Etiket: eleştiri

  • Erdoğan’dan Kayseri’de önemli açıklamalar

    Erdoğan’dan Kayseri’de önemli açıklamalar

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kayseri’de Milli İradeye Saygı mitinginde konuştu. Erdoğan konuşmasında Duran Adam eylemini eleştirerek, “En büyük hayali bunların tüm Türkiye’nin duran adam olmasıydı. Hamdolsun artık kendileri duran adam oldular” dedi.

     

    Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

    Ben inanıyorum ki bu meydanda vandallıktan rahatsız olan CHP, MHP, BDP, BBP’li, SP’li kardeşlerim de var.
    Bugün Anadolu, Trakya, tek yürek halinde. Vandallığa, barbarlığa, yağmacılığa isyan ediyor.
    Sizin isyanınız şiddete başvuran isyancılara karşı.
    Bugün tüm Türkiye huzurunu gasp etmek isteyenlere, kuklalara, piyonlara karşı isyanını yüksek sesle haykırıyor.
    Kazlıçeşme’de 1,5 milyona yakın insana aynı soruları sordum. Öyle bir haykırdı ki doğuda Pekin, batıda New York onları duydu.

     

     

     

    BAŞINI KUMA GÖMENLER SESİNİZİ DUYMAYACAK

    Sizi başını kuma gömenler duymayacaktır. Uluslararası medya, Türkiye’deki bir kısım medya duymayacaktır.
    Halkın iradesine karşı olanlar sesinizi duymayacaktır.
    Ben sizden öyle bir cevap bekliyorum ki sesinizi Bağdat, Şam, Beyrut, Kudüs duysun.

     

     

     

    BİZİMLE MİSİN KAYSERİ

    Kayseri, demokrasiye sahip çıkıyor muyuz? Sandığa sahip çıkıyor muyuz? Milli iradeye sahip çıkıyor muyuz? Türkiye’ye sahip çıkıyor muyuz?
    Bizimle misin Kayseri? Bir miyiz? Beraber miyiz? Kardeş miyiz? Birlikte Türkiye miyiz? Allahıma hamdolsun işte Türkiye bu.

     

     

     

    KAYSERİ, CUMHURBAŞKANIMIZ, KARDEŞİM GÜL’ÜN ŞEHRİ

    İşte Anadolu bu. Kayseri, Selçuklu’nun şehri, Osmanlı’nın şehri, bu Kayseri cumhuriyetin şehri. Kayseri cumhurbaşkanımız kardeşimAbdullah Gül’ün şehri.
    Yiğitliğin, mertliğin, helal kazancın şehri.

     

     

     

    ONLAR GENÇ DE BUNLAR DEĞİL Mİ

    Bu yakıp yıkanların asıl maksadını en iyi Kayseri bilir.
    Bize ne diyorlar, ‘Başbakan gençleri dinlemiyor’ diyorlar
    Çağırdım, kendilerini Bakanlar Kurulu toplantısından daha fazla dinledim. Peki o dinlediklerim genç de buradakiler genç değil mi?
    O yakanlarla beraber olanlar siz bu gençliğin sesini nereye koyacaksınız?
    Onlara bak bunlara sırt dön. Yok öyle 25 kuruşa simit.
    Bunun yeri sandık. Öyleyse sandığa saygı duy.

     

     

     

    MİLLETİN SESİNİZ DUYURMAK İÇİN BU MEYDANLAR EN MEŞRU YERLER

    Biz bir kısım gençlerimize, bunların içinde şiddete başvuranlar var, ama bunların yanında maalesef bu  oyuna gelenler var, onları tenzih ediyorum. Fakat buradan sorumluluk gereğimiz olarak hukuk içinde şu mitingleri yapmaktan rahatsız olanlar var.
    ‘Ne olur Başbakan miting yapmayın, bunu anlatmayın’ diyorlar. Tamam bu mitingleri yapmayacağız da her gün bu yakıp yıkmalarınızı, kamu araçlarına, binalarına saldırmanızı mı dinleyeceğiz.
    Size milletin sesiniz duyurmak için bu miting meydanları en meşru yerlerdir bunu göstermek istiyoruz.
    Kırıp dökmeyin, yakıp yıkmayın yazıktır, bunlar milletin malıdır.
    Şu ana kadar 200 trilyonu aşkın zarar var. Bu milletin kasasından çıkıyor.

     

     

     

    CHP ORTALIĞI KARIŞTIRDIN

    Ey solcular, ey CHP sana sesleniyorum: Ortalığı karıştırdın, yapmadığın iş kalmadı, mikser gibi karıştırdın, takıldın o aşırı uçların peşine ve ondan sonra bu ülkenin yönetimine her türlü hakareti yaptın.
    Aynı şeyi diğer muhalefet de görüyoruz

     

     

     

    İÇİŞLERİ BAKANIMA ’24 SAATTE TAKSİM MEYDANINI’’ TEMİZLE DEDİM

    AKM’yi işgal ettiler. NE yapacaktık? Polisimize ne diyecektik? Bırakın işgal devam etsin mi diyecektik
    Teröristlerin resimleri, paçavraları orada asılı duracak, Başbakan’a hakaretler orada asılı duracak, biz de ‘Bırakın polisimiz dokunmasın’ diyeceğiz.
    İçişleri Bakanıma ’24 saat içinde AKM’yi, taksim meydanını, Anıtı temizleyeceksiniz’ dedim.

     

     

     

    17 GÜN SABRETTİK

    17 gün sabrettik. Gezi Parkı oradaki bir işgalci grubun değildir, Park tüm halkımındır. Parkları işgal edemezsiniz. Bu ayasaya aykırıdır
    Taksim meydanı miting meydanı da değildir.

    TORUNUM ‘DİK DUR EĞİLME BU MİLLET SENİNLE’ DİYOR

    3,5 yaşındaki torunum sabah kapıyı çalıyor. ‘dedeciğim bir şey söyleyebilir miyim’ diyor. Söyle diyorum. ‘Dik dur eğilme bu millet seninle’ diyor
    Ne oldu da bunlar yapıldı. Ne yaptık biz size?
    Bunlar sandık sonucunu hazmedemediler
    Milleti de milli iradeyi de hazmedemediler
    Bu ara tencere tavacılar bayağı para kazandı

     

     

     

    EĞER ÖYLEYSE SEN DE MAKARNA DAĞIT

    İstanbul’da 1 milyonu aşkın bir araya geldi, Kayseri’de yüz binler bir araya geldi
    Bunlar ‘Biz okumuş insanlarız. Biz sanatçıyız. Biz yazarız, sermayedarız, imtiyazlıyız, biz her şeyi biliriz’ diyorlar
    Bizim oyumuzla Kayseri’deki Ahmet’in, Mehmet’in, çobanın oyu bir olmaz diyorlar.
    Kendilerine halk diyenler şu birlikteliğe bidon kafalı diyorlar, koyun diyorlar, on yıllar boyunca bunu yaptılar.
    Eğer öyleyse sen de makarna, pirinç dağıt.

     

     

     

    ZAHİDE NİNE ANALARINI AĞLATTI

    Bak Taksim’de servisleri siz yaptınız o sermaye çevresiyle, o kaymak tabakayla. Hadi diğer zaman da da yapmaya devam edin. Bu iş bununla oluyorsa yağın. Boğaz’a karşı viski için Çankaya’da sefa sürdüler on yıllarca boyunca
    TV’de gördünüz, Zahide Nine analarını ağlattı
    Zahide Nine, İstanbul’da Vandalların önüne geçip ‘yeter artık’ dedi
    O Zahide ninenin eli öpülür. O Zahide Nineler Nene Hatun’ların varisidir.

     

     

     

    SİZDEN CUMHURBAŞKANI OLMAZ DEDİLER, SENDEN MUHTAR BİLE OLMAZ DEDİLER

    Siz okuyamazsınız, baş örtüsü ile okullara gelemezsiniz, siz üretemezsiniz, bizim ürettiklerimizi bizim istediğimiz fiyata tüketeceksiniz, siz sanatkar olmayacaksınız, siz bilimden anlamazsınız, sizden cumhurbaşkanı olmaz dediler
    Oldu mu? Sizden muhtar bile olamaz dediler. Oldu mu?
    Sizin tuzaklarınızın üzerinde bir tuzak var. Onu göremiyorsunuz. O, mutlak kudret sahibinin tuzağıdır.

     

     

     

    TÜRKİYE BAHARI 3 KASIM  2002’DE YAŞANDI

    Yoksulunuz yoksul kalacak, köylüsünüz köylü kalacaksınız dediler, siz koyunsunuz, biz sizi güdeceğiz dediler
    İşte Anadolu, Trakya bu oyunu bozdu. Kayseri bugün bu oyunu bir kez daha bozdu
    Vandalların yakıp yıkmasına bakıp buna Türkiye baharı diyen var. Türkiye baharı 3 Kasım 2002’de yaşanmıştır. Biz artık baharı yaşıyoruz, yazı yaşıyoruz
    Biz Erciyes’in kış şartlarını bile bahara dönüştürdük
    Bunların dili var hakkı söylemez, kulağı var duymaz
    Türkiye 3 Kasım 2002’de statükoya itiraz etmiştir. Cuntacılara, çetecilere en güzel cevabı vermiştir
    3 Kasım 2002’de millet hakkına, hukukuna, demokrasiye sahip çıkmıştır. Bu mitingler sendikacılık, zam mitingleri değil, ne mitingleri diye soruyoruz. Cevap yok, bilen yok

     

     

     

    GEZİ PARKI’NDA YEŞİLİ KATLEDEN BİR PROJE YOK

    Tutturmuşlar Gezi Parkı… Dert başka.
    Enteresan olan da ben o bölgenin çocuğuyum. Kasımpaşa’nın çocuğuyum. O Taksim Gezi Parkı’nın A’dan Z’ye çok iyi bilirim. 4,5 yıl da belediye başkanlığım var. Orada yeşili katleden bir proje yok. İstanbul’da olmayan ama orada olan bir kültürü ayağa kaldıralım istiyoruz
    Şehir müzesi yapalım, o ağaçlar orada olsun. Araçlar yerin altında olsun diyoruz. Karşımıza dikilenler ‘Yok yok orada dursun’ diyor. Bunları anlamak mümkün değil

     

     

     

    BİBER GAZINA HAYIR ARAÇ EGZOZUNA EVET

    Polisin biber gazına hayır ama araçların egzozuna evet
    İstanbul çevreci otobüslerle benim dönemimde tanıştı. Çöp dağlarından CHP’nin çöp dağlarından İstanbul’u bu kardeşiniz kurtardı.

    KARAR MİLLETİNDİR

    Biz çoğunluğun azınlığa tahakkümünden yana değiliz ama azınlığın çoğunluğa tahakkümüne de izin vermeyiz
    Millet size yetki verdiyse hükümet olarak kullanacaksınız
    Kullanmazsanız millet size ‘yetki verdim kullanmadın, hadi güle güle’ der
    Söz de yetki de karar da milletindir
    Hiçbir tuzak bunu bozamayacak
    Hiçbir oyun, senaryo bunu bozamaz
    Uluslararası medyanın, çetelerin piyonları ne yaparsa yapsın Türkiye bu tuzağa düşmeyecek.

     

     

     

    ANA MUHALEFET BUNUN HESABINI VERECEK

    Reyhanlı saldırısı oyununu siz bozdunuz. Reyhanlı’da 53 vatandaşım öldü. Bu ülkede STK’lar bu 53 vatandaşın ölümünden dolayı ne kadar üzüldüler acaba? Hiç sesleri çıktı mı? Çünkü tezgah başkaydı.
    Ama ana muhalefet de bunun hesabını verecek. Yeri gelince onun da hesabını soracağız.

    Bu oyun da bozuldu bozuluyor.

     

     

     

    BİZ YOLA DEVAM, BUNLAR DURAN ADAM DİYOR


    Biz durmak yol yola devam diyoruz. Bunlar duran adam diyor.
    Bunların hayatları boyunca yaptıkları en iyi şey durmak ve durdurmaktır.
    Başta ana muhalefetin başı olmak üzere bizi yıllarca SGK kuyruklarında, devlet kapılarında, tüpgaz kuyruklarında durdurdular.

     

    EN BÜYÜK HAYALLERİ TÜRKİYE’NİN DURAN ADAM OLMASIYDI

    En büyük hayali bunların tüm Türkiye’nin duran adam olmasıydı. Hamdolsun artık kendileri duran adam oldular.
    Ama biz durmayacağız, Allah’ın izniyle bu tuzağı da alt üst edeceğiz.
    İlk andaki duyarlı birkaç kesim hariç bunlar için ağaç da Gezi Parkı da bahane.
    Vitrinde ağaç var, Gezi Parkı var. Ama vitrinin gerisinde büyüyen güçlenen Türkiye var.

     

     

    YARIN UTANMADAN O KÖPRÜNÜN ÜZERİNDEN GEÇERLER

    İstanbul’da inşası ve işletmesiyle 46 milyar dolarlık dünyanın en büyük havalimanının ihalesini yaptık. Yıllık yolcu kapasitesi 100 milyon.
    Bunların hafsalası bunu alır mı? Dünyanın ilk 3 havaalanından biri olacak.
    22,5 milyar dolarlık nükleer santral ihalesinin adımını attık. 3. Köprünün temelini attık cumhurbaşkanımızla beraber.
    Bundan da rahatsız oldular.
    Bugün rahatsız olurlar yarın utanmadan sıkılmadan bu köprünün üzerinden geçerler.
    1 Ve 2. Köprüde bunu yaptılar.
    IMF’ye borcu sıfırladık, bundan rahatsız oldular. CHP+DSP+ANAP IMF’ye borçlandı, biz bunları ödedik. İftihar etmeleri gerekirken edemediler.

     

     

     

    MHP GENEL BAŞKANI BAŞBAKAN’A KÜFRETMEYE DEVAM ET

    Ey MHP Genel Başkanı Başbakan’a bol bol küfür etmeye, hakaret etmeye devam et. Ben sana hakaret etmeyeceğim. Yanlışlarını halkıma duyuracağım.
    Türkiye güçleniyor, Türkiye yükseliyor. Kredi notunuzun artmasından, borsanın değer kazanmasından bunlar rahatsız oldular.
    Bayrağımızın, pasaportumuzun, paramızın dünyada güç kazanmasından rahatsız oldular.

     

     

     

    AYLARDIR ŞEHİT HABERİ GELMİYOR

    Bu göstericiler, bu göstericileri kukla gibi parmaklarından oynatanlar bir şeyden daha rahatsız oldular. İçerisi var, dışarısı var.
    Türkiye’de aylardır terör nedeniyle şehir haberi gelmiyor, çatışma haberi gelmiyor.
    İnsanlar artık boşalan köylerine dönüyor, Cudi Dağı’nın eteklerinde piknik yapıyor.
    Kardeşliğin pekişmesinden rahatsız oluyorlar.

     

     

     

    “AKİL İNSANLAR ÇALIŞMALARINI TAMAMLADI”

    Bizi çözüm süreci için ne dedik. Sabotajlar olabilir dedim. Bu son olaylar en çok da çözüm sürecini saboteye dönük olaylardır.
    Boyun eğmeyeceğiz. Bu oyunu da bozacağız. Akil insanlar heyetimiz 7 coğrafi bölgede 81 vilayette çalışmalarını tamamladı.
    İnşallah Çarşamba günün akil insanlarla final toplantısını yapacağız. Çözüm sürecini kararlılıkla ilerleteceğiz.
    Kardeşlerim bizim en büyük hazinemiz kardeşliğimizdir.
    Kardeşliğimizi yücelterek Türkiye’yi büyüteceğiz

     

     

    “ALEVİ KARDEŞLERİMİZ ÜZERİNDEN OYUN OYNANIYOR”

    Bir süredir Türkiye’de çok çirkin tahriklerle çirkin provokasyonlarla Alevi kardeşlerimiz üzerinden oyun oynanıyor.
    Bu çirkin tahrikte CHP başrol oynuyor. Bazı kendini silmek milletvekilleri rol oynuyor.
    Alevi kardeşlerime buradan samimiyetle sesleniyorum. Bu tuzaklara karşı lütfen dikkatli ol. Huzurumuzu, istikrarı, güven ortamını bozacak girişimlere karşı lütfen uyanık olun.
    Dersim bezimle alakalı olmadığı halde bir Başbakan olarak özür beyanında bulunurken Bu CHP’nin genel başkanı bu açıklamamın istikametinde değil karşısında durmuştur.
    Bunları iyi bilmeniz lazım.

     

     

     

    “SABRETTİK, SABREDECEĞİZ”

    Bölünmeyeceğiz bir olacağız. İri olacağız diri olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Daha çok çalışacağız. Sorunları birlikte aşacağız.
    Bugünü kadar bizi çok incittiler çok üzdüler. Sabrettik, sabredeceğiz.
    Kimsenin incinmesine izin vermeyeceğiz.
    Senaryoları tek tek deşifre ettik ve ediyoruz.
    Provokatörleri, bu ülkenin birliğine beraberliğine saldıranları. Yalancıları tek tek deşifre ediyoruz.
    8 ay sonra sandık önümüze gelince bu Vandallardan, onları tahrik eden teşvik eden milli irade düşmanlarından hesabımızı sandıkta soracağız.

     

     

    “YÜZDE 100’ÜN HÜKÜMETİYİZ”

    Şuna herkes bilsin sandık sonucu ne olursa olsun biz 76 milyonun hükümeti yüzde 100’ün hükümetiyiz.
    Bakınız eğer biz bunu başaramasaydık bu ülkenin 78 vilayetinden milletvekili çıkaramazdık.
    CHP MHP BDP Türkiye’nin bütününde yoktur.
    Ak Parti yüzde 50 ile iktidar oldu yüzde 100’e hizmet veriyor.

    Türkiye’yi hep beraber büyüteceğiz. Hep birlikte zafere ulaşacağız.
    Dün Mersin’de çok .Büyük bir spor organizasyonun açılışın gerçekleştirdik. 24 ülkeden 6 bin sporcu dünyaya barışın, sporun dayanışmanın mesajlarını iletiyorlar.

     

     

     

    BAYRAK KAMPANYASINA DEVAM

    Şimdi benim sizden bir ricam var. Sincan’dan başlattığımız bayrak kampanyasını devam ettireceksiniz
    Balkonlarımıza camlarınıza bayrağımızı asacağız.
    Bayrak yasasına uygun olan bayrağımızı asmanızı istiyorum.
    Balkonlar pencereler ay yıldızlı bayrağımızla süslensin.

     

  • Erzurum’dan bankalara eleştiri

    Erzurum’dan bankalara eleştiri

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Türkiye’deki bankacılık sisteminin güçlü olmasının faydasının ekonomik krizlerde görüldüğünü belirterek, buna karşılık sektörün eleştirilecek yönlerinin de olduğunu söyledi.

     
    İş Bankası ile Dünya Gazetesi’nin düzenlediği 33. “İş’le Buluşmalar” toplantısı, Palandöken Kayak Merkezi’ndeki Polat Renaissance Otel’de gerçekleştirildi. “Erzurum’da Yeni Bir Bakış” adıyla düzenlenen
    toplantıya, Vali Dr. Ahmet Altıparmak, Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ahmet Küçükler, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı, Emniyet Müdürü Halit Turgut Yıldız, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Erzurum Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Hınıslıoğlu, Kızılay Şube Başkanı Mithat Turgutcan, sektör temsilcileri, iş adamları ile ETSO Meclis ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

     

     
    “GÜVEN; BANKACILIK İÇİN EN ÖNEMLİ SERMAYE”
    Moderatörlüğünü, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın yaptığı toplantının açış konuşmasını, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali yaptı. Erzurum’un İş Bankası açısından önemli bir kent olduğunu ifade eden Genel Müdür Bali, bankanın Erzurum’daki ilk şubesinin 1929 yılında hizmete girdiğini söyledi. Konuşmasında, Erzurum’un tarihi, ekonomik ve stratejik açıdan çok önemli bir şehir olduğunu vurgulayan Genel Müdür Bali, “Erzurum, özü, sözü bir, mert insanların yaşadığı ve işte bu özellikleri itibariyle bankacılığın sağlıklı yapılabildiği bir şehirdir. Bu sebeple çok daha büyük potansiyelleri hak eden bir kent… Ticarette en önemli sermaye sözdür, sözünün arkasından durmaktır. Bu açıdan bakıldığında da Erzurum’un bankacılık açısından çok önemli bir sermayesi olduğunu söyleyebiliriz. İpekyolu üzerinde kurulan bu şehir zamanla içerisinde bu mirasını ve avantajlarını daha çok kullanacağı bir faza girmesi en büyük temennimiz… Sadece temenni değil, bunu temin etmek için çok daha fazla çalışmamız gerekir. Erzurum’un ticari potansiyelinde de söz eden Genel Müdür Bali, kentin gelişen sanayisi ve tarımı ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin cazibe merkezi olduğunu dile getirdi.
    Toplantıda Genel Müdür Bali’nin ardından Vali Dr. Ahmet Altıparmak bir konuşma yaptı. Erzurum’da göreve başlayalı kısa bir süre olmasına rağmen kentin ekonomisi, sosyal ve kültürel yapısıyla ilgili önemli bilgiler edindiğini kaydeden Vali Altıparmak; “Erzurum’un en büyük avantajlarından birisi kentini seven insanların burada yaşıyor olmasıdır. Yani, ‘kentin sakini değil, sahibiyiz’ diyen insanların burada yaşıyor olması çok önemlidir.” dedi.

     

     
    Erzurum’un, eğitim, turizm, sağlık ve ulaşım alanlarında önemli bir kent olduğunun altını çizen Vali Altıparmak, yapılacak çalışmalarla kentin daha cazip hale getirilebileceğine dikkati çekti.

     

     
    BAŞKAN YÜCELİK, SEKTÖRÜ HEM ÖVDÜ, HEM ELEŞTİRDİ
    Toplantıda daha sonra ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik bir konuşma yaptı. Bankacılık sektörünün ülke açısından önemine değinen Başkan Yücelik, sektörünün güçlü olmasının faydalarının, yaşanan küresel ve ulusal krizlerde görüldüğünü belirterek, sektörün güçsüz olduğu zamanlarda yaşanan sıkıntıların ülke ekonomisine büyük zarar verdiğini dile getirdi. Bankacılık sektörünün eleştirilmesi gereken yönlerinin de olduğunu vurgulayan Başkan Yücelik, “Tabi, kuruluşu Cumhuriyetle yaşıt olan İş Bankası ve diğer milli bankalarımızın kriz dönemlerinde yaptıkları iyi niyetli çabaları biliyor ve takdir ediyoruz. Bizler, tüccar ve sanayiciler olarak bunları asla unutmuyoruz. Onlar en zor günlerimizde başımızın üstünden şemsiyeyi kaldırmadılar. Ama öyle bankalar var ki, sadece para toplayıp, bireysel krediler kullandırıyorlar. Gönül ister ki, Türkiye’deki finans sektörü bu kârlarının büyük kısmını üretime, KOBİ’lere aktarsın. Ama maalesef rakamlara baktığımızda KOBİ’lere kullandırılan kredilerin olması gerekenden çok düşük olduğunu görüyoruz. Bireysel kredilerin yerine üretime yönelik kredilerin artırılması gerekir.” diye konuştu.

     

     
    Son dönemde yaşanan olayların, ülkeyi yeni sıkıntılarla karşı karşıya getirmemesini temenni eden Başkan Yücelik, “Çünkü bu olayların öncesinde faizlerde çok güzel düşüşler yaşandı. Bu olaylar sebebiyle bir miktar dalgalanma oldu ancak yine önceki seviyesine geldi. İnşallah son dönemdeki bu sıkıntıları daha büyük sıkıntılara yol açmadan atlatacağız” dedi.

     

     
    Ülkede finans sektörü gibi reel sektörün de güçlü olması gerektiğini anlatan Başkan Yücelik şunları söyledi; “Ama maalesef finans sektörü reel sektöre hak ettiği değeri vermiyor. Biz zaman zaman Ticaret ve Sanayi Odası olarak bankalarımızla düşük faizli kredi sözleşmeleri imzalıyoruz. En çok üyelerimizden tenkit aldığımız konu, bu sözleşmeler… Bazı bankalar sudan bahanelerle üyelerimizin alacağı kredinin iki katı teminat istiyor. Bu oranların daha dengeli bir hale gelmesi en büyük temennimiz. Bunun yanı sıra, teminatı yetersiz görülen üyelerimizin Kredi Garanti Fonu aracılığıyla desteklenmesi konusunda bankaların açık kapı bırakmasını istiyoruz. Bu şekilde bankaların ticarette, sanayide, üretimde daha fazla kredi kullandırmasını ve ülkenin kalkınmasının temeli olan üretim sektörüne daha fazla destek vermesini arzu ediyoruz.”
    ETSO Başkanı Yücelik, konuşmasının son bölümünde, bankaların faizlerdeki düşüşü göz önüne alarak, daha önce kullandırılan kredilerin faiz oranlarında güncelleme yapmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
    Başkan Yücelik’in konuşmasının ardından, Okan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Taner Berksoy, Altınay Robot Teknolojileri Genel Müdürü Hakan Altınay, İzmir İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer ve Dünya Gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt’un konuşmacı olduğu panel gerçekleştirildi.

  • Erzurum SP’den veryansın

    Saadet Partisi (SP) Erzurum İl Başkanı Faik Çalık, basın toplantısı düzenleyerek gündeme dair konularda açıklamalarda bulundu.
    Hatay Reyhanlı’da yapılan menfur saldırıyı kınayarak toplantıya başlayan Çalık, “Reyhanlı saldırısı sonrasında resmi açıklamalara göre 51 vatandaşımız hayatını kaybetti, 100’ün üzerinde yaralı var. Zannediyorum ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde terörle gerçekleşen en kalabalık sivil halk ölümü olmasına rağmen yöneticilerimiz sanki şaka yapıyorlar. Bir şey olmamış gibi rahat hareket ediyorlar ve ancak Amerika gezisi sonrasında burayı ziyaret edebileceklerini söylüyorlar. Obama İle görüşmeleri 50 vatandaşımızdan daha önemli imiş gibi ! Türkiye bir bataklığa çekilmek istenmektedir. Bu saldırı kime yaramıştır ona bakmak lazım. İsrail’in özür hadisesinden sonra yaşanan gelişmeleri takip ettiğimizde ABD’li yetkililerin Başkan Obama, ABD savunma Bakanı ve ABD dış işleri bakanının bölgeye ziyaretlerinin artması ve Başbakanımızın ABD ziyareti ve bu ziyarette Başbakanın NBC’ye verdiği demeçte ABD’nin öncülüğünde Kara harekatına destek veririz sözü ve akabinde patlamanın gelmesi Türkiye kamuoyunun müdahaleye hazırlandığı şeklinde yorumluyorum. Mahallemizde bir yangın var ve bu yangının sönmesi için yangını çıkaranlardan yangını söndürmelerini istemek. Yangına benzinle gitmek olacaktır. Bu yangın daha da genişlemeden söndürülmelidir. Bunun için Türkiye, İran ve Mısır, aktif olarak görev almalı ve batılıların müdahalesine asla izin verilmemelidir.” diye konuştu.

     
    “İMF’YE BORÇ BİTTİ AMA DIŞ BORÇ ARTIYOR HÜKÜMET BUNU AÇIKLASIN”
    Çalık, Türkiye’nin toplam borcu (İç Borç+Dış Borç) devletin yayınlamış olduğu resmi rakamlara göre, sürekli arttığını ileri sürerek, “AKP hükümeti, ekonomideki beceriksizliğini ve acı gerçekleri ucuz bir demagoji ile gizlemeye devam ediyor. Türkiye’nin IMF’ye olan kredi borcunun son taksitinin ödenmesi ile birlikte kamuoyuna ve millete ‘borçsuz bir ülke’, ‘nereden nereye’ mesajı verilmeye çalışılırken, asıl gerçeklerin ise üzeri örtülüyor. AKP Hükümetinin iş başına geldiği 2002 sonunda Türkiye’nin toplam 130 milyar dolar dış borcu bulunurken, bu rakam 2012 sonu itibariyle 337 milyar dolara çıkmış durumda. Yani 10 yıl içinde ülkenin dış borcu 2.5 kat arttı. Gelinen noktada dış borç korkutucu boyutlara gelirken, AKP hükümetinin ülkenin sadece IMF’ye borcu varmış gibi göstererek; ‘IMF’ye borcu sıfırladık hatta 5 milyar dolar borç vereceğiz’ şeklinde bir mesaj vermesi manidar değil mi ? Borçlar konusunda önemli olan dış borcun geldiği boyuttur. 2002 sonu ile 2012 sonu itibariyle yani 10 yıllık sürede toplam borç nereden nereye geldi? Bu sorunun cevabı hükümetin bu konuda başarısını veya başarısızlığını ortaya koyar. Şunu da belirtmek gerekiyor, ekonomisi sürekli cari açık veren bir ülkenin dış borcunun azaldığından bahsetmek büyük kandırmacadır. Türkiye ekonomisi uygulanan ekonomik politikalardan dolayı sürekli olarak yüksek cari açık veren bir yapıya sahip. Yani bu açık sürekli dış borçlarla kapatılıyor. Bu durum bile IMF üzerinden kopartılmaya çalışılan iyimser havanın ne kadar aldatıcı olduğunu göstermeye yetiyor.” şeklinde konuştu.

     
    EKONOMİDEKİ ACİZLİKLER IMF İLE ÖRTÜLECEK!
    Türkiye’nin borcu IMF’den değil başka kaynaklardan bulduğunu öne süren Faik Çalık, “Bu da hükümetin tercihinden değil dünyada uygulanan parasal genişleme politikasından kaynaklanıyor. ABD Merkez Bankası FED her ay 85 milyar dolar karşılıksız para basarak piyasaya sürüyor. ABD ve AB’nin, son olarak da Japonya’nın krizden çıkmak için uyguladıkları bu parasal genişlemeden dolayı da IMF’nin varlığı sorgulanır hale geldi. İşin doğası gereği sadece Türkiye değil bütün ülkeler farklı kanallardan paraya ulaşmaları kolaylaştığı için IMF ile olan ilişkilerini bir bir kapatmaya başladılar. Türkiye’de bu ülkelerden birisi. Bu durumu, ‘bizden öncekiler IMF’den borç alırdı, biz ödüyoruz’ şeklinde halka sunmak gerçeği yansıtmadığı gibi konuya tam hakim olmayan geniş halk kesiminin gözünü boyamaya çalışmaktan başka bir niyeti ortaya koymaz. Türkiye’de IMF’ye borç ödemesinin yanında; ‘Ekonomisi cari fazla veren, dış borcu azalan, üretimi artan, dış kaynaklara bağımlılığı azalan’ bir tablo olsaydı o zaman IMF’ye olan borçların kapatılması bir başarı olarak görülebilirdi. Ancak Türkiye ekonomisi her yıl yüksek oranda cari açık vermeye devam ederken, bütçesinde faiz ödemeleri için 53 milyar liranın üstünde ödenek ayırırken ve dış borcu azalmadığı gibi sürekli arttığı bir dönemde tek başına IMF’ye borçların kapatılması bir anlam ifade etmediği gibi buradaki acizliği ortaya koyuyor.” diye konuştu.

  • MHP’den akil adamlar tepkisi

    MHP’den akil adamlar tepkisi

    MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, Akil Adamlar Komisyonu ile ilgili, “Biz önce adam olup olmadıklarına bakıyoruz. Sonra akilliklerinin ölçüsünü kim koyuyor ona bakıyoruz.” dedi. MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise “Türk milleti ile Türkiye Cumhuriyetidevleti ile sorunları olan ne kadar insan varsa alt alta yazmışlar, bunlara akil adamlar demişler.” değerlendirmesinde bulundu.

     

     

    MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında BaşbakanRecep Tayyip Erdoğan’ın Akil Adamlar Komisyonu ile ilgili yaptığı açıklamaları ve konuyla ilgili basında yer alan bazı isimleri değerlendirdi. Öztürk, “A-kıl adamlar… Önce adam olup olmadıklarına bakıyoruz. Sonra akilliklerinin ölçüsünü kim koyuyor ona bakıyoruz. Varsınlar ne kadar akıllılar ortaya koysunlar. Önemli olan milletin sinesinde bu kararların yer alıp almayacağız. Kimin adına, hangi yetki ile kim akilliklerine karar vermiş de karar alacaklar? Bu soruların cevaplarını versinler ondan sonra bakarız.” diye konuştu.

     

     

     


    YENİÇERİ: TÜRK MİLLETİ İLE NE KADAR SORUNU OLAN İNSAN VARSA ALT ALTA YAZIP AKİL ADAMLAR DEMİŞLER

    MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ise “Ne kadar olmaması gereken insan varsa orada mevcut. Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti ile sorunları olan ne kadar insan varsa alt alta yazmışlar, bunlara akil adamlar demişler. Ben soruyorumİlber Ortaylı kimsenin aklına gelmedi mi Sayın Başbakan?” ifadesini kullandı.