Etiket: Ekonomisine

  • Meriç: “Faizlerin 0,98’e inmesi ülke ekonomisine büyük bir umut oluşturdu”

    Emlak uzmanı Ruhullah Meriç, bazı özel ve kamu bankalarının 500 bin TL’ye kadar olan konut kredilerinde 10 yıla kadar olan vadelerin aylık faiz oranını yüzde 0,98’e indirmesine ilişkin, “Faizlerin 0,98’e inmesi ülke ekonomisine büyük bir umut oluşturdu” dedi.

    Emlak uzmanı Pindoli Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ruhullah Meriç katıldığı bir radyo programında, emlak sektörünü ve gelişmeleri değerlendirdi. Meriç, bazı özel ve kamu bankalarının 500 bin TL’ye kadar olan konut kredilerinde 10 yıla kadar olan vadelerin aylık faiz oranını yüzde 0,98’e indirmelerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Meriç, faizlerin düşmesiyle sektörün hareketleneceğini belirterek “Biliyorsunuz bir süredir vatandaşlarımız ve inşaat şirketleri faizlerin düşmemesinden dolayı çok rahatsız ve şikayetçiydi. Faiş faiz artışları nedeniyle; yeni inşa edilmiş konutlar maalesef beklenilen zamanda satılmıyor, projeler inşaat şirketlerinin elinde kalıyor, dolayısıyla bu durumdan inşaat sektörü ekonomik olarak büyük ölçüde olumsuz etkileniyordu. Vatandaşlarımız ise ev sahibi olamıyordu. Bugün konut kredilerinin 0,98’e inmesi ülke ekonomisine büyük bir umut olmuştur. İnşaat sektörü Türk ekonomisin kalbin niteliğinde birkaç sektör grubundan biridir. Bu sektörü küçümsememek gerekiyor, bu sektör Türkiye’de ortalamada 250-300 adet sektör grubunu bünyesinde bulunduran bir sektördür. İnşaat sektörü ekonomik olarak zarar görürse, Türkiye ekonomisinin temeli zarar görür. Faizlerin düşmesiyle inanıyoruz ki piyasalar canlanacak, burada inşaat şirketlerinden beklentimiz, mevcut satıştaki projelerinde kısa bir sürede olsa minik iskontolar yaparak bu ekonomik hareketin enerjisine destek olmalarıdır” şeklinde konuştu.

    Arsa yatırımında dikkat edilmesi gerekenler

    Emlak uzmanı Meriç, arsa yatırımı yapacak vatandaşları şu ifadelerle uyardı: “Arsa, arazi, tarla günümüzde önemli bir yatırım aracıdır. Arsa yatırım yapacak vatandaşlarımızın önceliği, yatırım yapacağı bölge de kamulaştırma şerhi var mı yok mu bunu netleştirip, ondan sonra oraya yatırım yapmalı, aksi halde zararlı çıkabilir. Hangi bölgede yatırım yapılacaksa vatandaşlarımız o bölgedeki tapu kadastro müdürlüğünden yerin haritadaki durumuna bakabilirler, arsa da kamulaştırma şerhi yoksa, yatırım yapılabilir niteliktedir.”

  • Turkcell’den Diyarbakır ekonomisine 10 yılda 450 milyonluk katkı

    Diyarbakır’da 10 yılda yaklaşık 450 milyon liralık yatırım yapan Turkcell, bin 500 kişiye de istihdam sağlayarak kentin en büyük işvereni durumuna geldi.

    Türkiye’nin en güçlü müşteri hizmetleri ağına sahip olan Turkcell’in 2008 yılında Diyarbakır’da kurduğu çağrı merkezi 10. yılını kutladı. Hem bölge hem de şehir ekonomisine önemli kazanımlar sağlayan Turkcell, 10 yılda 5 bin 500 kişiye istihdam sağlayarak yaklaşık 20 bin kişinin hayatına dokundu. Diyarbakır’ın en büyük işvereni olan Turkcell Global Bilgi Diyarbakır Çağrı Merkezi, önümüzdeki aylarda işe başlayacak 300 kişilik yeni istihdamla bin 500 müşteri temsilcisinin görev yaptığı bir merkez haline gelecek.

    Konu ile ilgili bilgi veren Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, 10 yıldır Diyarbakır’da olduklarını söyledi. Bu süreç içerisinde Diyarbakır ekonomisine aşağı yukarı 450 milyon liralık katkı yaptıklarını kaydeden Terzioğlu, Şu anda Diyarbakır’ın en büyük işvereni durumundayız. Diyarbakır’da bin 500 çalışanımız var. Çağrı merkezleri aslında insanların hayata ilk attıkları adım, kariyerlerinde ilk aldıkları görevler. Burada çalışanlarımız ortalama 26 yaşında ve yüzde 65’i kadın. Türkiye’de ve Ukrayna’da toplam 18 çağrı merkezimizde 12 bin kişi istihdam ediyoruz. Turkcell’i Turkcell yapan, müşterilerine iyi hizmet vermesini sağlayan en büyük varlıklarımızdan bir tanesi çağrı merkezlerindeki eğitimli, enerjik, dinamik insan gücümüz. Diyarbakır’da çağrı merkezlerimiz arasında kendini en ön plana çıkaranlardan bir tanesi ve 10 yaşına geldi bugün. Diyarbakır aslında ileri teknolojilerimizin, dijital servislerimizin en yoğun tüketildiği illerimizden bir tanesi, bugün hem anlık mesajlaşma platformumuzda hem müzik platformumuzda dijital dergilik platformunda Diyarbakır ilk 3 şehirden bir tanesi. Aynı zamanda Diyarbakır’ın çok kuvvetli bir fiber alt yapısı var. Biz son 10 sene içerisinde Diyarbakır’da evlere kadar fiber hizmetini götürmek üzere bir dizi yatırım yaptık ve yatırımlarımıza da devam edeceğiz. Diyarbakır nüfusu itibari ile son derece dinamik, genç ve dijitalleşen şehirlerimizden bir tanesi” dedi.

    Konuşmaların ardından Terzioğlu, kurum yöneticilerine yönelik bir sunum gerçekleştirdi.

  • Mersin’de deliceler aşılanarak ülke ekonomisine kazandırılıyor

    Mersin Orman Bölge Müdürlüğü (OBM) 2015 yılında uygulamaya konulan Yabani Zeytin Rehabilitasyonu Projesi kapsamında, 2018 yılı programında yer alan 105 bin 600 adet yabani zeytin (delice) aşılama çalışmalarının başladığını bildirdi.

    Mersin Orman Bölge Müdürlüğü 2015 yılında uygulamaya konulan Yabani Zeytin Rehabilitasyonu Projesi kapsamında, makilik alanlarda bulunan yabani zeytinleri aşılayarak ülke ekonomisine kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda, 2017 yılında 258 bin adet delice aşılaması ve 19 bin 116 adet zeytin fidanı dikimi yapan Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler, 2018 yılı programında yer alan 105 bin 600 delice aşılama çalışmalarına da başladı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Mersin Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, “Yabani Zeytin Aşılaması Eylem Planı kapsamında Erdemli İlçesi, Kösbucağı Mahallesinde yörenin ekolojik koşullarına uygun aşılı zeytin ağaçlarından alınan kalemleri yabani zeytinlere uygulayarak aşılıyoruz. 2017 yılı içerisinde yapılan aşılama işlemlerinde ise yüzde 95 oranında başarı sağladık. Bu eylem planı ‘Devlet Ormancılığından Millet Ormancılığına’ geçişte önemli bir çalışma olup, atıl durumda bulunan delicelerin aşılanarak elde edilecek ürünlerle, yöre insanının aile bütçesine dolayısıyla da ülke ekonomisine katkı sağlamak amaçlanmıştır” dedi.

    Bu çalışmayla amaçlarının ülke ekonomisine ve orman köylüsüne katkı sağlamak olduğunu belirten Yılmaz, “Uzman bir ekip tarafından aşılanan yabani zeytinlerin bakımı da 3 yıl süre ile orman teşkilatı tarafından yapılmaktadır. Daha sonra bu zeytinler talep edenler arasından çekilen kura ile orman köylülerine sertifikalı olarak dağıtılmaktadır. Gelir getirici türler kapsamında bugüne kadar bin 478 haneye 238 bin 589 adet ceviz, badem, harnup, delice gibi türlerin dağıtımı yapılarak sertifikaları verildi. Yapılan bu çalışmayla yöre ekonomisine verilen bu destekten köylülerin oldukça memnun oldukları görüyoruz. Bu çalışmalar neticesinde hedefimiz milli ekonomiye kazanç sağlamak, mahalle ve köylerimizin kırsal kalkınmasında lokomotif olmaktır.Ayrıca bu aşılama çalışmaları çerçevesinde 2017 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Erdemli ilçesinden 5 kişilik uzman bir aşı ekibi gönderildi ve 3 bin adet delice aşılanarak hedeflere ulaşıldı” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Erdemli ilçesinde bulunan Kösbucağı Köyünde önceki yıllarda yapılan delice aşılamalarına ait, 62 hane sahibine sertifikalar, düzenlenen törenle verildi.

  • Türkiye’de Tarım Politikaları ve Ülke Ekonomisine Katkıları sempozyumu

    Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesinin ev sahipliğinde Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi öncülüğünde başlayan ‘Türkiye’de Tarım Politikaları ve Ülke Ekonomisine Katkıları’ konulu uluslararası sempozyuma Gıda Tarım ve Hayrancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba da katıldı.

    Burada konuşan Bakan Fakıbaba, bakanlık olarak tarım alanında yaptıkları çalışmaları anlattı. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldıklarını, çiftçiyi de bu stratejinin merkezine alarak projeler belirlediklerini dile getiren Bakan Fakıbaba, “AK Parti Hükumetlerimizin yapmış olduğu çalışmalar sonucu Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımına ve Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği biz verdik. 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 buçuk milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış 3.7 milyar dolardan 16.2 milyar dolara çıktı.Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir” dedi.

    Son günlerin tartışma konusu olan et fiyatlarına da değinen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, hayvansal ürünler ithalatını bitireceklerini söyleyerek, “Her zaman ve her yerde söylüyorum, ana olmadan dana olmaz, dana olmadan da et olmaz. İşte bu bilinç ve şiarla 250 bin damızlık düve projesi, 300 damızlık koyun projesi. Birlikte yürüttüğümüz müşterek diğer proje ve çalışmalarımızla orta ve uzun vadede inanıyoruz ki hayvan ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna geleceğiz” diye konuştu.

    Burada yaptığı konuşmanın ardından Bakan Fakıbaba’ya Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın plaket takdim etti.

  • Van’da “İranlı Ziyaretçilerin Van Ekonomisine Katkısı” protokolü

    Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray; Van ve bölgenin artık kabuğunu kırdığını belirterek, “Eskiden sıkıntılarla anılıyordu. Şu an daha pozitif işlerle anılıyor. Turizmi geliştirmek anlamında diğer ülkelerle de ciddi atılımlar peşindeyiz” dedi.

    DAKA ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Van Bölge Müdürlüğü işbirliği ile 2018 yılında “İranlı Ziyaretçilerin Van Ekonomisine Katkısı ve Beklentileri Araştırması” ile ilgili protokol imzalandı. DAKA’da imzalanan protokol çerçevesinde İranlı turistlerin beklentileri, talepleri, memnuniyetleri, Van ekonomisine doğrudan katkılarının gözlemlenmesi, kalıcı olduklarını veya geçiş noktası olarak kullandıklarıyla ilgili bilimsel bir çalışma yapmak ve buna bağlı olarak İranlı turistlerin sürdürebilirliklerinin sağlanması açısından ortak bir strateji geliştirmek amaçlanıyor.

    Protokolü imzalayan DAKA Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray, Van’ın son yıllarda özellikle İranlı turistlerin ilgisi ve yoğunluğu açısından oldukça iyi günler geçirdiğini belirtti. 2013 yılında yaklaşık 85 bin İranlı turistin kentti ziyaret ettiğini ifade eden Genel Sekreter Güray, son 4 yılda ise bu sayının yaklaşık 5 kat arttığını ve 2017 yılı sonu itibariyle de 422 bini bulduğunu söyledi. Güray, “TÜİK Bölge Müdürlüğü ile birlikte ortak gayemiz gelen İranlı turistlerin beklentilerini, taleplerini, memnuniyetlerini, Van ekonomisine doğrudan katkılarını gözlemlemek, bilimsel bir çalışma yapmak ve buna bağlı olarak İranlı turistlerin sürdürebilirliklerini sağlanması açısından ortak bir strateji geliştirmektir” diye konuştu.

    “Çok değerli veriler elde edeceğimize inanıyoruz”

    Protokol kapsamında nisan, haziran, eylül ve aralık aylarında 4 periyotta Kapıköy Sınır Kapısı’ndan çıkış yapan İranlı turistlerle anket çalışması gerçekleştireceklerini dile getiren Güray, “Anket çalışması sonucunda Van’ı ziyaret eden İranlıların ziyaret sebeplerini, kalıcı olduklarını veya geçiş noktası olarak kullandıklarını, yaşadıkları sorun, sıkıntılar, beklentileri, talepleri, nerelere para harcadıkları ve tüm aile bireylerin özelinde genel bir profil ortaya koymayı hedefliyoruz. Çalışma kapsamında çok değerli veriler elde edeceğimize inanıyoruz. Elde ettiğimiz verilerin ileriki dönemlerde Van Gölü Havzası’nın İranlı turistlerin sürdürebilirliği açısından önemli çıktılar elde edeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

    “İran dış ticaret raporu hazırlıyoruz”

    İran dış ticaret raporunu hazırladıklarını söyleyen Güray, “Burada iki ülkenin özellikle sınır illerinin birbirlerine karşı mukayese üstünlüğünü çalışıyoruz. İran’da da aynı şekilde karşılıklı bir mukayese üstünlük raporu ortaya koyduktan sonra gerekli çalışmaları yapacağız” diye belirtti.

    “İran ile ilgili ciddi bir başarı öyküsü oluşmaya başladı”

    Konuşmasında turizmcilere de seslenen Güray, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Van şu an turizm sektöründe hem Türkiye, hem de dünya gündemindedir. Diğer kalkınma ajanslarımızla görüşüyoruz. İran ile ilgili ciddi bir başarı öyküsü oluşmaya başladı. Özellikle bu konuda otelcilere çağrıda bulunmak istiyorum; Van ve bölge artık kabuğunu kırdı. Eskiden sıkıntılarla anılıyordu. Şu an daha pozitif işlerle anılıyor. Turizmi geliştirmek anlamında diğer ülkelerle de ciddi atılımlar peşindeyiz.”

    Van Turizm Danışma Ofisinin kısa sürede güzel veriler elde ettiğini açıklayan Güray, bu sayede İranlı turistlerle güzel koordinasyon oluşturduklarını kaydetti.

    TÜİK Van Bölge Müdürü Özer Coşğun ise, İranlı turistlerin son dönemlerde Van’ın gündemini oluşturduğunu belirterek, “Van’da bu yönlü bir bilimsel çalışma yok. Örneğin İranlılar Van ekonomisine ne kadar katkı sunuyor? Kapıköy’den çıkan İranlılar Van’da ne kadar konaklıyorlar? Ne düzeyde harcamalar yapıyorlar? Hangi ulaşım araçlarını kullanıyorlar? Ne amaçla Van’a geliyorlar? Van’da hangi sorunlarla karşılaşıyorlar? Beklentiler nelerdir? Gibi bilimsel veri çalışmaları artık daha fazla ortaya çıktı. Bizde Kalkınma Bakanlığı ile birlikte iki kuruluş olarak bölgesel düzeyde bu veri ihtiyacını karşılamak için bu projeyi başlattık” dedi.

    “Dönemlik ve yıllık tahmin üreteceğiz”

    Konuya ilişkin dönemlik ve yıllık tahminler üreteceklerini sözlerine ekleyen Coşğun, şunları söyledi:

    “Kapıköy Sınır Kapısı’ndan çıkan İranlı ziyaretçilerle bir araştırma gerçekleştiriyoruz. Nisan, haziran, eylül ve aralık aylarında bu çalışmayı yapıyoruz. Her dönem için dönemlik ve yıllık tahmin üreteceğiz. Arkadaşlarımızla da bu tarz çalışmalar yaptığımızda çok hayati verilerin ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

    Yapılan konuşmaların ardından söz konusu protokol Genel Sekreter Güray ve Bölge Müdürü Coşğun tarafından imzalandı.