Etiket: Ekonomidir”

  • Bakan Tüfenkci: “Ekonomimiz bütün söylentilere, kışkırtmalara ve saldırılara rağmen güçlü bir ekonomidir”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türk ekonomisinin bütün söylentilere, kışkırtmalara ve saldırılara rağmen güçlü olduğunun altını çizerek, “Almış olduğumuz tedbir ve teşviklerle bir yandan terörle mücadele edeceğiz, bir yandan da ekonomimizi büyütüp milletimizin refah pastasından daha çok pay almasını sağlayacağız” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, TOBB Sosyal Tesislerinde düzenlenen ’11. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantıda sunum yapan Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu, faaliyetler hakkında bilgiler verdi. Kooperatif başkanları ise Bakan Tüfenkci’ye taleplerini aktararak sunumlar yaptı.

    Türkiye’nin son dönemlerde gerek içerden, gerekse de dışarıdan hain saldırıların hedefi altında olduğunu belirten Bakan Tüfenkci, şer odaklarının her fırsatta birliği, beraberliği en alçak saldırılarla bozma gayreti içerisinde olduğunu kaydetti. Türk milletinin tarih boyunca birliğine, beraberliğine kast eden kirli ellere karşı her zaman bir ve beraber olduğunu anlatan Bakan Tüfenkci, saldırılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milli seferberlik ruhu ile karşılık verildiğini dile getirdi.

    Bakan Tüfenkci, Türk ekonomisinin bütün söylentilere, kışkırtmalara, saldırılara rağmen güçlü olduğunu vurgulayarak, “Yapısal reformlarla ekonomimizi güçlü bir noktaya getirdik. Bu reformlar da devam edecek. Almış olduğumuz tedbir ve teşviklerle bir yandan terörle mücadele edeceğiz, bir yandan da ekonomimizi büyütüp milletimizin refah pastasından daha çok pay almasını sağlayacağız. 2023 hedeflerimiz, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimiz devam ediyor. Ülke olarak karşı karşıya kaldığımız ekonomi alanındaki saldırılara karşı kooperatiflerimizin ve birliklerimizin iyi bir çözüm aktörü olacağına inanıyorum” diye konuştu.

    “Kooperatifler ekonomimizin önemli aktörleri olmak zorunda”

    Tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin Türkiye’nin en başarılı ticaret aktörleri arasında olduğunu dile getiren Bakan Tüfenkci, “Bu iyi örnekleri çoğaltmalı, kooperatiflerimizin yaygınlaşması ve üye sayısının arttırılması için sizler de, bizler de elimizden geleni yapmalıyız. Kooperatifler ekonomimizin önemli aktörleri olmak zorunda. Kooperatiflerimiz ekonomi dünyasının önemli aktörleri olarak görüp, rekabet güçlerini arttırmalıyız. Ürünü çeşitlendirmek, ürün kalitesini uluslararası düzeyde rekabet edecek biçimde yükseltmek gereklidir. Kooperatiflerimizi, birliklerimizi dünya pazarlarında daha fazla yer almasını, söz sahibi olmasını istiyoruz. Öyle kooperatiflerimiz var ama biz bütün kooperatiflerimizin çıtasını yükseltip rekabet düzeylerini arttırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Bakan Tüfenkci, tarım ürünlerindeki aracıları kaldırabilmek için kooperatifleri daha güçlendirmeleri gerektiğine dikkat çekerek, “Onların hem yapısal hem de ekonomik sorunlarını çözerek aracıların ortadan kalkmasına vesile olabiliriz. Bakanlığımızdaki arkadaşlara da, bürokratlara da bu alanda talimat verdim. Özellikle çiftçilerimizin daha ürünü ekerken finansman ihtiyacını aracıların değil kooperatiflerimizin karşılayacağı bir model oluşturmamız gerekiyor. Oradaki ürün çeşidini baştan çiftçiyi yönlendirerek kooperatifler ve birlikler tarafından belirlenmesinin, aradaki aracıları üreticiyle tüketici arasındaki makas farkının da daralacağına inanıyorum. Bununla ilgili çalışmaları arkadaşlarımız ortaya koyduğunda kısa sürede kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

    “Türkiye’de üretim boyutuyla ticari boyut birbiriyle karıştırılıyor”

    Türkiye’nin organik tarım noktasında en elverişli topraklara sahip ülkelerden biri olduğuna değinen Bakan Tüfenkci şunları kaydetti:

    “Sizler tarım üreticisi değilsiniz. Bir ürünün üretilmesi ayrı, pazarlanması ve satılması ayrı bir noktadır. Bir ürün üretilir ama bunu ticarileştirmek noktasında siz devreye giriyorsunuz. Piyasa ne istiyor, hangi ürünü istiyor bunu sizler bilirsiniz ve çiftçiyi o şekilde yönlendirirsiniz. Maalesef Türkiye’de üretim boyutuyla ticari boyut birbiriyle karıştırılıyor. Çiftçi üretir ama bunun pazarlanması çiftçinin işi değil. Oralarda tüccarlar giriyor, komisyoncular giriyor veya başka başka aktörler giriyor ve çiftçinin hem malı ucuza gidiyor, hem de tüketici yüksek oranlarda tüketmiş oluyor. Onun için sizler işin ticarileştirme, pazarlanma kısmındasınız.”

    Bakan Tüfenkci, tarım satış kooperatiflerinin ekonomideki paylarının arttırılması ve daha da güçlendirilmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını ifade ederek, “Vergilerle ilgili sıkıntıları da özellikle ortak dışı işlemlerde, bizim kooperatiflerimizin ve birliklerimizin gelişmesi noktasında bir takım sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Bunlar esasında bize çok şeylerde kazandırmıyor. Vergi açısından da kazandırmıyor. Bunu inşallah Maliye Bakanımızla görüşüp bunun önünü mutlaka açmamız ve bu sıkıntıları gidermemiz lazım. Eğer biz kooperatifleri büyütmek istiyorsak bunu makul ve objektif çözümlerini getirmemiz gerekiyor. Sizler de bizler de elimizi taşın altına koyacağız” ifadelerini kullandı.

  • “Küreselleşmenin En Önemli Unsuru Ekonomidir”

    Uluslararası Diplomasi Okulu’nda bu hafta Prof. Dr. Samir Salha, Yeni Dünya Düzeni ve Küreselleşme konularına değindi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Akademik Okullar faaliyetlerine devam ediyor. Uluslararası Diplomasi Okulu’nda bu hafta Prof. Dr. Samir Salha ile Yeni Dünya Düzeni ve Küreselleşme konuları işlendi.

    Uluslararası toplumun ayakta durabilmesi için uluslararası ilişkiler ve uluslararası hukuk sisteminin güçlü olması gerektiğini söyleyen Salha, “Uluslararası hukuka ihtiyaç duyulması için, uluslararası ilişkilerin olması gerekir. Yani uluslararası ilişkiler, uluslararası hukuktan daha önce gelir. Çünkü bir toplumda hukuka ihtiyaç olması için önce kriz, tartışma ve bir takım sorunların yaşanması gerekir. Bunların ardından bir kural koyma ihtiyacı duyulur” şeklinde konuştu.

    Uluslararası ilişkilerin ilerlemesinde iki temel unsur olduğunu belirten Salha, “Güç ve çıkar ilişkileri, göz önünde bulundurulması gereken temel unsurlardandır. Günümüzde yaşanan sıcak ve soğuk savaşların sebebinin çıkar ilişkilerine bağlandığını söyleyebiliriz. Bugünkü uluslararası ilişkiler mantığına hâkim olan anlayış, güç ve çıkarlardır” dedi.

    Yeni dünya düzenini kurmak isteyen ülkelerin, çıkar merkezli mi yoksa hukuk merkezli bir dünya düzeni kuracakları konusuna açıklık getiren Salha, “Yeni dünya düzenini kurmak isteyen ülke her zaman bir önceki düzenden daha farklı bir düzen kuracağını iddia eder. Ancak genellikle kurulan düzen hukuk eksenli değil de güç ve çıkar eksenli olur” ifadelerini kulandı.

    Küreselleştirmenin amacının, farklılıkları ortadan kaldırıp tek tip bir düzen sağlayıp kolayca yönetebilmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Samir Salha, “Biz bunu kabul edemeyiz. Çünkü farklılıklar birey ve toplum için ayrıcalıktır. Milletlerin kültürel, dini, ekonomik, siyasal ve ideolojik anlamda tercihleri farklıdır. Onları değiştirmezsiniz. İkna etme yöntemi kullanılabilir fakat şiddet kullanarak olmaz” dedi.

    Küreselleşmenin temel unsurlarına da değinen Salha, “En önemli unsur ekonomidir. Dünyadaki güç dengelerinin sağlanmasında paranın önemi bir hayli fazladır. Bir ülke para-pazar alanında güçlü olursa söz sahibi o olur. Para-pazar etkeninin yanında, dil ve teknoloji de küreselleşmenin önemli unsurlarındandır. Fakat para-pazar en belirleyici etmendir” şeklinde konuştu.