Etiket: ekonomi

  • Kadın Ekonomi Platformu’nda Yeni Dönem

    Kadın Ekonomi Platformu’nda (KEP) üç buçuk yıldır yönetim kurulu başkanlığı yapan Hayal Aydede, görevini Gülşen Şentürk’e devretti.

    KEP’te yönetim el değiştirdi. Üç buçuk yıldır görev yapan Hayal Aydede, iş yoğunluğu sebebiyle görevini daha evvel yönetim kurulu üyesi olan Gülşen Şentürk’e devretti. Bir restoranda yapılan devir teslim törenine bir çok basın temsilcisi iştirak etti. Kurulduğundan beri birçok bilgilendirme toplantıları düzenleyen dernek, üyeler arası network oluşturmanın yanında KOSGEB onayı ile ‘girişimcilik eğitimi’ verdi. 30 kadından 15’i 2 ay içinde kendi işlerini kurdu. 2016’da ise KEP, yeni projelerle kadınların ekonomik hayatlarına katkı sağlamaya devam edecek.

    İşlerinin çok yoğunlaştığı için dernek işlerini aksatmak istemediğini belirten Aydede, “Gülşen hanımdan rica ettim. Sağ olsun o da beni kırmadı. Bu görevde benden çok daha başarılı olacağına inanıyorum. 2016’daki yeni projelerimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

    “Bu bayrağı hep beraber taşıyacağız” diyen Şentürk ise, “2016 yılında bir çok projemiz var. Hepsini yetiştirmeye çalışacağız. Bu vazifeyi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağım” diye konuştu.

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’ndan Ekonomi Vurgusu

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Ekonomik ilişkilerimizi dünyanın her yerinde geliştirmemiz lazım. Bunun içinde ticaretimizi her ülke ile yapmamız lazım” dedi.

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 8. Büyükelçiler Konferansı kapsamında geldiği Gaziantep’te, Gaziantep Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa katıldı. Çavuşoğlu, Kültür ve Kongre Merkezi’nde müzik dinletisini ve halk oyunlarını izledi. Çavuşoğlu daha sonra gençlere hitap etti. Çavuşoğlu, bin 128 akademisyenin bildirgesine değinerek, “Aydın geçinen arkadaşlarımızın imzaladığı belge utanç belgesidir. Aydın olmak toplumdan ayrı olmak, yalan söylemek anlamına gelmez. Metin içinde söylediğiniz tümüyle yalan. Güvenlik güçlerimizin hukuka uygun şekilde, sivil halka nasıl hassas davrandığını ben dünya görüyor, biliyor. Güvenlik güçlerimizin sanki teröristlerle değildi, Kürt vatandaşlarımızla mücadele ettiğini, onlara yönelik operasyon yaptığını söylüyorsunuz. Ben böyle insanları aydın olarak görmüyorum” ifadelerini kullandı.

    Dış politikada proaktif politika izlediklerini kaydeden Çavuşoğlu, “’Edilgen değil proaktif politika izleyeceğiz’ dedik. Dünyadaki gelişmeleri çok iyi analiz etmeniz gerekiyor. Ekonomide güç dengeleri nereden geliyor? Bugün Asya dünya ekonomisinin yüzde 30’una hükmediyor. 20 yıl sonra Asya dünya ekonomisinin yüzde 50’sine hükmedecek. Bugün insani yardım yaptığımı Afrika’nın yer altı ve yer üstü zenginlikleri hareket geçtiği zaman 2050 yılında 50 trilyon dolar milli gelire sahip olacak” şeklinde konuştu.

    Dünyadaki güç dengeleri değiştiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Komşu bölgeleri çok yakıdan takip ediyoruz, değerlendirmelerimiz objektiftir. Olaylara tek taraflı bakmıyoruz. Türkiye’nin çıkarları korumak görevimizdir. Ama sadece kendi çıkarını düşünerek hareket eden ülkeler er veya geç kaybederler. Bizde komşularımıza bakarken, Afrika’ya bakarken sömürülecek ülke olarak görmüyoruz. Tek taraflı çıkar elde edecek bir bölge olarak görmüyoruz. Bu bölgede sorunlar ne, onları da çok iyi görüyoruz, Suriye’deki sorunları gördüğümüz gibi. Fırsatları Nasıl değerlendirebiliriz diye bakıyoruz. Ekonomik ilişkilerimizi dünyanın her yerinde geliştirmemiz lazım. Bunun içinde ticaretimizi her ülke ile yapmamız lazım. Bugün Türk ürünlerinin ulaşmadığı ülke kalmamıştır. Birleşmiş Milletlerin üye 195 ülkesinde ürünlerimiz ulaşıyor. İş adamlarımızın önünü açmak lazım, ticaretin önündeki engelleri kaldırmak lazım” dedi.

    Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Çoşkun, Gaziantep Üniversitesi’nin her alanda 44 bin öğrencisi olduğunu belirterek, 98 ülkeden 2 bin 700 öğrencisi olduğunu aktardı. Çoşkun, bütün eğitim alanlarında eğitim verdiğini kaydederek, Bilgi üreten o anlamda entellektüel çaba göster bir üniversiteyiz” ifadelerini kullandı.

    Çoşkun, 1128 akademisyenin barış bildirgesine tepki göstererek, “Aydınlanma, insanı en haysiyetsiz şekilde öldürmeyi metot edinmiş, topluma korku salan terör eylemlerini kutsama, yok sayma, en azından görmezden gelmek hiç değildir. Aydınlanma, ontolojik olarak parçamız olan bu toprakları, devleti ’katil’ sıfatıyla nitelendirmek, ’katliam yapıyor’ şekilde alçaltmak hiç değildir. Aydınlanma siyasetten öç alma, duygularını ucuz, kaybedilmiş, işportacı söylemlerle dile getirmenin adresi değildir. Aydınlanma kendisini ve diğerlerini küçümseyen, yabancılayan, katı pozitivist bir anlayışa kilitlenmenin yeri de değildir” şeklinde konuştu.

  • Ekonomi Bakanı Elitaş, İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı’nı Çocuklarla Açtı

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ın çocuklarla birlikte açtığı Uluslararası İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı CBME Türkiye, 30 yaşını “Hayata Güvenle Başlamak” ana temasıyla düzenlediği etkinlikler ile kutluyor. Fuar 17 Ocak tarihine kadar sürecek.

    Bu yıl 30’ncu kez düzenlenen sektörün en uzun soluklu ve deneyimli lider fuarı Uluslararası İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı CBME Türkiye, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ın katıldığı törenle ziyarete açıldı. İstanbul Fuar Merkezi CNR Expo Center’da gerçekleşen fuarı çocuklarla birlikte açan Bakan Elitaş, 2016 yılı ilkbahar-yaz çocuk modasının yer aldığı defileyi izledi ve podyumda çocuklarla birlikte kurdele keserek CBME Türkiye’nin açılışını yaparak renkli karelere imza attı.

    BAKAN ELİTAŞ, ’’KOLEKSİYONLARIN ALTINDA TANINMIŞ İSİMLERİN İMZALARI OLUNCA DEĞERİ ÜÇ YÜZ KAT ARTIYOR’’

    Çocuklarla birlikte 30. Uluslararası İstanbul Anne, Bebek, Çocuk Ürünleri Fuarı’nın açılışını yapan Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Ekonomi Bakanlığı olarak 2016 yılında tasarım sanatçılarını destekleme kararı aldık. Ondan sonraki adımımızda markalaşarak ürünlerimize daha fazla katma değer kazandırmak. Çünkü, koleksiyonların altında tanınmış isimlerin imzaları olunca değerleri yüz kat hatta üçyüz kat artıyor. Biz de kendi tasarımcılarımızı destekleyerek bizim beğenimizi başkalarına beğendirmek ve yeni pazarlara açılmak istiyoruz” dedi.Fuarların bir kültür alışverişi ve etkileşimi sağladığını belirten Bakan Elitaş, CBME Türkiye’nin ziyaretçi sayısını her geçen yıl arttıran çok önemli bir fuar olduğuna vurgu yaptı ve “Ben de bir baba ve torun sahibi biri olarak çocuklarımızın defilesini çok beğendim. Hepsini tebrik ediyorum. Ayrıca CBME Türkiye katılımcılarına bol kazançlar dilerim, fuarımız hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

    CBME Türkiye’nin açılışına ve 30’ncu yaş kutlamalarına katılan Bakan Mustafa Elitaş, ASKON ve BAGİDER üyeleri ile CBME Türkiye katılımcı ve ziyaretçilerine teşekkür eden UBM ICC Genel Müdürü Erdal Baykara,“Türkiye, sürekli büyüyen ve güçlenen ekonomisi, genç nüfusu ve bulunduğu stratejik coğrafi konumu sayesinde yeni pazarlar arayan ulusal ve uluslararası firmaların öncelikli gündeminde ve hedeflerinde yer alıyor. Avrupa’nın en yüksek doğum oranına sahip ülkesiyiz. 0-5 yaş arası çocuk sayımız 7 milyona ulaşmış durumda. Ailelerimiz bebekleri için ayda 60 ve yılda da ortalama 720 dolar harcıyorlar ve sektörün ticari hacminin ortalama 400 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Biz de CBME Türkiye olarak sektör için her yıl ortalama 60 milyar dolar iş hacmi yaratıyoruz. Hedefimiz bu ortalamaları yükseltmek ve sektörün hak ettiği yere ulaşmasına katkı sağlamaya devam etmek. Bu amaçla Uludağ İhracatçılar Birliği’nin destekleri ile Tunus, Mısır ve Kosova’dan Alım Heyetleri CBME Türkiye’de olacak” diye konuştu.

    TÜRKİYE BEBEK VE ÇOCUK ÜRÜNLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ TİCARET MERKEZLERİNDEN BİRİ

    UBM Asya Genel Müdür Yardımcısı Margaret Connollyise “Türkiye, bebek ve çocuk ürünleri açısından gerçekten en önemli ticaret merkezlerinden biri. Avrupa’da ikinci, dünyada ise yedinci büyük giyim tedarikçisi. Ülke, stratejik coğrafi konumu sayesinde, kaynak kullanımını daha etkili ve uygun maliyetli kılarak Asya, Avrupa, Avrasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan gelen 1,5 milyar insanı buluşturuyor” dedi.

    Fuarların dünyaya açılan kapılar olduğunu söyleyen ASKON Başkanı Mustafa Koca, “Bu kapıyı doğru açarsak CBME Türkiye sayesinde 100 değil 200 ülkeye de ulaşabiliriz. CBME Türkiye, önümüzdeki yıl daha katma değerli bir formatta gerçekleşecek” dedi.

    Kurumsal ve perakende salonları ile Avrasya’nın bu konsepte sahip tek anne, bebek, çocuk ürünleri fuarı olan CBME Türkiye, 17 Ocak tarihlerine kadar İstanbul Fuar Merkezi CNR Expo Center’da 37 bin m2 alanda 370 firma ve 750 markanın katılımı ve 100 farklı ülkeden 14 bin ziyaretçiye hedefiyle gerçekleşiyor. “Bebek Arabaları, Oto Koltukları ve Aksesuarları”, “Bebek ve Çocuk Hazır Giyim ve Aksesuarları”, “Bebek ve Çocuk Ayakkabıları”, “Anne ve Hamile Giyim, İç Giyim ve Aksesuarları”, “Oyuncak, Bisiklet ve Eğitim Ürünleri”, “Bebek Bakım ve Kişisel Bakım Ürünleri”, “Sağlık ve Beslenme Ürünleri”, ”Hizmet Firmaları”, 5 gün süreyle CBME Türkiye çatısı altında bir araya getiriliyor.

    CBME TÜRKİYE, 30’NCU YILINDA “ HAYATA GÜVENLE BAŞLAMAK” DİYOR

    Tüketici salonunda “Hayata Güvenle Başlamak” ana temasıyla bebeklerde ilkyardım, doğum koçu, nefes teknikleri, otizmin tedavisinde sporun olumlu etkisi, çocuklarımızı sanal alemde bekleyen tuzaklar, Aydın Üniversitesi’nce hazırlanan trafikte güvenliğe dikkat çeken tasarımlar, tasarımcı çocuk temalı workshoplar,CEOAnneler söyleşileri, Hande Kazanova ile çocuğunuzla yıldızınız barışsın gibi hem eğlenceli hem eğitici eğitimler ile 2016 yılının yaz çocuk modasının sergileneceği defileler, kanguru ve zumba danslarıfuarı ziyaret eden ebeveynler için yeni ufuklar açacak ve fırsatlar sunacak. Yapı Kredi World’ün çok sevilen ve Worldcard ile özdeşleşen maskotuVadaa da, CBME Türkiye oyun alanında çocuklarla birlikte olacak. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı TEGV’i destekleyen Vadaa Moda Atölyesi etkinliği ile çocuklar Vadaa için kıyafet tasarlayacak ve ona giydirecekler.

    CBME Türkiye, bebekleri için en güvenilir ve sağlıklı ürünlere ulaşmak isteyen anneleri en yeni ve trend ürünlerle buluşturuyor. Fuarda ateş ölçebilen bebek kıyafetlerinden çivisiz ve vidasız mobilyalara, eklem gelişimine destek veren kangurulardan, en güvenli bebek araç koltuklarına kadar en yeni ve trend ürünler inovatif ürünler alanında tanıtılıyor.

  • MÜSİAD Konya Şubesi’nde Ekonomi Ve Finans Sistemi Ele Alındı

    MÜSİAD Konya Şubesi Cuma Konferanslarında bu hafta Küresel Finans Krizi Birlikte Gelişen Fırsatlar ve Tehditler konusu konuşuldu.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Ali Özbuğday, “Günümüzde gerek iş yaşamımızı, gerekse de günlük yaşantımızı idame ettirmek için paraya her alanda ihtiyaç duyuyoruz. Ömrümüzün her aşamasında ihtiyaç duyduğumuz bu paranın helal yollardan kazanılması ve helal yollara harcanması da Müslümanlar olarak dinimizin bir gereği. İş dünyasının temsilcileri olarak bu hafta da dünya üzerindeki ekonomi ve finans sistemini ele almak ve İslam dininin mensupları olarak iş ve günlük yaşamımızı nasıl şekillendirmemiz gerektiğini incelemek istedik” dedi.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mete Gündoğan da, yaptığı sunum eşliğinde dünya üzerindeki mevcut ekonomi ve finans sisteminin özellikle ikinci dünya savaşından sonra gelişme gösterdiğini belirterek sözlerine başladı. Prof. Dr. Gündoğan, “Bu modeli savunan ekonomistler paranın kendi dolaşım hızının olduğunu öne sürmektedirler. Aslında Müslümanlar olarak bizim itiraz ettiğimiz nokta da burada başlamaktadır. Bizim savunduğumuz sisteme göre paranın kendi dolaşım hızı olamaz ancak ve ancak mal ve hizmet dolaşımı olursa para dolaşımı mümkün olabilir. Piyasada mal ve hizmet dolaşımı olmadan paranın dolaşımı paradan para kazanmaya, yani faiz sistemine götürür. Bu durum da dinimizce haram kılınmış son derece sakıncalı bir konudur. Günümüzde dünya üzerindeki mevcut ekonomi ve finans sisteminin temeli borca dayalı para sistemine dayanmaktadır. Bu borca dayalı sitemden dolayı 2008 yılında dünyada büyük bir ekonomik kriz meydana gelmiştir ve halen de etkisini sürdürmektedir. Küresel sermaye sahipleri yaşanan bu krizi aşmak için özellikle Ortadoğu ve Arap ülkelerine yüklü miktarlarda kredi vererek borç transferi yapma yöntemini seçmişlerdir. Bu yüklü miktarlardaki kredileri de ancak o ülkelerde karışıklık olması ve yönetimlerinin değişmesi sayesinde kabul ettirebilecekleri için Ortadoğu’da ve yakın coğrafyalarda savaş ve kaos ortamı tesis etmeye çalışıyorlar; çünkü bu sayede küresel sermaye sahipleri hafızasız, istikrarsız ve istedikleri şekilde değiştirdikleri devletin yeni yöneticilerine kolay bir şekilde yüksek faiz oranları ile kredi verebilir konuma geliyorlar. Arap baharı diye tabir edilen olayların ve Ortadoğu’da yaşanan savaşın altında yatan temel sebep borç transfer edilmesine zemin oluşturmaktır. Yaşanan karışıklıkların ardından hak etmediği halde çoğu zaman askeri darbe ile yönetime gelen devletin en üst düzey yöneticilerini ilk ziyaret edenler dünya para akışını elinde bulunduranlar olmaktadır. Bu duruma verilebilecek en iyi örnek Mısır’da yaşanan iç karışıklık ve akabinde meydana gelen askeri darbe ile yönetimin el değiştirmesidir. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, ülkemizin de içinde olduğu borca ve faize dayalı ekonomi ve finans sistemi değişmedikçe dünya huzura ve sükûnete kavuşmayacaktır. Günümüzde uygulanan ekonomik modelde büyük sermaye sahipleri hiçbir mal ve hizmet ortaya koymadan, üretmeden para üzerinden para kazanmaya devam etmektedir. Bu borç üreten sistemin tamamen değişmesi ve insanların borçla yaşamaktan kurtarılması gerekmektedir. Paranın normal şartlarda üretim aracı olması gerekirken mevcut bankacılık ve finans sisteminde borç olarak karşımıza çıkmaktadır. Para merkez bankaları tarafından faizle bankalara ve finans kurumlarına, sonra banka ve finans kurumları aracılığı ile de yüksek faizle toplumun her kesimine ulaşmakta, yani para sisteme en tepeden borç olarak sokulmakta ve herkesi etkilemektedir. Ülke olarak içinde faiz olmayan yeni bir ekonomi ve finans sistemine olan ihtiyacımız, her geçen gün daha da zaruri hale gelmektedir. Bunu gerçekleştirilebilmek için de öncelikle piyasada dolaşan paranın ortada dönen mal ve hizmet dengesini sağlayacak kadar olması sağlanmalıdır. İslam ülkeleri arasında yeni ortak bir ekonomi ve finans sistemi geliştirilmelidir; ancak bu sayede faiz tuzağından kurtulmak mümkün olabilir. Şu an ülke olarak ekonomimiz bu sistemden kurtulmak için müsait durumda. Avrupa ekonomisi ciddi bir çöküş içerisindeyken bu fırsatı iyi değerlendirmek zorundayız. Bu borca ve faize dayalı sistemden kurtulur, batıyı taklit ekmekten vazgeçer, onların ekonomik değer yargılarını reddeder ve kendi sitemimizi oluşturabilirsek dünyanın en büyük ekonomisi oluruz” şeklinde konuştu.

    Konferans, soru-cevap bölümü ve MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Ali Özbuğday’ın günün anısına Prof. Dr. Mete Gündoğan’a hediye takdimi ile son buldu.

  • Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş:

    AK Parti Melikgazi İlçe Danışma Toplantısına katılan Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, “Önümüzdeki aydan itibaren asgari ücret bin 300 lira olacaktır” dedi.

    Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıya Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı ve Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden ve AK Parti Melikgazi ilçe üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı ve Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, “Bugün burada birçok hayırlı işe sayın bakanımızla birlikte katıldık. Ülkenin normalleşmesi için artık önümüze bakacağız. Takıntılarla uğraşmayacağız. Önümüze çıkan engelleri tek tek aşacağız. Genel Başkanımız bildiğiniz gibi meclisteki diğer siyasi partilerle bir görüşme yapacaktı ancak bir siyasi parti bunun için ‘kaçak çay içip giderler’ dedi. Bu şekilde üslup kullandılar. Biz yolumuza devam ederiz. Bizler Türkiye’nin büyümesine katkı koymaya devam edeceğiz. Bir kısım zorlukları aşmış olan ülkemiz bu zorlukları da inşallah aşacaktır. Bugünkü olanlar HDP’ye oy veren bir kısım vatandaşlarımızda dahil şuan ki durumdan memnun değil. Bu ülke şehit kanlarıyla beraber bugünlere geldi. Biz bunun bir karış dahi hiçbirini feda etmeyiz. AK Parti seçimden önce verdiği bütün vaatlerin bir taahhütname olduğunu ve bunları birbir yerine getirdiğimizi söylemek isterim” ifadelerini kullandı.

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ise, “Biz 1 Kasım seçimlerine giderken 7 Haziran seçimlerinde milletimizin bizden istediği taahhütler vardı. 7 Haziran’dan sonra AK Parti milletimizin isteklerini seçim beyannamesi olarak sundu. İlk yaptığımız şeylerden biri idari kararlarla ilgili şeyler, ikincisi ise hukuki şeylerle ilgili yapılan çalışmalardı. 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren emeklilerimiz söz verdiğimiz gibi seyyanen 100 lira zamlarını alacaklar. İkinci taahhüdümüz asgari ücret bin 300 lira olacak dedik. Bugünlerde bu tartışılıyor. Bu konuya ilgili herkese söylemek istediğim önümüzdeki aydan itibaren asgari ücret bin 300 lira olacaktır. 1 Kasım seçimleri tarihe vurulmuş önemli bir damgaydı. 2019 seçimlerine de büyük bir gayretle çalışmanın bizlere düştüğünü belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.