Etiket: Erdoğan

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yaş Üyeleriyle Yemekte Bir Araya Geldi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyeleri ile yemekte bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, YAŞ üyelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verdiği yemekte ağırladı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Müsteşarı Fidan’ı Kabul Etti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan’ı kabul etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Müsteşarı Fidan’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Programında yer almayan sürpriz görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 19.30’da Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyelerini akşam yemeğinde ağırlayacak.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fidan’ı haftalık olağan görüşme kapsamında en son 23 Kasım’da kabul etmişti. Fidan daha sonra Salı günü sabah saatlerinde Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının Suriye sınırında düşürülmesinin ardından ertesi gün Beştepe’de düzenlenen güvenlik zirvesine katılmıştı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kimse Sınır Güvenliğimizin İhlaline Sessiz Kalmamızı Beklemesin”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus uçağının düşürüldüğü bölgede DAİŞ varlığının söz konusu olmadığını belirterek, “Çok uzun süredir böyle bir hadisenin yaşanmaması için büyük çaba harcıyor, ilgili tüm ülkeler nezdinde uyarılarımızı yapıyorduk. Düne kadar böyle bir olayın vuku bulmamasının sebebi Türkiye’nin sabrını zorlayarak ortaya koyduğu iyi niyetli tavırdır. Hiç kimse bizden sınır güvenliğimizin sürekli ihlal edilmesine, egemenlik haklarımızın yok sayılmasına sessiz kalmamızı beklememelidir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 31. Toplantısı Bakanlar Oturum Açılışında yaptığı konuşmada Rus uçağının düşürülmesini değerlendirdi.

    “5 DAKİKA İÇERİSİNDE 10 KEZ İKAZ EDİLDİ”

    Bölgenin istikrarı dikkate alınmadan özensizce atılan adımların ne gibi sonuçlara mal olacağına dün yaşanan olayla şahit olduklarını söyleyen Erdoğan, “Sabah saatlerinde dün hava sahamızı ihlal eden milliyeti belirsiz iki uçak Yayladağı-Hatay bölgesinde sınır ihlali yapmamaları konusunda 5 dakika içerisinde 10 kez ikaz edilmiştir. Askeri makamlarımızın yaptığı ikazlar üzerine bu uçaklardan biri tekrar Suriye’ye dönerken, diğeri sınır ihlalini sürdürmeye devam etmiştir. Bunun üzerine bölgede devriye görevi yapan F 16’larımız Türk hava sahasında sınır ihlali yapan uçağa ateş açmışlardır. İsabet alarak Suriye tarafına düşen uçağın bazı parçaları da sınırlarımız içine isabet etmiş bu sebeple iki vatandaşımız yaralanmıştır. Düşen daha sonradan Rus yapımı olduğu bilinen uçağın Rusya federasyonuna ait olduğu bu ülke makamlarının açıklamalarından sonra anlaşılmıştır. Olayın arkasında Türkiye olarak BM güvenlik konseyi üyeleri ve NATO bünyesinde gerekil bilgilendirmeleri yaptık” diye konuştu.

    “DÜNE KADAR BÖYLE BİR HADİSENİN YAŞANMAMASININ NEDENİ TÜRKİYE’NİN SABRINI ZORLAYARAK ORTAYA KOYDUĞU İYİ NİYETLİ TAVIRDIR”

    Rusya uçaklarının bölgede IŞİD ile mücadele için bulunduğu iddialarına da değinen Erdoğan, “Bir defa Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bu bölgede DAİŞ terör örgütü yoktur. Kimse kimseyi aldatmasın. Şu anda DAİŞ terör örgütünün bulunduğu bölge Cerablus ve doğusudur. Çok uzun süredir böyle bir hadisenin yaşanmaması için büyük çaba harcıyor, ilgili tüm ülkeler nezdinde uyarılarımızı yapıyorduk. Çeşitli tarihlerde çeşitli kanallarda komşumuza da bu hassasiyetimiz iletilmiştir. Düne kadar böyle bir olayın vuku bulmamasının sebebi Türkiye’nin sabrını zorlayarak ortaya koyduğu iyi niyetli tavırdır. Türkiye gerilimin safında değil her zaman barışın tarafından yer almıştır. Bundan sonra da bu tavrımızı koruyacağız. Hiç kimse bizden sınır güvenliğimizin sürekli ihlal edilmesine, egemenlik haklarımızın yok sayılmasına sessiz kalmamızı beklememelidir. Bu hadiseyi tırmandırmak gibi bir düşüncemiz bulunmamakta” şeklinde konuştu.

    “DEVLET TERÖRÜ UYGULAYAN KİŞİNİN YANINDA OLMAK, BİZİM İLKELERİMİZ İÇİNDE ZULME RIZA ZULÜMDÜR”

    Türkiye’nin kendi güvenliğini ve kardeşlerinin hukukunu savunduğunu vurgulayan Erdoğan, “1 haftadır Lazkiye kuzeyinde Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölgede sınırlarımıza doğur göç başlamıştır ve biz bombalardan kaçan oradaki soydaşlarımızı bir taraftan Hatay ve bölgedeki kamplara almaya başladık, bir diğer taraftan Suriye tarafındaki kamplarda barındırmaya devam ediyoruz. Bir diğer tarafta aileler eşleri hepsi bu topraklarının korunması mücadelesini sürdürüyor. Samimi olmamız lazım. Devlet terörü estiren bir kişinin yanında olmak bizim ilkelerimiz içinde zulme rıza zulümdür. Bunu bilmemiz lazım. Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden diğer Müslümanlar da emindir. Bunu yapmaya mecburuz. Biz her türlü terör örgütüne ve teröre olduğu gibi devlet terörü uygulayan Esed rejimine de karşıyız. Rejiminin bölgede yaşayan kardeşlerime dönük saldırıları karşısında insani yardım faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Ülkemize yönelik yeni bir göç dalgasının önüne geçmek için gerekli tedbirleri almakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, barış dini İslam’ı kendi kirli emelleri için araç olarak kullanan bir avuç cinayet şebekesinin her gün Müslümanları katlettiğini belirterek, “Adına DEAŞ, El Kaide, Boko Haram denen bu karanlık yapılar İslam dünyasının başkaları tarafından tanzimine figüranlık yapıyor. Bu terör örgütlerinin en öncelikli hedefi kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan diğer Müslümanlardır. Gençlerimizi zehirleyen, bin 400 yılık sahih İslam geleneğini yok etmeyi amaçlayan bu kanser hücrelerini vücuttan söküp atmak öncelikle Müslümanlar olarak bizlerin görevidir” dedi.

    İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 31. Toplantısı Bakanlar Oturumu İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Toplantının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılımcıları selamladı.

    “ÇOCUKLARIN AÇLIKTAN ÖLDÜĞÜ BİR DÜNYADA KİMSENİN HUZUR BULAMAYACAĞI AÇIKTIR”

    Dünyada küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere rağmen İslam ülkelerinin dünya ticaretindeki payının arttığına dikkat çeken Erdoğan, “Bu tablo ardında gizlenen acı manzarayı da hep birlikte görmek zorundayız. Evet bugün İslam İşbirliği Teşkilatı nüfusunun yaklaşık yüzde 21’i yani 350 milyon kardeşimiz aşırı yoksulluk şartlarında hayata tutunmaya çalışıyor. Fakirliğin yoğun olarak yaşandığı sahra altı Afrika ülkelerinde bu oran yüzde 50’ye kadar yükseliyor. Televizyon ekranlarına yansıyan açlık, kıtlık görüntülerinin önemli bir kısmı teşkilat üyesi ülkelerde vuku buluyor. Mesela İslam İşbirliği Teşkilatı ülkesi üyelerde bin çocuktan 54’ü daha beş yaşına varmadan hayata gözlerini yumuyor. Bir tarafta asli ihtiyaçların dahi karşılayamayan milyonlarca insan varken, diğer tarafta milyarlarca dolar lüks için harcanabiliyor. ‘Müslümanlar kardeştir’ İlahi düsturuna ram olan bizlerin bir hakikati tespit etmesi ve buna göre istikametini çizmesi gerekiyor. Kardeşliğimiz ne kadarsa Müslümanlığımız da o kadardır. Kardeşi kardeşe bağlayan değerler sadece sevgi, ilgi ve muhabbet değil aynı zamanda bir haktır. Kardeşliği bir söylem, bir edebiyat konusu olmaktan çıkararak bir ahlak ve hukuk konusu haline getirmek zorundayız. İslam coğrafyası giderek bir ilim irfan coğrafyasından, zulüm ve mazlumiyet coğrafyasına dönüşüyorsa bunun en büyük sebebi kardeşlik ahlakı ve hukukunun ihlalidir. Çocukların açlıktan, susuzluktan, en büyük ihtiyaçları karşılanmadığı için öldüğü dünyada kimsenin huzur bulamayacağı açıktır” diye konuştu.

    “MERHAMETTEN YOKSUN BİR BÜYÜMENİN BİZİ GÖTÜRECEĞİ YER SORUNLAR YUMAĞIDIR”

    İslam ülkelerine yaşananlar karşısında büyük sorumluluklar düştüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Merhamet ve adalet sıfatlarından yoksun bir büyümenin, gelişmenin, kalkınmanın bizi götüreceği yer esenlik değil sorunlar yumağıdır. Bugünümüzü ve yarınımızı teminat altına almanın yegane yolu dayanışmayı, işbirliğini arttırmak, dünyanın neresinde olursa olsun kardeşlerimizi dertleri ile hemhal olmayı başarmaktır. Diğer ülkelerin bizim sorularımızla ilgilenmesini beklemeden kendi meselelerimize eğilmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “TERÖR ÖRGÜTLERİ İSLAM DÜNYASININ BAŞKALARI TARAFINDAN TANZİMİNE FİGÜRANLIK YAPIYOR”

    Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de yaşanan iç savaş 5’inci yılına girmek üzere. Muhasebemizi Rabbimize karşı yapmamız gerekir. Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmemiz gerekir. Şu ana kadar 380 bin Suriyeli masum, rejimin devlet terörü neticesinde katledildi. 12 milyon insan yerini terk etmeye zorlandı. Irak, Filistin, Libya, Afganistan, Mısır, Lübnan ciddi sıkıntılarla boğuşuyor. Filistin’de kardeşlerimiz İsrail saldırıları karşısında insanlık dışı baskı ve şiddete rağmen onurlu bir mücadele veriyor. 8’inci yılını dolduran abluka 1.5 milyon insanın yaşadığı Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirmiş durumda. Arakan’da şiddete maruz kalan binlerce mazlum çok zor şartlarda ya komşu ülkelerde, ya okyanusun dalgalarında yaşam savaşı veriyor. Bu yürek yaralayıcı manzaralar yetmiyormuşcasına barış dini İslam’ı kendi kirli emelleri için araç olarak kullanan bir avuç cinayet şebekesi her gün masum insanları, en başta da Müslümanları katlediyor. Adına DEAŞ, El Kaide, Boko Haram denen bu karanlık yapılar İslam dünyasının başkaları tarafından tanzimine figüranlık yapıyor. Bu terör örgütlerinin en öncelikli hedefi kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan diğer Müslümanlardır. Bu örgütler en büyük zararı İslam ülkelerine, değerlerimize, medeniyetimizin en güzide eserlerine, alimlere vermiştir. Haricilerden Haşhaşilere kadar tarihte benzer örneklerini gördüğümüz bu şer şebekelerine karşı hepimizin kararlı bir duruş sergilemesi şarttır. Birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmenin tam zamandır. Aklı selime, bin düşünüp bir söylemeye, hayra çağırıp şerre dur demeye her zamankinden çok ihtiyacımız var. Gençlerimizi zehirleyen, bin 400 yılık sahih İslam geleneğini yok etmeyi amaçlayan bu kanser hücrelerini vücuttan söküp atmak öncelikle Müslümanlar olarak bizlerin görevidir” şeklinde konuştu.

    “KİMSE TERÖRÜ İSLAM’A SIFAT OLARAK KULLANAMAZ”

    Teröre karşı ortak bir tavır sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Suriye’de katledilen yüzbinlere olduğu gibi Ortadoğu ve Afrika’da öldürülenlere bir istatistik olarak bakılırsa, bu tavır terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürecektir. Kuşlara, balıklara, bitkilere gösterilen küresel hassasiyet şayet her gün Akdeniz ve Ege’de boğulan masum yavrulardan esirgenirse, bu aymazlığın sonu daha büyük bir felaket olacaktır. Sadece hayatta kalma, yaşama tutunma mücadelesi veren milyonlarca Suriyeli ve Iraklıların yüzlerine kapanan kapılar sorunu derinleştirecektir. Güvenlik ve huzurun yolu mültecilere tekme atmakta, içi insanlarla dolu botları şişleyerek batırmaktan, çığlıklarına kulak tıkamaktan değil onları kucaklamaktan geçiyor. Dikenli tel örgülerin, yüksek duvarların arkasına saklanarak sorundan uzak kalınamayacağını herkesin görmesi gerekiyor. Ayın şekilde islamofobik ırkçı tepkilerin sorunu daha derinleştirdiğini kabul etmeliyiz. Terörü bir inançla, milletle veya bölgeyle ilişkili hale getirmek kabul edilemez. Teröristin kimliğine bakarak bir dinin üyelerinin töhmet altında bırakılması, suçlu gibi savunma yapmaya zorlanması yanlıştır. Kimse İslam ile terörü bir arada ifade edemez, terörü İslam’a bir sıfat olarak kullanamaz. Buna kimsenin hakkı yoktur. Maalesef dini, dış görünüşü, dili, teninin rengi bundan dolayı ötekileştirilen kesimler bil hassa gençler, terör örgütlerinin propagandasına daha açık hale gelinebiliyor. Suriye’de sergilenen mezhepçi ve dışlayıcı politikalarla uygulanan yanlış stratejilerle yanı başımızda DAEŞ gibi bir örgütün ortaya çıkmasına neden oluyor. Esed rejiminin devlet terörüne göz yumarak Suriyeliler bombalamak suretiyle yanış politikalarla ısrar etmek bu canavara destektir.”

  • Sanlav: “Erdoğan, Dünyada Teknolojiyi En Etkili Kullanan Liderlerden”

    USMED Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Sanlav, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, iletişim teknolojisini en iyi kullanan liderlerden olduğunu söyledi.

    Sosyal Medya Savaşları kitabının yazarı ve Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Yönetim Kurulu Üyesi, Ümit Sanlav; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dünyada teknolojiyi en etkili kullanan liderlerden olduğunu söyledi.

    Etkili iletişim kurmakta dünyanın sayılı liderlerinden olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hindistanlı siyasetçi Narendro Modi ve İngiltere Prensi Charles’ın ardından hologram kullanan ender siyasetçilerden olduğunu ifade eden Sanlav, “Hologram, 3 boyutlu görsel bilginin lazer teknolojisiyle kaydedilmesi, depolanması ve hareket efekti kazandırılarak çok boyutlu ortama aktarılması sonucu elde edilen görüntüdür. Görsel anlamda teknolojinin günümüzde vardığı son gelişmelerden biri olarak nitelendirilen hologramlarda, projektöre bağlı olarak görüntü boyutu da değişir.

    Yurt dışından teknoloji satın almaktansa, yerli teknoloji üretimine yönelik çalışmalara verdiği önemle ve teknolojiyi yakından takip eden çalışmalarıyla bilinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve teknik ekibi, hologram konusunda da Türkiye’de öncü bir çalışmaya imza atmışlardı. Erdoğan’ın başbakan olduğu günlerde, İzmir’de yaptığı hologramlı konuşma, hem Türkiye, hem de yurtdışındaki basının gündemine oturmuş, dünyanın teknolojiyi en etkili kullanan liderleri arasında gösterilmesine neden olmuştu” dedi.

    Bunun dışında Erdoğan’ın bazı çevreler tarafından maksatlı olarak teknolojiye düşmanmış gibi gösterildiğini ifade eden Ümit Sanlav, “Özellikle Twitter kısıtlamaları ve yeni internet yasası konularında Sayın Cumhurbaşkanımızın teknolojiye karşı bir duruş sergilediğini iddia eden mesnetsiz haberler yapıldı. Oysa ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında durduğu husus; teknolojinin ahlaksızca, bireye ve topluma zarar verecek şekilde kullanımı ile dezenformasyon yapılarak toplumun şiddete ve provokasyona yönlendirilmesidir” ifadelerini kullandı.

    Sanlav, Twitter’ın Türkiye politikasının, başta Türkiye’nin adalet sistemi olmak üzere, diğer milli menfaatlere uymadığını da kaydetti.