Etiket: Endoskopik

  • Laparoskopik Ve Endoskopik Girişimler Yaygınlaşıyor

    Türkiye Endoskopik ve Laparoskopik Cerrahi Derneği Başkanı ve Gazi Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Ersoy, hastaya aynı anda laparoskopik olarak apandisit ve safra kesesi ameliyatı ile endoskopi işlemi gerçekleştirdi.

    Türkiye Endoskopik ve Laparoskopik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Emin Ersoy, genel cerrahide son 20 yıldır görülen en önemli gelişmenin teknolojinin genel cerrahi alanına girmesi olduğunu söyledi. Ersoy, daha önce açık olarak yapılan birçok ameliyatın günümüzde laparoskopik (kapalı) ya da robotik yöntemle başarıyla yapılabildiğini belirterek, “Hastamıza aynı anda laparoskopik olarak apandisit ve safra kesesi ameliyatı ile endoskopi işlemini gerçekleştirdik. Bu 3 işlem genellikle ülkemizde aynı anda uygulanan işlemler değildir” dedi.

    Prof. Dr. Emin Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Açık yöntemle ameliyat edilen hastalar, operasyon sonrası günlerce hastanede yatıp haftalar sonra normal hayatlarına dönebilirken, kapalı yöntemle ameliyat olan hastalar birkaç gün içinde günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam etme şansı bulabiliyor. Endoskopi genel cerrahi alanında laparoskopi ile birlikte kullanılmaktadır. Tanısal endoskopik işlemlerde de yaygın olarak kullanılan endoskoplar, ileri laparoskopik işlemlerde genel cerrahların en büyük yardımcısıdır. Karın içerisinde yapılan yeni bağırsak ve mide geçiş yerlerinin kontrolü gerektiğinde kapalı olarak çıkartılması planlanan yerin tespiti gibi birçok uygulamada laparoskop ve endoskop birlikte kullanılırlar.”

    AMELİYATLARDA KULLANILAN İLERİ TEKNOLOJİ KOZMETİK FAYDA SAĞLIYOR

    Prof. Dr. Emin Ersoy, ileri teknolojik yöntemlerin operasyonlarda kullanılmasının hastaya büyük kozmetik faydalar getirdiğini söyledi.

    Karın bölgesinde oluşan büyük kesi yeri izlerinin kapalı yöntemle ameliyat edilen hastalarda bulunmadığını belirten Ersoy, ameliyat sonrası ağrıların da bu yöntem sayesinde son derece az olduğuna dikkat çekti.

    Prof. Dr. Emin Ersoy, gerçekleştirdiği son operasyonda hastanın hem apandisiti hem de safra kesesinin alındığını aynı zamanda endoskopi ile sorunlu olan midesinin kontrol edildiğini bildirerek sözlerini şöyle sürdürdü :

    “30 yıl önce ülser nedeniyle midesi alınan bir hastamızın yapılan tetkiklerinde apandisit ve birlikte safra kesesi taşı saptanmıştır. Bugün artık pek yapılmayan bir teknik ile 30 yıl önce geçirdiği mide ameliyatı sonucu, hiç kontrolü yapılmayan ve muhtemel karın ağrısının da bir nedeni olabilecek olası mide problemini saptamak için endoskopi yapılması planlanan hastamız, acil olarak ameliyata alınmış, hem apendisiti hem de safra kesesi kapalı (laparoskopik) yöntemle çıkartılmıştır. Hastamız uyurken endoskopi ile mide kontrolü de gerçekleştirilmiş ve 3 işlem bir arada gerçekleştirilmiştir.”

    LAPAROSKOPİK VE ROBOTİK CERRAHİ İLE HASTA KONFORU ARTIYOR

    Gazi Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Emin Ersoy, karın içerisindeki geçirilmiş operasyona bağlı yapışıklıkların laparoskopik yöntemle açılarak gerçekleştirildiği bu operasyonun, genel cerrahide sık yapılan bir uygulama olmamasına karşın cerrahın bilgi ve eğitiminin hastaya sunduğu bir konfor olduğunun altını çizdi.

    Operasyon ile hastayı açık olarak ameliyat edip sonrasında endoskopi yapmak yerine aynı anestezi ile 3 girişimin bir arada gerçekleştirildiğini kaydeden Ersoy, “Gelecekte robotik cerrahinin işin içerisine daha fazla girmesi ve işlemi gerçekleştirmek için açılan delik sayısının azalması ile klasik cerrahi ile yapılan bir çok girişim laparoskopi+robot +endoskopi ile gerçekleştirilecek ve hasta konforu daha da artacaktır” diye konuştu.

  • Endoskopik Alın Germe Ameliyatı

    Endoskopik alın germe ameliyatıyla sarkma ve kırışıklıklara son verilebiliyor.

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, birçok kadın için ciddi bir sorun olan alındaki kırışıklık ve sarkmaları önlemek amacıyla gerçekleştirilen alın germe ameliyatı hakkında bilgi verdi. Opr. Dr. Bayçın, alın germe ya da diğer adıyla üst yüz germe ameliyatı genel olarak alın ve şakak bölgesini germek ve kaşları kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiğini belirterek “İki türde yapılan bu operasyonda birinci yöntem klasik alın germe operasyonudur. İkincisi daha yeni bir yöntem olan endoskopik alın germe ameliyatıdır. Klasik yöntemle yapılan alın germe ameliyatında bir şakak bölgesinden diğer şakak bölgesine kadar saçların içinden bir kesi açılır. Alın derisi yukarı doğru gerdirildikten sonra fazlalık olan deri kesilerek atılır. Sonra deri tekrar gergin bir halde yerine dikilir. Artık bu yöntem sadece geçmişte uygulanan bir metot olarak kaldı. Günümüzde alın germe endoskopik alın germe yöntemiyle gerçekleştirilmektedir” dedi.

    “ENDOSKOPİK ALIN GERME AMELİYATI NASIL OLUR”

    Opr. Dr. Nazmi Bayçın, endoskopik alın germe ameliyatı hakkında şu bilgiyi verdi: “Ben kendi gerçekleştirdiğim ameliyatlarda sağ ve sol şakak bölgesinden birer adet, alnın üst bölümünden yine bunlar da saçların içinde kalacak şekilde sağlı sollu birer adet 1,5 ile 2 cm büyüklüğünde kesi açıyorum. Bu kesilerden birinden içeri çapı yarım santim olan bir kamera ile girerek onu yerleştiriyorum. Diğer kesi yerlerinden de bu ameliyat için özel tasarlanmış olan aletler ile girerek, kameradan elde ettiğimiz görüntüler ışığında alın derisini kaşların alt kenarına kadar zemindeki kemikten ayırıyorum. Deri ile kemiği birbirinden ayırdıktan sonra alın ve kaş arasındaki kırışıklık ve çizgilere sebep olan kaslardan küçük bölümünü keserek oradaki kasları zayıflatıyorum. Bunun akabinde de kemikten ayrılmış ve serbestleşmiş olan deriyi yukarıya doğru gerdirip sabitliyorum. Burada deriyi sabitlemek için birçok yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden birini kullanmak yeterlidir. Sonra açılan kesileri çok ince ve kendiliğinden eriyen dikişlerle kapatırım. Bu sayede hem alın derisi gerilmiş hem de kaşlardaki sarkma ortadan kalkmış olur.”

    “AMELİYAT SONRASI İYİLEŞME DÖNEMİ NASILDIR?”

    Ameliyat sonrası iyileşme dönemi ile ilgili Dr. Nazmi Bayçın, “Öncelikle ameliyatın uygun donanıma sahip bir hastanede ve genel anestezi altında gerçekleştirilmesi gerektiğini unutmamak gerekir. Ortalama 1,5 saat süren operasyon sonrasında hastanın 1 gün hastanede yatması gerekir. Operasyon sonrası ortaya çıkacak olan ağrı yüksek seviyede olmayacaktır. Normal ağrı kesiciler ile rahatlıkla önlenebilecek düzeyde olacaktır” diye konuştu. “

    Ameliyat sonrası doğal olarak alında bir gerginlik meydana geldiğini anlatan Bayçın, sözlerini şöyle sürdürdü: Göz çevresinde bulunan doku oldukça gevşek olduğundan bu bölgede bir miktar şişme ve morarma olacaktır. Bu her hastada olur. Ancak bu morarma ve şişliklerin derecesi kişiden kişiye değişmektedir. Ameliyat olunan gün bu bölgeye yapılacak olan buz uygulaması ile oluşacak şişlik ve morarmaların daha düşük seviyede olması sağlanabilir. Bu nedenle gece uyuyana kadar göz çevresine buz konmasının ciddi faydası olacaktır. Ameliyat sonrasında anestezinin etkisi geçtikten sonra ayağa kalkabilirsiniz. İlk gün bile kendi ihtiyacınızı karşılayabilecek kadar iyi hissedersiniz. Burada hareketli olmanız kendinize olan güveninizi artıracaktır. Ertesi gün evinize gittiğinizde kimseye bağımlı olmadan hayatınızı rahatlıkla idame ettirebilirsiniz. Normal şartlarda oluşan şişlik ve morarmaların ortadan kalkması için bir hafta yeterli olmaktadır. Bu yüzden tekrar iş hayatınıza dönmeden önce 1 hafta sizin için yeterli olacaktır. Ancak bu şişlik ve morluklara rağmen ben masa başı işi yapıyorum çalışabilirim diyorsanız da 4 gün sonra işinize gidebilirsiniz. Bu sürede uçak yolculuğu yapmanızda da bir sakınca yoktur.”