Etiket: Ekonomi”

  • EOSB Başkanı Küpeli, yeni ekonomi programını değerlendirdi

    EOSB Başkanı Küpeli, yeni ekonomi programını değerlendirdi

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni ekonomi programını değerlendiren Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, “Programda özel sektörün öne çıkarılmış olması, özellikle girişimciliğe, ileri teknolojiye, yüksek katma değerli yurtiçi üretime odaklanılmış olmasının yanı sıra, yüzde 5’in üzerinde bir ekonomik büyümenin hedeflenmesi sanayi kesimi açısından büyük önem arz ediyor” dedi.

    Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından kamuoyuna açıklanan ve 2021-2022-2023 yıllarını kapsayan yeni ekonomi programa ilişkin görüşlerini paylaştı. Yeni programın, dünyanın içinden geçmekte olduğu pandemi sürecinde birçok açıdan ayağı yere basan ve ileriye yönelik önemli hedefleri ortaya koyduğunu ifade etti.

    “2023’te çok daha güçlü bir Türkiye sanayii ve ekonomisi ortaya çıkacaktır”

    Programın yeni normalle birlikte, güçlü ve istikrarlı bir ekonomik büyüme sürecine geçiş sağlayacağına inandıklarını belirten EOSB Başkanı Nadir Küpeli, “Yeni program önümüzdeki 3 yıllık süreçte başta reel sektörü, KOBİ’lerimizi, üreticileri ve yatırımları destekleme yönündeki adımların artarak devam edeceğini gösteriyor. Program içeriğinde belirtildiği üzere, yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesinde üst düzey karar almak üzere Cumhurbaşkanı başkanlığında ilgili kurumların en üst düzey yöneticilerinin katılımıyla Sanayileşme İcra Kurulu’nun oluşturulacak olması çok önemli ve yerinde bir adım olmuştur. Bu kurulun hızla hayata geçirilmesini bekliyoruz. Sanayimizin yaşadığı bazı sıkıntıların çözümünde bu kurul önemli görevler üstlenecektir. Programın birçok bölümünde sanayimizin gelişimine yönelik çok sayıda yeni tedbir ve uygulamanın hayata geçirileceğine ve olan uygulamalarında iyileştirileceğine yönelik önemli niyet beyanları ve atılacak adımlara ilişkin detaylar bulunuyor. Planlanan bu adımların atılmasıyla, cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023’te bugünkünden çok daha güçlü bir Türkiye sanayii ve ekonomisi ortaya çıkacaktır. Bu program hem kamu kesimi hem de özel sektör için bir yol haritası görevi üstlenerek bizi varmak istediğimiz hedefler doğrultusunda çalışmaya sevk edecektir. Programın yeni normalle birlikte, güçlü ve istikrarlı bir ekonomik büyüme sürecine geçiş sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

  • Van Ekonomi Konseyi Bileşenleri: “Defterdarlık binası Van’a yakışmıyor”

    Van Ekonomi Konseyi Bileşenleri: “Defterdarlık binası Van’a yakışmıyor”

    Van Ekonomi Konseyi Bileşenleri; Vergi Dairesi Müdürlüğü, Gelir Müdürlüğü, Muhasebe Müdürlüğü, Hazine Avukatlığı, Sağlık Kurumları Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğü ve Personel Müdürlüğü birimleri ile yaklaşık 27 bin mükellefe hizmet veren Van Defterdarlığının kiralık binada hizmet vermesinin 1 milyon 146 bin 230 yurttaşın yaşadığı Van’a yakışmadığını duyurdular.

    Van Ekonomi Konseyi Bileşenleri Başkanlığını yürüten Van Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Van’da neredeyse tüm gelir giderin yönetildiği bir kurumun kendi idare binasının olmaması, kiralık yerlerde faaliyet yürütmesinin trajik bir durum olduğunu belirtti. Memet Aslan, “Birçok yatırımın mali yükünü çeken kurumun kendisine ait bir mekânının olmaması kabul edilebilir bir durum değildir. 2011 yılında meydana gelen depremler nedeniyle yıkılan defterdarlık binası, kentin yükünü kaldıramayan kiralık binalarda hizmet vermeye devam etmektedir. Kiralık ve yetersiz bir alanda hizmet vermeye çalışan Van Defterdarlığının hizmetleri yetersiz kalmakta, bu aksaklıklar tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin günlük rutin işlerini aksatmaktadır. Özellikle son bir yılda dünyayı ve ülkemizi derinden etkileyen bu pandemi sürecinde böylesi uygun olmayan bir yapıda faaliyetin yürütülmesi halkımızın ve çalışanlarımızın sağlığını ciddi bir şekilde tehlikeye atmaktadır. Zaten ekonomik olarak ciddi sıkıntı yaşayan mükelleflerin böylesi sağlıksız ortamlarda hizmet almaları bizleri üzmekte ve hayal kırıklığına sevk etmektedir. Bizce vergi veren kitleyi el üstünde tutmak, onlara hizmet eden kurumların fiziki mekanlarını rahat hizmet alacakları yönünde tesis etmek bir sorumluluktur. Tüm yetkilileri bu sorumluluğu almaya davet ediyoruz. Son süreçte, 7 katlı 14 bin 528 metrekare kapalı alana sahip bir yapıya kavuşmak üzere inşa süreci başlayan defterdarlık binasının ivedi şekilde tamamlanması en büyük talebimiz ve temennimizdir. Bu binanın tefrişatının en kısa sürede tamamlanması ve personel ihtiyaçlarının karşılanması ilimiz esnaf, tüccar, çiftçi ve sanayicisine yapılacak en büyük hizmet olacaktır. Yetkili kurumların gerekli hassasiyeti göstererek yeni defterdarlık binasını en kısa sürede hizmete açmaları, ayrıca bununla birlikte 2 ve 3’üncü defterdarlık hizmet binalarını da hizmete almaları elzemdir. İlin ekonomi konseyi bileşenleri olarak bu sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız” dedi.

  • Ekonomi uzmanı tarihi müjdeyi böyle yorumladı: “Enerjinin kızılelması”

    Ekonomi uzmanı tarihi müjdeyi böyle yorumladı: “Enerjinin kızılelması”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulunması müjdesinin ardından ekonomi uzmanları tarihi müjdeyi yorumladı. Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Yıldırım, tarihi müjdenin enerjinin kızılelması olduğuna dikkat çekti.

    Zonguldak’tan geçen 30 Haziran günü geçerek Kdz. Ereğli ilçesi açıklarındaki Tuna-1 bölgesinde sondaj yapan Fatih sondaj gemisi 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervine ulaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, millete sesleniş yaparak tarihi müjdeyi duyurdu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Ekonomi Profesörü Ertuğrul Yıldırım, tarihi müjdeyi yorumladı.

    Akdeniz’de yaşanan gerilimlerin ardından Karadeniz’de böyle bir rezervin çıkmasının önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Yıldırım, şöyle dedi:

    “Tüm ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hakikaten mühim bir keşif oldu. Bunun tesisleşmesiyle birlikte üretime de artık bunun pozitif etkilerini görmeye başlayacağız. Tabi biraz zaman alacak yatırımlarının yapılması. Ancak her şeyden önce bunun Karadeniz’de olması mühim bir fırsat diye düşünüyorum. Oldukça da avantajları var. Akdeniz’de şu anda ciddi problemler var. Pek çok ülke burada bir pay sahibi olabilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. Tartışmalı bir alan haline geldi. Her ne kadar Türkiye Cumhuriyetinin hakları orada mevcuttur bunu korumaya çalışıyor. Ancak Karadeniz de bu çatışmalardan uzak bir bölge olması sebebiyle oldukça avantajlı bir yer olduğunu ifade edebiliriz. Bu haliyle hızlı bir şekilde yatırıma dönüştürülüp üretime de kanalize edilebilir.”

    “50-60 milyar dolarlık bir kapasiteye sahip alandan bahsediyoruz”

    Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Yıldırım, Türkiye’nin dokuzuncu sondajda böyle bir rezerve ulaşmasının büyük bir başarı olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Burada ikinci önemli husus şu olmsı gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu tür aramalara ilişkin denemelerin sayısı çok fazla değil. Dokuzuncu sondaj ile bulundu. Bu tarz sondajlar gelişmiş ülkelerde çok daha fazla yapılıyor. Türkiye’de bunun 9. sondajda bulunması çok daha önemli bir başarı. Bu sondaj sayıları arttıkça daha da fazlası gelecektir. Bir domino etkisi olmasını kuvvetle muhtemelen bekleyebiliriz. 320 milyar metreküplük bir büyüklükten bahsediliyor. Bu rezerve baktığınız zaman Türkiye’nin 7-8 yıllık doğal gaz ihtiyacını tek başına karşılayabilecek bir rezervden bahsediyoruz. Ancak bunun sınırlı kalmaması gerekiyor. Çok daha fazlasına Türkiye’nin ihtiyacı var. Enerjide önemli kavramlardan biri sürdürülebilirliktir. Siz sürekli olarak enerji ihtiyacınızı sürekli olarak karşılayabilmelisiniz, makul bir fiyattan karşılayabilmelsiniz. Bu çabanın bittiğini söyleyemeyiz. Belki bittiğinden ziyade yeni başladığımızı söylememiz gerekiyor. Türkiye enerji piyasasına yeni bir güç olarak yeni girdi. Dolayısıyla burada olması gereken bunun domino etkisi yapması ve ekonomiye etkilerinin de bunun katlanarak artmasını ummamız gerekiyor. Doğrusu Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın açıklamasından da bu niyetin çok açık bir şekilde ortada olduğunu gördük. Bu da sevindirici bir durum. Bunun ekonomik kazançları ne -olacak? Ekonominin pek çok yönünü etkileyecek. Tek başına baktığınız zaman 50-60 milyar dolarlık bir kapasiteye sahip alandan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu 50-60 milyar dolar net. Tabi bunun pek çok çarpan etkeni olacak. İnşaat tesislerinin kurulmasından tutun da bunların taşınmasına kadar diğer sektörlere girdi olarak kullanılması, girdi maliyetlerindeki düşme nedeniyle artan rekabet gücü nedeniyle hem yurt içi üretimdeki artış hem ihracattaki artış beraberinde geleceğinden ve enflasyon konusundaki baskıları azaltacak bir etkisi de ortaya çıkacağından yanı sıra cari açık üzerinde de çok pozitif etkileri ortaya çıkacağından döviz ihtiyacını azaltacak bir süreci beraberinde getirecektir.Bunu çok daha hızlı bir biçimde geliştirmemiz gerekiyor.”

    “Sürekli peşinde koşacağımız bir alana girdik”

    Ertuğrul Yıldırım, “Enerji bir kızılelmadır tanımı yapsak hiç yanlış olmaz” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Dünyada bu kadar hızlı gelişme isteği olup da enerji ihtiyacını karşılayamayan bir ülke de yok. Bu tecrübeler bize şunu gösteriyor. Bu gün çok önemli bir iş yapıldı. Ancak burada bırakılmamalı. Bunun devamı muhakkak gelmeli. Bunun peşinde koşmalıyız. Tabiri caizse Türkiye reel ekonomisininin bir anlamda en önemli hedeflerinden biridir. Türkiye ekonomisinin bir anlamda baktığımız zaman kızıl elmasıdır diyebiliriz. Enerji bir kızılelmadır tanımı yapsak hiç yanlış olmaz. Çünkü sürekli peşinde koşacağımız bir alana girdik. Yorulmadan bu yolda devam ederiz.”

    “Kömürün olduğu yerde doğal gaz, petrol gibi fosil yakıt türevlerin olması bekleniyordu”

    Bülent Ecevit üniversitesi (BEÜ) Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doçent Doktor İbrahim Alışkan, Zonguldak’ın Türkiye’nin kömür havzası olduğuna dikkat çekerek kömürün olduğu yerde doğal gaz ve petrol türevlerinin olmasının beklendiğinin altını çizerek şöyle dedi:

    “Doğal gaz keşfedildikten sonra yerinden çıkartılması gerekiyor. Çıkartıldıktan sonra kara tarafına alınıp işlendikten sonra piyasaya arz edilmesi gerekiyor. Karadeniz bölgesinde Zonguldak ve civarına baktığınızda demir-çelik sektöründe önemli yatırımların olduğunu görebiliriz. Dolayısıyla biz demir-çelik olsun diğer sektör olsun bir çok yüklenici firma kısmını bu işin halledebileceğimize inanıyoruz. Diğer taraftan Zonguldak bölgesi Türkiye’nin kömür havzası. Kömürün olduğu yerde doğal gaz, petrol gibi fosil yakıt türevlerin olması bekleniyordu. Ekonomimize faydası tabii ki olacaktır. Cari açık düşecek. Rezervin kullanılmaya başlandığı tarihe bağlı olarak ekonomide değişmeleri hissetmeye başlayacağız. Burada kalacak olan paramızı farklı sektörlere yatırmamız gerekiyor. Bizim teknolojimizi geliştirmemiz, yerli ve milli olanaklarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Sismik araştırmaları, sondajı kendimiz yaptık. Rezervi kendimiz keşfettik. Milli olanaklarla işlenip piyasaya arz edilmesi gerekiyor. Açıkdenizde sondajı yapmak için haklarımızı bilmemiz gerekiyor. Teknolojimizin geliştiğini haklarımızı koruyabildiğimizi savunma sanayisindeki İHA’ların yerli ve milli olmasıyla görüyoruz. Enerji sektöründeki bize sağlayacağı bu olumlu katkıyla elde edeceğimiz cari açık fazlasını farklı sektörlere yönlendireceğiz. Kendimizi teknolojik anlamda geliştireceğiz. Bölgemizin önemli bir madencilik tecrübesi var. Kömür madenciliği ama sonuçta madencilik. Doğal gazın çıkarılması ve işlenmesi noktasında bir çok işi biz halledebileceğimize inanıyorum. Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Enerjide çeşitlilik de önemlidir. Çeşitlilikte de doğal gaz da petrol de olursa çeşitlilik adına bizim için mutluluk verici bir haber olacaktır.”

  • Milletvekili Tüfenkci’den ekonomi açıklaması

    Milletvekili Tüfenkci’den ekonomi açıklaması

    Eski Bakanlardan AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, korona virüs salgını kapsamında dünya ticaretinin yüzde 6 daraldığını belirterek, salgının sona ermesi ile ekonomisi düzelecek ilk ülkenin Türkiye olacağını söyledi.

    AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya’nın Doğanşehir ilçesine gerçekleştirdiği ziyarette vatandaşlarla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlçeye bağlı Kurucuova Mahallesi’nde konuşan Tüfenkci, bölgenin en önemli gelir kaynaklarından birinin tütün ekimi olduğunu ifade ederek, “Tütün üzerinde seçim öncesi birçok spekülasyonlar oldu. Biz tütünde yeni düzenlemeyi 2021’de hayata geçireceğiz bu süre zarfına kadar eski sistem devam edecek” dedi.

    Tütünün bu bölge için önemini bildiklerini dile getiren Tüfenkci, kooperatifçiliği kurarak attıkları adımlar ile tütünün yasal olarak belirtilen alanlarda satışının yapılmasını sağlayacaklarını ifade etti. AK Parti olarak sadece köprü, yol, hastane, okul yapmadıklarını da belirten Tüfenkci, “Biz Türkiye’yi her alanda 4 kat büyüttük, büyütmeye de devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Tüm dünyayı kasıp kavuran yeni tip korona virüs (Covid-19) salgını ile mücadele anlamında Türkiye’nin başarılı bir çalışma sergilediğini de anlatan Tüfenkci, “Ekonominin toparlanması konusunda biz inanıyorum ki dünya ülkelerinde ilk toparlanan ülke Türkiye olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Sıkıntı ve sorunların çözüm noktasının milletin iktidarı olan Cumhur İttifakı’nda olduğunu da kaydeden Milletvekili Tüfenkci, “Cumhurbaşkanımız, gerek yurt içi gerekse yurt dışında onurlu bir duruş sergileyerek Türkiye’nin hakkını savunuyor. Libya, Yunanistan, Suriye meselelerinde verdiğimiz mücadelenin yanı sıra ekonomik ve terörle de önemli bir mücadele sergiliyoruz. Bütün amaç insanların ekonomik refahını arttırmak. Siyaset sorun üretme değil, sorun çözme yeridir. İftiralar ile Türkiye gündemini meşgul etmeye çalışsalar da, bizim derdimiz iş, aş. Bu noktada aşımızı nasıl büyütürüz, işimizi nasıl arttırırız, gençlere yeni istihdam nasıl sağlarız tüm gayemiz bu. Sizlerin de desteği ile bu salgın geçtiğinde yolumuza emin adımlarla ilerleyeceğiz” dedi.

    Korona virüs salgınının tüm dünya ekonomisini olumsuz yönde etkilediğini ve bu kapsamda dünya ticaretinin yüzde 6 küçüldüğünü ifade eden Tüfenkci, “Türkiye bu anlamda başarılı bir süreç yönetiyor. Sağlık anlamında gerçekten göğsümüzü kabartan bir mücadele sergileniyor” diye konuştu.

    Milletvekili Tüfenkci, daha sonra AK Parti Malatya İl Başkanı İhsan Koca ile birlikte ilçede ziayretlerini sürdürerek vatandaşların sorunlarını dinledi.

  • Ekonomi ve Toplum Akademisi yaz dönemi eğitim seminerleri başlıyor

    Ekonomi ve Toplum Akademisi yaz dönemi eğitim seminerleri başlıyor

    Diyarbakır’da Yeni Yaşam Derneği tarafından kurulan Ekonomi ve Toplum Akademisi yaz dönemi eğitim seminerleri başlıyor.

    Yeni Yaşam Derneğinin Hollanda Kraliyeti Matra Programı desteği ile kurduğu Ekonomi ve Toplum Akademisi yaz dönemi eğitim seminerleri başlıyor. Proje Koordinatörü Duygu Berekatoğlu, seminerlerin kapsamını sürekli geliştirerek çalışmalarını güçlendirdiklerini söyledi. Berekatoğlu, “Bölgemizdeki endemik bitkilerden, yapay zekaya, kuantumdan, sağlık hakkına kadar, alanında uzmanlar tarafından ücretsiz, dijital olarak verilecek eğitim seminerleri web sitemiz üzerinden erişime açılacaktır. Diyarbakır’da ilk kez akademi düzeyindeki seminerler dijital ortamda gerçekleştirilerek farklı hedef kitlelere ulaştırılacaktır. Konu bazında hazırlanan videolar, testler, gibi birçok materyal bireylerin her an elinin altında bulunacaktır. Dijital ortamda tekrar tekrar izlenebilme imkanı sunan videolar sayesinde anlaşılmayan yerler üzerinden geçilebilmekte ve kişiler kendi bireysel öğrenme hızına göre öğrenmektedir. Bahar döneminde katılımın yüksek olduğu akademiye, alt yapımızı geliştirerek yaz döneminde daha zengin seminer içerikleri ile hedef kitlelerimize çalışmalarımızı ulaştıracağız” dedi.