Etiket: engel

  • Açıköğretimin engel tanımayan öğrencileri

    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminde öğrenim gören engelli bireyler, gösterdikleri başarılarla engel tanımadıklarını ortaya koyuyorlar.

    Anadolu Üniversitesinin bir gelenek haline getirdiği “Başarı Belgesi Takdim Törenleri” Türkiye’nin çeşitli noktalarında hız kesmeden devam ediyor. Çok sayıda Açıköğretim Sistemi öğrencisinin katılımıyla gerçekleşen törenlerde en büyük ilgiyi ise engelli öğrenciler görüyor. Bölümlerinde en başarılı öğrencilerden olan engelli öğrenciler, fırsat verildiği takdirde engelleri nasıl aşıp başarı sağlayabileceklerini kanıtlıyorlar. Engelli öğrenciler, sınavlardaki başarılarını dağıtılan ders kitapları ve e-kampüs sisteminde yer alan ders materyallerine bağladılar. Ayrıca, başarılı olmak için bu materyallerin yeterli olduğunu, yardımcı kitap kullanmadıklarını, bazen sadece sesli özetleri dinleyerek sınavlara hazırlandıklarını belirttiler.

    Mersin’de yapılan Başarı Belgesi Takdim Töreninde öğrenciler adına bir konuşma yapan Mustafa Özdemir, “Başarının engel tanımadığını, engelin sadece bedenlerde olduğunu, özellikle e-kampüs sisteminde yer alan materyalleri ve ders kitaplarını kaynak alarak sistemli bir şekilde çalışmanın başarıyı kendiliğinden getireceğini” ifade etti.

    “Amacımız onların önündeki engelleri aşmalarına yardımcı olmak”

    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan ise, ‘’Belge almaya hak kazanan engelli öğrencilerimizin azmi ve başarısı, Açıköğretim Sisteminin 35 yıldır süregelen fırsat eşitliği vizyonunu ve yaşam boyu eğitim misyonunu bir kez daha gözler önüne serdi. Engelli öğrencilerimize yönelik sınav öncesi ve esnası yardımcı hizmetlerimiz artarak devam ediyor. Amacımız onların önündeki engelleri aşmalarına yardımcı olmak’’ diyerek öğrencileri tebrik etti.

  • Başkan Altepe: “Engel çıkarılması hoş değil”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bulgaristan’daki seçimler için oy kullanmaya gelen vatandaşları ziyaret etti, seçim sürecini değerlendirdi. Altepe, Bulgaristan’ın ´Kiril´ alfabesiyle dilekçe yazma mecburiyeti getirilmesine ilişkin kararına tepki göstererek, “Engel çıkarılması hoş değil” dedi.

    Bulgaristan’daki milletvekili seçimleri için Türkiye´de oy kullanacak çifte vatandaşlar, Bursa´da da kurulan 8 sandığa akın etti. Sandık kurulu huzurunda ´Kiril´ alfabesiyle hiç kimseden yardım almadan dilekçe yazma mecburiyeti getirilmesi ise uzun kuyruklar oluşmasına ve birçok kimsenin oy kullanamamasına sebep oldu. Daha evvel Türkiye genelinde 141 sandık, Bursa genelinde ise 41 sandıkta oy kullanan vatandaşlar, Bulgaristan´ın dayatmalarına büyük tepki gösterdi. Sabahın erken saatlerinden beri kuyrukta beklediklerini belirten vatandaşlar, yapılan engellemelere isyan etti.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de beraberindeki Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özkan ile birlikte Mümin Gençoğlu İlkokulu’nda oy kullanmak isteyen vatandaşları ziyaret etti. Bursa’da 400 binden fazla Bulgaristan doğumlu vatandaş bulunduğunu bu nedenle Bulgaristan’daki seçimlerin Bursa için de önemli olduğunu belirten Başkan Altepe, “Çünkü orada dostlarımız, akrabalarımız, kardeşlerimiz var. Onların mutluluğu bizim mutluluğumuz. Orada işlerin işi gitmesi bizi de etkiliyor. Derdimiz oradaki insanımızın kendi istediği şekilde inancını ve kültürünü yaşaması. Seçim var ama uygulamada sıkıntılar var. Bursa’da 30 bin civarında oy kullanıyor ama sadece 8 sandık var. Engeller çıkarılıyor, Kiril alfabesine göre dilekçeler alınıyor. Bunlar engellemeye yönelik davranışlar ve hoş değil. Daha önce 35 sandık vardı 8’e düşürülmüş. 30 bin oyun kullanıldığı yerde böyle bir uygulamaya geçmişler. Bulgaristan devletinin uygulamaları. Şartları onlar belirliyor” dedi.

  • Engeli, üretip satmasına engel olmuyor

    Konya’da yürüme engeli olan bir kadın, evinde ipek böceği kozasından ürettiği hediyelik eşyaları satarak geçimini sağlıyor.

    Konya’da yaşayan 48 yaşındaki Şerife Figen, 4 yıl önce hocası ve arkadaşı sayesinde ipek böceği kozasından çeşitli hediyelik eşyalar yapmayı öğrendi. Figen, evinde çeşitli eşyalar yaparak satıp evinin geçimini sağlıyor. Şerife Figen, önceden sadece yapay çiçek yapımını bildiğini ve kozanın da çiçeklere dönüştüğünü öğrendiğini belirterek, “Hediyelik eşyalar için uğraştım. Sonraları kendimi geliştirdim. Bunları yapıp hem evime katkıda bulunuyorum, hem de güzel şeyler yaptığıma inanıyorum. Artık burada seminer verip girişimciler arıyorum, bunları üretmek için. Konya’da ürettirmeye çalışıyorum. Eğer başarırsam çok iyi işler olacağına inanıyorum. Hepsini kendi başıma yapıyorum ve satıyorum. Bundan önce başka türlü şeyler yapıyordum. Kozayı duyduktan sonra onunla uğraştım” dedi.

    “Engelli olmak hiçbir şeye engel değil”

    Sağlık sorunları nedeniyle bir süre işten uzaklaştığını da ifade eden Şerife Figen, “Ayağımda platin ve protez var. Sağlığımın engelinin iş yapmama herhangi engeli yok. Engel benim için sorun değil. Üretmek önemli. Oturduğum ve yattığım yerden sürekli yaptım ve yapıp sattığımda ben daha çok mutlu oldum. Hayata dört elle sarılmayı çok seviyorum. Bunlar bana yaşam kaynağı oluyor ve çok seviyorum işimi. Engelli olmak hiçbir şeye engel değil. Kocamın okuma yazması olmadığı için çok fazla yerde çalışamıyor. Birlik olduk ve hayat mücadelesi veriyoruz. Engelli olmak hayata küsmek değil, dört elle sarılmaktır” diye konuştu.

    “10 kişi bulursam Konya’da üretim olacak inşallah”

    Şerife Figen, ipek böceği kozasının Konya’da üretimi olmadığını ve tek isteğinin Konya’da da bunun öğretilmesi olduğunu kaydetti. İpek böceği kozasını Konya’da üretip işlemesini çok istediğini ve bunu başaracağını da söyleyen Figen, “10 kişi bulursam Konya’da üretim olacak inşallah. Ben yattığım halde bu işleri yapıyorum boş durmuyorum. Keşke herkes benim gibi olsa da yapsa. Niye boş dursunlar ki. İsteyen olursa ücret almadan onlara da gösteririm. Çocuklarımın bütün masraflarımı ben karşılıyorum” şeklinde konuştu.

  • Bin adet piyasaya sürülecekti, jandarma engel oldu

    Edirne’de, jandarma ekiplerince durdurulan bir kamyonette İstanbul’da piyasaya sürülmek üzere hazırlanan bin adet kaçak elektronik sigara ele geçirildi.

    Edirne İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipleri, U.K. isimli bir şahsın Keşan ilçesinden aldığı kaçak elektronik sigaraları Keşan-Uzunköprü-Havsa karayolunu takiben İstanbul’a götüreceği ihbarının alınması üzerine hareket geçti.

    Jandarma ekipleri, Uzunköprü ilçesinin Kavacık köyü yolunda icra edilen yol kontrol ve arama noktasında aracı durdurarak adli makamlardan alınan karara istinaden aramada yaptı. Aramada, kamyonetin kasasında 20 adet karton koli içerisinde bin adet elektronik sigara ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Kamyon sürücüsü U.K. ise ekiplerce gözaltına alındı.

  • Bakan Özlü: “Kim ne yaparsa yapsın, Türkiye’nin yükselişine engel olamayacak”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye’yi durdurmak için terör örgütlerine kucak açanların olduğuna dikkat çekerek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bir programına engel olan Almanya’yı işaret etti.

    Bakan Özlü, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenen “Çalışan Bilecik Büyüyen Türkiye” toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Özlü, dünyadaki haksızlıklara karşı zalimin karşısında ve mazlumun yanında yer aldıklarını söyledi.

    Ekonomiyi, sanayiyi, demokrasiyi, sosyal yapıyı her geçen gün daha da güçlendirdiklerini belirten Özlü, “Marmaray gibi, Avrasya Tüneli gibi, üçüncü havalimanı gibi ve daha nice dev projeyi hayata geçiriyoruz. Elbette bu yol, güllük gülistanlık bir yol değil. Bu yolun zorlukları var. Türkiye’nin yükselişinden rahatsız olanlar var. Türkiye’yi durdurmak için terör örgütlerine kucak açanlar var. İşte en son Almanya’yı gördünüz. PKK’ya şehir meydanlarında miting yaptıran Almanya, Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ’ın bir programına engel oldu. Kim ne yaparsa yapsın, Türkiye’nin yükselişine engel olamayacaklar. Türkiye’nin yükselişinden, dev projeleri hayata geçirmesinden, referandumda evet çıkacak olmasından ve daha birçok şeyden korkuyor olabilirler. Ancak şunu akıllarına yazsınlar; Korkunun ecele faydası yoktur” dedi.

    “2016 yılı, ülkemiz için oldukça zorlu bir yıl oldu”

    Daha güçlü bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi için yapılması gerekenlere odaklanılması gerektiğini aktaran Özlü, “Biliyorsunuz, 2016 yılı, ülkemiz için oldukça zorlu bir yıl oldu. Ancak hamdolsun, yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, ekonomimiz dimdik ayaktadır. Özellikle geçtiğimiz yılın son çeyreğinden itibaren ekonomide gözle görülen bir toparlanma süreci başladı. Ekonominin sağlam temelleri ve aldığımız hızlı tedbirler neticesinde, hem iç pazarımız canlandı hem de ihracatımız artmaya başladı. Bu dönemde, iç talebi artırmak ve KOBİ’lerin uygun şartlarda finansmana erişimini sağlamak için birbirinden önemli adımlar attık. Mesela KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerimize sıfır faizli 50 bin lira kredi vermeye başladık. Bu krediye 770 bin başvuru geldi. Gerekli şartları sağlayan bütün KOBİ’lerimizin peyderpey bu krediden yararlanmalarını sağlayacağız. Böylece piyasalara toplamda 10 milyar TL’yi aşan bir nakit akışı sağlamış olacağız” diye konuştu.

    İstihdam seferberliği

    “Bu dönemde attığımız en önemli adımlardan birisi de İstihdam seferberliği oldu” diyen Bakan Özlü, şöyle devam etti:

    “Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı bu projeyi çok önemsiyoruz. Devlet olarak, bu yıl ilave olarak istihdam ettiğiniz kişiler için 773 liraya denk gelen sigorta, fon ve vergi ödemelerini sizlerden almıyoruz. Yani bu sene işe aldığınız kişiler için sadece onların maaşını ödeyeceksiniz. Bu da asgari ücretli çalışanların maliyetinde yüzde 35’e varan bir indirim anlamına geliyor. Bu millet, özellikle 15 Temmuz’da gerçekten büyük bir fedakarlık gösterdi. Hepimiz bu fedakarlığın karşılığı olarak, bu borcun karşılığı olarak, bu seferberliğe katılmalıyız diye düşünüyorum. Sizleri, istihdam seferberliğine katılmaya ve sunduğumuz büyük imkandan yararlanmaya davet ediyorum.”

    “Biz böyle bir yanlışa düşmedik”

    Bu tür konjonktürel gelişmelerin yoğun yaşandığı bir dönemde, yapısal reform çalışmalarının ihmal edilebileceğini kaydeden Özlü, “Biz böyle bir yanlışa düşmedik. Ülkemizin, ekonomi çevrelerinin ve sizlerin orta ve uzun vadede daha fazla ve daha nitelikli üretim yapmanızı sağlayacak adımları atmayı sürdürdük. Bizim temel meselemiz üretmektir. Hem nicelik olarak hem de nitelik olarak daha fazla üretmektir. Üretimde teknoloji seviyemizi, katma değerimizi artırmak zorundayız. Son 14 yılda, bunu sağlamak için, Ar-Ge’ye yönelik çok önemli destek mekanizmaları kurduk ve geliştirdik. Çabalarımızın karşılığını da aldık. Ar-Ge harcamalarımız, Ar-Ge personelimiz, patent başvurularımız arttı. Üretim ve ihracatımız içinde, düşük teknolojili ürünlerin payı yüzde 10 civarında azalırken, orta teknolojili ürünlerin payı da benzer oranda artış gösterdi. Ancak bu yeterli değil. Şimdi sırada yüksek teknolojinin payını artırmak var. Bu amaçla geçtiğimiz yıl, Ar-Ge Reform Paketi’ni hayata geçirdik. Bu paketle, özellikle Ar-Ge merkezi kurulmasını kolaylaştırdık. Bilecik’te sadece 2 Ar-Ge merkezi var ve biz bu rakamı Bilecik için asla yeterli görmüyoruz. Ar-Ge Reform Paketi’nden yararlanmanızı ve bu sayıyı artırmanızı sizden istiyoruz. Bilecik teşvik sisteminde 3’üncü bölgede yer alıyor. Ancak yüksek teknolojili ürünlerde yapılacak yatırımlar 5’inci bölge gibi destekleniyor. Yine OSB’lerde yapılan yatırımlar ile orta-yüksek teknolojili bazı sektörlerde yapılacak yatırımlar da 4’üncü bölgedeymiş gibi destekleniyor. Sizlerden bu imkanları değerlendirmenizi istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Sistemi, istikrarın kaynağı haline getirmeliyiz”

    Özlü, ekonominin istikrarı sevdiğini anlatarak, şöyle konuştu:

    “Siyasi istikrar, güçlü ekonominin temel şartıdır. İstikrarlı bir politik yapı, ekonomik kalkınmaya devamlı surette olumlu yansıyacaktır. Türkiye’de şu anda istikrar var. Ancak bu yarın da olacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bugünkü istikrar sistemin kendisinden değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın uyumlarından kaynaklanıyor. Bunu değiştirmeliyiz. Sistemi, istikrarın kaynağı haline getirmeliyiz. Kişilerden bağımsız olarak, sistem üzerinden siyasi istikrarı teminat altına almalıyız. Seçimlerle ve hükümetlerle ilgili belirsizliklere son vermeliyiz. Yürütmedeki iki başlılığı muhakkak ama muhakkak bir surette ortadan kaldırmalıyız. Türkiye’yi daha hızlı karar alabilen ve aynı zamanda bu kararların etkin bir şekilde denetlenebildiği bir ülke haline getirmeliyiz. Bütün bunlar, ekonomi için, yatırımcılar için çok önemlidir. En fazla teşvik veren ülke de olsak, hatta vergileri tamamen de kaldırsak, siyasi istikrar olmazsa, ülkeye yeteri kadar yatırım çekemeyiz. 16 Nisan referandumu işte bu yüzden çok önemli. Referandum sonucunda çıkacak bir Evet kararı, Türkiye’ye büyük güç katacak. Bu sonuçtan en büyük gücü ise ekonomimiz, sanayicimiz, esnafımız, KOBİ’lerimiz devşirecek. Bu nedenle, iş dünyamızın, demokrasiyi güçlendiren, karar alma süreçlerini iyileştiren ve istikrarı teminat altına alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, ‘tabi ki evet’ diyeceğine inanıyorum. Bu vesileyle, referandum sonuçlarının şimdiden sanayimiz, ekonomimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.”