Etiket: Ekonomisi

  • İslam ekonomisi çalışmaları KTO Karatay’da ele alındı

    Katılım bankacılığının kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak, İslam ekonomisi ve katılım bankacılığı alanında ortaya çıkabilecek çok boyutlu problemlere çözüm üretebilmek amacıyla Türkiye’de ilk olarak KTO Karatay Üniversitesi bünyesinde açılan İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü nitelikli çalışmalarını sürdürüyor.

    KTO Karatay Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü; İslami bankacılık, İslam iktisadı, İslami ekonominin politik temellerini üniversitede gerçekleştirilen yoğunlaştırılmış programla katılımcılara aktardı. Programda konuşan Prof. Dr. Osman Okka, “Bütün harcımız hazır. Artık binalar yapmamız gerekiyor” diyerek İslam ekonomisi ve finansın ülkemizde daha hızlı gelişeceğine yönelik vurguda bulundu. Programda konuşan Prof. Dr. Hamdi Döndüren, “Ticaretin İslam’a uygun yapılması ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle desteklenmiştir. Müslümanlar kendi aralarında belirlenen şartlara uyarlar. Haksız kazanca yol açacak maddeler müstesnadır. İslam’da haksız kazanca yol açan her şey geri plana atılmıştır. Ticarette niyet çok önemlidir. Bir tüccar çekini, senedini ödemeyi niyet alırsa Allah ona ödeme noktasında kolaylık sağlar” dedi.

    İslam ekonomisi alanında uzman Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Prof. Dr. Murat Çizakça, Prof. Dr. Osman Okka, Prof. Dr. Abdülkadir Buluş, Dr. Necmettin Güney, Dr. Harun Şencal ve İsa Yılmaz gibi isimlerin yer aldığı programda “Modern Dönem İslam İktisat Düşüncesi ve Anaakım İktisattaki Gelişmelere Göre Konumlanması” konulu oturum katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. İslam Ekonomisi ve Finansı alanında uzman akademisyenler eşliğinde yürütülen iki günlük yoğun programın sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi. Sunum ve atölye çalışmalarının olduğu programda başvurusu kabul edilen lisans ve yüksek lisans düzeyindeki öğrenciler İslam Ekonomisi ve Finans konusunda uzman isimlerin bilgilerinden yararlanmış oldu.

  • Çalışma Ekonomisi Kongresi Zonguldak’ta yapılacak

    19. Çalışma Ekonomisi Kongresi, BEÜ’nün ev sahipliğinde Zonguldak’ta gerçekleştirilecek.

    TÜRK-İŞ öncülüğünde 18 yıldır düzenlenen ve Çalışma hayatına ilişkin güncel konuların tartışıldığı Çalışma Ekonomisi Kongresi’nin 19’uncusu 4-5-6 Ekim 2018 tarihlerinde Zonguldak’ta gerçekleştirilecek.

    Ana konusu “Emek ve Sendikacılığın Geleceği” olarak belirlenen Kongre ile ilgili olarak TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, GMİS Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreteri Kahraman Kabasakal ile Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ferdi Kesikoğlu bir araya gelmişti.

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi Bölümü’nün kongre ile ilgili açıklamasında; “Ülkemiz çalışma hayatına ilişkin en önemli kongrelerden biri olan Çalışma Ekonomisi Kongresi’nin 19’uncusunu, 4-5-6 Ekim 2018 tarihlerinde üniversitemiz ev sahipliğinde Zonguldak’ta gerçekleştirecek olmanın heyecanı içerisindeyiz. 18’incisi Antalya’da düzenlenen kongrenin 19’unsunu 2018 yılında emeğin başkentinde gerçekleştirmek için talebimiz oldu. Gerek diğer üniversitelerimiz gerekse de Türk-İş Genel Merkezi nezdinde bu talebimiz olumlu karşılanmıştır. Kongre, ülkemizde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü olan 50’ye yakın üniversitenin akademik camiası ile TÜRK-İŞ’e bağlı tüm sendikaların yönetici ve temsilci bazında katılımı ile gerçekleştirilen önemli kongrelerden biridir” denildi.

    Yapılan açıklamada kongreye ilişkin gelişmelerin http://ceeik2018.org/ adresinden takip edilebileceği belirtildi. Kongrenin Zonguldak’ta gerçekleştirilmesi yönünde çaba sarf eden Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci ise; “Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Ergün Atalay ile yaptığımız görüşmeler neticesinde Emeğin Başkenti’ne yakışan bir kongreyi ilimizde yapmayı planlıyoruz. Talebimizi olumlu karşılayan ve bizlere destek veren Genel Başkanımız Sayın Ergün Atalay’a ve Üniversitemizin yöneticilerine teşekkür ederiz” dedi.

  • KOSGEB Daire Başkanı Dursunoğlu: “Ülke ekonomisi KOBİ’ler üzerinde”

    KOSGEB Daire Başkanı Ahmet Dursunoğlu, “Ülkemizde 3 milyon 652 bin tane işletme var. Bunların yüzde 99’83’ü KOBİ. Yani ülkemiz ekonomisinin KOBİ’ler üzerinde durduğunu söylesek yeridir” dedi.

    Samsun’da KOSGEB ve Esnaf ve Sanatkarlar Derneğinin (ESDER) işbirliği ile “KOBİ Kardeşliği Gecesi” düzenlendi.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Konferans Salonunda düzenlenen gecede, şed kuşanma töreni ve birbirinden farklı etkinliklere yer verildi. Katılımcılara keyif dolu program yaşatan KOSGEB ve ESDER, program sonunda, katılımcılar arasında düzenlediği çekilişle, 6 şanslı kişiye birbirinden farklı hediyeler verdi.

    Program hakkında konuşma yapan ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus, “Samsun’un en güzel salonunda KOBİ Kardeşliği Gecesi’ni düzenledik. Bu programın temel amacı, KOBİ kardeşliğinin yaygınlaşması, küçük ve orta işletmelerin desteklenmesi üzerinedir. Bu gecede de KOSGEB üyeleri buraya gelerek bizzat canlı canlı bilgi verip, yol gösterdiler. Biz de KOBİ kardeşliğinin manevi boyutunu ifade edeceğiz. Esnaf ve sanatkarın dayandığı temel dayanak bilindiği üzere Ahiliktir. Ahilik kardeşlik demektir. Biz kardeşliğin ne manaya geldiğini özellikle yaşadığımız bu coğrafyada ne kadar gerekli olduğunu ifade edeceğiz. Biz bunu tüm topluma yaymak ve bu coğrafyada varlığımızı devam ettirmek için, saflarımızı sıklaştırıp kardeşlik hukukunu bu topraklarda yeniden tesis etmek ve inşa etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Bu gecenin de manevi tarafı budur. Kardeşliği yaymak ve katılımcılarla hoş bir gece geçirmek için toplandık” diye konuştu.

    Daha sonra konuşan KOSGEB Daire Başkanı Ahmet Dursunoğlu, “Kurumumuz hakkında bugün değerli misafirlerimizi bilgilendirmeye çalışacağız. Ahilik törenlerinde şed kuşanma törenleri vardır. Bunların tarihi 800 yıl öncesine dayanıyor. O zamanlar belki de dünyanın en eski teşkilatı diyebiliriz Ahilik teşkilatına. Evet, Türkiye’deki KOBİ sayısına bakacak olursak, ülkemizde 3 milyon 652 bin tane işletme var. Bunların yüzde 99,83’ü KOBİ. Yani ülkemiz ekonomisinin KOBİ’ler üzerinde durduğunu söylesek yeridir. Ben esnaflarımız için de KOSGEB olarak neler yaptığımızdan bahsetmek isterim. 2017 yılında esnaflarımız için bir faizsiz kredi çıkardık. 3 yıl vadeli krediydi. Bu krediden ülke genelinde yaklaşık 290 bin esnafımız faydalandı. Onun dışında istihdam belgelendirme, test analiz, girişimcilik, finansman, eğitim danışmanlığı, tanıtım pazarlama ve lojistik desteği gibi birçok desteklerimiz var. Bu hizmetleri değerli KOBİ’lerimizin hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Biz KOBİ’lerin ve esnaflarımızın yanında olmaya ve onların sorunlarına ortak olmaya kendini adamış bir kurumuz. Böyle bir gecede bir arada olmaktan gerçekten mutlu oldum. Hepinize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Bakan Özlü: “Seçimler Türk ekonomisi üzerinde hiçbir biçimde negatif bir etki oluşturmayacak”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “İş dünyamızın ve sanayicilerimizin şunu net olarak bilmelerini istiyorum; seçimler Türk ekonomisi üzerinde hiçbir biçimde negatif bir etki oluşturmayacak. Tam tersine Başkanlık ve Parlamento sistemiyle birlikte Türk sanayisi ve ekonomisi, çok daha güçlü biçimde yoluna devam edecektir” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Türkiye İnşaat malzemeleri Sanayi Zirvesi Kapanış Oturumuna katıldı. Zirvenin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Özlü, Türk inşaat sektörünün tüm dünyada takdir gören bir yapıya kavuştuğunu belirterek, “İnşaat sektörüne sadece bina, yol, baraj veya köprü olarak bakamayız. Bu binaların, yolların, barajların, köprülerin arkasındaki mühendisliğe, insan kaynağına, teknolojiye, inovasyona; bir bütün olarak bakmak durumundayız. Bu yönüyle inşaat sektörü; çok sayıda alt sektörün ve farklı uzmanlık alanlarının toplamını temsil ediyor. İnşaat alanındaki deneyimimiz; sınırlarımızı aşarak, tüm dünyada takdir gören bir yapıya kavuşmuştur. Türkiye; inşaat ve alt sektörleriyle birlikte dünyanın parlayan yıldız ülkesidir. İnşaattaki hedefimiz ne sadece Balkanlar, ne sadece Ortadoğu, ne sadece Orta Asya’dır. İnşaat sektöründe hedefimiz tüm dünyadır” ifadelerini kullandı.

    “İnşaat malzemeleri sektörümüz dünya ihracat sıralamasında 5’inci sırada yer alıyor”

    Türk inşaat malzemeleri sektörünün stratejik öneme sahip lokomotif bir sektör olduğunu söyleyen Bakan Özlü, Türkiye’nin dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığına vurgu yaparak, şöyle konuştu:

    “Türk inşaatçıları ve müteahhitleri; 5 kıtada, 100’den fazla ülkeye malzeme göndermekte, bayrağımızı dünyanın her yerindeki şantiyelerde gururla dalgalandırmaktadır. 95 milyar dolar iç pazar büyüklüğüne sahip olan inşaat malzemeleri sektörümüz 16,5 milyar dolarlık ihracatıyla tüm sektörler arasında 3’üncü sırada yer alıyor. İnşaat malzemeleri sektörümüz, dünya ihracat sıralamasında 5’inci sırada yer alıyor. Sektörün ekonomimiz içindeki doğrudan payı yüzde 8, dolaylı payı ise kendisine bağlı farklı sektörler ile birlikte yüzde 30 düzeyindedir. Türkiye, özellikle çimento, cam, mermer, seramik, inşaat demiri, demir-çelik inşaat aksamı ve ürünleri, boya, plastik ve alüminyum inşaat malzemeleri gibi ürünlerde dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır. İnşaat sektörü, ülkemizde 2 milyonun üzerinde istihdam sağlayan, 200’e yakın yan sektörü destekleyen, stratejik öneme sahip lokomotif bir sektördür. Bu nedenle ekonominin temel ve genel eğilimleri, inşaat sektörünün gelişme hızı ile doğrudan orantılı bir seyir izlemektedir.”

    “Ar-Ge’yi külfet olarak görmeyelim”

    İnşaat ve yapı malzemeleri sektöründe dijital dönüşüm sürecinin anahtar kavramlar olduğunu söyleyen Bakan Özlü, “Ar-Ge’ye ve tasarıma yatırım yapanlar, bu iki kavramı üretimin merkezine koyanlar, her koşulda kazanırlar. Yapılan araştırmalar İhracat ile Ar-Ge harcamaları arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. Yani Ar-Ge’ye yatırım yaptıkça ihracat artıyor. Sürdürülebilir ihracat için Ar-Ge, Tasarım ve inovasyon zorunlu bulunuyor. İnşaat sektörümüzün ve özellikle inşaat alt sektörlerinin daha fazla Ar-Ge ve Tasarım Merkezine ihtiyacı vardır. Ben bu vesileyle tüm firmalarımızı müsait olanları Ar-Ge ve Tasarım Merkezi kurmaya davet ediyorum. Ar-Ge’yi külfet olarak görmeyelim. Tam aksine sizleri geleceğe taşıyacak, işlerinizi büyütecek en önemli aracın Ar-Ge, Tasarım ve inovasyon olduğunu aklınızdan çıkarmamalıyız” dedi.

    “Türk sanayisi ve ekonomisi çok daha güçlü biçimde yoluna devam edecektir”

    Türkiye’nin bir numaralı gündem maddesi olan seçimlere de değinen Bakan Faruk Özlü, seçimlerin Türk ekonomisi üzerinde hiçbir şekilde negatif bir etki oluşturmayacağını söyledi. Bakan Özlü, “Bildiğiniz gibi ülkemiz 24 Haziran tarihinde seçime gidecek. Seçimlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. İş dünyamızın ve sanayicilerimizin, şunu net olarak bilmelerini istiyorum: Seçimler Türk ekonomisi üzerinde hiçbir biçimde negatif bir etki oluşturmayacak. Tam tersine; Başkanlık ve Parlamento sistemiyle birlikte, Türk sanayisi ve ekonomisi, çok daha güçlü biçimde yoluna devam edecektir. Seçimlere belirsizlik ortamı olarak bakmak yanlıştır. Ayrıca seçimleri bahane ederek, seçimleri fırsat bilerek, ekonomimiz üzerinde spekülasyon yapılmasına, asla izin vermeyeceğiz. Türk ekonomisi güçlü ve istikrarlıdır. Seçim atmosferi boyunca da güçlü olmaya, istikrarını korumaya devam edecek” diye konuştu.

  • Bakan Elvan: “Türkiye’nin ekonomisi son derece güçlüdür”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye ekonomisinin son derece güçlü ve temellerinin çok sağlam olduğunu belirterek, “Vatandaşlarımızın, üreticilerimizin ve yatırımcılarımızın gönlünü ferah olmasını istiyorum” dedi.

    11.Kalkınma Planı İç Anadolu İstişare toplantısı, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde başladı. Perissa Otel’de düzenlenen toplantıya Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Nevşehir milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk, Ebubekir Gizligider, 11 ilin Valisi, Belediye Başkanlarının yanı sıra AK Parti Nevşehir İl Başkanı Mustafa Rauf Yanar katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye’nin ekonomisinin son derece güçlü olduğunu temellerinin de çok sağlam olduğunu söyledi. Bakan Elvan, “Şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Türkiye ekonomisi son derece güçlüdür. Ve temelleri oldukça sağlamdır. Biz ekonomimize sonuna kadar güveniyoruz, kurumlarımıza sonuna kadar güveniyoruz. Tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve alınması gerek bir önlem varsa onunda gereği neyse mutlaka layıkıyla yapıyoruz. Vatandaşlarımızın, üreticilerimizin ve yatırımcılarımızın gönlünü ferah olmasını istiyorum. En ufak bir kaygı içerisinde olmamalarını istiyorum. Türkiye güçlü siyasi idaresi ve sağduyulu ekonomi yönetimi ile büyüme ve kalkınma hedeflerime teker teker ulaşmaya devam edecektir. Hatırlayın 2016 yılının sonlarında ve 2017 yılının başlarında Türkiye ekonomisine yönelik inanılmaz kötü senaryolar yazıldı. Adeta Türkiye ekonomisi üzerinde karabulutlar estirmeye çalıştılar. Bugün de yapmaya çalışıyorlar. O dönemde Türkiye ekonomisinin zor durumda olduğunu, Türkiye ekonomisinin yüzde 2 civarında büyüyebileceğini, büyümü konusunda ciddi düşüşler yaşanacağını ve ekonomide ciddi sıkıntılar yaşayacağını ifade etmişlerdi. Peki ne oldu. 2017 yılına geldi 2017 yılında Türkiye yedi onda dörtlük bir büyüme performansı gösterdi. Tüm uluslar arası kuruluşlar bunların hepsi Türkiye’nin büyüme tahminlerine yukarı çektiler ve yavaş yavaş gerçekleri anlatmak zorunda kaldılar. Türkiye G20 ülkeleri arasında en yüksek büyüme ekonomisine sahip ülke oldu. Dünyada İrlanda’dan sonra Çin ve Hindistan’ı geçerek en hızlı büyüyen ülke konumuna geldi. Biz ülkemizin insanlarına güveniyoruz, yatırımcılarına güveniyoruz, üreticilerine güveniyoruz. Hepsinden önemlisi ekonomimize güveniyoruz” diye konuştu.

    Bakan Lütfi Elvan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı bir şekilde devam etti.