Etiket: Ellerde

  • Turgutlu’nun Geleneksel Ve Kültürel Mirası Emin Ellerde

    Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin’in ’Turgutlu’nun Müzesi’ni Turgutluluların desteği ile kuracağız’ çağrısına bir destek de Doğa Kültür ve Yaşam Derneğinden geldi. 1925 yılına ait bir un fabrikasının mührü ile kilim bağışında bulunan dernek, Turgutlu Belediyesi’nin geleneksel ve kültürel mirasa sahip çıkan gayretlerini takdirle karşıladıklarını söyleyerek, Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin’e teşekkür etti.

    Turgutlu Belediyesi’nin ilçeye ilk Kent Müzesi’ni kazandırmak için Zafer Kalkınma Ajansı desteği alarak başlattığı Üzümcüler Konağı restorasyon çalışmaları devam ederken, müzeye bağışlar da hız kazandı. Geçtiğimiz hafta Bosna Hersek Kültür ve Dayanışma Derneği’nin yaptığı ilk bağışın ardından bu kez de Turgutlu Doğa Kültür ve Yaşam Derneğinden bağış geldi. Dernek yönetimi ve üyelerini Belediye Encümen Salonu’nda ağırlayan Başkan Şirin, bağışları kendilerinden teslim aldı. Gerçekleştirilen toplantıda Başkan Şirin’e Başkan Yardımcıları İskender Tunç ve Çetin Akın da eşlik etti.

    Dernek Başkanı Hayri Bökü, Turgutlu Belediyesi’nin ilçenin kültür mirasına sahip çıkan, geleneksel zenginliği gelecek nesillere aktarma gayretlerini takdirle karşıladıklarını ifade ederek, “Öncelikle bizleri kabul eden başkanımıza derneğimiz adına teşekkür ediyorum. Bizler Turgutlu’yu ve bu belediyeyi seviyoruz. Hizmet ve çalışmalarını dikkatle inceliyoruz. Bu anlamda da dernek olarak nasıl katkı sağlarız diye düşündük. Önceliğimiz elbette Kent Müzesi oldu. Bağışlarımızı memnuniyetle kabul edeceğini düşündüğümüz Sayın Turgay Şirin ve ekibine çıktıkları bu güzel yolda başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu.

    Turgutlu’ya dair mimari, kültürel, sanatsal, geleneksel ve çevresel pek çok konudaki çalışmalarını aktaran Bökü, bu çerçevede belediyenin sürdürdüğü ve planladığı çalışmalara destek olmak istediklerini belirterek 1925 yılındaki bir un fabrikasına ait mührü ve özel dokuma bir kilimi Başkan Şirin’e takdim etti. Yönetim kurulu üyesi Ali Şentürk de 1900’lü yıllara ait Orijinal fotoğrafları ve Turgutlu kitabını Başkan Şirin’e takdim etti.

    “TURGUTLU ÇAĞRIMIZA KULAK VERDİ”

    Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin de Yaşamder’in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, ’Turgutlu’nun Müzesi’ni Turgutluluların desteği ile kuracağız’ çağrısına bağışla destekte bulunduklarından dolayı konuklarına teşekkür etti. Kent Müzesi’ne yönelik yaptıkları çağrının karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Başkan Şirin, “Elbette Turgutlu halkı adına memnuniyetimi ifade etmek isterim. Üzümcü Konağı’nda restorasyon çalışmamızın geçtiğimiz hafta başladı. Amacımız elbette sadece Kent Müzesi’ni oluşturmak değil, karşısında bulunan Sevinç Konağı’nda da önemli bir düzenlemeye giderek bölgeyi bir kültür ve sanat alanı haline dönüştürmektir” dedi.

    “TURGUTLU ÖNEMLİ BİR DEĞİŞİM İÇERİSİNDE”

    Devam eden ve planlanan yatırımlar hakkında da konuklarına bilgi veren Başkan Şirin, “Sizlerin de takip ettiği üzere Turgutlu’nun geleceğini iyi planlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda elbette en önemli konularımızdan biri çevresel faktörler. MASKİ tarafından Atık Su Arıtma Tesisi inşaatımız hızla devam ediyor. Bunun yanı sıra Manisa merkezde inşaatı devam eden Katı Atık Arıtma Tesisi’nin tamamlanması ile birlikte Turgutlu’muzda yıllardır çirkin durumda olan, tehlike arz eden çöplük, yapılan bu modern tesisle birlikte tarihe karışmış olacak. Burada toplanan çöp Manisa’da dev tesisle çok daha sağlıklı şekilde bertaraf edilmiş olacak. En önemlisi sağlığımız ve çevremizin korunması noktasında attığımız bu dev adımlar, gelecek nesillerimize yaşanılabilir bir Turgutlu olarak kalacak” diye konuştu.

    “TURGUTLU TARİHİNİ HAK ETTİĞİ NOKTAYA TAŞIYORUZ”

    Turgutlu Belediyesi olarak Kent Müzesi’nin yanı sıra çalışmaları devam eden tarihi ve kültürel yatırımlar hakkında da bilgi veren Başkan Şirin, “İlçemizin en gözde noktalarından birinde yer alan ve gerçekten ilçemiz için çok önemli olan eski Belediye Hizmet Binası’ndaki restorasyon çalışmalarımız hızla devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediyemiz ile ortak yürüttüğümüz bu çalışma çerçevesinde binayı atıl durumdan kurtararak hayata döndürüyoruz. Umuyorum ki önümüzdeki aylarda şekillenecek olan çalışmalar neticelendirdiğinde o bölgemiz Turgutlu’ya yakışır hale gelecek. Aynı zamanda Turizm Kültür Müdürlüğü ile de ilçemize bir Kent Kütüphanesi kazandırma noktasında prosedür aşamasındayız. Eski Peynirciler Pazarı’nın olduğu bölgede bir meydan oluşturmak, sokak sağlıklaştırması çalışmasıyla tarihi dokusunu da ön plana çıkaracak şekilde yenileme düşüncemiz var. İlçemizin merkezi yerinde bulunan Vergi Dairesi’ni de prosedürlerini gerçekleştirip başka bir yere taşımak ardından da rahatlayacak o bölgeyi yaşam alanına dönüştürme düşüncemiz var. Elbette bu süreç bizler için değer taşıyor. Umuyorum ki adım adım Turgutlu’nun tarihini hak ettiği noktaya taşıyacağız” dedi.

    Toplantı çeşitli konularda görüş alışverişleriyle sona erdi.

  • Soma, Büyükşehirle Emin Ellerde‏

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma’da sorumluluk alanı içerisinde yer alan cadde ve sokaklarda bakım ve onarım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi ilçelerde sorumluluk alanlarında yaptığı çalışmalarla vatandaşlardan takdir toplamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından Adnan Menderes Caddesi’nde bakım ve onarım çalışması yapıldı. Kamyon ve TIR’ların sürekli geçiş yapması sebebiyle bozulan Adnan Menderes Caddesi, yapılan bakım ve onarım çalışmaları ile daha güvenli ve konforlu hale getirildi.

    Manisa il genelinde Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanı içerisinde yer alan cadde ve sokaklarda sürekli bakım ve onarım çalışması yaptıklarını belirten Genel Sekreter Yardımcısı Yılmaz Gençoğlu, “Soma’nın sanayi ve ticari özellikleri göz önüne alındığında çok ciddi bir ağır vasıta trafiği göze çarpmaktadır. Ayrıca hava şartları da eklendiğinde yollarda bozulmalar ortaya çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak sorumluluğumuzdaki alanları sürekli inceliyor ve gerektiğinde bakım onarım çalışmaları yapıyoruz. Adnan Menderes Caddesi de ağır yüklü araçların sıklıkla kullandığı bir yol olması dolayısıyla zamanla bozulmalar gerçekleşmiş. Ekiplerimiz, bu caddede gerekli bakımı ve onarımı yaptılar. Önümüzdeki süreçte de herhangi bir durum oluşur ise vatandaşlarımızın yol güvenliği ve konforu için her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Başkan Yılmaz: “Bu Ülke Kadeh Ellerde ‘Şerefe’ Diyerek Yönetilmiyor”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Türkiye’nin otel lobilerinde, kadehler ellerde ‘şerefe’ diyerek yönetilmediğini söyledi.

    İş adamı Osman Erbilgin’in Sevgi Cafe’de düzenlediği kahvaltıya katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, burada bir konuşma yaptı.

    Konuşmasına Şehit Nuh Özdemir’e başsağlığı dilerek başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Ailenin bütün fertlerine Allah sabırlıklar versin. Şehit olmuş bütün şehitlerimizin mekanı cennet olsun, nur içinde yatsınlar” dedi.

    TÜRKİYE KADEH ELLERDE ‘ŞEREFE’ DİYEREK YÖNETİLMİYOR

    Türkiye’nin brunch masalarında yönetilmediğini belirten Başkan Yılmaz, “Dün şehidimizi yolcu ettikten sonra akşam saat 19.00’da Başbakanlık’taki toplantıya yetişmek için Ankara’ya gittik. Ankara’daki toplantı gece saat 00.00’a kadar devam etti. Başbakanımız, o saatten sonra bize ‘arkadaşlar sizlerle 1 saat daha oturmak bana zevk verir ama benim 2 toplantım daha var. Muhtemelen ben buradan 03.00-03.30 gibi ayrılacağım’ dedi. Yani bu ülkenin başbakanı 00.00’dan sonra 03.00-03.30’a kadar 2 tane daha randevu vermiş. Bu ülke, bu şekilde yönetiliyor. Ama bilin ki, laf ola beri gele, otel lobilerinde, brunch masalarında, oralarda buralarda, kadehler ellerde oradan oraya ‘şerefe’ diyen, kahkahalarla fink atarak yönetilmiyor. Böylesine ciddi ve böylesine bir anlayışla bu ülke yönetiliyor. Ülkemiz çok inisiyatif ve iradesi güçlü bir hükümet tarafından yönetiliyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE 350 BİN 0-3 YAŞ ARASI SURİYELİ ÇOCUK VAR”

    Türkiye’deki Suriyeli çocuk sayısı hakkında bilgi veren Başkan Yılmaz, “Başbakan Ahmet Davutoğlu ile toplantıda İçişleri Bakanı Erkan Ala, Suriyeliler hakkında bilgi verdi. Ala, ülkemizde 350 bin 0-3 yaş arası Suriyeli çocuk var. 3-9 yaş arasında da 300 bin çocuk var. Onların eğitim, sağlık sorunları var. Onların çeşitli ihtiyaçları var. Toplamda 2.5 milyonun üzerinde Suriyeli olduğunu söyledi. Bu açıklamanın üzerine Kilis Belediye Başkanı söz alarak Kilis’in nüfusunun 90 bin, şu anda Kilis’te 120 bin de Suriyeli olduğunu söyledi. Kilis’te yolda karşılaştığımız 10 kişiden 9’u Suriyeli olduğunu söyledi. Son derece sakin, son derece rahat, gelecek ile ilgili proje ve programlar için doludizgin geleceğe doğru koşan şehrimizin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Sadece Gaziantep’te 450 bin Suriyeli olduğunu tahmin ediyorlar. Samsun’un nüfusu 650 bin, buraya bu kadar bu kadar yoğunlukta bir mülteci gelse ne olur burası? Dolayısıyla böylesine huzur adasında görevimizi yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    “ZAMANINDA SAATHANE MEYDANI’NI TENEKE MAHALLESİ YAPMIŞIZ”

    Konuşmasında Saathane Meydanı’na da değinen Başkan Yılmaz, “Başbakanımız belediye başkanlarına ‘Şehirlere ruh vermeye çalışın’ dedi. Başbakanımız, şehirlerde kadim medeniyetten, geçmişimizden gelen eser ve değerleri yok sayan, onları viraneleştiren, onları köhneleştiren, onun yerine bize ait olmayan, bizim medeniyetimizin ürünü olmayan, başka uygarlık ve başka medeniyetlerin taklit mimariyle birlikte uyduruk yeni mimari denebilecek, tarihi kadim değerlerimizi yok etmememizi söyledi. Benim de aklıma Saathane’de verdiğimiz mücadele aklıma geldi. Saathane Meydanı’nı bir teneke mahallesi yapmıştık. Saathane Meydanı’nda önünden yol geçirmek için dikdörtgen olan hanı kesmişiz ve hanı yamuk hale döndürmüşüz. Böylesine yamyamca, böylesine görgüsüzce, böylesine uygarlık, medeniyet ve tarihten nasibini almamış bir anlayışla böyle işler yapmışız. Saathane Meydanı’ndaki küçük caminin orijinal halinden bir şey var mı? Caminin orasına, burasına bir şeyler eklemişiz. Güzelim taş duvarları sıvamışız. Saathane Meydanı’ndaki cami bir Selçuklu eseridir. Bir Selçuklu eserinden toplu iğne başı kadar bir değer kalmamış. Saathane Meydanı’ndaki o küçük camiyi bir Selçuklu değeri haline getirebilmemiz için eski fotoğrafını bulup, yıkıp yeniden yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    2016 YILINDA 1 MİLYAR TL HARCAYACAĞIZ

    Büyükşehir Belediyesi olarak 2015 yılını iyi bitirdiklerini ifade eden Başkan Yılmaz şöyle devam etti: “2015 yılında Samsun Büyükşehir Belediyesi 750 milyon TL para harcadı. 2016 senesinde ise 1 milyar para harcayacağız. Doludizgin çalışıyoruz. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’deki belediyelerin en fazla işçilik ve oranlamasını yaptığınız, en fazla işçilik ödemesi düşük, en fazla yatırım harcamaları yüksek olan ilk 10 belediyenin içersindedir. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin harcadığı paranın yüzde 12-13’ü işçilik harcamasını geçmiyor. İl Özel İdare’nin bize bağlanmasından sonra Özel idare’den bize üretici olmayan birçok personel geldi. Bunları ilçelerdeki mezbahalara, mezarlıklara gibi yerlere gönderdik. Hepsi oralarda buldukları bir sobanın kenarında uyuyorlar. Böylesine bir yapı olmasına rağmen yine de Samsun Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin en fazla yatırım harcaması yapan yüksek belediyelerden bir tanesidir. Bunlar daha da iyi olacak.”

    “RAYLI SİSTEMİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN TAKİP EDİYOR”

    Gar’dan Tekkeköy’e uzanan raylı sistem inşaat hattını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takip ettiğinin altını çizen Başkan Yılmaz şunları söyledi: “Tekkeköy’e uzanan raylı sistemin viyadüğünü 6 ayda yaptık. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımıza bir şey yapacağını söylediğimiz zaman, onlarda bize ‘bir şey yaptıktan sonra gel bize söyle, cakla, cukla konuşma’ diyorlardı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Samsun’a geldiğinde otobüste raylı sistemin Tekkeköy’e giden hattını gördü. ‘Buna ne zaman başladınız. Ne zaman bitiriyorsunuz’ diye sordu. Ben de cevap verdikten sonra ‘iş aksamasın, söylediğiniz tarihte bitirin’ dedi. Geçenlerde AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Çiğdem Karaaslan’a ‘raylı sistem ne zaman bitecek, başkan bana bir tarih vermişti. O tarihte mutlaka bitirsin’ demiş. Cumhurbaşkanımız raylı sistemin burada bir gündem olduğunu biliyor. Öylesine bir takip sistemi ile bu işler devam ediyor.”

    “GÜLSAN SANAYİ’NİN ARTIK DURMA ŞANSI YOK”

    Gülsan Sanayi Sitesi ile ilgili olarak da konuşan Başkan Yılmaz açıklamasını şöyle tamamladı: “Gülsan Sanayi esnafı ne pahasına olursa olsun taşınacak. Gülsan Sanayi’nin burada daha durma şansı yok. Ancak oranın taşınması ile ilgili ‘o parayı nasıl bulacaksınız da buraları istimlak edeceksiniz’ diye kimse sormuyor. Halbuki ben Gülsan Sanayi’nin parasını Samsun halkından karşılayacağım. Bunu kimse sormuyor. Herkes Gülsan Sanayi nereye taşınacak onun peşindeyim. Biz bir yer göstereceğiz. İsteyen gider istemeyen gitmez. Ama biz herkesin istediği yeri herkese gösteremeyeceğiz. Benim derdim oradaki esnafı mağdur etmemek. Herkes doğmamış çocuğa don biçmeye kalkıyor. Ben yanlış iş yapmam, sizler rahat olun.”

  • Türkiye’nin En Yaşlı Tayyaresi Emin Ellerde

    Akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunan Uluslararası Sportif Havacılık Merkezi’nde Türkiye’nin en yaşlı tayyaresine sahip çıkıyor.

    İkinci Dünya Savaşı zamanında yapılan Boing Stearman tipi uçaklara ev sahipliği yapan Türkiye’nin ilk akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk, bu uçakların ülkemizin en yaşlı uçağı olduğunu belirtti. Öztürk, uçakların üretim esnasında savaşın devam etmesinden dolayı kadınlar tarafından yapıldığını vurgulayarak, “Savaş zamanı sırasında bombardıman pilotlarını yetiştirmek üzere için yapılan bir eğitim uçağı olarak yapılmış. 1940’lı yıllardan 1946 yılına kadar bunlardan 9 bin adet yapılıyor. İşin en ilginç yanlarından biri de bu uçaklar yapılırken İkinci Dünya Savaşı devam ettiği için bu uçağın fabrikasında çalışanların yüzde 90’ı kadın. Yani hanımların yaptığı bir uçaktır. O yıllarda Amerikan ordusunda bombardıman pilotlarının eğitimi için kullanılmış temel eğitim uçaklarından bir tanesidir. Tabi o zamanın aerodinamik hatalarını taşır. Yani o gün neyse aerodinamik hatalar bugün de aynı şeyler devam eder. Dolayısıyla bu tip uçaklarla uçarken o günleri hissetmek çok mümkün oluyor” ifadelerini kullandı.

    “TABİRİ CAİZSE TAŞ GİBİ TAYYARELER”

    1940 yılından itibaren üretime geçen uçakların bakımı ve sağlamlığı konusunda zorlanılmadığını ifade eden Ali İsmet Öztürk, “Türkiye’de 3 tane vardı. Bir tanesi tescilden silindi, şu anda 2 tane var. Boing Stearmen, bir tanesi 1940 model o Türkiye’nin en yaşlı uçağı, tayyaresi, diğeri de 1942 model. Bunların bakımı diye bir şey yok. Bunlar çok basit şeyler, yani 1940 yılında yapılan bir uçağın ve ona uygun yapılmış olan bir motorun teknolojisini de düşünmek lazım. Biz uçak ve havacılıktan o kadar uzak insanlar olduğumuz için uçak denildiği zaman uzay mekiği gibi falan düşünüyoruz. Hayır, öyle şeyler değil bunlar, bunların o yıllarda hususiyetle yapılan motorların da bakımı çok basit, çünkü hiçbir elektronik yok. Her şey mekanik sistemler üzerine kurulu. Dolayısıyla semptomlardan arızaya ulaşmak çok müsait. Aynı zamanda arıza da çıkarmaz bunlar, tabiri caizse taş gibi tayyareler” dedi.

    “BU UÇAKLARLA AKROBASİ YAPMAK YERİNE UÇARAK 70 YIL ÖNCESİNİ YAŞAMAK DAHA ÇOK KEYİFLİ OLUYOR”

    Bazı akrobasi pilotlarının bu uçaklarla akrobasi gösterisi yapabildiğini söyleyen Öztürk, kendisinin o kadar gözü kara olmadığını belirtti. Uçakların yaşlı olmasından dolayı temkinli olduğunu vurgulayan Ali İsmet Öztürk, “Bunlar yorgun tayyareler. 70 küsür yaşında bir tayyareden bahsediyoruz. Ben bir akrobasi pilotuyum, ama hiç gözü kara bir insan değilim. Beni yakından tanıyanlar çok iyi bilirler, çok temkinliyimdir. Dolayısıyla bu uçakla akrobasi yapılabilmesi için bu uçağın her tarafının sökülmesi lazım. Neredeyse sıfır noktasına kadar dağıtılması sonra tekrar o anlayışa göre yani 70 yıl sonra toplanması lazım. Öyle bir teknik durumda söz konusu değil, öyle bir ihtiyaçta yok. Bu uçaklarla akrobasi yapmak yerine, uçarak 70 yıl öncesini yaşamak gibi bir ruh hali bence daha çok keyifli oluyor” ifadelerini kullandı.

  • Park Ve Bahçeler Emin Ellerde

    Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Sadi Kurtulan, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin sorumluluk alanları içerisinde bulunan, park, bahçe ve yeşil alanlardaki çalışmalarını inceledi.

    Merkez ve kırsal mahallerdeki kış mevsimi hazırlıklarını hızlandıran ekiplerin Bursa Caddesi’nde yürüttüğü çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Sadi Kurtulan, çevre düzenlemelerinin genişleyen yeşil alanlara paralel olarak kapsamlı bir şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Cadde, park, sokak ve bahçelere estetik kazandıran çalışmaların eğitimli iki ekip tarafından yürütüldüğünü dile getiren Başkan Kurtulan, çocuk oyun grupları ve spor aletlerinin de bakım ve onarımın yapıldığını dile getirdi.

    Mustafakemalpaşa’nın iklim ve toprağına uygun çiçek ve bitkileri çeşitlerini Park ve Bahçeler Müdürlüğü seralarında yetiştirdiklerini kaydeden Başkan Kurtulan, “Temiz bir çevre sağlıklı bir geleceği inşa eder. Bu amaçla Mustafakemalpaşa’yı yaşanabilir ve daha sağlıklı hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehir merkezindeki refüj ve yeşil alanlara, geçtiğimiz yaz döneminde 60 bin adet kadife, 63 bin adet begonya, 25 bin adet ateş ve 32 bin adet mine olmak üzere toplam 180 bin adet mevsimlik çiçek dikildi. Kış döneminde ise 153 bin adet menekşe, 55 bin adet lale ve 15 bin adet sümbül olmak üzere toplam 223 bin adet mevsimlik çiçek toprakla buluşturuldu. Mustafakemalpaşa’da çevre dostu bir yaşamı her alanda teşvik etmeye devam edeceğiz” dedi.