Etiket: Enerjinin

  • Aydem Enerji’nin 4 şirketi Ekonomist 500 sıralamasına girdi

    Aydem Enerji’nin 4 şirketi Ekonomist 500 sıralamasına girdi

    Ekonomist Dergisi’nin her yıl gerçekleştirdiği “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasında 4 şirket ile kendisine yer bulunan Aydem Enerji, büyük bir başarıya imza attı.

    Ekonomist Dergisi’nin her yıl gerçekleştirdiği “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasının bu yılki sonuçları belli oldu. Merkezleri İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki kentlerde bulunan şirketlerin 2019 yılı verileriyle hazırlanan listede, Aydem Enerjiden 4 şirket sıralamada yer aldı.

    Aydem Perakende geçtiğimiz yıl 9. olduğu sıralamada iki basamak atladı ve 7. sıraya yükseldi. ADM Elektrik Dağıtım AŞ, 49.sıradan 77. Sıralama gelirken, Aydem Yenilenebilir Enerji 80. Sırada yer aldı. Yatağan Termik Üretim AŞ ise 134.s ıradan 96 sıraya yükseldi

    Enerji sektörü sıralamasında Aydem Perakende 1.nci olurken, 5.sırayı ADM Elektrik Dağıtım, 6.sırayı Aydem Yenilenebilir Enerji, 7.sırayı da Yatağan Termik Üretim Enerji şirketleri paylaştı.

  • Ekonomi uzmanı tarihi müjdeyi böyle yorumladı: “Enerjinin kızılelması”

    Ekonomi uzmanı tarihi müjdeyi böyle yorumladı: “Enerjinin kızılelması”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulunması müjdesinin ardından ekonomi uzmanları tarihi müjdeyi yorumladı. Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Yıldırım, tarihi müjdenin enerjinin kızılelması olduğuna dikkat çekti.

    Zonguldak’tan geçen 30 Haziran günü geçerek Kdz. Ereğli ilçesi açıklarındaki Tuna-1 bölgesinde sondaj yapan Fatih sondaj gemisi 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervine ulaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, millete sesleniş yaparak tarihi müjdeyi duyurdu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Ekonomi Profesörü Ertuğrul Yıldırım, tarihi müjdeyi yorumladı.

    Akdeniz’de yaşanan gerilimlerin ardından Karadeniz’de böyle bir rezervin çıkmasının önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Yıldırım, şöyle dedi:

    “Tüm ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hakikaten mühim bir keşif oldu. Bunun tesisleşmesiyle birlikte üretime de artık bunun pozitif etkilerini görmeye başlayacağız. Tabi biraz zaman alacak yatırımlarının yapılması. Ancak her şeyden önce bunun Karadeniz’de olması mühim bir fırsat diye düşünüyorum. Oldukça da avantajları var. Akdeniz’de şu anda ciddi problemler var. Pek çok ülke burada bir pay sahibi olabilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. Tartışmalı bir alan haline geldi. Her ne kadar Türkiye Cumhuriyetinin hakları orada mevcuttur bunu korumaya çalışıyor. Ancak Karadeniz de bu çatışmalardan uzak bir bölge olması sebebiyle oldukça avantajlı bir yer olduğunu ifade edebiliriz. Bu haliyle hızlı bir şekilde yatırıma dönüştürülüp üretime de kanalize edilebilir.”

    “50-60 milyar dolarlık bir kapasiteye sahip alandan bahsediyoruz”

    Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Yıldırım, Türkiye’nin dokuzuncu sondajda böyle bir rezerve ulaşmasının büyük bir başarı olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Burada ikinci önemli husus şu olmsı gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu tür aramalara ilişkin denemelerin sayısı çok fazla değil. Dokuzuncu sondaj ile bulundu. Bu tarz sondajlar gelişmiş ülkelerde çok daha fazla yapılıyor. Türkiye’de bunun 9. sondajda bulunması çok daha önemli bir başarı. Bu sondaj sayıları arttıkça daha da fazlası gelecektir. Bir domino etkisi olmasını kuvvetle muhtemelen bekleyebiliriz. 320 milyar metreküplük bir büyüklükten bahsediliyor. Bu rezerve baktığınız zaman Türkiye’nin 7-8 yıllık doğal gaz ihtiyacını tek başına karşılayabilecek bir rezervden bahsediyoruz. Ancak bunun sınırlı kalmaması gerekiyor. Çok daha fazlasına Türkiye’nin ihtiyacı var. Enerjide önemli kavramlardan biri sürdürülebilirliktir. Siz sürekli olarak enerji ihtiyacınızı sürekli olarak karşılayabilmelisiniz, makul bir fiyattan karşılayabilmelsiniz. Bu çabanın bittiğini söyleyemeyiz. Belki bittiğinden ziyade yeni başladığımızı söylememiz gerekiyor. Türkiye enerji piyasasına yeni bir güç olarak yeni girdi. Dolayısıyla burada olması gereken bunun domino etkisi yapması ve ekonomiye etkilerinin de bunun katlanarak artmasını ummamız gerekiyor. Doğrusu Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın açıklamasından da bu niyetin çok açık bir şekilde ortada olduğunu gördük. Bu da sevindirici bir durum. Bunun ekonomik kazançları ne -olacak? Ekonominin pek çok yönünü etkileyecek. Tek başına baktığınız zaman 50-60 milyar dolarlık bir kapasiteye sahip alandan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu 50-60 milyar dolar net. Tabi bunun pek çok çarpan etkeni olacak. İnşaat tesislerinin kurulmasından tutun da bunların taşınmasına kadar diğer sektörlere girdi olarak kullanılması, girdi maliyetlerindeki düşme nedeniyle artan rekabet gücü nedeniyle hem yurt içi üretimdeki artış hem ihracattaki artış beraberinde geleceğinden ve enflasyon konusundaki baskıları azaltacak bir etkisi de ortaya çıkacağından yanı sıra cari açık üzerinde de çok pozitif etkileri ortaya çıkacağından döviz ihtiyacını azaltacak bir süreci beraberinde getirecektir.Bunu çok daha hızlı bir biçimde geliştirmemiz gerekiyor.”

    “Sürekli peşinde koşacağımız bir alana girdik”

    Ertuğrul Yıldırım, “Enerji bir kızılelmadır tanımı yapsak hiç yanlış olmaz” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Dünyada bu kadar hızlı gelişme isteği olup da enerji ihtiyacını karşılayamayan bir ülke de yok. Bu tecrübeler bize şunu gösteriyor. Bu gün çok önemli bir iş yapıldı. Ancak burada bırakılmamalı. Bunun devamı muhakkak gelmeli. Bunun peşinde koşmalıyız. Tabiri caizse Türkiye reel ekonomisininin bir anlamda en önemli hedeflerinden biridir. Türkiye ekonomisinin bir anlamda baktığımız zaman kızıl elmasıdır diyebiliriz. Enerji bir kızılelmadır tanımı yapsak hiç yanlış olmaz. Çünkü sürekli peşinde koşacağımız bir alana girdik. Yorulmadan bu yolda devam ederiz.”

    “Kömürün olduğu yerde doğal gaz, petrol gibi fosil yakıt türevlerin olması bekleniyordu”

    Bülent Ecevit üniversitesi (BEÜ) Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doçent Doktor İbrahim Alışkan, Zonguldak’ın Türkiye’nin kömür havzası olduğuna dikkat çekerek kömürün olduğu yerde doğal gaz ve petrol türevlerinin olmasının beklendiğinin altını çizerek şöyle dedi:

    “Doğal gaz keşfedildikten sonra yerinden çıkartılması gerekiyor. Çıkartıldıktan sonra kara tarafına alınıp işlendikten sonra piyasaya arz edilmesi gerekiyor. Karadeniz bölgesinde Zonguldak ve civarına baktığınızda demir-çelik sektöründe önemli yatırımların olduğunu görebiliriz. Dolayısıyla biz demir-çelik olsun diğer sektör olsun bir çok yüklenici firma kısmını bu işin halledebileceğimize inanıyoruz. Diğer taraftan Zonguldak bölgesi Türkiye’nin kömür havzası. Kömürün olduğu yerde doğal gaz, petrol gibi fosil yakıt türevlerin olması bekleniyordu. Ekonomimize faydası tabii ki olacaktır. Cari açık düşecek. Rezervin kullanılmaya başlandığı tarihe bağlı olarak ekonomide değişmeleri hissetmeye başlayacağız. Burada kalacak olan paramızı farklı sektörlere yatırmamız gerekiyor. Bizim teknolojimizi geliştirmemiz, yerli ve milli olanaklarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Sismik araştırmaları, sondajı kendimiz yaptık. Rezervi kendimiz keşfettik. Milli olanaklarla işlenip piyasaya arz edilmesi gerekiyor. Açıkdenizde sondajı yapmak için haklarımızı bilmemiz gerekiyor. Teknolojimizin geliştiğini haklarımızı koruyabildiğimizi savunma sanayisindeki İHA’ların yerli ve milli olmasıyla görüyoruz. Enerji sektöründeki bize sağlayacağı bu olumlu katkıyla elde edeceğimiz cari açık fazlasını farklı sektörlere yönlendireceğiz. Kendimizi teknolojik anlamda geliştireceğiz. Bölgemizin önemli bir madencilik tecrübesi var. Kömür madenciliği ama sonuçta madencilik. Doğal gazın çıkarılması ve işlenmesi noktasında bir çok işi biz halledebileceğimize inanıyorum. Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Enerjide çeşitlilik de önemlidir. Çeşitlilikte de doğal gaz da petrol de olursa çeşitlilik adına bizim için mutluluk verici bir haber olacaktır.”

  • Enerjinin ipek yolu Avrupa’ya bağlandı

    Enerjinin ipek yolu Avrupa’ya bağlandı

    Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’nın (TANAP) Avrupa bağlantısı, Edirne’de düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

    Edirne’nin İpsala ilçesi Sarıcaali Köyü’nde bulunan TANAP MS4 Ölçüm İstasyonu’nda gerçekleştirilen törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili katıldı. Ayrıca, törene, TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile ilgili ülkelerin enerji bakanları ve üst düzey yöneticiler katıldı.

    Enerjinin İpek Yolu olarak nitelenen, yüksek mühendislik kalitesinin yanı sıra sosyal ve kültürel boyutlarda da ülkeye katkı sunan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP) tamamlanmasının heyecan ve gururu yaşanıyor.

    21’inci yüzyılın en büyük enerji projeleri arasında yer alan TANAP’ın tamamlanan Avrupa bağlantısının açılış töreni; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili’in teşrifleriyle, Edirne’nin İpsala ilçesindeki TANAP MS4 istasyonunda gerçekleştirildi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Avrupa Birliği temsilcileri, SOCAR, BOTAŞ ve BP üst düzey yöneticilerinin yanı sıra enerji sektörünün en önemli aktörlerinin davetli olduğu törende sizi de aramızda görmekten onur duyarız.

    Edirne’nin İpsala ilçesinin Sarıcali Köyü mevkiinde bulunan TANAP MS4 Ölçüm İstasyonu’nda düzenlenen açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güney Gaz Koridorunun ana omurgasını oluşturan TANAP’ın Avrupa Bağlantı hattı açılışı hayırlara vesile olsun. Her aşaması sabırla ve dirayetle, 7 buçuk senelik bir projeyi Türkiye-Azerbaycan iki kardeş ülke olarak başarıyla taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz. Bu proje her şeyden önce ülkeler arasında dostluğun sembolüdür. Hatırlayacağınız üzere TANAP’la ilgili 2012 yılında İstanbul’da imzalanan törenle ilk adımı atmıştık. Ardından süreç başladı ve 2018 yılında dost ve kardeş ülkelerin katılımıyla TANAP’ın Eskişehir’de açılışını gerçekleştirdik. Bütün olumsuzluklara rağmen planlandığı şekilde hamd olsun bugün ki aşamaya getirdik. Bugün verilen emeklerin boşa gitmediğini görüyoruz. Hedeflerimize ve tahattütlerimiz ile ilgili ülkelerimizin sorumluluklarını tamamlamış oluyoruz. Biz TANAP’la ülkemizin enerji kaynaklarımızı garanti almakla beraber, Avrupa’ya güvenli enerji taşıdık. Bu proje hayalden çıkıp, gerçeğe dönüşmüştür. Bu projede 6 milyar metreküpü biz, 10 milyar metreküpü Avrupa kullanacaktır. Bundan sonraki asıl sorun sınır hattından ötede bulunan komşularımıza düşüyor. İnşallah TAP’ın da 2020 yılında tamamlanmasını bekliyoruz” dedi.

    “Biz bunların bağırmaları, çağırmalarıyla onları oradan çekmeyiz”

    Erdoğan, “Bir damla petrolü insan kanından değerli gören zihniyet barışı sağlayamamıştır. Adaleti paylaşmak varken, tehdit diline ve şantaja başvuruluyor. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla kimse bir yere varamaz. Aba altından sopa göstererek, hiçbir ülke bir başka ülkeye zillet gösteremez. Bilhassa Türkiye böyle bir zillete mana gösteremez. Şu an sondaj gemilerimiz KKTC’de, Fatih ve Yavuz ile iki sismik araştırma gemimiz çalışmalarını sürdürüyor. Biz bunların bağırmaları, çağırmalarıyla onları oradan çekmeyiz. Onlar orada çalışmalarına devam ediyor. Şimdi Libya ile de anlaşma yaptık. Bu anlaşma parlamentodan da geçmek suretiyle daha da netlik kazanacak. Şimdi de Libya’yı tehdit etmeye başladı. Bizim sondajlarımızıdan çatışma ve kan değil, barış ve ferah fışkıracaktır.

    “TANAP ile Avrupa ve Asya’yı tekrar birbirine bağladık”

    Erdoğan, “Gelin enerjiyi bir çatışma aracı yerine, iş birliği zeminine dönüştürelim. Türkiye stratejik konumuyla enerji üreten ve tüketen ülkelerin tam kavşağında yer alıyor. Avrupa’nın 4., dünyanın 18. Doğalgaz piyayası konumundadır. Ülke nüfusumuzun yüzde 88’ine doğalgaz ulaştırdık. Doğalgaz depolama tesislerimizi 4 milyar metreküpten 11 milyar metreküpe çıkarmayı planlıyoruz. Tuz gölündeki tesislerin tamamlanması ile dünyanın en büyük doğal gaz depolama tesisine sahip olacağız. Biz bugün TANAP ile Avrupa ve Asya’yı tekrar birbirine bağlıyoruz. TANAP’ın Avrupa Bağlantı açılış töreninde emeği geçen herkese özellikle şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyor. Yaşasın Azerbaycan Türkiye kardeşliği” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye bugün dünya çapında güç merkezidir”

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Kardeş Türkiye toprağında olmaktan çok mutluyum. Birlikte temelini attığımız projede sona geldik. TANAP, 2012 yılında tarihi İstanbul anlaşması ile yeşil ışık yaktı. Tarihi anlaşma ile Türkiye ile Azerbaycan’ı yeniden bir araya getirdi. Aziz kardeşim Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldik ve bu projeyi ortaya koyduk. TANAP’ın inşasında fedakarlık gösteren tüm insanlara teşekkür ediyorum. TANAP, Güney Gaz Koridorunun bir parçasıdır. Güney Gaz Koridoru 7 ülkenin işbirliği içerisinde gerçekleşecek ve tamamlandığında bölgenin en büyük projelerinden birisi olacak. Türkiye bugün dünya çapında güç merkezidir. Biz buna seviniyoruz, Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür, Türkiye’nin uğuru bizim uğurumuzdur. Hayata geçirdiğimiz bu dev projeler bizim gücümüzü gösterir ve gücümüzü arttırır. Ben inanıyorum ki bundan sonra da birlikte hayata geçireceğimiz projeler, uğurlu olacak” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, TANAP sayesinde tarihi ipek yolunun misyonunun günümüz teknolojisi ile yaşatılmaya devam edildiğini söyledi.

    Konuşmaların ardından törenle Erdoğan, Aliyev ve katılımıların butona basmanı ile açılış yaptı. Erdoğan, “Tüm dünya duysun Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinde tüm dünyaya gazı veriyoruz. 8 Ocak’ta da Türk Akım projesinin temelini atacağız” diyerek, açılış gerçekleşti.

    20 ilden geçerek Avrupa’ya ulaşıyor

    TANAP’ın Türkiye-Gürcistan sınırında Ardahan’ın Posof ilçesi Türkgözü köyünde başlayan yolculuğu, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ ve Edirne olmak üzere 20 ilden geçiyor. 67 ilçe, 600 köy geçerek, toplam uzunluğu bin 850 kilometreye varan yatırım miktarı yaklaşık 7 milyar dolar olan TANAP, Türkiye-Yunanistan sınırında sona eriyor.

    TANAP’ta, SOCAR ve Güney Gaz Koridoru AŞ’nin yüzde 51, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin yüzde 30, BP’nin yüzde 12 ve SOCAR Türkiye Enerji AŞ’nin de yüzde 7 hissesi bulunuyor.

  • 2030’da Türkiye’deki enerjinin yüzde 50’si yenilenebilir enerjiden sağlanacak

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, “2030 hedefleri doğrultusunda Türkiye’deki enerjinin yüzde 50 veya 60’ını yenilenebilir enerjiden sağlama imkanımız olacak. Bunları da dünyadan pek fazla yardım almadan yapıyoruz” dedi.

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finance edilen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın faydalanıcısı olduğu ‘İklim Değişikliği Alanında Ortak Çabaların Desteklenmesi Projesi’ (İklimİN), Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadelenin farkındalığı ve paydaş kapasitesinin artırılmasını amaçlıyor. İklim değişikliği trendlerine ilişkin medya buluşması İstanbul’da düzenlendi. Buluşmaya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, İklimİN Takım Lideri Gaye Erkan projeyle ve iklim değişikliği noktasında Türkiye’nin neler yaptığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Bugüne kadar, deniz seviyesi 19 santimetre yükseldi”

    Dünyada varolan bir sıcaklık artışı bulunduğunu belirten İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar “Sıcaklık artışı olunca ne olacağını insanlar kestiremiyor. 1800’lü yıllardan beri dünyanın sıcaklığı 1.1 santigrat derece artmış durumda. Emisyonlar böyle artmaya devam ederse, sıcaklığın 3 ya da 4 derece artacağı düşünülmekte. Sıcaklık arttığı zaman deniz seviyesi yükseliyor. Ben denizin üstünde ki buz kütlelerinden bahsetmiyorum. Onların erimesi denizin seviyesini yükseltmiyor. Karanın üzerindeki buzullar eriyor ve denize karışıyor, işte o zaman deniz seviyesi yükseliyor. 1850 yılından bugüne kadar, deniz seviyesinde ki yükselme 19 santimetre oldu. Bunun 2100 yılında, eğer böyle devam ederse 3 ile 4 metreye yükselebileceği düşünülüyor. Taşkınların sayısı ve sıklığı artabilir. Kuraklığın artması söz konusu olabilir.” dedi.

    “Ek Dışı Ülkeler kategorisine alınmak için başvuru yaptık”

    Birpınar Aralık ayında Polonya’da gerçekleştirilecek iklim değişikliği ile mücadelede toplantısında Türkiye’nin Ek Dışı Ülkeler kategorisine alınması için çaba gösterileceğini belirterek “Biz bu ek dışı ülkelerin içine girmek istiyoruz, bizi çıkartın buradan diyeceğiz. Nasıl ek ikiden çıkardınız, ek birden de çıkartın. Nasıl Güney Kore orda duruyor hak etmeden, Güney Kore’nin milli geliri bizim 2 mislimiz hatta 3 mislimiz. Onu orda tutuyorsanız, onun emisyon azaltım sorumluluğu yoksa, hatta para alabilecek durumdaysa, biz de o konuma geçelim. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu ve Ekonomi Koordinasyon Kurulundan çıkan karar neticesinde Ek Dışı Ülkeler kategorisine bizi yazın diye sekreteryaya resmen başvurduk. Şimdi bizim oradan çıkmamızın gündeme alınması görüşülecek. Gündeme alınması içinde konsensus ve ya üçte iki çoğunluk lazım. 195 ülkeyi ikna etmeniz lazım. Dış İşlerimiz çalışıyor müzakere ediyor, biz çalışıyoruz. Önümüzde 2 ay kaldı en azından sürecin devam ettiğini söylemek istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Birpınar, ülke olarak 2030 hedeflerini belirlediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “2030’a kadar Türkiye güneşte 10 GW’ın üzerine çıkacak. Türkiye’nin şu anda 75 GW civarında kurulu enerji gücü var. Bunun 2030 yılında yaklaşık olarak 150 GW’a çıkacağı tahmin ediliyor. Bunun 10 GW’ını güneşten, 20’ye Yakın GW’ını da rüzgardan sağlama amacımız var. 2030’da Türkiye’deki enerjinin yüzde 50 veya 60’ını yenilenebilir enerjiden sağlama imkanımız olacak. Bunları da dünyadan pek fazla yardım almadan yapıyoruz.”

    Mehmet Emin Birpınar geçen sene yaşanan dolu yağışlarının verdiği zararla ilgili olarak, “Bir saatlik yağışın Türkiye ekonomisine bilinen zararı sigortacılık maliyetleri dahil 2 milyar lira civarındaydı” ifadelerini kullandı.

    Ek Dışı Ülkeler

    Ek Dışı Ülkeler ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji transferine ilişkin işbirliği yapmaya ve sera gazı yutaklarını korumaya teşvik edilmekte, ancak belirli bir yükümlülük altına alınmamakta.

  • CK Enerji’nin ’Hayatı Aydınlat’ projesi, engellilere enerji istasyonu oluyor

    CK Enerji tarafından ‘Hayatı Aydınlat’ projesi kapsamında sanatçı Selami Şahin’in sahne aldığı konserden elde edilen gelirle 12’si İstanbul Avrupa Yakası, 2’si Antalya, 1’i de Sivas’ta olmak üzere toplam 15 akülü sandalye şarj istasyonu kurulacak.

    2016 yılından bu yana İstanbul Avrupa Yakası’nda 13 akülü sandalye şarj istasyonu kuran CK Enerji, bu sayıyı 2019 sonuna kadar 25’e çıkarmayı planlıyor. Ücretsiz olarak enerji dolumu yapılan bu istasyonlarla bir yandan engelli vatandaşların hayatın içinde yer almalarına destek verilirken diğer yandan da farkındalık oluşturmak amaçlanıyor.

    CK Enerji tarafından 2016 yılında başlatılan ‘Hayatı Aydınlat’ projesi, 5’inci etkinliği CK Enerji Boğaziçi Elektrik çalışanlarının ‘sesleriyle’ destek verdiği “Hayatı Aydınlat Konseri”, Günhan Özmen yönetiminde ve ünlü şarkıcı, söz yazarı Selami Şahin’in eşliğinde düzenlendi. Konserden elde edilen gelirle 12’si İstanbul Avrupa Yakası, 2’si Antalya, 1’i Sivas’ta olmak üzere toplam 15 akülü sandalye şarj istasyonu kurulması planlanıyor.

    Hedef hayatın içinde engelsiz yaşam

    Konser öncesinde bir konuşma yapan Cengiz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Cengiz, Hayatı Aydınlat projesi ile hayatın içinde engelsiz bir yaşama destek olmayı hedeflediklerini dile getirerek, “Bedensel engelli vatandaşlarımızın akülü sandalyelere sahip olması ne yazık ki hayatın içinde yer almalarına yetmiyor. Dışarı çıktıklarında akülü sandalyelerini şarj edecek istasyonlar da bulunmalı. Biz de değerli belediyelerimiz ile iş birliği yaparak ulaşımda kilit nokta olarak kabul edilen yerlere şarj istasyonları kuruyoruz. Özellikle siz değerli çalışma arkadaşlarımın projeye sahip çıkması bizler için çok önemli. Engelsiz yaşam için projede yer alan ve destek veren herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyor ve Hayatı Aydınlat’maya devam diyorum” ifadesini kullandı.

    CK Enerji’nin 2016 yılından bu yana devam eden Hayatı Aydınlat projesi kapsamında hedefin İstanbul, Antalya, Burdur, Isparta, Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde kilit ulaşım noktalarında yer alacak akülü sandalye şarj istasyonları ile engelli vatandaşların yaşamın içinde yer almasına destek olmak ve farkındalık oluşturmak olduğu kaydedildi.

    7 okula özel sınıf yapıldı

    Hayatı Aydınlat Projesi çerçevesinde akülü sandalye şarj istasyonlarının yanı sıra CK Enerji, ‘Association for Coaching Türkiye’ Koçluk Derneği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Kızılayı ile birlikte özel çocuklara özel sınıflar da yapıldı. Konserlerde katılımcıların ve sponsorların bağışlarından oluşan kaynak, sınıf ve şarj istasyonlarının kurulması için kullanılıyor. Projenin önemli bir aşaması da ‘Association for Coaching Türkiye’ koçları tarafından sağlandı. Atanan öğretmenlere ve velilere gönüllülük esasına dayalı olarak koçluk hizmeti verildi.