Etiket: Ellerin

  • Minik eller 2023 mektup yazdı

    Minik eller 2023 mektup yazdı

    Türkiye’nin 81 ilinden ilkokul öğrencilerinin “Keyifli Okul Atölyem Projesi” kapsamında yazdığı 2023 mektup özel yaptırılan sandıkla birlikte Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a gönderildi. Üzerinde Bakan Selçuk’un isminin bulunduğu sandık ise Bolu Cezaevinde yatan mahkumlar tarafından yapıldı.

    Erzurum’da Edip Somunoğlu İlkokulu sınıf öğretmeni Tamer Pehlivan ile Polis Amca İlkokulu sınıf öğretmeni Serap Mutlu Aydın tarafından başlatılan “Keyifli Okul Atölyem Projesi” kapsamında Türkiye genelinde ki öğrenciler Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a mektup gönderdi.

    Bolu Cezaevinde ki hükümlüler tarafından 2 aylık süreçte yapılan sedef işlemeli “ 2023 Vizyon Sandığına” konulan mektuplar Bakan Selçuk’a ulaştırılmak üzere Erzurum’dan yola çıktı.

    “Keyifli Okul Atölyem Projesi” kapsamında 37 il ve 3 ülkeden yaklaşık 5 bin ilkokul öğrencisi, çeşitli sanat atölyelerinde kodlama, drama, müzik, zeka oyunları ve taş boyama gibi faaliyetlerle geleceğe hazırlanıyor. Ayrıca proje “eTwinning” ortamına taşınarak, Erzurum’un birlikte 37 il ile Arnavutluk, Romanya ve Azerbaycan’dan öğretmenlerle haftanın belirli günü sınıflarda oluşturulan atölyelerde yurt dışındaki proje ortaklarıyla internet üzerinden aynı anda çeşitli projeler yapılıyor.

    Öğrenciler bu yıl ise Pandemi sürecinden dolayı her yıl yaptıkları proje sergisi yapamamalarının üzüntüsünü yaşıyor. Öğrenciler bu süreçte yapamadıkları sergi yerine Bakan Selçuk’a yazdıkları mektuplarla ona olan duygularını anlattılar. Minik öğrenciler yazdıkları mektupları Türkiye’nin her yerinden Erzurum’a ulaştırdılar. Burada toplanan mektuplar ise yapılan özel sandıkla Bakan Selçuk’a gönderildi.

    Proje sahiplerinden Edip Somunoğlu İlkokulu sınıf öğretmeni Tamer Pehlivan, projenin Türkiye genelinde ve yurt dışında faaliyet gösterdiğini ifade ederek, “ Projemiz Avrupa’da ki ve diğer ülkelerde ortaklaşa yapılıyor. Bizler eylül ayından berri “Keyifli Okul Atölyem Projesini” okullarımızda yürütüyoruz. Erzurum’da bu projeye başladık ve Türkiye genelinde yaygınlaştı. Projemizin çık noktası Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un 2023 vizyon belgesinde yayımlamış olduğu “ Mutlu çocuklar güçlü Türkiye” sloganı olmuştur. Bu sloganla tamamen bağdaşan ve atölyeleri kapsayan bir proje oldu. Projemizin ilk kısmını Haziran ayında bitirdik. Şuan ise projemizin final ürünlerini yaygınlaştırıyoruz” dedi.

    Pehlivan öğrencilerin Bakan Selçuk’u çok sevdiğini ve ona olan duygularını mektupla anlattıklarını belirterek, “ Öğrencilerimiz tarafından Türkiye genelinde 2023 adet mektup yazıldı. Bu 2023 mektupta öğrencilerimiz tamamen kendi özgün fikirleriyle Bakan Selçuk’a duygu ve görüşlerini ilettiler. Çok güzel mektuplar ortaya çıktı. Bizler Pandemi şartlarından dolayı bu mektupları Bakan Selçuk’a ulaştıramamıştık. Bolu Cezaevinde mahkumların 2 ayda yaptığı özel bir sandıkla bu mektupları bugün gönderiyoruz. Sandık üzerinde projemizin ismi ve Bakan Selçuk’un ismi yer alıyor. Mektupların içerisinde çok özgün ve doğal olanları var. Kontrol ettiğimizde gözümüze bazı mektuplar yansıdı. Bazı mektuplarda çocuklar kelime daracıkları az olmasına rağmen o kadar özgün anlatımlar yapmışlar ki bunları okudukça bizler dahi mutlu olduk” açıklamalarında bulundu.

  • Güzel ellerin sırrı doğada saklı

    Birçok insanın en büyük sorunlarından biri olan cilt kuruluğu ile ilgili önemli noktalara değinen Caudalie Eğitim ve Tanıtım Müdürü Deniz Turan, daha genç ve sağlıklı ellere sahip olmak için yapılması gerekenleri anlattı.

    En çok da kış döneminde ortaya çıkan bu kuruluğun en büyük sebebinin sert ve soğuk havanın etkisi olduğunu söyleyen Turan, “Pul pul dökülen deri, kuru ve çatlak eller kişiyi bakımsız gösterirken hem cildin daha çok yıpranmasına hem de daha kötü bir görüntü sergilemesine sebep olur” dedi.

    “Su ve deterjan eldeki minerali yok eder”

    Kuru ve pütür pütür olmuş eller ve çatlakların özellikle ev hanımlarının sık karşılaştığı sorunlardan olduğunu ifade eden Caudalie Eğitim ve Tanıtım Müdürü Deniz Turan, “Eller çok sık su ve deterjanla temas ettiği için mineralleri yok ederek, tırnaklarınızın kolayca kırılmasına ve yumuşamasına sebep oluyor. El banyoları ve kompresler, yıpranmış ellerin kendilerini yenileyebilmeleri için ideal bakım yöntemleridir. Fakat bunların dışında kullanılabilecek doğal içerikli ürünler ile de ellerinizin bakımını tamamlayabilirsiniz” dedi.

    “Üzümdeki asitler, cilt hücrelerini canlandırıyor”

    Kışın kötü etkilerinden kurtulmak, elleri onararak yıpranmasını durdurmak için üzümün cilt bakımındaki önemini vurgulayan Turan, üzümün cildi nemlendiren ve besleyen özelliklerine dikkat çekti. Gıda olarak üzümün stres ve dolaşım problemleri ile savaşmaya yardımcı olduğunu da belirten Turan, “Üzümdeki asitler, cilt hücrelerini canlandırır, bağ dokularını güçlendirir. Cilde yumuşaklık ve pürüzsüzlük verir. Üzüm bağlarında çalışan kadınların ellerinin bakımlı, ışıltılı ve genç olmasının tesadüf değildir. Yıllar süren araştırmalar neticesinde yaşlılık karşıtı ve anti oksidan etkili patenti Polifenol geliştirildi. Caudalie El ve Tırnak Bakım Kremi’ nin içeriğinde yer alan bu etkin madde sayesinde el ve tırnaklarınız gençliğini ve ışıltısını koruyor ve kışın sert koşullarında bile yumuşacık ve pürüzsüz kalabiliyor “şeklide konuştu.

  • “Kınalı Eller”in lezzeti görücüye çıktı

    Seyhan Belediyesi’nin destekleriyle Salmanbeyli Kadın Kalkınma Kooperatifi tarafından yürütülen “Kınalı Eller” projesiyle yöre kadınlarının ekonomik olarak güçlenmesine katkı sağlanıyor.

    Salmanbeyli Kadın Kalkınma Kooperatifi tarafından iki yıl önce uygulanmaya başlanan ve yoğun Kınalı Eller projesi, İstanbul’da görücüye çıktı. Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde Adana’nın saklı lezzetleri patlıcan güveç, kuru patlıcan dolması, ıspanaklı içli köfte, bartavit, paşa öfelemeci, teretür, muhammara gibi yemek ve mezeler ile karakuş ve taş kadayıf tatlıları gurmelerin ve lezzet düşkünlerinin beğenisine sunuldu.

    Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, köy turizminin gelişimine katkı sunacak projeyle Adana’nın kültürü haline gelen lezzetlerinin de kayıt altına alınacağını söyledi. Başkan Karalar, “Adana kebaptan ve şalgamdan ibaret değildir. Adana’da yaşayan herkes bunu bilir. Kebabı aratmayan ve sadece Adana’da olan muhteşem lezzetleri gün yüzüne çıkarıp dünyaya tanıtmak istiyoruz. Günümüzde en gözde sektörlerden biri haline gelen lezzet konusunda Adana olarak iddiamızı da bu projeyle ortaya koyacağımız gibi Adana’nın yöresel kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasına da aracılık yapacağız” diye konuştu.

  • Ellerin uyuşma sebebi, cep telefonu ve bilgisayarınız olabilir

    Uzmanlar, ellerdeki ve bileklerdeki hissizlik ya da uyuşukluğun sürekli kullanılan cep telefonu ve bilgisayarlar olabileceğini söyledi.

    Ellerdeki ve bileklerdeki ağrı, hissizlik ya da uyuşukluğun özellikle geceleri insanları yataklarından uyandırdığını ifade eden uzmanlar, rahatsızlığın sinir sıkışmasından kaynaklı olduğunu söyledi. İnsan hayatının olmazsa olmazlarından cep telefonu ve bilgisayarın sürekli ve uzun sürelerle kullanılmasının el bileklerinde tekrarlayıcı zorlamalara bağlı hasar oluşturacağını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzman Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Aynı hareketlerin sürekli olarak tekrarlanmasına bağlı olarak el ve kollardaki sinir, tendon, kas ve diğer yumuşak dokularda zedelenmeler meydana gelebilir. Kan akışı bozulup ağrı sensörleri aşırı hassaslaşabilir. Karpal tünel, bilek düzeyinde bulunan, el parmaklarının hareket etmesi ve hissinin sağlanmasında büyük rol üstlenen ve median sinir adı verilen sinirin geçtiği kanaldır. Bu sinir, elde birçok kasın çalışmasında görevlidir. İşte bu kanal boyunca eğer median sinir herhangi bir sebeple basıya uğrarsa, karpal tünel sendromu ortaya çıkar” diye konuştu.

    Ellerdeki ve bileklerdeki ağrı belirtilerin aylar hatta yıllar içerisinde geliştiğine dikkat çeken Uz. Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Başlangıçta parmaklarda, bilekte, kol ve dirsekte fazla rahatsız edici olmayan gerginlik, katılık, ağrı hissedilir. Hastalığın ilerlemesiyle bu şikayetlerin şiddeti artar, el ve parmaklarda uyuşukluk, karıncalanma, soğukluk gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Hastalık çok ilerlediğinde güç kaybından dolayı bardak ve tabaklar elden düşmektedir. Bu rahatsızlık, sürekli bilgisayar kullanmak zorunda olan memurlar, müzisyenler, marangozlar, terzilik gibi işlerle uğraşanlarda, her gün temizlik yapan titiz ev hanımlarında daha çok görülür. Ayrıca sabahtan akşama kadar elinden telefon düşmeyen gençler ve bizler risk grubu içerisindeyiz” diye konuştu.

    Şahabettinoğlu, “Hastalığın ilerlememesi için semptomlara dikkat ederek erken dönemde bir fizik tedavi uygulanması gerekir. İyi bir muayene ve EMG tetkiki ile kesin teşhisin belirlenmesi ve tedaviye gidilmesi gerekir. El bileği sinir sıkışması tedavisinde, manuel tedavi teknikleri ile birlikte aletli fizik tedavi uygulanarak bu rahatsızlığın tedavisinde yüzde 90‘ın üzerinde hastada ameliyatsız olarak başarılı olmaktadır” şeklinde konuştu.

  • Gökçe Gülcüler: “Bin yıllık usta ellerin zanaatı, dünyaya açılacak”

    Boyner Grup’un sosyal girişimcilere desteklemek için kurduğu ’Buluşum’ platformunun hayata geçirdiği ’Ustamdan Projesi’nin kurucularından Gökçe Gülcüler, Anadolu’nun değerleri ile zanaatın gelecek kuşaklara aktarılmasını, yerel değerleri tanıtmayı ve bu değerler ile sürdürülebilir ekonomiler oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

    Boyner Grup’un sosyal girişimcileri destekçileriyle buluşturmak için kurduğu ’Buluşum’ Platformu’ndan destek alarak, Türkiye’deki zanaatı ve zanaatkarları dünyaya tanıtmak amacıyla kurulan ’Ustamdan Projesi’nin kurucularından Gökçe Gülcüler, “Ustamdan projesi, Anadolu kültürünün dünyaya tanıtılmasına yardımcı olacak. bulusum.biz sitesi üzerinden 35 bin TL toplamayı amaçlıyoruz. Ustaların zanaatları ile tanınmış markaların buluşacağı bir köprü kuracağımızı umuyorum. Anadolu’nun değerleri ile zanaatın gelecek kuşaklara aktarılmasını, yerel değerleri tanıtmayı ve bu değerler ile sürdürülebilir ekonomiler oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

    “Anadolu’nun kültürel mirasının gelecek nesillere de taşınmasını planlıyoruz”

    Bir arkadaşıyla 2013 yılında fıstık hasadı şenliğine katılmak ve Gaziantep’i keşfetmek için yola çıktıklarını ve bu sırada Bakırcılar Çarşısı’ndaki Mehmet Usta ile tanışmalarıyla bu fikrin ortaya çıktığını dile getiren Gülcüler, daha sonra “Acaba Anadolu’da kaç zanaatkar usta, onları keşfetmemizi bekliyor?” sorusuyla yola çıktıklarını belirtti. Gülcüler, “Türkiye’de zanaatı ve zanaatkarı kucaklayan ’Ustamdan Projesi’, Anadolu’ya ait ürünleri ve Anadolu kültürünü dünyaya tanıtmayı, taşrada yer alan ustalar ve çıraklar için istihdam imkânı sağlamayı, böylelikle her bölgede o bölgeye özel ekonomik sürdürülebilir değerler oluşturmayı, bir yandan da yerel kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmayı hedefliyoruz. Buluşum sayesinde bin yıllık usta ellerin hikayelerinin kısa film serisi ile ölümsüz hale getirilmesi, oluşturulacak Dijital Zanaat Kütüphanesi ile kayıt altına alınması ve böylelikle Anadolu’nun kültürel mirasının köklü değerlerinin projemiz ile gelecek nesillere de taşınmasını planlıyoruz” diye konuştu.

    Gülcüler, projenin önemine değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Biz Gaziantep’e gitmeseydik ne Mehmet Usta’dan ne de zanaatından haberimiz olacaktı. Kim bilir Anadolu’nun kaç farklı şehrinde bizi hikayeleriyle bekleyen ustalar ve keşfedilmeyi bekleyen zanaatlar var dedik. Bu topraklarda binlerce yıllık zanaatları devam ettiren birçok usta var. Biz de bu zanaatları korumak için ’Ustamdan’ı kurma kararı aldık. Ustaların zanaatlarını insanlara ulaştırmak için bir köprü oluşturmaya karar verdik. Ustamdan projesi sayesinde Mehmet Usta’nın lületaşını, Ödemiş’teki Münise Usta’nın oyasını ve daha birçok ustanın ürünlerini büyük markalara uygun hale getiriyoruz. Böylece ustaların zanaatları büyük markaların kataloglarında bulunabiliyor. Bu toprakların değerlerini gün yüzüne çıkarmak ve kaybolmasını engellemek için önemli destek gerekiyor. Buluşum bizim için bir fırsat oluşturdu. Biz de bu imkanı geliştirmek için çalışıyoruz”.