Etiket: engel

  • Polen Alerjisi, Kaliteli Yaşama Engel

    Bahar mevsiminde doğanın yeniden uyanmasıyla ortaya çıkan polenlerin neden olduğu polen alerjisi, birçok insanın yaşam kalitesini etkiliyor.

    İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Suna Büyüköztürk, bahar aylarında alerjiyi tetikleyen en önemli etkenlerin polenler olduğunu ve bitkilerin üreme aracı olan bu polenlerin ağaçlar, çayır, çimen ve yabani otlardan rüzgâr yoluyla havaya dağıldığını söyledi. Polen alerjisini, yatkınlığı olan kişilerde polenlerin dağıldığı aylarda ortaya çıkan ve özellikle üst solunum bölgesinde görülen alerjik reaksiyonlar olarak tanımlayan Prof. Dr. Büyüköztürk, bazı hastaların şikâyetlerinin bahardan sonra da devam edebileceğini belirtti.

    Polen alerjisi belirtilerinin daha çok üst solunum yolu belirtilerinden oluştuğunu kaydeden Prof. Dr. Büyüköztürk, bunların hapşırma, burun akıntısı, burunda kaşıntı, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarma belirtileri olduğunu söyledi. Ayrıca bir grup hastada alt solunum yolları belirtilerinin görülebildiğini de belirten Prof. Dr. Büyüköztürk, bu belirtilerinse öksürük, nefes darlığı ve astım krizleri olduğunu ve bunların polene duyarlanmış astım hastalarında görülmekte olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Büyüköztürk, polen alerjisi reaksiyonlarının her ne kadar daha çok üst solunum yollarında görülse de, nadiren de olsa polenlerin tetiklemesine bağlı deri alerjilerini de (kaşınma, kızarma, kabarma şeklinde) görebilmekte olduğunu vurguladı.

    Polen alerjisinin genetik olarak yatkınlık olan kişilerde ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Öztürk, bu yatkınlığın anneden, babadan yahut her ikisinden birden gelen bazı vücutta alerjenlere duyarlılığı arttırması ile ortaya çıktığını fakat anneden ve babadan bu genleri taşıdığı halde bu belirtilerin ortaya çıkmadığı kişilerin de olduğunu kaydetti. Bundan dolayı, alerjik faktörlerin ortaya çıkmasının sadece genetik yatkınlıkla değil, onun üzerine diğer bir takım faktörlerin de eklenmesi ile mümkün olabileceğini belirten Prof. Dr. Büyüköztürk, eğer genetik yatkınlığı olan kişi polenlerin olduğu ortamda bulunuyor ise ve bağışıklık sisteminde bu duruma uyacak şekilde şekillenmişse, polen alerjisi belirtilerinin ortaya çıkacağını vurguladı. Prof. Dr. Büyüköztürk, bazı kişilerde polen alerjisinin şiddetinin gittikçe arttığını söyleyerek, bazı kişilerdeyse bunun gitgide yok denecek seviyeye indiğini belirtti.

    Polen alerjisi olan kişilerin söz konusu dönem içerisinde duyarlı oldukları polenlerin havada bulunduğu zaman dilimi içerisinde, günlük yaşam kalitelerini çok ciddi derecede etkileyecek belirtilerle boğuşmak zorunda kalabildiklerini kaydeden Prof. Dr. Büyüköztürk, bu durumun hastaların çalışma ve sosyal yaşamlarında ciddi problemlere yol açtığını vurguladı. Ayrıca polene bağlı alerjik reaksiyonların ileride sinüzit orta kulak iltihabı gibi kronik rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyleyerek, üst solunum yolunun şiddetli etkilendiği kişilerde alt solunum yolları ile ilgili belirtilerle de sıklıkla karşılaşıldığını vurguladı. Özellikle şiddetli dirençli öksürükler ve astım ataklarının çok tehlikeli bir hale gelebildiğini belirten Prof. Dr. Büyüköztürk, hastaların acil ünitelere başvuracak derecede ciddi ataklar yaşayabildiklerini ve bu tür atakların bazen güç bir şekilde kontrol altına alınabildiğini sözlerine ekledi.

    ALERJİ TANISI TESTLERLE KONULABİLİR

    Polen alerjisinin tanısında hastanın anlattıklarının da önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Büyüköztürk, kişi her yıl aynı dönemde aynı belirtileri yaşadığını söylüyorsa bunun polen alerjisi işareti olduğunu belirterek, bunun ispatlanması için bir takım testler uygulanmasının gerektiğini söyledi. Bu testlerin “alerjik testler” olarak adlandırıldığını, bunların hasta üzerinde uygulanan deri testleri ve hastadan kan alınarak yapılan testler olarak ikiye ayrıldığını belirtti. Ayrıca çok sık uygulanmayan, daha çok araştırmalarda kullanılan bir metot olarak da “provokasyon testi” adı verilen testlerden söz eden Prof. Dr. Büyüköztürk, bu testlerin polenle hastayı uyararak yapılan testler olduğunu ve bunların genelde burundan uygulandığını belirtti.

    Polen alerjisi olduğu belirlenen bir kişinin polenlerin daha çok havaya saçıldığı sabahın erken saatler ve öğlen saatlerinde dışarı çıkmamaya özen göstermeleri gerektiğine değinen Prof. Dr. Büyüköztürk, hastaların o saatlerde evlerinin pencerelerini açık tutmamaları gerektiğini belirterek, arabalarda polen filtresi kullanılmasının faydalı olacağını söyledi. Tedavi olarak “alerji ilaçları” olarak bilinen antihistaminik ilaçların kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Büyüköztürk, polen mevsiminin başlamasından önce aşı tedavisinin de uygulanabildiğini sözlerine ekledi.

  • Erdoğan Aşkı Engel Tanımıyor

    Muğla’nın Ortaca ilçesinde doğuştan engelli 26 yaşındaki Erhan Gün’ün en büyük hayali çok sevdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gün kendini ziyaret etmesi. 15 yaşından bu yana AK Parti’nin hiçbir etkinliğini kaçırmayan gencin Erdoğan sevgisi görenleri kıskandırıyor.

    Ortaca Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan doğuştan engelli Erhan Gün, ayağa kalkamıyor ve oturamıyor. Ancak onu hayata bağlayan nedenlerin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’ye duyduğu sevgi geliyor. 15 yaşından bu yana AK Parti ve Erdoğan’ın hiçbir konuşmasını kaçırmayan engelli gencin en büyük hayali ise bir gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini ziyaret etmesi. Mahallede de çok sevilen ve sık sık ziyaret edilen Erhan Gün, haberlerde Erdoğan’ı gördüğü zaman heyecanlanıyor.

    Erhan Gün’ün 58 yaşındaki annesi Alime Gün ise AK Parti İlçe başkanlığı tarafından yılın annesi seçildi. Engelli oğlunun yanından bir an olsun ayrılmayan Alime Gün, “Erhan engelli doğdu. Ancak o hayata hiç küsmedi. Etrafına hep pozitif enerji yayarak Ortaca’da herkesin sevgisini kazandı. Ben oğlumu engelli olarak görmüyorum. Şimdiye kadar partinin hiçbir etkinliğini kaçırmadı. Sayın Cumhurbaşkanımızı çok seviyor. Hayatta istediği tek şey Cumhurbaşkanımızın ziyaretine gelmesi” diye konuştu.

    Engel tanımayan Erhan Gün, Erdoğan sevgisini sosyal medyada da Cumhurbaşkanının fotoğraflarını paylaşarak gösteriyor.

  • Terör Kitap Sevgisine Engel Olamadı

    Son zamanlarda yaşanan terör korkusu Bursalıların kitap sevgisine engel olamadı. 9 gün süren Bursa 14. Kitap Fuarı toplam 170 bin kişiyi ağırladı.

    TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle KOSGEB, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Uludağ Üniversitesi’nin desteğiyle tertiplenen 14. Kitap Fuarı ve Eğitim Fuarı, pazar akşamı saat 19.00’da sona erdi. Fuarı 9 günde 170 bin kişi ziyaret etti. Bu yıl 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun iştirak ettiği Bursa Kitap Fuarı, söyleşi, panel gibi 80 kültürel faaliyete ev sahipliği yaptı. İmza günlerinde yüzlerce yazar okurlarıyla buluşma fırsatı buldu.

    Bursa Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak özel üniversitelerden özel okullara, yurtdışı eğitim kurumlarından dil kurslarına, kişisel eğitim kurumlarından eğitim araç gereç firmalarına kadar 75’in üzerinde firmanın katıldığı 12. Bursa Eğitim Fuarı da öğrencilerin akınına uğradı.

  • Merdivenler Engelliler İçin Artık Engel Olmayacak

    Afyonkarahisar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Emrah Tekin ve Furkan Özamay, okullarının yanında bulunan Engelliler Derneği’nden etkilenip engelli bireylere günlük hayatta kolaylık sağlamak için rampaya dönüşen merdiven sistemi geliştirdi.

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 47’nci Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Eskişehir Bölge Finali Sergisi’nde öğrencilerin buluşları ilgi çekiyor. Afyonkarahisar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Emrah Tekin ve Furkan Özamay, ‘Engelli Rampasına Dönüşen Merdiven Mekanizması’ adlı projesi ile engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak istiyor. Okullarının yakınında bulunan dernekten etkilenerek bir proje geliştirdiklerini kaydeden 11’inci sınıf öğrencisi Emrah Tekin, yaklaşık 7 aylık bir süre içerisinde projenin tamamlandığını aktardı. Tekin, projeyle alakalı olarak, “Bizim okulumuzun yanında sakatlar derneği var. O sakatlar derneğindeki engellilerin nasıl bir zorluk çektiğini görerek, bu kişilere bir şeyler yapmak için alternatif çözümler geliştirmeyi düşündük ve değişik projeler yaptık. Biz bunun üzerinde yoğunlaşmaya karar verdik ve mevcut standart rampa yapılamayan yerlere böyle bir mekanizma yapmayı düşündük” şeklinde konuştu.

    “PROJELERİMİZİ GELİŞTİRDİĞİMİZDE ENGELLİ BİREYLERİN TEK BAŞINA ÇIKMASI MÜMKÜNDÜR”

    Mekanizmanın çalışma yöntemiyle alakalı bilgi veren Furkan Özamay, projenin engelli bireylere kolaylık sağladığını, ancak bulunduğu aşamada bireylerin tek başlarına faydalanamayacağını vurguladı. Özamay, “Merdivenin altına kaldırma kolu yaparak bir mekanizma düzenledik. Autocad’te parçaların yapımının çizdik, okulumuzun mobilya bölümünde ahşap malzemelerden kestirdik ve bu kestiğimiz malzemeleri birleştirerek bu mekanizma ortaya çıkmıştır. Şu anda tek başlarına çıkmaları mümkün değil engellilerin, başka birinin yardımıyla çıkacaktır. İleriki çalışmalarımızda, projelerimizi geliştirdiğimizde engelli bireylerin tek başına çıkması mümkündür. Farklı mekanizmalar düzenleyerek bu işi de başaracağız” dedi.

    “BU PROJE BİZİM İÇİN BİR ARAÇ”

    Afyonkarahisar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Makine Öğretmeni olan Hakan Avşar ise, projenin esas amacının gençleri araştırmacı olarak yetiştirmek olduğunu belirterek, “Gençlerle beraber bu sene başında TÜBİTAK projesi yapmaya karar verdik ve bununla yola çıktık. Sağ olsun gençler ‘Rampaya dönüşen merdiven mekanizması’ yaptılar, gerçekleştirdiler, buraya getirdiler. Bu proje bizim için bir araç. Esas amacımız bu çocukları hayatı boyunca araştırmacı, geliştirmeci olarak yetiştirmek. Zannediyorum bunu da başardık. Bundan sonra hayatları boyunca bunu devam ettirecekler” ifadelerini kullandı.

  • “Down Sendromlu Olmak Engel Değildir”

    Şirin Kırşehir Bedensel Engelliler Derneği, down sendromlu bireyler hakkında farkındalık oluşturmak için çalışma başlattı.

    Down sendromunun toplumda bir hastalık değil genetik farklılık olduğunu belirten Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Servet Avkapan, insanların duyarlılık göstermesi için çalışmalar yaptıklarını ve down sendromlu olan çocukların da hayatlarında başarı sahibi olduklarını söyledi. Avkapan, “Herkesin eğitim hakkı vardır. Bu yüzden özel gereksinimli çocuklarımızın bireysel gelişimlerini, toplumla bütünleşmelerini en üst düzeyde sağlamak için bu çocukların akranları ile birlikte aynı eğitim ortamında eğitim alması gerekir” dedi.

    Ayrımcılık ve önyargının ortadan kalkması için bilinçlenme çalışması başlatarak toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Avkapan, “Birebir tanıdığım örneklerden biliyorum ki eğitimle mesafe katetmek mümkün. Meslek sahibi olup evlenen, hatta üniversite okuyanlar bile var. Duyarlı bir toplumla yaşanmakta olan bütün sorunlar aşılabilir. Down sendromlu olmak engel değildir” ifadelerini kullandı.