Etiket: Ekonomisine

  • Büyükşehir’in tasarruf projeleri Türkiye ekonomisine katkı sağlıyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hem tasarruf hem de hizmet amacıyla hayata geçirdiği projeler Türkiye ekonomisine katkı sağlıyor.

    Büyükşehir Belediyesi, enerji kaynaklarını verimli kullanma konusunda yaptığı çalışmalar ile takdir topluyor. Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği ‘Sürdürülebilir Atık Yönetimi Projesi’ kapsamında, Mersin Sarıibrahimli Katı Atık Düzenli Depolama ve Bertaraf Tesisinde saatte 6 megawatt, Silifke Göksu Katı Atık Düzenli Depolama ve Bertaraf Tesisinde saatlik 1.2 megawatt ve Tarsus Gürlü Katı Atık Depolama ve Bertaraf Tesisinde ise saatlik 2.4 megawatt üretim sağlıyor. Proje kapsamında Mersin genelinde merkez, Tarsus ve Silifke ilçeleri olmak üzere 3 adet katı atık düzenli depolama ve bertaraf tesisinde 2014 yılından bugüne kadar toplam 1 milyon 812 bin 271 ton katı atık bertaraf edilip, yaklaşık 68 bin 812 konutun aydınlanma enerjisine eş değer 77 bin 591 megawatt elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirildi. Proje sayesinde entegre katı atık değerlendirme hizmeti ile 2014 yılından bugüne kadar toplam 31 milyon 416 bin 715 lira kazanç elde edildi.

    Yapılan enerji üretimi tesisi ile atmosfere karbondioksit gazından 21 kat daha zararlı etkisi bulunan metan gazının elektrik enerjisine dönüşümü sağlandı. Bu sayede 2014 yılından bugüne kadar yaklaşık toplam 4 milyon 123 bin 278 ton metan gazının salınımı engellenerek, yaklaşık 3 bin 388 ağacın kurtulması sağlandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2014 yılından bu yana 373 bin 100 kilogram ömrünü tamamlamış lastikleri toplayıp geri kazanılmasını sağladı. Belediye, 2014 yılından bu yana 15 bin 730 kilogram elektrikli ve elektronik ekipman atığı lisanslı araçlarla lisanslı geri kazanım tesislerine iletilerek geri kazanımı sağlandı. Oluşan 15 bin 730 kilo gram elektrikli ve elektronik ekipman atıktan 4 bin 940 kilogram demir, 985 kilo gram bakır elde edilerek, ekonomiye katkı sağlandı.

    Demokrasi kavşağı ile 28 milyon 236 bin 570 lira kazanç sağlandı

    Demokrasi Kaşağı projesi ile Mersin trafiğini biraz rahatlatan Büyükşehir Belediyesi, bu proje ile yıllık 12 bin 658 bin 892 liralık zaman kazancı, 9 milyon 997 bin 654 liralık yakıt tüketimi kazancı, 5 milyon 580 bin 24 liralık emisyon kazancı olarak kente fayda sağladı. Bu değerler toplandığında kavşak Mersin’e kazandırılmadan önceki haliyle toplam 28 milyon 236 bin 570 liralık bir kazanç sağlanmış oldu. Önümüzdeki günlerde yapımına başlanacak ve Mersin’in üçüncü katlı kavşak projesi olan üniversite katlı Kavşağı yapımı tamamlandığında ise yıllık zaman kazancı 9 milyon 691 bin 152 lira, yakıt tüketimi kazancı 7 milyon 653 bin 812 lira, emisyon kazancı olarak da 4 milyon 271 bin 848 lira olmak üzere 21 milyon 616 bin 812 liralık kazanç sağlanacak. Yakıttan tasarruf, amortisman, lastik aşınması, zaman kazancı gibi pek çok konuda sürücüleri rahatlatacak olan kavşağın senelik kazancı ekonomiye yaklaşık 22 milyon lira olarak dönecek.

    Belediye Marangozhane Atölyesi, piknik masasından kamelyalara, pergolelerden çiçeklik, saksı ve banklara kadar akla gelebilecek her türlü kent mobilyasını bu atölyede üretiyor ve dışarıya oranla maliyeti yarı yarıya indiriyor. Aynı zamanda bu ürünlerin üretiminden onarım ve bakımına kadar her türlü aşaması bu marangozhanede yapılıyor.

    Belediye ayrıca atıl durumda olan bir depoyu personelin ihtiyacının karşılanması için terzihaneye dönüştürdü ve bünyesinde hizmet veren personelin kıyafetini diken terzihane 1 yıl içerisinde yaklaşık 3 bin parça üniforma dikerek belediyenin bu alandaki bütçesine yaklaşık yüzde 70’lik bir tasarruf sağladı.Hafriyat atıklarının çevreye bırakılmaması ve değerlendirilmesi konusunda 2014 yılından itibaren Mersin’in tüm ilçelerinde 24 adet dolgu alanı izinlendirilerek, 817 bin 81 metre küplük alan dolduruldu. Bu dolgu alanlarının ortalama derinliğinin 1 metre olduğu varsayılırsa 817 bin 81 metre karelik yani yaklaşık 14 adet Mersin Stadı büyüklüğünde alan doldurularak Mersin’e geri kazandırıldı. Yıllardır kapalı olan ekmek fabrikasını hizmete açarak Mersin halkına ekmek üreten Büyükşehir Belediyesi, ekmek israfının önüne geçerek, artık ekmekleri değerlendiriyor. Hiçbir koruyucu ve katkı maddesi kullanılmadan bir kısmı dilimlenen, bir kısmı ise küçük parçalara ayrıldıktan sonra fırınlarda ısıtılan ve bu yolla küflenmesinin önüne geçilen ekmeklerin öğütülmesi ile elde edilen galeta unu 500 gramlık poşetler halinde satılıyor.

  • Sanayi Bakanlığı, Türkiye ekonomisine katma değer oluşturacak ürünleri destekleyecek

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, “Ülke ekonomisine katma değer oluşturacak ürünleri destekleyeceğiz, işletmelerimizin yapacağı teknolojik ürün yatırımlarını teşvik edeceğiz” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, The Green Park Hotel’de düzenlenen KOBİ Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı’nın tanıtımı ve protokol imza töreninde konuştu. Çelik, ülke ekonomisine katma değer oluşturacak ürünleri destekleyeceklerini belirterek, “KOBİ’ler için erken ödemeyle yatırıma gerekli finansman sağlayabilmeleri, ’proje sonunda ödeme’ yerine dönemsel ödemelerle yatırımın tamamının gerçekleşmesi beklenmeden 4 ayda bir destek ödemesi almaları, makine-teçhizat ve yazılım alımlarında yüzde 100 desteklenmeleri gibi çok büyük yenilikler getirdik. Teknoyatırım’ın temel amacı, teknoloji alanlarında yer alan Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ürünleri ticarileştirmek. Bunu yaparken ülke ekonomisine katma değer oluşturacak ürünleri destekleyeceğiz, işletmelerimizin yapacağı teknolojik ürün yatırımlarını teşvik edeceğiz. Teknolojik ürün odaklı yatırım yapmak isteyen KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırdık. Söz konusu destekten faydalanan işletmelerin finans sektörü açısından da olumlu değerlendirilecek” ifadelerini kullandı.

    “İşletmelerin ihtiyaçlarına yönelik yeni destek programları üzerinde çalışıyoruz”

    KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt ise, “Kurumun başarılı çalışmalarına bundan sonra özellikle imalat sanayisindeki KOBİ’lerin teknoloji, ihracat, katma değer ve karlılıklarını artırmaya yönelik destek programlarıyla devam edecek. KOBİ’leri her yönüyle güçlendirecek ve ekonominin temel itici gücü haline getirecek strateji ve eylemleri önemsiyoruz. İşletmelerin ihtiyaçlarına yönelik yeni destek programları üzerinde çalışıyoruz. Katma değerli üretimi özendirecek ve firmaların kapasite kullanımlarını artıracak bir anlayışla hareket ediyoruz. KOSGEB olarak bu tür destek programlarını icra ederken özellikle KOBİ’lerimizi büyük firmalarla entegre ederek bu programları yürüteceğiz. KOBİ’lere öncelikle firma, proje ve sektör bazlı destekler vermeye çalışacağız” diye konuştu.

    “5. nesil uçaklar 2023’te ilk uçuşunu yapacak”

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Temel Kotil, 5. nesil uçaklara ilişkin çalışmaları başlattıklarını söyleyerek, “Bu uçaklar 2023’te ilk uçuşunu yapacak, 2029’da teslimine başlayacağız. 2031 itibarıyla da dünyadaki 5. nesil en iyi uçaklardan birini bitirmiş olacağız. Bunun alt sistemleri, teknolojileri var. Bu tip teknolojileri artık yurt dışından alma şansımız kalmıyor. Bu sistemlerle ilgili KOBİ’lerle çalışmak istiyoruz” diye konuştu.

    Üzerinde çalıştıkları projelere ilişkin bilgi veren Kotil, “Bunların alt sistemlerini Türkiye’de yapmamız gerekiyor. TAI her şeyi yapar ama o uçağın ve helikopterin maliyetinin yüzde 60’ını yurt dışına verir. Biz bunları KOSGEB’in desteğiyle geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından program kapsamında ilgili firmalarla KOSGEB arasında protokoller imzalandı. Programda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çelik’e hediye de takdim edildi.

  • ATSO Başkanı Çetin’den alternatif festival yorumu: “Antalya ekonomisine zarar verir”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ATSO) Davut Çetin, Antalya Uluslararası Film Festivali’nden kaldırılan ulusal kategorisini boykot etmek amacıyla İstanbul’da aynı tarihte düzenlenmek istenen alternatif festivale tepki gösterdi. Çetin, “‘Biz burada alternatif ulusal bir film festivali yapıyoruz’ hatta,-Altın portakalı İstanbul’a taşıdık-şeklindeki açıklamaları gerçekten çok ayıptır. Böyle yapmaları Antalya’nın ekonomisine zarar verir” dedi.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, 21-27 Ekim tarihlerinde bu yıl ‘Ulusal Yarışma’ kategorisi olmadan gerçekleşecek olan 54. Antalya Film Festivali’ne karşılık İstanbul’da aynı tarihlerde bazı sanatçılar tarafından düzenlenecek olan alternatif ulusal festivale tepki gösterdi. Alınan kararı ‘ayıp’ olarak nitelendiren Çetin, alternatif festivalin Antalya ekonomisi üzerinde de olumsuz bir etki bırakacağını ifade etti. Çetin, “’Biz burada alternatif ulusal bir film festivali yapıyoruz’ hatta, -Altın portakalı İstanbul’a taşıdık- gibi açıklamaları gerçekten çok ayıptır. Bu Antalya açısından kabul edilemez bir durum” ifadelerini kaydetti.

    “Bizi çok üzdü”

    Antalya’nın 53 yıldır gerçekleştirdiği festivallerle, Türk film dünyası ile sanat ve kültür dünyasına katkı verdiğine işaret eden Çetin, “Şimdi istenilen olmadı ‘biz burada film festivali yapıyoruz’ demeleri Antalya ile konuşmadan, tartışmadan bunu yapmaları bizleri çok üzdü. Ben de doğru mu yanlış mı diye düşünmedim. Belki doğrudur, belki yanlıştır ama bunun tartışılacak yeri Antalya’ydı. Hiç Antalya ile konuşup tartışmadan, özellikle aynı tarihe film festivali koymaları yanlış oldu” dedi.

    “Antalya ekonomisine zarar verir”

    Söz konusu festival girişiminin Antalya ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olacağını ifade eden Çetin, “Festival yapıldığı zaman Antalya’nın otel doluluk oranından tutun, bütün Türkiye’nin gözünün burada olması, Antalya’nın tanıtımına katkı sağlanması ve şehirdeki esnafa katkı koymasına kadar çok önemli. Aynı tarihte Antalya film festivalin alternatifini İstanbul’da yapıyoruz demeleri ayıp olur. Bu bizim açımızdan kabul edilemez bir durumdur. Böyle yapmaları Antalya’nın ekonomisine zarar verir. Buyursunlar gelsinler, hem tartışalım, hem konuşalım” diye konuştu.

  • Türkiye ekonomisine 40 milyon avroluk ’gül’düren katkı

    Gül çiçeği üretiminde, dünyada lider konumdaki Isparta yöresinde 2017 yılında yaklaşık 30 bin dekarda üretilen gül çiçeğinden elde edilen gül yağı ve gül konkretinin tamamına yakını ihraç edildi. Hava şartları ve dikim alanlarının genişlemesiyle birlikte gül rekoltesinde bu yıl artış yaşanırken Isparta gülünün Türkiye ekonomisine katkısının yıllık 40 milyon avro olduğu belirtildi.

    İHA muhabirine açıklamada bulunan Gübirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, Isparta bölgesinde 2017 yılı gül çiçeği hasat mevsiminin mayısın ikinci haftası başladığını 60 günlük bir gül çiçeği alım kampanyası yürütüldüğünü söyledi. 50’ye yakın alım merkezinde faaliyet gerçekleştiğini aktaran Çelik, “Geçen yıl gül çiçeği rekoltesi 7 bin ton civarındayken bu yıl hava şartlarının uygun gelişmesi ve bir de dikim alanlarının artmasından dolayı 8 bin 500 ila 9 bin ton civarında rekolte gerçekleşti. Bu hem gül yağı hem gül konkreti üretiminin artmasına neden oldu. Geçen yıllara oranla gül çiçeği dikim alanları arttı. Yaklaşık 30 bin dekar civarında gül çiçeği dikim alanın olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’de hem gül çiçeği üretimi hem de gül çiçeğinden elde edilen gülyağı ve konkreti üretiminde hem de ihracatında yaklaşık yüzde 60’lık kısmı bu bölgeden karşılanıyor. Bu bizi ülke olarak lider konumda ve sektörün yönlendiricisi konumuna getiriyor. Bu bakımdan dikkate değer konumdayız” dedi.

    Sürdürülebilirlik vurgusu

    Gülde liderliğin sürdürülebilir olmasının önemine dikkat çeken Çelik, “Geçmiş yıllarda gül çiçeğinin alınması ve pazarlanması noktasında bazı sıkıntılar yaşadık. Ben bundan sonraki dönemde sürdürülebilir üretimin gerçekleştirilmesinden yanayım. Gerek Gülbirlik gerek özel sektör bu konuda tedbirli davranmak zorunda. Dünya ekonomisine, sektörün durumuna bakarak dikkatli olmak gerekiyor. Bugüne kadar bir sıkıntı olmadan getirdik. Bundan sonra da olacağını düşünmüyorum. Geçen yıla göre gül çiçeği fiyatında düşüş olmamasına karşın bu yıl mamullerde bir miktar düşüş oldu. Ancak dövizdeki kur artışındaki orana baktığımızda bu aradaki kaybı karşılayacak bir konuma geldi. Üretici firmaların mağduriyeti söz konusu değil” açıklamasında bulundu.

    “40 milyon avroluk katkı”

    Gül çiçeğinden elde edilen gül yağı ve konkretinin kampanya bitimiyle ihracatına başlandığını belirten Çelik, “Fransa, İsviçre, Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda Japonya, ABD, Kanada ve Körfez ülkelerine ihracat yapılıyor. Hemen hemen üretilen ürünün tamamını ihraç edildi. 2018 kampanyasına kadar çok az da olsa kalan ürünler zaman içinde satılacaktır. Bölgemizdeki bin 500 kilo gül yağı, en az 15 ton gül konkreti imal edildi. Sadece gül çiçeğinden ede edilen gül yağı ve konkreti değil yan sektörü de dikkate aldığınızda 40 milyon avroluk bir girdi sağlanıyor. Coğrafi olarak çok geniş olmamasına rağmen katma değer olarak dikkate aldığımızda küçümsenmeyecek bir rakam. Bu bölgemizde özellikle kırsal kesimdeki nüfusun da kendi bölgelerinde kalmasına sağlıyoruz. Köylerden şehirlere olan göçün önüne geçmek gerekiyor” diye konuştu.

    Gülde teşvik beklentisi

    Güle teşvik beklentilerinin halen sürdüğünü ileten Çelik, güle yapılacak doğrudan destekle ilgili uzun süredir çalışma yürüttüklerini hatırlattı. Bununla ilgili bakanlığa ve ilgili bürokratlara, milletvekillerine raporları ulaştırdıklarını söyleyen Çelik, “Isparta’daki vekillerimizin yaptığı katkılar küçümsenmeyecek şekilde. Tabi her yıl bir beklenti içindeyiz. Bu yapılan çalışmaları sekteye uğratan bazı hususlar oldu. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yapılan soruşturmalar nedeniyle yaptığımız çalışmalar askıya alındı. 2018 yılı itibariyle yapılacak olan çalışmalarımızdan netice alacağımızı umut ediyorum. Çünkü yapılan raporlamada son noktaya gelmiştik. Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı nezdindeki çalışmalar belli bir yere kadar neticelendi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız, Isparta’ya davet edildi. Kampanyada bölgemizi ziyaret eder burada üreticilerle görüştükten sonra müjdeli bir haber verirse bu çok güzel olacaktır. Sektöre bir can suyu olacaktır. Üreticinin devlet tarafından sahiplenmesinin güzel bir örneği olacaktır. Biz de böylece dünyadaki liderliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Gül Konkreti

    Fermantasyona uğramamış, rengi ve kendine has yapısını bozmamış son derece taze pembe güllerin extraction metodu ile işlenmesinden elde edilen krem kıvamında, koyu vişne çürüğü rengi görünümünde katı gül yağıdır. Parfüm ve kozmetik sanayinin ham maddelerinden biri olan absolüt üretiminde kullanılır.

  • ABD’den Adana ekonomisine özel ilgi

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ekonomi alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve karşılıklı ticaretin artırılabilmesi için Adana’ya ağırlıklı olarak ekonomik konularda çalışmak üzere konsolos atadı.

    ABD’nin Adana Konsolosu Linda Stuart Specht, görevine yeni başlayan Ekonomi ve Vatandaşlık İşleri Konsolosu Kara Babrowski ile birlikte Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe’yi ziyaret etti. Ziyarette Adana Konsolosluğu bünyesinde ekonomik konular üzerinde çalışmak üzere bir görevli atanması konusunda ABD Dışişleri Bakanlığı nezdinde uzun süredir girişimlerde bulunduğunu belirten Konsolos Linda Stuart Specht, bu çalışmalarının olumlu sonuçlanmasından büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Adana’nın jeopolitik konumu ve üretim çeşitliliğinin yanı sıra iklimi ile önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Specht, “Önümüzdeki dönemde Adana Ticaret Odası ile birlikte kentin üretimini ABD’ye açıp, iki ülkeyi ticari yönden de daha fazla ortak yatırım ve işbirliği yapar hale getirebiliriz” dedi.

    Adana’nın birçok alanda yatırım ve işbirliği yapılabilecek bir bölge olduğuna dikkat çeken Konsolos Specht, “Öncelikle Adana’yı ABD’ye iyi tanıtmamız, buradaki yatırım ve işbirliği olanaklarını anlatmamız, ardından ABD’li firmalarla Adanalı iş adamlarını aynı platformda buluşturup karşılıklı ticaret ve yatırımları hayata geçirmemiz gerekiyor. Ekonomi ve Vatandaşlık İşleri Konsolosu olarak ataması yapılan Kara Babrowski’nin göreve başlamasıyla ticari işbirliğimizin geliştirilmesi konusundaki bu gibi faaliyetlerde önemli yol alınacağını sanıyorum. Bu görevlendirmenin Adana ile ABD arasındaki ticari ilişkilerde daha çok enerji ve fırsatlar yaratacağına inanıyorum” diye konuştu.

    ATO Başkanı Atila Menevşe ise Adana’da son yıllarda ekonomik anlamda önemli gelişmeler yaşandığını, Lübnan’a direkt uçuşların başlamasının ardından Katar Havayolları’nın da Adana’dan Doha’ya direkt uçuşlara başlayacağını, direkt uçuşların İran’a başlaması yönünde de görüşmelerin sürdüğünü kaydetti. Menevşe, ABD’nin ekonomik alanda çalışmak üzere Adana’ya bir yetkili atamasını bu yöndeki olumlu gelişmelerin devamı olarak değerlendirdiklerini söyledi.