Etiket: Erdem

  • Erdem Güven Fotoğraf Sergisi Açılıyor

    Fotoğraf Sanatçısı Erdem Güven ilk kişisel sergisini Edremit’te sanat severlerin ilgisine sunacak.

    Daha önce bir çok karma fotoğraf sergisine katılan Erdem Güven ilk kişisel fotoğraf sergisini 3 Mart’ta Kipa AVM Sergi Salonunda açacak. 31 fotoğrafın sergileneceği sergi 3-13 Mart tarihlerinde Kipa AVM’de, 13-20 Mart tarihleri arasında ise Akın AVM Sergi Salonunda açık kalacak. Düğün, Nişan, Bebek, Portre ve reklam çekimlerinden oluşan serginin ilgi görmesi bekleniyor.

  • Derya Erdem: “Türkiye’nin 2023 Hedefine Ulaşması İçin Sağlık Turizmi Önemli Bir Kalem”

    Türkiye’nin tescilli güzellerinden Health and Travel İstanbul’un Kurucusu Derya Erdem, her yıl on binlerce insanın kişisel bakım için Türkiye’yi tercih ettiğini belirterek, “Türkiye’nin 2023 hedefi olan 1 milyon sağlık turisti ve 20 milyar dolar gelir hedefine ulaşılmasında sağlık turizminin önemli bir kalem olacak” dedi.

    Günümüzde insanlar sadece tatil yapmak için değil sağlıkları için de seyahat etiklerini belirten 2013 yılında Miss Eurovision Türkiye Güzeli ve Health and Travel İstanbul’un Kurucusu Derya Erdem, her yıl on binlerce insanın kişisel bakım için Türkiye’yi tercih ettiğini söyledi. Kişisel bakım ve güzelleşmek için sadece Arap dünyasından değil Avrupa’dan da on binlerce kişinin ziyaret ettiğini söyleyen Erdem, “Ziyaretçilerin Türkiye’deki güzellik ve bakım merkezlerinde arzu ettiği operasyonu olup, ülkemizin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfedip ülkesine dönüyor. Ülkemizin ve özellikle İstanbul’un tanıtımına büyük katkı sağlayan sağlık turizmi diğer turizm çeşitlerine oranla ekonomimize en yüksek girdiyi sağlıyor. Zira yurtdışından Türkiye’ye hem tedavi olmak hem de güzelleşmek için gelen yabancılar sağlıkları için yüksek harcamalar yapmakla birlikte başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin tarihi doğal ve kültürel güzelliklerini keşfediyorlar” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN 2023 HEDEFİNE ULAŞMASI İÇİN SAĞLIK TURİZMİ ÖNEMLİ BİR KALEM”

    Health and Travel İstanbul’un Kurucusu Derya Erdem, “Sağlık turizmi alanı sadece ülkemize ekonomik değer oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda yine başta sağlık sektörü olmak üzere birçok alanda ve birçok meslek dalında yeni istihdam alanları açıyor. Türkiye’nin 2023 hedefi olan 1 milyon sağlık turisti ve 20 milyar dolar gelir hedefine ulaşılmasında sağlık turizminin önemli bir kalem olacak. Türkiye’nin medikal ve termal yatırım ve kaynakları Avrupa ve Dünya çapındadır. Kış ,doğa, inanç, kültür turizmi çeşitleri ile sinerji oluşturacak alternatif bir turizm alanıdır. Sağlık nedeniyle tercih edilen bir ülke olmak ülkenin uluslar arası prestiji açısından oldukça önemlidir“ diye konuştu.

    Yaşam süresinin uzunluğu ve gelir düzeyinin hemen her ülkede artması nedeniyle insanların güzelliklerine ve kişisel bakımlarını harcadıkları bütçelerin her zaman yükseldiğini söyleyen Derya Erdem, “Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki tedavi maliyetlerinin yüksekliği, bu ülkelerdeki sosyal güvenlik sistemlerinin yaşadığı sıkıntılar, hızla yaşlanan nüfus ve ulaşım teknolojisinde yaşanan gelişmeler, tedavi amaçlı seyahatlerin çıkış noktası olmuştur” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’DEKİ HASTANELER HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA ULUSLARARASI SAYGINLIK KAZANIYOR”

    Türkiye’deki hastanelerin popülaritesi her geçen gün dünyada arttığını bildiren Derya Erdem, “O kadar ki farklı ülkelerden binlerce kişi Türkiye’deki hastaneleri tercih ediyor. Ülkemizde 42 adet Joint Commission International (JCI) ile akredite ve uluslararası standartlarda akredite olmuş sağlık kuruluşu mevcut. Dünyadaki en yüksek teknoloji ile donatılmış olan ülkemizdeki hastanelerde onkolojik tedaviler, kardiyovoskiler cerrahi, ortopedi, beyin cerrahi, saç ekimi, estetik cerrahi, göz hastalıkları tedavileri, ağız ve diş sağlığı tedavileri sağlık hizmetleri veriliyor. Ayrıca bu hastanelerde cyberknife, robotik cerrahi, MR hizmetleri, kemik iliği, organ transplantasyon yapılabiliyor. Yabancı hastalar için hayati önem taşıyan kendi dilinde hizmet verme anlayışı da gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Dairesi Başkanlığı bünyesinde 7 gün 24 saat Arapça, İngilizce, Almanca ve Rusça dilinde Acil durumlarda 112 ve şikayet durumlarında 184 numaralı hatlardan ve hastanelerde uluslararası hastalara tercümanlık hizmetleri mevcut” dedi.

    Her kadının güzel, her erkeğin de yakışıklı olduğunu söyleyen tescilli Türkiye Güzeli Derya Erdem, sözlerini şöyle tamamladı: “Mutlu ve huzurlu bir yaşamın sırrı, insanın iç dünyası olduğu kadar dış dünyasına da önem vermesi ile başlıyor. Güzelliğin, sağlıklı bir yaşamın sonucudur. Sağlık kavramını tatil konsepti ile birleştirerek hastalarına eşsiz deneyimler ve hizmetler sunuyoruz. Hastalarımızın tedavi başlangıcından sonuna kadar, havaalanı karşılamaları, VIP transferleri, en iyi seviyede konaklamaları, hastane seçimleri ve hastalarımızın tedavi süreci sonrasında da danışmanlık sürecimiz ile profesyonel bir hizmet sunmaktayız. Bu süreçte ayrıca, İstanbul‘un gezilesi görülesi mekanlarına seyahatler, Türk mutfağımızın eşsiz tatlarına lezzet durakları ve düzenlediğimiz etkinliklerle müşterilerimize özel, masalları aratmayan Osmanlı geceleri ile ülke turizmine büyük bir katkı sağlıyoruz”.

  • Ömer Dinçer’den Can Dündar Ve Erdem Gül Yorumu

    Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nden çıkan “Hak İhlali” kararı ile ilgili değerlendirmede bulunan Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat hakkının çok ciddi bir hak arama yöntemi olduğunu belirterek, “İşte bu bir hak arama yoludur ve daha önceden var olmayan bir yöntemi bu ülkede demokratikleşme sürecinde kazandıran bu hükümetle olmuştur” dedi.

    Esenler Belediyesi’nin düzenlediği “Düşünce Ekseni” programı kapsamında Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer bir söyleşi gerçekleştirdi. Dinçer, Esenler Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde “Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” adlı kitabı üzerinden, Türkiye’de değişimin hikayesini aktardı. Esenler Belediye Başkanı M.Tevfik Göksu’nun da katıldığı programda Dinçer, “Kamu Yönetimi Reformu” konusunda açıklamalarda bulundu. Programın sonunda Prof. Dr. Ömer Dinçer’in 2003-2007 yılları arasında kamu yönetiminde yeniden yapılanma projesi ekseninde yaşanan süreci anlattığı “Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” kitabı katılımcılara hediye edildi.

    Konuşmasında katılımcılara, otoriter bir devletin ritüellerini aktaran Dinçer, “Demokrasi aynı zamanda bir ideolojinin topluma kabul ettirilmesi ve toplumsal değişimin uygulayıcısı olarak vardı. Marks Weber bürokrasiye geniş toplum ve halk kitlesine hizmet götürebilmek için rasyonel bir yapı olarak tarif eder. Ama Türkiye’de bürokrasi, bu yapı özelliği dışında toplumsal değişimi empoze eden ve buna öncülük eden muhteva taşır. Cumhuriyet ilk tarihlerinde bürokratların, kaymakamların, belediye başkanlarının kamu idarecilerinin zorla baloya gitmeleri, halkın bir takım toplantılara ve ritüellere davet edilmeleri bununla alakalıdır. Bizim 19 Mayıs, 23 Nisan törenleri ve benzerlerin pek çoğu otoriter bir devletin ritüeli olarak karşımıza çıkarlar” dedi.

    “DEVLET OTORİTESİ VE İDEOLOJİSİ İLK KEZ AK PARTİ HÜKÜMETİNDE SORGULANDI”

    AK Parti hükümetinin göreve geldiği 2003 yılından bu yana devlet idaresi, devletin otoriterliğinin ve ideolojisinin sorgulandığını söyleyen Dinçer, “2003 yılında ilk kez AK Parti hükümeti ile beraber Türkiye’de devlet idaresinin, otoriterliği ve ideolojisi yani devlet yönetim paradigması sorgulanır oldu. İlk defa belki sizler bunun nasıl sorgulandığına dair ipuçlarına sahipsiniz ama Türkiye’de sadece söylemde kalmayan devlet vatandaşın hadimi olacak fikri uygulanmaya kondu. Bu çok önemli bir düşünce. Az önce ben kamu yönetim paradigmasında sorgulama oldu dediğim şey bu. Halka hizmet eden bir devlet anlayışının oluşturulması AK Parti’nin Türkiye’ye sunduğu çok önemli bir proje” diye konuştu.

    “BU BİR HAK ARAMA YOLUDUR, BU HÜKÜMETLE BİRLİKTE OLMUŞTUR”

    Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili Anayasa’dan çıkan karara ilişkin yorumda bulunan Dinçer Anayasa’ya bireysel başvuru hakkının AK Parti hükümeti zamanında olduğunu vurgulayarak, “Anayasa Mahkemesi onların hakların ihlal edildiğine dair karar verdi. İşte bu bir hak arama yoludur ve daha önceden var olmayan bir yöntemi bu ülkede demokratikleşme sürecinde kazandıran bu hükümetle olmuştur. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat hakkı çok ciddi bir hak arama yöntemiydi. Tabii ki güçlü olan devlet karşısında vatandaşların kendi haklarını arayacakları mekanizmalar üretilebilir. Ombudsmanlık da yine buna benzer bir yöntemdir. Bürokraside size bir haksızlık yapılıyorsa yıllar sürecek. Ama kamu denetçiliği kurumuna giderseniz sizin haklarınızı koruyabilir” şeklinde konuştu.

    Program sonunda Dinçer’e hediye olarak el yapımı tablo hediye eden Başkan Göksu, Dinçer’in Esenler’e verdiği destekten bahsederek, “Sayın bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten belki de Esenler için bugüne kadar bir sürü eserimiz var ama Esenler’in tarihine düşülecek en önemli not o eserdir. O gün sayın bakanımızın vermiş olduğu büyük destekle Allah’a hamd olsun o bölgemiz yıkıldı tertemiz hale geldi. Şimdi o bölgenin adını Prof. Dr. Ömer Dinçer Eğitim Vadisi olarak kayıtlara geçtik” dedi.

  • Can Dündar Ve Erdem Gül Cezaevinden Çıktı

    Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı doğrultusunda tahliyelerine karar verilen Can Dündar ve Erdem Gül gece 03.15 sıralarında cezaevinden çıktı. Dündar yaptığı ilk açıklamada “Ankara’da yargıçlar varmış, tahliye olduk ama davamız devam edecek” derken Erdem Gül yaşadığımız durum “keşke olmasaydı hikayesi” dedi.

    Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı doğrultusunda tahliyelerine karar verilen Can Dündar ve Erdem Gül gece 03.15 sırlarında tutuklu bulundukları Silivri cezaevinden çıktı. Kendilerini bekleyen kalabalık tarafından coşkuyla karşılanan iki gazeteci eşleri ve çocuklarına sarılarak hasret giderdi.

    “CEBİMDEKİ MENDİL ABDİ İPEKÇİNİN MENDİLİ”

    Basın mensuplarına açıklamalarda bulundan Can Dündar “Tarihi bir karar olduğunu düşünüyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin bugünkü kararı basın özgürlüğünün ifade özgürlüğün önünü açmıştır. Bizim ödediğimiz bedel Türkiye’de gazetecilerin ödediği bedelin yanında hiçtir. 3 ay yattık bundan şikayet edecek değiliz.Cebimdeki mendil Abdi İpekçinin mendili, kızının gönderdiği mendil. Bu meslek basın özgürlüğü adına ölüm bedelleri ödedi. Bizimki onun yanında bir hiç” dedi.

    “TAHLİYE OLDUK AMA DAVAMIZ DEVAM EDECEK”

    Umut nöbetçilerine ve kendileriyle ilgilenen ceza infaz kurumu çalışanları ile jandarmaya teşekkür eden Can Dündar “Kin duymuyoruz, öfke duymuyoruz. Ama mücadele etmeye çok kararlıyız. Eskiden daha yüksek bir sesle kendimiz savunmaya devam edeceğiz. Tahliye olduk ama davamız devam edecek. 30’u aşkın meslektaşımız içeriden bu karar onlarında yolunu açacaktır. Arkamda gördüğünüz toplama kampı müze olana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.Biz çıkarken koridorda içerideki gazeteci arkadaşlarımızın seslerini duyduk bizi unutmayın dediler selamlarını ilettiler” şeklinde konuştu.

    “KEŞKE OLMASAYDI HİKAYESİ BU”

    Dündar’ın ardından açıklama yapan Cumhuriyet Gazetesinin Ankara Temsilci Erdem Gül ise “Bizim açımızdan Ahmet Kaya hatırlatması yapacağım; ‘Keşke olmasaydı’ hikayesi bu. Anayasa Mahkemesi’ne sadece Can’la ikimiz için değil Türkiye’deki demokrasi özgürlükler, her türlü özgürlüğün önündeki engellerin aşılması için attığı hukuki adım için Türkiye için teşekkür etmek lazım. Keşke bunu mahkeme yapsaydı, bu tutuklamayı yapmasaydı, Mevcut mahkeme yapsaydı AYM’ye bırakmasaydı. İçeride arkadaşlarımız var, mücadelemiz devam etmeli. Asolan her türlü özgürlüğü ve barışı isteyen insanların birlikteğidir” dedi.

    “ANKARA’DA YARGIÇLAR VARMIŞ”

    Bir süre yakınları ile hasret gideren Dündar daha sonra “Ankara’da yargıçlar varmış. Bundan haberdar olduk ve sevindik. Dilerim Türkiye’de yargıçların bu kararında diğer yargıçlarda paylarını alırlar ve bugüne kadar verdiği haksız karalardan dolayı utanç duyarlar. Bu iyi bir başlangıç olacak. Çok umutluyuz. Doğruyu yaptığımıza inanıyoruz” diye konuştu.

    Bir süre yakınları ile hasret gideren Dündar ve Gül daha sonra buradan ayrıldı. Dündar basın mensuplarının sorusu üzerine evlerine gideceklerini gazeteye yarın geçeceklerini açıkladı.

  • Erdem Gül’ün Eşinden İlk Değerlendirme

    Anayasa Mahkemesi’nin ‘hak ihlali’ kararını değerlendiren Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün eşi Aslı Gül, “Son görüşmemizde ilk mahkemede çıkacağından umutluydu. İlk kez siyasi bir öngörüsü kendi kişisel tarihimiz açısından hatalı çıktı” dedi.

    Anayasa Mahkemesi’nin ‘hak ihlali’ kararının ardından Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi önüne tahliye bekleyişi başladı. Dündar ve Gül’ün eşleri ile çocuklarının yanı sıra bazı CHP’li milletvekilleri, gazeteci arkadaşlar ve Cumhuriyet okurları cezaevi önünde toplandı.

    “EVRENSEL HUKUK NORMLARI AÇISINDAN TÜRKİYE’NİN İTİBARINI KURTARDI”

    İki ufak çocuğu ile birlikte cezaevi önünde bulunan Aslı Gül, yüksek mahkemenin kararını basın mensuplarına değerlendirdi. Sevinçli olduklarını eden Aslı Gül, “Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı Türkiye’de kurumsallığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bize hatırlattı. Evrensel hukuk normları açısından Türkiye’nin itibarını kurtardı. Türkiye toplumuna şöyle bire mesaj verdi; ‘Düşünün düşündüğünüzü ifade etmekten korkmayın’ dedi bence” dedi.

    “İLK MAHKEMEDE ÇIKACAĞINDAN UMUTLUYDU”

    Ankara’dan gelirken yolda haberi aldıklarını anlatan Gül, “Bindik geliyorduk. Haberi aldık, boşa gelmemiş olduk. Son görüşmemizde ilk mahkemede çıkacağından umutluydu. En son görüşmemizde ben ona sen mahkemeden ben Anayasa Mahkemesi’nden umutlu olmaya devam edelim dedim. İlk kez siyasi bir öngörüsü kendi kişisel tarihimiz açısından hatalı çıktı” diye konuştu.

    “DİĞER GAZETECİLER BAKIMINDAN DA İNŞALLAH EMSAL OLUR”

    Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP’li Sezgin Tanrıkulu ise, “Özgürlüklerinden yoksun kalan diğer gazeteciler bakımından da inşallah emsal olur. Ve yargı yeni bir AYM kararı beklemeden tutuklu bulunan diğer gazeteciler bakımından da bir karar verir. Bunu da mahkemelerden beklemekteyim” şeklinde konuştu.