Etiket: Ekonomi”

  • Kasım ayının ekonomi karnesi açıklandı

    Medya Takip Merkezi (MTM), Ekonomi Gazetecileri Derneği için yaptığı araştırmada Kasım ayı ekonomi başlıkları belirledi. Raporda dolar, ihracat, vergi, istihdam ve enflasyon başlıkları öne çıktı.

    MTM, Ekonomi Gazetecileri Derneği için yaptığı araştırmada, Kasım ayı ekonomi başlıkları belirledi. Ay boyunca ekonomi dünyasının gözü doların üzerinde olurken; ihracat, vergi, istihdam ve enflasyon başlıkları, ekonomik gelişmeler arasında öne çıktı. Nafaka alan kişilerin vergi ödemesi gerektiği tartışmaları da, gündem konuları arasında yer aldı.

    Rapora göre en çok konuşulan ekonomi başlığı, geçtiğimiz aylarda olduğu gibi dolar kuru oldu. Ekonomi medyasında en sık yer alan bir diğer başlığın ise Cumhuriyet tarihindeki en yüksek rakama ulaştığı açıklanan ihracat olduğu belirlendi. Geçtiğimiz günlerde TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının, Kasım ayında yüzde 1.44 gerileyerek yıllık bazda yüzde 21.62 olması, ekonomi gündemindeki son gelişmelerden biri olarak kayda geçti.

    Günlük döviz kurları, vatandaşlar tarafından en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. Kasım ayında düşüş gösteren dolar kuru, Aralık ayının ilk haftasında tekrar yükselmeye başladı. Dolar kurunun son iki günde yeniden yükselişe geçmesi, ağırlık olarak iki ana nedene dayandırılıyor. Bunlardan ilki, Merkez Bankası’nın faiz indirimine erken başlayacağı haberleri, diğeri ise petrol fiyatlarındaki yükseliş. Bunun yanı sıra Merkez Bankası’nın yayınlandığı beklenti anketine göre, yıl sonu dolar kuru 5.64 TL olarak açıklandı. Bir önceki ankete göre yıl sonu dolar/TL kuru 5.99 TL olarak açıklanmıştı. Yine aynı ankete göre, yıl sonunda büyümenin 3.1 olacağı bekleniyor. MTM’nin verilerine göre Dolar, Kasım ayında da ekonomi başlıkları içerisinde en çok takip edilen konu olarak 227 bin 986 haberde yer aldı.

    İhracat verilerindeki artış dikkat çekti

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kasım ayı geçici dış ticaret verilerine ilişkin yazılı açıklamasında, son 12 aylık ihracatın yüzde 7.8 artışla 168 milyar 77 milyon dolara çıktığını ve bu rakamın da Cumhuriyet tarihinde ulaşılan en yüksek yıllık ihracat olduğunu ifade etti. Türkiye ihracatının 12 yıldır lideri olan otomotiv endüstrisi ise Kasım ayında çifte rekora imza attı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Kasım ayında yüzde 5’lik artış ile 2 milyar 769 milyon dolar ihracat gerçekleştiren otomotiv sektörü, bugüne kadarki en yüksek Kasım ayı ihracatına ulaştı.

    Kasımda geniş ekonomik grupların sınıflamasına göre ihracat incelendiğinde, en çok ihracat 7 milyar 115 milyon dolar ile ham madde (ara mallar) grubunda yapıldı. Bu grubu 6 milyar 404 milyon dolar ile tüketim malları ve 1 milyar 904 milyon dolar ile yatırım (sermaye) malları izledi. En çok ithalat ise 12 milyar 269 milyon dolar ile ham madde (ara mallar) grubunda gerçekleşti. Bu grubu 2 milyar 287 milyon dolar ile yatırım (sermaye) malları ve 1 milyar 520 milyon dolar ile tüketim malları takip etti. Kasımda en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, söz konusu dönemde en çok ithalat yapılan ülkenin ise 1 milyar 715 milyon dolarla Rusya olduğu ortaya çıktı. İhracat konusu medyada 110 bin 011 haberde, ithalat ise 49 bin 520 haberde kendine yer buldu.

    Nafaka alan kişilerin vergi ödemesi gerektiği gündem konuları arasında yer aldı

    Son dönemlerde biten evliliklerin ardından tarafların ödediği yüklü nafaka miktarları, konunun vergilendirme boyutunu da yeniden gündeme taşıdı. Nafakanın gelir olmasına rağmen istisnai bir duruma sahip olduğunu ve bu nedenle vergiden muaf tutulduğu bilgisini veren uzmanlar, aylık 5 asgari ücretin toplamından fazla nafaka alan kişilerin vergi ödemesi gerektiğini savunuyor. Özellikle son zamanlarda ünlü isimlerin boşanma neticesinde yüksek nafaka alımlarıyla gündemde kalan vergi konusu, Kasım ayında 93 bin 501 habere yansıdı.

    2019’da istihdam seferberliği başlatılacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni bir yatırım ve istihdam seferberliği duyurusunda bulundu. 2019’a güçlü bir giriş yapılacağına yönelik açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda atılacak önemli adımlardan bazılarını şöyle sıraladı: ’’Toplum yararına programlar kapsamında 70 bin kişi kamu kurumlarında işe yerleştirilecek. Sosyal yardım alan 180 bin kişiyi çalıştıran işverene prim desteği gelecek yıl başlayacak. İşveren maliyetleri aşağı çekilecek, ilave istihdama destek sürecek. Teşviklerde istihdam artışına katkı sunan yatırım alanlarına öncelik verilecek. Gelecek yıl 439 bin yeni istihdam yaratılacak. Yılsonuna kadar 1 milyon 250 bin kişiye iş kapısı açılacak’’.

    Yapılan açıklamalarla birlikte 2019 yılında istihdam konusunda beklentiler artarken, raporuna göre konuya ilişkin medyada 74 bin 564 haberin yer aldığı görüldü.

    Enflasyon, aylık bazda düşüş eğilimi gösterdi

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılı Kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE, 2018 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,44 düştü. Böylece tüketici fiyat endeksi Haziran 2017’den bu yana ilk kez aylık bazda düşmüş oldu. Aylık enflasyon şampiyonunun ise soğan olduğu ortaya çıktı.

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, enflasyonda düşüşün güçlü bir şekilde başladığını ve bu düşüş eğiliminin süreceğini söyledi. Albayrak ayrıca Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, enflasyonda yaşanan aylık düşüşün Enflasyonla Topyekun Mücadele programının başarısını ortaya koyduğunu belirtti. Araştırmasına göre enflasyon konusunda medyada 72 bin 422 haber yer aldı.

  • Uluslararası İslam ve Ekonomi Sempozyumu 8 Aralık’ta başlıyor

    İKDER tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Uluslararası İslam ve Ekonomi Sempozyumu bu yıl 8 Aralık’ta onuncu defa kapılarını aralıyor. Sempozyumda 12 ülkeden 400 katılımcıyı bir araya gelecek.

    İstanbul İktisatçılar Derneği (İKDER) tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Uluslararası İslam ve Ekonomi Sempozyumu bu yıl 10. defa kapılarını aralıyor. 12 ülkeden 400’den fazla akademisyen, bürokrat ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılacağı sempozyum 8-9 Aralık 2018 tarihinde İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenecek. Ak Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı Nurettin Nebati, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak ve İKDER Başkanı Mustafa Bolat’ınaçılış konuşmalarını yapacağı sempozyumda “21. Yüzyılda İslam Ekonomisi’ni Yeniden Düşünmek” temalı 6 farklı oturum düzenlenecek.

    Sempozyumun 10. yılında dünya çapında bir referans haline geldiğini ifade eden İKDER Başkanı Mustafa Bolat, “Sempozyum, İKDER, İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bilimsel bir etkinliği olarak tasarlanmıştır. Sempozyum iki temel amacı gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Birincisi, İslam ekonomisinin iktisadi ve sosyo-ekonomik krizlerin aşılması için önerdiği stratejilerin tekrar keşfedilmesi, ikincisi ise İslam ekonomisini yegâne iktisadi sistem olarak ön plana çıkarmaktır. Bu etkinliği İstanbul’un islami finansın da merkezi olması yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz. İlkini 2008 yılında başlattığımız sempozyumda bu sene islam ekonomisi alanında dünyanın otorite kabul ettiği akademisyenleri bir araya getiriyoruz. Amerika Birleşik Devletleri, Malezya, Endonezya, İngiltere, Suudi Arabistan ve Tükiye gibi 12 ülkeden 30’dan fazla üniversiteden ünlü profesörler ve akademisyenler Türkiye’de bir araya gelecek. Sempozyum sonunda 16 bildiri yayınlanacak. İslam ekonomisini derinlemesine tartışacağımız bir platform olacak” diye konuştu.

    Dünya çapında üne sahip akademisyenler Türkiye’ye geliyor

    Açılışı Sempozyum Bilim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Taner Akan tarafından yapılacak oturumlarda, Prof. Dr. Necdet Şensoy(Marmara Üniversitesi), Prof.Dr. Zafar İqbal (National Universty), Prof. Dr. Mehmet Asutay (Durham University), Prof. Dr. Monzer Kahf (İstanbul Sebahattin Zaim Üniversitesi), Doç. Dr. Mehmet Babacan (TC. Merkez Bankası Denetleme Kurulu Üyesi), Prof. Dr. Muhammad Ayub (Riphah İnternational Universty), Prof. Dr. Rukhsana Kalim (Universty Of Manegement and Technology), Dr. Hylmun Izhar (İslamic Research and Training İnstitute ) Dr. Zaheer Anwer (University Of Lahore), Prof. Dr. Abbas Mohammad Mirakhor (Emekli Ekonomist), Prof. Dr. Masudul Alam Choudry (Trisakti Universty), Prof. Dr. Sabri Orman (TC. Merkez Bankası Meclis Üyesi), Doç. Dr. Ömer Karaoğlu (İstanbul Üniversitesi) Prof. Dr. Coşkun Çakır (İstanbul Şehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı), Prof. Dr. Abdul Azim Islahi (King Abdulaziz University), Doç Dr. Süleyman Kaya (Sakarya Üniversitesi), Prof. Dr. Murteza Bedir (İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı), Prof. Dr. Servet Bayındır(İstanbul Üniversitsi), Prof. Dr. Fuadah Johari (University Sains İslam Maleysia), Dr. Abdulazeem Abozaid (Hamad Bin Khalifa University) konuşmacı olarak yer alacak.

    Destekleyen kuruluşlar

    8 Aralık 2018 Cumartesi Saat: 09:30’da açılışı yapılacak sempozyum , 9 Aralık Pazar akşamına kadar devam edecek. İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenecek etkinliğin sponsorları arasında , TC Merkez Bankası, Borsa İstanbul, İstanbul Ticaret Odası, Türk Hava Yolları, Ziraat Katılım Bankası, Albaraka Türk Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası ve TRT yer alıyor.

  • Manisa TSO’da ekonomi konuşuldu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ve komisyon üyeleri, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Manisa Ekonomisine Bakış” konulu istişare toplantısında Manisa iş dünyası ile buluştu. Elitaş burada yaptığı açıklamada, “İş dünyasının önündeki engelleri kaldırıp, iş dünyasının yaşadığı heyecanı daha da heyecanlı bir hale getirmek için bizim üzerimize düşen görev, gölge etmeyeceğiz, gölgeleri kaldırmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız.” dedi.

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) Bülent Koşmaz Hizmet Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen istişare toplantısına Manisa Valisi Ahmet Deniz, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, AK Parti Manisa Milletvekili Semra Kaplan Kıvırcık, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Üyeleri, Ak Parti İl Başkanı Berk Mersinli, MHP İl Başkanı Erkan Öztürk, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa Ticaret ve Sanayi Meclis Başkanı Ümit Türek, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Hasan Geriter, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis Üyeleri, daire müdürleri ve Manisa iş dünyasının temsilcileri katıldı.

    Manisa iş dünyası temsilcilerinin ticarette yaşadığı sıkıntıları ve bürokraside karşılaştıkları sorunlarını dile getirme fırsatını bulduğu toplantının açılışında konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, sevgi dilinin kullanıldığı bir toplumda yapılamayacak hiçbir şeyin olmadığını dile getirdi. Manisa iş dünyasının üretmeye, çalışmaya her zaman hazır olduğunu dile getiren Başkan Yılmaz, komisyon üyelerine ve davetlilere Manisa ekonomisindeki son durumu rakamsal veriler eşliğinde hazırlanan sunum ile aktardı.

    “Sanayicilere gölge olmayacağız”

    TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, yaptığı konuşmada Türkiye’nin geleceğinin sanayide olduğunu belirterek, bu konuda gelişmeyi kendine ilke edinmiş şehirleri ziyaret ettiklerini açıkladı. Ticaret ve sanayinin cesaret işi olduğunu ifade eden Elitaş, komisyonda yer alan bütün üyelerin iş insanı olduğunu açıkladı. Türkiye’nin iddialı bir sürece girdiğini aktaran Elitaş, “Türkiye, dünyada global bir oyuncu olma konusunda büyük bir düşünme sürecine girdi. 500 milyar dolarlık ihracat, 1 trilyon dolarlıkta dünya ticaret hacminden alınabilecek pay. Bunun hesabı içerisindeyiz. İş dünyasının önündeki engelleri kaldırıp, iş dünyasının yaşadığı heyecanı daha da heyecanlı bir hale getirmek için bizim üzerimize düşen görev, gölge etmeyeceğiz, gölgeleri kaldırmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız. Biz AK Parti’li, MHP’li, CHP’li, İYİ Partili milletvekiliyiz ama biz Türkiye’deki sorun sahibi herkesin avukatız. Parti farkımız yok” diye konuştu.

    Başkan Elitaş, konuşmasının son bölümünde ise Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın eski başkanlarından merhum Bülent Koşmaz ile birlikte çok çalıştıklarını ifade ederek, rahmetli Bülent Koşmaz’ı andı.

    Manisa Valisi Ahmet Deniz ise, sadece teknolojiye sahip olmanın yeterli olmadığını, teknolojinin üzerine yüksek teknolojiyi katmanın, katma değer oluşturmanın önemli olduğunu kaydetti. Çağımızın acımazsız bir rekabetin yaşandığı bir çağ olduğuna dikkat çeken Vali Deniz, tabiri caizse kimsenin kimseye güzünün yaşına bakmadığını vurguladı. Türkiye’nin son yıllarda ciddi mesafeler aldığını belirten Vali Deniz, “15 gündür Manisa Valisi olarak görev yapıyorum. Oda başkanlarıyla görüşüyorum. Türkiye’nin geleceğine ümitle bakmamak için hiçbir neden yok. Manisa’daki bu şevki görünce, üretimi görünce katma değeri yüksek ürünler üretme konusunda, akıllı ürün üretme konusunda AR-GE yatırımlarına devletimizin imkanlarını iyi kullanılması ile gerçekten biz bu işi hep beraber yaparız” dedi.

    Konuşmaların ardından TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ve Komisyon Üyeleri toplantıya katılan Manisa iş dünyasının temsilcilerinin sorunlarını dinledi. Gelen soru ve önerileri not alıp, toplantıya katılan bürokratlarına gelen sorunların ve önerilerin takip edilmesi için talimatlar verdi. Yaklaşık 2 saat süren ve toplantıya katılan davetlilerin tüm sorularını cevaplandıran Komisyon üyeleri adına Başkan Mustafa Elitaş’a günün anısına Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, Meclis Başkanı Ümit Türek ve Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Naht sanatı eseri ve Manisa’da özgü ürünlerden oluşan hediyeleri takdim etti.

  • Kapadokya Üniversitesi’nde ekonomi detayları konuşuldu

    Üniversite-endüstri iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenecek “Mustafapaşa Ekonomi Toplantıları”nın ilki ekonomi uzmanlarının katılımıyla Kapadokya Üniversitesinde gerçekleştirildi.

    Ekonomide yaşanan uluslararası kırılganlıklar, Türkiye dış ticaret firmalarının açık döviz pozisyonları ve bunlara karşı alınabilecek önlemleri konuşmak üzere gerçekleştirilen ilk toplantıya konuşmacı olarak Kapadokya Üniversitesi İİBF Dekanı Rıfat Yıldız, Yıldız Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Güler Aras, Abdullah Gül Üniversitesinden Prof. Dr. Er Hacihasanoğlu, Nuh Naci Yazgan Üniversitesinden Doç. Dr. Onur Gözbaşı, Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odasından Ahmet Şahin Avcı ve Petkim/Socar eski CEO’su Kenan Yavuz katılırken, Nevşehir, Kayseri, Aksaray ve Niğde’den iş adamları, sanayiciler, akademisyen ve öğrenciler de dinleyici olarak salonda yer aldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantının açılış konuşmasını yapan Kapadokya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vesile Şenol, “Hepimizin de bildiği gibi ekonomi her şeyin içinde. Toplumsal sağlığın ve huzurun korunması, sürdürülebilirliği hatta manevi değerlerin korunması adına ekonominin dengeli ve sürdürülebilir götürülmesi çok önemli. Eğer bir ülkede finansal sıkıntılar varsa biz biliyoruz ki öncelikle akıl sağlığı, daha sonra beden sağlığı, daha sonra toplumsal sağlığı tehdit eden olaylar sırasıyla arka arkaya geliyor. Ülkemizin şu anda içinde bulunduğu ekonomik darboğaz sıkıntısını aşmak adına çeşitli hedefleri ve uygulamaya başladığı planları var. Biz de Kapadokya Üniversitesi olarak üniversite- sanayi iş birliği kapsamında son derece aktüel konuları ele alan bu etkinliği düzenledik. Hedefimiz, bölgesel kalkınmayı temel alan üniversite- sanayi iş birliğini sağlamaktır. Bu nedenle çalıştayımızın hepimiz için verimli geçmesini diliyorum” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Vesile Şenol’un açılış konuşmasından sonra ilk oturumu yönetmek üzere kürsüye gelen Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güler Aras, “Dünya’da kırılgan beşli diye tanımlamam beş ülke var. Bunlar Brezilya, Hindistan, Güney Afrika, Endonezya ve Türkiye. Bu ülkelerdeki hareketlerin birbirini etkilediği, tetiklediği ya da birbirinize benzer faaliyetler gösterdiği varsayılıyor. Kırılgan beşliden biri olan Türkiye’yi ele alacak olursak ocak ayından bu yana yüzde 40 gibi Türk Lirasının yabancı paralar cinsinde değer kaydı olduğunu ifade edebiliriz. Diğer bir tabloyu incelediğimizde ise ülkemizdeki cari açığın diğer ülkelere göre daha yüksek olduğu göze çarpmaktadır” şeklinde bir konuşma yaparak ilk oturumu başlattı.

    Prof. Dr. Güler Aras’ın açılış konuşmasının ardından ilk oturumun konuşmacılarından Kapadokya Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıfat Yıldız, “1970’lerde esnek kur sistemine geçiş ve 1980 yılında Türk ekonomisindeki liberalleşme politikaları başlatılmıştır. Bu süreçte Türkiye’de müdahaleli esnek kur sistemi uygulanmaya başladı. Bunun devamında ise yine Ağustos 1989’da Türkiye kısmi konvertibiliteye geçti yani paranın diğer paralar karşısında serbestçe kullanılabilirliği ve değiştirilebilirliği. Tüm bunların sonucunda ise bugün itibariyle ülkemizin dış ticaret oranları yüzde 10’dan yüzde 40’a çıktı ve dolayısıyla ülkemizde kurs riski daha da büyümeye devam etti” şeklinde temel bilgileri aktardıktan sonra ithalat ihracat hakkında detaylı bilgiler vererek istatistikler bağlamında karşılaştırmalar yaptı.

    Prof. Dr. Rıfat Yıldız’ın konuşmasından sonra kürsüye çıkan Abdullah Gül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erk Hacihasanoğlu ise, “Uluslararası Finansal Sistemdeki Kırılganlıklar ve Bunların Döviz Kuru Üzerinden Türkiye Ekonomisine Yansımaları” başlıklı konuşmasında, “Ben döviz kuru riskini sadece bir aktarımın sonucu olduğuna inanan biriyim. Bizim öncelikle sorunun neden olduğunu anlamamız gerekiyor. Üç tip risk vardır birincisi makro ekonomik riskler önümüzdeki dönem büyümenizi etkileyecek risklerdir. İkincisi stratejik risklerdir ve ortaya koyduğunuz stratejinin geçerliliğini sorgulatacak risklerdir. Üçüncüsü ise operasyonel risklerdir ve hedefleri uygularken başına gelebilecek riskler nelerdir bunlara cevap arar” dedikten sonra yapılmış uluslararası bir anketin ışığında dünyadaki firmaların dokuz beklentisini açıklayarak makro ekonomik riskler ve döviz kuru riskleri hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

    Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Gözbaşı’nın ikinci oturumun açılış konuşmasını yapmasının ardından ilk konuşmacı olarak kürsüye davet ettiği Yeminli Mali Müşavirler Odası Üyesi Ahmet Şahin Savcı ise döviz riskine karşı devletin almış olduğu başta 32 sayılı karar ve bu karar ışığında çıkan tebliğler ile alınan önlemleri, dövizli kredilerle ile ilgili sınırlandırmaları, ilgili sınırlandırmalara rağmen bazı istisnaları, döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak imzalanabilecek sözleşmelerin ödeme yükümlülüklerini ve bunların sınırlandırılmaları ile ilgili tüm bilgileri mevzuat ışığında katılımcılara sunum eşliğinde anlattı.

    Etkinliğin son konuşmacısı olarak kürsüye davet edilen Petkim ve Socar eski CEO’su, İş adamı Kenan YAVUZ, diğer konuşmacıların teknik ve akademik bilgiler aktardığını, kendisinin ise uygulamacı olarak bakış açısını aktaracağını ifade ederek, “Tüm konuşulan problemlerin tek bir izahı var o da ‘cari açık’ ve biz cari açık sorununu çözemediğimiz için elli yıldır bu konuları tartışıyoruz ve bir elli yıl daha tartışacağız. Kısaca hayat bir dengeden ibarettir ve bu dengeyi sağlayamadığımızda sorunlar baş gösteriyor. Faiz artışı, döviz yükselişi, döviz düşüşü, enflasyon, finansal problemler, çözümler hepsi bundan oluyor özetle döviz ihtiyacımızı mal üreterek değil finansal mekanizmalarla temin etmek zorunda olan bir ülkeyiz. Ayrıca sermaye birikiminin yetersizliği nedeniyle yatırım yaparken borçlanmak mecburiyetindeyiz ve bu borçlanmayı TL cinsinden mi döviz cinsinden mi yapacağımız tercihi ise ülkenin içinde bulunduğu finansal atmosferden etkilemekte” dedi ve daha sonra sektörde yaşadığı olayları finansal pencereden değerlendirerek konuşmasını tamamladı.

    Konuşmaların tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen soru cevap kısmında katılımcıların soruları konunun uzmanları tarafından cevaplanırken, katılımcılar arasında yer alan Türk Eximbank Kayseri Şube Müdürü Ali Can, Kayseri Lüks Kadife AŞ eski genel müdürü Akın Bayrak konuyla ilgili görüşlerini dile getirerek katkıda bulundular.

  • CEO’lar ekonomi, beklentiler ve dijitalleşmeyi konuştu

    CEO Club çatısı altında düzenlenen CEO Ajanda 2019 zirvesinde; özel sektörün 2018 performansı, 2019 hedefleri ve tüm dünyayı saran dijital dönüşümü ele alındı.

    Türk özel sektörünün öncü isimlerini bir arayan getiren en önemli etkinlikler arasında yer alan CEO Club’ın CEO Ajanda 2019 zirvesi, Castrol Türkiye, Ukrayna, Orta Asya Direktörü Aslı Yetkin Karagül ve Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan’ın konuşmalarıyla başladı. Zirvede, SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan’ın 2019 Teknoloji Ajandası başlığıyla yaptığı konuşmasının ardından, Accenture Türkiye Genel Müdürü Dilnişin Bayel yönetiminde düzenlenen CEO Panel’e, Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Atalay Gümrah, Anadolu Grubu İcra Başkanı Hurşit Zorlu ve Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan katıldı.

    Zirve kapsamında ayrıca, her yıl gerçekleştirilen ’En Büyük Holdingler’ araştırmasının sonuçlarına göre 2017 yılındaki performanslarıyla öne çıkan holdingler de ödüllendirildi. Ciroda, kârda ve istihdamda en büyük grupların yanı sıra aynı kategorilerde bir önceki yıla göre en hızlı büyüyenler de dahil olmak üzere toplam altı kategoride verilen ödüller, zirve kapsamında düzenlenen Holdingler 2018 Ödül Töreni’nde sahiplerini buldu.

    “Holdingler Türkiye’nin dijitalleşmesinde katalizör konumunda yer alıyor”

    Dünyanın, dijitalleşme etrafında yeniden şekillendiğini belirten Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan, “Kuşkusuz, holdingler de bünyelerindeki birden fazla alanda faaliyet gösteren şirketlerle Türkiye için bu dönüşümün katalizörü görevini üstleniyor. Biz de Türkiye’deki işletmelerin dijital iş ortağı olarak onlara uçtan uca çözümler sunuyor, ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, yeni dünya koşullarına ayak uydurabilmeleri için dijitalleşme süreçlerine en hızlı şekilde destek oluyoruz. Vodafone olarak geleceği heyecan verici bulduğumuzu, her fırsatta söylüyoruz. Bu heyecan verici yolculukta, holdinglerle yapacağımız iş birlikleriyle, yarının dünyasına beraber şekil verebilir, şirketleri, çalışanları ve tüm paydaşları için birlikte değer oluşturabiliriz. Holdinglerin bu lokomotif rollerine, teknolojinin gücünü eklemeye ve Türkiye’ye onlarla birlikte yarını kazandırmaya hazırız” şeklinde konuştu.