Etiket: ener

  • ENER Başkanı Aksu: “Teşvik paketi Erzurum için kader paketi”

    Başbakan Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’da açıkladığı Doğu ve Güneydoğu yatırım hamlesi hakkında konuşan ENER Başkanı Vahdet Nafiz Aksu, “Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı bölgesel teşvik paketi tarihi bir adım. Erzurum için kader paketi olan teşvik paketinden fabrika kokusu geliyor.” dedi.

    Başbakanın açıklamasında konut, altyapı, ulaştırma, sağlık, iletişim, spor, eğitim, güvenlik, tarım ve hayvancılık alanında yapılacak projelerden bahsettiğini belirten Aksu, “Bu alanlarda atılacak adımlar bölgenin kaderini değiştirecek nitelikte. Çok iyi çalışılmış, detaylandırılmış ve kaynakları tespit edilmiş bu pakette yer alan projeler çok gerçekçi ve teşvikler çok kapsamlı.” şeklinde konuştu.

    Başbakan Yıldırım’ın bölgeye senede 80 fabrika kurulacağını söylediğini ifade eden Aksu, “Erzurum’a öncelikle ileri teknoloji altyapısına sahip, hayvancılık ürünleri fabrikaları çok yakışır. Fabrikası devletten, işletmesi milletten fabrikalar. Atölyeler. Sayın Başbakanımız birçok alanda tutarlı vaatlerde bulundu. Bölgeyi ayağa kaldıracak teşvik müjdeleri ile girişimcileri yatırım seferberliğine çağırdı. Dışsal kaynak aktarımı sağlanmadan bir atölye bile kuracak mali kudrette olmayan bölge girişimcisi için sağlanan bu imkanlar gerçekten çok yüz güldürücü. Hep söylediğimiz gibi yerel kalkınma yerel imkanlarla sağlanamaz, Hükumet işidir ve Hükumet işe çok ciddi şekilde al koymuştur. Bu tarihi teşvik paketi Erzurum için bir dönüm noktası olacaktır. Kalkınmanın yeni bir sıçrama noktası olacaktır. Yeni fabrikaların, iş yerlerinin müjdecisi olacaktır. Kobilerin şahlanışına inşallah vesile olacaktır.” diye konuştu.

    “Teşvik ve proje takip merkezi oluşturulmasında yarar görüyoruz”

    ENER Başkanı Vahdet Nafiz Aksu, açıklanan pakette izlenmesi gereken yolun belli olduğunu kaydederek, “Yine de Erzurum için hangi sektörlerde neler yapılması gerektiği konusunda bir ön çalışma yapılması, girişimcilerin teşviklere teşviki yatırımcılara önderlik yapılması bakımından Valilik, Üniversite, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, DAP idaresi, Kalkınma Ajansı, ETSO ve diğer sivil kuruluşlardan oluşan bir Teşvik ve Proje Takip Merkezi oluşturulmasında yarar görüyoruz. Başta hüküm etimize konuyu yakinen takip eden Sağlık Bakanımıza ve milletvekillerimize şükran borcumuz var. Bölgemize ve şehrimize hayırlı olsun.” dedi.

  • Ener Başkanı Aksu: “Hafif Raylı Sistemle İlgili Gelişmeler Sevindirici”

    Erzurum Düşünce ve Strateji Merkezi (ENER) Başkanı Vahdet Nafiz Aksu, Erzurum Hafif Raylı Sistemi Projesi ile ilgili gelişmeleri olumlu ve sevindirici bulduklarını bildirdi.

    Kardelen TV’de yayınlanan “Gündem Özel” programına konuk olan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in bu konudaki açıklamalarını değerlendiren Aksu şöyle dedi: “Sayın Başkan’ın açıklamalarından anlıyoruz ki, konu Çin ziyaretinde gündeme gelmiş. İlgili firmalarla görüşmeler yapılmış. Hatta Ön fizibilite için bir proje çalışması gerçekleştirilmiş. Sayın Başkan’ın, Nisan ayı içerisinde Ulaştırma Bakanlığı’na sunacakları Projeyi önümüzdeki yıl gerçekleştirmeyi arzuladıklarına ilişkin beyanları son derece heyecan verici, sevindirici. Yıllardır gündeme gelen bu büyük hizmet konusunda hiç bu kadar somut gelişme olmamıştı. ENER tarafından da önerilip müteaddit kere kamuoyu ile paylaşılan bu önemli proje ile uydu kentlerimiz, hastanelerimiz, üniversitelerimiz, kayak tesislerimiz, otellerimiz birbirine bağlanacak. 100 bini aşkın öğrencimiz, ağır kış şartlarında duraklarda üşümekten kurtulacak; rahat, konforlu ve daha hızlı ulaşım imkânına kavuşacak. Sayın Başkanın dile getirdiği ilk etaba ilişkin güzergâh iyi düşünülmüş, isabetle tespit edilmiş. Kış turizmimiz için de hayati önem taşıyan bu proje, geleceğin büyük ve çağdaş Erzurum’una çok yakışan büyük bir yatırım olarak tarihe geçecek. Erzurum’un bunun gibi vizyon projelere ihtiyacı var. Böyle büyük projeleri başlatıp, hayata geçirenlerin adları, şehrin hizmet hafızasına nakşedilecektir. Bu, kuşkusuz hizmet ve siyaset erbabı için en büyük ödüldür. ENER’İN Bu büyük hayalini kuvveden fiile geçiren Sayın Başkana, katkısı bulunan milletvekillerine ve teknik ekibe teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

  • Ener Başkanı Aksu: “Milletvekillerimizin Büyük Projelere Öncülük Etmesini Diliyoruz”

    Erzurum Milletvekillerinin mazbatalarını almaları üzerine bir açıklama yapan Erzurum Düşünce ve Strateji Merkezi Başkanı Vahdet Nafiz Aksu, “Seçim çalışmalarının Erzurumlu’ya yakışır bir olgunlukta, barış ve huzur içinde gerçekleşmesi memnuniyet verici bir durum. Milli iradenin tezahürü olan neticelerin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz. Mazbatalarını alan Milletvekillerimiz, millete 7 gün 24 saat hizmet taahhütnamesini de ceplerine koymuş oldular.” dedi.

    Aksu, şöyle konuştu: “Erzurum’un güçlü bir siyasi ekiple TBMM de temsili memnuniyet verici bir tablo. Cenab-ı Hakk’ın kendilerine Dadaşı temsil şerefini bahsettiği Altı milletvekilimiz tecrübe ve dinamizmin güzel bir terkibi. Tek önceliklerinin şehir, memleket ve millet aşkı olduğundan şüphe etmediğimiz vekillerimizin el ele gönül gönüle şehir meselelerini omuzlayacakları bir süreç başlamış bulunuyor. Erzurum’u temel ekonomik göstergeler bakımından daha iyi bir noktaya taşımak için yoğun bir mesai mecburiyeti kendilerini bekliyor. Büyük yatırım ve projeleri hayata geçirecek liyakate ve lazım gelen büyük halk desteğine sahipler. Bizler de “her şey geleceğe yürüyen Erzurum için” düsturu ile memleket yararına faaliyetlerinde kendilerine destek olmalıyız.”

  • Bir demet proje

    Erzurum Düşünce ve Strateji Merkezi (ENER) Başkanı Vahdet Nafiz Aksu, Erzurum Valisi Dr.Ahmet Altıparmak’a “Tebrik hediyesi” olarak bir demet proje gönderdiklerini söyledi.

     

    ENER’in bugüne kadar kamuoyu ile paylaştığı öneri ve projeleri Vali Altıparmak’a postaladıklarını belirten Aksu, “Adettendir, yeni göreve başlayan yöneticilere çiçek takdim edilir, biz de Sayın Valimize, solması mutlaka mukadder olan bir demet tebrik çiçeği yerine; tahakkuku halinde şehrin geleceğine kök salacak bir demet proje takdimini tercih ettik” şeklinde konuştu.

     

     

     

    “Üreten Kent Ekonomisi” temel hedefine yönelik kalkınma paradigmasını önemsediklerini dile getiren AKSU, “Hizmet sektörünü ihmal etmemek koşuluyla üretimi, ileri teknolojiye dayalı gıda sanayiini ve geleneksel sektörleri ihmal etmeyen bir kalkınma yaklaşımıyla bu amaca ulaşabiliriz” şeklinde konuştu.

    Aksu, şunları söyledi:

    “Sayın Valimize daha önce açıklanan şu öneri ve projeleri gönderdik; “Beyin Gücü Sektörlerine Yatırım Çağrısı”, “Erzurum Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi”,  “Doğu Anadolu Bilişim Vadisi Projesi”, “Erzurum Hafif Raylı Sistem Projesi”, “Marka Şehir” konusundaki ENER görüşü, “Erzurum Yeni Şehircilik ve Şehirlilik Manifestosu”, “Nenehatun Savunma ve23 Temmuz İstiklal Müzesi Projesi”, “Bugünkü Erzurum Temel Sorunlar Çözüm Önerileri Eğitimde Stratejik Hedefler”, “Yükseköğretim’de Stratejik Hedefler” …

     

     

     

    “Gönülde, fikirde, eylemde biriz; Erzurum için varız” düsturu ile yola çıkan Erzurum’un ilk ve tek strateji kuruluşu ENER, şehrin kalkınma, gelişme ve zenginleşme davasına karınca kararınca katkıda bulunmayı amaçlıyor. Merkezimiz, bugüne kadar kamuoyunda geniş yankı uyandıran birçok önemli proje ve öneriye imza atmış bulunuyor.

    Bir sivil toplum örgütü olarak şuna inanıyoruz: Ne kadar uygulanabilir olursa olsun, “yüksek siyaset”in ve “yerel üst yönetim”in alaka ve takdirine mazhar olmayan proje ve önerilerin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Her hangi bir konuda yeterli toplumsal talep oluşturulmadan, karar mekanizmalarının harekete geçirilemeyeceği de bir gerçek.

     

     

     

    İşte ENER, bugüne kadar önemli addettiği konularda yeterli toplumsal talebi oluşturma amaçlı faaliyetler yürütmüş, bunda da kısmî bir başarı elde etmiştir.

     

     

     

    Nihai başarı için gerekli olan “Yerel üst yönetimin ilgi ve katkısı” konusunda şu anda umut dolu bir beklenti içinde olduğumuzu Sayın Valimize ilettik. Çünkü kendilerinin bugüne kadar ki yöneticiliklerinde başarılı sonuçlar almasında “ortak akıl, ortak fikir, ortak hareket” prensibine dayalı çalışma yönteminin büyük payı olduğuna inanıyoruz. Aynı yönetim tarzının Erzurum’da da devam edeceğinden kuşku duymuyoruz.

     

     

     

    Sürekli eleştiren, fikir ve proje üretmeyen; çorbaya tuz katmak yerine, pişmiş aşa su katan bir sivil toplum anlayışını reddeden bir kuruluş olarak kendilerine 7 gün 24 saat hizmet sunmak bizim için zevkli bir görev ve onur olacağını da Valimize yazılı olarak ilettik.

     

     

    Sayın Valimiz, görevinizi inşallah sağlık, afiyet ve muvaffakiyetle bitirip veda ettiklerinde; geride bıraktığınız Erzurum’un, kesinlikle daha müreffeh, daha kalkınmış, daha mamur ve daha zengin olacağı umut ve inancındayız.

  • 12 Mart; yerel değil, genel bir bayramdır

    Erzurum’un düşman işgalinden kurtarılışının 95. yıldönümü ile istiklal marşımızın 92.kabul yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Erzurum Düşünce Ve Strateji Merkezi (ENER) Başkanı Vahdet Nafiz Aksu,“12 Mart; yerel değil, genel bir bayramdır, Erzurum’un kurtuluşu, vatanın kurtarılışına atılan ilk adım olmuştur. Bu büyük kurtuluş bayramı ile İstiklal Marşımızın kabul yıldönümünü kutluyorum.” dedi.
    Kurtuluş yıldönümlerinde şehir insanının iki temel görevi olması gerektiğine vurgu yapan Aksu, ”Bunlardan birisi kurtuluş coşkusunu doya doya yaşamak, diğeri de şehrin neden kurtarılacak hale geldiğinin muhasebesini yapmaktır.” şeklinde konuştu.
    Şanlı zaferlerimizin mimarı sembol şahsiyetlerimizi genç nesillere anlatıp tanıtmakiçin bugünlerin iyi bir fırsat olduğunu ifade eden Aksu, şunları söyledi:
    “ Erzurum’u vatana armağan eden aziz ecdadımızı bu vesile ile bir kere daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Doksan beş yıl önce bugün, nice yokluk ve imkânsızlık içinde canlar feda edilerek Erzurum, Ermeni mezaliminden, esaret zilletinden kurtarılmıştır. Bunun sevinç ve gururunu her zerremizde hissederken, bir yandan da bir tarih muhasebesi içinde olmalıyız. Ne olmuştur da, bir şehir ve hatta bir ülke kurtarılacak vaziyete düşmüş, esaret zilletiyle yaralanmıştır. Bu tarihi mukadderatı hazırlayan sosyal, ekonomik ve tarihi gerekçeler nelerdir? Bunların hangileri kaçınılmazdır; hangileri idarî hata ve dirayetsizlikten başımıza gelmiştir?
    Kurtuluş günlerimizde bunu da düşünmekten geri durmamalıyız. Hem şanlı zaferlerin coşkusunu, hem de hezimetlerden alınması gerekli ibret derslerini genç nesillere iyi anlatmalıyız. Bu günleri birer “milli tarih muhasebesi” fırsatı olarak kabul etmeliyiz. Bu, kesinlikle bayramın neşelendirici ruhuyla tezat teşkil etmez. 12 Mart, zamanın ruhu, mekânın idrakidir. Bugün çifte bayramımızın biri de istiklal marşımızın kabulüdür. İstiklal savaşımızın büyük destanı, kurtuluş imanımızın sonsuzluğa haykırılışı olan istiklal marşımızın muhteşem şairi ”Allah bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın” demiştir. Biz de bu duaya âmin derken, ‘Allah bir daha bu şehri kurtulacak hallere düşürmesin’ diyoruz.”
    Aksu 12 mart’ın yerel değil genel bir bayram olduğunu ifade ederek, “Bütün şehirlerin kurtuluş günleri elbette çok önemlidir. Ancak Erzurum’un kurtarılışının bu genel önemi aşan bir yanı var. Eğer Erzurum, Milli Mücadele’nin başlangıcında işgal altında olsa idi, burada bir Kongre’nin toplanması mümkün olamayacaktı. Belki Atatürk Erzurum’da olduğu gibi kendini lider tayin edecek bir organizasyon imkânını bulamayacaktı. Yani seçimle geldiği ilk görevi deruhte imkânına kavuşamayacak, askerlik görevinden de azledildiği için orduyu ve milleti harekete geçirecek bir pozisyonu belki de yakalayamayacaktı. Doğu’da asayişi sağlayıp arkayı emniyete almadan, Anadolu’da yeni bir ordu teşekkülü imkânı olamayacaktı. Erzurum Kongresi’ne zemin hazırlayan tarihi olay, Erzurum’un 12 Mart’ta kurtarılmış olmasıdır. Burada Kazım Karabekir Paşa’nın düzenli bir orduya komuta etmesi; Gazi’ye, “Ben ve kolordum emrinizdeyiz!” diyebilecek bir konumda oluşu milli mücadelemizin en kritik merhalesini teşkil eder. İşte bu yönüyle 12 Mart’ın, ülkemizin topyekûn kurtuluşu ile doğrudan bir bağı vardır. Bu yönüyle Erzurum’un kurtuluşu diğer şehirlerin kurtuluşundan muhteva ve mana bakımından farklılık arz eder. Kısaca ifade edersek, “Ülkenin kurtuluşuna, Millet Meclisi’nin açılışına ve Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yol Erzurum’dan geçmiştir”. Bu nedenle, Erzurum’un kurtuluşu sadece Erzurum’da yapılacak kifayetsiz törenlerle geçiştirilecek bir olay değildir. Bu nedenle hem Kurtuluş bayramımızın ve hem de Kongre yıldönümlerimizin Türkiye çapında düzenlenecek şenliklerle kutlanması lazımdır. Bu görev öncelikle Cumhuriyet kurumlarına düşüyor. Sonra da Türkiye’nin dört bir bucağındaki Dadaşlara. Cumhuriyet dönemi boyunca, Milli Eğitim veya Kültür Bakanlıklarımız veya Üniversitelerimiz,“Erzurum’un Kurtuluşu”nu konu alan, konusu“23 Temmuz” olan kompozisyon, şiir yarışmaları düzenlenmemiş olması ciddi bir eksikliktir. Hiç değilse bundan böyle TRT, Devlet Tiyatroları veya Konservatuarlar,12 Mart ve 23 Temmuz konularını işleyen müzikal, tiyatro eserleri için ulusal çapta bir yarışma açalı, eserler sahnelemelidir. Fikir ve sanat âleminin bu ciddi konulara ilgisi sağlanmalıdır. Daha da önemlisi, kurtuluş ve anma etkinliklerinde sivil örgütler insiyatif almalıdır. Bu işler resmi formattan çıkarılmalı, halka maledilmelidir. Öte yandan, bu vesileyle Ermeni mezalimi müzesi önerimizi tekrarlıyoruz. Vatandaşımız olan Ermenileri dışlamadan, onlara husumet beslemeden, diasporanın ‘Soykırım’ iftirasına karşı milli duruşun merkezlerinden birisi de Erzurum olmalıdır. Her nerede yaşıyorlarsa yaşasınlar, bütün hemşerilerimiz kendi şehirlerindeki faaliyetlere lütfen ilgi göstersinler. Hatta çoluk çocuklarını da alıp şenliklere götürsünler. Evlatlarına kurtuluşun ehemmiyetini üşenmeden anlatsınlar. Genç nesillerin beyinlerine milli tarihimizi nakşetmezsek, kahramanlarımızı “model şahsiyetler” olarak sunmazsak, “milli bilinci” ayakta tutmamız mümkün müdür? Dünya dadaşlarının 12 Mart Bayramını ve istiklal marşımızın kabul yıldönümünü kutluyorum.” şeklinde konuştu.