Etiket: Ekonomisine

  • Jeotermal kaynaklarla bölge ekonomisine katkı sağlanacak

    Jeotermal kaynaklarla bölge ekonomisine katkı sağlanacak

    Erzurum’un Aziziye Belediyesi’nce Biokütle Enerji Destekli Jeotermal Domates Serası Projesi hazırlandı.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca finanse edilen, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından da koordinesi yapılan, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında desteklenmeye hak kazanan Aziziye Belediye Başkanlığı Biokütle Enerji Destekli Jeotermal Domates Serası Projesinin sözleşmesi KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan tarafından imzalandı.
    Toplam 9 milyon TL bütçeye sahip projenin 6 milyon TL’si Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından karşılanacak.
    12 ay içerisinde tamamlanması planlanan Erzurum Aziziye Belediyesi Biokütle Enerji Destekli Jeotermal Domates Serası Projesi ile önemli bir termal potansiyeli barındıran Aziziye ilçesindeki termal su varlığı da böylece değerlendirilmiş olacak.
    Başta domates olmak üzere yılın on iki ayı sebze üretimine yönelik iyi uygulama örneği niteliğinde 10 bin metrekare kapalı alana sahip termal sera kurulması planlandı.
    Proje kapsamında kurulacak serada başlangıç aşamasında 30 kişilik ilave istihdam sağlanacak.

    Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan Aziziye İlçesinde bulunan jeotermal sularından nasıl yararlanılacağı konusunda şu bilgileri verdi: “Jeotermal seradan kastımız şu, termal suyun enerjisi ile seranın ısıtılmasıdır. Seranın içerisinde bulunan ürünlerin yetişebilmesi için belli bir sıcaklık derecesine ulaşılması lazım. Bu anlamda seranın bölgemiz açısından en büyük gider ısıdır. Bu konuda temiz enerjiden yararlanmak ve onu doğru kullanmak adına enerji planını ön plana çıkarmak, oluşan maliyetleri de en aza indirmek açısından yapılmış serada jeotermal suyumuzun ısısını kullanmak olacak. Bu da termal seranın oluşması olacak. Seracılık faaliyetlerinde Erzurum ve doğal olarak ilçemizi değerlendirdiğimiz zaman çok ciddi anlamda boşluk var. Şu demek seracılık ve seracılık mesleği ile uğraşan çiftçi sayımız çok az. Nedeni ise bölgemiz soğuk iklime sahip. Sera içerisinde üretilecek her hangi bir ürünün dönemsel özellikleri çok kısıtlıdır. Ama bizler seranın içerisindeki ısıyı istenilen seviyede tutabilirsek bu da çiftçimize ciddi anlamda katma değer bir artı oluşturmuş olacaktır. Jeotermal serayı kurmakta ki en önemli amacımız bölgemizde termal enerji ile ısıtılan seranın içerisinde üretilen ürünün çiftçilerimiz tarafından gözetim altında tutulmasıdır. İnşallah bizler de bunu başaracağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) bizlere destek verecekler. Sonrasında ise termal suyumuzu o bölgede sera kurmak isteyen çiftçilerimize kullanma imkanı sağlayacağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamından toplam olarak 6 milyon TL destek almış bulunuyoruz. Oluşacak projenin maliyeti ise toplam olarak 9 milyon TL’dir. Desteklerinden dolayı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank beye de teşekkür ediyoruz. Büyük bölümü Saniye ve Teknoloji Bakanlığınca karşılanacak. Diğer kalan kısmını ise biz kendi öz sermayelerimizden ve müteşebbislerimiz tarafından karşılanacaktır ve proje böylece hayata geçirilmiş olacaktır. İş istihdamı olarak ise sera kurulum alanı olarak 12 dönüme tekamül ediyor. Standartları yüksek bir sera olmuş olacak ki hazırlanan fizibilite projelerine göre ilk etapta 25 kişiye iş imkanı sunmayı planlıyoruz. Tam kapasite ile çalışmaya başlandığı zaman ise paketleme de devreye girmesi durumunda 35 hatta 45 kişiye kadar iş istihdamı sağlamış olacağız. Tabi seralar giderek büyüdüğü zaman ister istemez de iş istihdamımız da artmış olacaktır. Öncelik olarak elimizde bulundurduğumuz termal suyumuzu birinci öncelik olarak insanlarımızın sağlığı açısından elimizde bulunan havuzlarımızda kullanıyoruz. İkincisi ise elimizde bulunan jeotermal sularımızı termal pompaları aracılığı ile tesislerimizin iç ısıtmalarında kullanıyoruz. Üçüncüsü ise yine elimizde bulunan jeotermal suyumuzu sera üretiminin ısıtılmasında kullanacağız. Bundan sonraki süreçte ise termal suyumuzdan çıkan sıcak suyu ısı pompaları yardımı ile güzel konuma getirildiği zaman ilçemizde bulunan kaldırımların ve yolların altına döşeyerek ısıtılmasını sağlayacağız. Yine sondaj çalışmaları yapılan bölge ve alanlarımız var oralardan gerekli sıcaklık elde edilirse konutların ısıtılmasında da kullanım sağlanmasını hedefliyoruz. Aşamalı olarak istenilen çalışmaları hayata geçirdiğimizde elimizde bulunan termal sularımızdan farklı alanlarda da kullanmayı planlamış durumdayız.”

    Aziziye ilçesinde yaşayan vatandaşlar ise “Aziziye ilçesinde hayata geçirilecek bu proje bana göre çok geç kalınmış bir projeydi. Başkanımızın çalışmaları neticesinde kurulacak serada bu sulardan yararlanma imkanı bulacağız. Bilindiği gibi iklim şartlarımız batıya göre çok elverişli değil. Yer altından çıkarılan jeotermal su sıcak olduğu için her ürünü yetiştirmemizde bizlere çok yararlı olacak, verimliliğimiz artacak. İklimin çok sert olmasından dolayı bölge olarak domates yetiştirme imkanımız bulunmuyor, neden mi iklim şartlarımızın uygun olmaması. Ama başkanın çalışmaları ile hayata geçirilecek jeotermal sularından yararlanma durumunda ilçemiz farklı çehreye kavuşacak. Başka bir vatandaş ise şunu söylemek gerekirse ilçemiz için önemli projeler arasında bulunuyor. Çiftçilerimiz bu projeden yararlanacak. Üretim olarak çiftçiye güven gelecek. Esnaf kazanmış olacak. Aziziye ilçemiz de gelişmiş olacaktır. Yalnızca ilçemizde bulunan termal tesislerinden yararlanılıyor. Ama bu proje hayata geçerse ilçemiz faklı bir çehreye kavuşmuş olacaktır. Yatırımcı da gelir ve gelen yatırımcı ile de iş istihdamı da sağlanmış olur” diye konuştular.

  • Manisa tarımı ülke ekonomisine güç katmaya devam ediyor

    Manisa tarımı ülke ekonomisine güç katmaya devam ediyor

    Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 2020 yılının değerlendirildiği, 2021 yılının ise planlamasının yapıldığı ‘Yıllık Değerlendirme ve Planlama Toplantısı’nda, 2020 yılında yapılan çalışmalar, ilin gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki genel durumu, tarımsal yenilikler, çiftçi sorunları ve çözümleri konularında değerlendirmelerde bulunuldu. İl Müdürü Öztürk Manisa’nın tarımsal anlamda birçok üründe ilk sırada yer aldığını belirterek, “Manisa tarımı ülke ekonomisine güç katmaya devam edecektir.” dedi.

    Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk’ün başkanlık ettiği toplantı 15 Temmuz Şehitler Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Toplantıya, İl Müdür Yardımcıları Melikşah Taşkın, Serdar Mersinli, şube müdürleri ile 17 ilçe müdürü katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Müdürü Metin Öztürk, Dünya genelinde ve Ülkemizde görülen küresel salgınla mücadeleden kaynaklı yoğun ve tempolu geçen bir yılı geride bıraktıklarını, il ve 17 ilçe müdürlüğünde görevli teknik personellerle birlikte bu zorlu süreçte bitkisel üretim, hayvansal üretim ve gıda konularında üreticileri ve tüketicileri bilgilendirmeye, onlarla birlikte aralıksız sahada çalışmaya devam ettiklerini kaydetti. Kısıtlamaların yaşandığı bir dönemde bile tarımsal üretimin durmadığını, Manisa’nın pek çok alanda birinci sırada kaldığını, tarım, hayvancılık ve gıda konularında kendini yenilemeyi başardığını söyledi.

    Manisa birçok alanda ilk sıralarda

    Manisa’da toplam 5 milyon 140 bin 691 dekar alanda bitkisel üretim gerçekleştirildiğine vurgu yapan İl Müdürü Öztürk, “Manisa sofralık çekirdeksiz üzüm ve toplam üzüm üretiminde ülke genelinde birinci sıradaki yerini korurken, sofralık zeytin, tatlı patates, etlik tavuk ve hindi varlığında ülkemizde birinci sırada yer almaktadır. Tütün ve kekik üretiminde ikinci sırada, yumurta tavuğu varlığı, turşuluk hıyar üretimi, salçalık biber üretimi ve salçalık domates üretiminde ise üçüncü sıradaki yerini muhafaza etmektedir. Manisa’mız ülke ihracatına yapmış olduğu katkılarıyla da göz doldurmaktadır. Ülkemizin geleneksel ihracat ürünlerinden biri olan çekirdeksiz kuru üzüm ihracatının tamamına yakını Manisa’dan gerçekleşmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımızın aldığı tedbirler, AB standartlarına uymayan pestisitlerin hızlı bir şekilde ülkemizde de yasaklanması, mevzuat değişiklikleri ile tüm sektör paydaşlarının beraber çalışmaları ve değerli Manisalı bağcıların üstün gayretleriyle ilaç kalıntısız tertemiz üzümler üretmekteyiz. 2020 yılında sofralık üzümde ihracat miktarımız 150 bin ton olup 110 milyon dolar gelir elde ettik. Çekirdeksiz kuru üzüm ihracat miktarımız ise 247 bin ton olup, 500 milyon dolar gelirimiz söz konusu olmuştur. 2020 yılı içerisinde İlimizden toplam 545 bin 814 ton tarım ürünü ihracatı gerçekleşmiştir. Bu kapsamda verilen Bitki Sağlık Sertifikası sayısı 37 bin 394 adettir. İlimizden yaklaşık 184 milyon adet Sofralık Yumurta, 5 milyon 615 bin 467 kilogram Kanatlı Eti ve Ürünleri, 11 milyon 57 bin 125 kilogram Süt Ürünleri, 18 milyon 140 bin 440 kilogram Kedi Köpek Maması ihracatı yapılarak ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlamıştır” dedi.

    İl Müdürlüğünce son bir yılda, 91 milyon hayvanın sağlık taramasının yapıldığını söyleyen Metin Öztürk, 1 milyon 424 bin 215 hayvanın hastalıklara karşı aşılandığını kaydetti.

    Gıda denetimlerinin aralıksız sürdüğünü, 2020 yılı içerisinde gıda ve yem, üretim, toplu tüketim ve satış yerleri olmak üzere toplam 16 bin 596 işyerine 30 bin 130 denetim gerçekleştirildiğini aktaran Öztürk, verilen desteklemelere ilişkin ise şunları söyledi: “İlimizde bakanlığımız tarafından uygulanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında uygulanan projelere, 31 Aralık 2020 tarihi itibariyle Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi için, 83 milyon 125 bin 74 TL, Bireysel Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi için, 7 milyon 272 bin 830 TL, Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi için, 21 milyon 450 bin TL, Makine Ekipman Alımlarının Desteklenmesi için; 21 milyon 52 bin 481 TL olmak üzere toplam, 132 milyon 901 bin 385 TL hibe ödemesi gerçekleştirilmiştir. 2020 yılında ‘Yem Bitkileri Üretiminin Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında yüzde 75 bakanlık hibesi yüzde 25’i çiftçi katkısı olarak finanse edilerek 15 ilçemizde 25 bin dekar alanda 1 milyon 500 bin TL ödenek ve 538 bin TL çiftçi katkısı ile 336 bin 250 kilogram adi fiğ bitkisi dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Manisa, tarım ve hayvancılığın yanında alternatif enerji kaynakları ile de adından söz ettiren bir il durumundadır. İklime bağlı kalmadan, kısmen ya da tamamen kontrollü olarak üretime imkân sağlayan örtü altı yetiştiriciliği Manisa’da giderek yaygınlaşmaktadır. Manisa Jeotermal Seracılıkta Türkiye İkincisidir”

    “Türkiye tarımının gücüne güç katmaya devam edeceğiz”

    İl Müdürlüğünce bitkisel üretim, hayvansal üretim ve gıda konularında pek çok projenin yürütülmesinin yanı sıra Bileşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile de ortak projeler yürütüldüğünü ifade eden Metin Öztürk, “2021 yılında da bilgi ve bilime dayalı sürdürülebilir bir tarım kenti oluşturma yolunda geleceğe yönelik planlarımızı belirleyerek, bu planlarımızı gerçekleştirmek için somut adımlar atmaya devam edeceğiz. Hedefimiz Manisa’yı modern tarım ve hayvancılık yönüyle ön plana çıkartmak, kaliteli ürün üreterek ürünlerimizin dünya pazarlarındaki yerini artırmaktır. Türkiye tarımının gücüne güç katmaya gururla devam edeceğiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    Toplantı Şube Müdürlerinin sunumları, kurumun personel dağılımı, gıda, tarım ve hayvancılığın Manisa’daki genel durumu, ekim alanları, hazırlanan ve devam eden projeler, gıda denetimleri, Bakanlıkça gerçekleştirilen desteklemelerin rakamsal durumu gibi konular ile devam ettikten sonra soru, cevaplar ve çözüm önerilerinin karara bağlanması ile sona erdi.

  • ABD’deki başkanlık seçiminin Türkiye ekonomisine yansımaları

    ABD’deki başkanlık seçiminin Türkiye ekonomisine yansımaları

    Dünya piyasaları ABD’deki başkanlık seçimlerine kilitlendi. Ülkedeki seçim sonucuyla oluşacak senaryoları Türkiye ekonomisi açısından değerlendiren Dr. Rahmi İncekara, Donald Trump’ın seçilmesinin Türkiye piyasalarının biraz daha iyimser karşılayacağını söyledi. İncekara, Joe Biden’ın seçilmesi durumunda ise Türkiye açısından biraz daha olumsuz bir durum olabileceğini belirterek, “Piyasalar açıldığında dolar/TL’de bir miktar artış söz konusu olabilir” dedi.

    ABD’de 3 Kasım seçimlerinde başkanlık koltuğuna oturmak için mücadele eden Cumhuriyetçi Donald Trump ile Demokrat Joe Biden’ın seçilmesi, Türkiye ve ABD ilişkileri açısından oldukça önem arz ediyor. İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rahmi İncekara ABD’deki seçiminin getireceği sonuçlarına ve senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Dünyanın ABD’deki seçime kilitlendiğini belirten Dr. İncekara, “Başta piyasalar olmak üzere tüm aktörlerin hepsi ABD’deki seçimin sonucunu merak ediyor. Donald Trump ve Joe Biden arasındaki çekişmede özellikle ekonomi konusunda farklılıklar mevcut. Bu noktada Joe Biden’ın altyapı yatırımlarını artıracağı gerçeği söz konusu. Trump’ta aynı şekilde altyapı konusunda yatırımlar yapacağını ifade etmişti” ifadelerini kullandı.

    “Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle tüm dinamiklerin aynı şekilde devam edecektir”

    Dr. İncekara, Türkiye ekonomisi açısından Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle tüm dinamiklerin aynı şekilde devam edeceğinin altını çizerek, “Trump’ın seçilmesiyle beraber Türk-Amerikan ilişkilerindeki başkanlar nezdindeki olumlu izlenimin aynı şekilde devam etmesi öngörülüyor. Doların değeri Trump’ın açıklamalarıyla dalgalı seyretse de, piyasadaki dinamik ve aktörler Trump’ı iyi tanıdıkları için çok fazla bir değişiklik olmayacaktır” diye konuştu.

    “Seçimlerin tamamlanmaması demek tüm dünya ekonomileri açısından büyük bir çöküş anlamına gelir”

    ABD’deki seçimlerin bitmemesi durumunda piyasaların büyük bir telaşa kapılabileceğini söyleyen Dr. İncekara, “Küresel bazdaki bu dalgalanma piyasaları çalkalayabilir. Hem borsalarda satış söz konusu olur, hem de dolar/TL ilerleyen günlerde artışa geçebilir. Haliyle seçimlerin tamamlanması çok önemli bir konu olarak göze çarpıyor. Seçimlerin tamamlanmaması demek tüm dünya ekonomileri açısından büyük bir çöküş anlamına gelir” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’deki piyasalar Trump’ın seçilmesini biraz daha iyimser olarak karşılar”

    Biden’ın seçilmesi durumunda Türkiye açısından biraz daha olumsuz bir durum söz konusu olabileceğini vurgulayan Dr. İncekara, “Özellikle Joe Biden’ın Türkiye’ye yönelik yaptırımlar konusundaki tavrını ve CAATSA yaptırımlarının masada kuvvetli bir şekilde durduğunu görüyoruz. Türkiye’nin özellikle Biden’la olan ilişkilerini üst düzeyde tutabilmesi ve ABD ile dirsek teması olarak ilişkilerine devam etmesi söz konusu olacak. Biden’ın seçilmesi Türkiye açısından dolar/TL’nin artışını beraberinde getirebilir. Biden’ın Türkiye’ye yönelik olan CAATSA yaptırımlarını hala masada tuttuğunu görüyoruz. Türkiye’deki piyasalar genel itibarıyla Donald Trump’ın seçilmesine biraz daha iyimser olarak karşılar. Piyasalar açıldığında dolar/TL’de bir miktar artış söz konusu olabilir. Aynı zamanda da borsa üzerinde bir miktar satış söz konusu olabilir” açıklamalarında bulundu.

    En kötü senaryonun ABD seçimlerinin belirlenmemesi olacağını vurgulayan Dr. İncekara sözlerini şöyle tamamladı: “İki aday arasındaki fark az olursa eğer, Trump’ın Biden’a yönelik olan eleştirileri ve seçimdeki itirazlarını yapabileceği söz konusudur. Bu da seçimlerin sonucunun hemen belli olmaması anlamına geliyor. Piyasalar bu durumu olumsuz olarak fonlayacaktır. Dolar ve altına yönelik talep daha fazla artacaktır. Dolar ve altının tüm dünyada artışı söz konusu olabilir. Bu durumda özellikle gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında dolara karşı bir değer kaybı anlamına gelecektir. Gelişmekte olan ülkeler Trump ya da Biden’ın seçilmesini isteyecektir. Piyasalar, seçim süresinin çok fazla uzamamasını isteyecektir”.

  • Gökçeli Barajı ülke ekonomisine katkı sağlayacak

    Gökçeli Barajı ülke ekonomisine katkı sağlayacak

    Tokat Niksar ilçesinde Gökçeli Barajı tamamlandığında ülke ekonomisine ülke ekonomisine 9 milyon 775 bin lira katkı sağlayacak.

    Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Tokat’a yapılan yatırımlarla mümbit topraklar su ile buluşturuluyor. Tokat’ta son dönemde yapılan su yapılarının artması, bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynuyor. DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, Gökçeli Barajında inşaatında çalışmalarda sona yaklaşıldığını kaydetti. Gökçeli Beldesi’nin 1 kilometre güneydoğusundaki Selim Deresi üzerinde inşa edilen barajla ilgili bilgi veren Yıldız, “Gökçeli Barajı’nda, gövde sıyırma kazısı ve enjeksiyonu, beton kaplama, dolusavak kazısı, dolusavak beton imalatları ve dipsavak imalatları tamamlanmıştır. Batardo dolgusu tamamlanmış ve gövde dolgusuna devam edilmekte olup, yüzde 95 oranında tamamlanmıştır” dedi.

    Ülke ekonomisine 9 milyon 775 bin lira katkı sağlayacak

    Yıldız, projenin tamamlanması ile birlikte barajın ülke ekonomisine yıllık 9 milyon 775 bin lira katkı sağlanması hedeflenmekte olduğunu belirterek, “1,03 milyon metreküp su biriktirme hacmine sahip baraj ile 2 bin 110 dekar zirai arazi sulanacak ve Gökçeli Kasabası sulama suyu ihtiyacına katkı sağlanacaktır” diye konuştu.

  • Hem istihdam sağlıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyorlar

    Hem istihdam sağlıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyorlar

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan deri işletmesinde hem istihdam sağlanıyor hem de bölge ekonomisine önemli bir katkı sağlanıyor.

    Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan ESKER A.Ş. Aziziye ilçesinde kurulan tesiste 50 işçi ile birbirinden farklı deri ürünlere imza atıyor. Şirketin Genel Müdürü Baran Zahit Türk, ürünlerinin bölgede büyük bir talep gördüğünü ve ürün yelpazesi ve istihdamı artırabilmek için yoğun çaba harcadıklarını belirtti.

    Baran Zahit Türk, “Erzen Deri olarak iş istihdamını oluşturmak, Erzurum gelen yatırımcıları karşılamak ve batıya olan göçün biraz olsa gerilemesini sağlamak amacındayız. Erzen deri bir Erzurum Büyükşehir Belediyesi iştiraki kuruluşudur. İş yeri olarak 2015 yılında tasarlandı, kurgusu yapıldı, 2015 yılı Ağustos ayında ilk üretim faaliyetlerine başladı. Erzen derinin amacı unutulan meslek gruplarını gün yüzüne çıkarmaktır. Topluma yararlı olmak amacıyla tasarlanan bir projedir. Bilindiği gibi bir meslek o kişinin altın bileziğidir. Bizler vasıfsız iş gücünü Mesleki Eğitim Kursları düzenleyerek İŞKUR ile birlikte projeler hazırlandı. Bizim şu an Erzen deri işlemeciliğinde derinin kesilmesinden, tüketiciye ulaşacağı raddeye kadar kursiyerlerimizi eğitime tabi tutuyoruz. Bize gelen kişileri iş sahibi ve meslek öğretimi yapıyoruz” dedi.

    İlk başlarda çanta üretimi ile bu işe başladıklarını anlatan Baran Zahit Türk “Müşterilerin bizleri doğru yönlendirmeleri sayesinde kemer, çanta, cüzdan, kartvizitlik gibi ürünleri bünyemize eklemiş bulunuyoruz. Kullanılan derilerde vejetal denilen derinin dabaklanma yani derinin tüyden arınması esnasında kimyasal deri kullanılıyor. Derinin en kalitesini işleyerek tüketicilere ulaştırıyoruz. Deri teminimizi Isparta Yalvaş’tan, Tuzla’dan, Gerede’den, deri sanayisinin gelişmiş bölgelerinden tedariklerimizi temin ediyoruz. Erzen deri ürünlerimize online platformlardan, online satış sitelerinden ulaşabilirler. Hakiki derinin anlaşılması klişeleşmiş bir yöntem vardır çakmak yakarak derinin yanıp yanmadığını anlıyoruz, bilindiği gibi deriler de insan derileri gibidir. Çakmakla yakıldığı zaman yanar. Hakiki derinin yanması biraz daha geç olur. Derinin kendine has bir kokusu vardır. Suni derilerde kimyasal kokular bulunur. Yine de test ederken derilerimizi yakmayalım. Deri güneş ışıklarından çeşitli ışıklardan etkilenen bir maddedir. Derinin bakımını ise hafif nemli bezlerle yapabiliriz. Evde deriye bakım yapılmak isteniyorsa çok hafif hakiki vazelin ile derimizi koruyabiliriz. Hedef olarak iki grup ürünle çıkmıştık. Ürün gamı genişledi. Biz istiyoruz ki Doğu Anadolu’nun hakim olduğu hayvancılık sektörü var buralardan elde edilen ürünlerden yararlanmak. Erzurum’da bir Dabak hane kurularak derinin buralarda dabaklanması gerekir. Derilerimizi yurt dışı satışlarla da destekleme istiyoruz” diye konuştu.

    Baran Zahit Türk, 50 kişilik ekiple iş istihdamı oluşturarak Erzurum’da üretim yapmaya devam ettiklerini ve bir nebzede olsa ülke ekonomisine katkı sağlamaktan onur duyduklarını sözlerine ekledi.