Etiket: Emeklinin

  • 292 konut için 3 bin emeklinin başvurması bekleniyor

    Türkiye Emekliler Derneği Tokat Şube Başkanı Kadir Erüre, 292 konut için 3 bin emeklinin müracaat etmesini beklediklerini kaydetti.

    Tokat’ta inşaat çalışmaları devam eden 292 konut için emeklilerin 10-21 Eylül tarihleri arasında Halk Bankası Şubelerine müracaat edebilecekleri açıklandı. Türkiye Emekliler Derneği Tokat Şube Başkanı Kadir Erüre, 436 konuttan 292 tanesinin emeklilere ayrıldığını ifade ederek,”Emeklilere ayrılan 2+1 şeklinde 50 metrekare ve 68 metrekareden oluşan iki tip konut var. 50 metrekarelik dairenin fiyatı 105 bin TL ve 180 ay ödemeli, aylık taksit ödemeleri ise 517 TL şeklinde. Bu daire için peşinat olarak ödenecek para da 12 bin TL. 68 metrekarelik daireler içinse toplam fiyat 162 bin 307 TL. 180 ay vade ile 793 TL de aylık ödemesi olacak. Bu daireler için de ödenecek peşinat tutarı 19 bin 475 TL” dedi.

    3 bine yakın emeklinin başvuru yapması bekleniyor

    Üyelerinin 3 bininin başvuru yapmalarını beklediklerini kaydeden Erüre,”Bizim 6 bin üyemiz var. Bu üyelerimiz konut istiyor ama 3+1 konut istiyorlar. Bu yüzden 2+1 konutlara bu insanlar müracaat etmiyorlar. Aslında 3+1’ler de emeklilere verilseydi iyi olurdu. Emeklilerimiz sadece 2+1 olan 292 konut için başvuru yapabilecekler. Biz, 3 bin emeklimizin başvuru yapmasının bekliyoruz. İkameti 1 yılı aşkın süredir Tokat merkezde olan ve kendisine ait evi bulunmayan tüm emeklilerimiz TOKİ konutlarından daire sahibi olabilmek için başvuru yapabilecek. Ayrıca başvuru sahibi emeklinin Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan maaş dökümü veya emekli maaşının yatırıldığı banka hesap ekstresi müracaat yaparken istenecek. Öte yandan emekli vatandaşlarımıza konut sayısının yüzde 25’i kadar kontenjan ayrılacak ve hak sahipleri kura ile belirlenecek. Kura sonucu bu kategoriden hak sahibi olamayan başvuru sahipleri, diğer alıcılar kategorisindeki başvuru sahipleri ile birlikte tekrar kuraya tabi tutulacak. Emeklilerimizden başvuru için istenen belgeler arasında, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan Emekli Kimlik Belgesi de yer alıyor ancak belgesi henüz çıkmadı ise emekli olduğunu gösteren belge veya yazıyı da ibraz edebilecekler” diye konuştu.

  • Yerde bulduğu para emeklinin maaşı çıktı

    Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde, yerde bulduğu parayı zabıtalara teslim eden vatandaş, bulduğu paranın bir emeklinin maaşı olduğunu öğrenince daha da mutlu oldu.

    Bir bankanın ATM’sinden emekli maaşını çeken Mualla Baydak, su faturasını yatırmak için Çiftlikköy Belediyesi’ne doğru yola çıktığını ve ardından Yalova merkezine gideceğini söyleyerek, “1040 TL olan maaşımdan 10 TL elime aldım gerisini cebime koydum. Fakat sonra cebimdeki maaşımı düşürdüğümü fark ettim. Aynı yoldan 3 kere geçtim fakat paramı bulamadım. Daha sonra polis ve zabıtaya başvurdum. Aradan 2 saat sonra maaşımı bulan dürüst vatandaşın paramı zabıtaya teslim ettiğini öğrendim ve çok mutlu oldum” dedi.

    Parayı bulan Gülten Aydoğdu ise, sabah erken saatlerinde işe gitmek için 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün altından geçerken yerde para bulduğunu dile getirdi. Aydoğdu, parayı bulur bulmaz Çiftlikköy Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nü aradığını dile getirdi.

    Büyük sevinç yaşayan Mualla Baydak, eşi Burhan Baydak ile birlikte Zabıta Müdürlüğüne gelerek, Gülten Aydoğdu’yu cep telefonundan arayıp teşekkür etti.

  • Mhp Milletvekili Adayı Ertürk Çimen: “Esnafın, Yoksulun, Emeklinin, Çalışanın, İşsizin, Çiftçinin Yüzü Ancak Mhp İktidarı İle Güler”

    Milliyetçi hareket Partisi (MHP) Milletvekili adayı Ertürk Çimen seçim çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

    Erzurum’da gitmedik yer bırakmayan Çimen, AKP iktidarının 13 yılda yaptığı haksız uygulamaları vatandaşa anlatıyor.

    Erzurum’da mobilya fuarını gezen Çimen’e esnaf dert yandı, sorunlarını dile getirdi.

    ‘Erzurum’da alış veriş durma noktasına gelmiş’ diyen Ertürk Çimen, ‘MHP İktidarında yoksullar HİLALKART ile yapacakları alışverişleri sadece ikamet ettikleri mahalledeki esnaftan yapacak, 2 milyon esnaf 15 milyar liralık Hilal Kart pazarından pay elde edecek’ şeklinde konuştu.

    MHP iktidarında şoför esnafından büyük marketler zincirine, KOBİ’lerden küçük esnafa kadar bütün detayların düşünüldüğünü, adaletli bir ekonomi politikası izleneceğini ifade eden MHP’li Çimen, yolsuzlukların, dengesiz gelir dağılımının önüne geçileceğini söyledi.

    13 YILDIR YAPAMADILAR ŞİMDİ TEKRAR OY İSTİYORLAR

    AKP Milletvekili adaylarının yoksula aş, işsize iş, emekliye rahat bir hayat, esnafa bol kazanç sağlayacaklarını ifade ederek propaganda yaptıklarını, bu durumun abesle iştigal olduğunu anlatan Çimen, ‘Adama sormazlar mı, 13 yıldır ne yaptın. İşsizce is bulamadın, esnafı her geçen gün yoksulluğa, fukaralığa mahkum ettin, adaletsiz bir gelir dağılımına imza attın, çiftçinin derdine derman olamadın, üreticinin ürettiğini elinde bıraktırdın. 13 yılda yapamadıklarını tekrar vatandaştan oy isteyerek ne zaman yapacaksın? Birde üstüne üstük terörü bitireceğim derken daha fazla azmasına neden oldun. Erzurum terör belası yüzünden bölge şehir konumunu kaybetti’ diye konuştu.

    MHP’NİN GÜÇLÜ KADROLARI ÜLKEYİ REFAHA ÇIKARACAK

    MHP Milletvekili adayı Ertürk Çimen, ülkenin girmiş olduğu terör belası dahil, ekonomik sıkıntılardan ancak MHP’nin güçlü kadrolarının işbaşına gelmesiyle çıkılabileceğini belitti. Erzurumlu esnafın da derdine yine Erzurum’dan seçilecek olan MHP li milletvekillerinin çare olabileceğinin altını çizen Çimen, şöyle dedi:

    ‘Yatırım yapan, üretim ve ihracat artışı ile istihdam sağlayanlara vergi indirimi ve kolaylıklar sağlanacak.

    Küresel rekabet gücünü azaltan ulaştırma, enerji ve diğer temel girdi maliyetleri düşürülecek.

    Teknoloji tabanlı, katma değeri yüksek mal ve hizmet üreten alanlara yapılacak yatırımlara her türlü (vergi, girdi, finans vb.) destek verilecek.

    Yüksek ölçüde katma değer ve istihdam sağlayan yatırım projelerine yüzde 100`ün üzerinde yatırım indirimi uygulanacak.

    Yatırım için gerekli teknik ve fiziki altyapının oluşturulmasında kamu-özel sektör işbirliği sağlanacak.

    Sanayinin kullandığı temel girdilerin fiyatlarını yükselten fon ve benzeri kesintiler kaldırılacak.

    KDV genel oranı kademeli olarak aşağı çekilecek.

    İşlem vergisi (BSMV, damga vergisi, harçlar gibi) oranları düşürülecek.

    Belgeli olmak kaydıyla mükelleflerin her türlü özel harcamaları da vergi matrahından düşürülebilecek.

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yeniden yapılandırılacak, tasfiye işlemlerinden sorumlu olmayacak.

    Borsa`nın (İMKB) mevcut yapısı korunacak ve özelleştirilmeyecek.

    Yeni işçi istihdamında sigorta primi işveren payı, belirli oran ve süreyle devlet tarafından karşılanacak.

    İstihdam üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik primi yükü azaltılacak.

    Her alanda Türkiye Cazibe Merkezi haline getirilecek

    `Türk Malı` imajının yerleşmesi için moda-marka oluşturulması desteklenecek.

    Dış piyasalarda kalıcı pazar payı edinmek üzere yurtdışı mağaza zincirlerinin yaygınlaşması desteklenecek.

    Dünya ticaretinde payı giderek artmakta olan elektronik ticaretin geliştirilmesi için alt yapı oluşturulacak.

    KOBİ`lere yönelik olarak kurulan Gelişen İşletmeler Piyasası`nın (GİP) bir an önce faaliyete geçirilerek etkin olarak çalışması sağlanacak.’

    ÇİMEN TEŞEKKÜR ETTİ

    Palandöken İlçesi’nin Yunusemre, Abdurrahmangazi mahallelerini de gezen MHP Milletvekili adayı Ertürk Çimen, vatandaşlarla ve esnafla bir araya geldi. Çimen’e ilgi gösteren vatandaşlara ve esnafa teşekkür eden Çimen; ‘7 Haziran seçimlerinde MHP’ye büyük destek verdiniz. Bizi baş tacı yaptınız. Sizlere çok teşekkür ediyoruz. 1 Kasım seçimlerinde de görüyorum ki yine desteğiniz MHP’den yana olacaktır. MHP Türk Milleti’nin yanındadır, sizlerin yanındadır. MHP’nin yeri sizin yanınız, sizlerin yeri ise MHP’nin kalbidir. Var olun, sağ olun’

  • Hanefi Bostan: “Memur Ve Emeklinin Yüzde 1.8Lik Hakkı Gasp Edildi”

    Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, “Sosyal yardımlarla birlikte hesap edildiğinde en düşük dereceli memur maaşının 2 bin 200 TL; ortalama memur maaşının 2 bin 620 TL dolayında olduğu düşünüldüğünde, yüzde 1.8’lik gasp en düşük memur maaşında aylık 40 TL; ortalama memur maaşında ise aylık 47 TL’ye denk gelmektedir” dedi.

    Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, yazılı bir açıklama yaptı. Hanefi Bostan yaptığı yazılı açıklamada, “2016 ve 2017 yıllarında kamu görevlilerine ve emeklilerine verilecek zam ve tazminatlara ilişkin toplu sözleşme görüşmeleri Ağustos ayında anlaşmayla sonuçlanmıştı. Toplu görüşmelerde hükümet, 2016 yılı için ilk teklif olarak yüzde 4+4 zam önerisinde bulunmuş, daha sonra bu teklifini yüzde 6+5 olarak revize etmişti. Yapılan anlaşmaya göre 2016 yılında kamu görevlilerinin kümülatif olarak yüzde 11.3 maaş zammı alması öngörülmüştü” dedi.

    “2015 yılı toplu sözleşme metninin detaylı incelenmesi sonucunda kamu görevlilerinin bu konuda da aldatıldığı ortaya çıktı” diyen Bostan, şunları kaydetti:

    “Buna göre 2013 toplu sözleşmesinde 2015 yılının ikinci yarısı için memurlara verilmesi kararlaştırılmış olan enflasyon farkının yüzde 1.8’i; 2015 toplu sözleşmesinin 8. maddesi ile adeta çalındı ve 2016 yılı zammı gibi gösterildi. Öyle ki, 2013 yılında imzalanan toplu sözleşmeye göre 2015’de memurlara yüzde 3+3 zam verildi. Yine aynı sözleşmedeki maddeye göre 2015 yılı enflasyonunun, aynı dönemde memurlara verilen yüzde 3+3 zammın kümülatif toplamı olan yüzde 6.1’i geçmesi durumunda memurlara enflasyon farkı verileceği hükme bağlandı. Ancak ne hikmetse, 2015 yılı toplu sözleşmesinin kapsamında olmamasına rağmen Memur-Sen ve hükümet, yeni bir kararla, memurlara ve emeklilere enflasyon farkı verilmesi için; ilk altı aylık zam oranı olan yüzde 3, ilk altı ay için ortaya çıkan yüzde 1.76 enflasyon farkı ödemesi ve ikinci altı ay için verilen yüzde 3 maaş zammının kümülatif toplamı olan yüzde 7.9 oranının baz alınması üzerinde anlaştı.”

    Hanefi Bostan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2013 toplu sözleşmesine göre, 2015 yılında enflasyonun yüzde 7.9 çıkması durumunda memurlara yüzde 1.8 oranında enflasyon farkı verilmesi gerekirken yeni imzalanan toplu sözleşmeye göre verilmeyecek. Örneğin 2015’de yıllık enflasyonun yüzde 9 çıkması durumunda 2013 toplu sözleşmesine göre yüzde 2.9 enflasyon farkı alması gereken bir memur, 2015 toplu sözleşmesine göre ancak yüzde 1.1 enflasyon farkı alabilecek. Böylelikle memurlar her şart altında yüzde 1.8 zarar etmiş olacaktır. Hükümdeki art niyet, 2016 ve 2017 yılları için öngörülen enflasyon farkı uygulamasında da açıkça görülüyor. 2016 ve 2017 yıllarında- eğer Memur-Sen ileride bu hakkı da gasp etmezse- kamu görevlileri, altışar aylık dönemde gerçekleşen enflasyonun, aynı dönemde verilen zammı aşması halinde enflasyon farkı alabilecekler. Buradan da görüldüğü üzere bu yılki toplu sözleşmede, enflasyon farkı için 2015 yılına özel bir uygulama getirilmiş ve kamu görevlilerinin yüzde 1.8’lik enflasyon farkı hakkı, sanki 2016 yılında hükümetin verdiği, Memur-Sen’in kazandığı ek bir zam gibi gösterilmiştir. Buna göre hükümetin yüzde 4+4’lük ilk zam teklifinin üzerine memurun zaten daha önce belirlenmiş enflasyon zammı eklendiğinde hiç pazarlık yapılmasına gerek kalmadan 2016 yılı için yüzde 6+4’lük bir orana ulaşılıyor. Öyle ise hükümetin ilk teklifine yalnızca yüzde 1.2’lik bir artış yapılarak sözde tarihi toplu sözleşme imzalanmış ve memurun hakkı bir kere daha gasp edilmiş bulunulmaktadır.”

    “Etik dışı davranış asla kabul edilemez” diyen Hanefi Bostan, “Sosyal yardımlarla birlikte hesap edildiğinde en düşük dereceli memur maaşının 2 bin 200 TL; ortalama memur maaşının 2 bin 620 TL dolayında olduğu düşünüldüğünde, yüzde 1.8’lik gasp en düşük memur maaşında aylık 40 TL; ortalama memur maaşında ise aylık 47 TL’ye denk gelmektedir. Toplu sözleşmede kapsam dışına çıkarak toplu sözleşmeye geriye dönük maddeler ekleyip, memurların haklarının gasp edilmesi ve buradan kaçırılan paranın sanki yeni bir zammış gibi gösterilerek kamuoyunun ve kamu görevlilerimizin aldatılması, ahlak dışı bir davranıştır.  Bu etik dışı davranış asla kabul edilemez. 4688 sayılı Kanunun 28. maddesi, toplu sözleşmelerin gelecek 2 yıl için yapılacağını hükme bağlıyor. Yani 2013 yılında yapılan toplu sözleşme 2014 ve 2015 yıllarını içeriyordu ve bu yıllar hakkında karar verildi. 2015 toplu sözleşmesi ise 2016 ve 2017 yıllarını kapsamak zorunda. Dolayısıyla 2015 toplu sözleşmesiyle geriye dönük olarak memurların haklarını gasp edecek bir değişikliğe imza atmak kabul edilemez. Memur-Sen, öncelikli olarak 2013 yılında imza altına aldığı bu maddenin 2015 yılında hem de memurların aleyhine olacak şekilde neden değiştirilmesine göz yumduğunu açıklamak zorundadır. Bununla birlikte yine Memur-Sen’in yetkili olması durumunda, bu toplu sözleşmede memurlar lehine alınmış kararları bir başka toplu sözleşme ile iptal etmeyeceğinden nasıl emin olacağız? 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin enflasyon farkı ödemesi hükümlerine baktığımızda, yalnızca 2015 yılı için istisnai bir düzenleme getirilerek kamu görevlilerinin yüzde 1.8’lik enflasyon farkı hakkının çalındığı açıkça görülüyor” ifadelerini kullandı.

    Hanefi Bostan, “Dolayısıyla kanuna ve hukuka aykırı bir şekilde kamu görevlilerimiz adına imzalanmış bir toplu sözleşme ile müktesep hak haline gelmiş olan bir konunun, toplu sözleşme uygulanmakta iken değiştirilerek memur ve emeklilerimizin zarara uğratılma gerekçesi, Maliye Bakanlığı yetkilileri tarafından da açıklanmak zorundadır. Kaldı ki, bu garabet düzeltilmediği takdirde, 2017 yılına ilişkin enflasyon farkı hesabının ya da bir başka hükmün de bir sonraki toplu sözleşmede değiştirilmeyeceğinden kimse emin olamayacaktır. Bu bakımdan Sayın Başbakan’ı göreve davet ediyor, bu yanlışlığı bir an önce düzeltmesini talep ediyoruz. Başbakan, derhal memur ve emeklilerimizin maaşının yüzde 1.8’inin gasp edilmesine yol açan bu hükmün eski haline getirileceğini, 2015 yılında enflasyonun yüzde 7.9 değil yüzde 6.1’in üzerinde çıkması halinde kamu görevlilerine enflasyon farkı ödeneceğini ilan etmelidir. Bu hüküm düzeltilmezse Maliye Bakanlığı, vatandaşını aldatan ve zarara uğratmak için kalem oyunları yapan bir bakanlık, Sayın Ahmet Davutoğlu da memur ve emeklilerinin hukuken kazanılmış haklarının, hukuksuz bir şekilde elinden alınarak, fakru zaruret içinde yaşamasına göz yuman bir Başbakan olarak anılacaktır. Bu garabete imza atan Memur-Sen’in rengini ve ne olduğunu ise zaten herkes bilmektedir” dedi.