Etiket: Ekmeğini

  • Ekmeğini buzdan kazanan Balıkçı Kadınlar Belgesel Oldu

    Çıldır ilçesinin Akçakale köyünde yaşayan balıkçı kadınların belgeseli çekildi.

    Yönetmenliğini Turgay Kural’ın yaptığı “Bulak” adlı belgesel, 2018 yılında düzenlenecek uluslararası sinema festivallerinde Türkiyeyi temsil etmeye hazırlanıyor. Ulusal sinema festivallerinde de boy gösterecek Bulak filmi, Akçakale köyü’nde yaşayan balıkçı kadınların öyküsünü gözler önüne seriyor. Kural, yüzeyi tamamen donmuş Çıldır Gölü üzerinde -20,25 dereceye varan zorlu hava şartlarında buz balıkçılığı ile balıkçı kadınların geçimlerini sağladıklarını ifade ederek şöyle devam etti; ’’Balıkçı kadınlar, tüm olumsuz şartlara rağmen mesleklerini icra etmeye çalışıyorlar.’’ dedi.

    Film hakkında değerlendirmelerde bulunan Kural, Akçakale Köyü’nün sinematografik bir yapısının olduğunu belirterek, ’’Ardahan’da ki insan hikayeleri çok etkileyici ve Bulak belgeseli de bunun güzel bir örneği. Göç ve ekonomik nedenlerden ötürü köyde yaşayan kadınlardan bir kısmı bazen eşlerine eşlik ederek balığa çıkmakta. Belgeselde izleyiciler, Serhat İllerinde kadın olma olgusunu, güçlü ve özverili Anadolu kadınını, Akçakale köyü’nün güzellikleri ve göç olgusuna şahit olacaklardır.’’ Şeklinde konuştu.

    Belgeselin 7 kişilik bir ekiple tamamlanarak, 11 günlük çekim maratonunun ardından 1 haftada montajlandığı bilgisini veren Kural, belgeselin Ardahan galasını 8 Mart olarak planladıklarını ifade etti. Kural, Belgesel çekimine katkılarından dolayı Ardahan İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine ve Akçakale halkına teşekkür etti.

  • Mahalleli ekmeğini tandırdan çıkarıyor

    Bayburt’ta hayırsever bir vatandaş tarafından yaptırılan tandırda mahalle sakinleri, hem köy geleneğini yaşatıyor hem de ekmek yapıp yemeğini pişiriyor.

    Esentepe Mahallesi’nde Nevzat Oruç tarafından yaptırılan ve halkın ortak kullanımına sunulan köy tandırında, komşular bir araya gelip tadına az rastlanır yöresel lezzetleri hiçbir ücret ödemeden pişiriyor. Mahalleli aynı zamanda ekmek ihtiyacını da odun ateşiyle yakılan bu tandırdan karşılıyor.

    Çocukluğunda tandırda pişirilen ekmeğin ve yemeğin özlemini çektiğini belirten Nevzat Oruç, çoğunluğu köyden göç ederek mahalleye yerleşen ve kendisi gibi bu geleneksel fırının özlemini çeken mahalleli için kendi arsasına ‘mahalle tandırı’ yaptırdığını anlattı.

    Mahalle tandırının özellikle kadınlar arasında bir diyalog kurulmasına vesile olduğunu söyleyen Oruç şunları kaydetti:

    “Tandırda pişirilen ekmeğin, yemeğin lezzetine doyum olmaz. Bu amaçla mahalleye böyle bir tandır yaptırdım. Vatandaşlar geliyorlar burada ekmeklerini, yemeklerini ve meşhur Bayburt ketesini yapıyorlar. Mahalleli arasında güzel diyaloglar oluyor. Mahallenin kadınları zaman zaman burada toplanıp hem ekmek, yemek ihtiyacını gideriyor hem de sohbet edip güzel vakit geçiriyorlar. Burası sadece mahalleliye değil bütün vatandaşlara açık. Merak edip gelip köy ekmeği, Bayburt ketesi yapmak isteyenler burada rahatlıkla yapabilirler.”

    15 günde bir tandırı kullandığını anımsatan Ayşe Demir, “Ekmek, kete ve yöresel yemeklerimizi pişiriyoruz. Düğünlerde, bayramlarda özellikle böreğimizi, baklavamızı da burada yapıp evimize götürüyoruz” dedi.

    Mahalle sakinlerinden Binali Karadeniz ise, “Allah razı olsun Nevzat amca mahallemize bir güzellik yaptı. Mahallemizde kolu komşu gelip burada ekmeğini, ketesini, yemeğini pişiriyor. Özellikle ramazanda tandır yemekleri yapıyorlar. Komşular arasında güzel bir diyalog yaşanmasına sebep oldu. Kendisine ve bütün ailesine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • 350 yıllık değirmeni restore etti şimdi ilçenin en doğal ekmeğini üretiyor

    Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir fırıncının restore ettiği 350 yıllık değirmende öğütülen buğdaydan üretilen ekmekler yok satıyor.

    İlçeye bağlı Söğütalan mahallesindeki yaklaşık 350 yıllık tarihi bir değirmeni restore eden 47 yaşındaki Halil Ayar, değirmende buğday öğüterek elde ettiği unlardan, köy usulü taş fırında ekmek yapıyor. Farklı un çeşitleriyle yapılan ekmekler vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor.

    “Şeker hastalığına iyi geliyor”

    Restore ettiği değirmende geleneksel helal sertifikalı buğdayları öğüttüğünü belirten Halil Ayar, “Köyümüzün simgelerinden biri olan ve yaklaşık 350 yıllık tarihi değirmeni restore ettik. Burada öğüttüğümüz doğal buğdaylardan un elde ediyoruz. Bu unları köy usulü taş fırında pişiriyoruz. Son derece doğal sağlıklı lezzetli. Özellikle de çavdar unundan yaptığımız ekmeklerin şeker hastalarına iyi geldiği söyleniyor. Aynı zamanda vatandaşlarımızın kendi getirdikleri buğdayları da kendi gözleri önünde öğütüyor ve ekmek yapıyoruz. Böylece vatandaşlarımız gönül rahatlığı ile ekmeklerini tüketebiliyor” dedi.

  • Mustafa dede ekmeğini pamuk şekerden çıkarıyor

    Kahramanmaraş’ta yaşayan 80 yaşındaki Mustafa Çetin, ekmeğini pamuk şeker satarak kazanıyor.

    Kapalı Çarşı’da 12 yıldır pamuk şekeri ve uçan balon satarak geçimini sağlayan Mustafa Çetin, ekmeğini alın teri ile kazanıyor. Herhangi bir sosyal güvencesi olmadığını belirten Çetin, kirada oturduğunu ve yalnız yaşadığını söyledi.

    Çocuklarının kendisini terk ettiğini ifade eden Çetin, yaşadığı sıkıntılara aldırmadan nafakasını çıkarmaya çalıştığını anlattı. Çalışma azmiyle de görenlerin takdirini toplayan Çetin, “Her şey çalışmakla elde edilir” dedi.

    Kapalı Çarşı esnafının sempatisini de kazanan Çetin, çocuklara “Al dededen şekeri” diye bağırarak onlara pamuklu şeker ve uçan balon satıyor.

  • Ekmeğini, kalaycılık yaparak kazanıyor

    Dede baba mesleği olan kalaycılığı yapan 57 yaşındaki Mehmet Tokgöz, kalaycı arabasıyla il il gezerek ekmeğini kazanıyor.

    Teknolojiye karşı direnen kalaycılar bir taraftan zor şartlarda baba mesleğini sürdürmeye çalışırken, diğer taraftan da kalaycılığa alternatif olarak mutfak aletlerinin tamiri yaparak ayakta durmaya çalışıyor.

    Bin 890 kilometre uzaklıkta bulunan Bursa’dan kendisine ait aracıyla Kars’a gelen 57 yaşındaki Mehmet Tokgöz, seyyar kalaycılık yaparak ailesinin geçimini sağlıyor. Mehmet Tokgöz, kendisine ait aracıyla yaz sezonunda Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerindeki illeri eşi Aysel Tokgçz ile birlikte gezerek bakır kapların ve mutfak malzemelerine yeniden hayat veriyor.

    Eskiyen çeliklere yeniden hayat verdiklerini ifade eden Mehmet Tokgöz, “Bakımını yapıyoruz. Kalay işi yapıyoruz. İşler normal gidiyor. Ekmeğimizi alıyoruz. Durumumuz işe bağlı, gelecek malın kalitesine bağlı, ev aletlerine yeniden hayat veriyoruz” dedi.

    Eşi Aysel Tokgöz ile birlikte kendisine ait araçla Bursa’dan Kars’a gelerek eşiyle birlikte eski mutfak aletlerinin tamir, bakım ve kalayını yapan Mehmet Tokgöz, il il gezerek ekmeğini çıkarıyor.

    15 gün Kars’ta kalacak olan Tokgöz, Kars’ta sonra Ardahan’a gidecek. Ölmek üzere olan dede, baba mesleğini sürdüren Mehmet Tokgöz, eşi Aysel Tökgöz yardım ediyor. Karı koca sıcak havada caddelerde güneş altına ekmeğini kazanmanın haklı gururunu yaşıyor.