Etiket: Elinde

  • Elinde çocuğu için aldığı doğum günü pastasıyla can verdi

    Elinde çocuğu için aldığı doğum günü pastasıyla can verdi

    Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde elinde çocuğunun doğum günü pastasıyla karayolu kenarında yürüyen bir kişi, bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, Şiran Belediyesinde itfaiye şoförü olarak görev yapan 4 çocuk babası Fatih Yılmaz (43), doğum gününü kutlayacakları çocuğu için aldığı pastayı elinde taşıyarak yaşadığı Mertekli Mahallesi’ne gitmek için Şiran-Kelkit karayolu kenarında yürürken, arkasından gelen Y.D yönetimindeki 34 RP 5863 plakalı hafif ticari aracın çarpması sonucu bariyerlerin üzerinden fırladı.

    Ağır yaralanan ve olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri tarafından Şiran Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yılmaz, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yılmaz’a çarpan araç sürücüsü Y.D ise gözaltına alındı.

    Yılmaz’ın cenazesi yarın ikindi namazına müteakip ilçeye bağlı Mertekli Mahallesi’nde toprağa verilecek.

  • İşler makinelerin, gelecek yetkin insanların elinde olacak

    İşler makinelerin, gelecek yetkin insanların elinde olacak

    Yapay zekânın iş süreçlerinde yaygın kullanımı yalnızca işin yapısını değil birçok mesleğin geleceğini de etkiliyor. Bazı meslek kolları yok olmaya yüz tutarken yeni iş kolları ve ara meslekler oluşmaya başlıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi / MarkaOkulu Yüksek Lisans Programı Direktörü ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gresi Sanje ise; konuya ilişkin olarak “Ek iş yapmak normal hale gelecek, teknoloji ve zanaatı birleştirip yetkinliklerimizi artırmalıyız” şeklinde görüş verdi.

    Teknolojide yaşanan hızlı değişimler, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin hızla yaygınlaşması büyük bir dönüşüm sürecini de beraberinde getiriyor. Değişimin en derin hissedildiği alanların başında ise iş dünyası geliyor. Yapay zekâ geliştikçe bazı mesleklerde insan gücüne duyulan ihtiyaç azaldı. Bazı meslekler var olma mücadelesi verirken yeni pozisyonlar ve iş tanımları gün yüzüne çıkmaya başladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi / MarkaOkulu Yüksek Lisans Programı Direktörü ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gresi Sanje, geleceğin mesleklerinin yanı sıra değişen koşullarda hangi niteliklerin öne çıkacağını derledi.

    “İşlerin çoğu makinelere emanet”

    Dönüşümün boyutu ne olursa olsun empati gerektiren, kreatiflik ve özgünlük isteyen mesleklerin her zaman varlığını sürdüreceğini belirten Doç. Dr. Sanje, tahmin edilebilir ve özel bir yetkinlik gerektirmeyen mesleklerin yok olacağına dikkat çekti. Doç. Dr. Sanje; “Zanaat ile teknolojiyi harmanlayabilen bireylerin emek değeri artacak. Herhangi bir makinenin yapabileceği meslek kolları azalarak bitecek. Şimdiden birçok işlemi otomasyona devrettik bile. Üç boyutlu yazıcıların hayatımıza girmesi, depolamanın azalması, satış görevlisi yerine teknisyen ve tasarımcıların perakende alanlarında boy göstermesi, temel finans işlemlerinin yapay zekâ tarafından halledilmesi, güvenlik işlemlerinin makineleşmesi artarak sürecek” dedi. Otomasyonun iş süreçlerinin çoğunu halledecek olmasının karamsar bir tablo çizmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Sanje, insan elinin değmesi gereken ya da spesifik uzmanlık isteyen ara iş kollarına ihtiyacın artacağını belirtti. Doç. Dr. Sanje; “Empati gerektiren, kreatiflik ve özgünlük isteyen meslekler her zaman varlığını sürdürecek. Değişim iş hayatında daha esnek yapıları da beraberinde getirecek. İnsanlar işten arta kalan zamanlarda girişimler yapmaya başlayacak ve ek iş yapmak normal hale gelecek” ifadelerini kullandı.

    “Ek iş yapmak normalleşecek”

    İş yaşamında yaşanan değişime ayak uydurmak için dönüşümün bir parçası olmak gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Sanje, yapay zekânın yapabileceği işlerden uzak durmak gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Sanje; “İşin mantığını kavramak ve özgün katkı sağlayabileceğimiz alanlara yoğunlaşmamız lazım. İşletme okumuş birinin işletme yüksek lisansı yapmasına gerek yok. Yapacağımız işe göre uzmanlaşma alanı seçmeli, işletme üzerine sosyoloji, iletişim ya da finans gibi farklı alanlara kayarak kendimize özgün bir yol çizmeliyiz. Teknoloji ve zanaatı birleştirmeliyiz. Yetkinlik alanlarımızı ancak bu şekilde geliştirebiliriz. Yapay zekâ ile yarışmak yerine onu özgün uzmanlık alanı için araç haline getirenler geleceğin başarılı iş insanları olacak” dedi.

    “Pazar koşullarına adapte olmak yetmiyor”

    Sürecin hemen her sektör için belirleyici olacağının da altını çizen Doç. Dr. Sanje, şu uyarılarda bulundu; “Şirketlerin şeffaf ölçme ve değerlendirmeye tabi olması şart. Rehavete kapılmamak, iç mekanizmalarda hantallaşmaya mahal vermemek ve kurumsal yapıyı sağlam temellere oturtmak hayati önem taşıyor. Artık sadece pazarın koşullarına adapte olmak yetmiyor. Dönüşüme ayak uydurmak, inovatif olmak, hızlı karar almak gerekiyor. Yeni çağın hızına yetişmek için değişime paralel revizeleri yapmak gerekiyor.”

  • AYM Raportörü Saraç: “Anayasa Mahkemesinin elinde incelenmeyi bekleyen 40 bin 463 bireysel başvuru dosyası var”

    Anayasa Mahkemesi Raportörü Hasan Saraç, Anayasa Mahkemesine (AYM) 23 Eylül 2012 ve 30 Eylül 2018 tarihleri arasında 201 bin 547 bireysel başvuru olduğunu belirterek, “Şu anda Anayasa Mahkemesinin elinde incelenmeyi bekleyen 40 bin 463 bireysel başvuru dosyası var” dedi.

    Anayasa Mahkemesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Eyyup Demirbaş ve Anayasa Mahkemesi Raportörü Hasan Saraç, Samsun Barosu tarafından düzenlenen “Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru” konulu seminerde katılımcıları bilgilendirdi. Samsun Adliyesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen seminerde açıklamalarda bulunan Demirbaş, bireysel başvuru dosyalarının önlerine geldiği andan itibaren hangi hakkın daha baskın olduğunun belirlenmiş olarak geldiğini söyledi. Dosyaların hak gruplarına bölümlendiğini ifade eden Demirbaş, “Bizde haklara göre dosyalar ayrılmış durumda. Hem komisyonlar önündeki incelemede hem de bölümler önündeki inceleme de raportörler, hak gruplarına ayrılmış olarak çalışıyor. Komisyonlarda baş raportörlük altında adil yargılanma hakkı grubu var, onun içerisinde de adil yargılanma, hukuk ve ceza idare ayrımı var. Kişi hürriyeti güvenliği hakkı grubu raportörleri var. Yaşam hakkı grubu raportörleri var. Özel hayata saygı hakkı grubu raportörleri var. Nitelikli hakları ifade hakkı var. Mülkiyet hakkı grubu var ve aynı grupların yapılanması bölümde de var. En baştan itibaren dosyalar bu ilkelere göre değerlendiriliyor. Hak bazlı bir inceleme var. Biz aslında buradan başlıyoruz temyiz-hak ihlali ayrımına. Diyoruz ki; ’Biz anayasal hakka göre bir inceleme yaparız ve anayasal hakkın kapsamını belirleriz. Buna göre de sistematiğimizi kurarız.’ Şu andaki işleyiş hem komisyonlar hem bölümler de hak bazlı bir ayrım üzerinden gidiyor. İnceleme tamamen bunlara göre yapılıyor. Her bir hak grubunda da hem taslakların yazımında hem de okunmasında ve arzında raportörler hukuki bilgilerini, tecrübelerini aktarıyor” dedi.

    “201 bin 547 bireysel başvuru oldu”

    Anayasa Mahkemesine bireysel başvurular hakkında bilgiler veren Anayasa Mahkemesi Raportörü Saraç ise, “Anayasa Mahkemesine 23 Eylül 2012 ve 30 Eylül 2018 tarihleri arasında 201 bin 547 bireysel başvuru oldu. Anayasa Mahkemesi şuana kadar en çok adil yargılanma hakkından ihlal kararı verdi. Bu yüzde 57’ye tekabül ediyor ve ciddi bir rakamdır. 161 bin 84 bireysel başvuru ise karara bağlandı. Şuanda Anayasa Mahkemesinin elinde incelenmeyi bekleyen 40 bin 463 bireysel başvuru dosyası var. Yani bireysel başvuru dosyalarının yüzde 80’ini Anayasa Mahkemesi göğüsledi” diye konuştu.

    “AİHM’e ne kadar az başvuru olursa biz başarılıyız demektir”

    AİHM’in 31 Aralık itibariyle bilgilerini güncelleyeceğini de aktaran Saraç, “31 Aralık itibariyle Türkiye aleyhine yapılmış başvuruların sayısını çıkartacağız. Bunun Anayasa Mahkemesinin karar verdikten sonra ne kadarının AİHM’e gittiğine bakacağız. Bu verilerden bizim başarımız ortaya çıkacak. Biz dosyayı inceledikten sonra ne kadar az Türkiye aleyhine AİHM’e başvuru yapıldıysa bizim için bir başarıdır. Çünkü Anayasa Mahkemesi bu işi göğüslüyor, demektir bu. Yani sayısal olarak AİHM’e az başvuru gitmesi bizim başarımızı ortaya koyar. İncelediğimiz kararlarda ihlal çıkmaması bizim için başarıdır. Ben inceledim değerlendirdim aynı karar AİHM’e gitti. Orası ihlal yok dediyse bizim için başarıdır. Ne zaman ki benden geçen dosyayı AİHM ihlal var derse bizim için olayı iyi değerlendiremediğimiz anlamına gelir” şeklinde konuştu.

    Seminere ayrıca Samsun Baro Başkanı Kerami Gürbüz ve Samsun Barosuna kayıtlı çok sayıda avukat ve stajyer avukat katıldı.

  • Kayalık arazide oynayan çocukların elinde fünye patladı: 5 yaralı

    Mersin’in Erdemli ilçesinde kayalık arazide oyun oynayan çocukların elinde fünye patladı. Olayda biri ağır 5 çocuk çeşitli yerlerinden yaralanırken, çocuklar Erdemli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Erdemli ilçesinde sabah saatlerinde meydana geldi. İlçede bulunan bir kayalık arazide oyun oynayan 5 çocuk, bölgede bir fünye buldu. Ne olduğunu bilmeden fünye ile oyun oynayan çocukların elinde birden fünye patladı. Patlamanın etkisiyle biri ağır 5 çocuk çeşitli yerlerinden yaralandı. Patlama ile olay yerine gelen vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Çocuklara olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Erdemli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Çocuklar burada tedavi altına alınırken, bir çocuğun durumunun ağır olduğu, diğer çocukların ise durumun iyi olduğu öğrenildi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Öldürdükleri kadının arkasından “Biz onun elinde büyüdük” dediler

    Bursa’da 2 aile arasında çıkan kavgada hayatını kaybeden kadının katil zanlılarının yargılanmasına başlandı. Hız sebebiyle çıktığı öne sürülen kavgada katil zanlılarından biri, maktule için, “Biz onun elinde büyüdük” dedi.

    Olay haziran ayında Yıldırım’a bağlı Yavuzselim Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yüksek sesle müzik dinleyerek ve hız yaparak geçen bir araba mahallelinin tepkisini çekti. Araçtaki şahısları “Neden gürültü yapıyorsunuz” diye uyaran mahalle sakinleri ile araçtakiler arasında arbede çıktı. Kısa sürede büyüyen kavgada Sevda Doğan ve Zübeyde Şen isimli iki kadın yaralandı. Yaralılardan Sevda Doğan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, olaydan sonra Doğan’ın katil zanlıları ile olaya karışan şüpheliler Ferhat E, Fırat E, Hakan G, Ahmet T. ve Yusuf G. tutuklandı. Haklarında ’Basit yaralama, kasten öldürme, ruhsatsız silah kullanma’ suçlarından iddianame hazırlanan sanıklar hakim karşısına çıktı.

    Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Mahkeme başkanı sanıklara haklarında hazırlanan iddianameyi okudu. İddianamede olay günü tutuklu sanıkların bir araca bindikleri ve hız yaptıkları, bunu gören Birkan Öz isimli gencin araçtakilere “Neden gürültü yapıyorsunuz?” diye sorduğunu, buna kızan Ferhat E’nin Birkan Öz’e yumruk attığı ve tarafların birbirine girdiği belirtildi. Kavga etraftakilerin müdahalesi ile ayrılırken, Yusuf G. yanındaki silahla havaya ateş ederek beraberindekilerle birlikte yine araçla olay yerinden uzaklaştı. Silah seslerini duyan Muhlis Ş. ise evdeki silahını alarak sokağa çıktı ve o da havaya ateş etmeye başladı. Zübeyde Şen ile çıkan olaylarda hayatını kaybeden Sevda Doğan, olay yerinde kalan Ferhat E’nin üzerine giderek kavganın yeniden başlamasına sebep oldu. Bu esnada Muhlis Ş’nin sıktığı silah sesini duyan ve olay yerinden ayrılan diğer sanıklar geri geldi. Taraflar yeniden kavga etmeye başladı. Silah, bıçak, taş ve sopaların kullanıldığı kavgada Sevda Doğan ile Zübeyde Şen kendilerine isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı. Yaralılardan Doğan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kavga eden taraflar arasında husumet olduğu öğrenildi.

    Duruşmada savunma yapan Ferhat E, olay günü çocuğunun hasta olduğunu ve söz konusu arabayla çocuğunu hastaneye götüreceğini ifade ederek, “Çocuğumu hastaneye götürmek için Fırat ve Yusuf’tan araba istedim. Onlar da sağolsun bana arabalarını verdi. Beni beklerlerken Birkan yanlarına gelip neden bekliyorsunuz burada diye sordu. Bu soru biraz tahrik ediciydi. Kısa bir tartışmanın ardından ben Birkan’a bir yumruk attım. Daha sonra diğerleri de olaya müdahale etti ve tartışmaya başladık. O esnada Yusuf havaya ateş etti. Bizi sakinleştirdiler Fırat, Yusuf ve yanlarındaki diğer arkadaşlar olay yerinden ayrıldı. Sonra Muhlis abi silahla dışarı çıktı o da havaya ateş etti. Fırat ve arkadaşları bana bir şey yapacakları korkusuyla geri döndüler. Daha sonra yeniden kavga etmeye başladık. Çoğumuzun elinde silah ve bıçak vardı. Ben Sevda ablanın elinde büyüdüm. Ona kasten ateş etmedim. Kimin yaptığını da bilmiyorum” dedi.

    Duruşmada savunma yapan sanıklar Ferhat E. ile benzer ifadeler verdi. Sevda Doğan’ı kimin vurduğunu bilmediklerini ifade eden sanıklar suçlamaları kabul etmedi. Duruşma öncesinde tarafların yakınları arasında kısa süreli bir gerginlik yaşadı. Saatlerce süren duruşmanın ardından taraflar yeniden birbirine girdi. Polis ekipleri gergin olan tarafların yeniden kavga etmemesi için geniş güvenlik tedbirleri arasında duruşma salonunu boşalttı. Duruşma eksik evrakların tamamlanması ve şahitlerin dinlenmesi için ertelendi.