Etiket: enflasyon

  • Ekim ayı enflasyon rakamları açıklandı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre TÜFE’de 2014 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 1,90, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 8,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,96 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,65 artış gerçekleşti.

    Aylık en yüksek artış yüzde 9,95 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti.

    Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan konutta yüzde 2,94, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 2,65, lokanta ve otellerde yüzde 0,86, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0,74 artış gerçekleşti.

    Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 0,18 ile ulaştırma oldu.
    Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Ekim ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise yüzde 0,10 ile haberleşme oldu.

    Yıllık en fazla artış yüzde 14,34 ile lokanta ve oteller grubunda oldu.

    TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,56 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 9,91 ile sağlık, yüzde 9,14 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 8,83 ile giyim ve ayakkabı artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

    Aylık en yüksek artış yüzde 2,90 ile Balıkesir, Çanakkale’de oldu.

    İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış yüzde 9,77 ile Balıkesir, Çanakkale bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 10,32 ile Şanlıurfa, Diyarbakır bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış yüzde 9,37 ile İzmir bölgesinde gerçekleşti.

    Ekim 2014’te endekste kapsanan 432 maddeden; 62 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 302 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 68 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

    YURT İÇİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ AYLIK YÜZDE 0,92 ARTTI

    Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2014 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 0,92, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 8,22, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,10 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 10,11 artış gösterdi.

    Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 0,32 artış, imalat sanayi sektöründe yüzde 0,35 artış, elektrik ve gaz sektöründe yüzde 6,92 artış ve su sektöründe yüzde 2,54 artış olarak gerçekleşti.

    En yüksek aylık artış elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirmede gerçekleşti. Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; yüzde 6,92 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme, yüzde 2,54 ile su ve suyun arıtılması ve dağıtılması, yüzde 2,39 ile bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler alt sektörleridir. Buna karşılık yüzde 5,64 düşüş ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 2,30 düşüş ile ham petrol ve doğal gaz, ve yüzde 1,56 düşüş ile deri ve ilgili ürünler bir ay önceye göre endekslerin en fazla gerilediği alt sektörler oldu.

    Ana sanayi gruplarında en yüksek artış enerji malında gerçekleşti.

    Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2014 yılı Ekim ayında en yüksek aylık artış enerji mallarında ve en yüksek yıllık artış dayanıksız tüketim mallarında gerçekleşti.

  • Emekli maaşları ne kadar arttı?

    Türkiye Emekliler Derneği (TÜED)  Genel Başkanı Kazım Ergün, işçi emeklilerinin aylıklarına yapılacak zammın, TÜİK’in açıkladığı TÜFE rakamlarıyla belli olduğunu belirterek, ”Ekim 2008’den önce emekli olanlar için en düşük işçi emekli aylığı sadece 36,66 lira artarak 922,55 liraya çıktı” dedi.

     

    Bir açıklama yapan Ergün, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 55. maddesi uyarınca düzenlenen emekli aylıklarına 2013 yılının ilk 6 ayında yapılacak zamların TÜFE rakamlarıyla belirlendiğini söyledi.

     

    İşçi ve Bağkur emekli aylıklarına yapılacak zammın bir önceki 6 aylık dönemin gerçekleşenenflasyon oranı kadar olacağını ifade eden Ergün, TÜİK’in yaptığı hesaplamalara göre Temmuz-Aralık 2012 döneminde 6 aylık enflasyonun yüzde 4,14 olduğunu belirtti.

     

     

    Ergün, şöyle devam etti: ”Buna göre, 5510 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan Ekim 2008’den önce emekli olanlar için en düşük işçi emekli aylığı sadece 36,66 lira artarak 885,89 liradan 922,55 liraya çıktı. 2008’den sonra emekli olan işçi emeklilerinin 685,24 lira olan taban aylıkları da 28,37 lira artarak ek ödeme dahil olarak 713,61 liraya yükseldi. Aynı dönemde emekli olanların tavan aylıkları ise 2 bin 788,90 liradan 2 bin 904,36 liraya yükseldi.

     

     

    Diğer taraftan, 687,85 lira olan en düşük Bağkur esnaf emeklisi aylığı 29,43 lira artarak 717,28 lira oldu. Ayrıca, 509,29 lira olan en düşük Bağkur tarım emeklisi aylığı da 21,07 lira artarak 530,36 liraya çıktı.

     

     

    En düşük memur emeklisi aylığı ise 2013 Ocak ayından geçerli olacak yüzde 3 artış ve yine yüzde 0,12enflasyon farkıyla beraber bin 53,63 liradan bin 86,52  liraya yükseldi. Memur emeklilerinin taban aylıklarındaki artış miktarı 32,89 lira olarak gerçekleşti.”

    -”Emekliler arasında ayrım yapılmamalıdır”

     

     

    Emeklilerin yaklaşık yüzde 85’inin açlık sınırının altında, yani en düşük aylık seviyesinden aylık aldığını ileri süren Ergün, ”Enflasyona endeksli zamlar, emeklilerin derdine derman olmaktan uzak. Ayrıca, tek çatı sistemine geçtiğimiz savunulurken, bir kısım emekliye enflasyon oranındazam yaparken, bir kısım emekliye enflasyonunun 1-2 puan üzerinde artış yapan bir toplusözleşme anlayışını uygulamak hakkaniyet ölçülerine sığmamaktadır” dedi.

     

     

    TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün şöyle devam etti:  ”Memur emeklilerimizin toplu sözleşme düzenine göre memurların aldığı zamlardan yararlanması elbette ki olumlu bir gelişmedir. Ancak yıl içerisinde  Bağkur ve SSK emeklilerinin bu zammın gerisinde bırakılması da haksız bir uygulamadır. Aradaki fark mutlaka kapatılmalı, emekliler arasında ayrım yapılmamalıdır.

     

     

    Diğer taraftan, birçok kez eleştirmemize rağmen bir başka haksızlık da süregelmektedir. Enflasyon sepetinde, emeklinin yaşam alanına girmeyen birçok kalem malzemeyle yapılan hesaplamalar bizim gerçeğimizi yansıtmamaktadır.”

    2008 öncesi emekli olanların taban aylıkları (TL)

    ————————————————-

    SSK        Bağkur (Esnaf)    Bağkur (Tarım)     Memur

    ——     ————–    ————–     ——-

    Temmuz 2012     885,89     687,85            509,29             1053,63

    Ocak 2013       922,55     717,28            530,36             1086,52

    (* Bağkur taban aylıkları esnaflar ve tarım emeklileri için 1. basamak ödentileri olarak dikkate alınmıştır.)

  • Eşiyle ilgili ilginç çıkış

    Başbakan Erdoğan, NTV-Star yayınında önemli açıklamalarda bulundu. Derin devletin hala temizlenmediğini açıklayan Başbakan, yardımcısı Arınç’la farklı düşündüğünü de söyledi

     

    Başbakan Erdoğan, Ergenekon davasıyla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine şunları söyledi: “Ben Sayın Kılıçdaroğlu kadar cesur değilim, Anayasa’nın ilgili maddesini göz göre göre çiğneyemem. Yargıya müdahale yetkim yok. Silivri Cezaevi en uygun şartlarda yapılmıştır. Silivri bir açık hava hapishanesi değildir. Konuyla ilgili yargı ne karar verirse ona saygı duyarız. Benim Silahlı Kuvvetler mensupları için tutuksuz yargılanma isteğimi söylemişimdir. Ama bunun ötesine geçmem. (…) Biz tutuklu vekillerin tahliyesi yönünde bir söz vermedik. CHP Genel Başkanı verilmemiş bir sözü verilmiş gibi yaparak bizi zan altında bırakıyor. Bu insanlar seçildiklerinde tutuklu muydu, değil miydi? Siz dışarda hiç mi aday bulamadınız da bunları aday gösterdiniz? Bu CHP ve MHP’nin mantığını ters çalıştığını gösterir. Eğer bunu kullanırsanız yarın başkaları da bu yoldan girer. Devletteki derin yapı tamamen temizlendi iddiasında olmadık. O kadar büyük iddiada bulunamam. Derin yapının sıfırlandığı bir ülke yoktur. Her ülkede bu tür yapılanmalar vardır. Önemli olan bu tür yapılanmaların darbelere neden olup olmadığıdır. Biz bu yapıların zararını en aza indirdik.”

    Başbakan, Hozat’daki fişlemeler konusunda ise şu açıklamalarda bulundu: “Devletin bazı kurumlarında ’derin devlet’ten kalma kötü alışkanlıklar var. Ben dahil bu dinlemeler bitmemiştir. Derin devlet denen olay boş durmuyor. Evimin altındaki ofisimde dinleme cihazı bulundu. Önemli olan bunu kimin koyduğunu bulmak. Deniz Baykal’la ilgili kaseti de kimin yaptığı bulunamadı.”

    Lafım sağa sola çekilmesin

    Başbakan kuvvetler ayrılığı tartışmalarının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

    Bu gerçeği 75 milyonun benden dinlemesini istiyorum. Türkiye’de kuvvetler ayrılığını en güçlü savunan partinin lideriyim. Kimse bunu eğip büküp sağa sola çekmesin. Yargı öle zamanlar oldu ki yasamanında alnına müdahale etti, yürütmenin alanına da müdahale etti. 411 olayı yaşadık. Tarihi bir olaydır. Anayasa mahkemesi yargı buna müdahale etti. Yargı hukuka uygun mudur değil midir diye bakar. Kendisinin yasama organın yerine koyamaz. Glataport’un satışını biz yapıyoruz ama bunu yargı engelliyor. Eksik olanı söyler ben o eksiği gidermek sureti ile yine yaparım. Erkler arası yetki ihlaline karşıyız. Biz kuvvetler ayrılığını en güçlü savunan ülkeyiz. Çünkü bunun bedelini ağır ödedik. Bu engellemelerde kaybeden millet oluyor.”

    Sadece yargı ile alakalı değil

    Erdoğan, “Yargı hükümetin beklentilerine uygun mu hareket etemeli? Başbakan bunu mu söylüyor?” sorusunu şöyle yanıtladı:

    “Yargının yürütmenin yasalara aykırı aldığı bir karar varsa bunları denetleme hakkı vardır. Buna söyleyecek herhangi bir şeyimiz yok. Benim bakanım bir müdürü tayin edecek. Ama siz bunu durduruyorsunuz. 11-12 kez bir şube müdürünü ataymazsa, bu kişi orada 14 yıl aynı yerde kalabiliyorsa burada ne ararsınız? Demek ki, bunların içeride dayıları var, bir şeyler var ki, onları orada tutuyor. Veyahut orada bir hukuk oluşturuyor ve birileri koruyor. Böyle asla idare güç kazanamaz. Bir mekanizmayı başarılı bir şekilde yürütecekseniz, işletecekseniz, burada verimliliği esas almak zorundasınız. Bu sadece yargı için değil. Konya’daki konuşmaya bürokratik oligarşiden geldim. Bu sadece yargı ile alakalı değil. Kent hastaneleri projemiz var. Bunu 5 yıldır hayata geçiremiyorum.

    Eşimden önce öleyim

     

    Başbakan Erdoğan, ”Sizin yemek yönteminiz nedir? Bir tadımcınız var mı?” sorusu üzerine de Osmanlı dönemindeki çeşnici başını hatırlatarak, kendisinin yemekhanesiyle ilgilenenlere çeşnici başı denildiğini ancak bir alakası olmadığını söyledi. ”Eski bir Genelkurmay Başkanı, zehirleneceği ihbarını alması üzerine yemeğini aylarca evinden getirmiş. Size ya da Sayın Abdullah Gül’e buna yönelik bir şey var mı?” sorusuna karşılık Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül’ün de bu konuda hassasiyetleri olduğunu anlattı. Erdoğan, ”Eşi mi kontrol eder acaba yemekleri? Sizde kim kontrol eder? Önce kime tattırıyorsunuz, Emine Hanım’a mı?” sorusuna cevaben de ”O kadar da değil. Eşim zehirlenecekse ben zehirleneyim. Olur mu öyle şey? Benim Rabb’imden temennim, eşim benden önce ölmesin. Ben eşimden önce öleyim. Çünkü eşim benden önce ölürse bana kim bakacak?” dedi.

    Gündemi ben oluştururum

    ERDOĞAN, bazı açıklamalarının günlerce tartışıldığı, söylediklerinin anlaşıldığı şekilde olmadığının ortaya çıktığı hatırlatılarak, bunu bilinçli yapıp yapmadığının sorulması üzerine, bu tartışmaların olmaması durumunda başbakan olamayacağını söyledi. Erdoğan, ”Gündem birilerinin elinde kalırsa, o zaman siz başbakan olarak onun peşine takılırsınız. Ben peşine takılmamalıyım. Bir şeyi yaparken, bunun enine boyuna tartışmasını yapmışsam, en yakın çevremdeki bazı arkadaşlarımla bunun görüşmesini yapmışsam, onlar bile bunun zamanlamasını bilmeyebilir, bir zamanı gelir ki onu gündeme oturturum, oturtmam lazım. Bu kabiliyeti sergileyemezsem o zaman böyle bir neticeyi de elde edemezsiniz” dedi.

    Uludere olayı kullanılıyor

    “BİZ AK Parti olarak yaşatmanın gayretindeyiz. Uludere’nin soykırım olduğunu söyleyen kişi Başbağları konuşmuyor, Yeditepe’yi, Bingöl’ü konuşmuyor. Buralarda askerlerimiz topluca şehit edildi. Bu ülkede TSK bazı imtihanlardan geçti. Yeditepe’yi yaşayan komutanla dalga geçtiler. Uludere’ye ilişkin görüntülerde sadece hareketler görünüyor. Burada 2 gerçek var: Bir kaçakçılığı meşrulaştıralım, iki terör adına yapılıyorsa buna göz yumalım. Uludere’yi bu kadar basite indirgemeyelim. Sonuçta terörist de sivildir. Biraz sabredelim ölen 34 kişiyle ilgili yargı kararını bekleyelim. Sürekli sivil denmesini bir beyin yıkama hamlesi olarak görüyorum.”

    Fotoğraf değil 1 milyon ilmekli halı

    Vanlı işadamı Mustafa Acar, Başbakan Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan’nla çekilen bir fotoğrafını internetten indirip, ipek duvar halısı yaptı. Acar, Başbakan Erdoğan’ın anneler gününü kutlamak için annesini ziyaret ettiği sırada annesinin elini öptükten sonra, “Kaldır ayaklarının altını öpeyim” demesinin kendisini çok duygulandırdığını; ülkenin 10 yılına damgasını vurmuş güçlü bir kişiliğin, bu anlamda tevazu gösterip bu sözü söylemesinin de kendisini etkilediğini, bu nedenle böyle bir halı yapmaya karar verdiğini ifade etti.

    Acar, ebatları 1 metreye 70 santimetre olan ipek halının yapımının da oldukça zorlu geçtiğini belirtti. 6 kişilik ekiple 13 ayda tamamlanan ipek duvar halısında 200 farklı ton kullanıldığını, yüzleri ipekte düzgün görünmediği için Yeni Zelanda’dan getirilen yünleri kullandıklarını söyledi. Acar, fotoğrafı kare kare motiflendirdiklerini, milyona varan dokuma düzeneğine getirdiklerdikten sonra halının dokunmaya başlandığını ve her santimetrekarede 140 ilmek bulunduğunu da anlattı.

    “Cumhurbaşkanı ile aynı düşünüyoruz”

    “Meclisi fesih yetkisi kuvvetler ayrılığına aykırı” denmesinin üzerine Erdoğan, “Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı kalkmıyor. ABD’ye baktığınızda inceleme sistemi çok güçlü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde yetkiyi Meclis’e bağlanmıştı. Gazi o zaman kuvvetler ayrılığından bahsetmiyor. Gazi kuvvetler birliğinden bahsediyordu. Burası çok minidardır. Belki bunu savaş şartları nedeniyle yaptı ama uzun süre kullanıldı” şeklinde konuştu. Benim arzum parlamentonun gücünü daha da artırmak. Referanduma daha da açık yapıyı güçlendirmemiz lazım” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kuvvetler ayrılığı konusunad yaptığı açıklama hakkında ise Başbakan Erdoğan, “Cumhurbaşkanı ile aynı düşünüyoruz” dedi.

    “Adalet sistemi hız kazandı”

    ’Tutuklama sayısı artmaya başladığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Şu anda cezaevlerine giriş tutuklama sayısı artmaya başladı. Bunun nedeni, adalet sisteminin hız kazanmasıdır” dedi.

    Arınç’ın anlayışı yanlış

    Bülent Arınç ve İdris Naim Şahin’in açıklamalarının hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, “Ben herkesin yerli yerinde bazı kanaatlerini sergilerken, eğip bükmeden bunları konuşmamız lazım. Yani terör konusunda, terörle mücadelede ittifak sağlayamıyorsak bu bizim için büyük bir açıktır. Burada bir kan varsa kanla temizleyemezsiniz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz terörle mücadeleye devam edeceğiz, ama meclis içerisindeki uzantılarıyla müzakere de ederiz. Bizim değerlerimizde anlatmak, konuşmak ikna etmek var. Ama Meclis’te etkinliği olmayan uzantılarla görüşmeyiz, teröristleri kucaklayanlarla görüşmeyiz. Yani bizim yolumuz ’bana da işkence yapılsaydı dağa çıkarım’ değil. Dağa çıkışı engelleyebilirsek ne mutlu bize. Dokunulmazlık nasıl kalkar? Bu yasalarla belirlenmiştir. Bununla ilgili yargının attığı adımlar var. Bu fezleke olarak Meclis’e geldiğinde bu konularla ilgili olarak biz grup olarak çalışırız. Terörle mücadelede ittifak sağlayamıyorsak bu bizim için büyük bir açıktır. İçerikle ilgili çok çalışma yaptık. Bir yere geldik. Ancak bakın bir yanlış başka bir yanlışla temizlenemez. Burada bir kan varsa kanla temizleyemezsiniz. Bu adımı iyi atmamız lazım. Diyarbakır cezaevi hakkında görüşlerimiz çok önceden açıklanmıştır. O işkenceleri ben de gördüm. Biz bunu meydanlara taşımadık oralarda söylemedik.”

  • Enflasyon artışı emekliye zam olacak

     Başkanı Başçı, enflasyonun yüzde 7.4’e çıkacağını söyledi. Bu artış, memur velerin maaşına zam olarak yansıyacak.

     

    lerin gözü-kulağı şu sıralar enflasyonda. Enflasyondaki artış zamlara yansıdığı için , Bağ-Kur ve memur emeklileri, her gelişmeyi yakından takip ediyor. ‘nın enflasyon tahminini yükseltmesiyle heyecanlanan emekliler, zamlarının enflasyon farkıyla ne kadar artacağını hesaplamaya çalışıyor. Merkez Bankası Başkanı , önceki gün yaptığı açıklamada enflasyonun yıl sonunda yüzde 7.4’e yükselmesini beklediklerini söylemişti.

     

    OCAK’TA ARTIŞ VAR
    Bu yılın Temmuz ayında yüzde 1.95 oranında enflasyon farkı alan SSK ve Bağ- Kur emeklilerinin, 2013 yılının Ocak ayında ise yüzde 5.32 zam alması öngörülüyor. Merkez Bankası, 2012 yıl sonu için enflasyon tahmini yükseltirken, bu gelişme yaklaşık 9 milyon SSK ve Bağ- Kur emeklisini umutlandırdı.

     

    FARK YÜKSELECEK
    Uzmanlar, Merkez Bankası’nın bu tahmininin de aşılabileceğini belirtirken, yüzde 3’lere varan enflasyon farkının gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Uzmanlar, enflasyon tahminlerinin yükselmesi ile emeklilerin zam farklarının daha da artacağını kaydediyor.

     

    MEMUR EMEKLİSİ DE SEVİNECEK
    Memur emeklileri de memurlar gibi 2013’ün Ocak ayında yüzde 3 zam alacak. Ayrıca bu yılın ikinci yarısında enflasyonda yaşanan yükseliş de maaşlarına yansıyacak. Memur ve memur emeklileri, bu yılın ikinci yarısında yüzde 4 zam almıştı. Bu dönemin enflasyonu yüzde 4’ün üzerinde olursa, Ocak’taki yüzde 3’lük zamlarının üzerine bu fark da eklenecek. Bu yılın ikinci yarısında enflasyonun yüzde 5.3 olması bekleniyor. Bu durumda memurlar ve memur emeklileri 2013 Ocak ayındaki yüzde 3’lük zammın üstüne yüzde 1.3 enflasyon farkı alacak.