Etiket: Ekonomisine

  • Tiryakioğlu: “Gaziantep bölge ekonomisine katkı sağlamakta”

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Gaziantep’in bölge illerinin ekonomisine birinci dereceden katkı sağladığını belirterek,” Tarımsal ürünlerin gıda sanayine kazandırılmasında Gaziantep bölgede bir üs ve cazibe merkezi görmekte” dedi.

    Gaziantep Kent Konseyi, 11. Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gaziantep’in Genel Durumu’ gündemli toplantıya, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Kent Konseyi Başkanı Mehmet Aslan ile konsey üyeleri katıldı.

    Toplantıda, Gaziantep ve Bölge ekonomisi hakkında değerlendirmelerde bulunan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Türkiye’nin 131,7 milyar dolar ihracat ile geride bıraktığı 2016 yılında, Gaziantep ihracatının ise 6 milyar 258 milyon dolar olarak gerçekleştiğini anımsattı.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesinden yapılan ihracat rakamları ve en fazla ihracat yapılan ülkeler hakkında da açıklamalarda bulunan Tiryakioğlu,” Gaziantep 2016 yılında yaptığı 6 milyar 258 milyon dolar ihracat ile Türkiye ihracatının yüzde 4,75’ini tek başına karşılarken, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin diğer illerinden yapılan toplam ihracat ise yüzde 1,78 seviyesinde gerçekleşti” şeklinde konuştu.

    “Lojistik büyük önem arz atmekte’’

    Gaziantep sanayisinin gelişimi için lojistiğin büyük önem arz ettiğine dikkat çeken Tiryakioğlu, “Bu bağlamda “Hassa-Dörtyol Tünel Projesi” ile önemli bir adım atıldı. Bu proje sadece şehrimiz için değil tüm bölge ticareti için büyük ehemmiyet taşımakta. Bizim Mersin üzerinden dış ticaretimiz her zaman devam edecek ama demiryolu projesinin de çok acil bir şekilde geliştirilmesini lojistiğin gelişmesi adına elzem görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Şehirde sürdürülen ortak akıl çalışmaları hakkında da bilgiler sunan Tiryakioğlu, ortak payda Gaziantep olgusu içinde tüm kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket edebilmesinin şehrin en güçlü yanlarından biri olduğunu söyledi.

    Tiryakioğlu, konuşmasında ayrıca GTB tarafından sürdürülen Et Borsası, Antepfıstığı Lisanslı Depo, Pilot Antepfıstığı İşleme Tesisi ve Hububat Emtia Merkezi projeleri hakkında açıklamalarda bulundu.

  • “Türkiye’nin eğlence ekonomisine can simidiyiz”

    Tuzla Marina Arena ile Türkiye’nin en büyük açık hava sahnesini hayata geçiren Kemal Aslan, Türkiye’nin eğlence ekonomisine can simidi olduklarını kaydetti.

    Türkiye’nin en büyük açık hava konser alanı olduğu belirtilen Tuzla Marina Arena’yı hayata geçiren Kemal Aslan, Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği dönemde eğlence sektörüne yatırım yaparak, hem turizme hem de istihdama önemli katkı sağladıklarını ifade etti.

    1 yılda 10 milyon TL yatırım yaptığı Marina Arena’da birbirinden önemli sanatçıları sahneye çıkarttığını belirten Aslan, doğrudan ve dolaylı olarak bin kişiye iş olanağı sağladıklarını söyledi. Aslan, Marina Arena’nın dünya çapında ses ve sahne düzenine sahip olduğunu ifade ederek, “Bu sahnenin benzerinde Shakira, Metallica gibi dünya devleri sahne aldı. Şimdi ise bu fırsatı Türk sanatçılarına sunuyoruz. Biz bu yıl bu yatırımımızı gözümüz kapalı yaptık. Ülkemize ve istikrarına çok güveniyoruz. Şov devam ediyor” diye konuştu.

    “Bu proje İstanbul’un projesi”

    Türkiye’de ilk defa deniz üzerinde bir konser alanı hayata geçirdiklerini vurgulayan Kemal Aslan, “Viaport Marina dünyada eşi olmayan bir proje, içerisinde tema park alışveriş merkezi; akvaryum, eğlence merkezi ve marina var ve Marina Arena’nın gelmesiyle burası dünya standartlarının çok üstünde bir eğlence merkezi oldu. Hiçbir konser alanının çevresinde bu fonksiyonlar yok, Marina Arena ziyaretçileri konserden çok daha fazlasını alıyorlar. Bu proje İstanbul’un projesi. Eğlence sektörünün zannedilenden çok daha büyük bir piyasa olduğuna vurgu yapan Aslan, Türkiye’de geçtiğimiz seneye kadar her yıl yüzlerce konser düzenlendiğini bu konserlerin milyonlarca liralık piyasa oluşturduğunu, oluşan bu ekonomiden yüz binlerce kişinin istihdam edildiğini belirtti. Ancak geçen sene yaşanan olaylardan dolayı piyasanın küçüldüğünü ve birçok insanın işsiz kaldığını belirten Kemal Aslan, “İşte biz tam bu sırada bu önemli yatırımı yaptık ve insanlara iş imkânı sunduk. Marina Arena Türkiye’nin en büyüğü ve ekonomik yönden sektöre ivme kazandırdık” ifadelerini kullandı.

  • Canikli: “Türkiye ekonomisine atacak başka barutları kalmadı”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye ekonomisini bozmak için oluşturulan bütün saldırıları savuşturduklarını belirterek, “Türkiye ekonomisiyle ilgili olarak bundan sonra başka atacak barutları kalmadı. Artık zarar verme imkanları söz konusu değil” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Şehit Ömer Halis Demir Konferans Salonunda sanayici, iş adamları, esnaf ve sanatkarlar ile bir araya geldi. Canikli, toplantıda Türkiye, Avrupa ve dünya ekonomisi hakkında önemli açıklama ve öngörülerde bulundu.

    “Yedi düvele karşı mücadele ediyoruz”

    Derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisini bozma çabaları karşısında konuşan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Ekonomimize sadece bankalar üzerinden saldırmadılar. Ülkenin de notunu düşürerek yatırım yapılabilir seviyedeki notumuzu 2 derece düşürerek bu alanda çok ciddi anlamda olumsuz tahribatların ortaya çıkması için ellerinden gelen her türlü gayreti gösterdiler. Böyle bir değerlendirme yapmamız için elimizde yeteri kadar delil var. En somut delil, derecelendirme kuruluşunun not düşürmesinden sonra TL dolar karşısında değer kaybederken Avrupa Konseyi’nin kararı geldi. Bu piyasalarda olumlu bir hava olmasına yol açtı. TL böylece bir anda değer kazanmaya başladı. Tam o anda derecelendirme kuruluşu bugüne kadar hiç yapmadığı bir yöntemi uyguladı. Derecelendirme kuruluşları ne zaman değerlendirme yapacağını önceden ilan ederdi. Ondan önce hiçbir açıklama yapmazdı. 1 ay sonra vereceği notla ilgili önceden açıklama yapmazdı. Ama Fitch Türkiye ile ilgili yaptı. Piyasanın olumluya döndüğü bir anda Londra merkezli bir açıklama yaptı. 28 Ocak’ta ‘Türkiye ile ilgili notu düşüreceğim’ dedi. Türkiye piyasasındaki olumlu havayı aşağıya çekmek için, TL’nin değer kaybetme trendini kuvvetlendirmek için bu açıklamayı yaptılar. Bu açıklamanın ardından TL, dolar karşısında değer kaybetti. Bu derecelendirme kuruluşları bir projenin bir parçası gibi hayata geçirmeye çalışıyorlar. Zaten yedi düvele karşı mücadele ediyoruz. Bir de diğer taraftan derecelendirme kuruluşlarıyla uğraşıyoruz. Dünyadaki hiçbir ülke bu tür komple saldırılarla karşı karşıya kaldığında tarumar olur, ayakta kalamaz. Bugün geldiğimiz noktada bütün saldırıları savuşturduk. Derecelendirme kuruluşları da bütün mermilerini tükettiler. Türkiye ekonomisiyle ilgili olarak bundan sonra başka atacak barutları kalmadı. Artık zarar verme imkanları söz konusu değil. Yapılan hamlelerden sonra Türkiye’nin bir daha belini doğrultamayacağını, altından kalkamayacağını ve işinin biteceğini düşünüyorlardı” diye konuştu.

    “Türk bankacılık sisteminin durumunu durağandan negatife çevirdiler”

    Türk bankacılık sistemi hakkında da açıklamalarda bulunan Canikli, “Bir taraftan da uluslararası derecelendirme kuruluşlarının haksız ve rasyonel olmayacak şekilde saldırıları söz konusudur. En son Fitch uluslararası derecelendirme kuruluşunun 5 Türk bankasına yönelik olarak bir not indirimi gerçekleştirdi. Türk bankacılık sisteminin görünümünü durağandan negatife çevirdiler. Bunu yapmaları için hiçbir neden yoktu. Onlar da biliyorlar. Türk bankalarının yapısı o kadar sağlam ki içeriden ve dışarıdan en ufak bir sarsıntı geçirmeden yoluna devam ediyor. Stres testlerini reel olarak yapıyoruz. Bütün bunlara rağmen Türkiye’nin notunu düşürdüler. Bu not düşürülme olayının 8-10 gün öncesinde AB’nin en üst resmi organı Türk bankacılık sisteminin yönetim ve denetim içeriğinin AB müktesebatıyla uyumlu olduğuna karar verdi ve AB resmi gazetesinde yayınlandı. AB, ‘en üst seviyede Türk bankacılığı güçlüdür, AB müktesebatıyla uyumludur’ diye tescil etti. Derecelendirme kuruluşlarının da not baskısı tam bu dönemde geliyor. Ama sistemden hiçbir şey koparılamıyor. Bütün gücüyle ayakta. Sermaye oranları, maliye yapısı güçlü kalmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    “Türk bankacılık sistemi dünyanın en güçlü bankacılık sistemidir”

    Yapılan tüm saldırılara rağmen Türk bankalarının sağlam bir şekilde durduğunu açıklayan Canikli, “Aslında Avrupa ve ABD bankacılık sistemini uyarmak lazım. Batı bankacılık sistemin çok kırılgan bir noktası var. Türk bankacılık sistemi dünyanın en güçlü bankacılık sistemidir. Bütün bu saldırılara rağmen ayakta kalabiliyorsa halen kendini ispat etmiştir” açıklamasında bulundu.

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ise toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ben 1999 yılında belediye başkanı oldum. Aday olduğum partinin de seçimde tek başına iktidar olacağını ve bu sayede Samsun’da çok işler yapacağımızı düşündüm ama öyle olmadı. Ben koalisyon ortağı bir partinin belediye başkanı oldum. Koalisyonun bir ortağı MHP diğer ortağı da DSP olmuştu. Koalisyon ortaklarının Samsun’a bakanları geliyordu. Bizler de valimiz ile birlikte havaalanına gidip karşılıyorduk. Benim partimin bakanları önce Valilik sonra belediye başkanlığını ziyaret ediyorlardı. Koalisyonun bakanları ise belediyeyi ziyaret etmezlerdi. Böyle bir şey olabilir mi? Ben şehrin belediye başkanıyım. Hangi partili olursa olsun herkesin belediye başkanıyım. Büyükşehir Belediyesini ziyaret ettikleri zaman bir şey kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Bu zihniyetle bu ülkeye hizmet etme yönünde nasıl yarışırsınız. Nasıl mücadele edersiniz. Türkiye böyleydi işte. Çocuklarımız için iddialı bir yarın hedeflemeyen o dönemler inşallah 16 Nisan ile birlikte tarihin çöplüğüne atılacak. O referandumda mutlaka ‘evet’ çıkacak.”

    Konuşmaların ardından basına kapalı bir şekilde devam eden toplantıya ayrıca Samsun Valisi İbrahim Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ahmet Demircan, Fuat Köktaş, Orhan Kırcalı ve AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, iş adamları ve esnaflar katıldı.

  • Ev hanımları, ev ekonomisine katkı sağlıyor

    Elazığ El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün düzenlediği mefruşat kursunda eğitim alan kadınlar, bir yandan el becerilerini geliştirirken diğer yandan da aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Elazığ El Sanatları Merkezi’nin düzenlediği ev tekstil hazırlama kursuna giden kadınlar, usta öğretici eşliğinde ürettikleri ürünleri eğitim merkezinde veya kendileri satarak aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Nevresim, yatak örtüsü, pike ve çocuk takımları gibi çeşitli ürünler yapmayı öğrenen kadınlar aynı zamanda çocukları için çeyiz hazırlıyor.

    Kursta ev tekstili hazırlama konusunda ürünlerin yapıldığını belirten usta öğretici Filiz Güder, nevresim, yatak örtüsü, pike ve çocuk takımı gibi bir çok ürünün yanı sıra eskiye dayalı kanaviçeyi gün yüzüne çıkardıklarını söyledi. Kursa genellikle ev hanımları ve genç kızların geldiğini ifade eden Güder, “Kursumuzda yaptıkları ürünler kurumumuz tarafından destekleniyor. Öğrencilerimiz malzeme almakta sıkıntı çekiyorsa tamamen El Sanatları Eğitim Merkezi tarafından karşılanıyor. Burası aynı zamanda bir satış noktasıdır. Burada ürünler satışa sunuluyor. Satılan ürünler sayesinde arkadaşlarımız ufakta olsa bir harçlık alıyorlar. Kendi yaptıkları ürünleri yine burada pazarlıyorlar. Kurs sonunda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belge alacaklar. Bu belgeleri alıp saatini tamamladıktan sonra kendilerine hocalık hakkı tanınıyor” dedi.

    İlk zamanlarda hiç dikiş bilmeyen kursiyerlerin olduğunu ve eğitimin ardından kursiyerlerin artık sipariş aldığını vurgulayan Güder, “Uygun fiyata satılan makinelerden alıp evlerinde çalışarak sipariş alıyorlar. Çok memnunlar. Sıkıldıkları noktada her zaman arkalarındayız. Ürünleri buraya getirip çalışıyoruz ve evlerinde pazarlıyorlar” diye konuştu.

    Ürettiklerin ürünleri hem sattığını hem de hediye olarak arkadaşlarına verdiğini aktaran Saadet Şen, “Hediye verecek yerlerim oluyor. Doğum yapacak arkadaşlarıma bebek takımı dışarıdan almak yerine buraya gelip yapmayı tercih ediyorum. Uygun fiyata mal oluyor. İstanbul’a ise şuana kadar 6 takım kıyafet sattım” şeklinde aktardı.

    Kursiyerlerden Aynur Öz ise evde oturmak yerine oğluna çeyizi daha ucuza mal etmek için kursa geldiğini ifade etti.

  • Şehit haberleriyle sarsılan Türkiye’nin ekonomisine büyük destek

    Dosso Dossi, son günlerde meydana gelen terör olaylarına rağmen 150’ye yakın Türk üretici firmayı 32 ülkeden gelen 4 bin alıcıyla buluşturarak, Türk ekonomisine destek verdi. Terör örgütlerinin insanları yılgınlığa sürükleme ve gündelik hayatı felç etme hedefiyle hareket ettiklerini hatırlatan Dosso Dossi Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, “Biz onların bu emellerine prim vermedik. Hem ülkemiz hem de sektörümüz zor dönemden geçerken görevimizi ve sorumluluğumuzu hakkıyla yerine getirmek için işimizin başında durduk” dedi.

    İş ve tatili birleştiren özgün modeliyle tüm dünyada adından söz ettiren Dosso Dossi Fashion Show, Antalya’da 22’inci kez kapılarını açtı. Hikmet Eraslan, 11 yıl önce 11 üretici firma ve 45 alıcı ile yola çıktıklarını hatırlatarak, bugün gelinen noktanın sektör için büyük bir gurur tablosu olduğunu söyledi. Yaşadıkları gururun İstanbul ve Kayseri’deki terör eylemleriyle gölgelendiğini belirten Eraslan, şöyle devam etti:

    “Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarını başsağlığı, yaralılarımıza acil şifa diliyorum. Hepinizin çok iyi bildiği gibi terör örgütlerinin insanları yılgınlığa sürükleme ve gündelik hayatı felç etme gibi bir hedefleri var. Biz onların bu emellerine prim vermedik. Kendimize ‘Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır’ sözünü ilke edindik. Ülkemiz ve sektörümüz zor dönemden geçerken görevimizi ve sorumluluğumuzu hakkıyla yerine getirmek için işimizin başında durduk. Başta şehitlerimiz olmak üzere halkımıza ve ülkemize karşı sorumluluğumuzun gereğini bu şekilde yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Durmak yok yola devam.”

    “Hazır giyim sektörü zor bir dönemden geçiyor”

    Hikmet Eraslan, hazır giyim sektörünün 2016’ya ihracatta yüzde 6-7 artış hedefiyle başladığını ancak bu beklentinin gerçekleşmediğini hatırlattı. Hazır giyim ihracatının geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 17 milyar dolar düzeyinde kapatılacağını anlatan Eraslan, şunları söyledi:

    “Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü zor bir dönemden geçiyor. Ruble ve bazı BDT ülkelerinin ulusal para birimlerinin değer kaybı, uçak krizi, komşularımızdaki çatışmalı ortam, üstüne 15 Temmuz darbe girişimi eklenince sektörümüzde ciddi daralmalar yaşandı. Dosso Dossi olarak biz bu süreci en az hasarla atlatmayı başardık. En kötü dönemimizde bile adet olarak satışlarımızda gerileme yok, hatta daha iyi diyebiliriz. Fiyatlarda yüzde 20-25 gibi bir düşüş oldu. Bu zor dönemde kârlılığımızdan bir miktar fedakârlık yaparak 10 yıldır aramızda sıkı güven ilişkisi kurduğumuz müşterilerimizle bağımızı devam ettirdik. O güvenin bir sonucu olarak 4 bin alıcıyı Antalya’da buluşturduk. Bir hafta içinde 1 milyon adetten fazla ürün satışı yaptık. 2017’den itibaren Rusya başta olmak üzere BDT ülkelerindeki ekonomik rahatlamaya bağlı olarak satışlarda çok daha iyi bir noktaya geleceğimize inanıyorum.”

    “Alıcıların yüzde 40’ını Ruslar oluşturuyor”

    Hikmet Eraslan, ticaretin ötesinde Türk hazır giyiminin prestijini ve gücünü dünyaya tanıtmada önemli bir misyon üstlendiklerini vurguladı. 2015’in son çeyreğinde BDT ülkelerinde 3 milyon dolarlık bütçe ile yaptıkları tanıtım kampanyası sayesinde 350 milyon kişiye ulaştıklarını anlatan Eraslan, geleneksel müşterilerinin yüzde 40’ını Rusların oluşturduğunun altını çizdi. Eraslan, “Dosso Dossi olarak Ruslar başta olmak üzere bütün müşterilerimizle aramızda uzun yıllardır sınanan güvene dayalı sıkı bir bağ var. Geçen yıl yaptığımız büyük tanıtım kampanyası ile bu bağı iyice perçinlemiş olduk. Uçak krizinden sonraki iki organizasyonda Rus dostlarımızın büyük bölümü tüm engellere rağmen şartlarını zorlayarak Antalya’ya geldiler. Bahsettiğim iki organizasyona katılma imkânı bulamayan dostlarımız da şimdi aramızda. Dosso Dossi olarak alıcılarımızla aramızda etle tırnak misali bir ilişki geliştirdik. Bu yakın işbirliğinin avantajı ile zor dönemde müşterilerimizle omuz omuza verip, hasarı asgaride tutma imkânı buluyoruz. Bildiğiniz gibi Rusya ile ilişkiler tam anlamıyla eski durumuna gelmedi. Rus alıcılarımız siparişlerini ülkeye sokamazlarsa daha önce başlattığımız uygulamayı devam ettirip kendilerine paralarını iade edeceğiz” dedi.

    Eraslan, Rusya’ya ihracat yapan birçok hazır giyim firmasının son 2-3 yılda çok zorlandığını, bazılarının kapılarına kilit vurmak durumunda kaldığını söyledi. Dosso Dossi Fashion Show için üretim yapan 150 civarındaki firmanın türbülansı çok az hasarla atlattığını vurgulayan Eraslan, “Çok şükür, bizim iş ortaklarımız dimdik ayakta. Onlar üretiyor, biz alıcılarla aralarında köprü oluyoruz. Gençlerimize iş imkânı yaratırken, ülkemize daha fazla döviz getirecek kanallar açıyoruz” diye konuştu.

    5 yıldızlı 6 oteli kapattıklarını anlatan Hikmet Eraslan, kötü bir sezon geçiren Antalya’da turizme de katkıda bulunmaktan mutlu olduklarını sözlerine ekledi.