüğüm için bu kararı aldım. İlçeme hizmet adına bundan sonra siyasi hayatıma AK Parti saflarında devam edeceğim” diye konuştu.

    Belediye Meclis Üyesi Osman Aslantaş’ın istifasının ardından CHP’nin Akçadağ Belediye Meclisi’ndeki sandalye sayısı 3’ten 2’ye düştü. Yeni tabloya göre Belediye Meclisi’ndeki 11 üye AK Parti’li iken, 2 üye CHP’li, 1 üye MHP’li, 1 üye de bağımsız olarak görev yapacak.

  • Bakan Kılıç, CHP’li Eren Erdem’e Yüklendi

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Türk milleti kendisine ihanet edenleri asla affetmez” dedi.

    Samsun’da partisinin 64. İl Danışma Meclis Toplantısı’na katılan Gençlik Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye gündemine dair ve Suriye meselesi hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. DAEŞ’in İslam adını kullanmasını ve CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in Türkiye ili ilgili söylemlerini eleştiren Kılıç, sorumluları gereğinin yapılmasına davet etti.

    “EL KAİDE NEYSE, BOKO HARAM NEYSE DEAŞ DE ODUR”

    DEAŞ’ın İslam’ın ismini kullandığını belirten Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Şu anda sınır komşumuz olan Suriye’de sıkıntılar var. Biz bu sıkıntıların ülkemize gelmemesi için her türlü çalışmaları yapıyoruz. Orada, yüce dinimizin ismini kullanarak kendini meşru hale getirmeye çalışan bir terör örgütü var. DEAŞ diye bir terör örgütü var. Biz bununla ilgili olarak ilk günden beri bunlar terör örgütüdür dedik. El Kaide neyse, Boko Haram neyse DEAŞ da odur. DEAŞ bir terör örgütüdür. Bunun da dini olmaz, milleti olmaz, hiçbir şeyi olmaz. Terör terördür. Ama dinimizin ismini kendi isimlerinin içerisine koyarak farklı bir şey yapmaya çalışıyorlar bunu da reddediyoruz. Bütün dünyaya ve siyasilere buradan tekrar söylüyorum. Bir dinin ismi ‘terör’ kelimesinin önüne arkasına konamaz. Biz bunu reddediyoruz. Kullandıkları o terimleri reddediyoruz. Biz kendisini Hristiyan addeden bir kişiyi, terör eylemi yaptığı zaman ‘Hristiyan Terör’ mü yaptı diyoruz? Ya da Yahudi bir kişi terör eylemi yaptığı zaman ‘Yahudi Terör’ mü yaptı diyoruz. O zaman kendisinin iddiası doğrultusunda Müslüman olduğunu söyleyip, terör yapandan dolayı da yüce dinimizin ismi de terör örgütünün önüne arkasına konulamaz. Ama tüm İslam dünyası için bir eksikliğimizin olduğunu da söylemek istiyorum. Bu terimin kullanılmasına karşı da hep beraber karşı çıkmalıyız. Tüm Müslümanlar, bu kelimeye reddetmeli. Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız bunu zaten yapıyorlar. İslam dünyasında tüm sorumluluk yetkisinde bulunan milletvekilleri, bakanlar, başbakan, cumhurbaşkanı, emir, kral, herkes bunu reddetmeli” diye konuştu.

    “TÜRK MİLLETİ KENDİSİNE İHANET EDENLERİ ASLA AFFETMEZ”

    CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in Türkiye hakkında uluslararası kanallarda ve sosyal paylaşım sitesinde yaptığı yorumlara sert bir dille karşı çıkan Bakan Kılıç, “TBMM’de görevli bir milletvekili Suriye meselesi ile ilgili olarak bir yabancı kanala çıkarak diyor ki ‘Türkiye üzerinden Suriye’ye sarin gazı gidiyor.’ Türkiye’deki belli bir takım çevrelerin de bundan haberi varmış. Ne demek istiyor? CHP’nin Genel Başkanı, biz milletvekilimizi yedirmeyiz diyor. Onlar bunu söyleyebilirler. Ama Türk milleti kendisine ihanet edenleri asla affetmez. Siz çıkacaksınız. Ülkenizle ilgili olarak böyle bir şeyi yabancı kanalda söyleyeceksiniz. Ülkenizi uluslararası anlamda töhmet altında bırakacaksınız. Gerçi sözüne ciddiye alan da yok ama… Eren Erdem isimli CHP İstanbul Milletvekili, sonra ne dedi? ’Ben öyle demedim. Ben öyle demek istemedim. Ben onu şu anlamda kullandım.’ Dedin işte ya. Bari söylediğinizin arkasında durun. Söylediysen dur arkasında. Ya söyleme ya da arkasında dur. CHP’ye gönül vermiş arkadaşların da bu durumlardan çok rahatsız olduğunu düşünüyorum. CHP yönetiminin de ülkesine karşı saçma sapan açıklama yapanlara da gereğini yapması lazım. Hadi burada başka bir şey kastettim diyor. Yine aynı kişi, başka bir ülkenin ismini geçirerek diyor ki, Türkiye ile o ülke arasında savaş çıkarsa, o ülkenin tarafını tutarım diyor. Bu kişi TBMM üyesi. Takdiri milletimize bırakıyorum. Takdiri Sayın Kılıçdaroğlu’na bırakıyorum. Cevabını o versin. Çünkü her konuda bizi eleştirmeyi çok iyi biliyorlar. Hatta bazı noktalarda hakaret ediyorlar. Ben de size söylüyorum buyurun. Bu sizin milletvekiliniz. Bunu yazdı. Twitter’a koydu, verin cevabını. Biz ona cevap verecek değiliz. Milletimiz zaten ona gerekli cevabı verdi” şeklinde konuştu.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Atakum Kültür Ve Sanat Merkezi’nde yapılan toplantıya ayrıca AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ahmet Demircan, Orhan Kırcalı, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, İlçe Belediye Başkanları, İl Başkanı Muharrem Göksel ve parti üyeleri katıldı.

  • Eren Erdem İddialara Cevap Verdi

    CHP Milletvekili Eren Erdem, Rus televizyonuna verdiği röportajda Türkiye’nin DEAŞ’a sarin gazı sattığı yönünde bir ifade kullanmadığını, DEAŞ’a giden sarin gazının Türkiye üzerinden geçtiğini söylediğini savundu.

    Parlamentoda düzenlediği basın toplantısına “Ankara’nın havası soğuk, biraz ısıtmak lazım” diyerek başlayan CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, Rus televizyon kanalında Türkiye’yi DEAŞ’a sarin gazı satmakla suçladığı yönündeki iddialara cevap vererek, savcılık tarafından hakkında ’vatana ihanet’ suçundan soruşturma başlatılmasına tepki gösterdi. Hakkına açılan soruşturmaya ilişkin savcıyı suçlayan Eren Erdem, “Şimdi benim hakkımda vatana ihanet soruşturması başlatan savcıya sesleniyorum; Anayasa madde 83’te diyor ki, ’bir milletvekili Meclis oturumunda ileri sürdüğü görüşlerini Meclis Başkanlığı aksi karar almadığı sürece farklı bir ortamda tekrarlamaktan sorumlu tutulamaz.’ Bunun adı kürsü dokunulmazlığıdır. Bu görüş hakkında Meclis Başkanlığı’nın karar alması gerekiyor. Meclis Başkanlığı karar almazsa tekrarlayabilir. Savcı sen hangi yetkiye dayanarak bir soruşturma başlatma cüretinde bulunuyorsun. Eren Erdem’in üzerinde tepinmek bu dönemin adresi mi oldu?” dedi.

    Meclis kürsüsünde sarin gazına yönelik konuşma yaptıktan sonra bazı yabancı gazeteciler ve Rus televizyonunun kendisi ile röportaj yapmak istediklerini kaydeden Eren Erdem, yaptığı röportajı cep telefonundan basın toplantısını takip eden gazetecilere izletti. Eren Erdem, “Kurduğum cümle şu; ‘Avrupa’dan sarin gazını aldığını Batılı devletler biliyorlar. Hatta transferi gerçekleştiren Hayyam Kasap batılı ilişkilerini arayarak bu sarin gazını temin etmektedir. Türkiye sadece ham maddenin üzerinden geçirildiği ülkedir.’ Oraya verdiğimi demeç bu şekildedir” diye konuştu.

    İRAN AJANI MI ?

    Hakkında çıkan “İran ajanı” iddialarını da yalanlayan Erdem, “Hayatımda hiç İran’a gitmedim. Çamur at izi kalsın” ifadelerini kullandı. Sosyal medyada İran ile ilgili tweeti sorulan Erdem, “Paylaşılan capsin altında tarih ve saat yok, niye yok? Çünkü bunu yazarlarsa vatandaş o tarihe dönük tweetlerime gider, notu bulur ve gerçek ortaya çıkar. Bunlar Bektaşi fıkrasından daha beterler. Bektaşi fıkrası gibiler. Ya yazsana tarihi” açıklamasında bulundu.

  • Davutoğlu’dan Eren Erdem’e Tepki: “Bunu Söyleyen Açıkça İhanet İçindedir”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu Rus kanalına verdiği bir röportajda Türkiye’nin IŞİD’e sarin gazı sattığını iddia eden CHP Milletvekili Eren Erdem’e tepki göstererek, “Bu alçakça bir iftiradır” dedi.

    Dış İlişkiler Ekonomik Kurulu (DEİK) Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    “MUSUL KURTARILINCAYA KADAR DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK”

    Musul’daki Türk askeri varlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, “Bölgemizin içinden geçtiği sıkıntılı dönemde Irak merkezi hükümetinin ve silahlı kuvvetlerinin DEAŞ saldırıları karşısında etkin mücadele gösterememesi, Musul gibi ülkenin büyük kentinin düşmesi, bu tehdide karşı mücadelede yerel güçlerin yanı sıra uluslararası destek ve işbirliğini ortaya koymuştur. Biz bu çerçevede Irak makamlarının talepleri doğrultusunda Irak’ta gerek peşmerge, gerekse Musullu gönüllülere eğitim ve donatım desteği sağlıyoruz. Bu desteğimiz Musul kurtarılıncaya kadar devam edecektir. Bu amaçla gönderdiğimiz eğitim birliğinin güvenliği için asker ve mühimmatta yeniden tanzim de dahil olmak üzere her tedbiri almak zorundayız. Nitekim DEAŞ’ın eğitim kampımızın olduğu bölgeye gerçekleştirdiği saldırılar bu konudaki haklılığımızı göstermiştir. Iraklı yetkilere ifade ediyorum. Herkse terk etse Irak’ın toprak birliğini koruma konusunda Türkiye ilkesel tutumunu sürdürecektir. Türkiye bölgenin terör örgütlerinden arındırılması için bundan sonra da kararlı tutumunu sürdürecektir” diye konuştu.

    “SURİYE’DE ÇÖZÜM ESAD’IN YERİNİ MEŞRU BİR HÜKÜMETE BIRAKMASI İLE MÜMKÜNDÜR”

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen kararla birlikte Suriye’deki krizin çözümü yolunda kritik bir eşiğe gelindiğini söyleyen Davutoğlu, “Suriye’deki krizin çözümü Esad’ın yerini meşru bir hükümete bırakması ile mümkündür. Meşruiyetini tümüyle kaybetmiş bir yönetimin varlığını sürdürmesini öngören bir girişimin Suriye’ye barış ve istikrar getirmesi mümkün değildir. Eğer bir gün Türkiye’deki 2 milyonu aşkın Suriyeli mülteci eğer bir gün ‘Ülkemize barış geldi geri döneceğiz” inancı taşırsa, o zaman Suriye’ye barış gelir. Esad Şam’da otururken tek bir mülteci dahi Suriye’ye geri dönmeyi düşünmez. Suriye’de kapsamlı bir siyasi çözüm bulunması bütün ülkeler lehinedir. BM Güvenlik Konseyi kararı sorunun diplomatik çözümü açısından olumlu bir adım olmakla birlikte, Suriye halkını Esad’ın zulmünden koruyacak gerçekçi bir perspektife sahip gözükmemekte. Türkiye bundan sonra da Ceneve bildirisi temelinde Suriye’de siyasi geçişe dayalı kalıcı bir çözüm için gayretlerini sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

    “BUNU SÖYLEYEN AÇIKÇA İHANET İÇİNDEDİR”

    CHP Milletvekili Eren Erdem’i ve ana muhalefet partisini de sert bir dille eleştiren Davutoğlu, “Üstat Necip Fazıl, CHP’nin Demokrat Parti’ye karşı sergilediği muhalefeti anlatmak için ‘Bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır’ demişti. Ne garip tecellidir ki bugün de aynı tutumu maalesef ana muhalefet partimizden görüyoruz. Bir CHP milletvekili hepimizi derinden üzen ve CHP’ye oy veren seçmenleri de derinden kaygıya teşvik eden ifadelerde bulundu. ‘Eğer bir komşu ülke ile Türkiye karşı karşıya gelirse Türkiye’ye karşı o ülkenin safında olurum’ dedi. Bu demokrasi tarihinde hiç sarf edilmemiş bir söz. Bunu demek TBMM çatısı altında bir Milletvekili’ne yakışır mı? Bunu diyen bir Milletvekili artık ‘ben milletin vekiliyim’ demek hakkına sahip mi. Tabi seçilmiş olmak nedeniyle saygı gösteririz. Bizimle anlaşmasa dahi bütün siyasi gruplara aynı gemide olduğumuz gerçeğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Bundan sonra da AK parti içinde siyaset yapacak olanlar, muhalefet ne derse desin Türkiye’nin onurunu, çıkarını her şeyin üzerinde tutacaklardır. Hiçbir şekilde muhalefetle girişilen küçük siyasi rekabetler içinde Türkiye’yi rencide edecek ifadelere izin vermeyiz. Sosyal mecralarda kendini bilmez provokatör tipler olabilir. Böylesi paylaşımlarda aykırı, tuhaf ifadeler de kullanılabiliyor. Burada sıkıntı böyle cümleler kuran birinin şu anda CHP çatısı altında görev yapması. Ülkesi bir ülke ile savaşa girse o düşman ülkenin saflarında savaşacağını söyleyen birisini milletvekili yapan ve bu sözler karşısında hala tepkisiz kalan bir ana muhalefet partimiz var. Bu feci paylaşım sonrasında ne sözlerin sahibinden, ne parti yönetiminden bir isimden özür falan da gelmiş değil. Bu isim geçtiğimiz hafta da bir Rus kanalına açıklamalarda bulundu. Türikye’nin DAEŞ’e sarin gazı sattığını iddia etti. Bu alçakça bir iftiradır. Bunu söyleyen birisi açık bir ihanet içindedir. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri hiçbir zaman kitle imha silahları üretmemiştir, insanlara karşı kullanmasına bırakın aracılık etmeyi izin de vermemiştir. Biz 2 milyon kardeşimiz misafir ederken, orada bulunan diğer kardeşlerimize saldırıya izin verir miyiz? Bu şahsın partisi maalesef ana muhalefet partisi. Önümüzdeki günlerde inşallah sayın Kılıçdaroğlu ile bir araya geleceğiz. Hem reformları konuşacağız hem de bütün söylemlerde etik ve siyasi bir temelde buluşmayı teklif edeceğim. Sayın Kılıçdaroğlu da bırakın bu milletvekili kınamayı, aksine sıvazladı ve haklı olduğunu ima eden ifadeler kullandı. Biz daha seviyeli bir diyalog geliştirmeyi ümit ediyoruz. Türkiye üzerinde sarin gazı üretilerek kimyasal maddeniz Suriye’ye gittiğini kim söylüyorsa yalan söylüyor, iftira atıyor. Türkiye zor bir süreçten geçerken sadece AK Parti zaafa uğrasın diye bir çaba içine girmek tarihi bir olayı hatırlatıyor. Enverpaşa Edirne’yi geri almak için harekata başladığında dönemi muhalefeti ‘Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin’ diyebilmişti. İşte yüzyıl sonra aynı hastalıklı haldir bu hal. Ben sadece yazıklar olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

    “HDP’NİN TAVRI UTANÇ VERİCİ”

    Konuşmasında HDP’nin terörle mücadele konusunda tavrını da eleştiren Davutoğlu, şunları söyledi;

    “HDP’nin bu günlerdeki tavrı utanç vericidir. Haftalardı terör örgütü Diyarbakır’da, Mardin’de, Şırnak’ta vatandaşlarımızın huzurunu bozmaya yönelik faaliyetler yapıyor. HDP şehir merkezinde barikatlar kazan, camiler yakan terör örgütünün neredeyse sözcülüğünü yapıyor. Daha bir buçuk ay önce milletten oy isteyen bu siyasi parti, terör örgütünün bu insanlık dışı eylemlerini savunarak hükümetimize ve güvenlik görevlilerimize saldırıyor. Vatandaşlarımızın hakkını ve hukukunu savunmak yerine her gün küstah bir dille hükümeti suçlayarak terör örgütünü aklamaya çalışıyor. Şimdi soru sorma vakti. Cizre’de, Silopi’de, Nusaybin’de, Sur’da orada yaşayan vatandaşlarımızın hayatını tümüyle karartırcasına hendekler kazmanın, uzun namlulu silahlarla belli binalarda yığınak yapmanı, mayın döşemenin siyasetle ne alakası olabilir. Bunların tek hedefi var Türkiye’de 1 Kasım sonrası ortaya çıkan bu iyimser ufku daraltmak ve Türkiye’nin yurt dışındaki görüntüsünü bozmak. 23 Temmuz’da huzur ve demokrasi operasyonu başlattığımızda net bir talimat vermiştik. Türkiye’nin dağları, ovaları, yaylaları, şehirlerin sokakları bu terörist unsurlardan temizleninceye kadar görevinize devam edeceksiniz. HDP bu terör faaliyetleri karşı duracağına milletin huzurunu bozan, eğitim hakkını engelleyen bu şehir eşkıyalarına dur diyeceğine, terör çetelerine omuz veriyor ve ‘mücadeleyi büyüteceğiz’ diyor. Neyin mücadelesi. Eğer mücadele bu şehirlerde kaos çıkarmakla buna izin vermeyiz. Eğer kastettikleri mücadele Türkiye’yi bölmekse buna izin vermedik, vermeyeceğiz. Bu siyasetin adı tahrik siyasetidir, kaos siyasetidir, kan siyasetidir, terör siyasetidir. Vatandaşlarımız emin olsun Türkiye hukuktan, demokrasiden geriye adım atmayacaktır. Terör hayat düşmandır, devletin görev hayatı korumaktır. Vatandaş ile teröristi net olarak birbirinden ayıran bir dikkatle hareket ediyoruz. Hiçbir vatandaşımızı terörün kucağına bırakmayacağız. Evlerini terk eden vatandaşlarımız, okullara gidemeyen öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz müsterih olsunlar. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti güçlüdür ve yanlarındadır. Bakan arkadaşlara ön çalışma talimat vermiştim. 3 hedefe yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Evlerini terk eden vatandaşlarımıza bulundukları yerlerde her türlü yardım yapılacak. Orada ekonomik şartlarda zarar gören esnafımızın zararını karşılayacak tedbirleri alacağız. Türkiye’nin geleceğini temsil eden o küçük çocukların eğitim imkanlarını yeniden değerlendireceğiz. Biz hiçbir vatandaşımıza uzak değiliz. Hiçbir insanımız yalnız, kimsesiz, sahipsiz bırakmayacağız. Mayın döşeyen, barikat kuran teröristler mutlaka kaybedecektir. Anneler, babalar, çocuklar, gençler, emin olunuz ki bu sıkıntılar geçecektir. Bu ülkenin vatandaşları asırlardır kardeşçe yaşıyor. Allah’ın izni ile sonsuza kadar beraber yaşamaya devam edeceğiz. Kimse bizim muhabbetimizi birliğimizi, dirliğimizi zedeleyemeyecek. Sizden ricam şu. Adalet için hayat için bu ülkenin evlatları için sesiniz yükseltin. Teröre karşı şiddete karşı sesinizi yükseltin. Zor günlerde esnafımıza desteğinizi esirgemeyin. Doğu ve güneydoğudaki yatırımlarınızı bırakın durdurmayı daha da artırın”

  • CHP’li Eren Erdem’e ’Vatana İhanetten’ Suç Duyurusu

    Samsun’da yaşayan Cengiz Han Çevik isimli vatandaş, Türkiye ile İran devletleri arasında savaş olduğunda İran’ı destekleyeceğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Rus televizyonu RT’deki iddialarına ilişkin “vatana ihanet” iddiasıyla suç duyurusunda bulunan Samsun’da yaşayan Cengiz Han Çevik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na, “Milletin vekili olan Eren Erdem’in Rusya televizyonunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni dünya ülkeleri nezdinde itibarsızlaştırmak için yalan ve dolanlarla ispatı mümkün olmayacak şekilde milletimizi ve devletimizi ve bunu temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamını yaralayıcı şekilde ihanet edecek cümle ve algı oyunlarından dolayı büyük Türk milleti devleti adına gerekli işlemin yapılmasına, Eren Erdem’in Twitter hesabındaki ’Türkiye ve İran Devletleri savaşı olduğunda İran tarafını destekleyeceğini’ beyan ettiğinden, bu durumu ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığından çıkartılmasına ve vatana hıyanetten gerekli işlemlerin yapılmasına kamu adına saygılarımla arz ederim” diyerek suç duyurusunda bulundu.