Etiket: Ekibini

  • Sosyal Medya Kulübü “Nedir?” Ekibini Öğrencilerle Buluşturdu

    Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya Kulübü (SMK) tarafından düzenlenen söyleşide, ’321 Medya’dan Nedir? Ekibi, öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin merak ettikleri soruların da cevaplandığı söyleşide konuşmacı olan Orçun Baş, internetin insanların işini kolaylaştırdığını söyledi.

    Yunus Emre Kampüsü Sinema Anadolu Salonu’nda gerçekleştirilen “Nedir? Ne değildir?” etkinliğine Sosyal Medya Kulübü Danışmanı Doç. Dr. Yavuz Tuna ve Sosyal Medya Kulübü üyelerinin yanı sıra Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi’nden öğrenciler katıldı. Kulüp öğrencilerinin etkinliğe hazırlanış videolarının gösterilmesiyle başlanılan ve söyleşi tarzında geçen etkinliğin ilk oturumunda Burcu Bakdur ve Orçun Baş, ‘Nedir’ videolarının oluşumundan ve çıkış aşamalarından bahsetti. İkinci oturumda ise, küçükken doğru bilinen yanlışlar konuşulurken yine kulüp öğrencilerinin çektiği itiraf videoları yayınlandı.

    “İNTERNET, İNSANLARIN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR”

    Youtube’de oluşturdukları kanalın önemli bir sayıda takipçiye ulaştığını ifade eden Orçun Baş, bu kadar geniş bir çevreye hitap edeceklerini düşünmediklerini dile getirdi. İnternet medyasında 18’li yaşlardaki insanların iş adamı profiline büründüğünü söyleyen Baş, “Genç insanlar internetteki paylaşımlarından dolayı reklam alıyorlar ve maddi gelir sağlıyorlar. Bu kazançları da sadece kendi evlerinde çektikleri videoları yayınlayarak elde ediyorlar. Televizyon ve sinema sektöründe işlerin daha zor şartlarda yürüdüğünü düşünürsek internet, insanların işini kolaylaştırıyor. Bu sayede gençler, kendi işinin patronu, yönetmeni veya oyuncusu olabiliyor. İnternet dünyasındaki arkadaşlarımız, formatlarını kendileri belirleyip yaratıcılıklarını en yüksek seviyede gösterme şansını yakalıyorlar. Biz de bu sektörün ayrıcalıklarından yararlanmak için böyle bir proje başlattık ve internet dünyasındaki yerimizi aldık” dedi.

    “İNANDIĞIMIZ İŞİ YAPMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Türkiye’ye 10 ay önce geldiğini ve başlarda çok farklı projelerde yer aldığını belirten Burcu Bakdur de, sevdiği işi yapmak istediği için ‘Nedir?’ projesine dâhil olduğunu aktardı. Bakdur, “Reklam kaygısı gütmeden sevdiğimiz işi yaparak ortaya bir şeyler koyma arzusu içinde olduğumuz için reklam kendiliğinden geliyor. Kimin ne söylediğini umursamadan inandığımız işi yapmaya devam ediyoruz. Herkesin ne dediğine kulak asamayız. Sonraki süreçlerde de bu böyle devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Yoğun katılımla gerçekleştirilen söyleşi, öğrencilerin ekip ve sektör hakkındaki merak ettikleri sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

  • Tiyatro Mu Ekibini Genişletmek İstiyor

    Adana’yı bar tiyatrosuyla tanıştıran Tiyatro Mu kurucularından Turgut Ezgütekin, tiyatroya farklı bakma cesaretini gösteren herkesle tiyatro sanatını ilerletmek istediklerini söyledi.

    İlk olarak İngiltere’de başlayan ve tüm dünyaya yayılan ‘Bar Tiyatrosu’ Türkiye’de de yoğun ilgi görüyor. Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya gibi kentlerden sonra Tiyatro Mu’nun girişimleriyle Adana’yla da tanışan bu ekol, alışılan gece hayatının eğlence unsurlarından sıyrılmış durumda.

    Çeşitli mekanlarda gerçekleştirdikleri skeçlerden sonra “İşte bunlar hep…” isimli gösterilerini 13. kez Cazara Bar’da sahneleyen Tiyatro Mu kurucularından Turgut Ezgütekin ve Seyhun Can Şahin, geçmişi ve geleceğiyle tiyatro sanatı hakkında açıklamalarda bulundu.

    Başarılı canlandırmalarıyla dikkat çeken Seyhun Can Şahin, İstanbul’da tiyatro eğitimi aldığını Ankara, İzmir, Antalya’da yaşadıktan sonra memleketi Adana’daki sanat açığını doldurmak için kente döndüğünü anlattı. Kendisini ‘Adana şoveni’ olarak nitelendiren Şahin, sanatla ilgilenen insanların bu açlıkla muhatap olmadığını ve bunun da Adana’yla ilgili en büyük sıkıntı olduğunu söyledi. Adana’da kimsenin yeni bir şey yapmamasından yakınan Şahin, İstanbul’da sanatçıların desteklendiğini ancak Adana’da bir paylaşım olmadığını kaydetti.

    İstanbul’da yetişip daha sonra ailevi sebepler nedeniyle Adana’ya gelen Turgut Ezgütekin, alternatif bir tiyatro biçimi geliştirmeye çalıştıklarını bildirdi. Bar tiyatrosu akımını Türkiye’ye ilk kez Haldun Taner’in aşıladığını anlatan Ezgütekin, bu ekolü Adana’da geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti. Gece hayatının hızla aktığı Adana’da insanların alternatif arayışında olduğuna dikkat çeken Ezgütekin, bu açığı kapatmaya çalıştıklarını ifade etti.

    “SEYİRCİ SAYISIYLA OYUNCU SAYISI YAKIN”

    Tiyatroya yönelik İstanbul ve Adana arasında kıyaslamalar yapan Ezgütekin, Adana insanının İstanbul insanına göre daha rahat olduğunu ve Adana’da komedi tiyatrosunun daha yaygın olduğunu belirtti. Ezgütekin, İstanbul’da 250 tiyatro ve oyunun perde derken Adana’da bu sayının 10-15 civarında olmasından şikayetçi. Adana’da oyuncu sayısıyla seyirci sayısının birbirine yakın olduğunu esprili bir dille anlatan Ezgütekin, gençlerin tiyatro konusunda girişken olmasını ve korkmamaları gerektiğini dile getirdi.

    Ezgütekin, tiyatronun sokaklarda ve hatta ilkel kabilelerin ateşinin çevresine başladığını aktararak, tiyatroya ilgi duyanları yapacakları atölyelere davet etti. Kapılarını kimseye kapatmayan bir tiyatro olduklarının altını çizen Ezgütekin, ilgi duyanları gösterilerine konuk oyuncu olarak dahil edebileceklerine, yazıma ilgi duyanların ise skeçlerini canlandırabileceklerine vurgu yaptı. Bar tiyatrosunun detayları hakkında bilgiler aktaran Ezgütekin, bu ekolün sahnede her an her şeyin yaşanabileceği, seyirciyle interaktif bir tür olduğunu anlattı.

    “FESTİVALLERDE GÖSTERİYE HAZIRIZ”

    Portakal Çiçeği Festivali ve Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’ne de değinen Tiyatro Mu kurucularından Ezgütekin, bu etkinliklerde sokak tiyatrosu yapmaya açık olduklarına işaret etti. Kendi ekollerini oluşturmak ve o uğurda farklı bir şeyler yapmak istediklerini söyleyen Turgut Ezgütekin, “Alanımızda yüzlerce örnek olacağına, bu işi başlatan ve ilerleten bir rüyamız var. Tiyatrosever, bu işe farklı bakma cesaretini gösteren herkesle bu işin başka yerlere gelmesini istiyoruz. Klasik bir tiyatro oyunu yapmak ‘kolay’ tabii ki ama bu iş biraz daha farklı, halkçı. Biraz daha insanların içinde, farklı bir söylem ve daha doğal” şeklinde konuştu.