Etiket: eleştiri

  • Göksu’dan İBB yönetimine eleştiri: “İstanbul siyasal intihalciliğin esiri oldu”

    Göksu’dan İBB yönetimine eleştiri: “İstanbul siyasal intihalciliğin esiri oldu”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde konuşan Esenler Belediye Başkanı ve İBB AK Parti Grup Başkanvekili M. Tevfik Göksu, Büyükşehir Belediyesi yönetimini eleştirdi. Yönetimi siyasi intihalcilikle suçlayan Göksu, “İstanbul’un dilinin bir buçuk yılda nereden nereye geldiğini gördük. Bununla birlikte bu dile sirayet eden yeni bir kavramdan bahsetmek istiyorum. Siyasi intihalcilik. Yani, başkasının çalışmalarını kendine mal etmek, kendi yapmış gibi göstermektir” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Meclisi’nin Ekim ayı toplantılarının ilkinde konuşan Göksu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bugünkü yönetiminin artık mazeret süreçlerini tamamen tükettiğini, kendilerine ait icraatlarla konuşmasının vakti geldiğini söyledi. İBB yönetimini siyasal intihalcilikle suçlayan Göksu, “İstanbul’un dilinin bir buçuk yılda nereden nereye geldiğini gördük. Bununla birlikte bu dile sirayet eden yeni bir kavramdan bahsetmek istiyorum. Siyasi intihalcilik. Yani, başkasının çalışmalarını kendine mal etmek, kendi yapmış gibi göstermektir. Çalışanın emek ve başarısını kendine mal etmek ancak şu üç şeyle izan edilebir; 1. Kendi yetersizliğini örtme, 2. kendini onaylatma, 3. kendine pay çıkarma çabası. Özünde ise egonun altında gizlenmiş, itiraf edilememiş bir özgüvensizliktir. Baktığımızda görüyoruz ki, İBB tüm reklam ve tanıtım mecralarında gurur faaliyetleri olarak hemen hemen tamamını bizim yaptığımız projelerin açılışını yeni bir hizmet olarak takdim etmektedir. Bu sahiplenme kurumsal devamlılık çerçevesinde olduğu müddetçe elbette bir sorun değildir. Çünkü bu projeler milletimizin projeleridir. Ama normal olmayan bunu sahiplenirken ortaya konan manipulatif ve intihalci dildir. Yıllar önce yapılmış olan projeler, sanki yeni yapılmış ve seçim vaatleri yerine getirilmiş gibi gösterilmektedir. Adeta 16 milyon İstanbullunun aklıyla dalga geçilmektedir. En kibar ifadesiyle bile söylersek, bu patolojik bir durumdur. Bu siyasal intihalcilik diline birkaç örnek vermek istiyorum. Sayın Başkan ve İBB yeni yönetimi tanıtımlarda diyor ki; ’Yeni yaşam vadileri yapacağız dedik, yaptık. Kemerburgaz ve Sarıyer Atatürk Kent Ormanı’nı açtık.’ Bu cümle ne diyor arkadaşlar? Sayın Başkan’ın yeni yaşam vadileri ile ilgili bir seçim vaadi varmış, onu yerine getirmiş. Peki soruyorum, bu vadileri hakikaten başkan ve ekibi mi inşa etti? Yoksa sadece tabelasını mı astı?” diye konuştu.

    İmamoğlu’nun Kurbağlıdere, Merter Otoparkı ve Üsküdar yağmur suyu sorunu ile ilgili açıklamalarına da tepki gösteren Göksu, “Mesela başkan, İBB tanıtımlarında diyor ki; ’Kurbağalıdere’nin ıslahını hızlı bir çalışmayla çözdük. Üsküdar’daki kronik sorunu, yağmur suyu projesi ile çözdük’ ve ekliyor; ’Bu sorunlar kader değil, ihmaldir’ Başka? ’Yapımını tamamladığımız Merter Otoparkı’nı hizmete açtık. Yıllardır sıkıntı yaşanan bölgeyi rahatlatıyoruz’ diyor. Edeb yahu diyorum. Bu bina 25 senedir İstanbul’a ve İstanbullulara hizmet veriyor başkan. 25 yıl önce yapılmış binayı yaptığını iddia ediyorsun. 2018 senesinden beri ise otopark olarak hizmet verdiği halde hizmete açtığını söylüyorsun. Başka? Cemal Kamacı Spor Kompleksi yapılan tadilat için kullanılan ifade. Yeniden inşa etmiş sayın başkan. Öyle diyor. Başkanın kendi tabiriyle ifade edelim. E-5 karayolunu kullanan 16 milyon İstanbullunun aklıyla alay ediyorsun. Bunları çıkarttığınızda, elinizde size özgü kalan, CHP genel başkanınızı davet edebildiğiniz sadece iki açılış var; 1- Vakıfların restore ettiği, sizin sadece 50 liralık musluğunu taktığınız bir çeşme açılışı. 2- Sayın başkanın kabri başında gerçekleştirdiği nezaketsiz tavrı unutturmak için satın aldığınız Fatih Sultan Mehmet Han’ın portresinin açılışı. Son olarak size bir öneride bulunmak istiyorum. Sayın genel başkanınızın vizyonunu hayata geçirerek önümüzdeki günlerde ‘koronaya karşı ücretsiz yeni iskambil destesi’ projesini de yapar, sayın genel başkanı bir de o açılışa davet edersiniz. Böylece İstanbullular için her şeyiyle size ait orijinal bir projeniz hayat bulmuş olur” şeklinde konuştu.

    Göksu, son günlerde sökülen ve vatandaşlar tarafından büyük tepki toplayan dikey bahçe duvar bitkileri konusuna da değinerek şunları söyledi:

    “İstanbul’daki otobanların kenarlarında var olan yeşil duvarlar bir bir sökülmeye ve yıkılmaya başlandı. Bahane olarak da bu uygulamaların bakım maliyetinin yüksek olduğu öne sürüldü. Peşinen ve üzülerek söylemeliyim ki İBB’nin ve yeni yönetiminin İstanbul için iş yapma niyeti yoktur. Zira İstanbul gibi bir metropolde yapılan her hizmeti ‘maliyet’ olarak görmek belediyeci kafası değil, müflis tüccar kafasıdır. Siz İstanbul için yapılan yeşillendirme çalışmalarını maliyeti yüksek bahanesiyle yerle bir edeceksiniz, sonra kalkıp ‘Yeşil İstanbul’ diye her yere pankartlar asacaksınız. Bunun adı düpedüz samimiyetsizliktir. Öncelikle şunun altını çizmeliyim ki; İstanbul’un otoban kenarlarında var olan doğal bitki duvarlarının maliyeti Sayın Başkan’ın ve yönetiminin bahane etmek için abarttığı rakamlarla hiçbir ilgisi yoktur. Söylediğim gibi bakımını yapmaktan aciz kaldıkları için kocaman bir algı oluşturmaya çalışmaktadırlar. İstanbul’da var olan dikey bahçe olarak da isimlendirebileceğimiz duvar uygulamalarının tamamı yaklaşık 55 bin metrekaredir. Bunun tam 36 bin metrekaresi doğal yeşil bitkidir. Geri kalanı kompozittir. Bütün alanların her şey dahil aylık ortalama bakım maliyeti 720 bin TL’dir. İddia ediyorum İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının tanıtım mecralarına astığı belirsiz sloganlarının ve kişisel iletişim harcamalarının aylık maliyeti bu rakamın üstündedir. Burada meselenin maliyet olmadığı çok açıktır. Mesele iş yapma niyetlerinin olmaması ve İstanbul’un geri götürülme meselesidir. Ve size şunu sormak istiyorum; iyi ve güzel olan her şeye bu kadar karşı çıkabilmeyi nasıl beceriyorsunuz? Ak Parti döneminde yapıldı diye sırf çamur atmak ve kötülemek için bu güzelliklere nasıl kıyabiliyorsunuz? Bu yaptığınızı şuna benzetiyorum. Karşısındakinin güzelliğini çekemeyen birinin onun yüzüne kezzap atarak güzelliğine zarar vermesi haberlerini zaman zaman gazetelerden okuruz. Yoksa siz de daha iyisini yapamayıp kıskandığınız için İstanbul’un yüzüne kezzap mı atıyorsunuz? Dikey bahçe uygulamalarına bir de şu pencereden bakalım. İstanbul gibi kalabalık metropollerde yeşil bitki örtüsünün şehre olan faydası inkar edilemez. Bu uygulamaların maksadı, hızla gelişen kentleşmenin yıkıcı etkilerini en aza indirgemek ve kentsel yaşam alanındaki insanlara yeşil mekan alternatifleri ve imkanları sunmaktır. İklimsel değişikliğin gündemdeki etkisini arttırmasıyla dikey bahçelerin kent yaşamındaki yeri de gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Kentlerdeki yapıların bu dikey bahçeler sayesinde artık hissedilebilir düzeylere ulaşan iklim problemine bir çözüm getireceği düşünülmektedir. Çok kısa bir geçmiş olmasına rağmen bu uygulamalar halkımız tarafından çok benimsenmiş ve farklı üniversitelerden 19 bilimsel teze konu olmuşlardır. Bu bilimsel araştırmalar da göstermiştir ki; dikey bahçe uygulamaları ile yapıların bitkilendirilmesi çok çeşitli faydaları da beraberinde getirmektedir. Kentsel dikey bahçelerin ekolojik, estetik ve çevresel faydaları; oksijen üretimi, karbon emilimi, ses yalıtımı, börtü böcek için yer temini, toz tutma, insanların iyi hissetmesi. Siz bir yönetim iradesi ortaya koymuş olabilirsiniz. ’Ben İstanbul’da yeşil istemiyorum’ diyebilirisiniz. Ama bunu yaparken her konuda olduğu gibi bahanelere sığınmak ya da geçmişe çamur atmaktan vazgeçmelisiniz. Çıkıp açık açık ben yönetemiyorum. Ben beceremiyorum, iki bitkinin bakımını yapmak bana zor geliyor demelisiniz. Bu konuda ben İstanbulluları doğru bilgilendirme ve sizi de uyarma görevimi yerine getirdim. Bundan sonrası size kalmış. Gerçi göreve geldiğiniz günden bu yana Ak Parti döneminde yapılmış ve açılışa hazır hale getirilmiş Kemerburgaz’daki Kent Ormanını açmak ve Hacı Osman’da yüzyıllardır var olan ormana tabela asarak ben yaptım demekten başka İstanbul’a bir fidan bile dikememiş bir yönetimden, yeşil konusunda fazla şey bekliyoruz galiba.”

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ’dan CHP’ye eleştiri

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ’dan CHP’ye eleştiri

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, “Kemal Kılıçdaroğlu yoldaşları, Mustafa Kemal’in askerlerini sindirmiş vaziyette Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimizin partilerinin nasıl bir yola doğru gittiklerini görmelerinde fayda var” dedi.

    AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi sertifika törenine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve AR-GE Birim Başkanı Hamza Dağ, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül, AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Mestan Özcan, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel ve Siyaset Akademisi kursiyerleri katıldı. Törende konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı AR-GE Birim Başkanı Hamza Dağ, CHP’yi eleştirerek, “Bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanan süreçleri özdeşleştirme durumu söz konusu olabilir. Aslında bir nevi kendi içlerinde akademik bir tartışma yaşıyorlar. Kendi içlerinde bölünmüş. Bir tarafta Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye sloganlar atıp, o şekilde kendisini ifade etmeye çalışanlar, diğer tarafta da Kemal Kılıçdaroğlu’nun yoldaşlarıyız diyenler var. Bu tartışmayı yaşıyorlar. Akademik tartışmayı yaşarken, kendi pratiklerinde yansıyan bir takım sıkıntılar var. Gelip gördüğümüzde ve şu anki tablolarını gördüğümüzde akademik olarak şunu çok net bir şekilde söyleyebiliyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu yoldaşları, Mustafa Kemal’in askerlerini sindirmiş vaziyette Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Yani bunu görüp, herhalde buna göre bundan sonra bu bölgelerde bulunan Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimizin kendi partilerinin nasıl bir yola doğru gittiklerini görmelerinde fayda var’’ dedi.

    Dağ, diğer partilere oy veren vatandaşların da hükümetin dış politikasına destek verdiğini ifade ederek, “Araştırmalar yapan birimin başında birisi olarak şunu çok net bir şekilde ifade edebilirim ki bugün Doğu Akdeniz çalışmamıza, Doğu Akdeniz mücadelemize, Doğu Akdeniz politikamıza Türkiye’den yüzde 75, Libya politikamıza yüzde 80 en son yaptığımız araştırmada destek var. Bu sadece sayın bakanım AK Partililerde değil, Allaha hamdolsun bugün İYİ Partililerin yüzde 70’i, HDP’lilerin yüzde 45’i, CHP’lilerin yüzde 60’ı bu mücadeleye destek veriyor. Çünkü taban işin farkında, taban olayın farkında, beyni satılık değil çoğunun. Ama tavan başka yere bakıyor. Bu millete baksa, bu ülkenin değerlerine baksa, bu ülkenin gerekliliklerine baksa orada nasıl bir mücadele verdiğimizi görür. Ama ne yazık ki buraya, Türkiye’ye oryantalist bir bakış açısıyla Londra’dan bakıyorsan, Paris’ten bakıyorsan, Washington’dan bakıyorsan, Pennsylvania’dan bakıyorsan o zaman bu işlerde çok daha farklı bir bakış açın olur’’ diye konuştu.

    Konuşmaların ardından kursiyerlere sertifikaları tek tek takdim edildi.

  • Komisyon toplantısında Ayvacık Belediyesi’ne eleştiri

    Komisyon toplantısında Ayvacık Belediyesi’ne eleştiri

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Ağustos Ayı Komisyon Toplantısı’nda Ayvacık Belediyesi tarafından ilçedeki Millet Bahçesi’nde bulunan işletme alanlarının 3. şahıslara kiralanması teklifi bazı meclis üyeleri tarafından eleştirildi. Millet Bahçesi’ndeki yapıların 3. kişilere kiralanma maddesi oy çokluğu ile kabul edilerek, meclise havale edildi.

    ’Saklı Cennet’ olarak adlandırılan Samsun’un Ayvacık ilçesinde 2017 yılında Cumhurbaşkanı’nın talimatına binaen açılan ’Ayvacık Millet Bahçesi’nin belediye tarafından özel bir firmaya kiralanması vatandaşlar tarafından tepki çekmişti. Samsun Büyükşehir Belediyeyi Ağustos Ayı Komisyon Toplantısı’nda Ayvacık Belediyesi tarafından Millet Bahçesi’nde yer alan işletmelerin 3. şahıslara kiralanması için yetki istediği gündem maddeleri muhalif meclis üyeleri tarafından eleştirilerek, reddedildi.

    “Millet Bahçesi milletin olmalı”

    Millet Bahçesi’nde yer alan yapıların özel sektöre kiralanmasının ardından vatandaşlar açısında çok pahalandığını ifade eden CHP Grup Başkanvekili Atila Tekcan, “Vatandaşlar burada daha önceden 500 TL ile düğününü yaparken, Ayvacık Belediyesi burayı hemen özelleştiriyor. İhaleyi alan kişi de geçen dönem belediye başkan yardımcısının yakını ve şimdiki meclis üyesi bir arkadaşımızın kardeşi olarak dikkat çekiyor. Düğün yapmak isteyenlerin maliyeti de bir anda 5-6 bin TL’ye çıkıyor. Vatandaş şu anda Millet Bahçesi’nin kiraya verilmesi olgusunu doğru karşılamıyor. Bu şekilde de 3. bir şahsa burası verilecekse, biz orada tesisleri Ayvacık halkının hizmetine daha da kolay erişilsin diye yapıyoruz. Yoksa birilerine kar sağlamak amacıyla yapılmıyor. Burayı alan kişiler siyasi kişilerin yakını ise bu da sorgulanmalı. Bu yapılan olay doğru değildir. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu işlemleri şikayet etmek için de imza toplanıyor. Millet Bahçesi’nin kiraya verilmesini doğru görmüyorum. Orayı milletin kullanması lazım, uygun kullanması lazım. Ana tema buydu. Ana temadan da uzaklaştırıldığı görülüyor. Ayvacık’taki bu olaylar disipline edilene kadar, bu maddeyi askıda bekletelim. Aynı şekilde orada bir kafe de var. O da Ayvacık Belediyesi tarafından kiraya verilmiş. Onu alan kişi de siyasi kişilere yakın birisi. Buralar madem kiraya verilecek, ilçe belediyesi Büyükşehir Belediyesi’nden neden devralıyor. Buralar 3. şahıslara kiraya verilecekse, biz buradan ihale usulü ile verelim. Böylece burayı da hak eden Şahıslar alır” dedi.

    “Belediye Başkanı kamuoyunu aydınlatacaktır”

    Söz konusu özelleşme ile alakalı gerekli açıklamanın Ayvacık Belediye Başkanı Halil Kalaycı tarafından mecliste verileceğini dile getiren Samsun Büyükşehir Belediye Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk, “Konu hakkında pek bir bilgim yok. Hangi işletme olursa olsun, bunda vatandaşın istifadesi esastır. Bu kapsamda belediyemiz bünyesinde olup da devrettiğimiz bir yer söz konusuysa bu yerle ilgili karar noktasındaki karar vericilik yetkisinin bizden kaldırmıyoruz. Karar verici organ Büyükşehir Belediyesi. Gerek düğün salonları olsun gerekse diğer hizmet yerleri olsun bütün bunlar vatandaşların istifade ettiği yerlerdir. Doğal olarak da bu yerlerde faaliyet gösterecek olan belediyeler ya da 3. şahıs işletmeler, hizmet almak isteyen insanlara daha sağlıklı ve kaliteli hizmeti sunabilmek için bu işler yapılıyor. Dolayısıyla görüşlerinize saygı duymakla beraber, böyle bir bakışın da olduğunu söylemek istiyorum. Meclis toplantısında Ayvacık Belediye Başkanımız da bu bahsedilen konular hakkında daha sağlıklı cevap verecektir. Kamuoyunu bilgilendirme noktasında olacaktır” diye konuştu.

    Komisyonda ayrıca 43 madde görüşüldü. Komisyonda onaylanan maddeler, karara bağlanmak üzere meclise havale edildi. Gündem maddeleri Pazartesi günü saat 14.00’te yapılacak Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında görüşülüp, karara bağlanacak.

  • Vukovic’ten Balıkesirspor’a eleştiri

    Vukovic’ten Balıkesirspor’a eleştiri

    TFF 1. Lig ekiplerinden Balıkesirspor’un kalesini koruyan Hırvat kaleci Andrija Vukovic, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kulübünü eleştirdi. Vukovic, “Balıkesirspor’un Yusuf Hoca’ya ve ekibine yaptıklarından utanıyorum” dedi.

    TFF 1. Lig’in 31. haftasında Balıkesirspor, Fatih Karagümrük’e 5-0 mağlup oldu. Bugün yaşanan gelişmede daha önce istifa eden ancak kararından vazgeçirilen Teknik Direktör Yusuf Şimşek, bugün Başkan Kadir Dağlı’nın kararıyla görevinden alındı.

    Yaşanan gelişmeler üzerine sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Andrija Vukovic, “Dün oynanan maçtan dolayı utanıyorum. Fakat kulübüm Balıkesirspor’un Yusuf hocaya ve ekibine yaptıklarından daha çok utanıyorum. Yusuf hoca, Türk futbolu için çok şey yapmış bir insan ve bu yapılanları kesinlikle hak etmiyor. Hiçbir şeyden dolayı suçlu değil. Ben her zaman sizin yanınızdayım iyi insanlar. Sizi seviyorum” dedi.

  • Rifat Hisarcıklıoğlu’dan merkezlerini İstanbul’a taşıyan firmalara eleştiri:

    Rifat Hisarcıklıoğlu’dan merkezlerini İstanbul’a taşıyan firmalara eleştiri:

    Kocaeli’de konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin farklı şehirlerinde üretim yapan firmaların merkezlerini İstanbul’a taşımasını eleştirerek, “Şirketlerimiz vergisini ürettikleri yerde versinler. Özellikle bu belediyelerimiz için önemli” dedi.

    Başiskele ilçesinde bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra, Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşmasına fabrikaların genel merkezlerini İstanbul’a taşımasının eleştirerek başlayan Hisarcıklıoğlu, “Şirketlerimiz vergisini ürettikleri yerde versinler. Özellikle bu belediyelerimiz için önemli. Şirketlerin geneli Kocaeli’de değil, Anadolu’nun genelinde merkezlerini İstanbul’a taşıyorlar. Her ne hikmetse bunu çözemedim. Sebebini siz benden daha iyi biliyorsunuz. İstanbul’a taşınınca vergiler oraya gidiyor. İstanbul’da zaten para çok. Asıl para bizim Kocaeli’ye lazım. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bizim çöpümüzü topluyor, kanalımızı, yolumuzu yapıyor. Ama bizim hiçbir katkımız ol Bunun sebebini siz benden daha iyi biliyorsunuz. Bu aynı zamanda sadece sanayi şehirleri için değil, turizm şehirleri için de geçerli. Yazları baktığınızda 2.5 milyon nüfus geliyor. Ama görünen kadar para alıyor. Bu doğrultuda silerin taleplerini dinleyerek destek oluyorum” dedi.

    “Türkiye iş yapma endeksinde 33. konuma geldi”

    Türkiye’nin 190 ülke için uygulanan iş yapma endeksi programında ilk 33 ülke arasına girdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “Hükümetimiz ile birlikte çalışarak ülkemizdeki iş ve çalışma ortamına dair önemli çalışmalara imza attık. Dünya Bankasının 190 ülkede düzenlediği iş yapma endeksi programı var. Türkiye tarihinde ilk 50 içerisinde girmemişti. Son 2 yıl hükümetle çalışarak geçen sene Türkiye iş yapma endeksinde 43, bu sene 33. konuma geldi. Biz bunları hissetmedik ama birçok iş artık kolaylaştı. Hedefimiz dünyadaki iş yapma kolaylığı endeksinde ilk 20 ilke içerisine girmek” diye konuştu.

    “Çalışanınız için mesleki yeterlilik belgesi alırsanız 5 yıl SGK prim payını ödemiyorsunuz”

    Tehlikeli meslek dalında üretim yapan firmaların çalışanları için mesleki yeterlilik belgesi aldığında 4,5 yıl SGK primi ödemediğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Tehlikeli mesleklerde çalışan kardeşlerimiz için Mesleki Yeterlilik Ve Belgelendirme Merkezi vasıtasıyla belge veriyoruz. O alanda da Türkiye’de en çok başarılı olan Kocaelimiz. En çok belgelendirmeyi bu ilimiz yapıyor. Şu anda 143 meslek dalında üretim yapanların yanında çalıştırdıkları kişilerin hepsinin ehliyeti olmalı. Artık ehliyetsiz adam yanında çalıştıramazsın. Devletimiz ile konuşarak bu yılsonuna kadar yapılacak olan tüm belgelendirmeler ücretsiz. Ne işveren ne de işçi ödeme yapmıyor. Ayrıca belgesiz işçi çalıştırsanız kişi başı aylık 775 TL cezası var. Kaç sene çalıştırdıysanız cezasını ödemek zorunda kalacaksınız. Biz dedik ki gelin bu eğitimi beraber verelim. Önümüzdeki dönem denetimler artacak. İşverenimiz için bir kolaylık var. Eğer çalışanınız için belge alırsanız 4.5 yıl SGK prim payını ödemiyorsunuz. İşçilik maliyetiniz yüzde 20 daha az olacak. Bundan yararlanmanızı istiyorum” şeklinde konuştu.

    “Son 10 yılda kadın girişimci sayımız tam 2 katına çıktı”

    Yapılan çalışmalar ile son 10 yılda kadın girişimci sayısının iki katı oranında arttığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Daha fazla kadın girişimcimizin olmasını istiyoruz. İşsizliği azaltmanın yolu istihdamdır. Bu alandan birini hep ihmal etmişiz. Tek taraflı düşünmeye çalışmışız. Kadınları hep ihmal etmişiz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak 12 yıldır kadın girişimciliği desteklemek için çalışmalar yapıyoruz. Bu konuda uluslararası firmalarla çalışıyoruz. Binlerce kadına e-ticaret eğitimi verdik. Kadınlarımız müthiş arttı. Son 10 yılda kadın girişimci sayımız tam 2 katına çıktı. Eskiden girişimcilerin içerisindeki kadınların payı yüzde 5’ti, biz bu projelere başladığımızda bu sayı yüzde 9,6 oranına geldi. Bununla gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.