Etiket: “Ekonomimize

  • Okka: “Sağlam temeller üzerine inşa edilen ekonomimize güveniyoruz”

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Konya Şube Başkanı Ömer Faruk Okka, son dönemde ülkenin maruz kaldığı saldırıları en ağır şekilde kınadıklarını belirterek, “Sağlam temeller üzerine inşa edilen ekonomimize güveniyoruz. Konya iş dünyası olarak devletimizin ekonomi alanındaki saldırıları bertaraf etmek için aldığı önlemleri de sonuna kadar destekliyoruz” dedi.

    MÜSİAD Konya Şube Başkanı Ömer Faruk Okka yaptığı açıklamada, “Ülkemiz, ABD tarafından hukuk dışı uygulamalarla ekonomide bir kuşatma altına alınmaya çalışılmaktadır. MÜSİAD Konya olarak, son dönemde ülkemizin maruz kaldığı saldırıları en ağır şekilde kınıyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminin üstesinden gelen aziz Türk Milleti, ülkesinin ekonomisi üzerine uygulanan operasyonu da alt edecektir. Sağlam temeller üzerine inşa edilen ekonomimize güveniyoruz. Konya iş dünyası olarak devletimizin ekonomi alanındaki saldırıları bertaraf etmek için aldığı önlemleri de sonuna kadar destekliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve devletimizin her zaman yanında olduğumuzu bu vesile ile tekrar ifade etmek istiyorum. Bu zorlu süreçte sanayicisinden esnafına, memurundan öğrencisine herkes taşın altına elini koymalıdır. Devlet kurumlarımızın ardı ardına yaptığı hamlelerle herhangi bir ekonomik kaidesi olmayan dövizdeki hareketlilik kontrol altına alınmaya başladı. Buna rağmen tedbirler devam etmelidir. Rehavete kapılmadan eskisinden daha çok çalışarak ihracatımızı artırmalı, ekonomimizi çok daha sağlam hale getirmeliyiz. Ülkemize karşı bu saldırıları gerçekleştirenlerin tekrarlama ihtimalleri unutulmadan kısa süre içerisinde yeni müdahalelere karşı da hazırlıklı olmamız son derece önem arz etmektedir. Bu konuda her türlü tedbir alınmalı ve artırılmalıdır. Bu zorlu süreçte alınması gereken kararların da biran evvel hayata geçirilmesini arzu ediyoruz” dedi.

    “Üretim gücümüzü artırarak devam ettirmeliyiz”

    Okka, açıklamasının devamında, “İş dünyasının temsilcileri olarak, vatandaşlarımızın da tedirgin olmamaları konusunu tekrar hatırlatıyoruz. Panik havasına götüren her türlü girişimden vazgeçilmeli ve aklıselim hareket etmeliyiz. Sosyal medya üzerinden ülkemiz aleyhine yürütülen algı operasyonlarına fırsat verilmemelidir. Volatilite yüksekliği ve piyasaların tedirginliğini ekonomik krize çevirecek her hareketten kaçınılmalıdır. Ayrıca başta devlet kurumlarımız olmak üzere, milletimizin yerli ve milli ürün kullanımına yönelik politikalar üretmeli ve bunları kalıcı hale getirmeliyiz. Devletimiz bütün kurumlarıyla beraber zorunlu tasarruf politikalarını uygulamaya başlamalı ve milletimize de örnek olmalıdır. Her platformda dile getirdiğimiz gibi kalkınmanın tek yolu üretimdir. Büyük Türkiye hedeflerine ulaşabilmek için üretim gücümüzü arttırarak devam ettirmeliyiz. Katma değeri yüksek üretimi önceleyen bir ekonomik modele hızla geçiş yapılmalıdır. Sanayicilerimizin sektörde kalmalarını sağlayacak her türlü adımlar atılmalı ve onların katma değeri daha yüksek, teknolojik ürün üretimine yönelmeleri teşvik edilmelidir. Bununla beraber borçlanma yapısı ve genel durumu sıkıntıya girmiş veya girme riski olan firmalarımıza yeterli destek verecek uygulamalar ivedilikle hayata geçirilmelidir. Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan işsizlik rakamlarını bizleri bir nebze olsun sevindirmiştir. İşsizlik mayıs ayında yüzde 9,7 olarak gerçekleşmiştir. Umuyoruz ki, ülkemiz yönelik yürütülen operasyon da biran evvel bertaraf edilerek ekonomi alanında tekrar atağa geçeceğiz” ifadelerine yer verdi.

  • Gülle: “Belirsizliklerin ortadan kalkması ekonomimize pozitif katkı sağlayacaktır”

    TİM Başkan Adayı İsmail Gülle, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada “Belirsizliklerin ortadan kalkması ekonomimiz için pozitif katkı sağlayacaktır” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tekstil Sektör Kurulu Başkanı ve TİM Başkan Adayı İsmail Gülle, Cumhurbaşkanlığı ve 27’nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri sonrasında açıklamada bulundu.

    Gülle, “Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en önemli seçim sınavından yüzünün akıyla çıkmıştır. Seçim sonuçlarının ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını dilerim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik eder, yeni meclisimize çalışmalarında başarılar dilerim. Seçimlerin tamamlanması ile birlikte belirsizliklerin ortadan kalkacak olması, ekonomimiz için de pozitif katkı sağlayacaktır. Türkiye bundan sonra daha hızlı, daha yaratıcı daha verimli ve daha üretken olacaktır. Hedeflerimize ulaşmada ve başarılı olmada hiçbir mazeretimiz olmadan daha fazla çalışmalıyız ve yeni Türkiye’nin hedeflerini tutturmak için 500 milyar dolarlık ihracat hedefi ihracatının artık en önemli hedefidir. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için daha çok çalışmalı, daha çok üretmeli ve daha çok satmalıyız” ifadelerini kullandı.

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci: “Afrin Harekatı’nın ekonomimize olumsuz etkisi olmayacak”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Afrin Harekatı’nın ekonomiye zararının olmayacağını söyleyerek, “Huzura, güvene, istikrara, gelecekle ilgili engelleri ortadan kaldırmak için yapılan bu operasyon, ekonomi anlamında da pozitif olarak algılanmaktadır. Gelecekle ilgili güven artmıştır” dedi.

    Denizli AK Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Afrin Harekatı’nın ekonomiye zararının olmadığını söyledi. Bakan Zeybekci açıklamasında, şunları kaydetti:

    “Her gün ekonomi ile ilgili çok hızlı değerlendirmeler yapılıyor ama öncelikle Türkiye’nin en önemli gündem maddesi kahraman askerlerimizin polislerimizin jandarmamızın güvenlik güçlerimizin Özgür Suriye Ordusu ile birlikte tarihe not düşülecek hassasiyetlerle gerçekleştirmiş olduğu Zeytin Dalı harekatı. Zeytin Dalı harekatından önce Türkiye’nin suskunluğu, Türkiye’nin hassasiyetleri, Türkiye’nin duyarlılıkları maalesef birileri tarafından aciziyet olarak kayda alındı, varsayıldı. Bu dönemde ve geçmiş dönemlerde söylediğimiz biz Türkiye olarak da millet olarak da tarihimiz boyunca asla aman demedik, asla teslim olmadık. Hiçbir şekilde hiçbir güç karşısında eğilmedik, Allah’ın önünde eğildiğimizin dışında. Ve 40 yıldan beri bu ülkede bu memlekette dolaylı dolaysız terör örgütleri ile her biriyle ayrı ayrı mücadele ediyoruz ve her şekilde mücadele ediyoruz. Terörle mücadelemizle de dünyada diğer ülkeler gibi dolaylı yöntemler ve ekipmanlar kullanarak değil. Doğrudan birebir mücadele ediyoruz.

    Zeytin Dalı Harekatı ve Fırat Kalkanı Harekatı gibi operasyonlarımız bizim için şuanda mevcutta Türkiye’ye tehdit olan yakın gelecekte Türkiye’ye oluşturacak olan ve tehdit oluşturmak amacıyla kurulduğundan emin olduğumuz örgütlere karşı yapmış olduğumuz harekattır. En kısa sürede Afrin ve Türkiye’ye tehdit oluşturan o coğrafyadaki terör örgütü unsurlarının tamamı temizlenerek Afrin harekatı bu şekilde yerine getirilmiş olacak. Suriyeli kardeşlerimiz Arabıyla, Türkmeniyle Kürtleriyle, orda yaşayan gerçek ev sahibi, gerçek mülk sahipleri, eşkiyalar değil. Onların yerine dönmesi içinde gerekli iklim oluşturulacak. Operasyonlar sırasında temizlenen bölgelerde insanların ne kadar mutlu olduğu görüyoruz. Türkiye’nin oralarda insani ihtiyaçlarındaki yardımları da tüm dünyaya örnek olmaktadır.

    Afrin Zeytin Dalı operasyonunun ekonomimize olumsuz etkisi olmayacaktır. Çünkü Türkiye’de istikrara, huzura güvene, en hassas olan ekonomidir. Huzura, güvene, istikrara, gelecek ile ilgili engelleri ortadan kaldırmak için yapılan bu operasyon, bunu güvence altına alan operasyon, ekonomi anlamında da pozitif olarak algılanmaktadır. Gelecekle ilgili güven artmıştır. Gelecekle ilgili Türkiye’ye olan tehditler azaldığı için, bunun ekonomiye olumlu etkileri olacağını düşünüyoruz.

    Kullanılan tüm malzemeler ve mühimmat Türk Malı olduğu sürece bunun ekonomiye zararının olacağını düşünmüyoruz. Burada ekonomi alanında bir tüketimdir hareketliliktir. Sadece bütçesel anlamda bunun disiplini planlamasını doğru yaptığımız sürece problem olmayacaktır.”

  • Barışkent ve B.A. Grup Yönetim Kurulu Başkanı Aydın: “Ekonomimize darbe girişimini de püskürteceğiz”

    Barışkent ve B.A. Grup Yönetim Kurulu Başkanı Barış Aydın, milli iradeyi gaspa yeltenen Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) siyasi iktidarı devirme girişiminin milletin demokrasi bilinci ve birlik ruhuyla bastırıldığını belirterek, bunun arkasındaki odakların niyetlendiği Türkiye ekonomisine yönelik darbe girişiminin de aynı kararlılıkla püskürtüleceğini söyledi.

    Barış Aydın yaptığı açıklamada, tüm kesimleriyle millet kenetlenerek darbecilere karşı demokrasiye sahip çıkarken, olay sonrası yurt dışında ortaya çıkan Türkiye’yle ilgili belirsizlik havası ve bilgi kirliliğine işaret etti. Türkiye hakkında siyasi istikrarsızlık, demokrasi ve hukuk devletinden uzaklaşma algısı oluşturmak isteyen odakların asıl amacının Türkiye ekonomisini baltalamak olduğunu ifade eden Aydın, “Yatırımcı güvenini, küresel ekonomik ve ticari ilişkilerimizi, ülkemizin yatırım çekme kabiliyetini zayıflatarak topyekûn ekonomimize darbe vurmak istiyorlar, ama bunu asla başaramayacaklar” dedi.

    Aydın, siyasal iktidar, TBMM, ekonomi, bürokrasisi ve bütün olarak iş dünyasının darbe girişimi sonrası ekonomik alanda ortaya çıkan sürecin iyi yönetilmesi için seferber olduğunu ve görevini layıkıyla yaptığını belirterek, önümüzdeki süreçte ülke ekonomisine “darbe” vurmak isteyen odaklarla mücadelenin de en az darbecilerle mücadele kadar önemli olduğunu vurguladı.

    “Ekonomimiz son derece güçlü”

    Türkiye’nin tarihindeki en büyük tehditlerden biri ile karşılaşmasına rağmen ekonominin sarsılmadığını belirten Aydın, darbecilerin püskürtülmesinin ardından ekonomik faaliyetler ve ticari hayatın anında normale döndüğüne dikkat çekti. Aydın, gümrük prosedürleri, ithalat ve ihracat işlemleri ve bankacılık siteminin kesintisiz çalışmaya devam ettiğini, iş dünyasının yurt dışı müşterilerine tüm taahhütlerini eksiksiz yerine getirecek kapasitede olduğunu belirtti. Demokratik işleyiş ve meşru kurumların daha da güçlendiğini söyleyen Aydın, Türkiye ekonomisinin son 14 yılda kaydettiği gelişme sayesinde son derece güçlü bir yapıya kavuştuğunu vurguladı. Aydın, Türkiye hakkında olumsuz algı oluşturmak isteyen odaklara tepkisini şöyle dile getirdi:

    “TSK içindeki küçük bir grubun 15 Temmuz akşamı kalkıştığı darbe girişimi özellikle demokrasiye canı pahasına sahip çıkan milletimiz tarafından bastırılmış, halkımız bu hadsizlere önemli bir ders vermiştir. Bu talihsiz olayda tüm siyasi partiler ve TBMM üyeleri, Türk iş camiası, sivil halk, basın ve iş dünyası demokrasinin, meşru hükümetin, Türkiye’nin demokratik düzeni ve kurumlarının kararlılıkla arkasında durmuştur. Bu hayâsız saldırı karşısında milletçe verdiğimiz mücadele ve karşı duruş, Türkiye demokrasisinin kalitesinin, halkımızdaki güçlü demokrasi bilincinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu olay ile demokrasimiz güçlenerek yücelmiştir. Hal böyleyken yurt dışında büyük bir bilgi kirliliği yaratmak isteyen, yanlış bilgi yayan odaklar var. Bunların amacı demokrasi, hukuk ve siyasi istikrar bağlamında Türkiye hakkında zafiyet algısı yaratmak, bu yolla da ekonomimize darbe vurmaktır. Türkiye’nin son 14 yılda yakaladığı hızlı kalkınma ve gelişme ivmesi ile dünyanın sayılı büyük ekonomilerinden biri haline gelmesi bazı çevreleri rahatsız etmektedir.”

    “Kara propagandaya teslim olmayacağız”

    Aydın, ülke ekonomisine darbe vurma girişimlerine karşı yapılması gerekenlerle ilgili şunları söyledi:

    “Darbe girişimi sonrasında ortaya çıkabilecek akut sorun ve tehditlere karşı alınan acil önlemler, yapılan açıklamalarla uluslararası piyasalarla ilişkiler ve finansal sistemde istikrar korundu, iç piyasada rahatlama sağlandı, vurgunculara fırsat verilmedi. Ancak tehdit bitmedi. Israrla yanlış bilgi yaymak, bilgi kirliliği oluşturmak isteyen odaklar var. Darbecilere karşı gösterdiğimiz milli birlik ve beraberlik duruşuna burada da ihtiyacımız var. Ekonomi yönetimi, ekonomi bürokrasisi, ilgili meslek ve sivil toplum örgütleri olarak yoğun bir iletişim süreci içinde dış yatırımcıya doğru bilgilendirmeyi yapıp, gerekli mesajları vereceğiz. Kara propagandaya karşı seferber olup, etkin biçimde mücadele edeceğiz. Türkiye’nin demokrasi ve hukuk devleti kimliğini, yatırım yapılabilir bir ülke imajını bozarak ekonomimize darbe vurmak isteyen odaklar hüsrana uğrayacaktır. Türkiye’nin kutlu yürüyüşüne sekte vuramayacaklar. Daha çok çalışacağız, daha fazla üreteceğiz, daha çok ihracat yapacağız. Ekonomik büyüme ve kalkınma hamlemize aynı azimle devam ederek 2023’te en büyük 10 ekonomi arasına girme hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz.”