Etiket: Ekonomisine

  • Dış Ticaret İstihbarat Merkezi sanayicilere ve Kayseri ekonomisine katkı sağlıyor

    Kayseri OSB Dış Ticaret İstihbarat Merkezi sanayicilere, bölge sanayicilerine ve Kayseri ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan; OSB bünyesinde kurulan ve çalışmalarına büyük bir titizlikle devam eden Dış Ticaret İstihbarat Merkezinin çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Nursaçan, “Dış ticaret ülkeler arasında yapılan mal ve hizmet alım satım işlerinin tamamıdır ve günümüzde de ülkeler arasında farklı ürünlerde alım ve satımlar olmaktadır. Ülkemiz dış ticarette geçmiş zamanlara göre birçok üründe giderek gelişerek başka ülkelere de satım yapmaktadır. Sanayicilerimiz ve şehrimiz ekonomisine katkı sağlamak için kurulan Kayseri OSB Dış Ticaret İstihbarat Merkezi’nde görev yapan uzmanlarımız hedef pazar tespiti, firma istihbaratı, sürdürülebilir ucuz ithalat, hedef Pazar, detaylı pazar ve mevzuat bilgisinin sağlanması gibi birçok hizmet veriyor” dedi.

    Nursaçan, küresel sistemde ciddi gelişmelerin yaşandığını, güçlü bildiğimiz ekonomilerin sallandığını, güçlü görülen yapıların tek tek yıkıldığını, dünyada ekonomik, siyasal ve sosyal çalkantıların baş döndürücü bir hızla devam ettiğini, Kurumların gelişmesi, daha verimli, kaliteli ve beklenen hizmeti sunabilmesi için kurumsallaşmanın kaçınılmaz bir hal aldığını, Küresel düzeyde rekabetin artış göstererek her geçen gün hızla arttığını, hiper rekabet ortamının yaşandığı günümüzde sanayicilerin doğru zamanda ve yerinde hamleler yapmaya mecbur kaldıklarını, analiz ve araştırmaların öneminin günden güne değer kazandığını, ihracatta hedef pazar seçimi yapıldıktan sonra, rakip firmaların tespiti ve potansiyel müşteri belirlenmesinin ikinci önemli bir adımı oluşturduğunu, firmaların fırsat sunan pazarları tespit edebilmeleri ve yeni müşterilere ulaşmalarına katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını kesintisiz bir şekilde sürdüren söz konusu merkezin, hizmet kalitesi bakımından Türkiye’deki 327 OSB arasında önemli ve ayrı bir yere sahip olduğunu ifade etti.

  • Kartepe’de ülke ekonomisine bilimsel destek

    Kartepe Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) ve WSB Üniversitesi işbirliğinde 4. Avrupa Ekonomi Kongresi Hasan Yılmaz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez’in ev sahipliğinde gerçekleşen ekonomi kongresine, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, KOÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Recep Tarı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Selçuk Koç, WSB University Temsilcisi Pawel Urgacz, Azerbaijan University Temsilcisi Yusif Gasimov, Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya, KOÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ayhan Orhan, İMOS OSB Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Küçükay, öğrenciler ve davetliler katıldı.

    16 farklı ülkeden gelen 130 katılımcının 80 bildiri sunduğu kongrenin açılış konuşmasında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Selçuk Koç, ECOEI kongreleri hakkında bilgi verdi. Koç, desteklerinden dolayı Başkan Üzülmez’e teşekkür etti. Azerbaijan University Temsilcisi Yusif Gasimov ise “ECOEI kongresinin beşincisi Azerbaycan’da yapılacak. Orada sizleri misafir etmekten büyük onur duyacağız. Sizlerin burada yaptığınız çalışmaları yakından takip ediyoruz. Sizleri Azerbaycan’da yapılacak kongrede görmek isteriz” dedi.

    Daha sonra konuşan Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez, “Dünyada bütün güç dengeleri ekonomi üzerinden yönetiliyor. Ekonominin doğru yönetilmesiyle başarılar gelmektedir. Ekonomiyi iyi yönettiğiniz takdirde hedefinize daha rahat ulaşırsınız. Özelde ve kamuda olmak üzere 30 yıldır ekonominin göbeğinde mücadele ediyorum. Göreve gelir gelmez ekonomi ve mali disiplin sağlayarak yatırımlarımızı yaptık. Bugün bunun haklı gururunu yaşıyoruz. Ekonomik anlamda eski Türkiye’de 1 Milyar TL’ye muhtaç bir ülke durumundayken, bugün merkezi hükümetimiz, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kartepe Belediyesi olarak yatırımları ilçemize kazandırdık” diye konuştu.

    Konuşmasında Kartepe Zirvesinin önemine değinen Başkan Üzülmez, “Kartepemizi gerçek şehircilik kimliğine kavuşturma noktasında çalışırken, Cumhurbaşkanımızın Davos zirvesinde ,‘Benim için Davos bitti’ sözünden hareketle, ülkemizde Kartepemiz zirve olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. İlçemizde her hafta bir organizasyon düzenlenmektedir. Bu vizyonumuza uygun olarak Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu ile Kartepe Zirvesi çok önemli destek sağlamıştır. Doğa güzelliği olan Kartepemizi ilgi görmesi için küçük dokunuşlar yapıyoruz. Turizmin bütün ayakları ilçemizde vardır. Kartepemizin turizm ve kongre merkezi olarak dünyada tanınması için mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Ev hanımları halı dokuyarak ev ekonomisine katkı veriyor

    Yeşilyurt Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Gündüzbey Yeşilkonak’taki Halı Dokuma kursuna katılan ev hanımları halı dokuyarak ev ekonomisine katkı veriyor.

    Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, Yeşilyurt Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Gündüzbey Yeşilkonak’ta ki Halı Dokuma kursunda yapımı tamamlanan halının iplerini makasla kesti.

    Sosyal belediyecilik çalışmalarıyla yöreye özgü halı dokumacılığı başta olmak üzere unutulmaya yüz tutan el emeği göz eserlerin tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına önem verdiklerini belirten Çınar, ev hanımlarının halı dokumayı öğrenerek meslek edinmeleri ve ekonomik gelir elde etmelerinin yanında yerel ve kültürel miras olan halı dokumacılığını yaşatmak adına sergiledikleri gayretli çalışmaların takdire şayan olduğunu söyledi.

    Kökleri binlerce yıllık geçmişe dayanan kadim medeniyetimizin önemli değeri olarak kabul edilen halı dokumacılığının Gündüzbey Yeşilkonak Hizmet Binasında bulunan halı dokuma atölyesinde hünerli ellerde can bulduğunu ifade eden Çınar, “Halk Eğitim Merkezimizin destekleriyle açtığımız halı dokuma kurslarımızdaki amacımız bölgemizde büyük önem ve değere sahip olan, yöremize özgü el emeği göz nuru halı dokumacılığını günümüzden gelecek kuşaklara aktarmaktır. Meslek öğrenen bayanlarımızın kendilerini ifade edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri, verimli zaman geçirebilecekleri ve aynı zamanda cüzi dahi olsa gelir elde edebilecekleri verimli bir kurs ortamını hayata geçirdik. Kurslarımıza yoğun ilgi gösteren bayanlarımız bir yandan kadim medeniyetimizin önemli parçası halı dokumacılığının yaşatılmasına katkıda bulunurken, aynı zamanda da aile bütçelerine katkıda bulunma imkanına sahip oluyorlar. Kursiyerlerimiz el emeği göz nuru halıları ilmek ilmek dokuyarak bitiriyorlar ve işin sonunda da emeklerinin karşılığını alıyorlar. Bizi de bugün buraya çağırdılar ve bitirdikleri halının son ipini kesmemizi istediler. İnsan emek verdiğinde sonunda karşılığını alıyor, bu halıyı bitiren kursiyerimizi tebrik ediyor, hocalarımıza teşekkür ediyorum. Sabır, dikkat ve kabiliyet gerektiren el işçiliği sektörüne hak ettiği değeri veriyoruz. Bayanlarımızın sadece evde oturmalarından ziyade meslek sahibi olarak hem ülke hem de ev ekonomisine katkı sunacak alanlarda aktifleşmelerine önem veriyoruz. Bir yandan kültürel miraslarımızın yaşatılmasını sağlayacak hizmetlerde bulunurken diğer taraftan da meslek sahibi olan bayanlarımıza yeni istihdam alanları oluşturmaktayız, bu durumda ülkemizin ve kentimizin ekonomik gelişimine önemli kazanımlar sağlayacaktır. Ortaya çıkan eşsiz eserlerin gerek iç piyasa gerekse de dış piyasada hak ettiği değeri görmesi için de elimizden geleni yapıp, bayanlarımızın ülke ekonomisine katkı sağlama istek ve çabalarını karşılıksız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

    “kadınlarımızın büyük bir gayret, çaba ve özveriyle dokudukları halılarımızın her bir karesinde kadim medeniyetimizin derinliklerinde yatan bütün izleri görebilmekteyiz” sözleriyle konuşmasına devam eden Çınar, “Yeşilkonak, Gençlik Merkezleri ve Kadın ve Yaşam Spor Merkezimizde açtığımız meslek edindirme kurslarına katılan girişimci ruhuna sahip bayanlarımızın hünerli ellerinden çıkan eşsiz ürünlerin geniş kesimlere aktarılmasını destekleyerek Yeşilyurt’un sosyal ve kültürel yönden gelişimini gözler önüne seriyoruz. Halılarımız ve el sanatlarımız bizim kültürel mirasımızdır. Kadınlarımızın ve genç kızlarımızın bu mirasın nasıl dokunduğunu öğrenmesi ve gelecek nesillere aktarması da son derece önemlidir. Kültürümüzün yaşatılması ve kadınlarımızın burada huzurlu bir ortamda evlerine ek bir gelir götürmeleri açısından kursların çok değerli olduğuna inanıyoruz. Halı dokuma başta olmak üzere el sanatlarının ilçede bir sektör haline gelmesi, iç ve dış turizmde hak ettiği değere kavuşması içinde üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirip, Yeşilyurt’un bu tür gizli kalmış cevherlerini gün yüzüne çıkartmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Halı dokuma kursunda görevli öğretmenlerden yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alan Çınar, Kuran-ı Kerim Kursu ile Biçki-Dikiş Kurslarını da ziyaret ederek, bayanlarla sohbet etti.

    Açılan kurslara katılarak geleneksel el sanatlarımızın yaşatılmasına destek vermekle birlikte meslek sahibi olma yolunda büyük mesafeler kat eden bayanlar, sağlanan imkanlardan dolayı Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’a teşekkürlerini sundu.

  • Şahin, “Kaçak elektrik kullanımı ülke ekonomisine, can ve mal güvenliğine zarar veriyor”

    YEDAŞ Genel Müdürü ve Dağıtım Direktörü Akın Şahin, “Kaçak elektrik kullanımı ülke ekonomisine, can ve mal güvenliğine zarar veriyor” dedi.

    2011 yılından bu yana Samsun, Ordu, Çorum, Amasya, Sinop il ve ilçelerinde elektrik dağıtım faaliyetleri yürüten YEDAŞ, toplumsal ve sosyal sorumluluk bilinci ile hareket etmeye özen gösteriyor. Kaçak elektrik kullanımının önüne geçmek amacıyla çalışmalar yapıyor. Denetim ve takip sonucu tespit edilen kaçak elektrik kullanımını ortadan kaldırmak amacıyla aksiyon alıyor.

    YEDAŞ kaçak elektrik kullanımının tespiti için sürekli saha denetimleri yapıyor

    Yaptığı çalışmalarla kaçak elektrik kullanım oranını pek çok dağıtım bölgesine kıyasla az seviyeye düşüren YEDAŞ, kaçak elektrik kullanımının tespiti ve ortadan kaldırılması yönünde projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Hem vatandaşın yasadışı elektrik kullanımını önleyerek yasaların uygulanmasını sağlıyor hem de kaçak elektrik kullanımı nedeniyle meydana gelebilecek kazaların önüne geçiyor. Müşteri teknik hizmetleri saha çalışanları, aralıksız saha denetimleri yaparak kaçak elektrik kullanımlarını tespit ederek bu tip durumları ortadan kaldırıyor. Abone olmadan elektrik kullanımları, ölçü devresinden geçirilmeden yapılan bağlantıları, ölçü devresine ve/veya sayaçlara müdahaleleri kayıt altına alarak yasal işlemlerin başlatılması yönünde aksiyon alıyor. Uzaktan şebeke izleme sistemleri kullanılarak akım ve gerilim değerlerinin takibi ve kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesi yönünde teknolojik alt yapı çalışmalarına devam ediyor. Büyük veri analizleri ile de tüketicilerin tüketim bilgileri ile trafo tüketim bilgilerini karşılaştırarak kaçak elektrik kullanımını tespit etmeyi hedefliyor.

    “Kaçak elektrik kullanımı ülke ekonomisine, can ve mal güvenliğine zarar veriyor”

    Kaçak elektrik kullanımının ülke ekonomisine zarar verdiğine dikkat çeken YEDAŞ Genel Müdürü ve Dağıtım Direktörü Akın Şahin, bu durumun, kaliteli elektrik kullanımının yanı sıra, can ve mal güvenliği açısından da önemli olduğunun altını çizdi. Elektrik dağıtım şebekesinin, ilgili bölgedeki abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımının ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintisi ve gerilim düşümü gibi olumsuzluklara neden olduğunu belirten Genel Müdür Akın Şahin, “Bölgede özellikle tarımsal sulama alanında ve fındık zamanı mevsimlik işçilerin çadırlarda kaçak elektrik kullandığını tespit ediyoruz. Tesisat yapısı, teknik şartname ve standartlara uygun olmadığı için elektrik kaçağı yaşanıyor. Bu nedenle de elektrik akımına kapılma veya yangınlar ortaya çıkabiliyor. İnsanların ve hayvanların can güvenliği tehlikeye giriyor, maddi hasar meydana gelebiliyor” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu defa ülkenin ekonomisine, can damarına saldırdılar”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin hemen ardından akılla, izanla ve siyasetle bağdaştırılamayacak bir dizi gelişmeyle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “Bu defa diğerlerinden farklı olarak doğrudan ülkenin ekonomisine ve can damarına saldırdılar. Ekonomimizde tüm göstergelerin olumlu seyrettiği bir dönemde bir anda üzerimize kur, faiz, enflasyon araçlarıyla yüklendiler. Ancak biz gereken tedbirleri aldık, mekanizmaları oluşturduk, irtibatları kurduk ve hamdolsun durumu kısa sürede kontrol altına aldık” dedi.

    Bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak için Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanlığının düzenlediği teşkilat yemeğine katıldı. Bir otelde düzenlenen programda partililere hitap eden Erdoğan, bu gelişinde Diyarbakır’ı daha canlı, kararlı ve umutlu gördüğünü belirtti. Tepeden tırnağa değişen bir Diyarbakır’ın olduğunu ifade eden Erdoğan, altyapısıyla ve üstyapısıyla adeta aslına rücu eden bir Diyarbakır gördüğünü kaydetti. Kentin daha modern ve farklı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ancak hizmetin her şey olmadığını, hizmetin gerekli olduğunu ancak asıl olanın gönülleri kazanmak olduğunu vurguladı. Burada da partisinin ana kademe, kadın kolları ve gençlik kollarına çok ciddi görevler düştüğünü ifade eden Erdoğan, “Gece gündüz demeden bu süreci devam ettirmemiz lazım. 24 Haziran seçimlerinde Diyarbakır’da arzu ettiğimiz neticeye ulaşamadık. Cumhurbaşkanlığında yüzde 27’ye tekabül eden 227 bini biraz geçen, milletvekilliğinde ise yüzde 22’ye tekabül eden 183 bine yakın oyu ancak alabildik. Halbuki bu şehre yaptığımız yatırımların, gösterdiğimiz muhabbetin, verdiğimiz emeğin karşılığı çok daha farklı olmalıydı” diye konuştu.

    “Eksikliği kendimizde arıyoruz”

    Buna rağmen eksiği Diyarbakırlılarda değil, kendilerinde aradıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Demek ki kendimizi Diyarbakır’a yeteri kadar iyi anlatamamışız. Buradaki insanlarımızın kalbini fethedecek adımları yeteri kadar atamamışız. İnşallah bundan sonra daha çok çalışacak, daha çok gayret edecek ve Diyarbakır’da en az ülke genelindeki seviyede bir oy desteğine ulaşacağız. Bunun için il teşkilatımızın, milletvekillerimizin ve bölgenin evladı olan tüm kardeşlerimizin gayretine, çalışmasına, desteğine ihtiyacımız var.”

    “Ortak geleceğimizle yeni bir sayfa açacağız”

    Bugün Gençlik Festivali’nde Diyarbakırlılarla samimi bir hasbihal gerçekleştirdiklerini ve bu hasbihal çerçevesinde samimi bir gönül seferberliği başlattıklarını aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bugünkü adım bu samimi seferberliğin inşallah ilk adımı olacaktır. Böylece 2019 Mart’ında hedeflerimize ulaşacak, ortak geleceğimizde yeni bir sayfa açacağız. Bu konuda AK Parti teşkilatlarında görev yapan her bir kardeşime büyük bir sorumluluk düşüyor. Bizim hiçbir zaman kişilerle, şahıslarla, isimlerle işimiz olmadı. Biz hep inancımızın, davamızın ve milletimizin yolunu takip ettik. Diyarbakır’da da bu yol bizi nereye çıkartırsa oraya gideceğiz. Ülkemizin ve milletimizin ihtiyaçları, Diyarbakır halkının talepleri ve tercihleri doğrultusunda en isabetli adaylarla seçime girecek, Allah’ın izniyle neticeyi de alacağız.”

    “Her seçimi bir imtihan olarak yaşadık”

    Ülke ve milletlerin tarihinde önemli dönüm noktalarının bulunduğunu, bu dönemlerde verilen kararların ve sergilenen duruşların toplumların geleceğine yön verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir süredir böyle bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Bugüne kadar verdikleri kararlar ve sergiledikleri duruşların hep hayırla neticelendiğini belirten Erdoğan, “Bir yandan kazanımlarımızı koruma diğer yandan da geleceğimiz için önümüzde yeni alanlar açma imkanı bulduk. Fakat biz bunu yeterli görmüyoruz. Bizim çok daha büyük başarılara ihtiyacımız var. Gösterdiğimiz dirayet ve yaptığımız fedakarlıklarla bunu hak da ediyoruz. Bu süreçte her seçimi bir imtihan olarak yaşadık. Kimi zaman iftiralarla, kimi kirli ittifaklarla, kimi zaman provokasyonlarla üzerimize geldiler ama vesayetin pençesinden kurtardığımız Türkiye’yi, darbecilerin insafına bırakmadık. Siyasi hayatımız boyunca milletimizle hep perdesiz bir iletişim halinde olduğumuz için bunların hepsini boşa çıkardık. Hangi mücadeleye giriştiysek başarıyla neticelendirdik. Yeri geldi siyasi hayatımızı, yeri geldi canımızı ortaya koyduk ama yolumuzdan dönmedik” ifadelerini kullandı.

    “Bu defa ülkemizin can damarına saldırdılar”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sistemini milletin takdirine sunduklarında ülkeyi daha ileriye götürme sözünü verdiklerini ancak seçimlerin hemen ardından akılla, izanla, siyasetle bağdaştırılamayacak bir dizi gelişmeyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Bu defa diğerlerinden farklı olarak doğrudan ülkenin ekonomisine ve can damarına saldırıldığına dikkat çeken Erdoğan, “Ekonomimizin tüm dengelerinin yerinde olduğu, tüm göstergelerin olumlu seyrettiği bir dönemde bir anda üzerimize kur, faiz, enflasyon araçlarıyla yüklendiler. Böylesine büyük bir dalgayı karşılamak ve işleri yeniden yoluna koymak elbette kolay değildi. Türkiye’nin eski dönemlerinde böylesine bir durum gerçekten çok büyük bir felaketle sonuçlanırdı. Biz gereken tedbirleri aldık, mekanizmaları oluşturduk, irtibatları kurduk ve hamdolsun durumu kısa sürede kontrol altına aldık. Maalesef bu dönemde dış saldırılar kadar içerideki fırsatçılar da canımızı yaktı. Eskiler, ’Kurt kışı geçirirmiş ama yediği ayazı da unutmazmış’ derler. Biz bu sıkıntıyı çözdük, çözeriz ama fırsatçılık yaparak ülkemizi adeta can evinden vuranları da unutmayız. Şimdi önceliğimiz üretimi, ihracatı, istihdamı yeniden şaha kaldırmaktır” dedi.

    “Yatırımcı çekmek için tüm imkanları harekete geçiriyoruz”

    Türkiye’nin ihracat rakamlarının çok iyi noktada olduğunu anlatan Erdoğan, “Göreve geldiğimizde, sene 2002’de, ihracatımız 36 milyar dolardı. Ama şu anda 165 milyar dolara ulaştı. Reel sektörü desteklemek için bir dizi önlem paketi hazırladık. Peyderpey uygulamaya koyuyoruz. Özellikle finansman imkanlarını genişletecek ilave tedbirler üzerinde çalışıyoruz. İstihdamı desteklemek için de gereken önlemleri alıyoruz. Ülkeye daha çok yatırım çekmek için tüm imkanları harekete geçirdik. Dünyanın parasal daralmaya gittiği bir dönemde bunun kolay olmadığını biliyoruz. Bu konuda en büyük avantajımız Türkiye’nin emsalsiz konumu ve gelecek vadeden potansiyelidir. İnşallah yılbaşına kadar bu çalışmalardan ciddi neticeler elde etmeyi bekliyoruz” diye konuştu.

    “Tarihi bile burada görmek mümkün değildi”

    AK Parti hükümetleri döneminde karşılaştıkları zorluklar ne olursa olsun şehirleri ve vatandaşları ihmal etmemeyi prensip edindiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaşanan sıkıntıların etkilerinin millete hafif yansıyorsa bunun gerisinde 17 yıldır ortaya koydukları insan ve yatırım odaklı ekonomi politikalarının başarısının olduğunu vurguladı. 16 yılda Diyarbakır’a 36,5 katrilyon yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

    “Diyarbakır neydi, bugünkü Diyarbakır ne? Havalimanından tutun caddelerine varıncaya kadar. İstanbul’da böyle 4 gidiş, 4 geliş yol yok. 3 gidiş, 3 geliş yollar neredeyse yok. Bütünüyle beraber şu yolların kenarlarındaki iskan konutlarıyla farklı bir Diyarbakır var. Şöyle bir 20-30 yıl öncesine gidiyorum Diyarbakır’ın, buraların hali neydi? Adeta buralar birer gecekondu şehri gibiydi. Tarihi bile burada görmek mümkün değildi. Hele hele terör örgütünün burayı yönettiği dönemde Diyarbakır ne durumdaydı? Biliyorsunuz, bütün camilerine varıncaya kadar, tarihi saat kulelerine varıncaya kadar bunları kalkıp da ateş yağmuruna tutan, buralarda çukurları açanlar, buradaki benim Diyarbakırlı kardeşimi düşünüyor diyebilir miyiz? Ama buna rağmen yine oy alıyor. Öyleyse marifet iltifata tabi değilmiş demek ki. Ama ben öyle öğrenmedim. Ben marifetin iltifata tabi olduğunu biliyordum. Öyleyse bir yerde bir eksik var. Bu eksiği hep beraber biz gidereceğiz. Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları daha fazla çalışın. Bütün bu yapılanları anlatacaksınız, 36,5 katrilyon buraya harcadık. Peki, terör örgütünün arkasında olduğu yerel yönetim, devletin kendisine verdiği paraları nereye harcadı? Dağa, Kandil’e gönderdi. Kandil’dekilerden beslenerek bu kadar oyu aldı. Tehdit mekanizmasıyla bu oyları aldılar. Ben diyorum ki siz tehditle değil gönülleri kazanarak bu oyları alın ve bunun çalışmasını yapın. Sadece eğitimde 5 bin 365 adet yeni derslik kazandırdık. Yükseköğrenim öğrencileri için 5 bin 300 kişi kapasiteli yurt binaları inşa ettik. Bugün açılışı yapılan 33 bin seyirci kapasiteli Diyarbakır stadyumunu şehrimize kazandırdık. Sağlıkta 17’si hastane toplam 44 tesis yaptık. Bu sağlık tesislerinin içinde 400 yataklı Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile 320 yataklı Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi de bulunuyor. Kamu özel ortaklığıyla inşa ettiğimiz 450 yataklı Diyarbakır Kayapınar Hastanesi ve 150 yataklı Silvan Devlet Hastanesinin yapımı da devam ediyor. Kayapınar Şehir Hastanesi de inşallah ihale aşamasında.”

    “At denize, balık bilmezse halik bilir”

    3 yıl önce yaşanan olaylarda Suriçi’nin büyük hasar gördüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün orayı dolaştım, orayı gezdim, gördüm. Şimdi çok farklı bir Suriçi meydana geliyor. Kadir kıymetini bilirler veya bilmezler hiç önemli değil. Biz şunu biliyoruz, at denize, balık bilmezse halik bilir. Bu bölgedeki 3 bin 853 hak sahibiyle uzlaşma sağlayarak Sur’u yeniden ayağa kaldırdık. Bununla beraber Dicle de ayağa kalkıyor. Şimdi orada ne yapıyoruz, şehir parkını inşallah orada onlarla beraber ayrı bir güzelliği de kazandırıyoruz. Artık pikniklerinizi orada yapar hale geldiniz, daha da güzel olacak. Süleymaniye Camisi’nin çevresinde yaptığımız düzenlemelerle sahabe kabirleri ve ziyaretgahları ihya ettik. Gazi ve Melik Ahmet caddeleri üzerinde 3 bin dükkanı yeniledik. Sur’un kanalizasyon, yağmur suyu ve içme suyu altyapısını sıfırdan yaptık. Peyzaj çalışmalarıyla, çevre düzenlemeleriyle adeta yepyeni bir şehir inşa ettik. Diyarbakır’ın şehir olarak kimliğinin önemli bir parçası gördüğümüz bin 500 tarihi taş evi yeniden canlandırıyoruz. Vatandaşlarımızı ev sahibi yapmak için Diyarbakır’da TOKİ vasıtasıyla toplam 16 bin 847 konut projesini hayata geçirdik. Üretimde verimliliğin artırılması, istihdama ve bölgesel gelişime katkı sağlamak için TOKİ kanalıyla yeni sanayi siteleri kuruyoruz. Diyarbakır’a 2002 yılına kadar yapılan 44 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz bunu 423 kilometreye çıkardık. Diyarbakır il sınırları içindeki demiryollarını yeniledik ve hızlı tren için çalışmalara başladık. Diyarbakır havalimanını yeniden ele aldık ve 5 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası yaptık. GAP’ın en önemli illerinden biri olan Diyarbakır’da 260 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Bölgenin kalkınmasına katkı sağlayan Pamukçay Barajı’nı hizmete aldık. Silvan Barajı’nın inşaasına devam ediyoruz. Ülkemiz ekonomisine yıllık 1,2 katrilyon lira katkı sağlayacak Silvan Barajı ile 2,3 milyon dekar zirai arazi sulanacak. Diyarbakırlı çiftçilerimize bugüne kadar verdiğimiz destek 4,1 katrilyon tutarında. Şehir genelinde farklı medeniyetlere ait 777 eserin restorasyonunu yaparak, tarihi mirasa sahip çıktık. Diyarbakır’ın ilk Osmanlı eseri olan Kurşunlu Camisi’nin restorasyon çalışması devam ediyor. Bütün bu çalışmaların bıkmadan, usanmadan her fırsatta vatandaşlarımıza anlatın. Kimin bu şehrin, bu halkın, bu ülkenin hayrına çalıştığı, hizmet getirdiği, kimin de sadece kan ve gözyaşı ticaretiyle istismar peşinde koştuğu ancak hizmetlerimiz anlatılarak ortaya konulabilir.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından havalimanına geçerek, kentten ayrıldı.