Etiket: Eleman

  • Jeneratörü kontrol etmek için gelen teknik eleman şok yaşadı

    Antalya’da bir parkta erkek cesedi bulundu. Sabah saatlerinde jeneratörü kontrol etmek için parka gelen teknik eleman gördüğü manzara karşısında şok yaşadı.

    Edinilen bilgiye göre, Antalya’nın Kemer ilçesi Deniz Caddesi sahilindeki Kuğulu Park’ta 5 yıldızlı bir otelin jeneratörünün bulunduğu kapalı alana kontrol için gelen otelin teknik elemanı Hakan Kara’nın, cesetle karşılaştı. Tel örgüyle çevrili ve sarmaşıklarla gizlenmiş kapalı alana girdiğinde, iple asılı halde erkek cesedini gören teknik eleman hemen polise bilgi verdi. Olay yerine gelen polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, ölen şahsın Antalya’da oturan ve bir tente firmasında çalışan Mahmut E. (34) olduğunu belirlendi.

    Cesedi bulan otel teknik personeli Hakan Kara “Her sabah olduğu gibi jeneratörün mazot ve elektrik devrelerini kontrol etmek için geldiğimde şahsı asılı olarak gördüm ve yetkililere haber verdim” dedi.

    Görevliler olay yerinde inceleme yaparken denize gitmekte olan tatilcilerin etkilenmemesi için tedbir alındı. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Kemer Devlet Hastanesi morguna kaldırılan ceset daha sonra otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığına gönderildi.

    İntihar olduğu düşünülen olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • 10 bin liraya çalışacak eleman aranıyor

    İnegöl’ün lokomotif sektörü mobilyada yüksek maaşa rağmen çalışacak kalifiye eleman bulmakta sıkıntı yaşanıyor. Türkiye’nin mobilya şehri İnegöl’de 2 bin 500 mobilya firması, 3 bin ile 10 bin lira arasında aylık ücret verip çalıştıracak kalifiye eleman bulamıyor.

    İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) Başkanı Yavuz Uğurdağ, İnegöl’ün 350 milyon dolar ihracatı ile Türkiye mobilya ihracatının yüzde 16’sını oluşturduğunu ifade ederek, “Sıkıntılarımız olmasına rağmen bu sektörü büyütmeye devam ediyoruz. İnegöl ihracat rakamımız geçen yıl itibariyle 350 milyon dolara ulaştı. İhracat anlamında negatif pozisyona düşmeyen tek sektör mobilya sektörü. İnegöl mobilya sektörü Türkiye mobilya ihracatına yüzde 16 oranında katkı sağlıyor. Buna rağmen kalifiye eleman sıkıntısı yaşıyoruz” dedi.

    Uğurdağ, “Cumhurbaşkanlığımız nezdinde istihdam seferberliği başlatıldı. İnegöl’de zaten negatif bir işsizlik oranımız var. Yıllardan beri de bu oran aynı şekilde devam ediyor. Bunun yanında kalifiye eleman sıkıntısı azami seviyede. İşsizlik yok, ama kalifiye eleman az. Parça başı çalışan ustalarımız ciddi gelirler elde ediyor. Parça başı çalışmayla beraber aylık gelirlerini 3-4 bin liradan tutun 10 bin liraya kadar çıkartabiliyorlar. Hem kendileri, hem de üretim yapan firmalarımız kazanmış oluyor. Bununla birlikte ekonomimize olumlu katkı sağlanıyor. Bu ücretlere rağmen eleman sıkıntımız had safhada. Ücreti çok olsa bile firmalarımız eleman bulmakta zorlanıyorlar. Kalifiye eleman sıkıntısı çözülürse ihracat rakamları 500-600 milyon dolara çıkabilir. Kalifiye eleman sıkıntımızdan dolayı üretim yapan firmalarımız, fabrikalarımız temrinlerini tutturamaz hale geldiler” dedi.

  • Ağrı’da yılların mermercisi eleman bulamıyor

    Ağrı’da 21 yıldır mermercilik yapan Fettah Duman, mermer dükkanında 2 bin liraya çalıştıracak işçi bulamadığını söyledi.

    Ağrı merkez Fırat Mahallesi’nde ikamet eden Fettah Duman, 1996 yılından bu yana mermercilik yaptığını ve iş yerinde 2 bin liraya çalışacak işçi bulamadığını belirtti. Sektörde ister istemez sıkıntıların olduğunu anlatan Duman, çalışan kişiler için herhangi bir krizin olmadığını, düzgün, hesaplı ve fiyatlar uygun olduğunda vatandaşların da talebinin yüksek olacağını bu nedenle her türlü krizin aşılacağını ifade etti.

    Ağrı’ya yurt içi ve yurt dışından firmalar aracılığı ile aldıkları mermerleri getirip vatandaşlara sattıklarını dile getiren Duman, “İşsizlik oranına bakarsanız Ağrı’da işsizliğin yüksek olduğu görülüyor. Ama ben mermerde çalıştırmak için işçi arıyorum, bulamıyorum. 4 işçiye ihtiyacım var, arayış içerisindeyim, arıyorum ama kimse çalışmıyor. Mermer ağır iş olduğundan dolayı vatandaşlar çalışmayabilir. Belki daha rahat bir iş ararlar. Ama biz ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz” dedi.

    Ağrı’da kış mevsiminin oldukça uzun sürdüğünü ve bu nedenle iş yapamadıklarını, sadece yaz mevsiminde 6 ay gibi kısa bir zamanda çalıştıklarını ifade eden Duman, “Yaz mevsiminde çalışıp kazandıklarımızı kışın tüketiyoruz. İnşaat sektöründe zaman kısıtlı olduğu için, biz de yaz mevsiminde çok hızlı ve yoğun çalışmak zorundayız. Zamanında işlerimizi bitirmeye çalışıyoruz. Yeni eleman taleplerimiz var, inşallah onları da buluruz. Herkes işsizlik var diyor, ama bana göre ben de işçi bulamıyorum. Gelen kişiler bir gün çalışıp ikinci gün işi beğenmeyip kaçıyorlar. Yurt dışında mermer ithal eden firmalardan, Vietnam ve Hindistan’dan getirilen mermer taşlarımız var. İşlerimden de çok memnunum. İnsanlar iyi çalışırsa yaptığı işten memnuniyet duyar. Zamanında işinizi iyi bir şekilde yaparsanız o işten ekmekte yersiniz” şekline konuştu.

  • Mobilyada kalifiye eleman ve rekabet sıkıntısı

    Sena Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Kırkıncıoğlu, mobilya sektöründe kalifiye eleman sıkıntısı yaşandığını ve zorlaşan rekabet koşullarının kar marjlarını iyice düşürdüğünü söyledi.

    Sena Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Kırkıncıoğlu, sektörün sıkıntılarını dile getirdi. Mobilya sektörünün öncelikli sıkıntısının kalifiye eleman bulmak olduğunu söyleyen Kırkıncıoğlu, “Çünkü artık insanlar fabrika işçisi olmayı çok tercih etmiyorlar. Bunun sebebi de iş gücü maliyetlerinin yüksek olması. Artık iş gücü maliyetleri yüksek, çünkü kalifiye elemanlar çok yüksek paralara çalışıyorlar. Ama bunu karşıya yansıtmamız çok zor oluyor” dedi.

    Kırkıncıoğlu, sektörün ikinci önemli sıkıntısının da vergi konusu olduğunu ifade ederek, “Çünkü üretimde gösteremediğimiz üstü kapalı maliyetler var. Mesela montajda dışarıdan teknik destek aldığımız zaman bunun vergiler pozisyonlarında ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” diye konuştu.

    Mobilya sektöründe verginin yeniden düzenlenmesini isteyen Kırkıncıoğlu, sektörde iyice zorlaşan rekabet koşullarının kar marjlarını iyice düşürdüğünü kaydetti. Sektörde yaşanan çok yönlü sorunlarla başa çıkma yöntemlerini de anlatan Kırkıncıoğlu, “Bizim en önemli özelliğimiz bizimle çalışan herkes hep bizimledir. Sadece mobilyada değil arsada da, inşaatta da bu böyle. Şu anda bizimle çalışan en yeni personel 7 yıldır çalışıyor. Yani personelimizi değiştirmeden, mevcut personelimizi eğiterek ve geliştirerek çalışıyoruz. Biz personelle aramızda sadakat ilişkisi kurarız. Bu yüzden başarılı çalışma arkadaşlarımızla birlikte kazanıp paylaşmak önceliğimiz olduğu için” şeklinde konuştu.

  • Yıldırım Holding CEO’su Yüksel Yıldırım: “Hükümet önümüzü açarsa bir değil, binlerce eleman alırız”

    Yıldırım Holding CEO’su Yüksel Yıldırım, hükümet yetkililerinin önlerini açtığı durumda bir değil, binlerce eleman alabileceklerini söyledi.

    Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde yapılan feragat zamanı oturumda Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Adnan Bali, Anadolu Endüstri Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kozlu ve Yıldırım Holding CEO’su Yüksel Yıldırım konuşma yaptı. Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Adnan Bali, “2016 yılına girerken biraz daha belirgin bir gelecek bekliyorduk. Ne kadar sıra dışı olay varsa hepsi 2016’nın içerisinde gelişti. Rusya’ya ile yaşanan sıkıntılar, seçim yoğunluğu, terör, patlamalar ne kadar sıra dışı olay varsa hepsi 2016’nın içerisine sığdı. Dışarıdaki durumlarda Türkiye’yi etkiledi. Amerika’da Donald Trump’un seçimi kazanması, FED’in faiz konuşması gibi. Bütün bunların içerisinde sanki bu tablonun bir eksiği de darbe girişimi olunca tabloyu tamamladı. Maalesef bunun ekonomik sonuçları oldu. Biraz işi tatlıya bağlamak lazım. Bizim başımıza gelenlerin hiçbirisi normal değil. Bütün bu olanlara rağmen sistemimiz çalışıyor. Olağan dönemlerde herkes kendi çıkarlarını düşünebilir, bunu başarabilir. Böyle yaptığında da bir katkısı olur, zararı olmaz. Ama olağan dışı dönemlerde sadece kendi doğrusunun peşinde olmaya başlarsanız kısa süreli kazanımlar elde edebilirsiniz, ama zamanla aşağıya çekilirsiniz” dedi.

    Yıldırım Holding CEO’su Yüksel Yıldırım, “Bizde ülkenin bu zor günlerinde nasıl bir fedakarlık yaparız diye şartları önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Eski ABD Başkanı Kennedy, ‘Benim ülkem için ne yapacağım’ sözü bugün bizim için geçerli. Bu salondaki iş dünyası için geçerli. Türkiye bugünleri hak etmiyor. Ben Gezi Parkı’ndan önce yurt dışında yatırımcılarla, bankacılarla otururken insanlar bu ülkeye girmek için kuyruktaydı. Ama şimdi dışarıdaki algı çok kötü. Yapılan toplantılarda, ‘Türkiye nereye gidiyor’u konuşuyoruz. Kimse Türkiye’ye gelmek istemiyor. Bugün bizden başka kimse bize yardım etmez. Bugün Türk bankaları tam bir fedakarlık yapıyorlar. 1994’lerden bu yana çeşitli ekonomik krizlerden geçtik Ama bugün bakıyoruz ki dünyada ilk 16 ekonomisi içerisindeyiz ve ortaya konan ekonomik hedefler bizi motive ediyor” açıklamasını yaptı.

    “Türkiye’nin IMF borcunu bitirmesinin arkasında iş adamları var”

    AK Parti 2002 seçiminden sonra geldiğinde 2003 yılında maaş ödeyecek durum olmadığını anlatan Yıldırım, “O dönemde iş dünyası olarak söylüyorum biz elimizde ne varsa bankalardan da borçlandık. Türkiye’nin IMF’ye borcunu bitirmesinin arkasında iş adamları var. Başarılı ekonominin arkasında çok büyük fedakarlıklar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Biz yurt dışında kazandıklarımızı bu ülkeye yatırım olarak getirdik. Türk insanının başarısının yurt dışına gösterilmesi gerektiğine inandık. İsveç’te Rusya’da Kazakistan’da iflas eden bir firmayı dünya dördüncüsü yaptık. Yani iş dünyası feragat zamanında fazlasını yapıyor. Daha iyisini yapabilmemiz için de artık hükümetimizin karar veren mercilerin bizleri anlayıp şu an 260 milyar dolar bir borç batağında bulunan özel sektör ve bankalara destek vermesi lazım. Kimseyle düşman olma gibi bir lüksümüz yok. Aksine yakın coğrafyamızda barış içinde Avrupa ve Amerika ile beraber çalışıyor olabilirsek biz bu dünyadaki ilk 10 hedefine ulaşırız. Bu 2023 olmaz 2030 olur ama sonunda ulaşırız” açıklamasını yaptı.

    “Bir değil, binlerce eleman alırız”

    Yıldırım Holding’in en büyük özelliği zor dönemlerde yatırım yaparak ve iyi günleri beklemek olduğunu vurgulayan Yıldırım, “94’den krizinden beri Türkiye’de krizlerle büyüyen bir grubuz. Bir firma olarak Türkiye’de en hızlı büyüyen gruplardan birisiyiz. Feragat ve fedakarlık işlerinde gereğini yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde istihdam seferberliği açıldı. Herkes bir eleman alsın deniliyor. Biz yüzlerce eleman alıyoruz ama bunu ortalıkta şov yaparak söylemiyoruz. Benim Türkiye’deki liman projelerim hala bakanlıkta imzada bekliyor. Devlet yatırım yapın diyor. Bende bu ülkede yatırım yapmak için bu ülkede ağlıyorum, çırpınıyorum. Ama izinler çıkmıyor. Çanakkale’de enerji santrallerimiz var. 5 milyar dolarlık izinler her şey var ama son teknoloji yapmak için bir firmayla el sıkıştık. Ama bunu bile şu kötü günlerde yapamıyoruz. Çünkü bakanlığımızın önünde 50 metre yukarıdaki kot farkını 6 metreye indirdim diye bakanlık imzalamıyor. Biraz gerçekçi olursa hükümet yetkilileri önümüzü açarsa biz bir eleman değil, yüzlerce, binlerce eleman alırız” şeklinde konuştu.

    Anadolu Endüstri Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kozlu, “Benim vicdanım feragat konusunda o kadar rahat değil. Toplum olarak haklarımızı değişik bağlamda elde etmek için mücadele ediyoruz. Kolay bir ortamda yaşamıyoruz. Niye benden birileri hakkımdan feragat etmemi istesin. Bu açıdan vicdanen feragat anlamında o kadar rahat değilim. Ama fedakarlık konusu ayrı. Evet, sıkıntıya gireyim, bazı arzularımı öteleyeyim, gelirlerimi öteleyim, hayat standardımı öteleyim, bunu sadece kendimiz için değil toplum için yapalım. İş kriz ortamına gelince hemen şu akla geliyor; yatırımları kısıtlayalım. Hayır bence yatırım kısıtlanmamalı. Yatırımları ertelemek veya farklı bir yaklaşım sergilemek lazım. Türkiye’nin hikayesi çok heyecan verici. Bizim barışçıl bir ortamda yaşamamız lazım. Türkiye’yi ileriye taşıyacak bir fitili gençlerle birlikte ateşlememiz lazım. Bunun için biz sıkıntıya gireceksek şirketimizin bilançosu karanlığa girecekse bu fedakarlığı yapmaya değer. Eğer bugün ben birisinden fedakarlık istiyorsan benim de karşındakine hangi fedakarlığı yapmam gerektiğini düşünmem lazım. Bu fedakarlıkların tatmin olması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.