Etiket: ’Emeğe

  • Arslan: “Emekçiye ve emeğe karşı sorumluluğumuz var”

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 4 Ağustos 2018 tarihinde HAK-İŞ Konfederasyonuna bağlı Hizmet-İş Sendikası Balıkesir Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

    Genel kurulda HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra Hizmet-İş Sendikası Kurucu ve Onursal Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Hizmet-İş Sendikası Yönetim Kurulu üyeleri, HAK-İŞ İl Başkanları, delegeler ve basın mensupları yer aldı.

    “Balıkesir Türkiye için tarihsel öneme sahiptir”

    Genel kurulda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Balıkesir mücadelemizin yaklaşık 15 yıllık bir geçmişi var. Başta Bursa şubemiz olmak üzere diğer yakın illerdeki arkadaşlarımızın katkı ve destekleriyle belli aşamaları tamamlayarak bugün şubemizin 1. olağan genel kurulunu gerçekleştiriyoruz. Balıkesir ilimiz, Türkiye Cumhuriyeti için tarihsel yürüyüşümüzde önemli bir yere sahiptir. Bölgemizde dışarıdan destek almadan, kurtuluş mücadelesini başaran ve düşman işgaline son veren tek yegane şehirdir. Balıkesir’de olmak ve Balıkesir’de bu kongreyi gerçekleştirmek bizim için büyük bir şeref ve onurdur. Hizmet-İş Sendikamız Balıkesir Şubesi 1. Olağan Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

    “Seyit Onbaşı’yı unutamayız”

    5 bine yakın üye ile Balıkesir’in büyük bir başarıya imza attığını belirten Arslan, “Balıkesir’de bugün bir ilki gerçekleştiriyoruz. Allah’a şükürler olsun o güzelliği gerçekleştirmek bize düştü. Seyit Onbaşı anısına Balıkesir Havran’da bulunun bir okulumuzu Hizmet-İş sendikamız olarak yapma görevini üzerimize aldık. 270 kilogram mermiyi ‘Ya Allah’ diyerek havaya kaldıran o büyük insana bu görevimizi yerine getireceğiz. Bu sorumluluğu isteyerek ve severek aldık, inşallah bunu da en güzel şekilde başaracağız” diye konuştu.

    15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve darbe girişimini bütün toplantılarda altını çizerek bir kez daha lanetlediklerini anlatan Arslan, “Aldığımız bir karar gereği, tüm toplantılarımızda ’15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız’ diyoruz. 15 Temmuz’un ülkemiz için ne anlama geldiğini bugün daha iyi anlıyoruz. Darbe girişiminde ve işgal girişiminde başarılı olamayan emperyalist güçlerin bugün Türkiye için başka hesaplar yaptığını görüyoruz. Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

    “Yeni yaptırımlar bizleri yıldıramaz”

    ABD’nin Türkiye’ye yönelik aldığı yaptırım kararına değinen Arslan, “İki bakanımızın neden ABD tarafından hedef alındığını düşünmemiz gerekiyor. Adalet ve İçişleri Bakanlığımız ABD’nin hedefi olmuştur. Bir papaz bahanesiyle bunların olması düşündürücüdür. ABD ile yaşanan vize gerginliğinde de bu papaz yine tutuklu ve cezaevindeydi. Bugün papazın bütün ilişkileri ortaya çıkınca telaşa düştüler. Bu papazın Sur’da ne işi vardı? PKK, FETÖ ve İsrail bağlantıları bir papazın görevi midir? Masum bir papazdan bahsetmiyoruz. Dış güçlerle bağlantılı bir papazdan bahsediyoruz. Bu tezgahların arkasında neler olduğunu hatırlamamız lazım. 15 Temmuz bunlar için önemli. 15 Temmuz’da canını-kanını feda etmiş bir kuruluş olarak bunları unutmayacağız. Devletimize desteğimiz ve katkımız devam edecektir” açıklamalarında bulundu.

    “Emekçiye ve emeğe karşı sorumluluğumuz var”

    Emekçiye ve emeğe karşı sorumluluklarının farkında olan bir kuruluş olarak mücadeleye devam ettiklerini ve sendikalaşmanın önünde yaşanan zorlukların teker teker aşılacağı müjdesini veren Arslan, “Bütün bakanlıklarda sendikalaşmanın önündeki engelleri bir bir aştık. Bütün baskıları kırmak için aylarca mücadele verdik. İşçilerimiz o yüzden bizlere güvendi. ‘Asıl iş, yardımcı iş’ ayrımı yapmadan bütün çalışanlarımızı kucakladık. Biz bütün işçiler kadro alacak diye mücadele verdik. Allah’a çok şükür bunu başardık” dedi.

    “Merdivenler basamak basamak çıkılır”

    Kadro alamayan işçiler için büyük bir mücadele başlatıldığı söyleyen Arslan, “Biz 1 milyona yakın işçimizi kamunun işçisi yaptık. Her şey bitti mi? Hayır. Taşeron sistem yok edilsin derken önce kadro istemiştik. Arkası geldi ve kadroyu aldık. Şunu unutmayalım. Merdivenler basamak basamak çıkılır. Bir geçiş dönemi var. Kadro olayını sakın küçümsemeyin. Eğer siz sendikanıza sahip çıkmazsanız, elinizdeki imkanlardan olursunuz. O yüzden verilen bu mücadeleyi asla unutmayın. Biz bu mücadelede kimseyi ayırmadık, ayrım yapmadık. O yüzden arkamızda binlerce arkadaşımız var” ifadelerini kullandı.

    “Bütün mazlumlara borcumuz var”

    Türkiye’nin en büyük sendikası olarak hala yapılması gereken işlerinin olduğunu söyleyen Arslan, “14 milyona yakın kayıtlı işçimizin 1 milyon 800 bini sendikalara kayıtlı. Diğer işçilerimiz bizleri bekliyor. Ülkemizdeki bütün mazlumlar bizden alacaklıdır. Bütün mazlumlara bizim borcumuz var. Üye sayımız 650 bin ama bununla yetinemeyiz, üye sayımızı 6,5 milyonlara yükseltmeliyiz. İş yerlerinde sendikasız olarak bütün arkadaşlarımızı HAK-İŞ’e bağlı sendikalarımıza üye olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    100 Günlük Eylem Planı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “100 Günlük Eylem Planı”na değinen Arslan, planlanan hedeflerin Türkiye ve yeryüzündeki tüm mazlumlar için hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Kudüs ve Filistin’i unutmayalım. Yurt dışına çıkmak isteyen arkadaşlarımızı Kudüs’e davet ediyoruz. Siyonist İsrail Devleti barışı istemiyor. Filistinli kardeşlerimiz kendi topraklarından kovuluyorlar. Umreye ve yurt dışına giden arkadaşlarımızın bir kez de olsa Mescid-i Aksa’ya gitmesini istiyoruz” dedi.

  • Özgenç: “Otomotivde fahiş ÖTV sermaye ve emeğe haksızlıktır”

    KOBİDER Genel Başkanı Nurettin Özgenç, otomobillere uygulanan özel tüketim vergisine getirilen düzenleme ile ilgili açıklama yaptı.

    Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Genel Başkanı Nurettin Özgenç, otomobillere uygulanan özel tüketim vergisine getirilen düzenleme hakkında açıklama yaptı. Özgenç, “Motorlu taşıtların ÖTV oranlarını yeniden belirlemeye yönelik, Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi, alacakların yapılandırılmasında başvuru süresinin uzatılması düzenlemelerini de içeren tasarı TBMM’de kabul edildi. Mesela lüks tüketim maddesi olan değerli ve yarı değerli taşlara uygulanan ÖTV kaldırılarak sadece yüzde 18 KDV’ye tabi tutuldu. Bir diğer önemli husus ise milyondolarlar karşılığı satılan rezidans dairelere ve konutlara ÖTV uygulanmamaktadır. Devletin lüks anlayışı sadece otomotiv üzerine midir. Bu bağlamda lüks tüketim maddesi olan 18 ayar 4,84 gram ağırlığında VS2 kalitesinde 2.00 karatlık tek taş 56.500,00 TL’lik yüzükten yüzde 18 KDV alınırken, lüks konutlar gurubunda olan ve piyasa değeri 700-800 bin TL ile satılan 150 m2 altındaki lüks konuttan ise sadece yüzde 1 KDV alınıyor ama aynı fiyatlarda satılan bir araçtan ise üç misli vergi alınmaktadır. Konut ihtiyaçta otomobil ihtiyaç değil midir? Bu durum hakkaniyete aykırıdır ve çok büyük haksızlıktır.

    “Türkiye’de ithal binek aracın vergisi fiyatının katbekat üstünde”

    Cari açık yarasına en iyi merhem olarak görülen ve ülke bütçesine en büyük katkıyı sağlayan kalemlerden olan otomobil vergilerinin Türkiye’de yüzde 18 KDV + ÖTV olarak tanımlı olduğunu belirten Özgenç, “Devlet otomotivden fahiş oranda vergi alırken ultra lüks konutları muaf tutması anlaşılır gibi değil. Lüks araçlarda ÖTV artarken milyon dolarlık konutlar lüks sayılmıyor mu? Elbette mali imkânı olan yalı, köşk, villa, malikane, konak ve rezidans dairede de oturur, buna bir diyeceğimiz yoktur. Ancak biz KOBİDER olarak üzerinde durduğumuz konu ÖTV üzerinden yüzde200’e yakın gelir elde edilmesi ve lüks olmasına rağmen 1 milyon TL tutarlarında satılan konutlardan vergi alınmayıp onların onda biri kadar ücretle satılan araçlardan fahiş oranda ÖTV+KDV adı altında vergi alınmasınadır.Örneğin; binek taşıtı olarak kullanılacak olan 1600 motor vergiler hariç liste fiyatı 92.285 TL olan ithal bir araç ÖTV+KDV eklendiğinde 159.000 TL’ye yükselmektedir” şeklinde konuştu.

    “Otomobil fiyatının neredeyse 3 katı vergi ödeniyor”

    “Yapılan vergi düzenlemesinde 2 litre üstü motor hacmine sahip araçlarda da fiyat sınırı olarak 200 bin TL belirlenmiş” diyen Özgenç, “200 bin TL ve altındaki otomobillerin ÖTV’si yüzde 145’te kalırken, 200 bin TL’nin üstü araçlarda yüzde 168 olarak belirlendi. Dahası 2000 motor üstü vergiler hariç liste fiyatı 227.390 TL olan ithal bir araç ÖTV+KDV eklendiğinde 661.000 TL’ye çıkmaktadır. Aracın neredeyse 3 katı değerinde vatandaşa satılması ticaret anlayışına göre ters bir durum teşkil etmektedir. Otomobil firmasının büyük sermayeler ile kurduğu otomobil fabrikasında mühendislerinin çizdiği, tasarımcısının tasarladığı binlerce kişilik işçinin istihdamı sonucu üretip montajını yaptığı otomobile kâr marjını ekleyerek 227.390 TL’ye satışa sunduğu arabadan belki de 30-40 bin TL kazanırken devlet sadece alt yapı hizmeti ile yani yol sağladığı için yaklaşık 430.000 TL vergi alıyor” dedi.

  • Doktorlar ’Emeğe Saygı’, Hastalar ’Tedaviyle İlgili Yeterli Bilgi’ İstiyor

    Türkiye’nin en büyük sağlık platformu Doktorsitesi.com, Tıp Bayramı kapsamında 29 Şubat-8 Mart tarihleri arasında site üyeleri içerisinden 445 hekim ve 2.850 kullanıcının katılımıyla gerçekleştirdiği online araştırmayla sağlık sektörüne ışık tuttu.

    Türkiye’nin en büyük sağlık platformu Doktorsitesi.com, yaptığı bu çalışmayla hekimlerin mesleklerine yönelik görüş ve beklentilerini ortaya çıkarırken kullanıcı üyelerinin sağlıkları ile ilgili durum ve düşüncelerini tespit etti.

    HEKİM OLMAYI NEDEN TERCİH ETTİLER?

    Hekimlerle yapılan araştırma sonuçlarına göre, “topluma faydalı olmak”, hekim olmayı istemekte yüzde 61 ile en önemli etmen olurken, araştırmaya katılan her iki hekimden 1’i “iyi bir kariyer /statü sahibi olmak” için bu mesleği seçtiğini belirtiyor. Erkek hekimlerin meslek seçiminde kariyer ve geliri daha çok önemsemesi dikkat çekiyor.

    HEKİMLERDE MESLEKİ MEMNUNİYET YÜZDE 65

    Hekimlerin yüzde 65’i mesleğinden “çok memnun/memnun” olduğunu belirtirken her 4 hekimden 1’i “çok memnun” olduğunu dile getiriyor. “Manevi tatminin yüksek olması” (yüzde 71) ve “saygın bir meslek olması (yüzde 55) ve “çaresiz insanlara umut vermek” (yüzde 46) en çok belirtilen yanıtlar arasında yer alıyor.

    Öte yandan “sağlık politikaları” (yüzde 75) hekimlerdeki mesleki memnuniyetsizlikte en çok öne çıkan konu olarak dikkat çekiyor. “Stres”(yüzde 66), “yıpratıcılık”(yüzde 61), “hak edilen kazancın alınamaması” (yüzde 60) da memnuniyetsizlik sebepleri arasında ilk sıralarda yerini alıyor.

    Her iki hekimden 1’i özel hayata zaman ayıramadığı” ve “iş yükünün çok olması”ndan memnuniyetsizlik duyuyor. Kadın hekimlerde, “iş yükünün çok olması” ve “yıpratıcılık” memnuniyetsizlikte daha büyük rol oynuyor. yüzde 34’lük bir kesim de şiddeti memnuniyetsizlik duyduğu konular arasında sayıyor.

    HEKİMLER HASTADAN EMEĞE SAYGI VE KARŞILIKLI GÜVEN BEKLİYOR

    Hekimler hastalarından en çok “emeğe saygı duymalarını” (yüzde 74) ve “karşılıklı güven” (yüzde 73) bekliyor. “Anlayış ve işbirliği” (yüzde 67), “her olumsuz durumda hekimi suçlamama” (yüzde 63), “kulaktan dolma bilgilere itaat etmeme” (yüzde 60) en çok öne çıkan beklentiler arasında yer alıyor. Kadın hekimlerin “anlayış ve işbirliği” ile “emeğe saygı” konusunda beklentileri ise erkek hekimlere göre daha yüksek.

    Hekimlerin ilaç firmalarından beklentileri incelendiğinde ise “ürünlerin bulunurluğu” ve “uygun fiyat” öne çıkıyor.

    KADINLAR, ÖZEL HASTANE VE MUAYENEHANELERİ ERKEKLERE GÖRE DAHA ÇOK TERCİH EDİYOR

    Katılımcıların yüzde 5’i araştırmaya katıldıkları gün doktora gittiğini belirtirken, her iki kişiden biri son 1 ay içerisinde doktora gittiğini ifade ediyor. Son 1 yıl içerisinde doktora gitme oranı yüzde 92 gözüküyor.

    En son muayeneye gidilen yer incelendiğinde ilk sırada “devlet hastanesi / sağlık ocağı / aile hekimliği” (yüzde 52) gelirken, ardından sırasıyla “özel hastane” (yüzde 29), “üniversite hastanesi”(yüzde 14) ve ”özel muayenehane” (yüzde 5) geliyor.

    Kadınlar erkeklere göre özel hastane ve muayenehaneleri, erkekler kadınlara göre devlet hastanelerini daha yüksek oranda tercih ediyor.

    İNTERNET, KADINLARIN SAĞLIK KONUSUNDA EN ÇOK BAŞVURDUĞU BİLGİ KAYNAĞI

    Sağlıkla ilgili bir konuda bilgiye ihtiyaç duyulduğunda katılımcılar en çok “direkt hastaneye / muayeneye gittiklerini” (yüzde 59) ve “internette arama motorlarında araştırma yaptıklarını” (yüzde 56) belirtiyor. Arama motorları özellikle kadınlar (yüzde 61) tarafından erkeklere (yüzde 52) göre daha çok tercih ediliyor ve başvurulan kaynaklar arasında ilk sırada yerini alıyor. Her 3 kişiden biri internetteki forumlara, bloglara, soru-cevaplara baktığını ifade ederken yüzde 19’luk kesim doktorlara internetten soru sormayı tercih ediyor. Aile, eş, dost, arkadaş (yüzde 19) da sağlıkla ilgili başvurulan bilgi kaynakları arasında yer alıyor.

    Katılımcıların yüzde 56’sı hastane ve doktor seçiminde internetin etkili veya çok etkili olduğunu belirtiyor.

    KADINLAR DAHA ÇOK BİLGİ, ERKEKLER DAHA ÇOK İLGİ BEKLİYOR

    Doktordan beklentilerde yüzde 75 ile “tedavimin tam olarak açıklanması” ilk sırada yer alıyor. Kadınlarda ikincil olarak “yapılan test sonuçlarıyla ilgili bilgi” isterken erkekler “samimi davranış” bekliyor. Genel olarak karşılaştırıldığında ise kadınlarda tedavi, test sonuçları, rahatsızlığın seyri ve ilaçların kullanımıyla ilgili bilgi beklentisi erkeklere göre daha yüksekken, erkeklerde kadınlara göre hekimden samimi davranış ve kişisel ilgi beklentisi daha yüksek oranda seyrediyor.

    ÇOĞUNLUK KENDİNİ SAĞLIKLI BULUYOR VE GEÇEN YILA GÖRE BİR DEĞİŞİM HİSSETMİYOR

    Her iki katılımcıdan 1’i genel sağlık durumunu “iyi” olarak nitelendirirken yüzde 7 sağlığını “mükemmel” buluyor. Sağlığını “kötü” bulanların oranı ise yüzde 5.

    Bir yıl öncesiyle karşılaştırıldığında katılımcıların yarıdan fazlası genel sağlık durumlarını “hemen hemen aynı” olarak değerlendirirken yüzde 23 sağlığını “çok daha iyi / biraz daha iyi”, yüzde 21 ise “çok daha kötü / biraz daha kötü” buluyor.

    SAĞLIKLI OLMAK İÇİN İLK ŞEY YENİLEN İÇİLENLERE DİKKAT ETMEK

    Sağlıklı olmak için yapılan şeyler arasında ilk sırada “yenilen / içilenlere dikkat etmek” (yüzde 69) geliyor. “Kişisel bakım / temizlik” (yüzde 60) ikinci sırada yer alıyor ve kadınların (yüzde 65) erkeklere (yüzde 54) göre daha yüksek oranda dikkat ettiği görülüyor.

    Sağlıklı hissetme düzeyine göre sağlıklı olmak için yapılanlar incelendiğinde, sağlığını mükemmel veya iyi hissedenlerde “yediklerime/ içtiklerime dikkat ederim”, “yürüyüş/spor yaparım”, “kişisel bakıma dikkat ederim” diyenlerin oranının sağlığını orta veya kötü hissedenlere göre daha yüksek olduğu gözlemleniyor.

    Geçen yıla göre, kendini çok daha iyi hissedenler daha çok yürüyüş / spor yaptığını belirtirken, kendini çok daha kötü hissedenlerde bitkisel kür kullanımı daha yüksek.

    Araştırma Künyesi

    Araştırma Doktorsitesi.com’a üye hekim ve kullanıcılarla online araştırma yöntemiyle 29 Şubat-8 Mart tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmaya Doktorsitesi.com’un üyeleri arasından 445 hekim ile 2.850 kullanıcı katılmıştır.

    Doktorsitesi.com hakkında

    2008 yılında kurulan Doktorsitesi.com, Türkiye’nin en büyük sağlık platformu olarak hekim, hasta ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren sosyal bir platformdur. Veri tabanında 18.000’den fazla kayıtlı hekim ve 2,5 milyondan fazla kayıtlı kullanıcı üyesi bulunmaktadır.