Etiket: eleştiri

  • Kösem Sultan Dizisine Eleştiri

    Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu, “Hürrem Sultan aşağılandı, yerle bir edildi, şimdi de Kösem Sultan aşağılanıyor. Farkında değil misiniz, aslında aşağılanan sizsiniz ve pirim veren de sizsiniz seyrederek” dedi.

    Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Sakarya İl Müdürlüğünce ’Çınaraltı Gençlik Söyleşileri Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen ve Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı ’Tarihe Yazılanlar’ isimli program, Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Programa Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş da katıldı.

    “TARİHİ DİZİLERİ, TARİH ZANNETMEKTEN VAZGEÇELİM”

    Söyleyişi programında öğrencileri televizyonda gördükleri her şeye inanmamaları konusunda uyaran Bahadıroğlu, “25 yılımız televizyon başında geçiyor, dikkate alın bu söylediklerimi. Ve tarihi dizileri de tarih zannetmekten vazgeçelim lütfen. Onlar eğlendirmek içindir, tarih eğlendirmek için değildir. Tarih, dünyada yaşayan milletlerin köklerini anlatmak içindir. Bahsedilen insanlar nineniz ve dedenizdir. Ama çizgi film veya dizi filmde gördükleriniz değildir” diye konuştu.

    MUHTEŞEM YÜZYIL KÖSEM SULTAN’A ELEŞTİRİ

    Geçtiğimiz hafta başlayan ‘Muhteşem Yüzyıl Kösem Sultan’ dizisiyle alakalı eleştirilerde bulunan Bahadıroğlu, “Aşağılanan kadındır, farkında değil misiniz? Hürrem Sultan aşağılandı, yerle bir edildi, şimdi Kösem Sultan aşağılanıyor. Farkında değil misiniz, aslında aşağılan sizsiniz ve pirimi veren de sizsiniz, seyrederek. Etmeyin, ederseniz Diriliş Ertuğrul’u seyredin, daha düzgün, daha dinamik” dedi.

    “150 SENEDE BATI TARZI İNSAN İNŞA ETTİK”

    Batı tarzı insan yetiştirmeye başlanılan günün üzerinden 150 yıl geçtiğini ifade eden Bahadıroğlu, “Tanzimat’tan ayarı alacaksınız. 150 senede batı tarzı insanı inşa ettik. Yani hayat savaştır diye düşünen insan inşa ettik. Yani altta kalanın canı çıksın diye düşünen insan inşa ettik. Bereket biraz da insanlaşmış insanlar bizi yönetmeye başladılar da Somali’ye kadar deprem oldu gidiyoruz, sel oldu gidiyoruz. Var olan imkanlarımızı öz kardeşlerimizle paylaşıyoruz. Demek ki o damar tümüyle kurumadı” ifadelerini kullandı.

    Programın sonunda Yavuz Bahadıroğlu, liseli hayranlarıyla fotoğraf çektirerek, kitap imzaladı.

  • Gökhan Saral’dan Trabzonspor Yönetimine Eleştiri

    Trabzonspor’un eski yöneticilerinden Gökhan Saral, kulübün mevcut yöneticilerinin öfkeyle yaptığı hareketlerin bordo-mavili kulübe karşı pusuda bekleyenlerin ekmeğine yağ sürdüğünü söyledi.

    Bordo-mavili kulübün son olağan kongresinde başkan adayı Muharrem Usta’nın yönetim kurulu listesinde yer alan Geskon İnşaat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Trabzonspor Medical Park Basketbol eski 2. Başkanı Gökhan Saral, yaptığı yazılı açıklamayla çarpıcı ifadeler kullandı.

    “TRABZONSPOR’A KARŞI PUSUDA BEKLEYENLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜLMÜŞTÜR”

    Gökhan Saral, Türkiye’de tel örgülerin kaldırıldığı ilk stadyumun Hüseyin Avni Aker Stadyumu olduğunu belirterek, “Türkiye’de tel örgülerin kaldırıldığı ilk stat olan Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun bugün hakemlerin çıkışına izin verilmeyen bir cinnet mekanına dönüşmesi, Trabzonspor’u kötü yönetenler kadar, şike gibi bir ahlaksızlığa, emek hırsızlığına ve hak gaspına göz yumarak Türk futbolunu yönetenlerin de eseridir. Sonuçlarını, oyuncuların verdiği mücadelenin değil, hakemlerin, ‘hata’ diyemeyeceğimiz kasıtlı kararlarının belirlediği maçların art arda kaybettirdiği puanlar, Trabzonspor yöneticilerini fazlasıyla öfkelendirmiş ve ne yazık ki kontrol edilemeyen bu öfkeyle yapılan hareketler, Trabzonspor’a karşı adeta pusuda bekleyenlerin ekmeğine yağ sürmüştür.”

    “CEZALAR KABUL EDİLEMEZ”

    “Sporun amacının dostluk, barış ve kardeşlik olduğuna inanan bütün insanlar gibi Trabzonspor camiasının sağduyulu mensuplarının da, gerekçesi ne olursa olsun, hakemlerin stattan çıkışlarına 4 saat boyunca izin verilmemesini tasvip etmeleri mümkün değildir. Elbette bir cezası olmalıdır ancak, cezanın da adalet ve hakkaniyet ölçüsüne uygun olması gerekmektedir. Trabzonspor yöneticilerinin hakemlere yönelik eylemi ne kadar kabul edilemez ise, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun (PFDK) bu eylemi gerekçe göstererek gerek Trabzonspor’a, gerekse TFF Başkanvekili İbrahim Usta ve Trabzonspor yöneticilerine verdiği ağır cezalar da o kadar kabul edilemezdir.Çünkü cezayı eyleme göre değil, eylemi yapanın kulübünün renklerine göre tayin eden bir anlayışın, adaletli davrandığına inanmak mümkün değildir” dedi.

    “AZİZ YILDIRIM’A KUŞ TUYU HAFİFLİĞİNDE CEZA”

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’a hafif cezalar verildiğini dile getiren Gökhan Saral, “Aziz Yıldırım’a kuş tüyü hafifliğinde ceza vermek için çırpınanlar Trabzonspor’a gelince niye okka ile muamele yapıyorlar? Şike yaptığı Yargıtay tarafından tescillenmesine rağmen, aklanması için türlü siyasi manevraların yapıldığı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’a, hakem odası bastığında ve basacağını söylediğinde, PFDK neden Trabzonspor yöneticilerine olduğu gibi cömert davranmamıştır? Bu ağır hak mahrumiyeti ve para cezalarıyla, yöneticilerin şahsında Trabzonspor camiasını yıldırmak mı hedeflenmiştir? Şikenin ortaya çıkması ve sonrasında yaşanan gelişmeler, ne yazık ki Türk futbolunun egemen güçler tarafından kuşatıldığını, alınlardan akan terin karşılığının, paçalarından pislik akanlarca gasp edildiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu gerçek ortadayken, sorularımıza, şikenin üstünü örten Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’den cevap bekleyemeyiz. Asıl cevap beklediğimiz kişiler, TFF yönetiminde yer alan Trabzonlu hemşehrimiz Yaşar Aşçıoğlu’dur. PFDK Üyesi hemşehrimiz Fatih Erdöl’dür. TFF Dış İlişkiler İcra Kurulu Başkanı hemşehrimiz ve aynı zaman da Yıldırım Demirören’in kayınbiraderi olan Alican Ulusoy’dur. Bu kıymetli hemşehrilerimizin, Trabzonspor’a yapılan haksızlıklar karşısında şimdiye kadar ne yaptıklarını ve şimdiden sonra ne yapmayı planladıklarını inanın çok merak ediyoruz.”

    “TRABZONSPOR SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

    “Açıkça görülüyor ki; kirli ellerini spordan çekmeyen baronlar, futbolu kirletmeyi, hakemler eliyle hak gaspını, masa başı oyunlarla operasyonları sürdürmekte ve inadına temiz futbolu savunan milyonlarca insanı tahrik etmeye devam etmektedir. Bugün yönetimine camia içinden gösterilen tepkiyi de fırsat bilerek Trabzonspor’u kafeslemek isteyenler, bu camianın büyüklüğünü idrak edememiş olmalılar ki; sabrın sınırlarını zorlamaktadırlar. Şunu bir kez daha haykırıyoruz; Trabzonspor sahipsiz değildir. Trabzonspor camiası, hakkını yiyenlerden hesap soracak güç ve kararlığa sahiptir. Bugün ellerindeki hukuk gücünü hak gaspının aracı olarak kullananlar, bir gün mutlaka kirli tezgahların altında kalacaklardır. Eğer bu ülkede gerçekten temiz futbol isteniyorsa, sonuçları birilerinin talimatıyla öttürülen düdüklerin değil, alın terinin ve emeğin belirlediği müsabakalar isteniyorsa, kupaların, hırsızların değil hak sahibinin müzesine konulması isteniyorsa, bütün kulüplerin, Trabzonspor’a hakemler eliyle yapılan haksızlığa isyan etmesi gerekir. Zira bugün bize yapılanlar, yarın onlara yapılacaktır. Bunun bir samimiyet sınavı olduğunu hatırlatarak, Türk futbolunun temiz bir geleceğe kavuşması için tüm spor kamuoyunu ortak ses vermeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • CHP Eski İl Başkanı Kalınomuz’dan, Partisine Ağır Eleştiri

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın eski İl Başkanı Barkan Kalınomuz, 1 kasım seçim sonuçlarının ardından ‘Seçim Analizidir’ başlığı ile yaptığı seçim değerlendirmesinde, partisini ağır şekilde eleştirdi.

    Sosyal paylaşım sitesi hesabındaki paylaşımda, Barkan Kalınomuz, ‘Seçim Analizidir’ başlıklı yazısında, “1-Millet kapı kapı gezerken, Cumhuriyet Balosu adı altında, çalışmak yerine yemek yeyip rakı içip poponu gezdiriyorsan. 2-Parti yönetimlerin güçsüz ve vasıfsızsa, 3-Millet kapı kapı çalışırken, yöneticilerin çorbacılarda, barda, Halil abi restaurantlarda, Karadeniz kırahatnesinde okey oynayarak sürterse, 4-Kadın kollarındaki bir kısım kadınlar seçim çalışması adı altında broşür dağıtırken ağzındaki 100 gram sakızla mahalle karısı endamında sokaklarda gezinirse, 5-Bu partinin örgüt tabanı halk değilde belediye ve AYBA olursa, 6-İnsanlara balık tutmayı değil de tuz oranı eksik ekmek yapıyoruz diye övünmeyi siyaset zannediyorsanız, 7-Meydandaki ağaçları söküp saksılara ağaç dikiyorsanız, 8-Yöneticiler parti yöneticisi değil zabıta gibi davranıyorsa 9-pasoligi kaldırmakla siyaset yapıyorsanız, 9- ee bi de o varsa, Ebemizi görürüz” ifadelerine yer verdi.

  • Başkan Akış’tan Sert Eleştiri

    Büro Memur-Sen Bilecik İl Başkanı Mustafa Akış, Türk Büro-Sen İl Temsilcisi Cüneyt Taşkesen’in Bilecik Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğüne atanan Celalettin Ateş hakkında yaptığı açıklamalara sert cevap verdi.

    Mustafa Akış, açıklamasında, Taşkesen’in bilgi eksikliği ile açıklama yapan sendika temsilcisinin liyakatsizliği kendi sendikası içindeki atamalara bakarak aramasının daha doğru olacağını söyledi. Akış, açıklamasında, “Son dönemde Bilecik SGK İl Müdürlüğünde yapılan görev değişikliğini hazmedemeyerek, yaklaşan soğuk hava şartlarında idrak yolu enfeksiyonu geçiren Türk Büro-Sen İl Temsilcisi, bizi pekte şaşırtmayan, doğru bilgiden uzak, ideolojik ve peşin fikirlilik saplantısı içerisinde hazin bir basın açıklaması yaptığından dolayı, Bilecik kamuoyunu bilgilendirmek adına bu basın açıklamasını yapmak Büro Memur-Sen Bilecik İl Başkanlığı olarak elzem hale gelmiştir” dedi.

    Akış, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “İddia edildiği gibi atamaların tayinlerin durdurulduğu bir dönemde, SGK İl Müdürü tayini yapıldığı gerçeği yansıtmamaktadır. Malum sendika temsilcisi arkadaş Başbakanlık Genelgesini dikkatlice okursa, soruşturmaya esas yapılan atamalar ile görevde yükselme ve unvan değişikliği, üçlü kararname ve benzeri atamaların durdurulan atamalar olmadığını görecektir. Bizler malum sendikacının bu bilgi eksikliğine şaşırmadık. Devlet memurluğu yapan herkes bilmektedir ki, atama tayin ve benzeri yazılar atamaların yapıldığı Ankara’dan değil personelin son görev yaptığı kurumda kendisine tebellüğ edilir. Yaptığımız araştırmada ilimize SGK müdürü olarak atanan sayın Celalettin Ateş’in evrakı, kendisine 28 Ekim 2015 tarihinde öğlen sıraları Sakarya SGK İl Müdürlüğü tarafından tebellüğ edilmiştir. Malum sendika temsilcisinin tarafgirlik ve hırsları o kadar gözünü bürümüş ki bu konuda bile kolayca kamu oyunu kandırmak istemesine şaşırmadık. Her zaman ki gibi kamuoyunu yanıltıcı, doğru bilgiden uzak iddialarla memurlarımızı ve kamuoyunu yanıltmaya çalışan malum sendika temsilcisinin hak ve adalet adına yanlışlarından dönerek, doğruları anmak ve anlamak adına Büro-Sen ailesine onurlu bir üye olabilmesi için davet ediyorum. Yanlıştan dönmek çok büyük bir erdemdir diyen atalarımızı, bu ülke adına canlarını feda eden aziz şehitlerimizi tekrar hayırla yad eder, tüm kamu çalışanlarının ve Bilecikli vatandaşlarımızın, güçlü Türkiye yolunda duyarlı davranacakları konusunda inancımızın tam olduğunu kamu oyuna saygıyla bildiririm.”

  • Bakan Eroğlundan Devlet Bahçeliye Karikatürlü Eleştiri

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 7 Haziran sonrası MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin koalisyon görüşmelerinde kendisine getirilen tekliflere ‘hayır’ demesini bir karikatür örneği üzerinden eleştirdi.

    Bakan Eroğlu, 1 Kasım seçim çalışmaları kapsamında geldiği seçim bölgesi ve memleketi Afyonkarahisar’da, partisinin İscehisar ilçesinde gerçekleştirdiği mitinge katıldı. Mitinge Bakan Eroğlu’nun yanı sıra AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ürün, İl Genel Meclis Başkanı Salih Sel, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven ve çok sayıda partili katıldı.

    Konuşmasında önce Türkiye’de yaşanan terör olaylarına değinen Bakan Eroğlu, terör örgütlerinin arkasında bazı batılı ülkelerin olduğunu ifade etti. Türk ve Kürt halklarının kardeş olduğunu vurgulayan Bakan Eroğlu, “PKK terör örgütü Kürtleri’n de, Türkleri’n de düşmanı. Çünkü bizim anlayışımızda şu var; ‘Türk-Kürt kardeştir ayrımcılık yapanda kalleştir.’ Onlar da bizim bin yıllık kardeşimiz. Ama PKK kanlı terör örgütüdür. Dolayısı ile biz de PKK ile mücadele ediyoruz, ama arkasında kimler var bunu biliyorsunuz. Birincisi Türkiye’nin başına bir takım problemler örelim Türkiye ilerlemesin. İkincisi şimdi de DEAŞ’ı çıkardır o da ne olduğu belli olmayan bir terör örgütü. DHKP-C’yi besliyorlar. Bir de bunların üç tane planı var Türkiye’deki istikrarı bozalım çünkü tek başına iktidar olduğu zaman Türkiye fırlayıp gidiyor. Bakın Gayri Safi Milli Hasılamız 230 milyar dolardan, 800 milyar dolara yükseldi. IMF’ye borcumuzu ödediğimiz gibi 5 milyar dolarda borç verecek şekilde Merkez Bankası dövizle doldu. Batı özellikle bilhassa biz Kıbrıs’a su götürünce batının gözü açıldı. Şu anda tam 7 tane şer cephesi ‘Türkiye’de istikrar olmasın, koalisyon olsun, Türkiye geri kalsın’ istiyor. Dünyada kriz varken eğer eski Türkiye olsaydı inanın Türkiye’nin hali perişan olurdu. Enflasyon yüzde 90’na yükselirdi. Ama enflasyon canavarını yok eden hükümet bizim hükümetimiz” diye konuştu.

    “DOLAYISI İLE MİLLET BAHÇELİ’Yİ SANDIKTA DA İNŞALLAH SANDIĞA GÖMECEK”

    Konuşmasında daha sonra 7 Haziran seçimleri sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelere değinen Bakan Eroğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu dönemde hükümet kurulması için kendisine getirilen bütün teklifleri reddettiğini hatırlattı. İnternette yayınlanan bir karikatür üzerinden Bahçeli’ye yüklenen Bakan Eroğlu, “Geçen gün bir karikatür gördüm ve çok güldüm. Çok güzel bir karikatür. Espri olsun diye söyleyeyim sayın Bahçeli ya o bizi ilgilendirmez de karikatür olduğu için söyleyeyim, ‘niye evlenmediniz?’ diye sormuşlar. Ya evlenince ‘evet’ diyeceğim için. Dolayısı ile bir partinin vazifesi millete hizmettir. Yoksa ‘ya ben ona hayır, buna hayır’ kardeşim sen o zaman her şeye hayır diyeceksen millet senin arkanda niye dursun. Dolayısı ile millet Bahçeli’yi sandıkta da inşallah sandığa gömecek. Sandıkta da millet ona hayır diyecek” dedi.

    Bakan Eroğlu buradaki mitingin ardından ilçede belediye tarafından hazırlanan aşure dağıtım törenine katılarak vatandaşlara aşure ikramında bulundu.