Etiket: Emanet

  • Vodafone İrlanda’nın Bireysel İş Birimi Bir Türk’e Emanet

    Vodafone Almanya’da Bireysel Pazarlama Direktörü olarak görev alan Lütfullah Kitapçı, Vodafone İrlanda’ya Bireysel Satış ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atandı.

    2009-2014 yılları arasında Vodafone Türkiye’de Bireysel Pazarlama Direktörü olarak görev alan ve 1 Şubat 2014’te Vodafone Almanya Bireysel Pazarlama Direktörlüğünü üstlenen Lütfullah Kitapçı, Vodafone İrlanda’ya Bireysel Satış ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atandı.

    LÜTFULLAH KİTAPÇI KİMDİR?

    Kariyerine 2001 yılında yönetim danışmanı olarak başlayan Kitapçı, Türkiye ve Hindistan’da farklı telekomünikasyon firmalarında danışmanlık projeleri yaptıktan sonra 2005 yılında Vodafone Çek Cumhuriyeti’ne katıldı. Çek Cumhuriyeti’nde Strateji, Planlama ve Program Kıdemli Müdürlüğü ve KOBİ ve Kurumsal Müşterilerden Sorumlu Kıdemli Müdür olarak görev yapan Kitapçı, 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yaptı ve Vodafone Türkiye Bireysel Pazarlama Direktörü olarak atandı. Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ve Harvard Business School Genel Yönetim Programı’nı tamamlayan Kitapçı, pazarlama alanındaki başarıları sonucunda Vodafone’un en büyük operasyonu olan Vodafone Almanya’ya 2014 yılı başında Bireysel Pazarlama Direktörü olarak atanmıştı.

  • Vali Ayyıldız: “Yarınlarımız Öğretmenlere Emanet”

    Aydın Valisi Erol Ayyıldız, “Değerli öğretmenlerimiz; kutsal bir mesleği icra etmenin onurunu taşıyorsunuz. Yarınımız sizlere emanettir” dedi.

    24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle bir açıklama yapan Vali Ayyıldız, “Atatürk’ün 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul etmesinin 87’inci yılını büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Dünyanın en kutsal mesleklerinden olan öğretmenlik, fedakârlık, cefakârlık isteyen saygın mesleklerin başındadır. Her iklimde, her coğrafyada ve her şartlar altında bilginin üretilmesi, geliştirilmesi ve geleceğe aktarılması sürecinde çok önemli bir role sahip olmuştur. Dolayısıyla öğretmenlerimiz geçmişte olduğu gibi bugün de değişimin, gelişimin, daha ileri hedeflere doğru yürümenin anahtarı durumundadır. Bizlerden geleceği devralacak olan yavrularımızı iyiye, güzele, doğruya, gerçeğe ve bilime ulaştıracak yol ve yöntemleri öğreten ve onları sevgiyle, eğitimle, öğretimle besleyen öğretmenlerimiz, bir insan yetiştirmenin verdiği mutluluğu mesleklerinin manevi karşılığı olarak değerlendirerek, görevlerin en soylusunu icra ederler. Geleceğimizi, hiç tereddütsüz emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz kendilerine duyulan güvenin mesuliyetini bir ömür boyu taşırlar” dedi.

    “Değerli öğretmenlerimiz; kutsal bir mesleği icra etmenin onurunu taşıyorsunuz” diyen Vali Ayyıldız, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Kültür mihmandarı ve toplumu inşa eden mimarlarsınızsınız. Yarınımız sizlere emanettir. Mesleğinizin asıl amacı, nesillere çağın gerektirdiği bilgi donanımını kazandırıp onları içinde bulundukları çağı anlayıp yorumlayabilecek bilgi düzeyine ulaştırmaktır. Çocuklarımıza bilgi edinme yöntemlerini öğretirken, idealleri olan, tekniği milletin ruhuyla harmanlayan, vizyonu olan bir nesil yetiştirmek, mutlu ve huzurlu bir toplum inşa etmek temel sorumluluğunuzdur. Sorgulayan, irdeleyen, dünyaya açık beyinler yetiştirmek hedefiniz olmalıdır. Bunların yanı sıra millet bilincini yaşatabilmek için gençlerimize, milli kültür ve değerlerimizi aktarmak başlıca görevinizdir. Toplumu kucaklayan, dünyayı algılayan, teknolojiyi kullanırken milletin değerleriyle uyumlu, milletin ruhuyla harmanlanmış; sevgi, şefkat ve merhametle yoğrulmuş, erdemli ve ahlaklı nesil yetiştirmek misyonunuz vardır. Çağı yakalamış, zamanın ruhuna uygun evrensel değerleri ıskalamayan, milli kültürümüzü de özümseyen bir gençlik istiyoruz. Kalkınma yarışında bizlere gurur verecek gençler istiyoruz sizden. Bu kutsal mesleği icra ederken sorumluluğunuzu yerine getireceğinize güvenimiz tamdır. 24 Kasımların öğretmenlerimizin tüm sorunlarının çözümlendiği gelecekler getirmesini diliyorum. Yine bugün vesilesiyle ebediyete göç etmiş, başta Başöğretmen Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizi minnetle, şükranla ve rahmetle anıyorum. Emekliliğe ayrılmış öğretmenlerimize uzun ve sağlıklı ömürler, halen görevlerinin başında olan siz öğretmenlerimize de başarılar diliyorum”

  • Emanet Formalarla Türkiye 6’ncısı Olan Engelli Kulübü, Yeni Turnuvaya Günlük Kıyafetlerle Hazırlanıyor

    Diyarbakır Ortopedik Engelliler Gücü Spor Kulübü oturarak voleybol takımı geçen sezon bir okuldan aldığı emanet formalarla katıldığı ve Türkiye 6’ncılığı elde ettiği müsabakalara bu yıl yine formasız gidecek. Kendilerine yeteri destek verilmeyen engelli sporcular, şampiyonluk hedefiyle gideceği müsabakalara günlük kıyafetleriyle hazırlanıyor.

    Diyarbakır’da engelli vatandaşlara yönelik kurulan Ortopedik Engelliler Gücü Spor Kulübü, ampute futbol, tekerlekli sandalye, basketbol, atıcılık, halter, badminton, yüzme, oturarak voleybol, masa tenisi ve okçuluk gibi birçok alanda katıldığı turnuvalarda başarılı sonuçlar elde etti. Ancak kulüp, elde ettiği sonuçlara rağmen Diyarbakır’daki kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve iş çevrelerinden beklediği desteği görmedi. Tüm müsabakalara kendi imkanları ile hazırlanan kulüp, birçok turnuvaya formasız katılmak durumunda kaldı. Geçen yıl formasının olmadığı gerekçesiyle bir okuldan aldığı emanet formalarla katıldığı Türkiye şampiyonasında 6’ncılık gibi hatırı sayılır bir sonuç elde eden kulübün oturarak voleybol takımının bu yıl ki turnuvaya da yine formasız katılacağı belirtildi. Turnuvanın hazırlıklarını günlük kıyafetler ve spor ayakkabı yerine kunduralarla sürdüren kulübün engelli sporcuları, destek bekliyor.

    “SİVİL ELBİSELERLE İDMANDAYIZ”

    Kulüp Başkanı Nizamettin Karaçam, oturarak voleybol takımının Diyarbakır’da yeni bir branş olduğunu belirterek, daha önceden engellilerin böyle bir branşının olmadığını aktardı. Tekerlekli sandalye basketbolu, atıcılık ve yüzme branşlarının olduğunu hatırlatan Karaçam, “Oturarak voleybol yeni bir branştır bölgede. Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu (TBESF) teklifte bulundu, bizde bunu kabul ettik. Onun çalışmasını yapıyoruz. Türkiye şampiyonasına Konya’da katılacağız. Başarıdan başarıya gidiyoruz. Güneydoğu’da ilk kez Diyarbakır’da kuruldu. Oturarak voleybola sıfırdan başladık. Ayakkabı, eşofman ve formamız bile yok. Herkes kendi kıyafetleriyle antrenman yapıyor. Geçen yıl Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Türkiye şampiyonasına katıldık ve 6’ncı olduk. Bir okuldan aldığımız forma ile müsabakaya gittik. Ama yine Türkiye 6’ncısı olduk. Biz nereye gittiysek destek alamadık. Yine bir Türkiye şampiyonası Konya’da yapılıyor. Sivil elbiselerle idmandayız” dedi.

    “MALZEME YARDIMI İSTİYORUZ”

    Emanet forma ile Türkiye 6’ncısı olduklarına dikkat çeken Karaçam, zorluklara karşın engelli arkadaşlarının gayreti sayesinde bunu başardıklarını ifade etti. Karaçam, “Hepsi böyle bir branşta olduğunu bize belirtti. Şampiyonaya Konya’ya gidiyoruz. Ancak orada konaklanma yapamıyoruz. 3 veya 4 otelle görüşüyoruz. Yer bakımından ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bölgeden gittiğimiz için önce yerlerinin olmadığını söylüyorlar. Bize malzeme yardımında bulunsunlar. Sporcular, idmana geliyor ama bir eşofmanları bile yok. Takım olarak formamız bulunmamakta. Yetkililerden bu yardımı yapmalarını istiyoruz” diye konuştu.

    “RAKİPTEN FARKIMIZ FORMAMIZIN OLMAMASIDIR”

    Sporculardan Mehmet Şirin Çiçek de, Güneydoğu’da ilk kez yerde oturarak voleybolu oynadıklarına anlatarak, kulübün yeni olduğunu ancak bu eksiklikleri sporcular olarak tamamlamaya çalıştıklarını söyledi. Çiçek, “Kendi aramızda elimizden geldiğince bir şeyler yapıyoruz. Yetkililerden isteğimiz yeni kurulan bu kulübümüze en azından maddi ve manevi konuda destek olmalarını istiyoruz. Güneydoğu’da ilk takım olduğu için hem Diyarbakır’da hem de Türkiye’yi temsil etmek için elimizden gelen mücadeleyi göstermek için arkadaşlarımızla beraber emek sarf ediyoruz. Onlardan tek isteğimiz bize destek olsunlar. Kendi imkanlarımızla eşofman bulup giymeye çalışıyoruz. Maça çıktığımızda bunu yapamayacağız. Çünkü rakipten farkımızın üstümüzün olmamasıdır. 26 Kasım’da Konya’ya gideceğiz. Diyarbakır’ı temsil etmeye bu şekilde sıkıtı yaşıyoruz. Yetkililer bu duruma el atmalıdır. Elimizden gelen mücadeleyi göstereceğiz sahada” ifadelerini kullandı.

  • Ata Mesleği Onlara Emanet

    Unutulmaya yüz tutan yemeniciliği yaşatmaya çalışan 13 yaşındaki Safi Mama ve 16 yaşındaki Ali Pektaş, okuldan sonraki zamanlarında mesleği öğreniyor.

    Gaziantep’te ata mesleği olan yemeni ayakkabı ustalarının sayısı giderek azalırken, bu ata mesleğini yaşları 12-16 arasında değişen geleceğin ustaları yaşatmaya çalışıyor. Yemeni ustasının yanında okuldan kalan zamanlarında mesleği öğrenen çocuklar, kendi okul harçlıklarını çıkarıyor. Bu işi zevkle yaptıklarını söyleyen çocuklar, ata mesleğini devam ettirmek istediklerini belirtti. Sayıları azalan yemeni ustaları gençlerin mesleğe olan ilgisinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Mesleği gelecek nesillere aktarmak istediklerini söyleyen yemeni ustası Ahmet Pektaş, çocukların hem mesleği öğrendiklerini hem de okul harçlıklarını çıkardığını ifade etti. Pektaş, hevesli olanların öğrendiğini belirterek “Hevesli olmayanlar zorla da getirsen çalışmaz. Ayakkabı sektörünün gelişmesi bizim mesleği etkiliyor. Biz de onlarla elimizden geldiğince rekabet etmeye çalışıyoruz. Bu mesleğin yaşatılması lazım, bilinmesi lazım, tanıtılması gerekiyor. Biz, yemeniciler olarak üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden gelen öğrencilere yardımcı oluyoruz” dedi.

    İnsanların ayakkabı ihtiyacı olduğu sürece mesleğin devam edeceğine inanan yemeni ustaları, mesleğe yeterli seviyede ilgi olmamasından yakındı.

    Küçük ustalardan 13 yaşındaki Safi Mama, 5. sınıfa gittiğini belirterek “Bazen cumartesi günleri geliyorum. Ustamıza yardım ediyoruz, ’bu meslek elden gitmesin’ diye. Çok güzel bir meslek öğreniyoruz” diye konuştu. Lise 2. sınıf öğrencisi Ali Pektaş ise “Boş zamanlarımızda gelip çalışıyoruz. Meslek ölmesin diye çalışıyoruz. Mesleğimizi seviyoruz. Yaşıtlarıma sesleniyorum boş zamanlarında vaktini boş gezerek, internet kafeler ve kahvehanelerde geçireceklerine gelsin ata mesleğini öğrensinler” ifadesini kullandı.

  • Umut Oran: “Kimseye Emanet Oy Veremiyoruz”

    KASTAMONU (İHA) – Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 7 Haziran’da olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinde de kimseye emanet oy vermeyeceklerini söyledi.

    CHP 24. Dönem Milletvekili ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı, Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran, Kastamonu’da CHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Oran, Kastamonu’nun aslında Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu ifade ederek, “Burası cumhuriyetin ilk kurulduğu yerdir. Burası en önemli aydınlanma merkezlerinden birisidir. Cumhuriyet döneminde ilklerin şehridir. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımız zaman Türkiye’nin hangi noktaya geldiğini hep beraber görüyoruz. Bu topraklarda ilk kadın mitingi 1919’da yapıldı. Bu topraklarda Mustafa Kemal Atatürk, şapka ve kıyafet inkılabı 1925’te İnebolu’da yapıldı. Bu topraklar, milli mücadelenin lojistik merkezi haline gelmiştir. O zaman özellikle İnebolu Limanı ile beraber bugün baktığımız zaman bu topraklarda liman çalışmıyor, özelleştiriliyor ama şu anda faaliyette değil. Birilerine peşkeş çekiliyor, balıkçılar mağdur ediliyor, ticaret yapılamıyor. Yolların durumu, içme suyu, kanalizasyon sorunları var. Devletten hizmeti alamayan bir şehir, sağlık hizmetlerinden yoksun, kalp, damar hastalıklarıyla ilgili ameliyatlar yapılamıyor, hastalar mağdur ediliyor. Cumhuriyetin ilklerini yapmış olduğu, büyükşehirden bugünkü hale gelen Kastamonu’da Türkiye’nin nasıl yönetildiğini çok iyi görebiliyoruz. Kastamonu’da ayrıca kapanan adliyeler ve beldeler de mevcuttur” dedi.

    “KASTAMONU’YA 13 YILDIR HİÇBİR HİZMET GELMEDİ”

    AK Parti iktidarında 13 yıl boyunca Kastamonu’ya herhangi bir hizmetin gelmediğini savunan Oran, “Bugün bu şehir sosyal, ekonomik gelişmişlik bakımından son derece gerilerde kalmış” diye konuştu.

    Oran, Koza-İpek medya grubuna yönelik operasyonla ilgili olarak da, “İstanbul’da şu anda bazı basın kuruluşlarında büyük olaylar yaşanıyor. Basına darbe vurulmuş vaziyette, adalet sistemi doğru çalışmıyor. Bu konular yüzünden bütün dünya bizi kınıyor. Basın özgürlüğüne saygı yok. Daha dün beraber yol yürüdükleri, dün su sızmayan, her şeyi birlikte yaptıkları insanlar, dün dost olduklarıyla bugün düşman oldular. Böyle bir iktidar anlayışı kabul edilemez. Kastamonu’da basın emekçisi arkadaşlarımızın, yerel basında olsun ulusal basında olsun yapılmak istenilen bütün basının tek elden yönetilmesidir. Tüm gazetelerde manşetler, haberler ve resimler, televizyonlarda çıkan görüntüler tek elin ve tek sesin çıkmasının istenmesidir. Böyle bir amaçla iktidar partisi basın özgürlüğünü katlediyor. Beraber kol kola, el ele yürüdükleriyle bir anda düşman oluyorlar” şeklinde konuştu.

    “BÜTÜN DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE VURULDU”

    Bütün dünyanın gözü önünde basın özgürlüğüne darbe vurulduğunu söyleyen Oran, “İspanya’da bir toplantıya katıldım. Artık Türkiye’deki demokrasi konusunda, basın özgürlüğü konusunda veya ülkemizin dış politikadaki tutumunu soruyorlar ve cevap veremiyoruz. Türkiye’nin ne kadar kötü yönetilip, ne kadar tutarsız olduğunu konuşuyor. Demokrasiden uzaklaştığımızı soruyorlar. Bir vatandaş ve siyasetçi olarak bunlar bize çok üzüntü veriyor” dedi.

    “KİMSEYE ÖDÜNÇ VERECEK BİR OYUMUZ BİLE YOK”

    “Bir oyun arkasında ve peşindeyiz” diyen Umut Oran, şöyle konuştu:

    “Her yerde şunu söylüyoruz, kimseye verecek bir oyumuz yok. Kimseye ödünç veya emanet oy veremiyoruz. Dolayısıyla bir oyun peşinde ve izindeyiz. Ben, milletvekili adayı olmasam da Türkiye’yi gezip bir oyu dahi vatandaşımızdan CHP’ye getirelim istiyoruz. Tek başına iktidar olmak istiyoruz, koalisyon asla gündemimizde yok. AK Parti ile koalisyonu asla aklımızdan bile geçirmiyoruz.”

    Atatürkçü ve Cumhuriyetçi kişileri 1 Kasım’da CHP çatısı altında birleşmeye davet eden Oran, şunları söyledi:

    “Bugün, özellikle gerici ve bölücü aslında cumhuriyeti yıkıcı anlayışı karşısında bütün Atatürkçülerin, bütün cumhuriyetçilerin bir araya gelmesi gerekiyor. Ülkemizde bir yangın var. Bu yangını söndürecek tek parti, CHP’dir. Bu yüzden kendisini Atatürk ile birleştiğini iddia edenler, bunu ortaya koyanlar, o zaman bu seçimlerde CHP’de birleşmeleri gerekiyor. Bunlar Vatan Partisi, DSP ve bütün Atatürkçü değerlerdeki partilerdir. Bu partilerin CHP’ye oy vermelerini ve destek vermelerini açıkça istiyoruz, bunları açıkça beyan etsinler. Bunlar içinde bir samimiyet testidir. Çünkü Türkiye için bu, bir dönüm noktasıdır. Böyle bir dönüm noktasında seçilemeyeceğini bile bile, oyların boşuna gideceğini bile bile CHP’ye destek vermemek aslında yıkıcı, bölücü ve gerici anlayışa destek vermek anlamına geliyor. Biz, kendilerini destek vermeye çağırıyoruz. CHP’nin milletvekili adaylarını taşınmasında omuz vermelerini bekliyoruz. Aksi taktirde onların oyları gerici ve bölücü, Cumhuriyet karşıtı partilere ve kişilerin parlamentoya taşınmasına vesilece olacaktır. Bu bir tarihi sorumluluktur. Ülkemiz içinde bir dönüm noktasıdır.”

    “KASTAMONU’DAN BİR MİLLETVEKİLİ MUTLAKA ÇIKARTACAĞIZ”

    CHP olarak Kastamonu’da iddialı olduklarını aktaran Oran, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin her yerinde iddialıyız. CHP’nin adayı Hüseyin Selami Çelebioğlu, Kastamonuluların adayıdır. İstanbul’da yaşayan 4 kat fazla Kastamonuluların adayıdır. Kastamonu Konfederasyonunun başkanıdır, İstanbul’da ve Kastamonu’da Kastamonuluların çok yakından tanıdığı bir adaydır. Biz, bu seçimlerde Kastamonu’da bir milletvekili mutlaka cepte görüyoruz.”

    “AK PARTİ İLE KOALİSYONU KESİNLİKLE DÜŞÜNMÜYORUZ”

    7 Haziran seçimlerinden sonra en sorumlu, en yapıcı ve en uzlaşmacı partinin CHP olduğunu söyleyen Oran, “Önce Türkiye, önce insanımız, önce akan kanın durması için ülkemize barış gelmesi için, ekonomik yıkıntının bir an önce giderilmesi için koalisyon konusunda en yapıcı, en uzlaşmacı ve en sorumlu CHP oldu. Ben, CHP’nin uzattığı eli, elinin tersiyle iten partilerin hatta bazılarının bizim uzattığımız eli yumrukla cevap veren partilerin akıllarının başına geleceğini düşünüyoruz. Son 4 ayın bilançosuna baktığımız zaman 400’ün üzerinde şehidimiz var. Bunların yarısı sivil şehitler, yarısı da onların can güvenliğini korumaya çalışan askerimiz ve polisimizdir. Burada siyaset masum değildir. Dolayısıyla siyaset çözüm üretmesi gerekiyordu. Biz, Temmuz ayında terör ile araştırma yapılması için bir öneride bulunduk. Bir, komisyon kurulması ve bununla ilgili çözüm üretilmesini talep ettik. Fakat bu çıkan sonuçlardan bu partilerin ders alması gerektiğini düşünüyorum. Ekonomimiz, son bir yılda döviz yukarı çıktı. Paramız yüzde 40 değer kaybetti. Her vatandaşımızın cebindeki 10 lira 60 liraya kadar düştü. Bu ekonomik çöküntü ve yıkıntı karşısında bu siyasi partilerin böyle bir hataya düşmeyeceğini düşünüyorum. Bizim, tek hedefimiz tek başına iktidar olmaktır. Bu hedef doğrultusunda da çalışmaya devam ediyoruz. Koalisyon konusunda diğer partilerin geri dönmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Çünkü CHP’nin ışığında diğer üç partide koalisyon konusunda son derece kötü sınav vermiştir. Türkiye’deki son 4 ayda ekonomik, güvenlik ve terör gibi sorunlarının bir anlamda sebebi olmuşlardır” dedi.