Etiket: Emin

  • Emin Üstün: “Kentsel dönüşüm yaşam kalitesini arttıracaktır”

    Türkiye’deki konut sorunu ve konut ihtiyacına değinen Emin Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emin Üstün, “Kentsel dönüşüm yaşam kalitesini arttıracaktır” dedi.

    Konutun, sadece barınmayı değil diğer önemli kavramları da içinde bulundurduğu bir kavram olduğunu söyleyen Emin Üstün, “Önemli olan, insanların beslenme, giyinme gibi temel ihtiyaçlarından biri olan barınma ihtiyacını güvenli ve sağlıklı şekilde karşılamak. Konut, tekil kişiler veya aile için barınak olmanın yanında toplum için sosyal, ekonomik ve fiziksel içeriği olan bir kavramdır. Ülkemizdeki konut özelliklerine baktığımızda, tarih içinde doğa koşullarına, toplumun gelenek ve göreneklerine, siyasal yapının özelliklerine, üretim ilişkileri ve biçimine, nüfus yapısı ve özelliklerine, kentleşme tipine ve ekonomiye bağlı olarak zamanla değişiklik göstermiştir” diye konuştu.

    “Toplumsal sistemin en temel sorunlarından biri olan konut yani barınma sorununa biz de katkıda bulunmak için elbirliği sistemimizi geliştirdik” diyen Emin Üstün, “İnsanların barınma ihtiyacını karşılamalarında yardımcı olabilmek için bugüne kadar 40 bin aileye çözüm sunduk. İnsanlarımızın barınma sorunu sadece onları değil, merkezi yönetim, yerel yönetim ve özel sektörü de ilgilendirmektedir. Buna bağlı olarak da son yıllara baktığımızda bugün ki hükümetimizin de desteğiyle bu sorun daha hızlı çözümler bulmaya başlamıştır. Devletimizin desteğiyle sektör her zamankinden daha dinamik ve üretken olmuştur. Bunun en büyük göstergesi de son yıllarda artan konut satışları. Bizim tarafımızdan bakacak olursak elbirliği sistemimizle 2016 yılında 8 bin konut teslimatı yaptık. 2017 yılında bu rakamında üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Sadece biz değil bütün sektör hedeflerini daha yukarılara çıkartmak için öncelikle insanlarımızın sosyal ve kentsel yaşam kalitesini arttıracak projeleri hayata geçirmek zorundayız. Bunun içinde en büyük olanaklardan birisi kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşüm sayesinde insanlarımızın yaşam standartlarını ve kalitesini yükselterek toplumun her kesimi arasındaki makas farkını daraltıp, daha adil ve eşit bir şekilde yaşamalarını sağlayabiliriz. Bu açıdan kentsel dönüşüm hem bizler hem de vatandaşlarımız için bir fırsat olmuştur” dedi.

    “Kentsel dönüşümle deprem riski de azalıyor”

    Kentsel dönüşümle birlikte deprem açısından riskli bölgelerde depreme dayanıksız yapıların daha sağlam olacağına da değinen Üstün, “Genel bir açıdan bakacak olursak; özellikle kent merkezlerinde değerli araziler, yol üstündeki araziler, ticari çevrelerde bulunanlar ve manzaraya hakim yerlerde bulunan ve parsellerin dönüşümü daha hızlı olurken; konumu erişimi, fonksiyon ve coğrafi açıdan diğerlerine göre daha elverişsiz olan ada ve parsellerin dönüşümü ise zaman alıyordu. Devletimizin desteğiyle bu tip parseller bütün bir hale getirilerek, kentsel dönüşümle eşit bir konuma gelmesi de sağlanmış oldu. Aynı zamanda kentsel dönüşüme giren yerlerdeki yapıların depreme karşı riskli olması da ortadan kalkmış ve vatandaşlarımızın daha sağlam ve depreme karşı dayanıklı yapılarda oturmaları sağlanmış olmaktadır. Sadece deprem riski değil aynı zamanda sosyal yaşam alanları ve alt yapılarda yenilenerek, ulaşım sorunu da çözümlenmiş oluyor. Böylece insanlarımızın daha huzurlu, konforlu, güvenli ve sorunsuz bir hayat sürdürmeleri sağlanmış oluyor” şeklinde konuştu.

  • Azerbaycan’ın kurucusu Mehmed Emin Resulzade’nin torunu Ankara’ya geliyor

    Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmed Emin Resulzade’nin torunu ressam Reis Resulzade, resim sergisi ve konferans için Ankara’ya geliyor.

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu’nun 26 Kasım 2016’da Azerbaycan’daki ziyaretine karşılık iade-i ziyaret gerçekleştirecek olan Reis Resulzade, 26 Nisan 2017 Çarşamba günü saat 14.00’te Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü Mustafa Ayaz Vakıf Müzesi’nde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu ve AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu’nun da katılımıyla “Bir Dünya Ressamı Reis Resulzade” adlı resim sergisinin açılışını yapacak. Resim sergisi, 30 Nisan’a kadar açık olacak.

    Resulzade, 27 Nisan 2017 Perşembe günü saat 19.00’da İçkale Otel’de “Bir Dünya Ressamı Reis Resulzade” adlı konferansa yine Yalçın Topçu ve Metin Gündoğdu ile birlikte konuşmacı olarak katılacak.

    Reis Resulzade kimdir?

    Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmed Emin Resulzade’nin torunu olan Reis Resulzade, 1946 yılında Kazakistan’da ailesi sürgündeyken dünyaya geldi. Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesini bitirdi. Aynı yıl üniversitenin resim, heykel ve boyama bölümünde öğretmen olarak göreve başladı. Ressamlar Birliği üyesi olan Reis Resulzade’nin eserleri Küba, Afganistan, Polonya, Amerika Birleşik Devletleri, İstanbul ve Moskova’da birçok kez sanatseverlerle buluştu.

  • Dönemin 7.Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık savunma yaptı

    15 Temmuz darbe girişiminde Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurulan Semih Terzi’yi tanımadığını öne süren dönemin 7.Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık, Mahkeme Başkanının sorusu üzerine Terzi’nin darbe gecesi Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü’nden Ankara’ya gittiği esnada Malatya kule ile teması olduğunu doğrularak, ’Ben bunu harekat komutanından öğrendim. Böyle bir kimseyi ben tanımıyordum. Etimesgut havaalanı ile ilgili bir takım bilgiler sormuş. Bilgi vermeyin diye söyledim” dedi.

    15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütüne mensup askerlerce kalkışılan darbe girişiminin Malatya ayağında yaşanan olaylarla ilgili görülen davada sanıkların savunmaları sürüyor. Davanın 2’inci duruşması 2’inci oturumunda darbe girişimi esnasında Malatya 7.Ana Jet Üs Komutanı Pilot Tuğgeneral Emin Ayık savunmasını yaptı. İddianamede darbe teşebbüsünü önceden bildiği ve aktif rol aldığı iddia edilen Ayık, savunmasına diğer sanıklar gibi 15 Temmuz darbe girişimini lanetleyerek başladı.

    “İsminin listede yer almasından haberim yok”

    Savunmasının ilk bölümünde askerlik mesleği ile ilgili bilgiler vererek başlayan Ayık, yaşantısının hiçbir bölümünde FETÖ/PDY ile bir bağlantısının olmadığını ileri sürdü. Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan sözde mesaj formunda yer alan isminin kendisinden habersiz yazıldığını öne süren Ayık, “Ben 2016 yılında Tuğgeneralliğimin 4’inci yılındaydım. Terfi potasında duruyorum. Kariyerim açısından da ismimin listede yer alması olumsuz sonuçlara neden olmuştur” dedi.

    “Annemin rahatsızlığı nedeniyle gidemedim”

    15 Temmuz’da düğüne katılmak üzere görevini vekaleten Harekat Komutanı Hava Pilot Kurmay Albay Tayfun Tuna’ya devretmesine rağmen Malatya’dan gitmediği iddiası ile ilgili ise sanık Emin Ayık, planlanan düğün törenine annesinin rahatsızlığı nedeniyle katılmadığını öne sürdü.

    “Televizyondan darbe teşebbüsünü öğrendim”

    15 Temmuz günü evde akşam otururken üsten telefonla arandığını ve terörle mücadele kapsamında havalanan uçakların bombalama yapmadan mühimmatları ile geri döndüğünün bilgisini aldığını öne süren Ayık, daha sonra görevi devrettiği Tayfun Tuna’yı arayarak üsse geleceğini söylediğini belirtti.

    Konuyla ilgili üs komutanlığına gidip oradan takip etmek istediği için saat 21:30 sıralarında 7. Ana Jet Üssüne giriş yaptığını belirten Ayık, “Odama geçtim konunun netleşmesini beklerken televizyondan darbeye teşebbüsü olduğunu öğrendim. İllegal herhangi bir olayın yaşanmaması için üstteydim. Darbeyi önceden haber aldığım iddiası gerçek dışıdır. Hiçbir somut delil olmayan bu iddiayı reddediyorum. Eğer önceden haberim olsaydı garnizonda kalıp faaliyeti icra etmem gerekmez miydi. Bu iddia doğru değil” iddiasında bulundu.

    “Pistlere araç yerleştirilmiştir”

    Olay gecesi valilik ve kuvvet komutanları ile başlangıçtan beri temas sağlandığını ve İş birliği içerisinde ortak hareket edildiğini savunan Ayık, “Bu süreçte uçuş sistemlerinin kule tarafından kapatılması sağlanmış, pistlere araçlar yerleştirilmiştir” dedi.

    İddianamede yer verilen Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Kamalak’ın hakkındaki iddiaların gerçek dışı olduğunu ileri süren Ayık, söylemlerin iftira olduğunu savundu.

    “Komutanlığın emrini yerine getirdim”

    Darbe girişimi gecesi Kayseri’den havalanan 7 adet kargo uçağının 7. Ana jet Üssüne indirilmesi ile ilgili de hakkındaki iddialara değinen Ayık, “Saat 03.50 sıralarında kule beni arayarak Eskişehir’deki Birleştirilmiş Hava Hareket Merkezinin (BHHM) Malatya’daki pistlerin durumunu sorduklarını söyledi. Aradan 10 dakika geçtikten sonra uçuş kulesi tekrar arayarak söz konusu 7 nakliye uçağının Malatya 7. Ana Jet Üssüne indirilmesini ancak tekrar kaldırılmayacağı emrinin verildiğini söyledi. Bende bu faaliyetleri zaman kaybı yaşanmaması adına daha sonra Valiye aktarmak istedim” şeklinde konuştu.

    Ayık ayrıca, “İddianamede yer alan Devlet Hava Meydanları İşletme Müdürü Hakan Aydoğan ile karşılaştığım ve vali beyin adını kullanarak uçakların indirilmemesi talimatını verdiğim iddiası doğru değildir” dedi.

    İndirilen 7 kargo uçağının indirildikten sonra yedek piste çekildiğini ve pistin kapatıldığını öne süren Ayık, “Bu işlemler tamamlandıktan sonra vali beyi aradım ve ayrıntılı bilgi verdim. Ben nakliye uçaklarının indirilmesi yönünde komutanlığın talimatları yerine getirdim” iddiasında bulundu.

    “Uçakların biri 100 milyon doların üstünde değeri var”

    İndirilen kargo uçaklarından bir tanesinin değerinin 100 milyon doların üzerinde olduğunu ve çok değerli uçaklar olduğunu kaydeden Ayık, “Uçakların her birinin maliyeti 100 milyon doların üzerindendir. Uçakların indirilmemesi, yakıtların olmaması nedeniyle ülkemiz için stratejik imkanlar kaybedilecekti. Emirleri uygun şekilde tam olarak icra ettim. Maddi değeri yüksek olan uçakları düşmekten kurtardım. Darbeye iştirak ettikleri iddia edilen personelleri emniyete teslim edilmesini sağladım. Uçakların inişlerine izin vermeseydim, Hava Kuvvetleri Komutanlığının emrine uymamış olacaktım. Olumsuz bir yanı yok, uçakları kurtarıp, personelleri emniyete teslim ettim” iddiasında bulundu.

    “Nakliye uçaklarının inişlerini geciktirerek, F4 uçaklarını sıkıntı olmadan kaldırabilirdim”

    İddianamede yer alan 4 adet F4 savaş uçağının kalkışına izin verdiği yönündeki suçlamayı da kabul etmediğini belirten Ayık, “Asla böyle bir emir vermedim. Bu uçakların kaldırılması maksadıyla vali beyin ismini kullanarak emir verdiğim iddiası da gerçek dışıdır. Böyle bir olay meydana gelse DHM Müdürü Hakan Aydoğan da ifadesinde bahsetmesi lazımdı. Uçakların kalkışına müsaade etmiş olsaydım eğer bunu gerçekleştirme imkanım vardı. Nakliye uçaklarının inişlerini geciktirerek, F4 uçaklarını sıkıntı olmadan kaldırabilirdim. Ben ana pistin en başından itibaren kapatılmasını sağlamazdım. F4 uçaklarının piste çıkışını gördüğüm zaman emir vererek geri dönmelerini istedim. Bu iddia gerçek dışıdır. Bu iddia reddediyorum” diye konuştu.

    “Böyle bir görüşme olmadı”

    Yine iddianamede yer alan Malatya Cezaevinden Düzce Cezaevine nakil sırasında Adem Huduti ve Avni Angun’a ‘Olmadı işte komutanım başaramadık’ dediği yönündeki iddiayı da kabul etmeyen Ayık, “Zaten bu durum bu iddiayı dile getiren 3 personelinde ifadeleri ile örtüşmemektedir. Böyle bir konuşma asla olmamıştır” iddiasında bulundu.

    Soru-Cevap kısmı

    Tutuklu sanık Emin Ayık savunmasının ardından soruları yanıtladı. Ayık, Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un ‘Sözde mesaj formunda üs komutanlarından görevine hala devam yazmayan kişiler var mı?’ sorusuna, ‘Mesaj formunu hiç görmedim, inceleme imkanım olmadı’ diye cevapladı. ‘Kargo uçaklarının piste inişini ne zaman öğrendin’ sorusuna ‘Saat 04.00 de’ diyen Ayık, ‘Adem Huduti ile o gece pistin uçuşlara kapatılması yönünde talimat var mıydı?’ sorusuna ise ‘Sayın ordu komutanı iniş kalkış olmamasıyla alakalı bana tavsiye niteliğinde emirlerini aktardı’ cevabını verdi.

    “F4 uçaklarının hangardan çıkıp, ruleye başlaması hangardan çıkmaları emrini verdin mi?” sorusuna ise Ayık, “Emrim olmadı.” yanıtını verdi. Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un ‘Size F4’lerle ilgili bilgilendirme yapıldı mı?’ sorusuna da cevap veren Ayık, ‘Kule beni aradı ve ’efendim çıkan F4 var’ dedi. Bulunduğum yerde telsizle alakalı bir sıkıntı vardı, konuşmaları tam duyamadım. kargo uçaklarının 5’incisinin indiği esnada F4’leri gördüm ve hem elimle işaret yaparak hemde telsizlerle ’uçaklar geriye dönsün’ dedim’ dedi.

    15 Temmuz’da 2. Ordu Karargahında sadece Adem Huduti ile görüştüğünü kaydeden Ayık, Mahkeme Başkanı Koç’un ‘Semih Terzi ile görüştün mü? Basına yansıdığı kadarıyla Terzi’nin darbe gecesi Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü’nden kalkan nakliye uçağıyla Ankara’ya geçiyor. Malatya kule ile bu uçağın teması olduğu ifade ediliyor bu yönde bilgin var mı?’ sorusuna ise ‘Ben bunu harekat komutanından öğrendim. Böyle bir kimseyi ben tanımıyordum. Etimesgut havaalanı ile ilgili bir takım bilgiler sormuş. Haraket komutanı söyledi. Bilgi vermeyin diye söyledim.” yanıtını verdi.

    İddianamede yer alan suçlamalar

    Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcı Vekili Mehmet Badem tarafından hazırlanan iddianamede sanık Emin Ayık için şu suçlamalar yer alıyor:

    “Emin Ayık’ın Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan ‘Darbeye Teşebbüs Mesaj Formunda’ Sıkıyönetim ‘7. Ana Jet Üs Komutanı’ olarak görevine devam şeklinde görevlendirildiği, şüphelinin darbeye teşebbüs olayından önceden haberinin olduğu ve buna göre Hava Korgenerali Mehmet Şanver’in kızının İstanbul Fenerbahçe Orduevindeki düğününe gitmek üzere Harekat Komutanı Hava Pilot Kurmay Albay Tayfun Tuna’ya Üs Komutanlığının vekaletini bıraktığı halde, düğüne gitmeyerek, garnizonda kaldığı ve şüphelinin Malatya Valiliğinin darbe teşebbüsünün önlenmesi konusunda almış olduğu önlemler kapsamında, hava alanı pistlerini ve sistemlerinin kapatılması talimatını uygulamamak için direnç gösterdiği. Hava limanına 7 Adet kargo uçağının iniş yapmasına müsaade ettiği ve yine 7. Ana Jet Üssünden 4 Adet F4 uçağının kalkışına izin verdiği, ancak uçakların pistlerin iş makineleri ile kapalı olması nedeniyle kalkamayıp, geri döndükleri, bu şekilde şüphelinin darbe teşebbüsünde aktif rol aldığı”.

  • Emin Acar mezarı başında anıldı

    Geçtiğimiz yıl Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu 90 yaşında hayatını kaybeden Milli Selamet Partisi eski Milletvekili Dr. Emin Acar, vefatının birinci yılında doğum yeri olan İnegöl’e bağlı Deydinler mahallesindeki kabri başında anıldı.

    Ankara’nın manevi dinamiklerinden Milli Selamet Partisi 1973 Bursa Milletvekili Dr. Emin Acar, geçtiğimiz yıl hayatını kaybetti. 1974 ile 1979 yılları arasında Milli Selamet Partisi’nden Milletvekili olarak hizmet veren Ankara’nın manevi önderlerinden Dr. Emin Acar, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı. Doğum yeri olan İnegöl’e bağlı Deydinler Mahallesi’ndeki mezarının başına gelen yüzlerce öğrencisi dua etti. İnegöl Belediyesi, Deydinler mahallesi muhtarlığı ve öğrencilerince organize edilen mevlitte, merhum için okunan hatmi şerifler ve surelerin duası yapıldı.

    Mevlide Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İnegöl Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, AK Parti İlçe Başkanı Adem Demirel, Dr. Emin Acar’ın oğlu Dr. Rahmi Acar ile kalabalık vatandaşlar katıldı. Duanın ardından konuşan Acar’ın oğlu Dr. Rahmi Acar, merhum babasının mevlidine katılanlara teşekkür etti.

    Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, “Onun çorbasını içmeye, sohbetini dinlemeye nail olmuş birisi olarak gerçekten kendimi çok bahtiyar hissediyorum. Allah dostları vefat ettikten sonra bile böyle güzelliklere vesile oluyorlar ve yine bizleri bir araya getirdiler. Allah kendisinden razı olsun, Rabbim mekanını cennet etsin. Dr. Emin hocanın yaptıkları tarif edilemez. Allah’a hamd olsun ki, bugün talebeleri, Dr. Emin hocanın hizmetlerini devam ettiriyorlar” dedi.

    Dr. Emin Acar’ın mezarının çevresinde öğle namazını eda eden cemaate, bin kişilik hazırlanan pilav, kavurma ve irmik helvası ile ayran ikram edildi.

  • MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan:

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, “Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak referandumda devlet için evet, millet için evet, cumhuriyet için evet, Türklük için evet, Türklüğün bekası için evet diyoruz” dedi.

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, Denizli MHP il Başkanı Cafer Birtürk ve Denizli MHP teşkilatıyla beraber Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanlık seçimlerinin ardından Cemiyet Başkanı seçilen Osman Nuri Boyacı ve ekibine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ayhan, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    MHP’nin var olduğu günden bu yana kendi düşüncelerine aykırı olmamak kaydıyla uzlaşmacı bir tavır sergilediğini belirten Ayhan, “Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak referandumda devlet için evet, millet için evet, cumhuriyet için evet, Türklük için evet, Türklüğün bekası için evet diyoruz” dedi.

    Anayasa değişikliğiyle ilgili olarak 15 Temmuz’dan sonra batılı müttefik ülkelerin takındığı tutumu değerlendiren Ayhan, “15 Temmuz olayı oldu. Ülke bir kalkışmayla karşı karşıya kaldı. Bu kalkışmanın sonucunda da ülkenin birliği ve bekası tehlikeye düştü. Ülke resmen işgal edilmeye çalışıldı. Bizim batılı müttefiklerimiz bile bize o dönemden taraflara itidal tavsiye etme yoluna bile gittiler. Bunun anlamı sizi işgal etmeye çalışanlarla oturun anlaşın demektir. MHP’nin bu tür yaklaşımları kabullenmesi mümkün değildir. Dolayısıyla biz bütün bunları dikkate alarak ülkenin geleceğini yönelik düşüncelerimizi de ifade ederek Anayasa değişikliğine ‘Evet’ dedik” dedi.

    “Söylemleri ciddiye almıyorum”

    Bir basın mensubunun, “Son günlerde MHP yönetimine muhalif Sinan Oğan’ın toplantılarındaki saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz? Ayrıca, Oğan’ın referandumu iptal ettirmek için ülkücü kanı döküleceğine dair iddialarını nasıl değerlendireceksiniz?” sorusu üzerine Ayhan, “Koray Aydın da muhalif isim. Onun için bir şey söylüyor muyum? Diğerlerini kayda değer bulmuyorum. Açıklamalarına cevap bile vermem. Biz, Türkiye’nin onurlu geleceği için ‘Evet’ diyoruz” açıklamasını yaptı.