Etiket: Ekonomisi

  • İZÜ’de ‘İslam Ekonomisi Ve Finans Çalıştayı’

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, faizsiz bankacılık sektöründe hedefin, karı 2023’te 300 milyar dolara çıkarmak olduğunu söyledi.

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde(İZÜ) ‘İslam Ekonomisi ve Finansı Çalıştayı’ yapıldı. Çalıştay’da Üniversite-Sektör işbirliğinin önemi, İslam’da Bankacılık ve Finans, Katılım Bankacılığı İnsan Kıymetlerini Geliştirmede Üniversite-Sektör İşbirliği gibi konular ele alındı.

    Bir gün süren Çalıştaya, Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy, Ziraat Katılım Genel Müdürü Osman Arslan, Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, Kuveyttürk Katılım Genel Müdürü Ufuk Uyan, Albarakatürk Genel Müdür Yardımcısı Melikşah Utku, Dr. Yahia Abdul-Rahman’ın yanı sıra öğretim üyesi ve öğrenciler katıldı.

    “HEDEF 2023’TE SEKTÖR KÂRINI 300 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAK”

    Çalıştay hakkında bilgi veren İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, Bugün İslam Ekonomisi ve Finansı çalıştayı yapıyoruz. Bu çalıştayımızda Türkiye’de katılım bankacılığı alanında faaliyet gösteren faizsiz bankaların genel müdürleriyle birlikteyiz. Türkiye, son dönemde iki devlet bankasının da katılımıyla 2023 hedefinde bu sektörü yüzde 15 yani 300 milyar dolara kadar çıkartmayı hedeflemiş. Özellikle İstanbul’un İslami finans merkezi olması bağlamında nitelikli insan açığı konusu gündemimizde. Biz üniversite-sektör işbirliği bağlamında çok güzel bir iş birliğimiz var. Bugün bu vesileyle akademisyenlerle, sektör temsilcilerini bir araya getirmiş bulunuyoruz. Tabi üniversitemizde sertifikadan başlamak üzere, lisan ve lisansüstü dört programımız var. Uluslararası konferanslar düzenliyoruz, bu yıl üçüncüsünü yapacağız” dedi.

    “Çok önemli de bir konuğumuz var Dr. Yahia Abdul-Rahman’ın ‘İslam’da Bankacılık ve Finansman’ kitabi üniversitemiz tarafından yayınlandı bu kitabın bugün tanıtım lasmanını da yapıyoruz” diyen Bulut, Ayrıca, Türkiye’deki İslami Finans tecrübesi yanında Amerika’daki İslami finans tecrübesini tartışacağız. Yani Amerika’daki faizsiz finans tecrübesi 1980’li yıllardan itibaren başladı. Bu kitabi katılımcılarımıza hediye edip bu tecrübeyi tartışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “2023 VE 2071 HEDEFLERİNE FAİZSİZ BANKACILIKLA ULAŞACAĞIZ”

    Toplumun müslüman olduğunu o yüzden faizin haram kabul edildiğini dile getiren Bulut, “Bu toplumsal bilinç yaygınlaştığı takdirde, insanların yastık altındaki tasarrufları başta olmak üzere, ellerindeki tasarrufları bu katılım bankalarına ekonominin daha da canlanması için katmaları anlamına geliyor. Biz faizsiz finansı kastederken sadece finans değil ekonomi bağlamında da ele alıyoruz. Yani toplumun atıl duran hiçbir kaynağı kalmasın. Ekonomide sahip olduğumuz emek, sermaye, müteşebbis ve toprak gibi bütün bunların ekonomiye katılması demek. Türkiye’nin, 2023 ve 2071 hedeflerine böyle ulaşabileceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla bu İslami Bankacılılığın toplumuzdaki atıl kalmış kapasite başta olmak üzere toplumun bütün kesimini ekonomik büyüme yarışına dâhil etmekte çok önemli. Ayrıca bunun ötesinde müslümanların kendi değerler sistemine, inançlarına, medeniyet birikimlerine göre hayatı yaşamalarını bu dünyada huzur ve mutluluk içinde yani büyürken huzura ulaşmalarını temin etmiş olacağız” açıklamalarında bulundu.

    “TÜRKİYE’DE HIZLI BİR BÜYÜME VAR”

    Faizsiz Bankacılığının 30 yıldır konuşulduğunu ve Türkiye’de altı tane Faizsiz Katılım Bankası olduğunu söyleyen Kuveyttürk Katılım Genel Müdürü Ufuk Uyan, “Dünyada yüzde 10’un üzerinde büyüyen bir sektör ülkemizde ise yüzde 30’luk büyüme gösteriyor. Geldiğimiz noktada nitelikli insanın yetişmesi önem arz ediyor, özellikle üniversitelere çok talep var. Katılım bankacılığıyla ilgili olarak doktora, mastır yapmak isteyen öğrenciler var. Lisans düzeyinde ilk defa hem Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde hem de diğer üniversitelerde bölümler açılıyor dolayısıyla bunun üniversite-sektör işbirliği halinde nasıl geliştirebiliriz, hangi alanlara odaklanmamız gerekiyor, insan kaynağının yetiştirilmesinde bir ders kitabi, araştırma yapılması gibi konuları şuanda konuşuyoruz” dedi.

    “SEKTÖRDE ÇALIŞACAK NİTELİKLİ İNSANA İHTİYACIMIZ VAR”

    Çalıştayın akşama kadar devam edeceğine değinen Ufuk Uyan, “Faizsiz Bankacılık, hakikaten insana dokunan bir sektör, insan odaklı bir sektör o yüzden yola insanla çıkmakta önemli. Baktığınız zaman katılım bankaları ciddi bir şekilde büyüyor. Özelliklede yeni gelen kamu katılım bankalarında da çalışacak insana ihtiyaç var. Faizsiz Bankacılık sektörü kurum kültürünü gerektiriyor. Gidip müşteriye anlatırken konvansiyonel anlamda bir bankadan istihdam etmeniz doğru olmuyor, anlatamıyor dolayısıyla bu bilgileri, özellikleri doğru şekilde aktarmamız gerekiyor. Üniversiteyle de bu anlamda iş birliği önemli, ciddi nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Türkiye Ekonomisi Geçen Yıl Yüzde 4 Civarında Büyüdü”

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 4 civarında büyüdüğünü söyledi.

    Uludağ Ekonomi Zirvesi için Bursa’ya gelen Başbakan Yardımcısı Şimşek, buradaki programının ardından bir dizi ziyarette bulundu. Başbakan Yardımcısı Şimşek, Bursa Valisi Münir Karaoğlu’nu makamında ziyaret etti. Ardından yeni yapılan belediye binasında Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye nezaket ziyaretinde bulunan Şimşek, son olarak AK Parti il binasında partililerle bir araya geldi. Şimşek, gündeme ve ekonomiye dair açıklamalarda bulundu. Türkiye’de ve dünyada yoğun bir gündem yaşandığını belirten Şimşek, “Yanımızda olup bitenlere rağmen Bursa’nın pozitif bir gündeme yoğunlaşması çok önemli. Bursa, Türkiye’nin önemli büyüme motorlarından bir tanesidir. Bursa, üreten ve katma değer oluşturan bir şehir. Biz ekonomi yönetimi olarak şehirlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Küresel ekonomide son 7-8 yıldır sıkıntılı bir dönem yaşandı. Türkiye çevresinde olup biten sıkıntılara rağmen iyi bir durumda. Geçen yıl iki seçim atlattık. Yanı başımızda ateş çemberi var. En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği 8-9 yıldır durgunluk içinde” dedi.

    Türkiye ekonomisinin buna rağmen büyüdüğüne işaret eden Şimşek, “Her şeye rağmen ülkemizin ekonomisi büyük bir direnç gösterdi. Rakamlar daha açıklanmadı, ama geçen yıl ülkemiz yüzde 4 daha büyüdü. Geçen yıl gelişmekte olan ülkelerden Çin, Hindistan yüzde 1.7 büyüdü. Latin Amerika’daki gelişmekte olan Arjantin, Brezilya ve Meksika geçen yıl hiç büyümeyerek küçülmeye gitti. Türkiye, AK Parti hükümetiyle temelleri sağlamlaştırıp reform yaptığı için bu sıkıntıları aşabilmiştir. Ama tabii ki bununla yetinemeyiz” diye konuştu.

    Hedeflerinin Türkiye’yi yüksek gelir grubu ülkeleri arasına sokmak olduğunu belirten Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Ülkemizde kişi başı milli gelirin 1950’li yıllarda 800 dolar civarı, 1980’li yıllarda 1500 dolar olduğunuz görüyoruz. Yani alt gelir grubunda Türkiye 30- 40 yıl geçirmiş. Rahmetli Özal’ın reformlarıyla bir çıkış yakaladı. Yalnız 90’lı yıllardan sonra, ülkemizin tekrar yalpaladığını, 2000’li yılların başında ise iflasın eşiğine gelmiş olduğunu biliyoruz. AK Parti ile birlikte çok önemli reformlar yaptık. Birinci nesil reformlarla Türkiye, kişi başına milli gelirde üst orta sınıf grubu ülkeler arasına girdi. Bizim hedefimiz yeni nesil reformlarla Türkiye’yi yüksek gelir grubu ülkeleri arasına sokmayı hedefliyoruz. Bütün çalışmalarımızı bu yönde yapıyoruz. Çok kapsamlı bir reform programımız var. Terörün oluşturduğu gündeme rağmen biz Türkiye’yi ileriye daha çok nasıl taşırız, onun uğraşı içindeyiz. 90’lı yıllar gibi içimize kapandığımız, yerimizde saydığımız bir döneme asla izin vermeyeceğiz. Türkiye bir taraftan terörle hukuk içinde mücadele edecek, bir taraftan da ihtiyaç duyduğu reformları yapmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

  • Ekonomi Bakanı Elitaş: “6 Yıldır 5,1 Büyümeyi Gerçekleştirmiş Türkiye Ekonomisi İle Karşı Karşıyayız”

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, “6 yıldır 5,1 büyümeyi gerçekleştirmiş Türkiye ekonomisi ile karşı karşıyayız” dedi.

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nin (KOSB) 14. Olağan Mali Genel Kurulu’nun açılış konuşmasını yapan KOSB Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, kurula katılanlara teşekkürlerini ileterek kurulun hayırlar getirmesini temenni etti. Kurulda konuşan Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulduğundan günümüze gelene kadar kendisini geliştirerek parselde Türkiye’nin en büyük Sanayi Bölgesi olduğunu söyledi. Elitaş, “Sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Uzun yıllar önce müteşebbis üyesi olarak görev yaptığım, katılımcı olarak bulunduğum Organize Sanayi Bölgesi’nde Türkiye ekonomisine katkı sağlayan birisi olarak ve bugün Kayseri’nin gelişmesinde, Türkiye’nin gelişmesinde büyük katkı sağlayan sanayici olmanın zevkini, gururunu yaşayarak siz değerli sanayicilerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk yaşıyorum. İlk defa bugün geçmişe doğru baktığımızda 1970’lerin ikinci yarısından itibaren kurulan bir Organize Sanayi Bölgesi. O günden bu tarafa geldikçe Türkiye’de örnek olarak gösterilen bir sanayi bölgesi. 1980’lerin ilk yarısından itibaren yeni yeni atak yapmaya başlayan ama 1983 yılında ilk defa temelini attığımız Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisimizde 6. fabrikayı açtık. Bizden önce açılan fabrikalar faaliyetteydi, biz de 6. fabrika olarak temel atmıştık. O günden sonra gelen süre içerisinde 2002-2003 yılına kadar Organize Sanayi Bölgesi’nde hibeler kazandı. Ne zaman ki 2002’de Türkiye’ye huzur ve istikrar geldi, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi de kendine geldi. 2004 yılından itibaren ki tarihe geçmiş aynı anda 141 temel atmanın başarısını ortaya koyduk. 75-76 yılında kurduğumuz Organize Sanayi Bölgesi tek parsel üzerinde Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi olması şerefine sahip olmuş bir bölge” ifadelerini kullandı.

    “6 YILDIR 5,1 BÜYÜMEYİ GERÇEKLEŞTİRMİŞ TÜRKİYE EKONOMİSİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Ekonomi Bakanlığı olarak sanayiciye teşvikler verildiğini ve sanayicilerin bunu değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Elitaş, “Ekonomi Bakanlığı olarak sanayinin önündeki engelleri ortadan kaldırmak, sanayicinin heyecanını harekete geçirmek için kurulmuş bir bakanlığız. Ekonomi Bakanlığı’nın vermiş olduğu önemli teşvikler var. Ekonomi Bakanlığı olarak hem yatırım, hem ihracat konusunda bazı eksikliklerin var olduğunu gördük. Onun üzerine odalar birliği başkanımızla aldığımız karar gereğince en yakın zamanda tüm Türkiye’deki sanayileşme yolunda ilerleyen illerimizle Ekonomi Bakanlığı’nın yaptığı işleri konusunda aydınlatıcı fikirler vermek üzere sanayicilerimizle yaptığımız toplantıda Ekonomi Bakanlığı’nın yaptığı toplantılarla sizlerle paylaşacaklar. Bu imkanlarla da en iyi şekilde faydalanacaksınız diye düşünüyorum. Faydalanmamız gerekiyor, çünkü Türkiye’nin üretmeye, büyümeye ihtiyacı var. 2008 küresel krizin başladığında dünya ekonomisinin nereye gideceği endişesi varken Türkiye teğet geçti hamdolsun. En yakın komşumuz Yunanistan, İtalya, İspanya gibi Avrupa’nın en büyük yerlerinde kriz devam ederken Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. 6 yıldır 5,1 büyümeyi gerçekleştirmiş Türkiye ekonomisi ile karşı karşıyayız. Gayretlerimiz devam ediyor” dedi.

    Bakan Elitaş ayrıca Afrika ve Güney Amerika ile ticareti geliştirme çalışmalarının devam ettiğini sözlerine ekledi.

  • Tügva’dan ‘İslam Ekonomisi Ve Katılım Bankacılığı’ Konferansı

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Kastamonu Şubesi tarafından ‘İslam Ekonomisi ve Katılım Bankacılığı’ konferansı düzenlendi.

    Kastamonu Üniversitesi 3 Mart Konferans salonunda gerçekleştirilen ‘İslam Ekonomisi ve Katılım Bankacılığı’ konferansında konuşan TÜGVA Kastamonu Şube Başkanı Burak Arslan, Türkiye Gençlik Vakfının Türkiye’de üç yıl önce kurulduğunu belirterek, Kastamonu’da ise daha yeni yeni yapılanmaya başladıklarını kaydetti.

    TÜGVA ile hedeflerinin ahlaklı ve donanımlı bir gençlik yetiştirilmesini amaçladıklarını söyleyen Arslan, “Buna yönelik çalışmalar başlattık. Bu çalışmalarımızın bir kısmını hayata geçirdik, bir kısmını da hayata geçirmek için çaba sarf ediyoruz. Bu tür etkinliklerin önümüzdeki günlerde de devam edecek. Bu çalışmalarımızda bizlere destek olanlara teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmanın ardından moderatörlüğünü Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Serkan Dilek’in yaptığı ve Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Orhan Küçük, Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fatih Savaşan ile Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Şakir Görmüş’ün konuşmacı olarak katıldığı ‘İslam Ekonomisi ve Katılım Bankacılığı’ konulu konferans gerçekleştirildi.

  • Diyarbakır Ekonomisi İçin STK’lar Harekete Geçti

    Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON), avukat Aydın Altaç Başkanlığı’nda Diyarbakır Şubesi’ni kurdu. Diyarbakır’da faaliyetlerine başlayan ASKON Başkanı Aydın Altaç, bölge ekonomisini geliştirmek için ciddi bir sorumluluk üstlendiklerini ve ellerini taşın altına koymaya hazır olduklarını söyledi. Diyarbakır için yapılması gereken tüm projelere destek vereceklerini belirten Başkan Altaç, bölgedeki çatışma ortamının Diyarbakır ekonomisini olumsuz etkilediğini dile getirdi.

    ASKON Diyarbakır Şube Başkanı olduktan sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüğünü belirten Aydın Altaç, bölge ekonomisi hakkında Başbakan Davutoğlu’nu bilgilendirdiğini söyledi. Altaç, bölgedeki terör olaylarının bir an evvel sonuçlandırılmasını ve yaraların sarılması konusunda ASKON olarak atılacak her adıma destek vereceklerini belirtti.

    “HEDEFİMİZİ BÖLGE EKONOMİSİNİ GELİŞTİRMEKTİR”

    Bölgenin ekonomik değerlerini ön plana çıkarmayı hedeflediklerini belirten ASKON Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Altaç, ‘‘İki hafta önce Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği’nin Diyarbakır şubesini kurduk ve çalışmalarımıza başladık. Amacımız burada bölge ekonomisini ve bölgedeki istihdamı nasıl arttırabiliriz, nasıl geliştirebiliriz, onun çalışmasını yapmaktır. Bölgemize ve insanlarımıza katkı sunmaktır. 1 Şubat’ta Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşüp bölgenin durumu hakkında bilgilendirme yaptık. Başbakanımızla Ankara’da yaptığımız görüşmelerde hem bölge ekonomisi hakkında hem de şiddet ortamının bir an önce nasıl sonlandırılabileceği konularında görüşlerimizi beyan ettik. Başbakan ve kabinedeki bakanların bu şiddet ortamının bir an önce giderilmesi için can kayıpları, mal kayıpları ve bu gerginlik ortamının sonlandırılması için büyük bir çaba içerisinde olduklarını gördük. Tabi bu durum sadece merkezi hükümetin çalışmalarıyla veya sadece güvenlik tedbirleriyle giderilebilecek bir durumda değil. Burada hepimizin, ülkemizin ve bölgemizin değerlerine sahip çıkması bu ülkenin, bu bölgenin değerlerini ön plana çıkarma gayretini göstermesi gerekmektedir. Biz ne askerin ne polisin ne sivil vatandaşımızın ne de kandırılarak dağa çıkarılmış gencimizin hiçbirisinin ölmesini istemiyoruz” dedi.

    “ÇATIŞMA ORTAMI EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ”

    Bölgenin ve Diyarbakır’ın çok ciddi ekonomik kaynaklarının olduğunu ifade eden Altaç. bölgedeki olayların bu ekonomik kaynakların ön plana çıkmasını günümüze kadar bir şekilde olumsuz etkilediğini dile getirdi. Altaç, “Son dönemde artan terör ve şiddet ortamı bunu iyice geriye düşürmüştür. Ancak bölgenin özellikle beşeri sermayesi, toprak, su, güneş kaynakları çok ciddi manada hem tarıma hem hayvancılığa yetebilecek ve geliştirilebilecek imkanlara sahip. Genç nüfus olmamız sebebiyle Diyarbakır ve bölgenin büyük kısmı bunları iyi elde tutup bütününü değerlendirip istihdamı arttırıp bölgedeki geri kalmışlığı önlemek anlamında ciddi projeleri arkadaşlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz. Tabi burada bunları gerçekleştirirken merkezi hükümet ve yerel birimlerle mutlaka sıkı ilişkilerimiz olacaktır’’ diye konuştu.