Etiket: Endüstriyel

  • ‘’Endüstriyel Simbiyoz Projesi’’ Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO), endüstride atıkların değerlendirilerek kaynakların etkin kullanımı ve ekonomiye katkı sağlamak amacıyla ‘’Gaziantep Endüstriyel Simbiyoz Projesi’’ni hayata geçirdi.

    Kalkınma Bakanlığı Cazibe Merkezleri Destek Programı kapsamında, İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından finanse edilen ve GSO liderliğinde yürütülen, “Gaziantep Endüstriyel Simbiyoz Projesi” bilgilendirme toplantısı, Sanayi Odası Meclis Salonu’nda yapıldı.

    GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Ünverdi, yaptığı konuşmada, küresel rekabet ortamında müşterilerin beklentilerinin sürekli değiştiğine işaret ederek, çevreye duyarlı üretim yapan, atıklarını minimize eden ve hatta atıklarını değerlendirerek ekonomiye kazandıran firmaların rakiplerinden bir adım daha öne çıktığını söyledi.

    Ünverdi, “Sanayi kuruluşlarının karşılıklı fayda sağlayacak ortaklıklar kurması olarak tanımlayabileceğimiz endüstriyel simbiyozü, atıkların değişimi, ortak enerji kullanımı, ve ortak kaynak kullanımı olarak tanımlayabiliriz. Artık, ülkemizin kalkınma ve bölgesel planlarında da yer alan endüstriyel simbiyoz, hem sürdürülebilir çevre için hem de işletmelerimizin verimliliklerinin artması noktasında önem arz etmektedir. Ortak kaynak kullanımı, üretim maliyetlerinin azaltılması, çevreye duyarlı üretim gerçekleştirilmesi ve müşterilerinin beklentilerini karşılamaları noktasında simbiyoz önemli bir çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    İLK EKO ENDÜSTRİYEL PARKIN GAZİANTEP’TE KURULMASI HEDEFLENİYOR

    Toplumda çevre bilincinin geliştirilmesi, sanayinin çevreyle uyumlu üretim yapması için çalışmalar yapmayı hedefleyen GSO’nun, 1998 yılında Atık Geri Dönüşüm Borsası’nı kurduğunu anımsatan Ünverdi, Gaziantep Endüstriyel Simpiyoz Projesi’ne ilişkin şu bilgileri paylaştı:

    ‘’Kalkınma Bakanlığı’nın, Cazibe Merkezleri Destek Programı kapsamında finanse edilen projemiz ile ilimiz organize sanayi bölgesini içine alan bir fizibilite çalışması gerçekleştirilmektedir. Bu çalışma ile ilimizdeki simbiyoz olanakları belirlenecek ve bu olanakların ön fizibiliteleri hazırlanacaktır. Süreç sonunda öncelikli 3 olanak için hazırlanacak ön fizibilite raporları ve uygulama sürecinin planlarını içeren detaylı fizibilite raporu, Kalkınma Bakanlığına sunulacaktır. Kalkınma Bakanlığı tarafından raporların değerlendirilmesi sonrasında projenin 2. fazına geçilecek ve uygulama süreci başlatılacaktır.

    Polateli-Şahinbey OSB ile ilgili çalışmaların devam ettiğini anımsatan Adnan Ünverdi, ‘’Gaziantep Endüstriyel Simbiyoz Projemiz içerisinde, yeni kurulacak olan bu sanayi bölgemizin Eko Endüstriyel Park olarak tasarlanması için yol haritası çıkartılacaktır. Sanayi bölgesinin bir bölümü endüstriyel simbiyoz mantığı ile dizayn edilerek, ülkemizdeki ilk eko endüstriyel parkın da Gaziantep’te kurulmasını hedefliyoruz’’

    ‘’ALTERNATİF ENERJİ ÜRETMEDE ÖNEMLİ BİR PROJE’’

    İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Bülent Özkan da konuşmasında, kuruldukları günden beri bölgenin ve ülkenin kalkınmasını sağlayacak projelere destek verdiklerini belirterek, ‘’Bu proje ile bölgemizdeki atıkların değerlendirilmesi sağlanacak. Projenin daha çok finansman boyutuna destek veriyoruz. Umarım projedeki fizibilite çalışmaları başarılı sonuçlanır ve bölgemizin ve ülkemizin kalkınmasında yol gösterici olur. Uygulama noktasında projeye destek olacağız’’ diye konuştu.

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Latif Karadağ ise, ‘’Gaziantep Endüstriyel Simbiyoz Projesi’nin alternatif enerji noktasında önemli bir proje olduğunu vurguladı.Büyükşehir Belediyesinin, alternatif enerji konusunda son 2 yıldır ciddi çalışmalar yaptığını anlatan Karadağ, ‘Simbiyoz Projesi’nin de alternatif enerji üretme noktasında çok önemli bir proje olacağını düşünüyorum. Gaziantep sanayisiyle ülkemizde söz sahibi bir ülke. Sanayide nasıl söz sahibi isek simbiyoz alanında da söz sahibi olmamız gerekiyor. Bu önemli çalışmadan dolayı GSO ve İpekyolu kalkınma Ajansı’na çok teşekkür ediyorum’’ şeklinde konuştu.

    ‘’ULUSAL BİR PROJE YAPIYORUZ’’

    Ortadoğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Göksel Demirer de sunumunda, endüstriyel simbiyoz uygulamaları ile AB ülkelerinde yıllık 1,4 milyar avroluk kaynak tasarrufu sağlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.Gaziantep Endüstriyel Simbiyoz Projesi’nin önemini dile getiren Prof. Dr. Demirer, 10. Kalkınma Planı’nda da endüstriyel simbiyoz uygulamaları hedefi belirlendiğini belirterek, ‘’Yani biz sadece Gaziantep’e bir proje yapmıyoruz, T.C. devletinin 10. Yıl Kalkınma Planı Verimlilik Strateji’nde koyduğu somut bir hedefe yönelik adımlar atmaktayız. Bu bölgesel değil ulusal bir projedir’’ dedi.

    GAZİANTEP ENDÜSTRİYEL SİMBİYOZ PROJESİ

    Süresi 9 ay olan Gaziantep Endüstriyel Simbiyoz Projesi ile Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ndeki çeşitli sektörler arasında endüstriyel simbiyoz olanakları belirlenecek ve seçilecek 5 firma ile endüstriyel simbiyoz olanakları için detaylı fizibilite çalışmaları gerçekleştirilecek. Çalışmalar kapsamında OSB’deki firmalar arasındaki atık değişimi, lojistik ve altyapının ortak kullanımı işbirliği olanakları bazlı endüstriyel simbiyoz potansiyeli detaylı olarak çalışılacak.

    Fizibilite çalışmalarında, önerilen endüstriyel simbiyoz olanağının işletmelere uygunluğu, yapılacak yatırımın geri ödeme süresi, ürün kalitesine ve işletme süreçlerine olası etkileri, işçi sağlığı ve işyeri güvenli üzerindeki etkileri bazlı detaylı çalışmalar firmalar özelinde toplanacak veriler kullanılarak gerçekleştirilecek. Proje kapsamında ayrıca OSB için belirlenen endüstriyel simbiyoz potansiyeli, ‘’Polateli-Şahinbey Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Projesi’nin (OSB) ‘Eko-Endüstriyel Park’ olarak yapılandırılması için fizibilite çalışması da gerçekleştirilecek.

    Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalıştay faaliyetleri ile farkındalığın arttırılarak projeye daha fazla hedef kitlenin katılımının sağlanması amaçlanıyor.

    Endüstriyel simbiyozla, atıkların değerlendirilmesi ile ekonomik katkı, atıkların hammadde olarak kullanılabileceği yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması, yeni yatırımlar ile istihdam artışı, ortak kullanım imkanları ile biri maliyetinin düşürülmesi ve rekabet gücünün artırılması, kaynakların etkin kullanımı ve çevresel sürdürülebilirlik amaçlanıyor.

  • Bursalı Firmalara ‘Endüstriyel Kazaların Önlenmesi’ Eğitimi

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), firmalara yönelik eğitim faaliyetlerine devam ediyor.

    Geçtiğimiz yıl start alan ve şimdiye kadar 7 binden fazla iş dünyası temsilcisinin başvuru yaptığı eğitimler, yeni dönemde yeni alanlarda da sürüyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde Afet ve Acil Durum Başkanlığı katkılarıyla 16-27 Kasım tarihleri arasında Bursalı firmalara ‘Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi’ konusunda eğitim v erildi. BUTGEM binasında 80 firmanın katıldığı eğitimlerde uzmanlar, risk analizi, tehlikeli ekipman gruplandırma ve kimyasal maruziyet değerlendirme, patlama dökümanı hazırlanması, felaket senaryolarının hazırlanması, büyük kaza önleme politikası gibi konularda bilgiler aktardı.

    BUTGEM, 15 BİNDEN GENCİ MESLEK SAHİBİ YAPTI

    AFAD’ın Avrupa Birliği’nde ‘Seveso Direktifi’ olarak bilinen ‘Afete Hazır İşyeri Kampanyası’ çerçevesinde yapılan eğitimlerinin sertifika töreni gerçekleştirildi. BUTGEM’de düzenlenen törene BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, AFAD Bursa İl Müdürü İbrahim Tarı ve Bursalı firmalar katıldı. Eğitime katılan firmalara teşekkür eden İlker Duran, sanayileşme ve teknolojinin toplumsal refaha hizmet etmesinin yanı sıra hızlı gelişim süreciyle birlikte insan hayatı ve çevre için riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi. Bursa’da gerek iş kazalarının önlenmesi gerekse de meslek standartlarının yükseltilmesi konusunda örnek projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Duran, sadece Türkiye’de değil Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde ve uluslararası iş çevrelerinde de model olarak gösterilen BUTGEM’de bugüne kadar 15 binden fazla gencin meslek sahibi olduğunu kaydetti.

    Türkiye’nin muhtemel afet durumlarında kriz yönetiminde önemli adımlar kat ettiğini belirten Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürü İbrahim Tarı, afetlere yönelik her yaştan insanın bilinçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Dünyada artık doğal afetler kadar insan kaynaklı afetlerin de arttığına dikkat çeken Tarı, firmaların da mutlaka bu konuda hazırlıklı olmasını istedi.

  • Tıbbi Ve Endüstriyel Atık İmhasında Örnek Tesis

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, bilimsel çalışma, etkin planlama ve başarılı bir uygulamayla gerçekleştirdiği Ankara Katı Atık Yönetimi Projesi ile Mamak çöplüğündeki sorunu çözdükten sonra, kentin geleceğini güvence altına alacak projeleri art arda gerçekleştirmeye devam ediyor.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği (AB) standartlarında başarıyla sürdürdüğü, tıbbi ve endüstriyel atıkların özel yöntemlerle ayrıştırılması, depolanması, taşınması ve imhasını da gerçekleştiriyor. Uygulama, Başkent’in mücavir alanına dahil olan tüm çevre ilçelerde de aynı titizlikle uygulanıyor. Sincan Çadırtepe Katı Atık Depolama Alanı’nda bu yıl içinde hizmete giren Entegre Endüstriyel ve Tıbbi Atık Bertaraf Tesisi’nde, Başkent’te ortaya çıkan günlük 30 tonluk tıbbi atık, yakılarak gaza dönüştürülüyor.

    Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı’nca yürütülen uygulamayla, Başkent’in 25 ilçesini kapsayan toplam 100 devlet hastanesi, askeri ve özel hastane, 2 bin 45 özel poliklinik, medikal laboratuvar, hayvan hastanesi, veterinerlik hizmeti veren poliklinik, 375 aile sağlığı merkezi, 32 diyaliz merkezi ve 7 güzellik merkezinin bulunduğu toplam 2 bin 559 kuruluştan, günde ortalama 30 ton tıbbi atık toplanıyor. Büyük hastanelerden her gün, bazen de günde 2 kez tıbbi atık topladıklarını belirten Sağlık İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri, küçük sağlık kuruluşlarından ise kapasitesine göre haftada 1 veya 3 kez atık topladıklarını ifade ettiler.

    SAĞLIKLI DEPOLAMA

    Ankara’da tıbbi malzeme kullanan sağlık kuruluşları, kırmızı poşetlerde topladıkları tıbbi atığı, özel korunaklı depolarda saklıyor. Daha sonra bu atıklar, Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı’nın, tıbbi atık taşımaya uygun dizayn edilen 13 araçla, eğitimli personeli tarafından depolardan teslim alınıyor.

    GÜVENLİ TAŞIMA

    Yetkililer, bu işte görevli personelin, enfeksiyon tehlikesine karşı koruyucu elbise ve maskenin yanı sıra kesici ve delici maddelere dirençli eldiven ve çelik tabanlı ayakkabıyla donatıldığını söylediler. Araçların her gün yıkanarak dezenfekte edildiğini ifade eden yetkililer, taşıma ve imha işleminin, AB standartlarına uygun ve sağlıklı şekilde gerçekleştirildiğini vurguladılar.

    DÜNYAYA ÖRNEK TESİS

    Endüstriyel ve Tıbbi Atık Bertaraf Tesisi, yılda 100 bin ton ara depolama, 100 bin ton gazlaştırma – yakma ve yılda 200 bin ton nihai depolama kapasitesine sahip ünitelerinden oluşuyor. Tesiste ayrıca tıbbi atıklar için 300 tonluk bir soğuk hava deposu da bulunuyor. Teknolojisi ve teknik kapasitesiyle Türkiye’de tek olan Endüstriyel ve Tıbbi Atık Bertaraf Tesisi’nde, endüstriyel atıklar da gazlaştırılarak bertaraf ediliyor. Her biri saatte 7.5 ton endüstriyel ve tıbbi atık yakma kapasitesine sahip 2 üniteden oluşan tesis, saatte 15 ton atık bertaraf edebilme kapasitesine sahip bulunuyor. Atıklar bu tesiste bin 100 ile bin 500 derece arasında, gazlaştırma teknolojisiyle bertaraf ediliyor.

    Endüstriyel ve tıbbi atıkların yakılma işlemi sırasında her iki ünitede açığa çıkan gazdan elde edilen “syngaz” da elektrik enerjisine çevrilerek, tesisin ısıtmasında kullanılıyor. Gazlaştırılma işlemi sonunda kalan yüzde 7-8 arası kül ise nihai depolama alanlarında inşa edilen özel membranlı lodlarda (yalıtımlı bölme) sağlık ve çevrenin korunmasıyla ilgili uluslararası standartlara uygun şekilde depolanıyor.

    ENDÜSTRİYEL ATIK VE KÜL, ANALİZDEN GEÇİRİLİYOR

    Sincan Çadırtepe Katı Atık Depolama Alanı’na getirilen endüstriyel ve tıbbi atıklardan alınan numuneler, tesiste bulunan laboratuvarda analizden geçilerek; atığın, niteliğine, tehlike derecesine göre sınıflandırılıp, çevre sağlığı standartlarına uygun yöntemlerle yakılması sağlanıyor.

    “NİHAİ HEDEF, ANKARA’NIN ÇÖPÜNÜ YAKARAK, YÜZDE 90’INI YOK ETMEK”

    Ankara Büyükşehir Belediyesi adına projenin uygulamasını yürüten Invest Trading Consulting Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur, Sincan Katı Atık Depolama Alanı’nda, Türkiye’nin en büyük kapasiteli endüstriyel atık ve tıbbi atık bertaraf tesisini kurduklarını söyledi. Kantur, Ar-Ge çalışma ve araştırmalarının ışığında, deneyimlerini, endüstriyel atıkların bertarafı için seferber ettiklerine dikkat çekti.

    Kantur, “Ankara Katı Atık Projesi”nde nihai hedefin, “Depolanacak atık miktarını en aza indirerek, depolama alanlarının ömrünü uzatmak, yeni çöplük alanlara ihtiyaç duyulmasının önlenmesi” olduğunu söyledi. Tehlikeli atıklarda olduğu gibi, geri dönüşüm için ayrılan bölüm dışında, evsel atıkları da yakarak yok etmeyi planladıklarını bildiren Ali Kantur, “Hedefimiz, Ankara’nın çöpünü yakarak, asgari yüzde 90’ını yok etmek” dedi.

    “BELEDİYE BÜTÇESİNDEN PARA ÇIKMADI”

    Büyükşehir Belediyesi, bölgenin çehresini değiştiren ve bundan sonra da artı değer olarak ekonomiye katkı sunmaya devam eden Ankara Katı Atık Projesi’ni, bütçesinden tek kuruş harcamadan gerçekleştirdi. “Ankara Katı Atık Projesi”nin, bu anlamda Türkiye’de ilk ve örnek nitelikte bir proje olduğunu vurgulayan Ali Kantur, “Gelişmiş ülkelerde çöplerin yok edilmesi, özellikle termal projelerin uygulanması, çok yüksek maliyetlere neden oluyor” diye konuştu.

  • Porsuk Endüstriyel Ve Evsel Atıklarla Kirleniyor

    Çevre Derneği Başkanı Doç. Dr. Güner Sümer, Ergene Nehri’nden örnek vererek, Porsuk suyunun da Kütahya’dan geçerken evsel ve endüstriyel atıklarla kirlendiğini söyledi.

    Trakya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada Ergene Nehri’ndeki en tehlikeli madde kanserojen kadmiyum miktarının tolere değerinin 3 katı olduğunun tespit edildiğini hatırlatan Doç. Dr. Sümer, ülkedeki suların endüstriyel ve evsel atıklarla kirlendiğini dile getirdi. Eskişehir’in Porsuk suyunun da Kütahya’dan geçerken atılan endüstri ve evsel atıklarla kirlendiğine dikkat çeken Sümer, “Kütahya’da bulunan gümüş tesisinde siyanür kullanılarak gümüş elde edilmektedir. Siyanür kanserli bir maddedir. Kütahya’da 3 yıl önce siyanürlü gölette duvar çökmesi sonucunda Kütahya ovası, bu siyanürlü su altında kalmıştır. Türkiye’de sularımız endüstriyel ve evsel atıklarla kirlenmektedir. Bu bir ciddi halk sağlığı sorununu gündeme getirmektedir. Sularımızı koruyalım” diye konuştu.

    Sümer, bu konuda yetkilileri göreve davet etti.