Etiket: ekonomi

  • Erzurum ayrımcılık istedi

    Erzurum ayrımcılık istedi

    Erzurum Organize Sanayi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ergüney, hazırlanmakta olan vergi kanunu ilgili görüşlerini belirtti. Ergüney, sanayiciye pozitif ayrımcılık istedi.

     
    Son zamanlarda gündemde oldukça fazla yer tutan ve sonlandırılmakta olan vergi kanunu ile ilgili hazırlanan taslakta eşit vergi ilkesi geçerliliğini koruduğunu belirten Ergüney, bunun vergi adaleti açısından doğru olmadığını iddia etti. Sanayicinin üretim riski ve çalışanların maliyeti ve riski imalat dışı sektörlere göre oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken OSB Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ergüney, “Girdi fiyatlarındaki dalgalanmalar, yoğun rekabet ortamı ve kayıt dışılık imalatçıların çalışma ortamını oldukça riskli hale getirmektedir. Bu konu dikkate alınarak vergilendirme konusunda sanayici lehine pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. İmalat ve hizmet sektörü arasında risk analizi yapılarak vergi düzenlemeleri yapılmalıdır. Özellikle bankalar gibi hizmet sunumunda çok fazla risk almayan kurumlarla, sürekli belirsizlik ortamında faaliyet gösteren imalatçı firmalara aynı oranlarda vergi uygulanmamalıdır. Özellikle Doğu Anadolu bölgesinde faaliyette bulanan sanayiciler için sanayiyi teşvik noktasında süreklilik arz etmesi açısından bu pozitif ayrımcılık yasaya konmalıdır” dedi.

     

     
    “Şirket yöneticileri ve şirket sahiplerinin belgelendirilmiş tüm kişisel giderleri (sağlık, eğitim, seyahat, tatil vs) vergiden muaf olmalıdır” diyen Ergüney, “Bu şekilde belge alan ve belge veren kuruluşlar vergi mükellefi olduğu için vergi konusunda bir kayıp yaşanmayacaktır. Alınan her belge belgeyi verenin gelir hanesine yazılacağından verginin kayıp ve kaçak oranını da düşürecektir” şeklinde konuştu.

     

     
    İŞADAMLARI VE SANAYİCİLER YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA FONU
    Ülkemizde tüm çalışanların iş kaybından sonra belirli bir süre hayatlarını devam ettirmelerini sağlayacak sosyal güvenlik düzenlemeleri olmasına karşın işadamları ve sanayiciler için böyle bir imkan bulunmadığına dikkat çeken Ergüney, şunları söyledi: ‘İşleri bozulan ya da iflas eden bir iş adamı yada sanayici hayatını asgari düzeyde de olsa sürdürebilmek için herhangi bir destek alamamakta ve bu duruma düşen bir çok kişi intihar etmek durumunda kalmaktadır (hacizli olduğu halde üzerine kayıtlı gayrimenkul görüldüğünden SYDF’nundan faydalanamamakta, Bağ – Kur primleri de ödenemediği için birikeceğinden sağlık hizmetlerinden faydalanamamakta. Bu nedenle İşadamları ve Sanayiciler Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu (İSYAD) oluşturulmalıdır. Sanayici ve işadamlarının yıllık gelirleri üzerinden belirli miktar alınarak oluşturulacak olan bu fon ihtiyaç halinde işadamlarına destek vermek üzere kullanılmalıdır. Alacağı destekle zaman kazanacak olan iş adamı işlerini toparlama ve düzeltme şansına da sahip olacaktır.”

  • Altın çıkışta

    Önceki akşam Fed Başkanı Ben Bernanke’nin açıklamalarıyla çöküş yaşayan ancak aynı hızla toparlanan altın fiyatlarında artış sürüyor.

     

    Haftanın son gününde altının onsu 1.396 dolara çıktı, tahminler yükselişe geçti.

    Altın fiyatları haftanın son gününde hızlı çıkışını sürdürüyor. Önceki akşam Fed Başkanı Ben Bernanke’nin açıklamalarına ilk anda negatif tepki vererek düşüşe geçen altın fiyatları aynı hızla toparlandı. 1.368 dolar seviyesinde kadar gerileyen altının ons fiyatı haftanın son gününe 1.396 dolarda başladı. 1.400 sınırı ise çok yakın gözüküyor.

     

     

    TAHMİNLER 1 AYIN ZİRVESİNDE

    Altındaki bu yükseliş ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke’nin rekor düzeydeki teşviklerin ekonomide ilerleme sağlanıncaya kadar devam edeceğinin sinyalini vermesinin ardından geldi. Altın tahminleri de 1 ayın en yüksek düzeyine tırmandı. Bu ayki taleplerin ilk çeyrek ortalamasını ikiye katlayacağı tahmin ediliyor.

     

     

    ‘ALTINA TALEP DEVAM EDER’

    Altının alternatif para aracı olarak talep edilmeye devam edeceğini belirten Commerzbank AG’nin emtia analistlerinden Daniel Briesemann, “Merkez bankalarının tahvil alımları önemli para birimlerinin değer kaybetmesine ve sonunda da enflasyon endişelerine neden olmalı. Kurumsal yatırımcılar altın ETP varlıklarını satmayı sürdürdükçe bu, perakende taleplerini gölgelemeye devam edecektir” dedi.

     

     

    FİYATLARDA SON DURUM

    Gram altın                   82.9 TL
    Çeyrek altın              144.5 TL
    Yarım altın                 286.4 TL

  • Doğalgaza zam yok

    Doğalgaza zam yok

    Bakan Taner Yıldız Mayıs ayında a zam yapılmayacağını açıkladı.

     

    ABD Temsilciler Meclisi ve Senato heyetini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda kabul eden Yıldız, kabulün sonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Yıldız, doğalgazda Nisan ayındaki fiyatların Mayıs ayında da geçerli olacağını belirterek, Mayıs ayında doğalgaza zam yapılmayacağını bildirdi.

  • Altında düşüş başladı!

    Altında düşüş başladı!

    24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 85,50 liraya geriledi, Cumhuriyet Altınının satış fiyatı ise 580,00 lirada kaldı.

     

    İstanbul Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 85,50 lira, Cumhuriyet Altınının satış fiyatı ise 580,00 lira oldu.

     

    İstanbul Kapalıçarşı’da alınıp satılan altın türlerinin, önceki kapanış ve bugün açılış fiyatları (TL) şöyle:

     

     

    CUMA PAZARTESİ
    Alış Satış Alış Satış
    24 Ayar Külçe Altın(Gr.) 85,45 85,80 85,15 85,50
    Cumhuriyet Ata Lira 565,00 585,00 565,00 580,00
    22 Ayar Bilezik(Gr.) 77,75 84,00 77,50 83,35
    Lira Ziynet 560,00 580,00 560,00 580,00
    Yarım Ziynet 280,00 300,00 274,00 296,00
    Çeyrek Ziynet 141,00 149,00 142,00 148,00

  • Kredi çekecekler dikkat

    Kredi çekecekler dikkat

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 16 Nisan’da faizlerde indirime gitmesinin ardından gözler bankalara çevrildi.

     

    Banka yöneticileri, piyasalarda TCMB’nin kararları sonrası kredi faiz oranlarında düşüş olacağı beklentisinin hakim olduğunu belirtiyor. Banka yöneticileri, Merkez Bankasının aralık ayında politika faizinde 25 baz puan indirime gitmesinin ardından sektör genelinde kullandırılan “Konut Taşıt İhtiyaç” tüketici kredilerinde aralık ayından nisan ayının ortalarına kadar ortalama 100 baz puan indirimin gerçekleştiğini ifade ediyor.

     

     

     

    Merkez Bankasının 16 Nisan’da gerçekleştirdiği PPK toplantısında faiz indirimlerinin ardından kararın kredi faizlerine olası etkilerini banka yöneticileri değerlendirdi.

     

     

     

    DÜŞÜŞ TRENDİ SÜRECEK Mİ?

    Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, Merkez Bankasının aldığı kararın bankaların fonlama maliyetlerine yansıyacağını belirtti.

     

     

     

    Öte yandan Merkez Bankasının 16 Nisan’da 50 baz puanlık indirim öncesinde, en son politika faizi indirimini 25 baz puanla 2012 aralık ayı ortasında yaptığını hatırlatan Tözge, şunları kaydetti:

     

     

     

    “Sektördeki bireysel kredi faizlerine baktığımız zaman son politika faiz değişikliği yapılan aralık ortasında, sektör genelinde kullandırılan ‘Konut Taşıt İhtiyaç’ kredilerinin ortalamada yüzde 12,42 olan faizlerinin nisan ortası itibariyle yüzde 11,53’e düştüğünü, bu iki tarih aralığında yaklaşık 100 baz puan indirimin zaten gerçekleştiğini görüyoruz. Dolayısıyla sektör, piyasalardaki gelişmelere paralel olarak faiz indirimi beklentisini bir süredir fiyatlarına yansıtmaya başlamıştı diyebiliriz.”

     

     

     

    Yeni politika faizinin piyasa yansımaları ve ekonomi yönetiminin kredi büyümesiyle ilgili alacağı makro ihtiyati tedbirlerin beraber değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tözge, “Bireysel kredi faizlerinin tekrar gözden geçirilmesi ve bu perspektifte faizlerde düşüş trendinin devam etmesi beklenebilir. Akbank olarak her zamanki gibi rekabetçi faiz oranlarımıza ve prosedürsüz kredi kullandırım uygulamalarımıza devam ederek, bireysel kredilerdeki lider duruşumuzu sürdüreceğiz” dedi.

     

     

     

    KISA VADELİ FAİZLER YÜKSELİR Mİ?

    ING Bank Bireysel Bankacılık Pazarlama, Satış ve Alternatif Dağıtım Kanallarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Uygun da bankaların fonlama maliyetine yansıyan düşüşün kredi ve mevduat faizlerini etkileyeceğini belirterek, “Ancak halihazırda faizlerde çok ciddi düşüş olduğunu düşünecek olursak etkinin TCMB’nin 50 baz puanlık indirimine denk olmasını beklememek uygun olur” dedi.

     

     

     

    Özellikle konut kredi faizlerindeki düşüşün talebi olumlu etkilediğini daha önce gördüklerini ve dolayısıyla bu eğilimin yakın dönemde de devam edebileceğini aktaran Uygun, burada önemli olan diğer bir konunun da TCMB’nin politika esnekliğini koruyor olması ve küresel belirsizlikler nedeniyle sermaye akımlarındaki oynaklığa dikkati çekmesi olduğunu söyledi.

     

     

     

    Uygun, “Dolayısıyla son indirime rağmen zaman zaman kısa vadeli faizlerin yükseldiğini görme riskimiz var ayrıca TCMB sermaye akımlarının etkisini dengelemek için sterilizasyon da yapıyor. Bu da bankaların kendi likidite ve fonlama durumlarına göre hareket etmesine neden olabilir” dedi.

    Gelişmelerin güven ortamındaki iyileşmeye ve bunun kalıcılığına bağlı olduğunu anlatan Uygun, mevcut düşük faiz ortamında bankacılık genelinde olduğu gibi bireysel kredilerdeki yoğun rekabetin devam edeceğini vurguladı.

     

     

     

    Merkez Bankasının son kararında, kredi büyümesinin yüzde 15’lik referans değerin üzerinde seyrettiğini ve bunu sermaye akımlarını rezerv opsiyon mekanizması kanalıyla sterilize ederek kredi büyümesini kontrol altında tutmak isteğinin görüldüğünü aktaran Uygun, “Ancak tüketici kredileri büyümesi genelde ön planda izleniyor, bunu da biliyoruz. Tüketici kredilerinde, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık yüzde 6,5 oranında büyüme gerçekleşti. Büyümenin 2013 sonuna kadar aynı hızda devam etmeyeceğini, geçen yılın üzerinde gerçekleşecek olsa da ciddi bir fark olmasını da beklemiyoruz” diye konuştu.

     

     

     

    TAHMİNLER NE YÖNDE?

    Odeabank Stratejik Planlama Grup Müdürü Erkan Dernek ise kredi faizleri konusunda TCMB’nin faiz indirimlerinin yanı sıra likidite koşullarındaki tutumunun da önemli olduğunu söyledi.

    TCMB’nin bir önceki faiz indirimleri sırasında ortalama fonlama faizini repo piyasasındaki likiditeyi kısarak artırma eğilimine girdiğini belirten Dernek, bu yüzden piyasada tüketici kredi faizlerinin sınırlı bir şekilde azalırken mevduat faizlerinin yataya yakın seyredip son haftalarda çok az artış sinyalleri verdiğini ifade etti.

    Dernek, bu ay global büyüme endişelerinin ve emtia fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle faiz indirimlerine devam eden Merkez Bankasının enflasyon beklentisinde rahat olduğu sinyalini verdiğine işaret etti.

    Cari dengeyi ön planda tuttuğu için Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesini özellikle takip edeceğini belirten Merkez Bankasının, tüketici kredilerinde aşırı artış konusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) önlemler alabileceğini öngören Dernek, şunları kaydetti:

     

     

     

    “Ayrıca piyasaya ihtiyaç duyulan likiditeyi sağlamaya devam edeceği mesajını verdi. Geçen ayki demeçlerle karşılaştırıldığında likidite yönünde baskıların azalması ve dolayısıyla ortalama fonlama faizlerinde düşme eğilimi anlamına geliyor. BDDK’nın cari açığa doğrudan etkisi nedeniyle sadece bireysel krediler için önlem alabileceğini Merkez Bankasının ise büyümeyi destekleyici politikaları odaklanacağını tahmin ediyoruz. Bütün bu gelişmeler ışığında enflasyonun azalma eğilimi ve fonlama maliyetlerindeki düşüş ile beraber gelecek dönemlerdeki olası faiz indirimleri de göz önüne alınınca bugünkü ortalama yüzde 6,5 olan mevduat faizlerin yüzde 6 seviyelerine doğru yaklaşacağını ve buna bağlı olarak da kredi faizlerinde bir miktar düşme eğilimi olabileceğini tahmin ediyoruz.”

    Bu yüzden BDDK önlemleri gelene kadar kredi faizleri kısa dönemde düşme eğiliminde olsa da BDDK’nın alacağı önlemlere göre tüketici kredi faizlerinin baskı altında kalacağını öngören Dernek, “Tahminlerimiz arasında tüketici kredisi provizyonlarını artırmak, sermaye yeterliliğine konu olan risk ağırlıklarını artırmak, vergi oranlarını artırmak gibi tüketici kredisi maliyetlerini artırmaya yönelik önlemler var. Bu aksiyonlar kredi faizlerindeki olası düşüşü baskı altına alıp bugünkü değerlerinde yataya yakın seyretmelerine sebep olabilir” dedi.