Etiket: Ekonomisi

  • İZÜ’den İslam ekonomisi adına önemli adım

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi binasını düzenlediği büyük bir törenle açtı.

    Türkiye’de katılım bankacılığının son yıllarda yaşadığı gelişime, düzenlediği etkinlikler, konferanslar, yaz okulları ve eğittiği personelleriyle destek olan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, akademik çalışmaların da merkezi olmayı hedefleyen projelerine devam ediyor. Bu anlamda İslami Finans alanında öncü çalışmalar yapmayı amaçlayan üniversite Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni açtı.

    İZÜ Merkez Kampüsü’nde Kur-an’ ı Kerim okunarak açılışı gerçekleştirilen merkeze akademik kadro ve finans dünyasından birçok kişi katılım sağladı. Yapımını Kuveyt Türk ve Albaraka Türk Katılım Bankalarının üstlendiği merkezin tarihsel ve kültürel mirasçısı olduğumuz İslam Ekonomisi ve Finansı alanlarında yapılan araştırmalara katkı sağlamayı amaçlıyor.

    Açılış öncesi Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi hakkında bilgi veren İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, “Bugün Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin önemli bir günü. Bölgemizin, ülkemizin bu konularla alakalı çok önemli bir merkezini açmış bulunuyoruz. Artık dünyadaki dengesizliklere, haksızlıklara İslam ekonomisi bağlamında, yeniden daha güzel, barış dolu, daha paylaşımcı, katılımcı bir ekonominin hâkim olabileceğine yönelik çalışmalar başta olmak üzere; İslami finans alanında ülkemize daha çok sermayenin kazandırılması ve İstanbul’un finans merkezi olması bakımında, İslam ülkelerinde birikmiş olan fonlardan daha çok yararlanılması, ülkemizin daha hızlı büyümesi, kalkınması noktasındayız önemli bir yerdeyiz. İslam ekonomisinden, İslami finanstan daha fazla yararlanma ile ilgili burada çok önemli araştırmalar yapılacak. Burada ülkemize ve de dünyaya başta lisansüstü programlarımız olmak üzere İngilizce, Türkçe, Arapça programlarımızda çok önemli beyinler yetiştireceğiz inşallah” dedi.

  • MOSFED Başkanı Güleç: “Türkiye ekonomisi Moody’s gibi kuruluşları utandıracak”

    Mobilya Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, Türkiye ekonomisinin Moody’s gibi derecelendirme kuruluşlarını utandıracağını söyledi.

    Enflasyon rakamlarını değerlendiren TİM Yönetim Kurulu üyesi, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ve MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, enflasyonun yıllık 8,05 ortalamadan 7,28 ortalamaya gelmesinin çok sevindirici bir gelişme olduğunu ifade ederek, “Bilhassa gıda enflasyonunun kalıcı hale gelmesi birinci beklentimiz. Bu aslında Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik ve hükümetin ekonomiye ne kadar hakim olduğunu gösterir. Başbakanımızın açıklamalarının arkasındayız. Özellikle son günlerde çok konuşulan Moody’s gibi derecelendirme kuruluşlarını Türkiye ekonomisi utandıracak” dedi.

    Olağanüstü hal uygulamasının 3 ay uzatılmasının hükümetin aldığı bir karar olduğunu belirten Ahmet Güleç, “Biz bunu destekliyoruz. Çünkü neticede Türkiye’nin dışarıda ve içeride terör örgütleriyle mücadelesi devam ediyor. Bunun içinde alınan bir karardır ve doğru buluyoruz. İhtiyaç varmış ki, alınmış. Ekonomiye herhangi bir zararı olmayacaktır. Bizler hem üretime hem de ihracata devam ediyoruz” diye konuştu.

  • ATSO Başkanı Çetin: “Antalya ekonomisi biter korkusuyla TOBB’a gönderdiğimiz raporu açıklayamamıştık”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Rus uçağının düşürülmesinden sonra 1 Aralık’ta bir rapor çıkardıklarını belirterek, “Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e, ilgili bakanlıklara ve TOBB’a gönderdik. Rapor dört senaryo içeriyordu. En kötü senaryoda turizmde 3,5-4 milyar dolar zarar vardı. Antalya ekonomisi ne hale gelecek diye korkumuzdan bu raporu açıklamadık. Ne zaman açıkladık? Aradan 3-4 ay geçtikten sonra. Şu anda rapordaki en kötü senaryodan daha kötü durumdayız. Turist kaybımız bugün itibariyle 4 milyon” dedi.

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Antalya Genç İşadamları Derneği’nin (ANTGİAD) konuğu oldu. Rixos Downntown Otel’de gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını yapan ANTGİAD Başkanı Av. Volkan Barutcu, Antalya Genç İşadamları olarak 15 Temmuz darbe girişimini en ağır şekilde kınadıklarını belirterek, Türkiye’nin büyük bir tehlike atlattığına değindi. Milletin, Cumhurbaşkanının, hükümetin ve muhalefet partilerinin hep birlikte dik duruşu sayesinde bu tehlikenin önlendiğini söyleyen Barutçu, ”Tüm bu yaşananlar bizlere demokrasinin ne kadar önemli olduğunu, toplumsal uzlaşmaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu, düşünsel farklılıklara hoşgörü ile bakmanın önemini, devletin ve toplumun her kademesinde liyakatin her şey demek olduğunu acı bir şekilde anlatmıştır. Hepimiz bu yaşanan acı olaylardan bir ders çıkarmalı ve geleceğe umut ile bakabilmek adına vatandaş olarak üzerimize düşen görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmeliyiz” dedi.

    ATSO Başkanı Çetin de, Türkiye’de 1 milyon 200 bin işveren olduğunu belirterek, 25 yaş ve altında çok az girişimci olmasına karşın 40 yaş altındaki 500 bin girişimciyle Avrupa’dan daha iyi durumda olduğunu söyledi.

    “Turist kaybımız bugün itibariyle 4 milyon”

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı 20 ay önce devraldığını anımsatan Çetin, görevi devraldıktan sonra 7 Haziran seçimlerinin olduğunu, seçimlerin ardından çok ciddi terör olaylarının yaşandığını anımsattı. 1 Kasım seçimlerinden sonra ise yeni hükümet kurulurken Rus uçağının Suriye sınırında düşürüldüğünü hatırlatan Çetin, şöyle konuştu:

    “İlk açıklamamda ’Uçak Antalya’ya düştü’ dedim. Hakikaten de daha sonra rakamlarla uçağın Antalya’ya düştüğünü hepimiz gördük. 1 Aralık’ta bir rapor çıkardık. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e, ilgili bakanlıklara ve TOBB’a gönderdik. Raporda dört senaryo içeriyordu. En kötü senaryoda turizmde 3,5-4 milyar dolar zarar vardı. Antalya ekonomisi ne hale gelecek diye korkumuzdan bu raporu açıklamadık. Ne zaman açıkladık? Aradan 3-4 ay geçtikten sonra. Şu anda rapordaki en kötü senaryodan daha kötü durumdayız. Turist kaybımız bugün itibariyle 4 milyon. Turizm, Antalya ticaretinin yüzde 60’ını ilgilendiriyor. Hepimiz turizmle bir taraftan bağlıyız. Hiç bağlı olmayan yoktur.”

    “Darbeye rağmen ekonomi iyi”

    Çetin, turizmde ve ihracatta gerekli desteklerin verildiğini vurgulayarak, şu anda iş aleminin en büyük sıkıntısının paraya, krediye ulaşmak olduğunu ifade etti. Tüm Antalya’daki kredilerin ertelenmesi ile ilgili talepte bulunduklarını ancak çok ciddi bir dönüş alamadıklarını aktaran Çetin, daha sonra da 15 Temmuz darbe girişimini yaşadıklarını belirtti. Çetin, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıdan sonra “Bundan daha kötüsü olamaz” dediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimine ’beterin beteri’ dedik. Darbenin hiçbir zaman iyisi olmaz. İki aydır darbeyle yatıp darbeyle kalkıyoruz. İçimizdeki teröristleri temizlemeye çalışıyoruz. Şu anda biraz da suçlu suçsuz birbirine karıştı. İnşallah onlar ayıklanır da Türkiye ekonomiye, reformlara biraz daha döner. Her şeye rağmen Türkiye ekonomisiyle ilgili gelişmeler çok kötü değil. Darbe geçirmiş bir ülkenin şu anda geldiği nokta gerçekten bana göre iyi. Bu kadar olay yaşamış, üstünden darbe girişimi geçmiş bir ülkede daha kötü senaryolar olabilirdi. Demek ki krizlere daha çok tepki verip, daha çabuk önlem alabiliyoruz ama artık bizim bu işleri konuşmamamız lazım. Şu anda en büyük sorunumuz da Türkiye’nin dışarıdaki imajı. Bununla ilgili çok ciddi bir imaj çalışması yapmamız gerekiyor. Kendimizi iyi ifade etmemiz gerekiyor.”

    ANTGİAD üyelerinin sorularını da yanıtlayan Çetin’e günün anısına ANTGİAD Başkanı Av. Volkan Barutcu teşekkür plaketi takdim etti.

  • Bursa ekonomisi ‘yeşil’ büyümesini sürdürüyor

    Türkiye ekonomisinin üretim merkezlerinden Bursa’da ‘yeşil büyüme’ modeli bütün hızıyla sürüyor.

    İnovatif arıtma tesisi unvanı ile Türkiye’de bir ilke imza atan Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi, Bursa Valisi İzzettin Küçük başkanlığında yönetim kurulu toplantısını yaptı. Toplantıda konuşan Vali İzzettin Küçük, kooperatifin şehrin yeşil büyüme modeline büyük katkı sunduğunu söyledi. Tesisin Türkiye’ye örnek bir yapıda olduğunu kaydeden İzzettin Küçük, “Hem yerleşim yerleri hem de sanayi alanındaki çevrenin deşarj edilmesi ve temiz tutulması bakımından rol model olan bir merkeze sahibiz. Kamunun yapması gereken işleri, bir kooperatifin gerçekleştirmesi çok güzel bir uygulamadır. Burası Bursa’nın çevre anlayışına pozitif bir boyut kattı. Kooperatifimizin, bölgemizin ve kentimizin yeşil çevre vizyonuyla büyümesine öncülük etmeye devam edeceğine inanıyorum” dedi.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyası olarak kent vizyonunu ‘yeşil büyüme temelli’ oluşturduklarını söyledi. Tüm sanayi bölgelerinin katılımıyla yakın zamanda imzalanan ‘temiz üretim işbirliği protokolü’nün Bursa’nın çevreye saygılı büyümesine büyük katkı sağlayacağını ifade eden Burkay, “Bursa’daki çevreci üretime ‘yeşil büyüme projemiz’ ile liderlik ediyoruz. Hedefimiz, sanayinin rekabet edebilirliğini ve verimliliğini yükselterek dünya pazarlarından daha fazla pay almasını sağlamak, yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği bir merkez haline gelmesine öncülük etmektir. Bu hedeflere ulaşırken de aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

    İbrahim Burkay, ekonomideki büyüme hedeflerinde çevreyle barışık sanayileşmenin olmazsa olmazları arasında bulunduğuna değindi. Başkan Burkay, Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi’nin de kentin doğusunda bölge sanayicilerinin ve kamunun bir araya gelerek bu kapsamda hayata geçirdikleri örnek bir proje olduğunu ifade ederek, “Buradaki makine parkuru ve tesisin tamamı milli bir proje. Bursa olarak çevreye karşı tüm sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz ve bunları yerli teknolojilerle hayata geçireceğiz” dedi.

    Toplantının ardından Vali İzzettin Küçük ve Başkan İbrahim Burkay, tesiste incelemelerde bulundu. Ayrıca Vali İzzettin Küçük, tesisin bahçesine bir ağaç dikti.

    Vali İzzettin Küçük ve Başkan Burkay, Yeşil Çevre Arıtma Tesisi Kooperatifi’ndeki toplantının ardından Barakfakih Islah OSB yönetim kurulu toplantısına katıldı. Şehrin doğu bölgesinde Islah OSB sürecine devam eden bölge sanayicilerinin de katıldığı toplantıda bölgenin geleceği ile ilgili konular değerlendirildi. Öte yandan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın onayıyla 3 Aralık 2015 tarihinde hayata geçen Barakfakih Islah OSB ‘de 102 firma yer alırken, 5 bine yakın kişi de istihdam ediliyor.

  • 3.Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Kongresi başladı

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Durham Üniversitesi ile birlikte gerçekleştirilen Uluslararası İslam Ekonomi ve Finansı Konferansı İstanbul Bayrampaşa TITANIC Business Hotel’de başladı.

    1-3 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan kongrede, İslam Ekonomisi ve Finansı alanında çalışan akademisyen, uygulayıcı ve araştırmacıların bilimsel çalışmalarının teşvik edilmesi, işbirliklerine imkan sağlanması ve ilgili literatürün geliştirilmesi amaçlanıyor. Kongre, bu alanda Türkiye’de gerçekleştirilen iki büyük bilimsel etkinliğin ortaklaşa yapılacak olması yönünden de büyük önem taşıyor. İlk ikisi Sabahattin Zaim Üniversitesi tarafından yapılan Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Konferansıyla, birincisi Sakarya Üniversitesi tarafından önceki yıl gerçekleştirilen Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Kongresi birlikte icra edilerek bu alanda önemli bir işbirliği sağlanmış olacak.

    “Ekonomide yeni paradigmalara ihtiyaç var”

    Kongreye ev sahipliği yapan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi(İZÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, önceki hafta Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı yaz okulunu gerçekleştirdiklerin söyleyerek, yaz okuluna, Amerika’dan İngiltere, Malezya’dan Mısır’a kadar birçok ülkeden araştırmacılar, hocalar ve öğrenciler katıldığını dile getirdi. Ardından gerçekleşen kongreye de dünyanın dört bir tarafından katılımcı olduğunu belirten Bulut, özellikle ekonomi alanında yeni paradigmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

    Kongrede özellikle son yıllarda Türkiye’nin bölgede artan önemine de dikkat çekeceklerini belirten Bulut, “İslam Ekonomisi ve Finansı Kongresinde özellikle son yıllarda Türkiye’nin bölgede artan önemi ve dünyada yaşanan global gelişmelere bağlı olarak yani sosyal, siyasal ve ekonomik krizler gibi artık alternatif paradigmalar ve çözüm arayışları konusunda bir eğilim söz konusu. Biz kongrede özellikle bu konuları tartışacağız. Kongrenin başarılı geçeceğini ümit ediyorum. Başta ülkemiz ve yakın bölgemiz olmak üzere insanlık için daha güzel bir gelecek olduğuna inanıyoruz, bu kongre buna hizmet edecektir” dedi.

    “Kapitalizm en büyük krizini yaşıyor”

    Finance National Time’da bir makale okuduğunu bu makalede kapitalizmin büyük bir kriz yaşadığını söyleyen Bulut, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kapitalizmin yaşadığı krizin nedeni faizlerin sıfır olması yani dünya ekonomisi sıfır faize gitmiş durumda ve bunu liberal düşünürler kapitalizmin sözcüleri kapitalizmin en büyük krizi olarak görüyorlar. Faizsiz ekonomi dünyanın bazı bölgelerinde de negatif faiz söz konusu, dolayısıyla faizsiz ekonomiye tabii olarak dünya gitmiş durumda. Biz İslam Ekonomisi ve Finansı derken aslında sıfır faizli bir ekonomiyi ön görüyoruz. Tabi uluslararası global sistemi de unutmadan bir kenara koymadan yani uluslararası sistemin ürettiği eşitsizlikleri, sömürü düzenini her boyutuyla yeniden tartışmak gerekiyor. İşte biz bu kongrede Türkiye merkezli İstanbul’un da özellikle bu bağlamda İslami Finans Merkezi olmasını istiyoruz ve İstanbul Sabahattin Zaim üniversitesi olarak açtığımız merkezlerle, lisansüstü programlarla, yaptığımız kongrelerle eğitim alanında Akdemia’nın dikkatini çekmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda Türkiye’nin önemli hedefleri var 2023, 2053 ve 2071 hedefleri mesela. Türkiye bu hedeflere özellikle İslam dünyasındaki gelişmelere de bağlı olarak eğer İstanbul İslami Finans Merkezi olursa daha fazla İslami sermayenin İstanbul’a gelmesiyle yatırımlar, istihdam ve büyüme artacak böylece Türkiye yakın çevresiyle büyük bir entegrasyona kavuşmuş olacak ve Türkiye bu coğrafyanın en önemli, öncü ve güçlü ülkesi olarak dünyada daha güzel günlerin doğması için öncülük edecektir.”

    Konferansa Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Borsa İstanbul, SESRIC ve Türk Hava Yolları sponsor olarak destek veriyor.