Etiket: Ekonomisini

  • DEİK heyeti, Türkmenistan’da 15 Temmuz sonrası Türkiye ekonomisini anlattı

    Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi Başkanı Halil Avcı’nın başkanlık ettiği Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) heyeti, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası DEİK’in dünyaya doğru bilgiler vermek amacıyla başlattığı çalışma kapsamında Türkmenistan’da çeşitli temaslarda bulundu. Heyet, Türkmen yetkililere, hain girişim sonrası Türkiye ekonomisi hakkında bilgiler verdi.

    15 Temmuz hain darbe girişiminin hemen ardından, dünyaya doğru bilgiler vermek amacıyla DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan başkanlığında uygulamaya konulan Acil Eylem Planı kapsamında gerçekleşen ziyarette, heyet, Türkmenistan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı D. Hocayev ve Türkmenistan Sanayi ve Girişimciler Birliği Başkanı A. Dadayev ile görüştü. Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi Başkanı Halil Avcı’nın başkanlık ettiği DEİK heyeti, daha sonra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Şahmuhammed Duduliyev tarafından kabul edildi. DEİK heyetine, Türkmenistan temasları sırasında, Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçisi Mustafa Kapucu da eşlik etti.

    Ziyaretlerde, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisi hakkında bilgiler veren DEİK Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi Başkanı Halil Avcı, Türkmenistan’ın, dış politika ve ekonomik alanda Türkiye için en öncelikli ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Avcı, “Türkmenistan, bizim için stratejik bir ortak, dost bir ülke ve ata vatanımızdır” dedi.

    Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov’un, Türkiye’deki askeri darbe girişimi ile ilgili olarak Türk halkına ve Türk devletine vermiş olduğu desteğin çok önemli ve anlamlı olduğunu dile getiren Avcı, “Hürmetli Devlet Başkanı’nın, Türkmenistan’da bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının insani meselelerinin çözümlenmesi hususunda her türlü yardımın sağlanması için vermiş olduğu talimat, vatandaşlarımıza güven vermiştir” ifadelerini kullandı.

    Hain darbe girişiminin, Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir zarar veremediğinin altını çizen Halil Avcı, şunları söyledi:

    “Üretim ve ihracatımız tüm dünyaya devam etmekte olup, paramız dolar, avro ve diğer dünya para birimleri karşısında kur dalgalanmaları sonunda çok kısa sürede 15 Temmuz öncesine dönmüştür. Hükümetimiz ve Merkez Bankamız finansal istikrarı korumak için bir dizi tedbir uygulamıştır. Hatta Merkez Bankası, Türk lirasına verilen faiz oranlarını düşürmeye devam etmektedir. Tüm ekonomik göstergeler istikrarlı ve dengelidir. Türk bankacılık sektörü güçlü durumda olup, gerek yatırımların desteklenmesi gerekse insanımızın bireysel konut edinmedeki kredi faizlerini düşürmüştür.”

    Türk bankalarının finansal desteği ile İstanbul Boğazı üzerine yapılan 3. köprü ve bağlantı yollarının açılışının da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldığını vurgulayan Avcı, “Türkiye’de hem özel hem kamu yatırımları aksamadan devam ediyor” diye konuştu.

    Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi Başkanı Halil Avcı, Türkmenistan’ın, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov liderliğinde büyük başarılara imza attığına da dikkati çekerek, “Dost ve kardeş Türkiye olarak, bundan büyük bir onur ve gurur duyuyoruz. 27 Ekim 2016’da Türkmenistan, bağımsızlığının 25. yıl dönümünü kutlayacak. 2016 yılının ‘Mirasa Saygı ve Vatanı Kalkındırma’ yılı olarak ilan edilmesi, geçen çeyrek asırdaki başarıları taçlandıracaktır. 2016 yılı her bakımdan Türkmenistan için çok anlamlı bir yıl olacak. Bütün bu gelişmeler ışığında, dost ve kardeş Türkmenistan’la 25 yıldır çok sıcak ve samimi duygularla oluşan iş birliğimizin sonsuza kadar süreceği inancındayız” dedi.

    Halil Avcı, Orta Asya’nın parlayan yıldızı Türkmenistan’ın, tarihi İpek Yolu’nun günümüzde canlandırılması ile lojistik merkezi olma yolunda hızla ilerlediğini belirtti. Türkmenistan’ın; Aşkabat Uluslararası Havalimanı, demiryolları, karayolları ve Hazar Denizi’ne kurduğu Türkmenbaşı Limanı ile Ro-Ro gemileri gibi dev yatırımlara imza attığını ifade eden Avcı, bu projelerin bazılarının hizmete girdiğini, bazılarının da yine bu yıl içinde açılacağını kaydetti. Avcı, “Dev projeler arasında yer alan ve yapımı tamamlanan Aşkabat Uluslararası Havalimanı’nın açılışı Eylül ayında yapılacak. Bu yatırımın ve diğer yatırımların müteahhitlerinin Türk firmaları olmasından ayrıca büyük bir gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

    Türkiye, Türkmenistan ve Azerbaycan arasında gerçekleşecek üçlü zirvenin de bu yıl Aşkabat’ta yapılacağı kanısında olduğunu ifade eden Avcı, “Bunun için heyecanlıyız. DEİK İş Konseyi olarak, Türkmenistan’ın üretici gücü Türkmenistan Sanayici ve Girişimciler Birliği ile işbirliği anlaşması imzaladık. Hedefimiz, 3. ülkelerde Türkmen girişimcilerle ortak projeler yapmaktır” ifadelerini kullandı.

    Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi Başkanı Halil Avcı, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Duduliyev’e, İş Konseyi olarak, tensip buyurulursa, Ekim sonunda ya da Kasım ayında İstanbul’da “25. Yıl Etkinliği” düzenleyebileceklerini kaydetti.

  • Çilek Bölge Ekonomisini Canlandırdı

    Yaklaşık 50 yıl önce yörede bir kadın girişimcinin “burada yetişmez” sözlerine aldırmayarak ilk kez başladığı çilek üretiminde büyük mesafe alan Mersin’in Silifke ilçesi, bugün Türkiye ekonomisine gelir getiren ilçe konumuna geldi.

    Mersin Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Ersin Akdoğan, Silifke’de çilek üretimine 1960’lı yılların başında ziraat mühendisi olan ve yörede “Arife abla” ismiyle bilinen Arife Karcıoğlu tarafından başlandığını söyledi. İstanbul’dan gelerek yerleştiği Silifke’de toprak tahlili yapan Arife Karcıoğlu’nun toprağın uygun olduğunu görerek çilek ekimine başladığını anlatan Akdoğan, “Yörede ilk kez çilek ekimi yapıldığını gören diğer çiftçiler ‘burada çilek yetişmez, boşuna yorulma’ diyerek Arife abla ile adeta dalga geçmişler. İnatçı Arife abla eleştirilere kulağını tıkayıp 4 dönümlük tarlasında çilek üretimini başlatmış. Ertesi yıl 6 dönüm daha kiralayıp çilek üretimini 10 dönüme çıkartmış. Arife ablanın yaptıklarını ilgi ile izleyen ve para kazandığını gören Silifkeli çiftçiler de çilek ekimine yönelmeye başlamışlar. Her yıl artan üretim alanıyla Silifke çilek üretiminin en önemli merkezlerinden biri olmuşsa bunu bugün hayatta olmayan ‘Arife abla’ya borçludur. Dünyanın en kaliteli çeşitlerinin yetiştiği Silifke’de çilek genel olarak ‘Arife abla çileği’ olarak da bilinir” dedi.

    Bu yıl 20 bin dönüm araziden 65 bin ton çilek hasadının beklendiğini belirten Akdoğan, “İlçemizde çilek hasadının başlamasıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden ve özellikle Suriye’deki savaştan kaçarak ilçemize gelen tarım işçileri gün boyu çilekte çalışarak geçimlerini sağlıyorlar. Yaklaşık 10 bin tarım işçisi çilekte çalışarak aile bütçelerine katkı sağlıyorlar. İlçeye bağlı Atayurt, Arkum, Atakent, Taşucu beldeleri ile Bahçeköy, Sökün, Kurtuluş köylerine Suriyeli, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden gelip çadırlarda yaşayan işçiler, gün boyu tarlada çalışıp yorulmalarına rağmen zor koşullara gülümseyerek bakıyorlar” dedi.

    Silifke’de çilek tarlalarında çalışan ev kadınlarının ev ekonomilerine katkıda bulunduklarını, genç kızların ise çeyiz parası biriktirdiğini söyleyen Akdoğan, “Özellikle kadınlar ve genç kızlar çilek tarlalarında kavurucu sıcak ve zor şartlara karşı verdikleri mücadelede geçimlerine katkı sağlamak amacıyla canla başla çalışıyorlar. Sabahın erken saatlerinde uyanan emektar kadınlar ve genç kızlar ev işlerini bitirip daha sonra tarlaların yolunu tutuyor. Tarlalarda çilek toplayan kadınlar gün içerisinde sadece 1 saat mola verip dinleniyor. Tarlalarda çalışan kadınlar geçim sıkıntısı çektiklerini ve bundan dolayı çalışmak zorunda olduklarını dile getiriyor. Ev kadınları ev ekonomisine katkıda bulunmak için tarlalarda çalışırken, genç kızlar ise çeyiz parası biriktirmek için çalışıyor. Aralarında yaşlı kadınların da bulunduğu kadın işçiler çilek tarlalarında sıcak havada çalışmanın zor olduğunu dile getiriyor. Tarlalarda zor şartlar altında çalışan kadınların birçoğu kazandıkları para ile okul okuyan çocuklarına destek olmaya çalışıyor” diye konuştu.

  • Aşut: “Sanayici Türkiye Ekonomisini Sırtına Almış Götürüyor”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, 6 ayın en yüksek büyümesinin yüzde 5,8 ile sanayide yaşandığını belirterek, “Jeopolitik riskler dünyayı rahatsız ediyorken sanayici halen Türkiye ekonomisini sırtına almış götürüyor. Sanayici üretirken ihracatçı da bir ucundan bu malı satma mücadelesi veriyor” dedi.

    MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye İstatistik Kurumu Sanayi Üretim Endeksi Şubat ayı rakamlarını değerlendirdi. Bu rakamlara göre, sanayi üretiminin yıllık yüzde 5,8 arttığını kaydeden Aşut, 6 ayın en yüksek büyümesinin sanayide yaşandığına dikkat çekerek, “Bir başka konu Çin, Türkiye’de banka kuruyor. Jeopolitik riskler dünyayı rahatsız ediyorken sanayici halen Türkiye ekonomisini sırtına almış götürüyor. Sanayici üretirken ihracatçı da bir ucundan bu malı satma mücadelesi veriyor. Bunlar önemli gelişmeler” ifadelerini kullandı.

    “VİRGÜLLÜ ARTIŞ VE DÜŞÜŞLERE TAKILMAMALI, ÜRETİME ODAKLANMALIYIZ”

    Sanayi üretim rakamlarında çok büyük değişiklikler görülmediğine işaret eden Aşut, bu rakamlarda küçük artış ve düşüşlerin çok büyük anlamlar ifade etmediğini vurgulayarak, virgüllü artış ve düşüşlere takılmamak gerektiğinin altını çizdi. “Bunlar ne bayram sevinci yapacak ne de moral bozacak gelişmelerdir” diyen Aşut, şöyle devam etti:

    “Bu rakamlara yıllık bazda ve daha uzun vadeli bakmalıyız. Yapmamız gereken şey, ülke ekonomisi olarak tekrar üretime odaklanmak ve üretim kanalına girmektir. Çünkü üretim kanalına girmek istihdam yaratmak, ihracat yapmak, cari açığın düşmesi demektir. Üretmek demek, ülke ekonomisinin büyümesi demektir. Burada önemli olan 21. yüzyılın ekonomik ve sanayi dönüşümlerindeki gelişmeleri yakalamaktır. Ekonomimizi orta üstü ve yüksek teknolojili üretim bandına sokabilmektir. Bunun da temel payandası doğru bir eğitim sistemidir. Dünya ekonomisi endüstri 4,0 adında yeni bir sanayi devrimini uygulamaya başladı. İşin içinde siber teknoloji, bulut teknolojileri, robotik teknolojiler, internetin merkezde olduğu bilgi iletişim teknolojileri var. Olaya daha makro bakıp buna odaklanmamız lazım. Ekonomimizde sıçrama yaratmanın, sanayi ve üretimimizi büyütmenin yolu budur. Biz iş dünyası, özellikle bir çatı örgüt olan Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu vizyona daha çok odaklanıyoruz. Bunun için beklentimiz de ülkemizde reformların yapılmasıdır. Bu reformların başında da eğitim ve hukuk reformları gelmektedir.”