Etiket: Ender

  • Dr. Ender Saraç’tan korona virüse karşı çay formülü

    Dr. Ender Saraç’tan korona virüse karşı çay formülü

    Oylum Höyük’te Kilis zeytin ve zeytinyağı tanıtım günü etkinliğinde Dr. Ender Saraç, korona virüse karşı iyi geldiğini söylediği karışımlarla çay yaptı.

    Zeytin ve zeytinyağı tanıtım günleri saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Genel Sekreteri Dr. Burhan Akyılmaz, İKA’nin zeytincilik sektörünün Kilis ilinde gelişimine yönelik birçok çalışma yaptıklarını ifade ederek, “Kurulduğumuz günden beri zeytincilik özelinde desteklediğimiz 12 farklı proje ile Kilis ilimizde yaklaşık 7 milyon TL’lik bir yatırım hacmi oluşturduk. Desteklediğimiz projeler kapsamında Kilis ilimizde zeytin işleme tesisi, zeytinyağı üretim tesisi kurduk, mevcut tesislerinin kapasitesini arttırdık, çiftçilerimize verimli ve kaliteli üretime yönelik eğitimler verdik, Kilis zeytin yağının yurt dışı fuarlarda tanıtımını yaptık. Şu an ise zeytin yağı üreticilerimize verimlilik, kalite, markalaşma ve satış-pazarlama konularında yönetim danışmanlığı desteği sunma, zeytin ağaçlarının envanterinin hazırlanması ve asırlık ağaçlarımızın tescili, zeytin değer zinciri raporunun hazırlanması konusunda faaliyetler yürütüyoruz” dedi.

    Kilis Valisi Recep Soytürk ise yaptığı konuşmada, “Geçen yıl yapılan Kilis Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Günü’nden sonra zeytinyağının tanıtımı için çalışmaya başladıklarını ifade ederek, “Üniversite, butik üretim yapan firmalar ve sektörün içerisindeki herkesle bir araya gelerek, kaliteli zeytinyağı üretebilirizin araştırmasına girdik. Bu çalışma sonrası dünya genelinde ödül alalım, bunun çalışmasını yaptık. Eğer zeytinyağı para ederse çiftçilerimizi kurallarına göre zeytinyağı üretimine yönlendirelim düşüncesi oluştu. Bu çerçevede sivil toplum örgütleri, üreticiler, fabrika sahipleriyle görüşmeler ve çalışmalar yaptık. Türkiye çapında yapılan bir yarışmada, Türkiye ikinciliği kazandık. Zeytinyağını yarışmadan önce 20 TL’ye satarken, yarışmadan sonra 100 liraya satılmaya başlandı. 20 lira yerine aynı zeytinyağı 100 liraya satmaya başladık, demek ki doğru yoldayız. Bu yıl daha çok firmamızın yarışmalara katılması gerekiyor. Daha iyi fiyatlara satmamız gerekiyor. Daha çok para kazanırsa, çiftçi, zeytin ağacıyla daha fazla çalışması demektir. Bu yıl ödül alacak firmaların daha çok olacağını düşünüyorum. En önemlisi burada töreni yapmamızın nedeni, Oylum Höyük’te 4 bin yıllık, zeytin çekirdekleri bulduk. Şu anki Kilis yağlık zeytiniyle aynı genlerden geldiğini ispat etmeye çalışıyoruz. Bu konuda 2 ayrı ekip çalışıyor. Bunu ispat ettiğimiz zaman Kilis zeytinyağını bir parça daha öne çıkaracaktır” dedi.

    Daha sonra Kilis 7 Aralık Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazım Şekeroğlu, Oylum Höyük Kazı Başkanı Prof.Dr. Atilla Engin, Hatay Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Nuray Kurt tarafından zeytin ve zeytinyağının tarihsel yolcuğu konusunda panelist olarak konuşma yaptılar.

    Dr. Ender Saraç’dan korona virüse karşı çay formülü

    Ünlü Dr. Ender Saraç da zeytin ve zeytinyağının faydalarını anlattığı konuşmasından sonra, zeytin yaprağı, limon, zahter, sarımsaktan oluşan korona virüse karşı etkili olduğunu söylediği bir çay yaptı. Saraç, “Bu çay hem tansiyonunuzu düşürecek, hem korona virüsten koruyacak, hem kan şekerini düşürecek, damarları açacak müthiş bir çay, insülin direncine birebirdir. Aromatik bitkileri demlediğimiz zaman muhakkak üzerine kapatıyoruz. Aromatik yağlar içerisinde kalsın diye, bu çay tansiyonu düşürür, kolesterol düşürür, damar açar, korona virüse, hatta mantar ve diğer mikroorganizmaların üremesini yavaşlatır. insülin direncine iyi gelen, pandemi süresince aldığımız kiloları geri vermeye yardımcı olacak olan müthiş bir çay formülüdür. İçerisine direnci attırmak için bir parça limon koyuyoruz. Herkes evinde yapabilir” dedi.

  • İstanbul’da ender rastlanan ’mekik kelebeği’ bulundu

    İstanbul’da, dünyada ve Türkiye’de ender rastlanan “mekik kelebeği” bulundu. Askeri kamuflaj deseniyle dikkat çeken kelebek görenleri şaşkına çevirdi.

    Dünyada ve Türkiye’de ender rastlanan “Daphnis Neri”, yaygın adıyla “mekik kelebeği” denilen türe İstanbul’da rastlanıldı. Güngören’de esnaflık yapan Ahmet Dilbaz’ın yolda bir vatandaşın aracın üstünde görüp ürktüğü mekik kelebeği dikkatini çekti. Dilbaz, aracın üstündeki kelebeği alıp sahiplendi. Sonrasında kelebeğin fotoğrafını çekip internette araştıran Dilbaz, kelebek türünün dünyada ender rastlanılan mekik kelebeği olduğunu öğrendi. Kelebeğe kutu içerisinde bir yer hazırladıktan sonra yetkili birimleri arayarak bilgi alan ve İstanbul Tabiat Parkları’na yönlendirilen Dilbaz, yetkililerle telefonda görüştü. Dilbaz, mekik kelebeğini pazartesiye kadar besledikten sonra İstanbul Tabiat Parkları yetkililerine teslim edecek.

    “Biri kelebeği fark etmiş ama ürkerek kaçıyor, ’Bu ne biçim yaratık’ dedi”

    Mekik kelebeğini İstanbul Tabiat Parkları’na teslim edeceğini söyleyen Ahmet Dilbaz, “İş yerinin önündeydim. Biri kelebeği fark etmiş ama ürkerek kaçıyor, ’Bu ne biçim yaratık’ dedi. Onun ürktüğünü görünce benim de dikkatimi çekti. Geldim ve arabanın üzerinde değişik bir kelebek türü olduğunu gördüm. Ben kelebeği aldıktan sonra internetten araştırmalara başladım. Araştırırken mekik kelebeği olduğunu, mekik kelebeğiyle birlikte ender, az rastlanan bir tür olduğunu anladım. Ölmesin diye de hemen yetkili kimlere verebilirim diye araştırdım. İstanbul Tabiat Parkları’na teslim edebileceğimizi söylediler. ’Elinizde dursun, ölmesin, besleyin. Pazartesi’ye kadar biz alırız’ diye bizi bilgilendirdiler. Pazartesi günü kendilerine teslim edeceğiz” diye konuştu.

    Kelebeği iş yerine götürdüğünü dile getiren Dilbaz, “Araştırdığım kadarıyla zakkum ağacında beslenen bir kelebek türü. Zakkum tırtılı da diyorlar. Ağacın tepesinden düşmüş. Bulduğumda aracın üzerindeydi. Bunun gece uçtuğunu, zakkum ağacının yaprağı, çiçeğiyle ve çiçek özüyle beslendiğini anladım. İş yerine götürdüğüm zaman içeride sağa sola uçuştu. Uçup da uzaklara gitme gibi bir durumu yok. Şu anda dışarıdayız, uçacak gibi bir durumu yok” dedi.

  • EBSO Başkanı Ender Yorgancılar:

    FED’in faiz artırma kararını değerlendiren EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, üreten kesim temsilcilerine tedbiri elden bırakmayın çağrısında bulunarak, “Sanayicimiz ve yerli girişimcilerimizin, kur risklerine karşı kullanabilecekleri hedge tekniklerini daha iyi bilmesi ve etkin olarak kullanması gerekiyor. Her şeyi devletten bekleyerek değil, bizler de üzerimize düşeni yaparak, döviz gelirlerimizle orantılı döviz cinsinden borçlanarak, kısa vadeli borçlarla uzun vadeli yatırımları finanse etmeyerek, rekabetçi üretim yaparak gerçekleştirebiliriz” dedi.

    Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, ABD Merkez Bankasının (FED) faiz artırım kararını değerlendirdi. Yorgancılar yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’ın seçilmesi ile birlikte başlayan kurlardaki yukarı yönlü çıkışın, FED’in faiz artırma kararı ile devam ettiğini vurguladı.

    FED’in özellikle de 2017 yılı için 3 faiz artırımı daha yapacağının sinyalini vermesinin gelişmekte olan ülkelerin işini oldukça zorlayacağını ifade eden Yorgancılar, “Türkiye açısından da farklı bir şey söylemek mümkün olmamakla birlikte bu ilk adım zaten beklentiler doğrultusundaydı ve piyasalar tarafından satın alınmıştı. Önemli olan 3 faiz artışının gelip gelmeyeceği ve keskin artışların olup olmayacağıdır. Küresel gelişmeler ve içeride yaşanan başta terör ile ilgili sorunlarımızı halledemediğimiz sürece 2017’nin bizler açısından zor geçeceğini söylemek kahinlik olmayacaktır. Sonuç ne olursa olsun, bizler önümüze bakmak ve ülkemizin dinamiklerine güvenmek zorundayız. Bununla birlikte tedbiri de elden bırakmamalı, içerideki sorunlarımızı çözme noktasında sonuç odaklı olmalıyız” diye konuştu.

    Türkiye için FED faizlerindeki artıştan ziyade, 2008 krizinden bu yana piyasaya sürdüğü likiditeyi geri çekmeye başlamasının çok daha büyük sorun olacağını kaydeden Yorgancılar şu görüşleri dile getirdi:

    “FED’in faiz artışının bizim gibi ülkelere, yani dış kaynak bağımlısı ülkelere yansıması önem taşıyor. Çünkü para artık vatanına yani ABD’ye yönelecek ve Türkiye’nin dış kaynak bulması zorlaşacak. Daha da önemlisi kaynak bulabilmek için daha yüksek faiz ödemek zorunda kalınacaktır. Türkiye ekonomisinin başka ülkelerin faizlerinden etkilenmeyecek noktaya gelmesi en büyük dileğimizdir. Bunun için de dış kaynak bağımlılığının azaltılması yani iç tasarrufların yükseltilmesi ve ihracatın ve rekabet gücünün artırılması gerekiyor. Bunun yolu da, güçlü bir sanayi sektörü yani yüksek katma değerli teknolojik ürünler üreten sanayi, 4,0’ı gerçekleştirmiş bir ülke olmaktan geçiyor. Bu çerçevede sıcak para çıkışına yol açacak söylem ve eylemlerden kaçınılması bu süreçte önem taşıyor. Ne yazık ki, özel sektörün ödemek zorunda olduğu kısa vade içindeki borçları bu süreçteki en büyük endişemizdir. Bununla birlikte kurlardaki yukarı yönlü artışın devamı sadece artan borç açısından sıkıntı oluşturmamaktadır. Dövize bağlı ham maddeden kullanılan elektriğe kadar her şeyin fiyatı artacağı için özel sektörün katlanması gereken maliyet çok daha büyük meblağlara ulaşmaktadır ki, asıl sorun da budur. O nedenledir ki, sanayicimiz ve yerli girişimcilerimizin, kur risklerine karşı kullanabilecekleri enstrümanları yani hedge tekniklerini daha iyi bilmesi ve etkin olarak kullanması gerekiyor. Her şeyi devletten bekleyerek değil, bizler de üzerimize düşeni yaparak, döviz gelirlerimizle orantılı döviz cinsinden borçlanarak, kısa vadeli borçlarla uzun vadeli yatırımları finanse etmeyerek, rekabetçi üretim yaparak gerçekleştirebiliriz”.

  • Ender Buruk’tan ’Yeni tarife’ açıklaması

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Buruk, yeni yılda herkesi Vodafone’lu olmaya davet ederek yeni tarifeye ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Buruk, 2017 yılına özel yeni tarifeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Buruk, “31 Aralık 2016 tarihine kadar geçerli olacak kampanya ile Vodafone’a gelen herkes çok avantajlı tarifelerden yararlanabilecek” dedi.

    “Yeni yılda herkesi Vodafone 4.5’li olmaya davet ediyoruz”

    Vodafone Türkiye’nin en geniş 4.5G ağına ve en fazla 4.5G kullanıcısına sahip operatör olduğunu belirten Buruk, şunları söyledi: “Vodafone Türkiye olarak, odağına müşteri memnuniyetini yerleştirdiğimiz tüm faaliyetlerimizde kullanıcıların beklenti ve ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaya büyük özen gösteriyoruz. Yaptığımız araştırmalar sonucunda abonelerin 4.5G ‘yi kullanmaktan çekinmelerinin en büyük sebebinin fatura aşım korkusu oluğunu gördük. Müşterilerimizin bu korkularını yenmelerini sağlamak amaçlı geliştirdiğimiz kampanyamız ile Vodafone’lu olmayan herkesi Vodafone 4.5G ile tanıştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, Aralık ayında numarasını Vodafone’a taşıyanlara 6 ay boyunca bir üst tarifenin internet hakkından yararlanma fırsatı sunuyoruz. Aboneler tarifelerindeki internet hakkını bitirdikten sonra fatura aşımından korkmadan Vodafone 4.5G deneyimine devam edebilecekler. Kampanyamız sadece yeni gelecek aboneler için değil. Mevcut Vodafone abonelerini de unutmadık. 4.5G deneyimini korkusuzca yaşamaları için 3 ay boyunca Faturasız ve Faturalı’lara 1GB, Vodafone Red abonlerine 2 GB internet hediye ediyoruz. Vodafone olarak, faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısı bakımından bugün dünyanın en geniş 4.5G ağına sahip operatör konumundayız. Grubumuz, 21 ülkede 4G, 5 kıtada ve 16 ülkede ise 4.5G hizmeti sunuyor. 4G ve üstü teknolojilerde dünyanın en büyük uluslararası dolaşım ağına sahibiz, uluslararası dolaşım hizmeti verdiğimiz ülke sayısı ise 90’a ulaşmış bulunuyor. Türkiye’de şu an toplamda 38,6 milyon 4.5G abonesi bulunuyor. 1 Nisan’daki 4.5G lansmanında Türkiye’de her yerde herkesin 4.5G kullanıcısı olmasına öncülük edeceğimizin sözünü vermiştik. ‘4bucakG’ stratejimizle 81 ilde 7 bin 500’ü aşkın fiziksel çekim noktasıyla ülkemizin en ücra köşesine kadar 4.5G hizmeti götürüyoruz. Aboneleri tarafından en çok tavsiye edilen operatör olarak, yeni teklifimizle herkesi Vodafone 4.5G’nin avantajlarından yararlanmaya ve 22 milyonu aşkın büyüklükteki Vodafone ailesine katılmaya davet ediyoruz”.

    “Vodafone’a geçerek iletişime kesintisiz devam”

    Numarasını Vodafone’a taşıyan kullanıcıların, telefon numarasında hiçbir değişiklik yapılmadan gerçekleştirilen numara taşıma işlemi ile geçiş esnasında yalnızca SIM kart değiştirerek iletişime kesintisiz devam edebileceğini söyleyen Buruk, “Hem Vodafone’dan yeni hat alacak abonelerin hem de numarasını Vodafone’a taşıyacak kullanıcıların, yeni yıla özel numara taşıma kampanyasından yararlanmaları için 31 Aralık tarihine kadar en yakınVodafone Cep Merkezi’ne ücretsiz başvuruda bulunmaları yeterli oluyor” şeklinde konuştu.

  • Ünlü Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç:

    Ünlü Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, bazı diyetisyenlerin ‘ekmek yemeyin’ şeklinde açıklamalarının doğru olmadığını belirterek, ekmeğin mutluluk veren bir besin kaynağı olduğunu söyledi. Ayrıca Dr. Saraç, kış mevsiminde kalp hastalarının ise bol bol balık yemeleri tavsiyesinde bulundu.

    Ünlü Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, sağlıklı ve dengeli beslenme özellikle de ekmek üzerinden yapılan tartışmalara katılmadığını ifade etti. Ekmeğin mutluluk veren bir besin kaynağı olduğunu söyleyen Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, ekmeğin bir zehir olmadığını ifade ederek, ekmeğin Türk kültürünün en önemli besin kaynağı olduğunu kaydetti.

    Ünlü Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Ender Saraç, Kastamonu’da Penbe Han’da katıldığı bir programda bazı diyetisyenlerin yazılı ve görsel medyada ‘ekmek yemeyin’ şeklindeki açıklamalarının doğru olmadığını ifade ederek, ekmek tüketmenin zararlı olmadığını, aksine ekmek tüketmenin insanlara mutluluk verdiğini söyledi.

    Genetiği değiştirilmemiş olan Siyez Buğdayı’ndan yapılan ekmeğin sağlıklı ve mutlaka tüketilmesi gereken bir ürün olduğunu vurgulayan Dr. Ender Saraç, siyezin genetiği ile oynanmamış ve aynı zamanda da vücutta intolarans ve alerji açısından riski düşük besin ve vitamin değeri çok yüksek, kabızlık yapmayan bir ürün olduğuna dikkat çekti.

    “Ekmek bir zehir değildir”

    Ekmeğin bir zehir olmadığına dikkat çeken Dr. Saraç, “Siyez ekmeği genetiği oynanmamış ve aynı zamanda da vücutta alerji açısından riski düşük, besin değeri ve vitamin değeri çok yüksek, kabızlık yapmayan siyez buğdayından elde edilen bir ekmek. Aslında buradan başlayarak tüm Türkiye’ye bir kıvılcım gibi yayılmasını diliyorum. Çünkü ekmek bir zehir değildir. Ekmek yemeyin şeklinde açıklama yapanlara inanmayınız. Ekmeği kesinlikle yemeyin diye başlık atıyorlar. Kesinlikle inanmayın. Doğru ekmeği doğru miktarda yerseniz ekmek mutluluk verir. Tokluk verir. Besler ve bizim kültürümüzün bir parçasıdır. Bizim binlerce yıl bütün kadim bilgiler de dahil ekmek baş tacı olmuştur. Siyez buğdayı genetiği ile oynanmamış olduğu için, doğal olduğu için, alerji riski, tolerans riski düşük olduğu için, besin değeri yüksek olduğu için, kabızlık yapmadığı için ve de çıtır çıtır bir dilimle mutluluk da verdiği için çok iyi. Ben ülkemde yıllardır söylüyorum ki bizim Çin Sarımsağı’na ihtiyacımız yok. Bizde dünyanın en güzel ve en kaliteli olan Taşköprü Sarımsağı var. Sarımsak bir ilaçtır. Hatta bu şifalı Taşköprü Sarımsağı’ndan 3 tane de tarif vereyim akıllarda bulunsun. Bir tanesi sarımsak koku yapmasın ama şifası kasın diye. Bir cezve dolusu sütün içinde üç diş sarımsağı parçalamadan haşlayın, sütü döküp atın, sabah, öğle ve akşam birer parça yutarsanız doğal antibiyotik, tansiyon düşürücü, kan sulandırıcı almış olursunuz. İkincisi piyasadan almanıza gerek yok, sarımsak çayı, sarımsak çayı yapmak da çok basit. Parmak ucu kadar iki üç parça taze zencefil 7 dakika kaynatın, sonra bir büyük tabi suda kaynatın sonra içerisinde iki tane iki diş Taşköprü Sarımsağı’nı hafifçe patlatıp ezmeden koyun demlensin demlendikten sonra sarımsak ve zencefili süzün süzdükten sonra bir çay kaşığı limon koyun içerisine işte size müthiş mucizevî doğal antibiyotik tansiyon düşüren, kan sulandıran mantara karşı iyi gelen, ömrü uzatan sarımsak çayı tarifi. Bir üçüncüsü ise sarımsağı biraz tereyağında kavurabilirsiniz. O zaman da besin değerleri kalıyor. Koku yapıcı etkisi ve hazmedilmesi daha kolay oluyor. Sarımsak mideme dokunuyor diyenler bir parça zeytinyağı veya tereyağı sarımsağı kavurabilirler. Sonra bunu parçalamadan yutabilirler. Böylece doğal bir ilaç elde etmiş olurlar. Doğal yetişen buğday insanın temel gıdası olmuştur. Buğdayı beyaz un olarak tüketmezseniz, genetiği değişmemiş buğdayı bulursanız örneğin Siyez Buğdayı gibi o zaman çok sağlıklı, besleyici, gelişmeye yardımcı ve kontrollü yendiği taktirde de şişmanlatmayan buğday elde etmiş olursunuz. Dolayısıyla kendinizi ekmekten mahrum etmeyin. Ama doğru ekmeği doğru miktarda yiyin. Ekmek bir zehir değildir. Söylenenlere de inanmayın” dedi.

    “Taşköprü sarımsağı doğal bir ilaçtır”

    Taşköprü sarımsağından da övgü ile bahseden Dr. Saraç, Türkiye’nin Çin Sarımsağına ihtiyacının olmadığını belirterek, dünyanın en güzel ve en iyi sarımsağı olan Taşköprü Sarımsağı’nın olduğunu ve her katıldığı programda da bu konuyu dile getirdiğini, sarımsağın bir ilaç olduğunu ve bu ilacın da Taşköprü Sarımsağı olduğunu ifade etti.

    “Uzun süre aç kalmak kışın sizin bağışıklık sisteminizi çökertir”

    Hem yazılı hem de görsel basında beslenme ile ilgili yapılan farklı açıklamaların kafa karıştırdığını ve her açıklamaya itibar edilmemesi gerektiğine işaret eden Dr. Saraç, “Kış aylarında beslenmemiz gerekir. Öyle çok uzun açlık rejimleri, çok ağır detokslar, uzun süre aç kalmak kışın sizin bağışıklık sisteminizi çökertir. Kışın en çok önerdiğim yiyecekler brokoli, bürüksel lahanası, yaz kurusu domates, kesinlikle domates değil yaz kurusu domates, pırasa özellikle sapıyla birlikte kereviz onun dışında siyez buğdayından yapılan doğal ekmek, Taşköprü Sarımsağı, taze soğan ve kuru soğan, özellikle limon taze zencefil roka turp her türlü renkteki turp ve bütün yeşil yapraklı lifli yiyecekler ve greyfurt, kivi önerdiklerim. Önermediklerim ise ağır yağlı şarküteriler, kışın özellikle festfood kışın özellikle dengeyi bozar ve şişmanlatır. Onun dışında alkol, sigara gereksiz kullanılan fazla miktardaki kimyasal ilaçlar, uykusuzluk, özellikle ve bunun dışında da çok asitli içecekler ve çok asitli gıdaları yeme ve kızartmalar sağlık dengenizi de bozar. Genel olarak sabah kahvaltısında ve ya arada günde üç çorba kaşığı kadar yulaf ezmesi yerseniz kışın daha az hastalanırsınız. Çünkü yulaf ezmesinin içerisinde metegolikan adını verdiğimiz doğal olarak bağışıklık sistemini güçlendiren bir madde vardır. Bir de yoğurt, özellikle ev yapımı manda yoğurdu veya kefir veya keçi peyniri, keçi yoğurdu ve organik yumurta bunlar da kışın bedeni güçlendiren çok şifalı yiyeceklerdir. Bir de kış çayı tarifi vereyim. Şeker konmayacak içine. Tane karanfil, çekirdek, kakule aşağı yukarı iki tane, tane karanfil döt beş tane kakulenin çekirdeği, iki üç adet parmak ucu kadar zencefil, ıhlamur ve ekinesya bunlardan karışım bir çay yaparsanız bu yalnız 30 saniye kaynatıp aşağı yukarı 3-5 dakika demlenmeye bırakırsanız fevkalade bir kış çayı olur. Boğazınızı rahatlatır, akıntılara karşıda iyi gelir” diye konuştu.

    “Kalp hastalarına bol bol balık yemelerini öneriyorum”

    Kış aylarında kalp hastalarının bol bol balık tüketmesi tavsiyesinde bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Saraç, şöyle konuştu: “Kalp hastalarına bol bol balık yemelerini öneriyorum. Çünkü balığın içerisindeki omega 3 kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Aynı zaman da içinde folik asit de bulunan ıspanak, her türlü yeşillikler son derece faydalıdır. Bir de Taşköprü Sarımsağı’nı özellikle öneriyoruz. Kalp ve damar hastalıkları, kollestrol ve tansiyon sorununa iyi gelir. Özellikle sarımsak ve limon ikilisi fevkalade iyidir. Kalp hastalarına yağ olarak çok çok az olarak katı yağ daha çok da sızma zeytin yağ kullanmalarını öneriyorum. Kalp hastaları geç ve ağır yememeliler. Onun dışında da her gün 40 dakika hava soğuk da olsa dikkat ederekten yürümelerinde fayda vardır. Üzüm çekirdeği ekstresi stresten kaçınma, göbek ve belin yağlanmaması, iyi bir uyku ve daha pozitif bir hayatı seçmede sizi kalp hastalıklarına karşı korur”